micingirt şair bursa şehit islam vatan tevhid birlik şiir şair yazar peygamber Allah milli aşk sevgi savaş

ŞİİRLER 4


İnsanız

Sonsuzluğun sedasıyız

Görenlerin körüyüz biz

Sevgi nefret nidasıyız

Çığlık çığlık soruyuz biz

Günahkâr biz eren biziz

Alan satan veren biziz

Beklenen biz yâren biziz

Tekâmülün piriyiz biz

Karanlıklar çözülüyor

Güneş aşkta süzülüyor

Karakışlar yaz oluyor

Yananların narıyız biz

Şeb-i arus düğün ölüm

Bin bir renkte arzuhalim

Bilen bilir bizi gülüm

Mevlana’nın hârıyız biz

Samimiyet hüsnüniyet

Hayret sükût enaniyet

Teslim idrâk insaniyet

Mahlûkatın piriyiz biz

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsanız Biz

Renkler renge,gen gene

Laz Abâza Çingene

Aldanmayın bedene

İnsanız biz

İnsanız

Gâh hikâye gâh masal

Kör şeytandan hisse al

Âdemi düşün misâl

İnsanız biz

İnsanız

Ağlayarak doğarız

İhâneti sağarız

Hem yokuz biz hem varız

İnsanız biz

İnsanız

Toprak kara, un tuz ak

Fâili meçhul tuzak

Zaman öteye kızak

İnsanız biz

İnsanız

Koş verenler eli ol

Dumrul gibi deli ol

Kılıcı çek Ali ol

İnsanız biz

İnsanız

Hani vardı ya şakir

Zâkir ki neden fakir

Olmayalım cinfikir

İnsanız biz

İnsanız

Neredesin sen ey cân

Dünya denen şu meydan

Acı hüzün perişan

İnsanız biz

İnsanız

Erkek dul kadın ersiz

Ağlarız yerli yersiz

Koşuyoruz habersiz

İnsanız biz

İnsanız

Beni havf reca sardı

Yaşam ölümün ardı

Micingirt’te ağlardı

İnsanız biz

________________________________________________________________


İnsanız

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsanız Elbet

Ben benle beraber yürür giderim

Kaygılar ömrümü ömrümü yedi

Zamanı siler mi yorgun ellerim

Var yok zân ifşâyı kim örseledi

Küstahlığı bırak cürümlere bak

Kim affedebilir kim eder ihyâ

Ateşten asfaltlar ben yalınayak

Yürürüm bir değnek olmuşum kâhya

Zaman ben yürürüz vakitler kaç fit

Güneşi izlerken gölge silindi

Kuşatmış hep hayâl gölge nedâmet

Ufkum parça parça dilim dilimdi

Mısralar yüz akı idrakimde sus

Zulmün deresine taş kıracağım

Fısk fücur ihânet bana mı mahsus

El açıp hararet fışkıracağım

Tatbikat tecrübe marifet işmiş

Edebe riayet edepte gayret

Zihinde başlayıp kalpte bitişmiş

Keşke var tevbe var insanız elbet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsanlar

İnsan hikmet mârifet, sefil sersem âşk sızı

Güzel çirkin ak kara, müthiş zaman hırsızı

Gâh dehşetli Süleyman kâh Mecusi gâh kâfir

Hem yolcu hem misafir, bu nasıl bir misafir

Seyirci bütün renkler âdem ya hepsi bizden

Ey insanlar âşk değil, taş yağar tepemizden

Yığın yığın insanlar, el değmedik nisyan var

Filistın Bosna Mısır kaç asırlık hüsran var

Hak ve batıl son surat, mesâfe yok bir karış

Pâye nişân şan yarış bâzen de bir yakarış

Bazen ziftten kadavra deriden deri yüzler

Bilmem neyin peşinde fiyakalı köksüzler

Sarsıldım tövbe hâşâ söz meclisten dışarı

Gâh  zamanın Hitleri gâh batının Beşer,i

Darbe yüzlü insanlar vicdanlar ve izanlar

Kardeş oldu doğrumda yalan tarih yazanlar

Şaron Neron Firavun, topla çıkar kaldır at

Kan gözyaşı ızdırap, yaşam zulüm sefalet

Zıtların kucağında hepsi silinip gitmiş

Bazıları müstesna, mûsikiyi fark etmiş

İnsan sevda insan âşk meydan okur zamana

İnsan gönül saray köşk siz yıkmayın aman hâ

Çeşit çeşit insanlar,konuşan var susan var

Ve yaralı bağrımda Leylaya denk Sûzân var

Atlas bayrak misali yüzer uhud dağında

Dalga dalga çağıltı tebessüm dudağında

Eşrefi mahlûkta o,vefalı çoklukta o

Fâni-baki iç içe varlıkta yoklukta o

Bazen kulun kuludur, bazen deli-doludur

Hakikatte uludur hak yol O'nun yoludur

Güzel şey bu insanlar mûsiki renk lisân var

Sitem yüklü çağrımda âb-ı hayat düzen var

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsanlığımız

Yumruğum zaptiye önüm hep dağlık

Siyonizm’in hışır sesi derinde

Yüzümü bürüdü kin nefret çığlık

Bakmayın siz bana keyfim yerinde

Yalan mı nerede insanlığımız

Kadeh masaları dede torunda

Mazluma pranga aslanlığımız

Bekle mehdi gelir günün birinde

Abdülhamid Han ah eskiye gittim

Öyle yalnızım ki âhın zârında

Yüce sürgünlere yürek eskittim

Vicdanlar yanıyor küfrün nârında

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsanlık

İnsanlık dünyada yüzen yolcudur

Rengarenk ışıltı  sağcı solcudur

Neden terk eylemiş usta çırağı

Neden zanaatkarlar karambolcudur

Nihayeti hizmet gaye olmalı

Ömrün ortak malı hâya olmalı

Ecnebi çoğaldı nifak ayrılık

Küfre karşı yumruk kaya olmalı

Haktan göçer olduk hak gele şenlik

Paralı siyaset yorgun yârenlik

İnsandan insana hürmet esastır

Beni benden aldı bendeki benlik

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsanlık Namına

sokağın dilinde

mâziden hayaller kağıttan kartallar

sahte parıltının ilhâm karabasanlarında

şiir fokurdatıyorum

zamanın ritmine

kötünün titizliği içinde kalem zonklatıyor

pişmanlığa dönüşüyorum

hırkalar aklıma geliyor

gecenin çıkışıyla

yaralıyım gardaş

tertemiz ter akıtıyorum

deli maviliklere

uzağın uzağında uzanıyorum

yalnızlıkla diz dize

rüzgârla oynaşıp

uğultu dinliyorum

yamyamlar seyrediyorum

şatoların koridorlarında

şiirler yazıp buruşturup

sokağın suratına

fırlatıyorum

şizofren oluyorum yer yer

insanlığım

vuruyor

dibe

İnsanlık namına

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnsicam

Sırtımdaki konvoylar kehkeşana yürüyor

İklimin hendesesi tanrılar doğuruyor

Düzenin gayyaları gözlüyor yer yer damdan

İmgeler ısmarlama söz eder insicamdan

Zincir ve prangalar, hükmünden çıkıyorum

Potursuz mısralara israftır yazı - yorum

Çatlamış mesleriyle gözü yaşlı anneme

Koşar ve içlenirim, inatla cehenneme

Duâ musikisiyle yaklaşıyor aralık

Ahmağa baş döndüren şu hayat kaç paralık

Susup doğrultuyorum, az ilerde son nokta

Şükre şükretmek gerek; hem varlıkta hem yokta

İrfân örf sürüklenmiş ,sokak cennetten emin

Affet beni yâ Rabbi, affet Rabbel Alemin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İnşallah

Dermansız bir halde ölecek gibi

Nedense bu günler ruhum gerilir

Sonsuzluk içine alacak gibi

Derbeder halimle nasıl girilir

Sokaklar karnaval koşuyor herkes

Bilcümle kökünden hepsi aynı ses

Ve sesler kesilir elveda piyes

Kucaklar o şehir tek tek sorulur

Bu gidiş ayarsız bilenler bilsin

Ve beter halime gülenler gülsün

Belki de son sefer gelenler gelsin

Kim bilir, belki de seyre erilir

Düşündüm hamalı yağlı sicimle

Tükeniş başladı bütün gücümle

Kurtuluş tek hitap,işte O cümle

İnşallah tekmilim sağdan verilir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İntikal

Hırs ihtiras artıkça zaman ruhuma meme

Bireysellik va’z eden suretimi dinleme

Ötenin hayaliyle kendimden kaçıyorum

Gıpta haset iç içe tuzak var cehenneme

Görmeyi terk eyleyip görmediklerime al

Anlık istikametim sınırsızlığa emsal

Bâzen yönsüz mahlûkat teslimi geçiyorum

Farkında mısınız siz ses veriyor intikal

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İptila

Gurûbu seyreyle sokaklara bak

Günahkâr öfkeli çatlayabilir

Kabul et teslimi inadı bırak

Hiçliğin sırtında patlayabilir

Feryada ses vermez ne kadar rahat

Maksadı maksada katlayabilir

İmtihan mecrası sonu nihayet

Sonsuzluk var amma son kayabilir

Boş ver sen agâh kör sağır dinleme

Hani günahkârlar ar hayâ bilir

Keskin uç entari giy cehenneme

Gayya tepesinden atlayabilir

Körpe menfezlerde meftun yürüyor

Alaca duygular hortlayabilir

Gâh göğü tepeler gâh sürünüyor

Katline iptila mortlayabilir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İran

İran kindir mukaddesat nerede

Kaypaklığın tarihidir mutlak hep

Küfre ortak erişmiştir murada

Maskelerin bir olduğu yer Halep

Körfez deme kıralcıklar som köle

Kirlettiler hâysiyeti söz yüktür

İnsanlık mı medeniyet mevt hile

Beklenen gün dehşet hesap büyüktür

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İrtica

Tankın gölgesine kıstırıldık dün

Ölüler ürettik gece gündüzün

Meramı anladım kuru irtica

Acâyıp karıştı hece aşk vezin

Hasta çocuk gibi o günlerde ben

Çok bana benziyor benle harbeden

Kulağıma bir ses soru irtica

Şükür lütfeyledi çıktık darbeden

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İsmet İçinde

Vuslatı gizlemiş vuslat içinde

Kendimi aradım kısmet içinde

Mahluku severim samimi dostça

Helâl dairesi ismet içinde

Hüzünlerim vardır hüznüme iten

Hiçliği çokluğu yürek acıtan

Dokunduğum sığnak alnımı posta

Samimiyetsizler beni inciten

Aklım hep ondadır yeşil kızakta

Bir nefes şah damar yakın uzakta

Sabır namlularım sessiz aheste

Seni bekliyorum büyük tuzakta

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İsmim

Bir güz günü doğdum aylardan kasım

İbrahim’i soyum neslimse âsım

İzâh zor derince varsa ihlâsım

Teberrük ismimde hakkın izi var

Dört yanım şüheda kefenleri kar

Çile bulutları bendeki bahar

Ötenin şevkiyle esiyor rüzgâr

Estikçe yeşerir şehit sesi var

Mâzim pek muhteşem renk verdi ırka

Bendeki tutkular Veysel’de hırka

Hilâlde buluştuk bilmem kaç fırka

Üslûbum hislidir yer yer sitemkâr

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İsmin Duyunca

Anlatabilecek kafamda nice

Mısralar sakladım beyitler ile

Hep seni beklerim sessiz gizlice

Markat’lı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile

Yaş döktü hoş kütük dile gelince

Sokaklar kahkaha horlandı çile

Ammar’ı düşündüm yaşım silince

Sözlerin mâbedim sözlerin mihrap

Bilâl’in tâlihi bir söz boyunca

Kovuğunda rüzgâr veyahut türap

Olup ta yansaydım ismin duyunca

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İsrail

Hakikat mabedi ve ilk kıblegâh

Mübarek bu şehir kutlu beldeden

Gelen işgal sesi duyan yok eyvah

Gaza yurdum âh yanıyorum ben

Bu kavmi Kuran’dan tanıyorum ben

Boynu bükük Kudüs uyan ve yetiş

Siyonist katiller yığın yığın keş

Sık artık yumruğu fetihlere koş

Görmeyen gözlere sunuyorum ben

Bu kavmi Kuran’dan tanıyorum ben

Şeytanın askeri küfrün nefesi

Şaron’un uşağı Nemrut’un sesi

Bir yanda bilmem kim bir yanda Sisi

Hiddet ve nefretle kınıyorum ben

Bu kavmi Kuran’dan tanıyorum ben

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstanbul

Sarsıldıkça vuslatım sende bulur teselli

Sen yükselen berceste siluetin ne güzel

Gül yüzlümün muştusu muhteşem bir tecelli

Hû sesleri el ele Eyüp Sultan ne güzel

Âşık bütün şâirler mesrur olur hayranı

Topkapı’dan başlanır mehteranın bayramı

Sahabeler harmanı evliyalar sultanı

Hülyaları sihirli kutlu mekân ne güzel

Beyazıt’a ezanlar milli ruh ile başlar

Nağme-i efkâr ile hu hu ötüşür kuşlar

Yakarışlar tutuşur nura gark olur yaşlar

Vatanımda İstanbul kalpte iman ne güzel

Ayasofya hüzünlü ses veriyor her yerden

Ve yetim minâreler uzak kaldı tekbirden

İsyankâr sokakları hatırlıyorum birden

Secdeler kanatlansa kutlu divân ne güzel

Beyoğlu’nu düşündüm sessiz sessiz derinden

İzahatım tükendi, ses gelir içlerinden

Kahkahalar boğuşur gecenin kör yerinden

Kurtuluşa çağıran sırlı beyan ne güzel

Eşsiz neslin mâzisi tüllenir baştanbaşa

Tüm insanlık seyreyler mihenk bulur temaşa

Her sokakta bir şehit abdestsiz gezmem hâşâ

Dirilişler mekânı suskun civan ne güzel

İstanbul sevdalıdır aşkın istikbalidir

Bir devrin yolculuğu her taşı ahalidir

Ötelerin iklimi sonsuzun son halidir

Mecnun meczup âşıklar gönül koyan ne güzel

Boğaziçi Topkapı mavi iklim şahâne

Çağ kapadı çağ açtı ihtişam kim vaha ne

Hak dağıttık Fatihle iki büklüm cihana

Ulubatlı yiğidim şehit Hasan ne güzel

Ak mâziyi düşündüm İstanbul’la çağladım

Fatih’te büyülendim Beyazıt’ta ağladım

Bu sevgiyi bu hüznü imanıma bağladım

Ne muhteşem bir şehir şu İstanbul ne güzel

22.09.2004

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstemem

Yelken açtım yalnızlığa kederden

Hüzünlüyüm başka soru istemem

Sevinç tasa belki yazı kaderden

Gül kokmayan pembe moru istemem

İzzet nerde kelimeler pek arsız

Müntesipler ıstırapsız duyarsız

Saat bozuk yelkovanlar ayarsız

Dudak büken şaşı körü istemem

Gözyaşlarım tek sermayem tâatim

Mecnun gibi vâhta geçti sıhhatim

Sarsılıyor bir nefeslik hayatim

Şâirlikmiş alın geri istemem

İstemen ben fakat lâkin amalı

Sokağım ben yırtık sırtı yamalı

Câmi önü kovalıyor hamalı

Sağır vicdan dilsiz sürü istemem

Dost bağına pür edeple girilir

Tevazuuyla rızasına erilir

Riyâ haset gösterişler sorulur

Kulluk yeter başka yeri istemem

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstifhamlar

İstifhamlar beynim yer

Enkazım ümit verin

Sen benden de derbeder

Sendeki benden derin

Sensizim hep seninle

Renklerim sensiz gri

Ben görmüş gözlerinle

Oluyorum serseri

Yüreğine nem izi

Her yan secdeymiş meğer

Getirin teknemizi

Ne at lazım ne eğer

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstiğfar

İçimde bir hoşluk çekip gitmeye

Markat olan yere geliyor musun

Hangi ecel yeter ömrü itmeye

Markat olan yere geliyor musun

İstiğfar mağfiret çıkış yoludur 

Sonsuza başlangıç bakış yoludur

Küfrün sancağını yıkış yoludur 

Markat olan yere geliyor musun

Aşktır nedâmettir dönüş emektir

Geçmişi telafi keşke demektir

O'na geldim deyip ve yönelmektir

Markat olan yere geliyor musun

İbadet kemâlat ilâhi sırdır

Her adım terbiye iman aşk nurdur

İrşat tebliğ davet emrinde vardır

Markat olan yere geliyor musun

Şüphesiz ki çokşey kaldı içimde

Nice dirilişler öldü içimde

Kim bilir istiğfar n’oldu içimde

Markat olan yere geliyor musun

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstikamet

Fatiha hep istikamet

Nefsi doğru yola sevket

Her rekatta budur kamet

Rabbim Allah istikamet

Hud suresi, istikamet

Dosdoğru ol tek keramet

Hakka vasıl  o marifet

Rabbim Allah istikamet

Yap zikrini Hizmet Nimet

Ümmet ol ki sevsin Ahmet

Farz sünnetle gelir himmet

Rabbim Allah istikamet

İlim, irfan  istikamet

İyi çalış sen Micingirt

İstikamet der Semerkant

Rabbim Allah istikamet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstiklal Marşı

Sen asrın gözyaşı sen ulvi vaaz

Heybet ikliminde titrettin arşı

Senin meskeninde marifet niyâz

Yer gök bulutlanır hilâle karşı

Tevhidin rüzgârı ufku ziyneti

Aşkın mertebesi şarkısı tektir

Ezelden ebede büyük milleti

Hıfzedip dillerden düşmeyecektir

Hakk’ın hür sadası kalbin sözlüğü

İnancın pâk yüzü zebercet çarşı

Kahraman geçmişin ölümsüzlüğü

Kuşandım ben seni İstiklâl Marşı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İstişare

Ehline sormak ne liyâkat nedir

Olgunluk tasavvuf hakikat nedir

Vehmi sığdıramaz kehanet nedir

Fikri “ben” edası bulmaz çareyi

“Üsve-i hasene” ezelden beri

Tecrübe yeter mi hayır ve şerri

Güzeller güzeli onun eseri

Düşün inâyeti büyük şûrayı

“Tek doğru benim”yok var ise getir

Zillet bireysellik ruhu karartır

Her bir meselede sayıyı artır

Nefsine gizleme istişâreyi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İşar

Hâli ifşa etmek ihanet sırdı

Kalbi dudaklarla verme dışarı

Sırtladım vebali ruhum ısırdı

Tevâzu varlıkta eşsiz başarı

Huzur sevgi ziynet eren hâlidir

Gerçeği fark etme gören hâlidir

Velinin sükûtu yâren hâlidir

Aşkta tarif olmaz O’nsuz beşeri

Anam babam dedem kardeşim bacım

Vasfıma muhalif duyguya açım

Ateşe yürüyen isli bakracım

Fıtrat hep sadakat belki işarı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İtidal

Mânâsız kıstassız konuşan dilden

Koruyup esirge kurtar Allah'ım

Böyle bir durumdan çaresiz hâlden

Îtidal halkedip artır Allah'ım

Çok çıkıyor yine nifak kin sesi

Adaletin ters-düz oldu dengesi

Namertlerin ifrat tefrit çengisi

Kardeşlik ruhuna erdir Allah'ım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İzâhatlar

Aklıma gelmezdi asfaltta ayı

Tepeliyor hınçla kısrak atları

Namusu çiğniyor kof kabadayı

Zillet ilikliyor toy avratları

Yazsam yakışıksız yazmasam falan

Hayâsızlık serbest leylâ âşk yalan

İmge tafraları oku oyalan

Kızmayın hecenin izâhatları

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İzmihlal

Soluk soluğayım vaktin sihrinde

Hâysiyet cellâdı gücün şehveti

Bitkinliklerimin giydirdiği hâl

İhtiras tadında bol insan eti

Vicdan infazlarım epeyden beri

Yermekten korkarım yazı kaderi

İsnatlar limansız kasırgalar bol

Tabut kadar sevdim elem kederi

Bahar gelse bile sürecek kışım

Kalemi karartıp sustum bir hışım

Feleğin fermanı feryat izmihlal

Döndüm etrafıma yalnız kalmışım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


İzzet

Yaldızlıdır hilekârın eşiği

Pek zinakâr günahkârın aşığı

Hâk fazilet kitapsızda ne arar

Ar yeşertmez mecusi'nin beşiği

Çok çukur yok cehâletten aşağı

Erdemsizlik hürriyetin düşüğü

En zor üç şey izzet edep sıdkta var

Ne buyurmuş insanlığın ışığı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kabadayı

Say ki bir delinin gündelikleri

Atma mısraları sakla bir yana

Hazzetmem şiirsel kahpelikleri

Yiğitlik taslayıp kaş çatma bana

İhânet inkişafı aynalara bak

Her halin eşkıya her işin ihrak

Riyâ kemendinden kendini bırak

Sokaklar tapınak tapan tapana

Pek müstehçen akla sahip gelenler

Çok şeye perdeli her şey bilenler

Hüsran ehli olur terkedilenler

Varlık ne yokluk ne git sor babana

İfadem balyozdur sözlerim rende

Çifteni çok atma yuların bende

Haydutlar at sanar seni görende

Hizaya getirir kısar kapana

Deyince namussuz çekti ok yayı

İstemem nasihat diyor ki dayı

Yiğit ya bağırır pek kabadayı

Delikanlı teres kuvvet tabana

Pusula sefalet akıldan yaya

Aklın ötesinde tahrişte hâyâ

Sessizce yönelip baktım sahraya

Sahrada değişmiş dönmüş yabana

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kaçıyorum

Yöremizin rengiyim  fâniyim hem beşeri

Broşürlü tebessüm dağdağaları emer

Dudağımın ucundan fırlatırım dışarı

Dünya aralığında iteklediğim semer

Tufan yolcu gemiler ve varoş geceleri

Ufkumu üşütmüşüm irfan görünmez kirden

Doğrulara çevirdim ağarttım heceleri

Dörtlüklere ekliyor kaçıyorum şehirden

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kadın

Leyla değil sen devlet

Sen Yüceden emanet

Sarıl ruhuma şad et,

Çocuk, afacan kadın

Sen sultandan sultansın

Mecnun kimmiş koy yansın

Vur sevdamız uyansın

Baba babacan kadın

Hem gönüllü kılavuz

Sen cennetsin sen sonsuz

Can şefkati bol havuz

Canan cana can kadın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kadın Aşk Şarap

Ses verir melekem sessizken şehir

Sokağın feryadı senin feryadın

Masonik geceler nereye kadar

Bu nasıl iltifat “şarap aşk kadın”

Gel anlat manayı anlat gel bana

Ürperten sineler duyana kadar

Apayrı her kuytu sus anlasana

Her yanda ayrı bir tufan sesi var

Gözüm hep şafakta renk renk masmavi

Beklerim bir rüya hüzünlü mana

Büyülü musiki mahmur semavi

Bambaşka melodi aşk gül-i rânâ

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kadınlar Günüymüş

Kadınlar günü bugün

Gün bugün kadın bugün

Utanmaza bak hele

Hatırlar yalnız bu gün

Kadın bizim bacımız

Eşimiz yoldaşımız

Susun rahat bırakın

Anamız baş tacımız

Onlar huri melektir

Onlar nurlu emektir

Ayrı gayrı yoktur yok

Onlar güldür çiçektir

Nerden çıktı bak hele

Bu gün diğer hergele

Üç yüz altmış kimindir

Bu sinsice kin hile

Yeter artık! Yettiniz

Reklâm meta ettiniz

Lime lime iffeti

Sırtlanlara sattınız

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kadınlar Ve Erkekler

Ne eskidir ne yeni

Şiir duygu şöleni

Kadın ana bacı eş

Erkek bekçi can yoldaş

Kadın cennete denktir

Ve nazlı kepenektir

Erkeğin yitiği var

Kadın hep onu arar

Kadın eşsiz râyiha

Şükredelim Allah’a

Düşündüm ince ince

Emânettir deyince

Kâlû-belâ'dan beri

Cennet kadının yeri

Erkek kadından farkı

Kadın ölümsüz şarkı

Duygulandım bak şimdi

Hayali hayalimdi

Kadın her mevsim bahar

Bitimsiz şefkati var

Kadın belki tek kârım

Izdırabım efkârım

Erkek aşkın siperi

Ondan belki serseri

Velhasıl kadın hayat

Anlatılmaz hissiyat

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kadir

Yürek mahzun gözde yaş

Âşk iklimi arkadaş

Umut giyin recâ sür

Son on gün geldi şükür

Müminlerin gecesi

Mübârek her hecesi

Vakti öp iki cümle

Hüzünlü tebessümle

Ne var ise unutup

Keşkeyi mesken tutup

Kalp ve dudak kavrul yan

Hayırlıdır bin aydan

Af ve tevbe dem bu dem

Islanmalı seccadem

Müjdeye mi sevinsem

Ümmete mi dövünsem

Oyun tektir yol kısa

Hiçsin duân olmasa

Zekât Kur’ân zikir hâl

Kadir sonsuz istiklâl

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kadir Gecesi

Birkaç damla feryat gece içinde

kuşatıp aksın

Semaya el açıp Filistin Çin’de

ağlayacaksın

Hiçliğin fark edip ağla hiçim de

çağlayacaksın

Hû hû dalga dalga âşk mahrecinde

söyleyeceksin

Geceyi sonsuzla muhkem biçimde

bağlayacaksın

Takvâda yeşerip ve ben’i bende

sağlayacaksın

Kalbi hoş üslûpla gece geçince

dağlayacaksın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kafa Yor

Hakikat küfre kanmaz

Murakabe tekliyor

Derdi olmayan yanmaz

Dert anlatmak dertten zor

Vuslat tuzak er sağır

İslam garip kulluk hor

Romantizm hayal kur

Mehdi gelir sen otur

Her yer bir tufan dibi

Nesepsizlik terkibi

Asrın gerçek sahibi

Uyan adam kafa yor

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kâinatın Efendisine

Senden uzak kaldı Veysin çölleri

Sahra çoban oldu gittikten sonra

Vâiz! Tez anlat tez, gayri hâlleri

Bize bir hâl oldu gittikten sonra

Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç

Tekrar gel ne olur, kucağını aç

Secdeden secdeye ağlaşır mirac

Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra

Her şeyde başkalık, gül dalında kan,

Sensizlik içinde mâna ve zaman

O günü özlüyor işte şu meydan

Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra

Seni hissedenler sessiz gülizâr

Sana söyleyecek sanki yüzüm var

Ey ebedî güzel ikliminde yâr

Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra

Zihinler bulanık, ifade boğuk

Mısralar sancı ye’s, heceler eğik

El açıp koşsam da soluklar soğuk

Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra

Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât!

Raks eder sokaklar iffete inat

Yangına müptela sensiz her hayat

Edep pâyimal oldu, gittikten sonra

Ümmet olabilmek âdemin şanı

Kölelik zapt etti bütün cihanı

Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı

Kul kula kul oldu, gittikten sonra

Muâsır medenî hep diri diri

Tabuta devrettik, mihrab tekbiri

İhlâsta cüceyiz, isyanda iri

Sekerât bol oldu, gittikten sonra

Faran yamaçları sabâ bezenmiş

Yer göğe kasveti terk edip sinmiş

Dağın uğultusu vadiye inmiş

Dünya sefil oldu, gittikten sonra

Cehâlet düzine belâdan belâ

Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ

Paslanmış düşünce sürüyor hâlâ

Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra

Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum

Bütün benliğimle coştum yalvardım

________________________________________________________________


Yılları yıllara ekleyip durdum

Yok, meçhul oldu, gittikten sonra

Şu renksiz vakitler hep seni arar

Ürperten dehşetli sahneler kalkar

Gazze’de Keşmir’de kan gözyaşı var

İdamlık yol oldu, gittikten sonra

Göçmen kuşlar gibi sıralanırım

Aklıma düşünce paralanırım

Hüznünü duyunca yaralanırım

Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra

Senli tepelerde aradığım kent

Sensizlik ötesi bir acı kement

Bir kerecik daha n’olur teşrif et

Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra

Derin bir tahayyül meftunu yakar

Seni anlatamam acizim ben yâr

Hoş yürek sesleri belki de efkâr,

Ney hasbihal oldu gittikten sonra

Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın

Mekke’de Uhud’ta, Sîna’da varsın

Revâhanın hüznü beni de sarsın

Hissiyat lal oldu gittikten sonra

İki ayrı âlem ve ben çileli,

Fecri vuslât sardı seni bileli,

Dirilten bahar yok vâkit hileli,

Sükût bülbül oldu gittikten sonra

İdrâk kemâl bulur seni överek

Senli vâhalarda can can diyerek,

Bana gülüm gerek bana sen gerek.

Aşk arzuhâl oldu, gittikten sonra...

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalayım

Böğrü açık kubbe uçsuz kaleyım

Sabra yoldaş yumruk gibi molayım

Gürültüler sükunete gebedir

Teslim oldum o'na kurban olayım

Kapıkulu  vicdanlara çileyim

Zalimlere er meydanı hileyim

Yergilerim yergilere ebedir

İhânet çok ifşâyı ne bileyim

Hira'ya gel hizaya gel geleyim

Çokluğumu hiç taşında bileyim

Hicivlerim su götürmez kabadır

Sadakat hak dur sözümde kalayım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalemin Gücü

Kağnıya yükleyin şiir aşk hece

Çalkalar diz boyu arsız gülüşler

Mâna yok kıstas yok düşün düşünce

Nafile irdele partizan puştlar

Sarmalar dilucu dişsiz canavar

Bedeni çukura düştükçe caka

Ve sözün doğrusu uluyan zağar

Düşleri çöplükte payı fiyâka

Çukur çeperletir kalemin gücü

Telifsiz macera daha ne kadar

Birde kalem var ki deve hörgücü

İzaha  gerek yok kamyon kamyon var

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalemşorun İtirafı

Münasebet dalkavukluk fışkırır

Burjuvanın ruhiyatı var gibi

Renklerim bol felsefeler haykırır

Bir acâyıp yırtıcıyım hır gibi

Azgınlaşır emperyalist naralar

Beni en çok mert sineler yaralar

Arzularım idrakimi kiralar

Adamlık mı bu gidişle zor gibi

Sevr ve Lozan lotaryanlar sırdaşım

Afyoncular ağa paşa kardeşim

Siyonizm’in bir benzeri türdeşim

Gorillerin yaşadığı tür gibi

Gâh köylüyüm hem çevreci hem hes,im

Fesat fırsat merhalesi herkesim

Sermayeden nefes alır nefesim

Havariyim bazen sahte pir gibi

Ben aslında kışkırtıcı hastayım

Zihnen malul şahsiyetle küsteyim

Şairane köksüz çalan besteyim

Hıyanette dolaşırım sır gibi

Zulamdadır ölümlerin her türü

Çığlık çığlık amansızlar tümörü

Hançerlerim edep hâya kültürü

Hücre hücre kanserleşen ur gibi

Babıali her haltıma şahittir

Cürümlerim söz verene aittir

Son kaç asrın ifşası bu teyittir

Bu günlerde dönüyorum per gibi

Dilim uzun  imtiyazım sağlam pek

Bazen evcil tilki bazen aç köpek

Kulaklarım hassas tıpkı köstebek

Ben hulâsa kırk ayaklı şer gibi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalp

Akıl gönyesizdir duygu çıkınca

Hangi medeniyet aşkı üretir

Yürüyen cisimler dıştan bakınca

Kalpten tebessümler hüznü eritir

Okunmadık çok şey hikâyeler var

Şefkat merhametler kalple sağılır

Büyük dünyaları gel de kalpte gör

Kalple ruh canlanır kalple doğulur

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalp

Tefekkürde fen olmalı

Ne yaparsan en olmalı

Salih âmel azâmetli

Titreyen kalp ben olmalı

Hodgamsız irfân olmalı

Her durakta han olmalı

Secde ezân ve kametli

Titreyen kalp ben olmalı

Ahlak hem vicdan olmalı

İrşad için cân olmalı

Güzel ahlak merhametli

Titreyen kalp ben olmalı

Hafızanda din olmalı

Zulme karşı kin olmalı

Maskesiz ve hâysiyetli

Titreyen kalp ben olmalı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalp Ehlî

Günahkâr varlıklar sokakta etler

Gayesi zevk olan ne perestler  var

Sus adam afakî der hareketler

Sürü tekâmülü protestler var

Son asra ithafken vur heceleri

Yazarım gerçeği hep ayan beyân

"Ene"ye boyadım pencereleri

Varışta süvari izânda yayan

Şu bendeki “ben”ler hep beni kollar

Ölüm ötesini satayım diye

Âşk yârin bahçesi samimi yollar

Kalb ehli ilmine düşmanlık niye

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kalsın

Şâirin partisi dâvası ise

İnfâkın tartısı hevesi ise

İmamın artisti havası ise

Susun bahsetmeyin bırakın kalsın

Yiğidin kavgası dürtüsü ise

Mahpushane şânı artısı ise

Sözlerim şeytanın örtüsü ise

Susun bahsetmeyin bırakın kalsın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kamyon

Tesirinde kalmışım cüce cüce kulların

Tekmeliyorum kini hû hû derim çoktandır

Ne güzel hâl pişmanlık edebi okulların

Adilane duygular  keşkelerim haktandır

Her geçen saatlerde ömrüm koyulaşıyor

Yer yer boğuşuyorum  değilimdir karamsar

Fikirsiz mimarların keşişi bulaşıyor

Ne acâyip bir asır kamyon kamyon haham var

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kan Alevleri

Ölüme beş kala baruttan yüzü

Yağmur yer bulamaz kan tütsüsünden

Misket tarlası sen cellât gökyüzü

Gül açmaz ölümün gürültüsünden

Sokak ortasında çarpar şer şer’e

Kireç kokuları ve uyuz itler

Dikenli tellerin kalır mahşere

Kâbusun olacak yüce şehitler

Firavundan beter âhı almışsın

Engerek ağzında zulmün devleri

Zevalin dibimde pek alçalmışsın

Ve seni yakacak kan alevleri

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kandil

Her sözü zift gibi bu kimin dili

İsrail derç eder hâin kodeste

Teröre yol oldu itin kandili

Görmez zevalini başka heveste

Eşek vadisinde katır yüklüdür

Meclise uzatır kırışığını

İdrak ar namusu ipoteklidir

Ondan pek sevemez ay ışığını

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kandiller

İçimde derin acı ve ardından heyecan

Başlıyor yalnızlıklar ara ara taşkınlık

Gecenin hıçkırığı geceye selam çakan

Hendeseler görmeler her an ayrı şaşkınlık

Gündüzleri çağırıp kürü geceyi kürü

Eskileri çağırın yenilerde uyansın

Karardı hayallerim gecelerden ötürü

Gecelerim bitmiyor çakın kandiller yansın

14.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kanık

Konu kadın ise kutsaldır bayım

Edip özden beri ben ne yapayım

Bu yüzden bu sitem bu mevzû vallah

Sözlerim hilâfsa en marabayım

Gemlik’ten tanırım Orhan Veli’yi

Cinsellik ve yatak imge iliği

Kuşkusuz âşk yoktur şâir eyvallah

Sevmem örfe düşman müptezelliği

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kanıyor

Fırsatçı fesatçı yalancı vardır

Tükürün yüzüne yazmayacağım

Gözleri kapamak şâire zordur

Kalemim kanıyor kızmayacağım

Hâinle çözüm mü olmadı ama

Paralı cellata çaba harcama

Çürük paçavradan olur mu yama

Kahpeye methiye dizmeyeceğim

Sokaklar karanlık namlular pustur

Bu kimin itidir kime mahsustur

Hâni’ler konuşsun köpeği sustur

Soysuza ağzımı bozmayacağım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kanlı Sokak

Kaçıyorum ben ben diyen âlimden

Bir çift söz yüküm var dilim ucunda

Baharı düşlerken tam hayâlimden

Çok şey birikiyor aklım hurcunda

Ve hep ıssız yollar soluk soluğa

Islak gözlerimle gürlerim dağa

Kardeşlik emzirir kanlı sokağa

Şahâdet ararım âşkın burcunda

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kar Yağıyor

Güne şuur sıçramış mührünü açabilir

Dışarda kar yağıyor iklimin imbiğine

Coşkular bağbozumu sokağa saçabilir

Sokaklar ve sokaklar rahmet bekliyor yine

Kar izlerimi sildi hisseden seçebilir

Sözlerim keskin bıçak heceler hançer bana

Ayazın esintisi gözümden kaçabilir

Mâna tut titreyerek imgelerle vur bana

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kara Kız

Bakışların pakize efsunluydu dillerin

Gül bahçemde hazan var çıkıp gittin kara kız

Yanakların rengârenk morarırdı alların

Aklım aldı gülüşün yıkıp gittin kara kız

Gamzelerin tüllenir ter kokardı ellerin

Bir buselik sevgiyi ekip gittin kara kız

Sekişlerin can yakar kıskanırdı güllerin

Mahmur mahmur bakışıp çekip gittin kara kız

Ay parçası mor çiçek atlastan eteklerin

Alev alev sevdamız yakıp gittin kara kız

Visalın yalan mıydı ne oldu cilvelerin

Sevdamızı ateşe döküp gittin kara kız

Huri miydin melek mi mest etti gelgellerin

Yudum yudum içmeden akıp gittin kara kız

Senin olsun peteğin çiçeklerin balların

Kovanıma çomağı sokup gittin kara kız

Muammaydı Ömer'e mektupların pulların

Ciğerimi kökünden söküp gittin kara kız

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Karabulut

Vatanımı can evinden vurdular

Güpegündüz başkentimden girerek

Bu vahşiyi hangi eller kurdular

Sarhoş katil tekbir diyor gülerek

Aynı plan aynı oyun aynı ses

İzan sağır basiret kör lâl herkes

Suçlu diyor başörtüsü hâin ses

Bulanık su hezeyanla gelerek

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kardeş

Yıllar geçse eskimez

Nur yürek benim bacım

Ay çehreli duâ tez

Duâ gönder muhtacım

Mısralar yazıyorum

Anılar defterine

Sitemler örüyorum

Sözün buselerine

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kardeşcik

Bestekâra zümrütten nur kelime

Tebessümle buyururdu kardeşcik

Gül yüzlüden teberrüktür dilime

Gülüşüyle doyururdu kardeşcik

Teker teker yârenleri toplanır

Bakışınca semaya aşk kaplanır

Üfül üfül koku yayar koklanır

Yetimleri kayırırdı kardeşçik

Dosttan bize sâmimiyet kardeşcik

Dupdurudur hüsnüniyet kardeşcik

Gösterişsiz hakkaniyet kardeşcik

Köle biner o yürürdü kardeşcik

Düşman bile mecnun oldu tutuştu

Çöl yanarken kevser olup yetişti

Kardeşliği anlatılmaz müthişti

Kâinata duyururdu kardeşcik

Kardeşliğin sahibini arz ettim

İnsanlığı kardeşlerim farz ettim

Micingirt ben kardeşçiği tarz ettim

O güzel hep buyururdu kardeşçik

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kardeşim

Kabiliyet hiç olmak, izân lazım kardeşim

Pâye yetmez insana, insan lazım kardeşim

Çizgisine tevhidin gösterişi resmetme

Hâk yolu kat etmeye vicdan lazım kardeşim

Veysel Yunus Emrahlar, ozan lazım kardeşim

Birkaç mertek bir kefen kazan lazım kardeşim

Düzenin oyuncağı oluverip raks etme

Bir ömrü hâl diliyle yazan lazım kardeşim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kardeşlik

Tüm vakitler hırsa dayalı

Kin kusturan sıvayışlar

Nifâk şer şaha

Kardeşlik nedir ki

Et kibre kurban et

Gitsin

Ne önemi var

Yokluk koklardık

Bir zamanlar

Hortum yağmurunun

Altında

Boğuluyoruz

Projeler karışık sinsi

Ütülü dökülüşler

Cepheler upuzun

Ve düşmanın tebessümü

Azılı kahkahalar

Kardeşlik dediğimiz nedir ki

Bir kibre kurban et

Gitsin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Karıncalar

En küçük dâire ruhumun demi

Dingin bedenlerle oynaşmaktadır

Mâlâyani nefstir ruh akademi

Her şey hakikatle kaynaşmaktadır

Istırabım yüzü kalbimden arı

Fiil ve mertebe küçüklük ben’dir

Çalışın beynimin karıncaları

Gözyaşı idrakim nispetindendir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Karlı Dağ

Hani var ya şu yamaca yaslanan

Karlı dağın gamzelisi benimdir

Toprak kokan musikide ıslanan

Eliflerin hemzelisi benimdir

Bu dağların çehresine dön bir bak

Ses veriyor anlayana bu toprak

Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak

Güzellerin huzmelisi benimdir

Her perdeden nur koklatan gülüşler

Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler

Sevgi saygı edeb iffet bu işler

Leylaların yazmalısı benimdir

Mahçubiyet bakışları hummalı

Güzelliği yavaş yavaş sunmalı

Efsunlayıp göz-yaşında yummalı

Mecnunların çizmelisi benimdir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Karmakarışık

büyük rendeliyorum beş vakit yirmi dördü

yeşil tayfadanım hem

inâyet ola

kırk vakti yoluyorum

ümit-korku sevinç matem karışık

bütün mü yaşıyorum

yoksa kemire kemire

baygın karmakarışık

kol gezdiği cahiliyenin

tağutun cirit attığı vampir sokaklar da

gül açıp bülbül öter mi

ya ben acaba ömrün şakaklarında

sessizce yavaş yavaş

perde perde

ruh paslı irâde mustarip

demir vurulmuş kızgın demir

hâşa ümitsizlik

işte horoz öt be horoz

öt bütün üftadelere

yüreğimi doğrultsun

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Karnaval

Seyrettim arkasından perdenin aval aval

Telaffuzlara rahat vuslata perde düştü

Bir tarafta yas vardı bir tarafta karnaval

Ben neyin farikası heryanım derde düştü

Jakoben kokuyordu yutkunulan ses soluk

Menfaat maskeleri olduk zevkten korkuluk

Kavga yalan birde ben şerden şere mutluluk

İfadeler zincirli  hakikat  nerde düştü

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kasteyledin

Yine neden bugün gözlerin ıslak

Tozlu yalnızlıklar dost eyledin sen

Bakış bir küheylan duruş mor kısrak

Yüreğim çiğneyip post eyledin sen

Hep seni düşündüm senden ziyâde

Çok şeyler atlatıp test eyledin sen

Çileyi üstüme çektin dünyada

İffet salıverdin mest eyledin sen

Elimde yüreğin gittiğin zaman

Hâlin gülümserken rest eyledin sen

Sanki kesilecek soluğum her an

Sâhi neden aşka kasteyledin sen

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kasvetli

Şu ömür kasvetli kısa bir hayat

Zikir tespih feyz yâr etmeye bak

Hiçlik rıhtımında sonsuz semerât

Ümit fiil ziyâ var etmeye bak

Unutma tepende varlığın eli

Gâyeyi fark edip şükür demeli

Nefsin terbiyesi belki bir veli

Nefs-i emmâreyi kör etmeye bak

Hâyele çivili bütün temeller

Geçici bir rüyâ istek emeller

Hayra kanatlansın niyetler eller

Hasatlar öteye kâr etmeye bak

Büyüklük ululuk yok karun gibi

Unutmak zulmettir gerçek sahibi

Hırs şehvet kıskançlık neyin terkibi

Evvel ahir sorgu ar etmeye bak

İkrime hind vahşî süfyan’ı düşün

Vicdanı yoruyor bu yürüyüşün

Hüznün nur dağına nedir görüşün

Mazlumun gönlüne yer etmeye bak

Şöhret şân gösteriş ömit ve korku

Ölümün öpüşü gerçeğin farkı

Seyreyle farkeyle noksansız çarkı

Sonsuz nihâyeti nur etmeye bak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Katışıksız Sözlerim

Nazari bilgileri kovalıyorum tasavvufun öteki ucuna

Uyuyorum ara ara çocukluğumu sürdürüyorum

Şartlandırmalarla vicdanlar kanatıyor

Gururu sivriltiyordum enaniyetten yana

Yâr ne sormayın

İçgüdülerim

Istırabın temeli içgüdülerim olmamalı

Teslimiyet muhabbet var/yok

Ebediyet

Beni kırk doğuruyor  tahsisatsız sevgiler

Mertebelerin riyalara kadeh kokuşturduğu

Yönelişlere kapılıyorum

Ve kaçıyorum

Sigara tüttürmek geliyor iftara beş kala

Direniyorum her şeye rağmen

Gecelerimi tüketen örtülü dünya

Yine tuzak kurmuş

Cennetsiz yosmalara

Yalanım yok sözlerim katışıksız

Katışıksız sözlerim

Yalanım yok dedim ya

Gecenin şerri mi  sabahın hayrı mı

Fütursuzca konuşturan beni

İmgeleniyorum böbürlenerek

Kaybetme korsunu aşılamışım şiirlerime

Oyun ağır ve tek oturumluk

Bir yiğit gerek bana

Hakikat tattıracak

Bir yiğit

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Katran Püskürtüyor

Hasbıhâl pek çukur lâf insan eti

İffet direğine astık zilleti

Fetva tacirleri renk renk kanallar

Maneviyatsızlık küfrün izzeti

Dayanılması güç nerde nirengi

Ne vakit kaybettik ailevi cengi

Hayasız tufanı zevkle ananlar

Katran püskürtüyor sokağın rengi

Gün gelir müjdeli  anılır şanla

Mısralar eşerim oku gez anla

Sitemkâr olsa da hakkın izi var

Tekrar uyanacak ümmet ezânla

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kaynarca'dan İdlip'e

Bağrında misafirler

Çok şeyler var serimde

Cennet kokan sefirler

Dağlandı ciğerimde

Cürümleri eledik

Son sirenidir surun

Vicdanlar örseledik

Ölümü tefekkürün

Bağırıyor  şûh varlık

Cehennem hep  dehşet hep

Anne bebek mezarlık

Bu utanca kim sebep

Kaynarca'dan İdlip,e

Davacı körpe beden

İdam gerekir ipe

Suça ortak reddeden

Sâhi yâhu biz kimiz

Batar vallâhi gemi

Kurudu mu kalbimiz

Hangi kavmin dönemi

İnsanlık lime lime

Biz hangi tür canız biz

Höykürüyor kelime

Nasıl Müslümanız biz

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kaynayan Kazan

Sözcüklere haykırır paramparça yürürüm

Mısralar çırpıntılı kafiyeler zân dolu

Koca koca adamlar öyle bakıveririm

Öpüşülen yanaklar duvarlar kızan dolu

Sözlerim darağacı idamlara vururum

İmge dehşet şekilsiz balastlı hazan dolu

Ürperişler taşırım vicdanın sahrasında

Kölelik tezgahlarda satılık ozan dolu

Edipler deve kuşu bab-ı alı nakarat

Kemalat çatırdıyor kuytular yazan dolu

Avamlık parıldıyor avuntular kudurur

Cüceler külhanbeyi küfredip azan dolu

Alınlar papazlaşmış şimşek çakmaz yürekler

Gayya'yı kıskandıran kaynayan kazan dolu

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kaynıyor Kazan

Feodal bir bakış derin hesap var

Revaçta dahası yazsam mı bunu

Öfke kime hizmet sahi ne arar

Bulanık edayla salmış ruhunu

Uçuşup dolaşır kim bilir nerde

Belki de telkin var kayıp gün boyu

Şükür ki fâş olup ifşâ ederde

Hışırtı şerh düşer saran tutkuyu

Saçı ve gözleri ateş karası

Reformu tasmalı ismi "rabia"

Örtüyü tepmekte cümle arası

Hep bildik dümenin resmi rabia

Sektirip dökülmüş kurgusu usu

Bir şeyler saçıyor savruk haliyle

Cam fanus sıçramış yoktur uykusu

Kendini tırmalar kendi eliyle

Kartel palazlamış her bir tarafta

Sözleri fırıldak yok saymış mizan

Belli ki irtica hazır düz yafta

Akşamın keyifle kaynıyor "kazan"

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kedi Köpek Tilki

Aklımdan çok şeyler geçti bu ara

Öfkeyle bakışıp güldüm değmedi

Ruh yok cesedini satmış inkâra

Kemik attım ite geçtim doymadı

Kral kayığına oturdum derken

Toplantı başında sessizce ulur

Tasmalar döküldü  tilki esnerken

Arslan döner gelir hesap sorulur

Hesap sorulacak elbet duy terle

Kedi kopek tilki kadro ne âlâ

Günün cakasında loş köpüklerle

Viski yatağından duymuyor hâlâ

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kelimeleştir

İhtiras mı yoksa yağan kıyâmet

Tahammülüm bıçak sırtı sırtıma

Şehâdeti kucaklayıp kıyâm et

Ömür nedir sattım olsun derdime

Dert sarsıntı istikbâlin dudağı

Dertsizlik mi nankör olma afettir

Bahar için dökülenler kırağı

Gözlerde biriken yaş mükâfattır

Gözyaşlarım yeşeriyor mâzimle

Bitmeyecek ıstırabım eleştir

Ağrılarım çoğalıyor âzimle

Dörtlükleri "bir"le kelimeleştir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kemiyet

İrfân ister  kan taşıyan damarlar

Toksinleşir kemalatsız çomarlar

Yal görünce yamağında uyuşur

Hırlayarak gözlerini yumarlar

Hırltılar anırtılar semerler

Tevekkülsüz düşünceler emerler

Kalemlere  şımarıklık üşüşür

Yahudinin gölgesinde  Ömerler

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kendime

Özgürlük kölesi dünya fâni de

Unutma yârini unutulursun

Sultan Süleymanlar nerde hâni de

Mevsim bittiği gün o’nu bulursun

Nefsin burgacında batma batağa

Vehbi Koç nerede ve Sakıp ağa

Hesapsız kitapsız yatma yatağa

Nasıl yaşar isen öyle ölürsün

Kendime feryadım kendime âhım

Çocuksu nidayla ıslat ilahım

Affeyle Allah’ım affet Allah’ım

Duyan işiten sen, hâşâ bilirsin

Sen Affedicisin affı seversin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kendimi

Hissiyat taş yığını

Ve arsız kahkahalar

Bucaksız sular acı

Ölüm yüzlü sahalar

İnsanlık derinlerde

Gitsem mi hem diyorum

Acâyıplık ben'lerde

Ben beni arıyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kendine Gel

Yıkılmak yok be adam

Atâlet var sesinde

Kalk ayağı kalk yürü

Mâzinin gölgesinde

Mevlana’ya Yunus’a

Kulak kesil hak sese

İsa Davut ve Musa

Kuranın bestesinde

Ki o kurân bestesi

Hak dinin bildirgesi

Kurtuluştur güftesi

Sonsuzluk ensesinde

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kerbela'nın Güzeli

Ne güzelmiş Kerbela’nın güzeli

Bitmeyen bir soluk matemli yoldaş

Hep onla düşündüm şiir gazeli

İçimde gam keder gözlerimde yaş

İyi kötü güzel çirkin mihenktir

Lânet ile kutsal ve endişesi

'Kerbela Olayı' kaç asra denktir

Sonsuza yayılır öğreti sesi

Bu kadar zamandır söz sözü yaktı

Yakıyor arada sessizce yer yer

Gözyaşı ardına muştu bıraktı

Hüznün çiçekleri yeşermiş meğer

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keskin Bıçak

Velinin sükûtu avama yular

İdrâke çalışın horlamayınız

Şüheda misali yeşil duygular

Akli iradeyi zorlamayınız

Gelgitler her daim delalet eder

Pembe bir meçhule koşuyor herkes

Bulutlar huzursuz yer gök gam keder

Şuura davettir şuur üstü ses

Gelen gerçek diyâr geçen bir hâyal

Varlıkla yokluğu bilen algılar

Kendini terk eyle ve kendine gel

Yürek keskin bıçak kozmik dalgalar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keşke

Bir sabah açılsa efsunlu perde

Yeniden yeşertsek çölleri keşke

Dertliler oynaşsa hemen her yerde

Sonsuza çevirsek yolları keşke

Kardeşlik yağdırsak bilâli âhenk

Her ırka her cinse ulaşsa renk renk

Mevlâna misali dünyalara denk

Tevhide kaldırsak elleri keşke

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keşke Yağacak

Bu şehrin koynundan Nilüfer akar

Uludağ'a doğru başlar bir niyâz

Gecenin apayrı şehrâyini var

Gül yüzlü kubbeler zarif bembeyaz

Kubbeler içine ben derviş gibi

Değişmem geceyi derin uykuya

Uzasa ruhuma aklımın dibi

Cürüm çığlığıyla beynimi yuya

Mevsimsiz esiyor bir ağır rüzgar

Pas tutmuş zihnimi tırmalar ancak

Her gece eser mi tekrar ne kadar

Sokaklar pek muhkem keşke yağacak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keşkelerim

Nehre koşsa yükseklerden bulutlar

Güneş inip kuşak taksa rengârenk

Rüzgâr esse cemreleşse umutlar

Bir yol açsa engel kalksa rengârenk

Tohum eksem besmeleyle başlayıp

Avuçlara râhmet aksa rengârenk

Tövbelerle gönülleri işleyip

Fırınlasam filiz çıksa rengârenk

Ara ara konuşurum susarım

Sükût lisân sırra baksa rengârenk

Anlatamam büyük benim hasarım

“Keşke”lerim beni yaksa rengârenk

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keşkeleyip

Gelmiş geçmiş bugün yarın her ânı

Tefekkürle sonlamalar ne hoştur

Hâl diliyle hallendirmek cihânı

Kılıçları kınlamalar ne hoştur

Ölümsüzlük âşık eder insanı

Gözde ıslak damlamalar ne hoştur

Şahit bize güzergâhın ihsânı

Anlatmadan anlamalar ne hoştur

Çile saçıp secdelemek her yanı

Rükû tesbih çınlamalar ne hoştur

Mazhariyet alnın râhmet divanı

Kadirlerde binlemeler ne hoştur

Büyük şevkle ârz eyleyen kur'anı

Lâhikalar ve lem’alar ne hoştur

İhlâs hûşu tamamlayan imânı

Kalbi dille inlemeler ne hoştur

Ezel ebed zaman hasat zamanı

Saf ve duru tamlamalar ne hoştur

Kurbanlara kurban diyen kurbânı

Keşke'leyip dinlemeler ne hoştur

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keşkeyi

Kalbi ölmez görüp görmezlikten geliyor

İdrâk ve tekâmülü boş verin ecel diyor

Görmediği sürece vereceği cevap yok

Geçmişi çifteleyip çiftleşip geceliyor

Kımıldayıp kaçtıkça ölüm yaklaş gel diyor

Ölenle ölünmez ki yaşamak güzel diyor

Hem ölümün ardında pişmanlık çok sevap yok

Tehlikeyi  fark-edip keşkeyi heceliyor

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keyfe Kâfi

Edebi soydukça vücut etlenir

Şehvet öfke gelir hırs şiddetlenir

Akıl tatildedir irâde tahrif

Nefs-i emmarede batıl katlanır

Kavga zulüm tutku ifrât ve tefrit

Âşk oldu pâyımal âşk it oğlu it

Sahte güzellikler cerbeze tahrif

Muâsır olduk yâ helâl yok reşit

Göz kulak el ayak ihânet tahrik

İffette ne demek izzet ne demek

Huzur yok haramda erdemsiz herif

Helâl keyfe kâfi yuva mübârek

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keyfi Gelsin

Şefkat ırmağından akıver

kardeşlik türküsü söyle

gidemesen de el salla o hüzün diyârlarına

el salla mektup yaz koş

koş ki keyfi gelsin

S/onsuzluk gurbetine imgeleri hasret düşür

vuslatın farkına var bir âh çek derinden

ya da çevir yokluklara bütün olanaklarını

sakın erteleme el salla, ısıt ruhunu ağlat üşüt

merhamete koş emrindeyim izindeyim efendim de

onun olmadığı gölgeleri gölge sayma

her sabah onun ismiyle karış

baş döndüren musikili ahenge

o'nu düşün, yetimini düşün

o'nu düşünmek ne güzel, ne güzel gülleri ne güzel öyle

gülüşlerini ona sakla en güzel şeylerini

ona sun ona arz et, ona arz etki

keyfi gelsin

Sofrada onu hatırla, az ye az konuş şükre koş

yetimler çarşısını dolaş, unut senden kalan ne varsa unut

onu hatırla onu kokla öğrenci ol ona

defterini göster öğrenciliğini fark ettir

hep erken kalk çok erken

onsuzluğun ıstırabını yudumla

bekle onu hep bekle gelir bir sabah kim bilir

sonra tekrardan bir âh çek, âh efendim âh de

mahzun mazlum gözlerle yaş dök

iki damla belki iki damla yaş vesile olur

düşürür senide sevda ırmağına

hiç düşündün mü ona ilticayı

düşün düşünki

keyfi gelsin

Şiirleri öp ona yazılan bütün şiirleri

boynunu bükerek, nefsi tokatla küfrü bozguna uğrat

cürmün heykellerin yık temizlen

yıkan tıpkı bir bebek gibi çığlık at

dupduru samimi pirüpak çığlık at ki

keyfi gelsin

Varlık gözlüğünü çıkarmayı dene

hiçliğe koş hiçliğin tutsağı ol

kandil akşamlarına koş, yıka gözlerini

benlik yelkenini indir sonuna kadar

ıslak bir seccade bırak ardın sıra

iklimin çatlak kıvrımlarına yağmur ol yanan yüreklere

gözkapaklarını kapama seherlerde

yeşersin buharlaşsın ezân sesiyle

göğsün sol yanına hû hû saliseleri vursun

şefkat zembereğine vursun ki

________________________________________________________________


keyfi gelsin

Sevdalan aşkı onda tat sevin ağla onsuz vakitlere

o olmasaydı aşk olur muydu bulut gürler

su şakır mıydı, söyle he şakır mıydı

âşk onun adı,ona aşık ol aşkı onda tat

ona aşık ol ki aşkın âşk olsun

aşkın âşk olsun ki

aşkın keyfi gelsin

Kâinatı kucakla, seslenişi gözle

idrâkince uykusuz kal gözlerinde kan yüreğinde yan

emânete sahip çık,sözünde dur, ahdini bozma

pervâne ol, mecnun ol, kul ol

merhamet ol ,şefkat ol ümmet ol

ümmet ol ki keyfi gelsin

kâinatın efendisi

“merhâmet abidesinin”...

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Keyfin Girdabı

Keyfin girdabında gürlüyor arkın

Hangi mahalleden kimdendin sen hem

Kalleş kurşunusun kovboyu şirkin

Sövmüyorum sana ben sana sövmem

Safsata sürükler falan filanı

Tezat tarlasında fitne yalanı

Versin diyemem ki Allah belanı

Sövmüyorum sana ben sana sövmem

Yönsüz kavgaların kavgaya inat

Tilkinin kuyruğu sendeki sanat

Tevekkül yâ sabır hasat saltanat

Sövmüyorum sana ben sana sövmem

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kıraç Sözler

Sabretmek ne güzel şükrünü sarsa

Himmetin râhmetin fevkine varsa

Ülkü aşk dâva ne celâlin nedir

Şakağı terletip vicdanı yorsa

Kaç nesli taşırlar izân tasında

Hızlı varışlar var gün ortasında

Fırdönüyor keyif bu hâlin nedir

Hami ol yer beğen  haritasında

Susup koş kucakla gözlerini aç

Sen kendine gelsen sen sana muhtaç

Bilinmez o sinsi ihlâlin nedir

Zihnin pek karışık sözlerin kıraç

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kırk Dedi

İki bin dokuz der sıfırı siler

Cebir ziyân oldu bir olmayınca

Hesap pek karışık bitti silgiler

Rakam atılır mı kâr olmayınca

Sayılara sorun belki haklı der

Nezâket tamamda pek ahlaklı der

Vekiller nerede bende saklı der

Kurultay hikâye hür olmayınca

Kimi yok etmedi gurur hırs ene

Allah biliyor ya kimden gizlene

Sırtında ne kadar daha kaç sene

Kırkını okursun fer olmayınca

Hayretlerim size sessizliğe pes

Ülkü kadar konuş dâva kadar sus

Hicvin dokunuşu kimlere mahsus

Hangi boşluk dolar zor olmayınca

İnsafsızlık sanma teşhisim kesin

Gözleri önünde bütün herkesin

Düşene vurulmaz kim derse desin

Zemheri bilinmez kar olmayınca

Düşün gereğince mânaya sarfet

Hayırlar içinde hayır’ı fark et

Ülkücü kardeşim üzdüysem affet

Kırk dedi kırk oldu ter olmayınca

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kıskandığımsın

Sözlerin sitemli yüzün pek ılık

Belli ki düşlerin çok kalabalık

Sağnaklar yağdırıp kime diyorsun

Deme bana beni sevmiyor musun

Sensiz ben neyim ki sen güzel yetim

Secdede yaş gibi samimiyetim

Hele cezbe gözlüm bakışı yosun

Deme bana beni sevmiyor musun

Aynı soluğuz biz ikimiz bir cân

Sonsuzluğuma eş gönlüme sultan

Yüreğime “elif” zor günlerde “nun”

Deme bana beni sevmiyor musun

Senle efsûnlandı bu bendeki gam

Yâr sevdanın adı iffet aşk endâm

Şiir şarkım yârim vallah sen busun

Deme bana beni sevmiyor musun

Hayat hasâdını senle eledim

Hüznünü görünce çok sendeledim

Bir tane cikken var iki de tosun

Deme bana beni sevmiyor musun

Kıskandığımsın sen duy hisset işit

Hep seni görürsün imgelere git

Güldüğüm sustuğum ağladığımsın

Deme bana beni sevmiyor musun

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kıyamet

”Ne zaman kopacak ” dedi kıyamet

Senin kıyametin son nefesindir

Sana ne kardeşim kopar kıyamet

Ölüm yakın sana ve de kesindir

Günah tarlasında isyan yıllarca

Harca bakalım sen fütursuz harca

Deccal gelir deyip bekle aylarca

Azrâil gelince son nefesindir

Düşün kıyameti yaslan imâna

Bu ne perişanlık gadretme cana

Sarıl istiğfara sarıl Kuran’a

Ümit soluğundur tevbe sesindir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kıymık

Bir zamanlar kıymık vardı çıralı

Misvâk gibi sürülürdü dişlere

Kürdan çıktı kokusu yok paralı

Lezzet dendi besmelesiz leşlere

Kıymık kadar değer yok mu  yemek bu

Helâl haram mum ışığı demek bu

Alın teri ve göz nuru emek bu

Sâmimiyet anlatılmaz keşlere

Kıymık deyip geçme ince hesap var

Uğultusu hata payı nisap var

Her zerrenin geldiği gün bir râb var

Göz ağartıp azap verme kaşlara

Kıymık âşktır usturuptur lokmaya

Altyapı hem temel taşı pâk maya

İrâdedir içtimâı bakmaya

Gel hakkı tut başı vur taşlara

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kızılay

Her daim ses verir yer gök dirilir

Yokluk matkap yokluğu deler

Kudret kelâmından aşk indirilir

İnfak pınarından vuslatı yalar

Kartallara azık simsiyah ölü

Yüzüme vuruyor sessizce benzi

Kefeni ayazdan kumla örtülü

Alnıma çarpıyor utancın izi

İnsanlık aradım insandan yana

Yetişti koştular hazır mı hazır

Kızılay yazıldı bütün cihana

Kimine dost yaren kimine hızır

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kızlar

Annenin ziyneti nur yüzlü kızlar

Şefkat meclisinin diğer adıdır

İffetle bezenen tıpkı yıldızlar

Babaya verenin iltifatıdır

Sokakta örf şuûr evinde kuğu

Huzura erdirir endamı tuğu

Kadrini bilene aşk buğu buğu

Evlerin en efsunlu şatafatıdır

İrfân okumalı diyemezsin hım

Huri melek onlar ve okutalım

Verip kalemleri sağlam tutalım

Kızlar uygarlığın hakikatidir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Ki

Tasvirledim seni hüzne sakladım

Yer yer gülümsedin darılmadım ki

Yokun dudağında yok kucakladım

Siretin görüldü görülmedin ki

Söküklerim arttı seni görünce

Zamanı unuttum,zamandan önce

Mısralar döktürdüm sessiz derince

Sözüme ram olup durulmadın ki

Üşüyorum yaklaş hele tut beni

Kuşat güneşinle sar ıslat beni

Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni

Bir ömür boynuma sarılmadın ki

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kibir

Tersiz nursuz gülüşür

Riya kokar nefesi

Atar tutar bölüşür

Tevazuya dalaşır

Mevt yürekli be adam

Köle görür herkesi

Kırar döker durmadan

Büyük küçük sormadan

Beyni nefse kiralık

Efelerin efesi

Mantık gitmiş ruh alık

Kendinden kalabalık

Hep isyanda ben derken

Firavun yok maskesi

Kaçma daha çok erken

Zift bürünmüş giderken

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kifâyetsiz

Dil ve çeper, üslup belli piç demem

Nesebi kim kütüğü ne suç demem

Durum vahim ötesini bilemem

Hakkı söyle ıskalayıp geç demem

Gözyaşıysa uğultular hiç demem

Çapraşık ya utandırıp seç demem

Boyutları sırnaşıktır gülemem

Kinâyeler kafiyesiz tunç demem

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kim

Hesap yol mizân varken

Başıboş uyu, yatın

İş aş istihdam derken

Hükmü yok mu O Zatın

Gördüren gören kimdir

Huzuru veren kimdir

Var eden yâren kimdir

Sahibi kâinatın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kim

Kim kavuştu

Kim çeltikten çıkardı

Kim tanrılar icat etti

Huşu vapuruna kim öfke kustu

Ve kim heykeller dikti aşkların ortasına

Kimliksiz şuursuz ve fütursuzca

Kim varlığın ve hiçliğin iskelesine

Demir attı boylu boyunca

Kim ben'i rehin alıp yandı pişti

Tevbe yangınıyla

Kim ene taşlarını kaldırıp

İnsanlık caddesine yürüdü

İrfân deryasına yelken açtı

Kim zillet bataklığına koştu

Kim sağır kim kör

Kim hükümlü kim hür

“Ehad” ve“Samed”

Allah'ım Affet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kim Bilir

İlham çiçekleri yer yer semavi

Maveraya doğru akar kendince

Sahilsiz hislerle tüter masmavi

Kurtuluş hazzıyla dolu derince

Şafağı zevâli yönü kim bilir

Bugünü yarını dünü kim bilir

Kim bilir tutsağı sonu kim bilir

Eskimez hiçbir söz ruhu gerince

Eylülüm ekimim kasımlarım var

Beşinci mevsimden hısımlarım var

Umut kıvamında  resimlerim var

Azrâil ruhumu yere serince

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kime

Gün hüzün yağıyor bense pek yorgun

Yazıp duruyorum eskiden  beri

Dantelâ bakışlım gelirsen bir gün

Geceyi arala yokla şiiri

Tasa fasıl fasıl acı peş peşe

Salmışım kendimi alev ateşe

Hislerim ağulu dışım pürneşe

O mahzun gözlerle bekle şiiri

Gömüldüm geceye ben sana vardım

Senli tepelerde rikkate durdum

Nâzen hecelerle kime yalvardım

Aşkın füsunuyla kokla şiiri

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kime Gerek

Nefs uyanı darda koyar

Son sözünü nerde koyar

Zehr pişirir bal tattırır

Ruhu alır hurda koyar

Kavga dövüş gizli atlı

Çok rengi var şirk kanatlı

Akrep yılan uyutturur

Tezkiye yol, ol dikkatli

Dilek tutar her hileye

Dünya doldur der fileye

Yetmiş Şeytan arattırır

Hasret eder sevgiliye

Süslü lâflar yalan yok der

Arzuhâlim plan yok der

Çok haramla aldattırır

Talan eder talan yok der

Şöhret makam âşk paradır

O aslında ejderhadır

İsyanlara oturtturur

Yolun sonu şirk naradır

İsyan fücur her şey ayan

İster atlı ister yayan

Hayâsızca sırıttırır

Aklın varsa bir’e dayan

Diyemezsin neme gerek

Koma başı kuma gerek

Dünya ahret mevt sattırır

Tövbe imân kime gerek

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kime Ne

Can yağıyor günbegün kalabalıklarıma

Derin öfke tadında gamhaneysem kime ne

Yüreğim yumruğumda kabirler kıvamında

Büyük yorgunluklara peymaneysem kime ne

Eşref-i mahlûkat ben davam damarlarımda

Körleri gülümseten divâneysem kime ne

Mısralar iliklerim züppelerin cebine

Baykuşlar kovalayan virâneysem kime ne

Kime ne be kardeşim arsızın mutluluğu

Olmayan vicdanlara bigâneysem kime ne

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kime Teslimiyet

Türkülerim aynı, ağıt ayni ses

Varlık sermayesi hamal hesap ip

Yeter artık bağır bağır lâl herkes

Bir’e teslimiyet bilmem ya nasip

Bir devin çığlığı sefer karakış

Kırk yıllık acılar hükümran bakış

Manşetler hep aynı hep aynı çıkış

Bir’e teslimiyet bilmem ya nasip

Küfrün bir oyunu kal yaz ilerde

Geriye dön bir bak gör gazilerde

Toprak ağzın açmış aç az ilerde

Bir’e teslimiyet bilmem ya nasip

Görkemli köşeler kalemler beyi

Bayrağı indiren meçhul kahpeyi

İçerden kızartmış nifak enseyi

Bir’e teslimiyet bilmem ya nasip

Analar sırtında öptük bu yurdu

Kınalı Hasan’ım dedi buyurdu

İşte Çanakkale tarih duyurdu

Bir’e teslimiyet bilmem ya nasip

Vatan benim ben, ben bekçisiyim

Bin yıllık müjdenin kürekçisiyim

Zihin kundaklanmış başka ne deyim

Bir’e teslimiyet bilmem ya nasip

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kimim Var

Sen ümidim sen yolum sen şefaat kapısı

Hüznü senden öğrendim taşa çaldım yeisi

Kâinatın baş tacı âlemlerin reisi

Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Medar-ı iftiharı kâinatın ey nebi

Yaşamımın gayesi varlığımın sebebi

Ammar’ı sümeyye’yi düşündüm de zeynep’i

Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Kaç asırdır bu hasret asırlardır sensizim

Tahammülüm tükendi ruhum darda yol uzun

Nasıl girdaptayım yâr kurtar beni sonsuzun

Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Ne aliyim ne ömer ne de dostun bilal’im

Hesaplarım çok ağır tuzaktadır hilâlim

Senden başka kimim var gülümse ki gülelim

Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kimin

Şehidin şavkında gördüm hilali

Kızıla kaplanmış soysuzun eli

İğreti mi desem kelp mi demeli

Her köşeme sızmış zift hevenkleri

Ülkemin hurcunda değişken zalim

Bilmez misin ben kim Hasan Bilal’im

Gelin hep beraber şehit olalım

Söyleyin siz kimin pezevenkleri!

25.03.2005

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kimin Beygiri

İzandan soyunuk boz itin biri

Sözü salyalamış akıtmış kiri

Ar çatlatıp şarap çeker din eler

Adı saklı bilmem kimin beygiri

Cürmü ve vebâli kendinden iri

Dizginle şu nefsi getir tekbiri

İrâde uğrarsa gör neler neler

Çokluğu yağmala hiçliğe yürü

Kavgamız davamız öteden beri

Sevdayı besleyen aşklardan diri

İnançta ufuksuz nankör sineler

Ancak ve sadece gerçekte sürü

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kimin Haddine

Takdir-i Huda'dan başka şey bilmem

Hazinesi sonsuz yâr vardır şükür

Misafirhanenin bir ferdiyim ben

Kur'anın sahibi bir vardır şükür

Şükürsüzlük hırstır dile dolana

Hakikat konuşur kanma yalana

Kanaat iktisat israf hile ne

Vâcibü'l-vücud O, var vardır şükür

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kimler

Avam havas güldürmeli

Hak hakikat bildirmeli

Kimler hazzın hamalıdır

Ay güneşe yamalıdır

Aklı ermez sır tutmuyor

Hayat âşka zulmetmiyor

Alışveriş ne malıdır

Fâiz ribâ nemalıdır

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kimsesiz

Her gece ayrı sokak karanlığın peşinden

Ne kederli bir bakış fark ettim gidişinden

Ürkekçe bir tebessüm ruhsuz gözlerim doldu

Cürmüm sırtıma bindi insanlığım boğuldu

Gizlice uzaklaştım sığınmışken duâya

Zavallı kim benim ben o topraktı ben kaya

Sustu sarstı titretti tedirginlik sesleri

Kalıpları koparıp attım o günden beri

Keskin geceye inat yaklaştıkça yaklaştı

Beni bana getirip dürüste uzaklaştı

Hülâsa maruzat bu ancak görenler bilir

Veren elin hazzını gizli verenler bilir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kir Akar

Kapıldık bir rüzgâra koşuyoruz boşlukta

Susun be kardeşlerim kafam karmakarışık

Düzen arsızdan yana küfür kusar her nokta

Kutsallara saldırır firavun’ la barışık

Susturan susturamaz ümit varım felekten

Sırrı eşelemeyin geçirildik elekten

Kan damlıyor içime kaygım var gelecekten

Oynanan aynı filim deyyus buna alışık

Kan içinden kan çıkar siper siperi paklar

Kavgalar boynumuza çökertilmiş laklaklar

Yüzlerinden kir akar irfan bilmez ahmaklar

Bukalemun cinsinden namussuz ve yılışık

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kiralık Kalemler

Dipsiz fısk fücurlar ren renk köşeli

Iftira su-i zan ateş döşeli

Nedendir kardeşim bu çöküş neden

Namussuz ant içmiş başka perdeden

İslâm dâva tâviz düşünürüm az

Istikamet nedir utanın biraz

Siz ne zannettiniz Anadolu’yu

Oyuncak ettiniz bu kutlu yolu

Telifi telefe sattınız tek tek

Transfer hocalar para çok gerek

Cuma geceleri kaynayan kazan

Fetvâya oturmuş soyunmuş kızan

Helâlden bahseder bilmem kaç fasıl

Şehvet merkepleri nefse velhâsıl

Reformcu hepsi fakih baştacı

Model artisgiller medyum medyacı

Karun gibi maaş şakşak gel gitler

Hem neyin misali uluyor itler

Farfaracı hepsi tâviz yalaka

Pek sadık matbuat bağlı yalak’a

Her puştluğu yapıp sus deme gayri

Entrika dolaplar gecenin seyri

Dinde tahrifatlar hesaba gelmez

Paralı kölede hürriyet olmaz

Ve küfrün kalemi övgü nişânı

Karakter yokluğu şöhreti şânı

Maaş ve telifler kem lâftan gelir

Söz namus hınç besler mahlûk yükselir

Şiirlerim tespit taraf yok asla

Sözün hakikati zor iltimasla

Kardeşi kardeşe düşürenler var

Hesap var mizân var yazdım bu kadar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kirli Su

Susmalarım çok hâliyle

Çokluklara vuslat yoktur

Gerçek âşkı kalp diliyle

Öpüştüren hâller çoktur

Olmalı ve zorunludur

Hayat sınav ölüm haktır

Akli düzen kirli sudur

İstikâmet belli tektir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Koçyiğit'ti

Temiz gelip temiz gitti

Polat sesli koç yiğitti

Kan ter akar yüreğimden

Uyan Ömer uyku bitti

Ateş dondu zaman doldu

Bu kez Maraş şehit oldu

Ah u efkan dindi derken

Beyaz atlı yiğit öldü

Göksun dağı duman duman

Buz kesilmiş bir kahraman

Üstüde nur altıda nur

İşte reis işte meydan

Karlar indi birer birer

Melekler de hep beraber

Sonsuzluğun çehresinde

Binbir müjde  binbir haber

Ab-ı hayat belki son tur

Biz de acı onda huzur

Arkasında bütün cihan

Ve hoş sada terk-i diyar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kodes

Acı rüya ardın da

Ne söylesem işitmez

Marifet mi vardın da

Postallarla  iş bitmez

Bak hele bak köksüze

Sürer gider yok gitmez

Şehadetsiz öküze

Çapraz söz bu eskitmez

Ve kodesin ardında

Savruluyor kül yutmaz

İplikler baş masonda

Yatar kalkar unutmaz

Ulus falan eser yok

Geçmiş cüda belirtmez

Her şey ayan cürmün çok

İthal feraset yetmez

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kokonalar

Uğultusu kıpkızıl

Sibirya soğukları

Çırılçıplak

Ve kefene sararlar

Pervazsız maskaralar

Buz bedeni yüzü kar

Çek elini sahtekâr

Kaba vahşi binalar

Cirit atar finolar

Oynaşır sarhoş devler

Büyük ruhsuz odalar

Haşmetli kokonalar

Mobilya ve modalar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Korku Ve Ümit

Bir katre gözyaşı bir dua yâda

Mâi bulut gibi gözlerimi tut

Hangi nehir akmaz akan dünyada

İnilmez merdiven nerede mevcut

Yorgun günlerimi aldım elime

Tekrarı yok ömrün baktım hâlime

Cürümde muttasıl yazık dilime

Acı içindeyim gel beni uyut

Şiirler hüznümdür mevsim çok serin

Sonun telaşesi mevzu pek derin

Su gibi içtiğim yazı kaderin

Emriyle kuşatmış korku ve ümit

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Korkum

Mahçuba yaslanan tuhaf bir insan

Neden hep böyleyim yer yer de âsi

Ejderha gibiyim nefs ile bâzen

Zifiri gecede ateş mavisi

Kendim yargılarım hele bir görsen

Geceden sabaha öldüresiye

Gayyanın dibine duvar örürsem

Sen beni düşünme oku mersiye

Kavgada ruhumun jandarmaları

Kim beni engeller O’nu anmaktan

Şan şöhret şâirlik fors armaları

Korkum hep kendimi anlamamaktan

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Korkuyorum Ana

Çoraplarını giydiriyorum cennetliklerine

Gözlüklerini ilaçlarını terliklerini

Asıyorum kuyumcu verdiği

Eşantiyon çantaya

Kâr etmiyor ne söylesem

Gözleri solgun bakışı ağlamaklı

Duvarlar tutacağı omuzum bastonu

Öylesine yürüyor

Tevekküle yaslanarak

Yüzünü yüzüme dikiyor bulut gibi arada

Islatıyor duygularımı ve

Usulca kaçıyorum

Gözlerinden

Anam böyle miydi hâlbuki

Kaybolabilsem yüreğinde alabildiğince

Ah anam hislerimin

Cankurtaranı

Korkuyorum âniden hoşçakal diyeceğinden

Seccadenin öksüzlüğü korkutuyor

Yokluğundan korkuyorum

Anam

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Koşarım

Hüznü katreledim uçurdum yine

Babam eylül gibi annem nur nine

İbret haritası körün gözlüğü

İrfan pek karışık böyle biline

Öyle bir yaşam yok boşluğa sine

Firkat kovalarım sırtıma bine

Söze kilitlerim kıvrak sözlüğü

Devrin şeytanları yerin dibine

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Koşuyor

O titrek bir ceylan bekliyor hâlâ

Sükûtu duyulur her an gün boyu

Hep benle beraber hep benim ile

Dertleri boşaltır derin uykuya

Ürperten yalnızlık ve yokuş diyar

Yürüyor geceye boyun bükerek

Bazen bir ilkbahar zemheri yer yer

Boşluğa koşuyor beni çekerek

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Köpek Diyor ki

Özgürlük düzmece namus frengi

Çok yuva kararttık arsız köpeğiz

Lelin kalıntısı artığı dengi

Şaron'da beraber nursuz köpeğiz

Garbın payandası bindiğim gemi

Irkımız bilinmez sattık dedemi

Bâzen Türk oluruz bâzen Ermeni

Tıktılar kodese yârsız köpeğiz

Bağımsızlık yafta tuzak  hileyiz

Paralı mâşayız hâin belayız

Aslında biz fosseptiğiz helâyız

Yutarız emeksiz tersiz köpeğiz

Siyona uranyum masona huyuz

Nifâk kin tasmalı köpeğiz uyuz

Vatana ihânet işte biz buyuz

Erkeklikte gitti barsız köpeğiz

Irkımı sormayın Zerdüşt gâh Haçız

Kürdü türkü bilmem soysuzuz piçiz

Üst akıl elinde uşağız hiçiz

İzânsız ezânsız yersiz köpeğiz

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Köpüktü

Geceme eser mi tersinden rüzgâr

Tedbir ve takdirler gerçekte denge

Dirilten çeşmeler muhabbette var

Şükür ki kaptırdım koştum âhenge

Gerçeğe vakıf ol hoş olur yağman

Seyyah yağmur gibi sihrini döktür

Sonu tasvirlerim her şeye rağmen

Hükümran ne varsa her şey köpüktür

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Köre

Dava yüce ve yol yokuş

Nere Micingirt Micingirt

Koş yorulma kanatlan koş

Var’a Micingirt Micingirt

Vakit miât hesap tek tek

İnfilaklar nardan ipek

Candan öte demek gerek

Hirâ Micingirt Micingirt

Gözyaşları ateş ve sır

İzân yanık ruhlar kısır

İrfân yandı son kaç asır

Çıra Micingirt Micingirt

Med-cezirler yönsüz gemi

Yakar ârşı gözün nemi

Yol eylemiş cehennemi

Gora Micingirt Micingirt

Mevzu uzun konu derin

Mükâfatı bol kaderin

Ezel ebed kafa yorun

Yora Micingirt Micingirt

Deş yaramı yaram azsın

Deşmez isen eremezsin

Sebat yoksa varamazsın

Yâre Micingirt Micingirt

Beni anlar kalem yazı

İçim dışım kalbim sızı

Anlatsam mı hangimizi

Köre Micingirt Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Köye

Zamansızlık gelip çatmadan ölüm

Gelin güller açan köye gidelim

Yastık battaniye yekpâre talim

Taşta çorba içen köye gidelim

Kimbilir kim gider kimlerin nesi

Kurtuluş kervanı verenin sesi

Ümmetine dertli âşk silsilesi

Ebediyet saçan köye gidelim

Minbere yaslanmış güzel der namaz

Cezbeder çeker hû kalpsiz anlamaz

Şaşmayanı yanık iklim pek ayaz

Buhara'dan geçen köye gidelim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Köylüler

Nerdeyiz köylüler ne oldu bize

Ayrılık vurgunu vurdu köylüler

Derdimden bir buket vereyim size

Yavrular köyümü sordu köylüler

Hacı Celal vardı tuğrası hayır

Çeşmeler akıttı cennetten nehir

Hacı Gazi köyde keserdi mehir

Düğünde baş barı kurdu köylüler

Hacı Ahmet yapmış kışlalarda ün

Altınları sebil döküldü güğüm

Dedem Hüsamettin gülmüştü o gün

Hacı Behsattada vardı köylüler

Serdar Efendi var köyün üstünde

Dedem Zeki Sifil baytar aslında

İbo dayı vardı eli bastonda

Şeremetti onun yurdu köylüler

Hırlak Celal nerde gönlü pehlivan

Yediği ekmekle bir kuru soğan

Yokluk kaderiydi ekmeği yağan

Liste yaptım ölüm derdi köyüler

Hakkı dayı bekçi gördüm sadakat

Biçerdi çayırı kalmazdı takat

Kanlıda çobana atmıştı tokat

Çoban onu yere serdi köylüler

Mucip Hacı Hedis icattı işi

Doluydu ambarı kaynardı aşı

Birde vardı Hacı Ömer onbaşı

Ölünce mezarı nurdu köylüler

Semih civan Semih göçtü bırakıp

Anası kör oldu ağlayıp bakıp

Köye figan düştü sineler yakıp

Bize de gurbetlik zordu köylüler

Kula Memmet hasta bakışı hüzün

Cinolardan Habib yatalak hazin

Köylüler çok dertli bir gidin gezin

Gönlüme gam keder girdi köylüler

Ölmüş Hasbi Amcam izi silinmez

Şeremette Mevlüt dayı görünmez

Ölüm zor gurbette mertçe ölünmez

Rüyamda mezarım dardı köylüler

Zevki sefa yoktur ahır zamanda

Hacı Fikret Ömer aynı mekânda

________________________________________________________________


Yetimleri ağlar yaşlar sahanda

İki köye acı verdi köylüler

Dedem Hacı Sadi ninem Hatice

Öldüler birçoğu ağlar Netice

Ne buğdayda tat var ne bakar tece

Son durak mezarda durdu köylüler

Cinolar Nadolar Leventler selam

Baharlar Işıklar hepsi vesselam

Düğünde ölümde hep birlik olam

Şeytan nifak sokar gördü köylüler

Hacı Coşkun muhtar bıraktı izler

Toplandı ahali yaşlandı gözler

Köylü  helallaştı duaydı sözler

Peşimizden bakıp durdu köylüler

İsmail Ekinci taşa yaslandı

Nazim dayı bakıp yaman hislendi

Anam helalleşti teyzem seslendi

Dönüp son kez selam verdi köylüler

Bu şiir değildir hasret ızdırap

Görürüm inşallah köyüme varıp

Mahşerde buluştur günahsız ya Rab

Gönlüme bir sevinç sardı köylüler

  Köylülerime saygı ve hürmetlerimi sunar  ölenlere rahmet kalanlara sıhhat

ve afiyet dilerim...

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kubbeler

Çocuklar sütunlar secde kubbeler

Sihirli orkestra atlastan kuşlar

Çehresi rengârenk şu minareler

Seherin sevdası ezanla başlar

Bayram özlem türkü ney beste beste

Rengarenk tek yürek aynı heveste

Aşk şekil hoşgörü dokunan seste

Kubbeler bizimdir koşun gardaşlar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kudreti Sonsuz

Yeryüzü milyonlar uğurlamakta

Tanzim ve ibreti alıverelim

Dağ denen direkler bekler ayakta

Fıtri vâzifede kalıverelim

Bütün kâinatı seyredip dinle

Kurân'la temsili hâli verelim

Toprak neşet eder yaprak seninle

Kudreti Sonsuz’u biliverelim

İçimde cefası, tâ ellilerin

O kara günleri siliverelim

Belki de hikmeti tecellilerin

Kardeşlik haberi salıverelim

Mânevi kirleri yakabiliriz

Tevbe namazını kılıverelim

Ölüme tepeden bakabiliriz

Yeter ki ölmeden ölüverelim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kukla

Hâinler kol gezer yine bu ara

Bütün taarruzlar ahlaksız para

Sebep ve netice bin yıllık bahis

Haçlı tefecidir gelmez kantara

Katran kazanıdır isyan kalkışlar

Kukla oynadıkça mösyö alkışlar

Suâlsiz şehitler mezarsız nergis

Ceylanpınar yazar gözümde yaşlar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kule

İçim kıvılcım gibi

Hecelerken sızısı

Sürgün eder edibi

Esâretin pazusu

Caddeler ve duraklar

Kaldırımlar şehvetli

Sükût bilmez şakşaklar

Duyarsızlık dehşetli

Uzun uzun yıkımlar

Cadde can verir türden

Ve tweetler akımlar

Kule kurduk küfürden

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kulluk

Şu kehkeşan içinde

Marifettir hür olmak

Büyüktür semeresi

İki cihan var olmak

Kulluk sonu Velilik,

Yaradan`a yâr olmak,

İblis isyan itiraz

O gün var ya, nar olmak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kulvar

Şirk yağıyor yığınlara bak hele

Muhabbetin sancağını tak hele

İmgeleri ihlâs ile yak hele

Alâkalı nokta düşür kulvarda

Kim hak yolda kim putperest kim darda

Ki hakiki sebepler var  hak  hele

Hakikatsiz hakikat yok yok hele

Tevazûnun surlarına çık hele

Hak ve batıl güç ve kuvvet çok varda

Kimler gitti kimler kaldı kim kârda

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kurban

Rabbin seslenişi takvânın eli

Tekbirdir tehlildir eşsiz bedeli

Huşunun çığlığı amel ve niyet

İnfakta huzur var ver diyor ayet

Kurban samimiyet miraçtır namaz

Ve büyük gün var kimler anlamaz

Rahmanın sofrası ne hoş ziyafet

Mevcudata hizmet ona riâyet

İnfâk şuuruyla usulca yağın

Öksüz gecelere gönüller sağın

İmandaki yakîn ruhî sekînet

Sahipsiz sokaklar kime emânet

Akmayan derede sular durulmaz

Akmaya talipsen sular yorulmaz

Başkada arama gerçek muhabbet

Verin ötesine geçmek hakikat

Cânan emreylemiş şâir ne yazsın

Gölge ve yolculuk durduramazsın

Nifakın sırrına varırsan şâyet

Her yer İsmailler her yer arafat

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kurbanım

Yolculuğum bir daha

Kurbanım nefesine

Çıkabilsem sabaha

Meftun oldum sesine

Kalpler aşkla dirilir

Fikriyatlar durulur

Sana gelen hür olur

Ökçe olsam mesine

Durak durak can durak

Semerkanda son durak

Geldim nefsi yırtarak

Keşke derecesine

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kuru Ağaç

İki ayrı âlemde yaşayana münhasır

Var edenin indinde ve tedbirin yanında

Ahmak ile aptalın zaman farkı kaç asır

Gördünüz mü gerçeği ihânet divanında

Zihnini değerlendir var edenin elisin

Sen seni idrâk için değer yargıların seç

Şiir şuur iç içe sahi sen nerelisin

Zâtı bilmez her sine gerçekte kuru ağaç

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kuşatılmış

Kaç asır öncesi insan hakları

Veda hutbesini akledin beyler

O ulu emiri ve yasakları

O fikri o hissi kim kime söyler

Sokak aldatıcı ben hayli deli

Şeriat geliyor manşet atılmış

Hay Allah diyorum hem de şeddeli

Edep erkân töre dil kuşatılmış

Fetvalar fırıldak irtica âlet

Etmeden rehbere insanlığa gir

Bilip yaşamamak asıl sefâlet

Tepende bekliyor münker ve nekir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kürtaj

Can yavrular lime lime

Açtığımız çığır bizim

Lânet olsun bu bilime

Hesabımız ağır bizim

Zina serbest feci gardaş

Belli değil bacı gardaş

Gerçek ama acı gardaş

At sokağa doğur bizim

Ölüyoruz ağır ağır

Vurdumduymaz olduk sağır

Bağır Ömer yandı bağır

Yönetenler sağır bizim!

-----------

Rahmeti yuvanın mahzun bebekler

Tohumsuz toprağı düşünen var mı

Yavrusunu yiyen soysuz köpekler

İnsafsız çakallar kana doyar mı

İfâde pervazsız dehşet ve hazin

Felsefe yapmayın rağmen yok halka

Karnında yavru kim değil ki sizin

Kim kimin sahibi zihnini çalka

Annenin karnından bıçağı alın

Vahşetin şefkati kestiği anı

Söner mi ahları büyük vebâlin

Ne acı histir bu çığlık zamanı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Kütahya

Mecnundur toprağı yandı tutuştu

Mevlâna beldesi hilim Kütahya

Şâiri ozanı şöleni hoştu

Yüreğe dokunuş hâlim Kütahya

Çağların öpüşü Hititler burda

Çeyizler bezenir gözdeki nurda

Porselen ebruli dağılmış yurda

Nakış nakış sevda kilim Kütahya

Antik Roma Kenti durur ayakta

Sütunlu caddede yürür ayakta

Şanlı uygarlığı görür ayakta

Sevdalım yavuklum gülüm Kütahya

Şâir Şeyhi yazar şehre girişte

Erenler burada şeyhlik bu işte

Özlem hüzün telaş sarar dönüşte

Gözyaşım sükûtum dilim Kütahya

Gölgeler gerçekler şiir ve şâir

Dumlu Hoca ile sohbet vesâir

Kütahya duâlı efsunlu şehir

Şeyhi Şöleni’nde yolum Kütahya

Kütahya’’2.Şâir Şeyhi Şöleni ‘’ 24 Ağustos 2005

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Lâf Satıyorum

Hakikati konuş veyahut da sus

Ömrünü gıybete eyleme âlet

Bireysellik zillet şeytana mahsûs

Hep olmak sevdası gerçek cehâlet

Kendini göresin zanlarına bak

Huzur sevgi nefret zulmet veya nur

Pusulanı çevir koş yalın-ayak

Bil ki cehennemin dibidir gurur

Dehşet ben ehline çok şey öğütler

Zannetme kendimce lâf satıyorum

Hâl makam değil ki şiir beyitler

Muhabbetim kadar anlatıyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Lâkırdı

Kompleksime memur öyle bir hâldir

Şuursuzlukları kim bilir yarın

Düşüncelerimin tapusu dildir

Her sözü lâkırdı ben günahkârın

Şiir ummanında bahtım fal gibi

Duygu fısıldarım susar lâl gibi

Gâh karmakarışık gâh Bilâl gibi

Bocalayanıyım fâni diyârın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Lâzım

Sözlerim sığ bodur çıraklıkta us

Feyizle diz çöküp âşk dermek lâzım

Vâizde irfân yok kendine mâhsus

Mekteple mâbedi evermek lâzım

Lâf varki köpükten gazele nesir

İlmi fetihlere yol vermek lâzım

Malzeme sipariş zihinler esir

Âsımı aslına çevirmek lâzım

Haysiyet ârafta mâzi derbeder

Mimsiz tahribatı devirmek lâzım

Doğu batı güney renk renk beraber

Âkif dedem gibi bağırmak lâzım

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Lejyoner Sancağı

Mor ışık nasılsa yalnızlık öyle

Buzdan heykellerin sıcağı gibi

Dehlizsiz uykuya uzansam şöyle

Uyanmaz gecenin saçağı gibi

Riyakâr yüzlere selam verince

Gözleri kapayıp sustum derince

Tâlihim kırılgan kaderim ince

Öksüz annelerin kucağı gibi

Hehey dalkavuklar anlatmam daha

Nice yıllar tevbe ettim Allah’a

Yürüdüğüm yollar ıssız bir vâha

Dolaşmam Lejyoner sancağı gibi

Sabrın kucaklayıp yuttum epeyce

Kambursuz mahluklar güttüm epeyce

Sahte tarafgiller sattım epeyce

Dumansız  nankörler ocağı gibi

Dışım hep gülümser sen gel bana sor

Uzaktan bakınca ne kadar mağrur

Istırap benimle vakur  duruyor

Vicdanlar  kıyamet bıçağı gibi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Leyla Dedikleri

Solgun bir hüzün hep ne kadar vakur

Çehresi adeta izzetle yüklü

Ümit yudumluyor zülüfleri ter

Maziden doğuyor köklü mü köklü

Bir şeyler anlatır mısralar tek tek

Leyla dedikleri bu olsa gerek

Görünen diriliş besbelli gerçek

Manzara rengârenk nizâm ahenkli

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Leyle-i Berat

Âhenk müjde nazar yol misk-i amber

akıbet muhakkak hasat kâr olur

ilâhi rahmet der canım peygamber

hisseden tüm ruhlar bahtiyar olur

Varlığım bir çift el

kandil gecelerine duâya tamamladım

hatırlayıverdim şükür tâze ümitle

senin için yapabildiğim

iki gözyaşı ve buğulu gözler

Tevbeyle yüz yüze elim açarken

apayrı bir yolculuk gel diyor bir ses

yüküm kuş tüyünden bu sabah erken

yeniden dirilip doğacak herkes

Bilmez miyim senin râhmetini

hâşa seninleyim bir başıma

kimsecikleri olmayanın kimsesi

ahdime uyamadım mağfiretin sahibi

ağuşlarım bomboş soluğum kısık

uçurumdayım koşuyorum yokuş aşağı

mâsivanın şavkına takılarak

Leyle-i berat bu kutsi çekirdek

leyle-i kadri’n âşk heyecanı var

gözyaşı istiğfar kaç bin yıla denk

geceyi kuşatır semâvi bahar

Lütûf ve ihsanına kurban olduğum

kalbimi çalıştıranım

“yok mu isteyen vereyim “diyenim

işte buradayım kapındayım el açtım

istiyorum affımı rızkımı afiyetimi istiyorum

berat’ın yegâne sahibi

beratımı istiyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Leyli

Duygular hapsolmaz gizlenmez yâda

Sevi kuytuları bir ömür yaşar

Vuslatın izleri silinmez suda

Dalgalar içinde kendini arar

Soluğum tüketti çığlık sızısı

Kim bilir nerede ölür dirilir

Sonun iskelesi alın yazısı

Bâkir koyaklarda sala verilir

Yokun ülfetleri varın sesiyle

Bilinmez bekleyen meylinin sesi

Kapatıp ağzımı uyusam bile

Uykumu kaçırır leylinin sesi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Liyakat

Zannını geçmekse seyir hem madem

Kulluğu değişmem saraya yata

Ademiyet benim asli ifâdem

Ruhum fedâ olsun büyük sanata

Kafam boş gönlüm boş bitti takatim

Aczimi bilmektir tek liyakatim

Sanmayın dörtlükler ukde taatim

Garip hislerdeyim izâhat hata

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Madımak

İslami terör kim külliyen yalan

Hiç canı yakar mı imanlı biri

O günkü vahşilik zihinde kalan

Kim kimi gömerdi kim diri diri

Zaman derin kuyu tarih hayrette

Anbean kovalar tedbir tedbiri

Karanlık mihraklar sonsuz gayrette

Gün gelir kırılır küfrün zinciri

Asla öldüremez el temiz else

Kardeşi kardeşe kuruldu nifâk

Hâinler taş olur hak dile gelse

Biz biriz bölemez kirli  ittifak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mahmur Bakış

Kimse anlayamaz bendeki hâli

Anlat deme bana anlatamam ki

Ömrümü tükettim seni bileli

Bana bir hal oldu seni görünce

Hüznü kucaklarım matemle her an

Sürüyen yazgı bu benle numayan

Biraz gülümseyip secdeye dayan

İdrak vecde geldi seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene

Gel mahmur bakışla bakmayı dene

Vuslat yakın olur duâ edene

Sevda vuslat buldu seni görünce

Bakışın kıvılcım üslup hâralı

Zümrüdî iklimin mahzun maralı

Dörtlükler acemi bağrım yaralı

Yaralarım soldu seni görünce

Ben hep seninleyim sen sitem yine

Geçmişi eğirip aşka gelsene

İffet abidesi, şirin çingene

Ruhum sende kaldı seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene

Gel mahmur bakışla bakmayı dene

Sende doğdum öldüm, öldüm bin kere

Aklım sende kaldı seni görünce

Gözlerin yâr o gözlerin

Yâr o mahmur o gözlerin

Kurban olur yoluna hep

Ölene dek o gözlerin

Yâr o mahmur yâr gözlerin

Gözyaşı yolladım yazı kadere

Ölüm çığlıkları bizdeki töre

Senle doğdum senle öldüm bin kere

Bana bir hâl oldu seni görünce

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mahreçsiz

Vicdanlar ahrazlaşmış sözcükler puşt

vefa geride kaldı tavırlar ihânet

vakit kemirgen çenemizden

susmuşum aralıksız

boşluğun kovuğunda sessizlik uğultu

şiir beni simgeler

Cam kırığı gibi ruhum hışır hışır

sözlerim hareli dilimde mahreçsiz

besmele ututkanlık dalgınlık

Hısım yok dost yok bağ koptu

ve varoşlar patates yüzlü çocuklar

duygular uzun hava kıvamında

paramparçayım

Küfrün kızıl sancağı sarmaşdolaş evlerle

nedâmetle geçen bir ömür

sözcükler ben tevbe ve peşinden

havf reca büklümleri

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mahzun Bakışlım

Ötenin iklimi sendeki huzur

İçimi bambaşka şule sarıyor

Sensizlik sarınca yaşam nede zor

Gözlerim bak yine seni arıyor

Mecnun etme beni yoluna kurban

Efsunlu bakışan müptelayım ver

Çoraklaşmış ruhum yeşersin nurdan

Uzaktan süzüşün beni yoruyor

Ah mahzun bakışlım hurilere denk

Dalgınlık nedendir hele elin ver

Yoksa huri misin nur hevenk hevenk

Utangaç bakışın soluk veriyor

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Maksat

Kuşat azabım dindir

Her kuytu avaz avaz

Ses ve mahrem senindir

Sus terk eyle mânâ yaz

Sözlerin yorgun gibi

Koşa koşa aksadı

Ülke boyu terkibi

Aşıyor bu maksadı

Hissedersin hem madem

Nerde şimdi çilekeş

Aşk meşk değil ifadem

Renk koku ses diriliş

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Marifet

Marifet kalplere beyinden girmek

İlhamlar dalgadır azgın denizde

Yaşam yağmurlarla yürüyen ırmak

Akar gereğince dur deseniz de

Ermek hoş takdire, çalış eresin

Çalışmak ibadet sen canlı ayet

Hem koca bir dünya belki küresin

Vallahi mes'ulsün adamsan şayet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Marx'ın Kalesi

Basın baykuş gibi kalem mert değil

Kanlı komiteler epeyden beri

Kirli kurnazlıklar vatan dert değil

Köşeler mezbele haset çemberi

Köksüz çırpınışlar mihrak atını

Koşturamayacak aşıldı çizme

Efendisi boğar Kandil zâtını

Kürt Türk Müslümandır kanmaz Marksizm'e

Vatan sütûnları şehâdet eser

Zerdüştler yıkıldı Marx'ın kalesi

Avrupa'ya rağmen zafer müyesser

Mağlubiyet yazar put müptelâsı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Maske Duygular

Hafıza arayan marifetim ben

Desem telakkiler içime düşer

Anlayış garabet renk almış kirden

Kimin kültürüyüz biz nasıl beşer

Âh münasebetler fırtına düze

Camiler fikirsiz yetiş be Sinan

Milli ruh nerede ne oldu bize

Sokaklar hangarın gâvuru inan

Yığın yaygaralar maske duygular

İrfan tepetaklak gibiyiz sanki

Bozgun düşünceler arsız kaygılar

Dibi cehâletin dibiyiz sanki

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Maske Düştü

Gün geçtikçe suça gider

Gayrimeşru faça gider

Kin ve nifak müdavimi

Hacca gitmez Haç’a gider

Din iman der peçe gider

Yamyamlarla maça gider

Şaronlarla pek samimi

Misyon gelir Açe gider

Vahşet hile suça gider

Siyonistler Koç’a gider

Müslümanın rezil mimi

Maske düştü hiçe gider

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mâsumiyet

Süratim pek arttı boynumda yular

Şöhretle peş peşe basite doğru

Sırtımda zamanı silen duygular

Ben ben’le el ele fasite doğru

Lâyık olduğunu bulur mu herkes

İki ayrı âlem iki ayrı ses

Terk edemediğim bana ait his

Samimi bu sözler tesbite doğru

Mâsumiyet ne der sen gel bana sor

İçim bir hoş olur esince rüzgâr

Yer yer imkânlarım nispeti kadar

Yönümü çevirdim ismete doğru

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Matem Topluyorum

Mehtâbı izlemek hüzne yeter de

Geceme dökülür rengi hilâlin

Beni pişkinlikler düşürdü derde

Siyahı olsaydım o gün bilal’in

Matem topluyorum, girdim hizaya

Peşimden koşuyor türküler tek tek

Fısıltı geliyor… Emri Rıza’ya

Yüreğim taş gibi sözlerim ipek

Neyzeni hatırla matemi dinle

İçimde tüm sesler kendinden leyli

Gözlerimi kaçır mor gözlerinle

Zaten ben istemem olmayan meyli

Sömürülmüş ruhum kedere düştü

Yüreğim al götür ilhâma bak ta

Nasıl anlatsam ki bambaşka işti

Beni hep hüzünler ugurlamakta

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Matemin Aşk

Tuzak bilmez yer gök gölge rüzgâr

Geceler bitti aşk ihtiyar yorgun

Güzelden sonra öl iplik iplik yâr

Şiir kursağında rüyâyı kuşat

Ovaları topla çiz hudutları

İlham fışkırdıkça rüyam kapkara

Dağları uçur vur haydutları

Uzan ufuklara gel ara ara

Hoyrat ol fısılda yalnızlıklara

Bazen susmuş bulut bensiz kol kola

Ay ışığında hep sürüklen vara

Şarkılar söylersin belki gün ola

Beni götür sana, bana sen getir

Şeffaf ve samimi gayri olmasın

Geceler hep siyah hep simsiyahtir

Matemin aşk olsun bitmesin yasın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mavi

Yollar koyu ben gürültü ben yavan

Ah o günler ıslık yaz ve karavan

Gam uçurur hülyaların anbean

Yakar beni tılsımlı tahtaravan

Bin bir renkte şiir gibi ellerin

Aşk bürünmüş vagon kokan güllerin

Sessiz mâna şu efsunlu dillerin

Sen ızdırap sen bendeki heyecan

Duy gönlümü inayetle duy işit

Zümrüt yüzlüm nur şavkını vur dirilt

Ara ara parıldayıp sen gel git

Firdevs gibi seninleyken dört biryan

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mâzinin Göğertisi

Halkaları kopuyor  tutuşmuş potinleri

Özgürlük öpüşüyor söz kesmiyor bıçaklar

Şehre indi bir katil hançerlendi rutinler

Zemheriye sürülmüş ateş kusan alçaklar

İhtilallerden anla düşündüm de ne işti

Topla çıkar hesap et söz öldüren hesaplar

İklim istifa etti mevsimler hep değişti

Ve hâlâ saygıdeğer  amentüsüz ahbaplar

Biz hangi yüzyıldayız hava bozuk yer nemsiz

Yapılacak çok şey var sürgülenir mi kışım

Yüreğimde sızı var ağrılarım önemsiz

Mâzinin göğertisi içimdedir kardeşim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Meçhul

Hiçlik içinde o sır

Var mı daha kaç asır

Sustum maziye daldım derin ıstırap aldım

Mesafe arpa boyu koştukça kalakaldım

Sus ve konuş bilmece geldim sonuna geldim

Eşkin ve ürkek oldum

Bağır yüzün çevirde

Görmek kördür devirde

Vuruşur gerilerek toprak su fasıl gayem

Ve yorgun çok perişan fiyakadan sermayem

Tutmuşum ateşleri yaş söker mi bilmem hem

Belki meçhul hikayem

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Meçhûle

Bir tül gibi yüreğime dokundu

Âh be anam gözyaşların bene mi

Gün doğarken karanlıklar okundu

Zincirledi sevdalarım sinemi

İmge tamam duâ tamam söz tamam

Ömür boyu bir meçhule koşamam

Yol bozuksa çekip gider yaşamam

Bekleyişler harap etti senemi

Ruhum yalnız bulutlanan bir ada

Şiirlerim köprü yaptım feryada

Oysa bütün değilim ben deryada

Virân etti pervazsızlar hanemi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Medeniler

Fıtrât insanlıkta tümden inkıtâ

İzâha gerek yok tezahürüdür

Rağbet ne yazık ki  şaşı fıtrata

Zillet çeşit çeşit, bin bir türüdür

Mümin kim imân ne sorulmuyor ki

Delâlette boyun hür olmuyor ki

Şirk kokan mahfiller görülmüyor ki

Ferâset mevzû yâ körün körüdür

Bozuldu tahkikte mantık dokusu

Asırlar çobansız koyun kurt pusu

İslâm âlemi hep ölüm kokusu

Medeniler zulme koşan sürüdür

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Medeniyet

Birçok şeyin tiryakisi oldular

Kime yüklü nesillerin vebâli

Kıbleleri batı nişan pâye bildiler

Mersi bay bay kültürlüdür ahâli

“Nasıl yaşar öyle ölür” anarken

Nerde hata etti bizim büyükler

Medeniyet Firavunu sunarken

Sanma kalkar sırtımızdan bu yükler

Kültür zihnim ifâdemin otağı

Örf yamulmuş tepetaklak yürüyor

Avrupa’mı medeniyet batağı

Yetiş ey dost karanlıklar sürüyor

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Medine

Ab-ı hayat çağıldıyor

Firdevs gizli Medine’de

Hayy sesleri uğulduyor

Cennet yüzlü Medine’de

Engel yoktur niçin neden

Büyük küçük beden beden

Mecnun olur gelen giden

Cennet yüzlü Medine’de

Bin bir eda sathı güzel

Okçuların methi güzel

Uhud Dağı fethi güzel

Cennet yüzlü Medine’de

Gelen gider veren alır

Kimi gider kimi gelir

Tekrar nasip Allah bilir

Cennet yüzlü Medine’de

Akın akın perde perde

Ger gök coşmuş yâr var serde

Âşklar başlar her seferde

Cennet yüzlü Medine’de

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Meğer

Terk edebildiğim içimde erir

Geçip giden şeyler benimmiş meğer

Susuşumun sesi yer yer yeşerir

Kavgamı yeşerten demimmiş meğer

Ölüme soyunmak hayır giyerek

Beşikten mezara elif diyerek

Havfı yudumlayıp reca yiyerek

Yürümek izzetim şanımmış meğer

Merhaba ıstırap merhaba çile

Çilesiz her eylem perdeye hile

Gam keder üzüntü düşürse dile

Uçsuz vakitlerim yanımmış meğer

Lâf öyle ateş ki tüketir yakar

Çokluğu terk edip hiçlik bırakır

Tefriki kaldırır tağutu yıkar

Ve aşksız ibadet sonummuş meğer

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mehmed'e Sitem

Belki izahâtın zamanı geldi

İçimde ağulu sızı var Mehmet

Neslin hoyratlığı bağrımı deldi

Sırtımda çatırtı izi var  Mehmet

Sağ sol safsatadır gülmeyesin ha

Nifâk oyununa gelmeyesin ha

Öze eremeden ölmeyesin ha

Sende sadâkatin közü var Mehmet

Bitimsiz sevdalar kor olur elbet

Mazlumun lokması zor olur elbet

Derin karanlıklar durulur elbet

Islak sokakların va’zı var Mehmet

Kimler aşka gelir kimler uyanır

Teslimi bilenler Hakk’a dayanır

Hikmetle bezenir aşkla boyanır

Seherde secdenin özü var Mehmet

Sokak sokak huzur versin astığın

Kutsal varlığımdır ayak bastığın

İcabında ölüm olsun yastığın

Müjdenin bitmemiş kozu var Mehmet

Büyük düşün fikrin olmasın anlık

Pak ruhlara bayram nefse düşmanlık

Zevk safa hevesler sonu pişmanlık

Nice kavimlerin tozu var Mehmet

“Halk içinde Hak”ı çoklukta yoku

Dünya ve kâinat düşün yaz oku

Samimiyet öğüt mârifet doku

Yunus Mevlana’nın hazzı var Mehmet

Aldırma mahlûklar ürerse ürsün

Diline yobazlık cilası sürsün

Sefil ve beyinsiz türler görürsün

Her kışın mutlak bir yazı var Mehmet

Vicdanın sedası ufkuna merhem

Her an birlik olsun hitabında dem

Hem kime mahsustur gözlerinde nem

Beyaz atlıların gizi var Mehmet

Soysuzlara inat oku der âyet

Ve ruhsuz ateizm gerçek vesayet

Fikri hür mürteci değilsen şayet

Mutlak her yokuşun düzü var Mehmet

Heceler mustarip mısralar atsız

Sosyalist olur mu Adil Esat’sız

________________________________________________________________


Hocalar türedi mukaddesatsız

Tedbir-takdir kader-yazı var Mehmet

Tarih ve yağmalar söze gelemez

Mizansen kahpeler bizi bölemez

Vatanı bilmeyen şehit olamaz

Toprağın şehide sözü var Mehmet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mehmet Akif Ersoy

Hikmet idrak ferman kalbi safahat

Duygu aşk ızdırap gazelhan gibi

Bedrin arslanları ne tarif heyhât

Öyle bir izah ki cana can gibi

Şu boğaz harbi ki hür kılavuzum

Çanakkale duâ  hasbıhâl lazım

Öteye göz kırpan istikbal bizim

Âkif hem bir destan bir vatan gibi

Edirnekapı’da mâtem sesi var

Ruhuna  merhumun fatiha yazar

Ecdadın kokusu esiyor rüzgâr

Heybetli bir timsal o bürhan gibi

Fatih kürsüsü ah bir rüya görsem

Diz çöküp devrilip derdimi sersem

Öylece beklesem gözlerimde nem

Seheri bekleyen küheylan gibi

Bir mektep bir mabet terbiye asıl

Marşımı okusak bilmem kaç fasıl

Tebessümlerimiz mahzun velhâsıl

Duygular efkârsız perişan gibi

Kaç şehit yeşili saklı hırkanda

Âsım seninledir âsım arkanda

Ülkemin renkleri tevhid ırkında

Asabiyet tefrika bir şeytan gibi

Derin çıbanlar var kime varayım

Sensizlik esiyor gönül sarayım

Seninle İstanbul Bosna Hira'yım

İstiklal gürleyen bir umman gibi

Kavga aşk ızdırap yalnız çileli

Peygamber aşığı bildim bileli

Onu dertli eden namahrem eli

Âkif vâdedilen heyecan gibi

Âkif  sürgünlerin istikbâlidir

Âkif bayrağımın renk renk alıdır

Âkif şehametin gerçek hâlidir

Şehadet kuşanmış Alparslan gibi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mehmetçik

Yedi düvel yankılanır sesinde

Kıtaların onurudur Mehmetçik

Kutlu yolun şuuru var hissinde

Birliğimin sürurudur Mehmetçik

Arşa çıkar ayak sesi geçerken

Ona sorar güller gonca açarken

Tufan durur ateş söner o varken

Vatanımın göz nurudur Mehmetçik

O kahraman efsanedir dillerde

Altaylardan Galiçya’ya her yerde

Üç kıtaya dağılacak ilerde

Kıtaların huzurudur Mehmetçik

Vatanımda hiç batmayan bu güneş

Kime baba kime kardeş kime eş

Alev alev vatan tüter pür ateş

Ordumuzun gururudur Mehmetçik

Nerde zulüm pür gayretle varılır

Tez zamanda hesapları görülür

Cephe cephe şahadetle dirilir

Şehâdetin şehiridir Mehmetçik

Mehmet demek altın çağa niyâzdır

İdrâk etmek yaşamaktır vaazdır

Kosova’dır Kafkasya’dır Hicazdır

İnsanlığın şiârıdır Mehmetçik

Ölümsüzlük azığından beslenir

Yiğitliğin zirvesinden seslenir

Ölüm nedir ötesinden süslenir

Milletimin şuurudur Mehmetçik

Namus benim vatanımdır buyurdu

Ak kanıyla sulamıştır bu yurdu

Düşmanını sofrasında doyurdu

Çanakkale şiiridir Mehmetçik

Hey Malazgirt Sarıkamış Niğbolu

En derûni mânalarla dopdolu

Billur billur gözyaşları buğulu

Sâmimiyet duvarıdır Mehmetçik

O vatanın yavuklusu hastası

Asırlardır bağımsızlık bestesi

“Ya istiklâl ya ölüm”dür güftesi

İstikbâlin şâiridir Mehmetçik

O ölür mü o şühedâ o vatan

Ölmez demiş müjdelemiş Yaratan

________________________________________________________________


Micingirt der Mehmetçiğim cân cân cân

Peygamberler diyârıdır Mehmetçik

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mehter

Gazve-i Hudeybiye mucizeyi bahire

Heybetli polatların nefesi marşı mehter

Hikmet dolu susayış evvele ve ahire

Ummanı atlıların güneşi arşı mehter

Vuslatı hissettiren efsûni perestiş var

Hakikat irfanıyla sarar kucaklar mehter

Üç kıta yedi düvel iç içe fırka fırka

Kuvvetli sevdalarda her millete her ırka

Viyana’dan Kenya’ya Somali’den Irak’a

Bir destanın huzmesi öyküsü yaşı mehter

“Allah bes baki heves” gayrisi yoktan yeter

Zebercet iklimlerin pervazı hazzı mehter

Nihâyetsiz musiki bir devrin çağıltısı

Saadetli iklimin coğrafyası türküsü

Tarihin râyihası tabutumun örtüsü

Öksüz kalan bir devin büyüsü düşü mehter

Göz kulak dil şuurum irfan yoğurur yer yer

Vicdanı solukların yorgun Itrisi mehter

Mehter aşk kutlu düğün,”Abı-ı hayat” vuslat nur

Teberrüküm hatıram vur mehteran hele vur

Hem desturlu şarkılar tekrar tekrar okunur

Uyanık gönüllerin güftesi aşı mehter

Konçertolar Mozartlar ses verir sesten beter

Medeniyet melodim yaşa sen şanlı mehter

Hey muazzam orkestra şavkı içime doldu

Efsunlu nağmelerle paslı ruhum duruldu

Aşkım şevkim meşalem zümrütten bahar oldu

Ecdadın yadigârı ülküsü marşı mehter

Davamın esintisi ravzamın taşı mehter

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mekke

Mekândan münezzeh her âyetimiz

İmândan beslenir dirayetimiz

Gözü yaşlıların imdat  kapısı

Mekke'dir kalplere sirâyetimiz

Nasıl ârz edeyim ebed ve ezel

Nâbi'den şiirler Bilal'den gâzel

Cihâna bedeldir şehrin tapusu

Bulunmaz benzeri âh eder güzel

Bülbülü ağlatır gülü güldürür

Ruhu parıldatıp nefsi öldürür

İbrahim dedemden Kâbe yapısı

Derûni lisânla  yâre bildirir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Memleket

İmân irfân sevda seri

Şehit kanı alın teri

Çoğu kattım azlarıma

Ümmetin sığınak yeri

Dallarını kıskanırım

Toprağında ıslanırım

Yağmur serper gözlerime

Seherinde beslenirim

Sevdalarımda huri sen

Kimsesizlerin yâri sen

Sürur iner gizlerime

Gülüşlerim baharı sen

Binlerce yıl bestem oldun

Sıcaklığım üstüm oldun

Âb-ı hayat dizlerime

Alın secdem dostum oldun

Uzat elin hislendim ben

Işıltınla ıslandım ben

Dokunuşun sazlarıma

Yunuslara yaslandım ben

Şehâdettir boydan boya

Dost düşmana düğün toya

Vatanımın genzlerine

Tevhid yazdık dünya duya

Lügatim sen hece hece

Öpüyorum yüzün peçe

Karakışın yazlarına

Hasat vurur kavruk tece

Şehit gâzi genç ihtiyar

Koynunda yatan bâhtiyar

Küstün mü sen sözlerime

Memleketim kutlu diyâr

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Meram Eyle

Gözlerin göğsümde bakışın mahzun

Görür gibi konuş kal harem eyle

Hazan kapısından yüklü sitem sun

Yanmasın yüreğim al verem eyle

Sensizlik çektirme dayanamam hiç

Mutluluk gibiyim sen hep kırlangıç

Nergis tarlasına ekilmez pirinç

Gözleri çevirip gül kerem eyle

Sevenin gözleri yarasındadır

Kırağı göğsümün haresindedir

Ne varsa kalbimin arasındadır

Buğulu ateşim ol haram eyle

Yüzün bana dönüp yorgun yorgun bak

Sükûta sarmala gözyaşı bırak

Peşimden koşuyor malum kaydırak

Ecel terlerimi sil meram eyle

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Merasim

Şeyli öpüşmeler aşk öbek öbek

Dörtnala koşturur şeytanın atı

Flört kuşanıyor karnında bebek

Nikâhsız doğurur toy mevzuatı

Zihinlerde votka şişelerde su

Takıları getir nerdesin kadın

Hayvanlara özgü yolun yolcusu

Ahırlar avlular koklaşamadın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Merhaba

Çağdan çağa iz bırakan yiğitler

Geçmişini görenlere merhaba

Tez yetişin rubaîler beyitler

Hak sırrına erenlere merhaba

Üç kıtada at koşturan atlılar

Ak mazide duranlara merhaba

Kına yakıp hep kefensiz gittiler

Al yazmalı törenlere merhaba

Sağı solu Laz’ı Kürdü herkesim

Bu vatanı kuranlara merhaba

Mevlana’dan soluduğum nefesim

Alanlara verenlere merhaba

İsli paslı ölçü ayar vefasız

Bilal gibi yârenlere merhaba

Çare sizde çelik surdan vefa siz

Ötelere varanlara merhaba

Hakk’ın sesi minareden seslenir

Tatlı huzur saranlara merhaba

Gözyaşlarım tâ Hira'dan beslenir

Dost bağına girenlere merhaba

Hey mübarek Çanakkale sırdaşım

Al kanını serenlere merhaba

Ben şehidim şehit benim kardeşim

Micingirt’i soranlara merhaba

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Metalik Duygular

His nedir duygu kim arsıza düğün

Yaltaklık örtülmüş dölek yollarda

Ufuk yok kaygı yok her an günbegün

Yapmazcık ar irfân kıyam dillerde

Metalik duygular gayrısı perde

Köçeklik at başı, leylalar nerde

Sevdalar mezarlık hortlar içerde

Gözyaşı öpüşür paslı ellerde

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mete

ezberlenecek isim

söz orda başlıyor

huzur o

Ömer

yolculuğun çıkışı

gölge altı gibi

bir şey

Lütfi

...

karşılıksız şiir

İncitmeyen

âşk

Mete

...

"Ömer Lütfi Mete;

Uyan dedi ümmete”

düşününce hoş oluyorsun

ağlayabiliyorsun

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Metin Ağbi

Şiirsel hitapla uyardın beni

Çok geç bilemedim ben metin ağbi

Vakûr seslenişle kayırdın beni

Sükut olamadım ah metin ağbi

İmkân nispetinde duyurdun beni

Sessiz kalamadım ben metin ağbi

Âşkın sofrasında doyurdun beni

Hisse alamadım ah metin ağbi

Muhabbet eyleyip ayırdın beni

Öze gelemedim ben metin ağbi

Hicvin dürtüsünden sıyırdın beni

Yazdım silemedim ah metin ağbi

Seyrin yumağında eğirdin beni

Ben’i silemedim ben metin ağbi

Aşkın gerçeğine çağırdın beni

Neden gülemedim ah metin ağbi

13.11.13 - Metin Tekkcan ağbi’ye ithaf.

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Meyhane

Mutluluk parıltıda

Zanneder şûh bekârlar

Şuûr mevt gürültüde

Flört der sahtekârlar

İltifatlar şımarık

Ruhu kaybetti hane

İfrit bol zabit gerek

İzdivaçlar meyhane

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Meylin Kime

Müştereken muhabbeti dokusak

Eyvallâhın hakikatli kârını

İltifatı yâd ellerde okusak

Muhkem fiil inananın yarını

Ser verilir sır verilmez, sır canda

Ahmaklıklar seyyarlıklar her yanda

Güzellikler eşsiz rumûz canânda

Meylin kime, iyi belle yârini

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mezar

Duygularım konuşur yine yaşam sancılı

Baktım baktım terk etti dostları kaldı mezar

Etrafın ıssız mahzun varanları ürkütür

Vedalaşma yok serden ayrılık güden mezar

Burkuntular ruhumda derbeder beden mezar

Doymaz mısın cesetten bu açlık neden mezar

Nice koç yiğitleri yurdundan eden mezar

Anladım ki  her şey boş gelmiyor giden mezar

Sen hem cennet bahçesi hüznümü yaydım mezar

Cehennem çukuru sen cürmümü soydum mezar

Gassal-hane almadan kalbe havf koydum mezar

Açtın mı böğrün bana söyle kaç beden mezar

 Pierloti-11.06. 2005

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mezar Taşı

Mezar taşı

Beden beden bende ne var

Gövdemdeki prangayla

Mezar taşı benle yaşar

Mezar taşı

Bir gözyaşı bin ızdırap

Sırtımdaki hengâmeyle

Ömür boyu uçsuz mızrap

Mezar taşı

Tek gerçek sen bu dünyada

Madde mâna koşa koşa

Sana gelir mevt ard arda

Mezar taşı

İşte böyle iş derince

Havf ve reca endişesi

Titretiyor yeterince

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mezar Taşımı

Çamurdan yapsalar mezar taşımı

Seninle yan yana hemen iç içe

Gözlerim çukurda dönsem başımı

Sessizce ağlaşsak gelsen her gece

Olur mu bilmem ki yaşlar bahtiyar

Belki de serinden gelir tatlı ses

Cennetten bahçemi yoksa o diyâr

Baksana gidiyor sırayla herkes

Millet mi uykuda ben mi serseri

Gel haydi gel haydi sesler duyulur

Beşikten mezara yaktım eseri

Vah titrek vücudum nere koyulur

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mırıltı

Ateş çemberinde ah canım yurdum

Tutuşmuş yanıyor göz göre göre

Masonik başköşe yutkundum durdum

Gizlice kemirir kime ne çâre

İzzeti zillete yıkıp gezerler

Nifâk tohumunu ekip gezerler

Boğaza hortumu takıp gezerler

Takanlar semirir ama ne çare

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mısır Deme

Yusuf Züleyha de Mısır deme sus

Söz keser mi bilmem iki kelâm et

Rabialar mazlûm  askıda herkes

Dıştan Ebreheler içten cehâlet

Kanat vicdanları zincirlere vur

Manalı manasız lâf satmıyorum

İrfânsız secdeler gazap kavurur

Silkin, ümitsizlik  anlatmıyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mısır-529

Şeytanın askeri ölüm estirir

Ya İslam alemi söyletme beni

Satılık beyinler İslam ne bilir

Küfre yelken açmış masonik gemi

Küfrün derinliği hesaplar belli

Seyre pencerede idamı saydı

Hep aynı tiyatro yaş oldu elli

Böyle mi olurdu birlik olsaydı

Anlatabilecek kafamda nice

Çok şeyler canlandı son birkaç asır

Oyunlar oynandı sinsi gizlice

Sokakta yamyamlar mahzende Mısır

Filistin Suriye Türkistan Irak

Yakacak zalimi kan gözyaşı nem

Ezelden ebede bekler son durak

“Yaşasın cehennem” yaşa cehennem

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mısra

söz kafiye imge duygumun kör gözleri

yalanın masalları hayâlet firezleri

sürüklenin benimle

dörtlük ölü fildişi mânalar tuâli

Şiirler gülücükler alkış üstüne

mısra’yı desenimle yazsak

ne varsa kuşattınız zihnimi tükettiniz

duygularda yıkayıp öpüp şâir ettiniz

el ayak bedenimle

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mısralar

Şiire çökmüşüm yıllardan beri

Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla

Gâh ölgün imgeyim ruhum serseri

İmgelerde dolaş fark eyle ağla

Yorgun gözlerim hep endişe doldu

Asfaltlarda bağır kimseler duya

Sanki yaşayışım yüzyıllar oldu

Bekledim eceli yattım uykuya

Uzaktan bir ses duy kalkınca sabah

“Bir lokma bir hırka” çıkmaz aklımda

Hece mısralara gözyaşı mübah

Saklı ifâdeler her şey saklımda

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mısralarım

İçimde kıpırtılar mısra bir kum tanesi

Hüzne bulanıyorum Müştâk çilehanesi

Yalnızlık beşiğinin dokunuş çarşısında

Söyleyin mısralarım ben neyin avanesi

İçimde kıpırtılar mısra bir kum tanesi

Hürmetle icrâ olur çok şeyin vesilesi

Cellatla âşk içinde ateş giz hendesesi

Gafletin avlusunda hissiyat karşısında

Söyleyin mısralarım ben neyin divânesi

Hürmetle icrâ olur çok şeyin vesilesi

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Miat Duygular

Ben bildim bileli miat duygular

Şahlanır içimde küheylan olur

Rüyayı çatlatır sonra uykular

Yüreğe dokunan şiirler gelir

Derken beni sarar biri yukardan

Dalga dalga ateş içime düşer

Eşsiz bir his yavaş terk eder birden

Görülmedik yerde benle beraber

Gece garipliği renkler diz dize

Yüzümü sarmıştı kederler inan

Bir ölüm ayrılık birkaç mat dize

Coştum ve haykırdım o gün ne zaman

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Micingirt Ben

rüyalarda dolaşırım

solgun ışıklarla her gece

dolaşırım bucak bucak devrik düşüncelerimle

Micingirt ben ve uzun saplı bir dirgen

ıssız ve yorgun harmanlar

sessiz kuru yapayalnız

renk ölü ses maşat yoruldum

sarsık ve acılıdır hayallerim

temaşa eder her giden yabancı

cinni mağaradan aşağı

kar yüzlü dereleri

koyu bir sızı sarar zâr zâr bahtsız yürekleri

ne kadar da fark ettirmesek de

müthiş bir duygu taş duvarlar

viran olan bir mâzi ve

öldürülmüş eski evler

çatılar tutuyor perdeliyor

nasırlı elleri

toprak bacaları

yankılanıyor zigav’ın dere

akbaba’nın gerdanından

hüznüm aysbergler gibi

duygular enkaz

amcalar yok bir nesil kayıp

zaman dar dünya geniş

gece zifiri karanlık

kümbet ayrı bir hendese

çocuklar benden kaçıyordu

şeherli gelmiş şeherli nidâlarıyla

gel de ağlama

tıpkı dağılmış bir tesbih misali

imamesi kayıp

savrulmuştuk baş döndüren

zamanın akışında

 biçare divane

diyordum kendi kendime

mevsimin sonu kimse ses vermiyordu

bir ara bir ses duyar gibi

yosun serinliğinde

bu yerde ilham da yoktu duyguda

hem yerimi şiir yazmanın şimdi

hasretin katılığında boğuluyorum

________________________________________________________________


hele “koruğa güneş vurunca

kuzuları getir”

ah işte bu cümle var ya

derinden sarsıyordu tüm hatırları

gamda ıslanıyor

kederde yıkanıyordum

ne zaman yeni bir bahar

ne zaman Micingirt

ne zaman

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Micingirt’e Götürün

Gitmek istiyorum olmaz demeyin

O gün beni Micingirt’e götürün

Belki iyi gelir esirgemeyin

O gün beni Micingirt’e götürün

Ekmeği bereket suları serttir

Kerem gibi yanık ıstırap derttir

Yiğittir insanı dürüsttür merttir

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün yavrular sorduğu yere

Kuşluğun koruğa vurduğu yere

Götürün ömrümün vardığı yere

O gün beni Micingirt’e götürün

Yüküm hep fırtına sözlerim fasıl

Sonsuzluk koyuna varmaksa asıl

Nasıl anlatayım bilmem ki nasıl

O gün beni Micingirt’e götürün

Gurbetten sılayı görmek ne güzel

Ne güzel vuslata varmak ne güzel

Ruhunu sılada vermek ne güzel

O gün beni Micingirt’e götürün

Halı kilim keçe yürek sanatı

Öküzü ineği ve rahvan atı

Toprak bacalara kar saltanatı

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün aklımın erdiği yere

Anamın tahılı serdiği yere

Götürün verenin verdiği yere

O gün beni Micingirt’e götürün

Otuz sene oldu köyümden ayrı

Şiir biriktirdim hüznümden gayri

Hicran bırakıyor uzaktan seyri

O gün beni Micingirt’e götürün

Hayali bir mezar bir ümit beyim

Belki de ordadır ölüm meleğim

Beyhude bir teklif son bir dileğim

O gün beni Micingirt’e götürün

Maksutçuk İslamsor Saat’ta durun

Hacıgazı merhum bir selam verin

Geçin değirmene biraz oturun

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün kundağım sardığı yere

Babamın elli yıl durduğu yere

________________________________________________________________


Götürün kalbimin yorduğu yere

O gün beni Micingirt’e götürün

Susuşun çığlığı hecelere bak

Isıtmıyor artık beni bu toprak

Ateşten asfaltlar ben yalınayak

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün zıgava yıkayın derim

Harsıntap tenhadır ıssız severim

Ağbaba’ya rüzgâr olur eserim

O gün beni Micingirt’e götürün

Türkmen’im Türk benim Çerkez Kürt benim

Unutulmuş sevda anayurt benim

Niğbolu Malazgirt Micingirt benim

O gün beni Micingirt’e götürün

Gözyaşım hasretim baharım kışım

Bağrımın sesidir götür deyişim

Micingirt’e kaldı gülümseyişim

O gün beni Micingirt’e götürün

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Micingirt’te Uyandım

Micingirt’te uyandım

Ve kamet kulağımda

Kimler yok ki yanımda

Tâze temiz dünyamda

Babama müjde gitti

Ben ikinci beyitti

Babam sevindi tabi

Bir ben vardım bir abi

Şükür dedi ya rabbim

Biraz somurttu abim

Haksız  değildi ama

Pabuç atıldı dama

Bir yıl sonra doğmuştuk

İki oğul olmuştuk

Mehmet Taşkın üç olduk

Fatihle bir kaç olduk

Ve Melike Emine

Annem oldu nur nine

Gelin dedi evlatlar

Eşref-i nasihatler

Duamla sizinleyim

Kalp gözüyle dinleyin

Hak yolunu tutalım

Yaratana tapalım

Defter soldan gelmesin

Şeytan bize gülmesin

Biz dinleriz babayı

Atayı akrabayı

Çakmak gibi bakıştık

Hak yolunda anlaştık

Hedef kutlu ağlaştık

Ve sözümüz söz dedik

Dere tepe düz dedik

Baba harçlığı verdi

Derken kader ayırdı

Çoluk çocuk çoğaldık

Vatan boyu dağıldık

Buluşmamız bayramdan

Tâ bayrama değildir

Buna babam kefildir

İki bayram tatil yaz

Rengârenk niyaz vaaz

________________________________________________________________


Düğün sünnet ve yasta

Hem Bursa’da hem Kars’ta

Toplanırız pür edep

Buna büyükler sebep

Eski günler yâdlanır

Bakışlar kanatlanır

Annemin tatlıları

Ve ağızlar tatlanır

Bu devran hep sürüyor

Sevinç ârşa yürüyor

Edep erkan şükür var

Pehlivan bir babam var

Duâ edip duruyor

Mevla’m bizi koruyor

İşte dostlar ben buyum

Babamdan kaldı huyum

Ben bir hiçim ben neyim

Biraz balçık ve suyum

Eğer adam olursam

Ve haddimi bilirsem

Halifeyim ben beyim

Bu sırlı imtihanda

Onurlu imtihanda

Gafletten uyanalım

Takvaya boyanalım

Buyurdu yüce nebi

Varlığımın sebebi

Sürünsün de sürünsün

Aman Allah’ım aman

Oyun zordur zor oyun

Reçeteyi okuyun

Dava ağır yol uzun

Düşündük uzun uzun

Baba miraca durdu

O ne müthiş huzurdu

Celâllendi buyurdu

Şahlandırın bu yurdu

Sonsuzluk bestesiyle

Babalık güftesiyle

Çoluk çomak çoğaldık

Vatan boyu dağıldık

Emri haktır ne derim

Böyle yazmış kaderim

Micingirt’te uyandım

________________________________________________________________


Ve kamet kulağımda

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Micingirt’ten Ötürü

Selamsız sokakların ışıklarında yürü

Şiirleri öperim Micingirt’ten ötürü

Kar yağmıyor buralar  kuş konmuyor dağlara

Al beni de koynuna yürüyelim götürü

Şiirleri öperim Micingirt’ten ötürü

Günbegün çoğalıyor,hüsün hasret kasvet dert

Mazinin uğultusu yanık türkü Micingirt

Kale kümbet mıhlanmış benzer ulu çınara

Tarih şahit pek cömert şu Micingirt mertten mert

Mazinin uğultusu yanık türkü Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mikyas

Yiğit o ki lehti melekler kaza

Nefsi hükümdarlar Sezar’da kalır

Şuur bırakanlar göçer sonsuza

Feryat tanımayan azarda kalır

Hâdise ebede alıp gitmek ter

Yalancı tufanlar gelir ve geçer

Ruhunla gelecek sendeki eser

Mevt çarkın çemberi mezarda kalır

Sen kim ve neslin kim kendini ara

Öyle bir tövbeyle yalvar ki yâra

Mikyâssız yolculuk çarpar duvara

Ölümün şiddeti nazarda kalır

Aldatmaca yalan küstahlık ama

İhânet husumet kavga arama

Mukaddesatları nefse harcama

Eğri keresteler hızarda kalır

Kitab-ı mukaddes ne diyor bir bir

Meşruiyet temiz dilde yeşerir

Ferâseti azar azar yer kibir

Haddini bilenler huzurda kalır

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Millet

Bir neslin idrâki Ahmet Arvasi

İmanla nakşetti  ilim irfanı

Öze ermişlerden edibin hası

Şâir  mutasavvıf Ahmed-i Hani

Her renk hissetmeli izâhat yetmez

Bu iki dörtlükte millet tarifi

Söyleyin kardeşler kim kabul etmez

Sırt sırta ibo'yla ozan arif'i

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Milli

Ben kavgama köle mutlak amele

Çorak topraklara yağmaya geldim

İrfân harcı döktüm milli temele

Gizli hesapları boğmaya geldim

Anlamaz milli ne geviş getiren

İki kelime var tarihe giren

Şüheda ve vatan mührü tekbirden

Muhteşem geçmişle doğmaya geldim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Milli Hissiyat

Nasıl anlatsam ki ey büyük çınar

Düşündüm zihnimde ifade çok zor

Yaş döken gözlerin cennete pınar

Seninle bir asır tarih gidiyor

İkbal patiskası böyle biçilir

Vuslat iklimiyle sarar herkesi

Milli hissiyatla aşka geçilir

İlelebet senle aşkın bestesi

Tıpkı Fatih gibi hakkın izi var

Fatih avlusuna mümin yağacak

Ve sonsuza doğru esecek rüzgâr

Merkez Efendi’ye güneş doğacak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Milliyet Îslâmiyet

Halay horon aynı dem

Birlik doludur heybem

Müslümanız hem madem

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Türk Kürt Laz aynı millet

 Milliyet Îslâmiyet

Klavuzdur Kur’an’ım

Hak yoluna kurbanım

Tevhid dinim imanım

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

İrfanımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Minarede Bilâliz

Al bayrakta hilâliz

Kuran biziz kural biz

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Varlığımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Vatan bize emanet

Kardeşiz ilelebet

Nifaktır asabiyet

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Türk Kürt Laz aynı millet

 Milliyet Îslâmiyet

Yiğitlere harmanız

Kimsesize dermanız

Çöl kokulu fermanız

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Varlığımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Biriz biriz biriz biz

Müslümanız hürüz biz

Sonsuza dek varız biz

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

________________________________________________________________


İrfanımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Davamız bir aynı yurt

Yol mübarek yolcu mert

Tekbir diyor Micingirt

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Türk Kürt Laz aynı millet

 Milliyet Îslâmiyet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mimoza

Dağlar duman dere yosun

Gözyaşları sel mimoza

Mor menekşe gelmiyorsun

Bakma öyle gül mimoza

Koş  akasya yeni dünya

Her tarafın pür petunya

Sarmaşığı bil açalye

Renklerini bil mimoza

Rengârenksin şelalesin

Sen yasemin sen lalesin

Çiçek misin yoksa nesin

Niyâz eyle dol mimoza

Solukların hanımeli

Nergis zambak işlemeli

Zerafete ne demeli

Gül farz eyle gül mimoza

Gül pembede gonca sende

Nakış nakış her desende

Leylâk olup gelmesen de

Beni benden al mimoza

Anlatamam melalimi

Haram etme helâlimi

Gece gündüz tut elimi

Tut nâz eyle kal mimoza

Sende saklı tüm dilekler

Menekşeler kelebekler

Sal Ömer’e hâla bekler

Sal kokunu sal mimoza

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mirâç

Sevgiliden bir ses huzuruma gel

Semâvi muhâbbet rahmaniydi el

Ne ûlvi yolculuk o ne müthiş hâl

Âşk inâyet vuslat fermandır Mirâç

Mescid-i Haram’a gitti gizlice

İsrâ ve Miraç-ı gördü o gece

Çağırdı Cebrâil buyur Miraç’a

Dergâhında secde divândır Mirâç

Refref’le iç içe vardı huzura

Seyretti yârini erdi huzura

Aldı üç hediye durdu huzura

Şân’ından mağfiret dermandır Mirâç

Şükrettim yol ettim kaç milyon kere

Mirâç kurtuluştur sonsuz tezkere

Yâr ile hasbıhâl günde beş kere

Bakâra sûresi imândır Mirâç

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Misyon

Hesap kitap ardın da

Misyon belli işitmez

Fitne fesat yurdunda

Postallarla iş bitmez

Bak hele bak köksüze

Sürer gider yok gitmez

Şehadetsiz öküze

Ne söylesem söz yetmez

Ve kodesin ardına

Savruluyor kül yutmaz

İplikler baş masonda

Yatar kalkar unutmaz

Utanmadan eser yok

Bukalemun belirtmez

Her şey ayan cürmü çok

İthâl feraset yetmez

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mor Düğün

Usuldan usula yaktı sözlerin

Eşkine türküler sunmayayım mı

Yüreğim kuşatmış yağmur gözlerin

Mısralı yaşlara kanmayayım mı

Günler büyümüyor günler bir öğün

Susuşan füsunla belki mor düğün

Rikkatle bakınca sensiz gördüğün

Uykuda adını anmayayım mı

Sendeki bekleyiş çok şeye gebe

Sahilsiz günlerde kalmaz engebe

Köz olmak ne güzel yıktım sebebe

Seninle köz olup yanmayayım mı

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mor Saçlarına

Küçük hislerinle terki derince

Mutluluklarına ağlayacaksın

Kalbi dudaklara öpüp verince

Farkı fark eyleyip ağlayacaksın

Eşarbı parıldat mor saçlarına

Ötenin yazgısı miraçlarına

Şiir serpirtirsin sertaçlarına

İsmi zikreyleyip ağlayacaksın

Ölümsüzlüklere ola niyetin

Ebedi ömrü mü erdem diyetin

Varlığın yokluğun hüsnüniyetin

Yanıp terk eyleyip ağlayacaksın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mor Tepeler

Şu karşı ki mor tepeler

Kaç asırdır inler durur

Aşk melodi yâr tepeler

Gâh raks eder gâh kudurur

Çok içlenmiş çokta yorgun

Hilafım yok garip durum

Hele sorun kime dargın

O mor tepe ben uçurum

Sır götürür yavaş yavaş

Var sebebi var elbette

Sonsuz şarkı belki savaş

Parola aşk bu nöbette

Alış veriş her haliyle

Ayrı vuslat ayrı mâna

Hû hû çeker hâl diliyle

Şu mor tepe toprak ana

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Muâllakta

Aşk mavisi dörtlükler

pek artist hicivlerim

beyitlerim sihirli

hecelerse tabutluk

ve sözlerim ayışığı

duygular muâllakta

gözlerime dert

kaçmış…

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Muhkem Haysiyet

Derin ıstıraplar tahammülüm var

Zihnin haritası fıtratta madem

Kaval çal oynaşır otçul  davarlar

İnsanlık nerede nerede adam

Telkinlerim yalın dünya varına

Düşünmek keşiftir ezele niyet

Babam ortak oldu ahuzarıma

Öptüm ellerinden muhkem haysiyet

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Murakabe

Baş ayak kadın erkek sanki seçip elemiş

Kimine renk renk burka kimini peçelemiş

Hayat bir murâkabe büzülmüş yaşıyorum

Ucu keskin tepeler zirveyi perdelemiş

İklim mevsim gül râna ihtimal sendelemiş

Yoklukla bütünleşip zamanı rendelemiş

Hayallerim kırağı dokunma üşüyorum

Mâziyle yükselen ses mâziyi tepelemiş

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Murdoch'ın Tekeleri

Nifak gözenekleri dayanılmaz hoşlukta

Bıyıklı yosmalarla arsız öpüşüyorlar

Vicdanın iç döküşü kayboluyor boşlukta

Boğazdaki heykeller içtikçe düşüyorlar

Husumetin katığı ağu ateş katrandır

Renk koku kişisellik duygusallık didişme

Tabut kefen ip düğüm belâlar yakındandır

Gel de doğruyu söyle ağıt yaz gidişime

Dökülüyor üstüme kıyamet lekeleri

Ve son birkaç asırdır  bâb-ı âli küheylan

Fötr şapka siyonları  Murdoch'ın  tekeleri

Sam hâlâ darbe bekler dayan milletim dayan

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Musalla Taşı

Sessizce izliyorum bu saldırganlık niye

Köprüleri yıkmadım şimdi artık yakılsın

Ne vefa var ne hissin döndüm baktım geriye

Her eylemin karışık ne ucube akılsın

İfâdeler bir yana, kelimeler yerlerde

Lâkin çok geç fark ettim akılsız olduğunu

Habersizsin çok şeyden kıstas var perde perde

Bu nasıl bir şaşkınlık zannetmem bildiğini

Bu kısacık rüyâda seninle uğraşamam

Çözülüşler olsa da benim aklım başımda

Ay güneşe girerken ben sevdasız yaşamam

Benim aklım orada hep musalla taşında

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Musiki

Hislerim kıldan ince

Hissiyatım buğulu

O aklıma gelince

Oluyorum dupduru

Hasret ne kadarda zor

Hele mavi geceler

Balyoz gibi vuruyor

Beynim zonk zonk heceler

Mecnun gibiyim yine

Tersten esiyor rüzgâr

Daldım musikisine

Okşayan ıstırap var

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Musikin Olayım

İçimdeki sevinç sahilsiz ada

Zorun kuytuları içimde yaşar

Sanma ölümlüler ölür dünyada

Hep seni yaşarlar hep seni arar

Yer yer kapışırım yokluk sesiyle

Boşlukta bekleyen esirler gibi

Hazan gölgesinde ağlasam bile

Gözyaşım hecesiz nesirler gibi

Gece dökülürken dağın döşüne

Kuşatır yamacı gölge gerilir

Kimler bakıverir fecrin peşine

Bendeyse matemsi sala verilir

Karalar bağlamış yorgun notalar

Uzatma bir tanem sus ara ara

Hep sende bendeki tatlı yaralar

Musikin olayım senli bahara

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mustafa Kemal

Toprağa yazdırdı medeniyeti

Büyük Baş Komutan Mustafa Kemal

Yiğitlik mihengi barış niyeti

İşte Baş Komutan Mustafa Kemal

Bağımsızlık dedi buydu beyanı

O gün Baş Komutan Mustafa Kemal

Coştu arkasından atlı yayanı

Başta Baş Komutan Mustafa Kemal

Nice badireler gördü bu millet

Önde Baş Komutan Mustafa Kemal

Muhteşem aslına vardı bu millet

Koştu Baş Komutan Mustafa Kemal

Ömer ne güzelde yazıyor kalem

Yazdım Baş Komutan Mustafa Kemal

Çalış dedi çalış gülsün tüm âlem

Coştu Baş Komutan Mustafa Kemal

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Müktesebat

Karabağ ah Kerkük Myanmar Kırım

Çaresiz gözyaşı katliamlar var

Mezar diplerine his bırakırım

Sırtımda hep küfe keder gam efkâr

Sırtımda sözcüğü neyi andırır

Aklıma gelince hep arıyorum

Asımın nesli mi, kim uyandırır

Kehânet sanatla yalvarıyorum

Şiir karadelik ben pek gayrette

Söz bitti yazmaktan kahrola sanat

Diziler pek arsız izzet hayrette

Gâvurun zulmüne oldu saltanat

Acı hep yenilgi ümmetten yana

Parmak uçlarımdan süzülmekteyim

Bir kere burçlara çıkıp baksana

Konfor pisliğinde ezilmekteyim

Hicvettim imzalı ne deyim daha

Ne varsa kaybettik bize ne diye

Hangi müktesebat biçilmez paha

İnsanlık namına yapın reddiye

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Mümtaz

Mümtaz epey haşin zenne gibi az

Adam denilir mi kadın der hayır

Ölü beden tıpkı kemirse duymaz

Şımarık burjuva yazma der şâir

Uçsuz bucaksız ev el pençe beyi

Kocadan ziyade fino köpeği

Ev değil keşhane aşk zembereği

Tahrip maskaralık flört vesâir

Batılılaştık ya her halt var şükür

"Maskeli vicdanlar" Akif der tükür

Gün gelir dokunur Münker ve Nekir

Belki alâmeti zaman bu âhir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Münasebetsiz

Her dağın başında olsa bir çınar

Uzun veya kısa gölgeli ya da

Düşünce dünyamda çok şey var kanar

Takdire arz çok zor gerçek manada

Yazdıklarım kılıç şiirler kınım

Lâkin yolculuğum sarmaz herkesi

Epeyce kıskancım ve de kızgınım

Zevklere çalmaz ki aşkın bestesi

Münasebetsiz mi yaz dur boşuna

Kalem haysiyeti hecede yorum

Cebelleşiyorum kendi başıma

Kelimeler döktüm utanıyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Müslüman

Kalk ayağa müslüman zillettir mağlubiyet

Olma  küfrün aynası yekpare Ona sığın

Boynumuzun borcudur cesaret samimiyet

Kalk ayağa kalk hele cehalet yığın yığın

Bakışlar kalabalık haberin var mı haktan

Var mıdır hınçlarını haykırışlarını duyan

Yolcu ne mühteva ne söz et hilâl bayraktan

Kalk ayağa müslüman sen halifesin uyan

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________________________________


Müstesnam

Bin bir tını geliyor üfül üfül sesinden

Avuçlarım müstesnam uzat rengini bulsun

Serinliğe koşalım iffetin testisinden

O efsunlu sözlerin aksın içime dolsun

Söyle müstesnam hele müslüman rüyaları

Şu firâvun gurbette yürüme nazlanarak

Tıpkı bir kuğu gibi arşınla kayaları

Gözlerimin içinde aşk vakti gizlenerek

Ömer Ekinci Micingirt


______________________________________________________