ŞİİRLER 6





Leyli

Duygular hapsolmaz gizlenmez yâda

Sevi kuytuları bir ömür yaşar

Vuslatın izleri silinmez suda

Dalgalar içinde kendini arar

Soluğum tüketti çığlık sızısı

Kim bilir nerede ölür dirilir

Sonun iskelesi alın yazısı

Bâkir koyaklarda sala verilir

Yokun ülfetleri varın sesiyle

Bilinmez bekleyen meylinin sesi

Kapatıp ağzımı uyusam bile

Uykumu kaçırır leylinin sesi

31.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Madımak

'İslami Terör' mü külliyen yalan

Hiç canı yakar mı imanlı biri

O gün bir vahşilik zihinde kalan

Kim kimi gömerdi kim diri diri

Zaman derin kuyu tarih hayrette

Anbean kovalar tedbir tedbiri

Karanlık mihraklar sonsuz gayrette

Gün gelir kırılır küfrün zinciri

Asla öldüremez el temiz else

Kardeşi kardeşe kuruldu nifâk

Hâinler taş olur hak dile gelse

Biz biriz bölemez kirli  ittifak

09.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mahmur Bakış

Kimse anlayamaz bendeki hâli

Anlat deme bana anlatamam ki

Ömrümü tükettim seni bileli

Bana bir hal oldu seni görünce

Hüznü kucaklarım matemle her an

Sürüyen yazgı bu benle numayan

Biraz gülümseyip secdeye dayan

İdrak vecde geldi seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene

Gel mahmur bakışla bakmayı dene

Vuslat yakın olur duâ edene

Sevda vuslat buldu seni görünce

Bakışın kıvılcım üslup hâralı

Zümrüdî iklimin mahzun maralı

Dörtlükler acemi bağrım yaralı

Yaralarım soldu seni görünce

Ben hep seninleyim sen sitem yine

Geçmişi eğirip aşka gelsene

İffet abidesi, şirin çingene

Ruhum sende kaldı seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene

Gel mahmur bakışla bakmayı dene

Sende doğdum öldüm, öldüm bin kere

Aklım sende kaldı seni görünce

Gözlerin yâr o gözlerin

Yâr o mahmur o gözlerin

Kurban olur yoluna hep

Ölene dek o gözlerin

Yâr o mahmur yâr gözlerin

Gözyaşı yolladım yazı kadere

Ölüm çığlıkları bizdeki töre

Senle doğdum senle öldüm bin kere

Bana bir hâl oldu seni görünce

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mahreçsiz

Vicdanlar ahrazlaşmış sözcükler puşt

vefa geride kaldı tavırlar ihânet

vakit kemirgen çenemizden

susmuşum aralıksız

boşluğun kovuğunda sessizlik uğultu

şiir beni simgeler

Cam kırığı gibi ruhum hışır hışır

sözlerim hareli dilimde mahreçsiz

besmele ututkanlık dalgınlık

Hısım yok dost yok bağ koptu

ve varoşlar patates yüzlü çocuklar

duygular uzun hava kıvamında

paramparçayım

Küfrün kızıl sancağı sarmaşdolaş evlerle

nedâmetle geçen bir ömür

sözcükler ben tevbe ve peşinden

havf reca büklümleri

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mahzun Bakışlım

Ötenin iklimi sendeki huzur

İçimi bambaşka şule sarıyor

Sensizlik sarınca yaşam nede zor

Gözlerim bak yine seni arıyor

Mecnun etme beni yoluna kurban

Efsunlu bakışan müptelayım ver

Çoraklaşmış ruhum yeşersin nurdan

Uzaktan süzüşün beni yoruyor

Ah mahzun bakışlım hurilere denk

Dalgınlık nedendir hele elin ver

Yoksa huri misin nur hevenk hevenk

Hülyalı bakışın soluk veriyor

                                22.11.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Maksat

Kuşat azabım dindir

Her kuytu avaz avaz

Ses ve mahrem senindir

Sus terk eyle mânâ yaz

Sözlerin yorgun gibi

Koşa koşa aksadı

Ülke boyu terkibi

Aşıyor bu maksadı

Hissedersin hem madem

Nerde şimdi çilekeş

Aşk meşk değil ifadem

Renk koku ses diriliş…

05.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Marifet

Marifet kalplere beyinden girmek,

İlhamlar dalgadır azgın denizde.

Yaşam yağmurlarla yürüyen ırmak,

Akar gereğince dur deseniz de.

Ermek hoş takdire, çalış eresin,

“Çalışmak ibadet”, muhteşem ayet…

Sen koca bir dünya canlı küresin,

Vallâhi mesulsün adamsan şayet.

27.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Marx'ın Kalesi

Basın baykuş gibi kalem mert değil

Kanlı komiteler epeyden beri

Kirli kurnazlıklar vatan dert değil

Köşeler mezbele haset çemberi

Köksüz çırpınışlar mihrak atını

Koşturamayacak aşıldı çizme

Efendisi boğar Kandil zâtını

Kürt Türk Müslümandır kanmaz Marksizm'e

Vatan sütûnları şehâdet eser

Zerdüştler yıkıldı Marx'ın kalesi

Avrupa'ya rağmen zafer müyesser

Mağlubiyet yazar put müptelâsı

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Maske Duygular

Hafıza arayan marifetim ben

Desem telakkiler içime düşer

Anlayış garabet renk almış kirden

Kimin kültürüyüz biz nasıl beşer

Âh münasebetler fırtına düze

Camiler fikirsiz yetiş be Sinan

Milli ruh nerede ne oldu bize

Sokaklar hangarın gâvuru inan

Yığın yaygaralar maske duygular

İrfan tepetaklak gibiyiz sanki

Bozgun düşünceler arsız kaygılar

Dibi cehâletin dibiyiz sanki

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Maske Düştü

Gün geçtikçe suça gider

Gayrimeşru faça gider

Kin ve nifak müdavimi

Hacca gitmez Haç’a gider

Din iman der peçe gider

Yamyamlarla maça gider

Şaronlarla pek samimi

Misyon gelir Açe gider

Vahşet hile suça gider

Siyonistler Koç’a gider

Müslümanın rezil mimi

Maske düştü hiçe gider

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mâsumiyet

Süratim pek arttı boynumda yular

Şöhretle peş peşe basite doğru

Sırtımda zamanı silen duygular

Ben ben’le el ele fasite doğru

Lâyık olduğunu bulur mu herkes

İki ayrı âlem iki ayrı ses

Terk edemediğim bana ait his

Samimi bu sözler tesbite doğru

Mâsumiyet ne der sen gel bana sor

İçim bir hoş olur esince rüzgâr

Yer yer imkânlarım nispeti kadar

Yönümü çevirdim ismete doğru

14.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Matem Topluyorum

Mehtâbı izlemek hüzne yeter de,

Geceme dökülür rengi hilâlin.

Beni pişkinlikler düşürdü derde,

Siyahı olsaydım o gün Bilal’in.

Matem topluyorum, girdim hizaya,

Peşimden koşuyor türküler tek tek.

Fısıltı geliyor… Emri Rıza’ya,

Yüreğim taş gibi sözlerim ipek.

Neyzeni hatırla matemi dinle,

İçimde tüm sesler kendinden leyli.

Gözlerimi kaçır mor gözlerinle,

Zaten ben istemem olmayan meyli.

Sömürülmüş ruhum kedere düştü,

Yüreğim al götür ilhâma bak ta.

Nasıl anlatsam ki bambaşka işti,

Beni hep hüzünler ugurlamakta…

31.01.12

Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Matemin Aşk

Tuzak bilmez yer gök gölge rüzgâr

Geceler bitti aşk ihtiyar yorgun

Güzelden sonra öl iplik iplik yâr

Şiir kursağında rüyâyı kuşat

Ovaları topla çiz hudutları

İlham fışkırdıkça rüyam kapkara

Dağları uçur vur haydutları

Uzan ufuklara gel ara ara

Hoyrat ol fısılda yalnızlıklara

Bazen susmuş bulut bensiz kol kola

Ay ışığında hep sürüklen vara

Şarkılar söylersin belki gün ola

Beni götür sana, bana sen getir

Şeffaf ve samimi gayri olmasın

Geceler hep siyah hep simsiyahtir

Matemin aşk olsun bitmesin yasın

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mavi

Yollar koyu ben gürültü ben yavan

Ah o günler ıslık yaz ve karavan

Gam uçurur hülyaların anbean

Yakar beni tılsımlı tahtaravan

Bin bir renkte şiir gibi ellerin

Aşk bürünmüş vagon kokan güllerin

Sessiz mâna şu efsunlu dillerin

Sen ızdırap sen bendeki heyecan

Duy gönlümü inayetle duy işit

Zümrüt yüzlüm nur şavkını vur dirilt

Ara ara parıldayıp sen gel git

Firdevs gibi seninleyken dört biryan

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mâzinin Göğertisi

Halkaları kopuyor  tutuşmuş potinleri

Özgürlük öpüşüyor söz kesmiyor bıçaklar

Şehre indi bir katil hançerlendi rutinler

Zemheriye sürülmüş ateş kusan alçaklar

İhtilallerden anla düşündüm de ne işti

Topla çıkar hesap et söz öldüren hesaplar

İklim istifa etti mevsimler hep değişti

Ve hâlâ saygıdeğer  amentüsüz ahbaplar

Biz hangi yüzyıldayız hava bozuk yer nemsiz

Yapılacak çok şey var sürgülenir mi kışım

Yüreğimde sızı var ağrılarım önemsiz

Mâzinin göğertisi içimdedir kardeşim

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Meçhul

Hiçlik içinde o sır

Var mı daha kaç asır

Sustum maziye daldım, derin ıstırap aldım

Mesâfe arpa boyu, koştukça kalakaldım

Sus ve konuş bilmece, geldim sonuna geldim

Eşkin ve ürkek oldum

Bağır yüzün çevir de

Görmek yok mu devirde

Duruşur gerilerek, toprak su sesim gayem

Ben yorgunçok perişan, fiyakadan sermayem

Tutmuşum ateşleri, yaş söker mi bilmem hem

Vakt-i meçhul hikâyem...

05.03.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Meçhûle

Bir tül gibi yüreğime dokundu

Âh be anam gözyaşların bene mi

Gün doğarken karanlıklar okundu

Zincirledi sevdalarım sinemi

İmge tamam duâ tamam söz tamam

Ömür boyu bir meçhule koşamam

Yol bozuksa çekip gider yaşamam

Bekleyişler harap etti senemi

Ruhum yalnız bulutlanan bir ada

Şiirlerim köprü yaptım feryada

Oysa bütün değilim ben deryada

Virân etti pervazsızlar hanemi

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Medeniler

Fıtrât insanlıkta tümden inkıtâ

İzâha gerek yok tezahürüdür

Rağbet ne yazık ki  şaşı fıtrata

Zillet çeşit çeşit, bin bir türüdür

Mümin kim imân ne sorulmuyor ki

Delâlette boyun hür olmuyor ki

Şirk kokan mahfiller görülmüyor ki

Ferâset mevzû yâ körün körüdür

Bozuldu tahkikte mantık dokusu

Asırlar çobansız koyun kurt pusu

İslâm âlemi hep ölüm kokusu

Medeniler zulme koşan sürüdür

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Medeniyet

Birçok şeyin tiryakisi oldular

Kime yüklü nesillerin vebâli

Kıbleleri batı nişan pâye bildiler

Mersi, bay bay kültürlüdür ahâli

“Nasıl yaşar öyle ölür” anarken

Nerde hata etti bizim büyükler

Medeniyet Firavunu sunarken

Sanma kalkar sırtımızdan bu yükler

Kültür zihnim ifâdemin otağı

Örf yamulmuş tepetaklak yürüyor

Avrupa’mı medeniyet batağı

Yetiş ey dost karanlıklar sürüyor

15.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Medine

Ab-ı hayat çağıldıyor

Firdevs gizli Medine’de

Hayy sesleri uğulduyor

Cennet yüzlü Medine’de

Engel yoktur niçin neden

Büyük küçük beden beden

Mecnun olur gelen giden

Cennet yüzlü Medine’de

Bin bir eda sathı güzel

Okçuların methi güzel

Uhud Dağı fethi güzel

Cennet yüzlü Medine’de

Gelen gider veren alır

Kimi gider kimi gelir

Tekrar nasip Allah bilir

Cennet yüzlü Medine’de

Akın akın perde perde

Ger gök coşmuş yâr var serde

Âşklar başlar her seferde

Cennet yüzlü Medine’de

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Meğer

Terk edebildiğim içimde erir

Geçip giden şeyler benimmiş meğer

Susuşumun sesi yer yer yeşerir

Kavgamı yeşerten demimmiş meğer

Ölüme soyunmak hayır giyerek

Beşikten mezara elif diyerek

Havfı yudumlayıp reca yiyerek

Yürümek izzetim şanımmış meğer

Merhaba ıstırap merhaba çile

Çilesiz her eylem perdeye hile

Gam keder üzüntü düşürse dile

Uçsuz vakitlerim yanımmış meğer

Lâf öyle ateş ki tüketir yakar

Çokluğu terk edip hiçlik bırakır

Tefriki kaldırır tağutu yıkar

Ve aşksız ibadet sonummuş meğer

07.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mehmed'e Sitem

Belki izahâtın zamanı geldi

İçimde ağulu sızı var Mehmet

Neslin hoyratlığı bağrımı deldi

Sırtımda çatırtı izi var  Mehmet

Sağ sol safsatadır gülmeyesin ha

Nifâk oyununa gelmeyesin ha

Öze eremeden ölmeyesin ha

Sende sadâkatin közü var Mehmet

Bitimsiz sevdalar kor olur elbet

Mazlumun lokması zor olur elbet

Derin karanlıklar durulur elbet

Islak sokakların va’zı var Mehmet

Kimler aşka gelir kimler uyanır

Teslimi bilenler Hakk’a dayanır

Hikmetle bezenir aşkla boyanır

Seherde secdenin özü var Mehmet

Sokak sokak huzur versin astığın

Kutsal varlığımdır ayak bastığın

İcabında ölüm olsun yastığın

Müjdenin bitmemiş kozu var Mehmet

Büyük düşün fikrin olmasın anlık

Pak ruhlara bayram nefse düşmanlık

Zevk safa hevesler sonu pişmanlık

Nice kavimlerin tozu var Mehmet

“Halk içinde Hak”ı çoklukta yoku

Dünya ve kâinat düşün yaz oku

Samimiyet öğüt mârifet doku

Yunus Mevlana’nın hazzı var Mehmet

Aldırma mahlûklar ürerse ürsün

Diline yobazlık cilası sürsün

Sefil ve beyinsiz türler görürsün

Her kışın mutlak bir yazı var Mehmet

Vicdanın sedası ufkuna merhem

Her an birlik olsun hitabında dem

Hem kime mahsustur gözlerinde nem

Beyaz atlıların gizi var Mehmet

Soysuzlara inat oku der âyet

Ve ruhsuz ateizm gerçek vesayet

Fikri hür mürteci değilsen şayet

Mutlak her yokuşun düzü var Mehmet

Heceler mustarip mısralar atsız

Sosyalist olur mu Adil Esat’sız

___________________________________________


Hocalar türedi mukaddesatsız

Tedbir-takdir kader-yazı var Mehmet

Tarih ve yağmalar söze gelemez

Mizansen kahpeler bizi bölemez

Vatanı bilmeyen şehit olamaz

Toprağın şehide sözü var Mehmet

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mehmet Âkif Ersoy

Hikmet idrâk ferman kudsi safahat

Duygu aşk ızdırap gazelhan gibi

“Bedrin arslanları” ne şuûr heyhât

Öyle bir izâh ki cana can gibi

“Şu Boğaz Harbi” hür kılavuzum

“Çanakkale”, “Duâ”, “Hasbıhâl” lazım

Öteye göz kırpan istikbâl bizim

Âkif hem bir destan bir vatan gibi

Edirnekapı’da melekler gezer

Cezbeler uçuşur fâtiha yazar

Bir veli yatıyor ey şanlı mezar

Heybetli bir timsâl o bürhan gibi

Fatih Kürsüsü ah Âkif'i görsem

Diz çöküp derdine derdimi sersem

Ulvi enginliğin vasfına ersem

Süvari bekleyen küheylan gibi

Nesiller horlanır âsım hislenir

İffet kazanında yosma beslenir

Frenkçe laklaklar lisân pislenir

Sevda aşk gayesiz söz tufan gibi

Bir mektep bir mabet terbiye asıl

Helalden harama bilmem kaç fasıl

Tebessümlerimiz sahte velhâsıl

Yürekler efkârsız perişan gibi

Yurdumuz yuvamız erkek ve dişi

Sıyrıldı fıtrâttan kadın er kişi

Çökerttik aileyi kırdık kirişi

İzzetin bağrında hezeyan gibi

Ve güneş doğudan doğdu doğacak

Gözyaşı rahmeti yağdı yağacak

Bu şiir vadisi beni boğacak

Yolunda şâirlik vecd divân gibi

Kaç şehit yeşili saklı hırkanda

Öteye müjdeli âsım arkanda

Ülkemin renkleri birdir ırkında

Irklarda tefrika bir şeytan gibi

Kime anlatsam ki kime sorayım

Haşyetten esiyor gönül sarayım

O’nun müjdesiyle O’na varayım

İstiklal gürleyen bir umman gibi

Âkif aşk ızdırap, Âkif çileli

Peygamber aşığı bildim bileli

___________________________________________


Onu dertli eden namahrem eli

Âkif vâdedilen heyecan gibi

Âkif zor günlerin istikbâlidir

Âkif bayrağımın renk renk alıdır

Âkif aşk vuslatın gerçek hâlidir

Cânân’a sığınmış fâtihân gibi

Mateme gözlerim hep onu arar

Âkif’te mâzimin ana rengi var

Davası büyülü mavi yeşil mor

Kuşatır ruhumu tâze kan gibi

04.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mehmetçik

Yedi düvel yankılanır sesinde

Kıtaların onurudur Mehmetçik

Kutlu yolun şuuru var hissinde

Birliğimin sürurudur Mehmetçik

Arşa çıkar ayak sesi geçerken

Ona sorar güller gonca açarken

Tufan durur ateş söner o varken

Vatanımın göz nurudur Mehmetçik

O kahraman efsanedir dillerde

Altaylardan Galiçya’ya her yerde

Üç kıtaya dağılacak ilerde

Kıtaların huzurudur Mehmetçik

Vatanımda hiç batmayan bu güneş

Kime baba kime kardeş kime eş

Alev alev vatan tüter pür ateş

Ordumuzun gururudur Mehmetçik

Nerde zulüm pür gayretle varılır

Tez zamanda hesapları görülür

Cephe cephe şahadetle dirilir

Şehâdetin şehiridir Mehmetçik

Mehmet demek altın çağa niyâzdır

İdrâk etmek yaşamaktır vaazdır

Kosova’dır Kafkasya’dır Hicazdır

İnsanlığın şiârıdır Mehmetçik

Ölümsüzlük azığından beslenir

Yiğitliğin zirvesinden seslenir

Ölüm nedir ötesinden süslenir

Milletimin şuurudur Mehmetçik

Namus benim vatanımdır buyurdu

Ak kanıyla sulamıştır bu yurdu

Düşmanını sofrasında doyurdu

Çanakkale şiiridir Mehmetçik

Hey Malazgirt Sarıkamış Niğbolu

En derûni mânalarla dopdolu

Billur billur gözyaşları buğulu

Sâmimiyet duvarıdır Mehmetçik

O vatanın yavuklusu hastası

Asırlardır bağımsızlık bestesi

“Ya istiklâl ya ölüm”dür güftesi

İstikbâlin şâiridir Mehmetçik

O ölür mü o şühedâ o vatan

Ölmez demiş müjdelemiş Yaratan

___________________________________________


Micingirt der Mehmetçiğim cân cân cân

Peygamberler diyârıdır Mehmetçik

28.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mehter

Gazve-i Hudeybiye mucizeyi bahire

Heybetli polatların nefesi marşı mehter

Hikmet dolu susayış evvele ve ahire

Ummanı atlıların güneşi arşı mehter

Vuslatı hissettiren efsûni perestiş var

Hakikat irfanıyla sarar kucaklar mehter

Üç kıta yedi düvel iç içe fırka fırka

Kuvvetli sevdalarda her millete her ırka

Viyana’dan Kenya’ya Somali’den Irak’a

Bir destanın huzmesi öyküsü yaşı mehter

“Allah bes baki heves” gayrisi yoktan yeter

Zebercet iklimlerin pervazı hazzı mehter

Nihâyetsiz musiki bir devrin çağıltısı

Saadetli iklimin coğrafyası türküsü

Tarihin râyihası tabutumun örtüsü

Öksüz kalan bir devin büyüsü düşü mehter

Göz kulak dil şuurum irfan yoğurur yer yer

Vicdanı solukların yorgun Itrisi mehter

Mehter aşk kutlu düğün,”Abı-ı hayat” vuslat nur

Teberrüküm hatıram vur mehteran hele vur

Hem desturlu şarkılar tekrar tekrar okunur

Uyanık gönüllerin güftesi aşı mehter

Konçertolar Mozartlar ses verir sesten beter

Medeniyet melodim yaşa sen şanlı mehter

Hey muazzam orkestra şavkı içime doldu

Efsunlu nağmelerle paslı ruhum duruldu

Aşkım şevkim meşalem zümrütten bahar oldu

Ecdadın yadigârı ülküsü marşı mehter

Davamın esintisi ravzamın taşı mehter

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mekke

Mekândan münezzeh her âyetimiz

İmândan beslenir dirayetimiz

Gözü yaşlıların imdat  kapısı

Mekke'dir kalplere sirâyetimiz

Nasıl ârz edeyim ebed ve ezel

Nâbi'den şiirler Bilal'den gâzel

Cihâna bedeldir şehrin tapusu

Bulunmaz benzeri âh eder güzel

Bülbülü ağlatır gülü güldürür

Ruhu parıldatıp nefsi öldürür

İbrahim dedemden Kâbe yapısı

Derûni lisânla  yâre bildirir

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Memleket

İmân irfân sevda seri

Şehit kanı alın teri

Çoğu kattım azlarıma

Ümmetin sığınak yeri

Dallarını kıskanırım

Toprağında ıslanırım

Yağmur serper gözlerime

Seherinde beslenirim

Sevdalarımda huri sen

Kimsesizlerin yâri sen

Sürur iner gizlerime

Gülüşlerim baharı sen

Binlerce yıl bestem oldun

Sıcaklığım üstüm oldun

Âb-ı hayat dizlerime

Alın secdem dostum oldun

Uzat elin hislendim ben

Işıltınla ıslandım ben

Dokunuşun sazlarıma

Yunuslara yaslandım ben

Şehâdettir boydan boya

Dost düşmana düğün toya

Vatanımın genzlerine

Tevhid yazdık dünya duya

Lügatim sen hece hece

Öpüyorum yüzün peçe

Karakışın yazlarına

Hasat vurur kavruk tece

Şehit gâzi genç ihtiyar

Koynunda yatan bâhtiyar

Küstün mü sen sözlerime

Memleketim kutlu diyâr

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Meram Eyle

Gözlerin pek mahzun bakışın mahzun

Görür gibi konuş kal harem eyle

Ve naz kapısından birkaç sitem sun

Yanmasın yüreğim al verem eyle

Ben senden pürmelâl sen ise benden

Sakladın kalbimi ta ki o günden

Gövdem ölüm solur sanki kökünden

Benli öfkeleri sil kerem eyle

Yokluklar çektirme dayanamam hiç

Ben bulut gibiyim sense kırlangıç

Nergis tarlasında vuslat suyu iç

Aşkın tozlarından kül dirhem eyle

Yârenin gözleri yarasındadır

Kırağı göğsümün haresindedir

Ne varsa kalbimin arasındadır

Hep benim ateşim ol haram eyle

Yüzün bana dönüp yorgun yorgun bak

Sükûta sarmala gözyaşı bırak

Peşimden koşuyor malum kaydırak

Bakışın saklayıp gül meram eyle

10.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Merasim

Çift çift öpüşmeler aşk öbek öbek

Dörtnala koşturur şeytanın atı

Flörtü mal etmiş karnında bebek

Nikâhsız doğurur toy mevzuatı

Zihinlerde votka şişelerde su

Takıları getir nerdesin kadın

Hayvanlara özgü yolun yolcusu

Evet aynen öyle iyi anladın

Ve ithal merasim ar hayâ artık

Şöhretler mabedi markalar putu

Ağlar dört bir yanda ziftten hıçkırık

Asrın gayyaları getir tabutu

29.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Merhaba

Çağdan çağa iz bırakan yiğitler

Geçmişini görenlere merhaba

Tez yetişin rubaîler beyitler

Hak sırrına erenlere merhaba

Üç kıtada at koşturan atlılar

Ak mazide duranlara merhaba

Kına yakıp hep kefensiz gittiler

Al yazmalı törenlere merhaba

Sağı solu Laz’ı Kürdü herkesim

Bu vatanı kuranlara merhaba

Mevlana’dan soluduğum nefesim

Alanlara verenlere merhaba

İsli paslı ölçü ayar vefasız

Bilal gibi yârenlere merhaba

Çare sizde çelik surdan vefa siz

Ötelere varanlara merhaba

Hakk’ın sesi minareden seslenir

Tatlı huzur saranlara merhaba

Gözyaşlarım tâ Hira'dan beslenir

Dost bağına girenlere merhaba

Hey mübarek Çanakkale sırdaşım

Al kanını serenlere merhaba

Ben şehidim şehit benim kardeşim

Micingirt’i soranlara merhaba

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Metalik Duygular

His nedir duygu kim arsıza düğün

Yaltaklık örtülmüş dölek yollarda

Ufuk yok kaygı yok her an günbegün

Yapmazcık ar irfân kıyam dillerde

Metalik duygular gayrısı perde

Köçeklik at başı, leylalar nerde

Sevdalar mezarlık hortlar içerde

Gözyaşı öpüşür paslı ellerde

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mete

ezberlenecek isim

söz orda başlıyor

huzur o

Ömer

yolculuğun çıkışı

gölge altı gibi

bir şey

Lütfi

...

karşılıksız şiir

İncitmeyen

âşk

Mete

...

"Ömer Lütfi Mete;

Uyan dedi ümmete”

düşününce hoş oluyorsun

ağlayabiliyorsun

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Metin Ağbi

Şiirsel hitapla uyardın beni

Çok geç bilemedim ben metin ağbi

Vakûr seslenişle kayırdın beni

Sükut olamadım ah metin ağbi

İmkân nispetinde duyurdun beni

Sessiz kalamadım ben metin ağbi

Âşkın sofrasında doyurdun beni

Hisse alamadım ah metin ağbi

Muhabbet eyleyip ayırdın beni

Öze gelemedim ben metin ağbi

Hicvin dürtüsünden sıyırdın beni

Yazdım silemedim ah metin ağbi

Seyrin yumağında eğirdin beni

Ben’i silemedim ben metin ağbi

Aşkın gerçeğine çağırdın beni

Neden gülemedim ah metin ağbi

13.11.13 - Metin Tekkcan ağbi’ye ithaf.

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Meyhane

Mutluluk parıltıda

Zanneder şûh bekârlar

Şuûr mevt gürültüde

Flört der sahtekârlar

İltifatlar şımarık

Ruhu kaybetti hane

İfrit bol zabit gerek

İzdivaçlar meyhane

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Meylin Kime

Müştereken muhabbeti dokusak

Eyvallâhın hakikatli kârını

İltifatı yâd ellerde okusak

Muhkem fiil inananın yarını

Ser verilir sır verilmez, sır canda

Ahmaklıklar seyyarlıklar her yanda

Güzellikler eşsiz rumûz canânda

Meylin kime, iyi belle yârini

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mezar

Duygularım konuşur yine yaşam sancılı

Baktım baktım terk etti dostları kaldı mezar

Etrafın ıssız mahzun yanık hicran acılı

Yok vedalaşma serden ayrılık güden mezar

Burkuntu var ruhumda derbeder beden mezar

Doymaz mısın cesetten bu açlık neden mezar

Nice koç yiğitleri yurdundan eden mezar

Her şey anladım ki boş gelmiyor giden mezar

Sende cennet bahçesi hüznümü yaydım mezar

Cehennem çukuru sen cürmümü saydım mezar

Gelmeden gassalhane kalbe havf koydum mezar

Açtın mı kucak bana, söyle kaç beden mezar

Eyüp Sultan Ve Pierloti-11 Haziran 2005

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mezar Taşı

Mezar taşı

Sende ne var bende ne var

Ki semavi prangayla

Mezar taşı benle yaşar

Mezar taşı

Bir gözyaşı bin ızdırap

Sırtımdaki hengâmeyle

Ömür boyu uçsuz mızrap

Mezar taşı

Tek gerçek sen bu dünyada

Madde mâna koşa koşa

Sana gelir mevt ard arda

Mezar taşı

İşte böyle iş derince

Havf ve reca endişesi

Titretiyor yeterince

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mezar Taşı

Çamurdan yapsalar mezar taşımı

Seninle yan yana hemen iç içe

Gözlerim çukurda dönsem başımı

Sessizce ağlaşsak gelsen her gece

Olur mu bilmem ki yaşlar bahtiyar

Belki de serinden gelir tatlı ses

Cennetten bahçemi yoksa o diyâr

Baksana gidiyor sırayla herkes

Millet mi uykuda ben mi serseri

Gel haydi,gel haydi sesler duyulur

Beşikten mezara yaktım eseri

Vah titrek vücudum nere koyulur

İmân tâze tutar yaşlı nefesi

Lütuf başım üstü secde dizime

Mezar kabul etmez öyle herkesi

Kimse bakmaz olur o gün yüzüme

Çürür uzuvlarım sen üzülürsün

Hüzün toprağı at alın yazıma

Eğil ruhuma de artık sen hürsün

İki yaş bırak git kefen bezime

Nere mahiyeti nedir nicedir

"Terhis teskeresi" sessiz hakikat

Kimine pek gündüz kime gecedir

Ölüm ebediyet , ölüm saadet

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mırıltı

Ateş çemberinde ah canım yurdum

Tutuşmuş yanıyor göz göre göre

Masonik başköşe yutkundum durdum

Gizlice kemirir kime ne çâre

İzzeti zillete yıkıp gezerler

Nifâk tohumunu ekip gezerler

Boğaza hortumu takıp gezerler

Takanlar semirir ama ne çare

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mısır Deme

Yusuf Züleyha de Mısır deme sus

Söz keser mi bilmem iki kelâm et

Rabialar mazlûm  askıda herkes

Dıştan Ebreheler içten cehâlet

Kanat vicdanları zincirlere vur

Manalı manasız lâf satmıyorum

İrfânsız secdeler gazap kavurur

Silkin, ümitsizlik  anlatmıyorum

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mısır-529

Şeytanın askeri ölüm estirir

Ya islam âlemi! söyletme beni

Satılık beyinler İslam ne bilir

Küfre yelken açmış masonik gemi

Küfrün derinliği, hesaplar belli

Sustuk pencereden idamı saydık

Hep aynı tiyatro, yaş oldu elli

Böyle mi olurdu birlik olsaydık!

Anlatabilecek kafamda nice

Çok şeyler canlandı son birkaç asır

Oyunlar oynandı sinsi gizlice

Sokakta yamyamlar mahzende Mısır

Filistin Suriye Türkistan Irak

Yakacak zalimi kan gözyaşı nem

Ezelden ebede bekler son durak

“Yaşasın cehennem” yaşa cehennem

10.03.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mısra

Söz kafiye imgeler duygunun kör gözleri

yalanın masalları hayâlet firezleri

sürüklenin benimle

Dörtlük ölü fildişi mâna tuâli kazsak

Şiirler gülücükler alkış üstüne yazsak

mısra’yı desenimle

Ne varsa kuşattınız zihnimi tükettiniz

duygularda yıkayıp öpüp şâir ettiniz

el ayak bedenimle

11.06.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mısralar

Şiire çökmüşüm yıllardan beri

Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla

Gâh ölgün imgeyim ruhum serseri

İmgelerde dolaş fark eyle ağla

Yorgun gözlerim hep endişe doldu

Asfaltlarda bağır kimseler duya

Sanki yaşayışım yüzyıllar oldu

Bekledim eceli yattım uykuya

Uzaktan bir ses duy kalkınca sabah

“Bir lokma bir hırka” çıkmaz aklımda

Hece mısralara gözyaşı mübah

Saklı ifâdeler her şey saklımda

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mısralarım

İçimde kıpırtılar mısra bir kum tanesi

Hüzne bulanıyorum Müştâk çilehanesi

Yalnızlık beşiğinin dokunuş çarşısında

Söyleyin mısralarım ben neyin avanesi

İçimde kıpırtılar mısra bir kum tanesi

Hürmetle icrâ olur çok şeyin vesilesi

Cellatla âşk içinde ateş giz hendesesi

Gafletin avlusunda hissiyat karşısında

Söyleyin mısralarım ben neyin divânesi

Hürmetle icrâ olur çok şeyin vesilesi

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Miat Duygular

Ben bildim bileli miat duygular

Şahlanır içimde küheylan olur

Rüyayı çatlatır sonra uykular

Yüreğe dokunan şiirler gelir

Derken beni sarar biri yukardan

Dalga dalga ateş içime düşer

Eşsiz bir his yavaş, terk eder birden

Görülmedik yerde benle beraber

Gece garipliği renkler diz dize

Yüzümü sarmıştı kederler inan

Bir ölüm ayrılık birkaç mat dize

Coştum ve haykırdım o gün ne zaman

24.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Micingirt Ben

rüyalarda dolaşırım

solgun ışıklarla her gece

dolaşırım bucak bucak devrik düşüncelerimle

Micingirt ben ve uzun saplı bir dirgen

ıssız ve yorgun harmanlar

sessiz kuru yapayalnız

renk ölü ses maşat yoruldum

sarsık ve acılıdır hayallerim

temaşa eder her giden yabancı

cinni mağaradan aşağı

kar yüzlü dereleri

koyu bir sızı sarar zâr zâr bahtsız yürekleri

ne kadar da fark ettirmesek de

müthiş bir duygu taş duvarlar

viran olan bir mâzi ve

öldürülmüş eski evler

çatılar tutuyor perdeliyor

nasırlı elleri

toprak bacaları

yankılanıyor zigav’ın dere

akbaba’nın gerdanından

hüznüm aysbergler gibi

duygular enkaz

amcalar yok bir nesil kayıp

zaman dar dünya geniş

gece zifiri karanlık

kümbet ayrı bir hendese

çocuklar benden kaçıyordu

şeherli gelmiş şeherli nidâlarıyla

gel de ağlama

tıpkı dağılmış bir tesbih misali

imamesi kayıp

savrulmuştuk baş döndüren

zamanın akışında

 biçare divane

diyordum kendi kendime

mevsimin sonu kimse ses vermiyordu

bir ara bir ses duyar gibi

yosun serinliğinde

bu yerde ilham da yoktu duyguda

hem yerimi şiir yazmanın şimdi

hasretin katılığında boğuluyorum

___________________________________________


hele “koruğa güneş vurunca

kuzuları getir”

ah işte bu cümle var ya

derinden sarsıyordu tüm hatırları

gamda ıslanıyor

kederde yıkanıyordum

ne zaman yeni bir bahar

ne zaman Micingirt

ne zaman

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Micingirt’e Götürün

Gitmek istiyorum olmaz demeyin

O gün beni Micingirt’e götürün

Belki iyi gelir esirgemeyin

O gün beni Micingirt’e götürün

Ekmeği bereket suları serttir

Kerem gibi yanık ıstırap derttir

Yiğittir insanı dürüsttür merttir

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün yavrular sorduğu yere

Kuşluğun koruğa vurduğu yere

Götürün ömrümün vardığı yere

O gün beni Micingirt’e götürün

Yüküm hep fırtına sözlerim fasıl

Sonsuzluk koyuna varmaksa asıl

Nasıl anlatayım bilmem ki nasıl

O gün beni Micingirt’e götürün

Gurbetten sılayı görmek ne güzel

Ne güzel vuslata varmak ne güzel

Ruhunu sılada vermek ne güzel

O gün beni Micingirt’e götürün

Halı kilim keçe yürek sanatı

Öküzü ineği ve rahvan atı

Toprak bacalara kar saltanatı

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün aklımın erdiği yere

Anamın tahılı serdiği yere

Götürün verenin verdiği yere

O gün beni Micingirt’e götürün

Otuz sene oldu köyümden ayrı

Şiir biriktirdim hüznümden gayri

Hicran bırakıyor uzaktan seyri

O gün beni Micingirt’e götürün

Hayali bir mezar bir ümit beyim

Belki de ordadır ölüm meleğim

Beyhude bir teklif son bir dileğim

O gün beni Micingirt’e götürün

Maksutçuk İslamsor Saat’ta durun

Hacıgazı merhum bir selam verin

Geçin değirmene biraz oturun

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün kundağım sardığı yere

Babamın elli yıl durduğu yere

___________________________________________


Götürün kalbimin yorduğu yere

O gün beni Micingirt’e götürün

Susuşun çığlığı hecelere bak

Isıtmıyor artık beni bu toprak

Ateşten asfaltlar ben yalınayak

O gün beni Micingirt’e götürün

Götürün zıgava yıkayın derim

Harsıntap tenhadır ıssız severim

Ağbaba’ya rüzgâr olur eserim

O gün beni Micingirt’e götürün

Türkmen’im Türk benim Çerkez Kürt benim

Unutulmuş sevda anayurt benim

Niğbolu Malazgirt Micingirt benim

O gün beni Micingirt’e götürün

Gözyaşım hasretim baharım kışım

Bağrımın sesidir götür deyişim

Micingirt’e kaldı gülümseyişim

O gün beni Micingirt’e götürün

25.02.15 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Micingirt’te Uyandım

Micingirt’te uyandım

Ve kamet kulağımda

Kimler yok ki yanımda

Yeni temiz dünyamda

Babama müjde gitti

Ve ikinci beyitti

Babam sevindi tabi

Bir ben vardım bir abi

Şükür dedi Ya Rabbim

Biraz somurttu abim

Haksız da değil ama

Pabuç atıldı dama

Bir yıl sonra doğmuştuk

İki oğul olmuştuk

Mehmet Taşkın üç olduk

Fatihle bir kaç olduk

Ve Melike, Emine

Annem oldu nur nine

Gelin dedi evlatlar

Ve ulvi nasihatler

Duamla sizinleyim

Kalp gözüyle dinleyin.

Hak yolunu tutalım

Yaratana tapalım

Defter soldan gelmesin

Şeytan bize gülmesin

Biz dinleriz babayı

Atayı akrabayı

Çakmak gibi bakıştık

Hak yolunda anlaştık

Hedef kutlu ağlaştık

Ve sözümüz söz dedik

Dere tepe düz dedik

Baba harçlığı verdi

Derken kader ayırdı

Çoluk çocuk çoğaldık

Vatan boyu dağıldık

Buluşmamız bayramdan

Ta bayrama değildir

Buna babam kefildir

İki bayram tatil yaz

Rengârenk ve pür niyaz

Düğün sünnet ve yasta

Hem Bursa’da hem Kars’ta

Toplanırız pür edep

Buna büyükler sebep

Eski günler yâdlanır

Bakışlar kanatlanır

Annemin tatlıları …

Ve ağızlar tatlanır

___________________________________________


Bu devran hep sürüyor,

Sevinç arşa yürüyor

Edep, erkân şükür var

Pehlivan bir babam var

Dua edip duruyor

Mevla’m bizi koruyor

Dar zamanda her yerde

İşte dostlar ben buyum

Babamdan kaldı huyum

Ben bir hiçim ben neyim

Biraz balçık ve suyum

Eğer adam olursam

Ve haddimi bilirsem

Halifeyim ben beyim,

Bu sırlı imtihanda

Ve nurlu imtihanda

Gafletten uyanalım

Takvaya boyanalım

Buyurdu Yüce Nebi

Varlığımın sebebi

Sürünsün de sürünsün

Aman Allah’ım aman

Oyun zordur zor oyun

Reçeteyi okuyun

Dava ağır yol uzun

Düşündük uzun uzun

Baba miraca durdu

O ne müthiş huzurdu

Celallendi buyurdu

Şahlandırın bu yurdu

Sonsuzluk bestesiyle

Babalık güftesiyle

Çoluk çomak çoğaldık

Vatan boyu dağıldık

Emri Haktır ne derim

Böyle yazmış kaderim

Micingirt’te uyandım,

Ve kamet kulağımda…

23.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Micingirt’ten Ötürü

Ruhumu fetheyleyen sevda aşkın her türü

Şiirler sarmaladı Micingirt’ten ötürü

Yaralı bülbül gibi koş diyardan diyara

Al beni de rıhtıma toptan hepten götürü

Şiirler sarmaladı Micingirt’ten ötürü

Yeşil mavi pembe mor,şifa anı kasvet dert

Beynimde uğultusu yanık şarkım Micingirt

Kale kümbet mıhlanmış benzer ulu çınara

Tarih şahit pek cömert şu Micingirt mertten mert

Beynimde uğultusu yanık şarkım Micingirt

11.03.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mihman Ol

Zulmet silinecek şüphe yok hâşâ

Vadedilen günler nerde efendim

Kâinat mahzundur bir baştanbaşa

İnsanlık bir”leş”miş şerde efendim

Çözülüyor ümmet düşmüş ağına

Onursuz yaşamın ar tuzağına

Layık mıyız bilmem Hirâ dağına

İffet te kalmamış ar da Efendim

Filistin,Şam,Kerkük baktım Bağdat'a

Puştlara terk ettik  vurduk rahata

Dört elle sarıldık sensiz hayata

Gençliğin vuslatı zorda Efendim

Efendim seyrine nasıl varayım

Sancağın altına seni göreyim

Mihman ol düşüme canım vereyim

Ne olur cemâlim gör de efendim

Azgınlık taht kurdu küfrün yanında

Ve asrın azâbı hasmın kanında

Şiir rüküşedir söz tufanında

Ömer’in tökezler zorda efendim

27.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mikyas

Yiğit o ki lehti melekler kaza

Nefsi hükümdarlar Sezar’da kalır

Şuur bırakanlar göçer sonsuza

Feryat tanımayan azarda kalır

Hâdise ebede alıp gitmek ter

Yalancı tufanlar gelir ve geçer

Ruhunla gelecek sendeki eser

Mevt çarkın çemberi mezarda kalır

Sen kim ve neslin kim kendini ara

Öyle bir tövbeyle yalvar ki yâra

Mikyâssız yolculuk çarpar duvara

Ölümün şiddeti nazarda kalır

Aldatmaca yalan küstahlık ama

İhânet husumet kavga arama

Mukaddesatları nefse harcama

Eğri keresteler hızarda kalır

Kitab-ı mukaddes ne diyor bir bir

Meşruiyet temiz dilde yeşerir

Ferâseti azar azar yer kibir

Haddini bilenler huzurda kalır

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Millet

Bir neslin idrâki Ahmet Arvasi

İmanla nakşetti  ilim irfanı

Öze ermişlerden edibin hası

Şâir  mutasavvıf Ahmed-i Hani

Her renk hissetmeli izâhat yetmez

Bu iki dörtlükte millet tarifi

Söyleyin kardeşler kim kabul etmez

Sırt sırta İbo'yla Ozan Arif'i

03.04.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Milli

Ben kavgama köle mutlak amele

Çorak topraklara yağmaya geldim

İrfân harcı döktüm milli temele

Gizli hesapları boğmaya geldim

Anlamaz milli ne geviş getiren

İki kelime var tarihe giren

Şüheda ve vatan mührü tekbirden

Muhteşem geçmişle doğmaya geldim

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Milli Hissiyat

Nasıl anlatsam ki ey büyük çınar

Düşündüm zihnimde ifaden çok zor

Yaş döken gözlerin cennetten pınar

Seninle koskoca tarih gidiyor

İkbal patiskası böyle biçilir,

Vuslat iklimiyle sarar herkesi.

Milli hissiyatla aşka geçilir

İlelebet senle aşkın bestesi…

Tıpkı Fatih gibi Hakk’ın izi var

Fatih Cami’sine mümin yağacak

Ve sonsuza doğru esecek rüzgâr

Merkez Efendi’ye güneş doğacak

28.02.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Milliyet Îslâmiyet

Halay horon aynı dem

Birlik doludur heybem

Müslümanız hem madem

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Türk Kürt Laz aynı millet

 Milliyet Îslâmiyet

Klavuzdur Kur’an’ım

Hak yoluna kurbanım

Tevhid dinim imanım

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

İrfanımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Minarede Bilâliz

Al bayrakta hilâliz

Kuran biziz kural biz

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Varlığımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Vatan bize emanet

Kardeşiz ilelebet

Nifaktır asabiyet

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Türk Kürt Laz aynı millet

 Milliyet Îslâmiyet

Yiğitlere harmanız

Kimsesize dermanız

Çöl kokulu fermanız

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Varlığımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Biriz biriz biriz biz

Müslümanız hürüz biz

Sonsuza dek varız biz

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

___________________________________________


İrfanımız hamiyet

Milliyet Îslâmiyet

Davamız bir aynı yurt

Yol mübarek yolcu mert

Tekbir diyor Micingirt

Birlik hak birlik oğul

Ayıran bizden değil

Türk Kürt Laz aynı millet

 Milliyet Îslâmiyet

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mimoza

Dağlar duman dere yosun

Gözyaşları sel mimoza

Mor menekşe gelmiyorsun

Bakma öyle gül mimoza

Koş  akasya yeni dünya

Her tarafın pür petunya

Sarmaşığı bil açalye

Renklerini bil mimoza

Rengârenksin şelalesin

Sen yasemin sen lalesin

Çiçek misin yoksa nesin

Niyâz eyle dol mimoza

Solukların hanımeli

Nergis zambak işlemeli

Zerafete ne demeli

Gül farz eyle gül mimoza

Gül pembede gonca sende

Nakış nakış her desende

Leylâk olup gelmesen de

Beni benden al mimoza

Anlatamam melalimi

Haram etme helâlimi

Gece gündüz tut elimi

Tut nâz eyle kal mimoza

Sende saklı tüm dilekler

Menekşeler kelebekler

Sal Ömer’e hâla bekler

Sal kokunu sal mimoza

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mirâç

Sevgiliden bir ses huzuruma gel

Semâvi muhâbbet rahmaniydi el

Ne ûlvi yolculuk o ne müthiş hâl

Âşk inâyet vuslat fermandır Mirâç

Mescid-i Haram’a gitti gizlice

İsrâ ve Miraç-ı gördü o gece

Çağırdı Cebrâil buyur Miraç’a

Dergâhında secde divândır Mirâç

Refref’le iç içe vardı huzura

Seyretti yârini erdi huzura

Aldı üç hediye durdu huzura

Şân’ından mağfiret dermandır Mirâç

Şükrettim yol ettim kaç milyon kere

Mirâç kurtuluştur sonsuz tezkere

Yâr ile hasbıhâl günde beş kere

Bakâra sûresi imândır Mirâç

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Misyon

Hesap kitap ardın da

Misyon belli işitmez

Fitne fesat yurdunda

Postallarla iş bitmez

Bak hele bak köksüze

Sürer gider yok gitmez

Şehadetsiz öküze

Ne söylesem söz yetmez

Ve kodesin ardına

Savruluyor kül yutmaz

İplikler baş masonda

Yatar kalkar unutmaz

Utanmadan eser yok

Bukalemun belirtmez

Her şey ayan cürmü çok

İthâl feraset yetmez

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mor Düğün

Apayrı işveyle yaktı sözlerin

Sana o hasretten sunmayayım mı

Ruhumu kuşatmış yağmur gözlerin

Şu akan çeşmeden kanmayayım mı

Bendeki sır rüya o gün sorduğun

Aşkın füsunu mu yoksa mor düğün

Rikkatle bakınca vuslat gördüğün

Sultanım adını anmayayım mı

Sendeki bekleyiş çok şeye gebe

Sahilsiz günlerde kalmaz engebe

Köz olmak ne güzel yıktım sebebe

Seninle köz olup yanmayayım mı

11.01.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mor Tepeler

Şu karşı ki mor tepeler

Kaç asırdır inler durur

Aşk melodi yâr tepeler

Gâh raks eder gâh kudurur

Çok içlenmiş çokta yorgun

Hilafım yok garip durum

Hele sorun kime dargın

O mor tepe ben uçurum

Sır götürür yavaş yavaş

Var sebebi var elbette

Sonsuz şarkı belki savaş

Parola aşk bu nöbette

Alış veriş her haliyle

Ayrı vuslat ayrı mâna

Hû hû çeker hâl diliyle

Şu mor tepe toprak ana

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Muâllakta

Aşk mavisi dörtlükler

pek artist hicivlerim

beyitlerim sihirli

hecelerse tabutluk

ve sözlerim ayışığı

duygular muâllakta

gözlerime dert

kaçmış…

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Muhkem Haysiyet

Derin ıstıraplar tahammülüm var

Zihnin haritası fıtratta madem

Kaval çal oynaşır otçul  davarlar

İnsanlık nerede nerede adam

Telkinlerim yalın dünya varına

Düşünmek keşiftir ezele niyet

Babam ortak oldu ahuzarıma

Öptüm ellerinden muhkem haysiyet

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Murakabe

Baş ayak kadın erkek sanki seçip elemiş

Kimine renk renk burka kimini peçelemiş

Hayat bir murâkabe büzülmüş yaşıyorum

Ucu keskin tepeler zirveyi perdelemiş

İklim mevsim gül râna ihtimal sendelemiş

Yoklukla bütünleşip zamanı rendelemiş

Hayallerim kırağı dokunma üşüyorum

Mâziyle yükselen ses mâziyi tepelemiş

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Murdoch'ın Tekeleri

Nifak gözenekleri dayanılmaz hoşlukta

Bıyıklı yosmalarla arsız öpüşüyorlar

Vicdanın iç döküşü kayboluyor boşlukta

Boğazdaki heykeller içtikçe düşüyorlar

Husumetin katığı ağu ateş katrandır

Renk koku kişisellik duygusallık didişme

Tabut kefen ip düğüm belâlar yakındandır

Gel de doğruyu söyle ağıt yaz gidişime

Dökülüyor üstüme kıyamet lekeleri

Ve son birkaç asırdır  bâb-ı âli küheylan

Fötr şapka siyonları  Murdoch'ın  tekeleri

Sam hâlâ darbe bekler dayan milletim dayan

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Musalla Taşı

Sessizce izliyorum bu saldırganlık niye

Köprüleri yıkmadım şimdi artık yakılsın

Ne vefa var ne hissin döndüm baktım geriye

Her eylemin karışık ne ucube akılsın

İfâdeler bir yana, kelimeler yerlerde

Lâkin çok geç fark ettim akılsız olduğunu

Habersizsin çok şeyden kıstas var perde perde

Bu nasıl bir şaşkınlık zannetmem bildiğini

Bu kısacık rüyâda seninle uğraşamam

Çözülüşler olsa da benim aklım başımda

Ay güneşe girerken ben sevdasız yaşamam

Benim aklım hep orda hep musalla taşında…

2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Musiki

Hislerim kıldan ince

Ve gözlerim buğulu

O aklıma gelince

Oluyorum dupduru

Hasret ne kadarda zor

Hele mavi geceler

Balyoz gibi vuruyor

Beynim zonk zonk heceler

Mecnun gibiyim yine

Tersten esiyor rüzgâr

Daldım musikisine

Her yerde ızdırap var

07.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Musikin Olayım

İçimdeki sevinç sahilsiz ada

Zorun kuytuları içimde yaşar

Sanma ölümlüler ölür dünyada

Hep seni yaşarlar hep seni arar

Yer yer kapışırım yokluk sesiyle

Boşlukta bekleyen esirler gibi

Hazan gölgesinde ağlasam bile

Gözyaşım hecesiz nesirler gibi

Gece dökülürken dağın döşüne

Kuşatır yamacı gölge gerilir

Kimler bakıverir fecrin peşine

Bendeyse matemsi sala verilir

Karalar bağlamış yorgun notalar

Uzatma bir tanem sus ara ara

Hep sende bendeki tatlı yaralar

Musikin olayım senli bahara

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mustafa Kemal

Toprağa yazdırdı medeniyeti

Büyük Baş Komutan Mustafa Kemal

Yiğitlik mihengi barış niyeti

İşte Baş Komutan Mustafa Kemal

Bağımsızlık dedi buydu beyanı

O gün Baş Komutan Mustafa Kemal

Coştu arkasından atlı yayanı

Başta Baş Komutan Mustafa Kemal

Nice badireler gördü bu millet

Önde Baş Komutan Mustafa Kemal

Muhteşem aslına vardı bu millet

Koştu Baş Komutan Mustafa Kemal

Ömer ne güzelde yazıyor kalem

Yazdım Baş Komutan Mustafa Kemal

Çalış dedi çalış gülsün tüm âlem

Coştu Baş Komutan Mustafa Kemal

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mücüzat

Şaşakaldım duyunca

Kandil yok der Bayındır

Her ramazan boyunca

Başköşede sayındır

Ahkâm keser yüceden

Malum basında çıkar

Zaman çalar geceden

Sonra beynimi yıkar

Teraviye muhalif

Hurafe der, der ama

Bu acayip bir herif

Pek meyilli harama

Elitlerle iç içe

Şu Nuri’yle aynı hat

Ve kör olmuştur hiçe

Bu bambaşka mücüzat

28.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Müktesebat

Karabağ ah Kerkük Myanmar Kırım

Çaresiz gözyaşı katliamlar var

Mezar diplerine his bırakırım

Sırtımda hep küfe keder gam efkâr

Sırtımda sözcüğü neyi andırır

Aklıma gelince hep arıyorum

Asımın nesli mi, kim uyandırır

Kehânet sanatla yalvarıyorum

Şiir karadelik ben pek gayrette

Söz bitti yazmaktan kahrola sanat

Diziler pek arsız izzet hayrette

Gâvurun zulmüne oldu saltanat

Acı hep yenilgi ümmetten yana

Parmak uçlarımdan süzülmekteyim

Bir kere burçlara çıkıp baksana

Konfor pisliğinde ezilmekteyim

Hicvettim imzalı ne deyim daha

Ne varsa kaybettik bize ne diye

Hangi müktesebat biçilmez paha

İnsanlık namına yapın reddiye

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mümtaz

Mümtaz epey haşin zenne gibi az

Adam denilir mi kadın der hayır

Ölü beden tıpkı kemirse duymaz

Şımarık burjuva yazma der şâir

Uçsuz bucaksız ev el pençe beyi

Kocadan ziyade fino köpeği

Ev değil keşhane aşk zembereği

Tahrip maskaralık flört vesâir

Batılılaştık ya her halt var şükür

"Maskeli vicdanlar" Akif der tükür

Gün gelir dokunur Münker ve Nekir

Belki alâmeti zaman bu âhir

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Münasebetsiz

Her dağın başında olsa bir çınar

Uzun veya kısa gölgeli ya da

Düşünce dünyamda çok şey var kanar

Takdire arz çok zor gerçek manada

Yazdıklarım kılıç şiirler kınım

Lâkin yolculuğum sarmaz herkesi

Epeyce kıskancım ve de kızgınım

Zevklere çalmaz ki aşkın bestesi

Münasebetsiz mi yaz dur boşuna

Kalem haysiyeti hecede yorum

Cebelleşiyorum kendi başıma

Kelimeler döktüm utanıyorum

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Müslüman

Kalk ayağa müslüman zillettir mağlubiyet

Olma  küfrün aynası yekpare Ona sığın

Boynumuzun borcudur cesaret samimiyet

Kalk ayağa kalk hele cehalet yığın yığın

Bakışlar kalabalık haberin var mı haktan

Var mıdır hınçlarını haykırışlarını duyan

Yolcu ne mühteva ne söz et hilâl bayraktan

Kalk ayağa müslüman sen halifesin uyan

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Müstesnam

Bin bir tını geliyor üfül üfül sesinden

Avuçlarım müstesnam uzat rengini bulsun

Serinliğe koşalım iffetin testisinden

O efsunlu sözlerin aksın içime dolsun

Söyle müstesnam hele müslüman rüyaları

Şu firâvun gurbette yürüme nazlanarak

Tıpkı bir kuğu gibi arşınla kayaları

Gözlerimin içinde aşk vakti gizlenerek

31.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Müsvedde

Şeytanın ırgatları köpükten adamlara

Şu dipsiz iklimlerden bağırabilsem ele

Mahşere ramak kala uçurum zamanlara

Üçbeş satır çığlıkla ne geçtiyse rastgele

Hepsi edip hep âlim kelamın kancıkları

Beyaz camın uğruna lekelenmişler sette

Öfke ve bağrışımlar şehvet insancıkları

Kimi nefse oyuncak kimi mutlu müsvedde

29.08.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Mütefekkir

Dertsizler verem gibi

Kralların merkebi

Hasılı canlı leştir

Haçsız papazlar var ya

Vaazları angarya

Milyon dolar kırıştır

Yâl yalamak kârıdır

Cebin taraftarıdır

Kurnaz hodbin kalleştir

Hayâsıza cüretkâr

Zampara  zinasavar

Flört der fasıl iştir

Cennet mi gelir bekle

Zevk safa beslemekle

Din imân de geçiştir

İflasta güce tapan

Âh Filistin âh sapan

Gerdan kırmak beleştir

Lâfız bozuk şiir kir

Nerede mütefekkir

Oku anla eleştir

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Müthişti

Ne zaman tövbeyle yüz yüze gelsem

Henüz erken diyor bu küflü zaman

Nereye döndümse günah sesleri

Bilmem ki gelir mi hüzünlü irfan

Mecnuna dönmüştüm kervan ayarsız

Dört yanım karanlık kuytu sis duman

Bayıra yaklaştım vakit ikindi

Tövbeye sarıldım eğildi zaman

Ayrılık vaktiydi mor poyraz eser

“Ya Rab ben pişmanım “müthişti o an

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Müzevir

Yağmur rüzgâr mevsimler hicran oldu kan oldu

Kilimdeki nakışlar akılda kalan oldu

Secde saf ve kardeşlik tefekkür yalan oldu

Koridorlar müzevir, kurt oynaşır kuzuyla

Yürekler kireçledik kelâmın kuduzuyla

Babam ve nasihati; baba gibi ifâde

Nerede elleriniz nasırları nerede

Bir olun tokalaşın bir’e giden caddede

Ayrılığa düşmeyin Siyonist’in sözüyle

Yürekler kireçledik kelâmın kuduzuyla

Selâm tebessüm nerde,dil nerede hâl nerde

Kulluğun asaleti, âşk demine gel nerde

Sâhi ne oldu bize, ihsan nerde el nerde

Kardeşlik sofrasının kim oynadı tuzuyla

Yürekler kireçledik kelâmın kuduzuyla

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nâfile

Akıl kuluçkada zihin mağara

Kulakları uzat sözlerimi tut

Yağız at denir mi siyah sığıra

Sesini çıkarma sözlerimi yut

Pıtraklı tarlada fena kastın ha

İnsan hır olur mu gerçek dostuna

Sen yine de bürün koyun postuna

Kıpkızıl davalar kendini uyut

Öküze ne gerek yular başına

Kahkaha patlattı gitti hoşuna

Hicvettik nafile boşu boşuna

Bereket dost eli anlarsa şâyet

27.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Namaz

Sular gibi köpürüp coşup uyanmak namaz

Vakitler bizi bekler yürü abdest alalım

Ruhta derine erip hiçliği sunmak namaz

Âşk bürünsün yürekler gelin namaz kılalım

Namaz bitimsiz sevda tek O’nu anmak namaz

Dua âmin felahı ârz semaya salalım

En derûni şehâdet sükût şahlanmak namaz

Cuma günlerin şahı gelin namaz kılalım

Namaz riyâsız varış huzuru banmak namaz

Zümrüt kolçak gümüşten ilk tutan biz olalım

Aşikâre fısıltı şeksiz inanmak namaz

Tövbe isyan sil baştan gelin namaz kılalım

Sevda duygu âşk bâde aşkta ıslanmak namaz

Sıra sıra ard arda saf hizaya gelelim

Gözyaşı ve seccade iç döküp yanmak namaz

Yan yana ve sırt sırta gelin namaz kılalım

Sıyrılmak nefs bedeninden kalben soyunmak namaz

Namaz ruhun pak rengi sessiz sükûn bulalım

Uzaklaşmak ben ’inden Bir’e dayanmak namaz

Tadil erkân mihengi gelin namaz kılalım

Vuslat kokulu şarkı Burağa binmek namaz

 Birlikte ve münzevi ağlayalım gülelim

Müslüman’ın renk farkı takva boyanmak namaz

Secde yâr’la nâz evi gelin namaz kılalım

Kendim bildim bileli secdeye İnmek namaz

Tebliğ, irşât ve hayat haddimizi bilelim

Musikisi çileli çile giyinmek namaz

Namaz mavi hissiyat gelin namaz kılalım

Namaz cânan namaz yâr zâr zâr gezinmek namaz

Namaz dinin direği oku ezan Bilal’ım

Kurtuluşu fısıldar irfân bezenmek namaz

Hem kulluğun gereği gelin namaz kılalım

Dirilişe yönelip aslına dönmek namaz

Ve pek müthiş diriliş namaz ezân hilâlim

Temiz alnın gülüşü sükûta kanmak namaz

Secde sonsuza eriş gelin namaz kılalım

Sessizliğinde ömrün hiçe vuruştur namaz

“Namaz dinin direği” tefekkürde kalalım

Secdelerde öpüşmek âşka duruştur namaz

Gül yüzlünün mirâcı gelin namaz kılalım

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nârına Duygular

Ben koca bir adam sen kırklık bebek

Her sabah yıkanan iki yüzümsün

Aks eyler hislerin sessiz gelerek

Ömrüme sıçramış tatlı sızımsın

Ne kadar çok yazsam öyle çok az ki

Titreten zelzelem çoğum azımsın

Nârına duygular söze sığmaz ki

Vuslat barınağım alın yazımsın

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Çok

Çıplak züppelere verelim tütsü

Üstsüz sokaklara gerinmesinler

Küfrün baronlarlı her akşamüstü

Doğan şafaklara direnmesinler

Vatanım mukâddes mâzim pek aziz

Sonsuza koşacak geçmişteki biz

Kur'ân beyânatı kültür künyemiz

Garbın boyasına sürünmesinler

Sürünen sürüler bilmem kaç yüz bin

Çağdaş sırtlanları insaniyetin

Ne çok hahamı var memleketimin

Görüyor milletim görünmesinler

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Deyim

Karanlık gecede tepişip yata

Kahpelik zerk ede bütün hayata

Namus ar bilmeyen her bir gavata

Künyesiz itlere başka deyim

Boyayıp bıyığı şişer yatarlar

Sokak ortasına işer yatarlar

Lağım çukuruna düşer yatarlar

Yürüyen putlara başka ne deyim

Mısra mısra ağu hışımlanır bak

Hicvetsem günahkâr bağırsam yasak

Mağlup mu mahcup mu artık olmasak

Üryan gelgitlere başka ne deyim

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Gam

Zevk eğlence eşek katır mutlak tam

Zincirleme survivor'da keş yamyam

Trajedi izliyorum büsbütün

Kahrım büyük âşk şiiri yazamam

Şehitlerim haykırıyor âh ne gâm

Kelimeler boğazımda azamam

İman küfür haç ve hilâl dün bugün

Hak ve batıl kader ya bu kızamam

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Gerek

Bir nefeslik dünyalığa meyletme

Dil dudağa dedikodu söyletme

Akıllı ol yine beni huylatma

Ne gerek var anlıyorum ben seni

Fitil olup karanlığa ateş yak

Ve ayna ol dön kendine dön bir bak

Ne güzeldir O’na koşan kaydırak

Gülüyorsun şeytan tutmuş enseni

İftira zân hücrelere zulümdür

Kardeşlik çal senfonisi hilimdir

Tefrikalar kök salınca ölümdür

Perde iner akrep bürür hisseni

Kavgacıklar ürettin hep doyunca

Şaşakaldım sözlerini duyunca

Rivâyet mi yazdıkların hem bunca

Kibre sattın bütün yaz kış seneni

Ezberleyip atma sözü bir yana

Acı sözler altın başak yârene

Sorar biri vâkit tamam sıra ne

Nasıl olsa terk edersin sen seni

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Güzeldir

Kapıldık tufana azgın her yöre

Ensemizden koşar küfür sel gibi

Hayat ölüm zulüm sardı dağ dere

Ana baba kardeş yabân el gibi

Zaman alevine kavrul ha kavrul

Avutmaz iklimde savrul ha savrul

Kökü kopuk çınar devril ha devril

Kaç asır sürecek susmuş lâl gibi

Hiçlikte bir fâni saçı ağarmış

Bakış ve hisleri yer göğü sarmış

Belki de gitmeden menzile varmış

Gitmek ne güzeldir gerçek kul gibi

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Hoştur

Gelmiş geçmiş bugün yarın her ânı

Tefekkürle sonlamalar ne hoştur

Hâl diliyle fetheyleyip cihânı

Kılıçları kınlamalar ne hoştur

Ölümsüzlük âşık eder insanı

Gözde ıslak damlamalar ne hoştur

Şahit bize güzergâhın ihsânı

Anlatmadan anlamalar ne hoştur

Çile saçıp secdelemek her yanı

Rükû tesbih çınlamalar ne hoştur

Mazhariyet alnın râhmet divanı

Kadirlerde binlemeler ne hoştur

Büyük şevkle ârz eyleyen kur'anı

Lâhikalar ve lem’alar ne hoştur

İhlâs hûşu tamamlayan imânı

Kalbi dille inlemeler ne hoştur

Ezel ebed, zaman hasat zamanı

Saf ve duru tamlamalar ne hoştur

Kurbanlara kurban diyen kurbânı

Keşke'leyip dinlemeler ne hoştur

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Kadar

Ne kadar samimisin

Ne kadar hazır

Ne kadar gözlerin nemli

Ne kadar emânete sadık

Ne kadar sevginin kaynağına vakıfsın

Ne kadar gözyaşların yeşerttin

Ne kadar huzur yudumladın teslimiyet çeşmesinden

Ne kadar cesaretin var

Ne kadar korkaksın

Ne kadar derununda sır birikti

Ne kadar sırrı fâş ettin, muhâbbet fidelerini kuruttun

Ne kadar zulanda kin biriktirdin

Ne kadar aptalsın ne kadar avam

Ne kadar yol kat ettin, ebedi hüsrana düşünerek

Ne kadar palyaçolar gibi maske taşıdın

Ne kadar yârine ve yarına koştun

Ne Kadar

Ne kadar yalnızsın ne kadar kalabalık

Ne kadar ıstırabın izleri var alnında

Ne kadar gönül/vicdan tınını inlettin

Ne kadar ilhâm deryasında yüzdürüldün

Ne kadar sükûtu kovaladın arsız sokaklarda

Ne kadar yürüdün orjinal seherlere

Ne kadar âşk liyâkat var huy bestelerinde

Ne kadar yorgun bitkin mahzun Mecnûn divânesin

Ne kadar yeşil, ne kadar kırmızısın

Ne kadar başını koydun ümmetin toprağına

Ne kadar

Ne kadar kulaklarında Gazze’nin çığlıkları

Ne kadar Mursi ne kadar Sisi oldun kanlı sokaklara

Ne kadar kara iklimin elmas yüzlü çocuklarıyla ağlaştın

Ne kadar nefes nefese hû çektin inançsızlık şöleninde

Ne kadar derbeder ne kadar belirsizsin ne kadar renksiz

Ne kadar sen senle hemdem olup gökkuşağı yüreğini ıslattı

Ne kadar havf ve recâ işaretleri izleyerek beklenen ufka yürüdün

Ne kadar gerçeğin musikisine mâtem tutup hissiyatın renklerini aksettirdin

Ne kadar

Ne kadar nefsin rüzgârında savruldun

Ne kadar büyük terhisi düşleyip gıpta ettin

Ne kadar yitirdiklerini bir Fatiha uzunluğunda öptün

Ne kadar şehit mezarlarında yetim çocukların titrek gözlerine fer oldun

Ne kadar uyudun ve ne zaman uyanacaksın Micingirt

Ne kadar ve ne zaman!

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Varsa

Toynak öfkeliler daha var derken

Hırsın hışırtısı taktım ne varsa

Çok şeyler düşündüm bu sabah erken

Günü ürküterek baktım ne varsa

Kuşluk vakti gibi bir demlik mâna

Sonun  safhaları bakmayın bana

Yönümü sektirdim sonsuz limana

Yalancı putları yaktım ne varsa

Behey uyuyanlar ne diyor âyet

Düşün tefekkür et insansan şâyet

Epeyce ağzımı bozdum nihâyet

Yıktım duvarları yıktım ne varsa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ne Zaman

Doğuştan miras mı hep aynı soru

Yaşamda ölüm var intiharda kan

Merhametsiz yağar düşler yağmuru

Ölümcül vehimler içimden sarkan

Sen hep efsanenin suskun alıydın

Şimdi nayloncuda sahte süs gibi

Tenha yüreğime gül olmalıydın

Peşinden koşardım bir elmas gibi

Yığınla söz edip geceye durdun

Bendeki yaralar anonim beyim

Şu mahpus ömrüme ölüm dokurdun

Ne zaman hür olur tutsak belleğim

06.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Necla Hanım

Seninle gece gündüzüm

Neredesin Necla Hanım

Sana açık gönül gözüm

Neredesin Necla Hanım

Rüyalarda ağlıyorsun

Yüreğimi dağlıyorsun

Gam kedere bağlıyorsun

Neredesin Necla Hanım

Sana benzer dört biryanım

Neredesin benim canım

Vuslat yakın gel kurbanım

Neresin Necla Hanım

Senden sonra yaralıyım

Yas bürümüş karalıyım

De Alex’sin maralıyım

Neredesin Necla Hanım

12.01.12 Bursa

Not: Bu şiir BUZUKY ALEX KARATHANU (Alagözoğlu)   nun ricası ve Necla Hanım için

istek üzre yazılmıştır...

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Neden

Yine neden bugün gözlerin ıslak

Tozlu yalnızlıklar dost eyledin sen

Bakış bir küheylan duruş mor kısrak

Yüreğim çiğneyip post eyledin sen

Hep seni düşündüm senden ziyâde

Çok şeyler atlatıp test eyledin sen

Çileyi üstüme çektin dünyada

İffet salıverdin mest eyledin sen

Elimde yüreğin gittiğin zaman

Hâlin gülümserken rest eyledin sen

Sanki kesilecek soluğum her an

Sâhi neden aşka kasteyledin sen

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nerdesin

Son kaç asrı can evinden vurdular

Osman Gâzi neredesin nerdesin

Camileri samanlığa verdiler

Orhan Gâzi cihân hayran nerdesin

Arşivlerim lime lime satıldı

Krokiler ve tapular yırtıldı

Yutkun yutkun içe attım dert oldu

Mimar Sinan koca irfan nerdesin

Efe zeybek dadaş barı ar oldu

Leylâ yoktur bir buselik yâr oldu

Nikâh kıymak flört çıktı zor oldu,

Akşemseddin edeb püryan nerdesin

Şiir yazar mâzisinden huzursuz

İzzet iffet horlanıyor fütûrsuz

İfşâ etti o safahat kusursuz

Ey  Akif’im sana kurban nerdesin

Mahremiyet sokak sokak dolaşır

Kapı kapı salya salya bulaşır

Ömer ise şeytan ile dalaşır

Ruhum hasta yetiş Lokman nerdesin

22.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nerdesin insanlık

Her vicdan mesuldür siyah ülke aç

Ve çölde hararet gözlere doldu

Birkaç damla bulut bir kuru ağaç

Nerdesin insanlık vicdan ne oldu

Komşusu aç iken tokun yanında

Fiil ve mertebe diriltmektir sır

Kanaat hatırla rızk havanında

Her şeyim izâfi kimi kurtarır

Merhamet gidince tehlike artar

Varacağım yerin adı cehennem

Hakkın gazabı var azabı tartar

Ölümü unutma derdi hep annem

Yiğitlik hep veren elin adıdır

Candan tavsiyedir candan yadigâr

İnsanca yaşamak hâlin adıdır

Düş çöllere haydi kemalâta var

Pranganı çözüp yaşa bil anla

Diyorum kendime varlığımla ben

Anlayış farkımız olsun hayvanla

Hesap zamanı var her şeye rağmen

28.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nere Gidelim

Rüzgâr okşuyorum estikçe huşû

İkbâl soluyorum acep ne zaman

Mevsimin âhengi mahzun duruşu

Ezelden ebede beklerim her an

Dizeler zor sabrın izâhı derken

Yaz kış sabreyleyip bekleyip durdum

Ah ettim inledim her sabah erken

Laleye bülbülsüz vuslatı sordum

Üzülmem yâr olan yârene gider

Nedense vuslatı tükenir sandım

Ömrüm nağmeleri sorana gider

Günbegün kendimden kendim kıskandım

Rikkatle bak hele efsunlu hecem

Eğer bakmaz isen ne olur hâlim

Med vakti gel artık bitsin bilmecem

Öldüm ben nerdesin nere gidelim

21.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Neredesin

İçimde akşamın mehtâbı kaldı

Seyrine doyamam hoş manası var

Aşka mahkûm etti ömrüm çoğaldı

Yüzün hak kokmalı ölene kadar

Nerede görürsen gölgemi şayet

Koş gel kavuşalım leyla’ya inat

Hasret köz düşürür yakar nihayet

Beni yakan ateş senide yakar

Geldik gidiyoruz neredesin yâr

Canımın nazlısı sende bir hâl var

Huşu secdeleri eylesek ikrâr

Vuslata kapalı aşk neye yarar

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Neredesin Can

Zannını geçmekse seyir hem madem

Hiçliği değişmem saraya yata

Ademiyet benim asli ifâdem

Ruhum fedâ olsun büyük sanata

Kafam boş gönlüm boş bitti takatim

Acizlik bu olsa insanlık hâli

Sanmayın üç dörtlük tek liyâkatim

Bende ki bu acı hâlin vebali

Yönelişim O’na neredesin cân

Aşk bir arayıştır belki ârifi.

Zıtları cem eyle yüreğimde yan

Belki hep yanıştır var mı tarifi

24.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Neredesiniz

Şûh dünyanın hüznü çöktü üstüme

Hak dağıtan leşler neredesiniz

Kan gözyaşı aktı gönül testime

Çöl yeşerten yaşlar neredesiniz

Zulmet ve kederi hicranı gamı

Kör olmuş besbelli İslam âlemi

Bir taş bir Ebrehe bir Nuh bir gemi

Taş taşıyan kuşlar neredesiniz

Üç buçuk Yahudi bak sen bu işe

Ermeni’si Kars'a, Rum'u Maraş'a

Türk İslam alemi mevt baştan başa

Kol geziyor keşler neredesiniz

Seyredin uzaktan ses yok aferin

Gevşeyin uyuyun hem Mevla Kerim

Affeyle Allah'ım zillet çok derin

Ay yüzlü kardeşler neredesiniz

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nerelerdesin

Dağlar yüzümü okşar, deniz sırtıma kese

Sükûtun yatırında hayıflanıp dinledin

Yine bu günde akşam sırt çevirdim herkese

Tüm vebâli omzuma deyince gülümsedin

Seninle donakaldı sokağımda ayaz ter

Gözlerim ısınmıyor seni arıyor yer yer

Umumdanmış mevsimler hayat benden ne ister

Nerelerdesin gözüm,hele söyle ne dedin

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nergis Bakışlım

Nergis bakışlım gül açmış

Sineme kor sevda saçmış

Bu sevda benide aşmış

Mecnunum nergis bakışlım

Gönlüm seni bana seçmiş

Bu can aşk şerbeti içmiş

Kefenim yolunda biçmiş

Mecnunum nergis bakışlım

Pür ateşim bir baksana

Tutuşmuş yanmışım sana

Bakışların bir ver bana

Mecnunum nergis bakışlım

Hem aşığım hemde hasret

Ömer biraz daha sabret

İnayet ola ha gayret

Mecnunum nergis bakışlım

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nevhalar

Rüya göze kapanır yakar mağmalar gibi

Gecenin nevhaları dökülür birer birer

Keder ağlama sesi delinir göğün dibi

Hissettiğim hendese bir kaç vicdana değer

Ne bir endişe mevcut ne bir nidâ sesi var

Hasretin gayyaları beni fecirden tanır

Belki ulaşmak ister gece yağmur ben rüzgâr

Yapayalnız söz ve ben nesillere uzanır

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Neyin Peşindesin

Kafam boş gönlüm boş tefekkür deme

Hasatsız harmana gelinmez imiş

Kadavram pek kıvrak ruhum hademe

Sır, erilemeyen bilinmez imiş

Büyüklüğüm hüsran öteden yana

Teslim olunur mu yönsüz kervana

Ancak ve sadece muhtacım O’na

Keşkesiz cürümler silinmez imiş

İhanet tarlası taklit düzenler

İrfandan soyunuk hüküm yazanlar

Hep beni alt etti şu suizanlar

Seyirde suizan bulunmaz imiş

Ömür duyguların algı dağıdır

Ömür hakikatte dert yumağıdır

Ömür birçok nefsin basamağıdır

Çarşıdan pazardan alınmaz imiş

Kemâlat olmaz ise hiçlik hiç olmaz

Neyin peşindesin kaçsan kaçılmaz

Şirkin kapıları Hakka açılmaz

O günde hesapsız kalınmaz imiş.

15.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nice Sözler

Nice imge saklı âşk iliğinde

Nice pehlivanlar gelmiştir dize

Nice gizler vardır maviliğinde

Nice gemi yaktım tarikimize

Nice eller vardır el tutmadığım

Nice gözler gördüm iffet süslemiş

Nice sözler yazdım unutmadığım

Nice seherlerde vecde seslemiş

Nice yıllar geçti içinde yoksun

Nice mâveralar izlettin mirim

Nice yerde gördüm ne kadar çoksun

Nice savruluşlar ezberletirim

Nice zümrüt secde gizli geceden

Nice kalp ehli var kalbi yormuyor

Nice şiirler var gelir Yüce’den

Nice sözler var ki boş doyurmuyor

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nifâk

Kaç asrı kaybettik silinmez izi

Gözyaşı mezesi şer demet demet

Bir ateş ki sorma nifâk der dürzü

Ona sığınanlar olur ihânet

Düşman eder nifak yâri yârene

Ruha saplanınca ruh olur zindan

Gözyaşıdır nifâk nifâk virane

Terk-i diyar akıl bâsiret vicdan

Ülkemde ne zaman kurulsa ahenk

Ne desem bilmem ki isyan yok hâşâ

Yetişir bir soysuz ki tufana denk

Vurdurur gardaşı gardaş gardaşa

Tavsife ne gerek nifâk doğuştan

Bilmem ki kardeşim sana ne desem

Nifak şeytandandır şeytan ateşten

Nerde kan ve vahşet başköşede sen

15.09.06 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nine

Baş koyup terk etti ihtiyar peri

Bir gece kıyıyı aşıpta gitti

Belki de fısıldar gelir içeri

Yaşmağı bağrıma düşüpte gitti

Nerede tomurcuk gülücükleri

Kırk yıldır tüy dökmez halıcıkları

Özlemle bekliyor balacıkları

Kuşatıp duâsı taşıpta gitti

Tespihi ibriği akar beş öğün

Hüznüm kalabalık bak yine bu gün

İçimde gam keder dışım kördüğüm

Son vuslat sabahı coşupta gitti

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nispetinde

Çokluklarım hiçliğimi öldürdü

Tedbirlerim ölçülere uymadı

Çok şey olmak içgüdümü güldürdü

Gözyaşlarım gözyaşımı yuymadı

Hâlin arzı ilham katar efkâra

Teslim olmak yakarıştır O yâr’e

Şaşıyorum inkârdaki inkâra

Pervazsızlık bu ben beni duymadı

Ağalarım paşalarım beylerim

Ben kabımın nispetinde söylerim

Geçmiş geçti gelecekte neylerim

Havf ve reca kalbim rahat koymadı

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Niye Yazdım

Gökkuşağı yüzün yine bu günler

Bunu niye yazdım bilmem ne diye

Yosun tutmuş mevsim vakit sürgünler

İçim yanar söner öldüresiye

Bir başka iş bu tatlı bilmece

Hurilere inat benzer huriye

Karanlık ağartıp gelme her gece

Geceyi gündüze döndüresiye

Taptaze heyecan bazen perişan

Bülbülün dilinde oldum mersiye

Bir başka akıbet bekliyor her an

Düşmekte yâr yolu baktım geriye

Ümit, korku, sevinç aynen sen gibi

Hayale takılıp bindim terkiye

Düşe kalka yürü göründü dibi

Ben beni terk ettim sonsuz türküye

Benlik ateşinde benim muhakkak

İçinde olanlar benden hediye

Yıllarca koşturduk sessiz sessiz bak

Sadece ilham ol bu serseriye

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Nurullah Abi

Üstad dedikleri ölümsüz gerçek

Peygambere naat ûlvi hisleniş

Akar billur billur gözyaşı tek tek

Hep sükûta varmak sizde hisleniş

Huzur sevgi hasret hiçin adıdır

Sâmimiyet sevda hep içten yanış

Gayeniz gayemiz aşkın tadıdır

Göreni görmektir gerçek uyanış

Bir başka hazzettim bulut “yağmur”u

Eşyadan sıyrılıp ruha akseder

Tevâzu şuuru izzet huzuru

Hep sizli heceler ulvi raks eder

Ümit korku sevinç hesap mizân ip

İpi düşünseydim bir hamal gibi

Gerçeğe riâyet siz gerçek edip

Siz asrın şâiri,devrin edibi

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O Gözlerin

O gözlerin kehribar

Bakışların masmavi

Duygularım şehriyâr

Bu his sanki semâvi

Mahmur mahmur tebessüm

Gamzelerin yemyeşil

Esir oldu iradem

Mecnun ettin bu ne hâl

Sen bir beyaz taçmahal

Yamaçların hep hüzün

Sen her mevsim  öyle kal

Büyüle hep günbegün

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O Gül

Ne müthiş bir cezbe kalplere girmek

Kış güz ilkbaharlar âşıklar dizde

Sözün hikâyesi aslına ermek

Aşkın derinliği hangi denizde

Güneş doğar batar hep emre göre

Gün gelip toprakta ölüm giyecek

O gülün peşine koş kutsal yere

Ümmeti ümmeti ümmet diyecek

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O Gün

O gün söz vererek bir yola girdim

Ve 0’na söz verip tekbir getirdim

Büyük sonsuzluk var hesaba gebe

Gençliği sonlayıp böyle bitirdim

Vaktin yüreğine yazsam adını

Aşkla nikâhlamış erkek kadını

Cennet kapısında var mı engebe

Meluna kaptırma son hasadını

Felsefe yapmak yok kimin işidir

Kimi siyah beyaz kimi dişidir

Sığındım saf ile gerçek sebebe

O’na sığınanlar aşk işçisidir

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O Şehir

En mutlu günlerim geçti dağlarda

Şimdi yamaçları mahzûn ney sesi

Hayat yumağını sardım ard arda

Yaklaştım o şehre gördüm herkesi

Uyan emmi uyan uyan kalk hele

Semâvi ülkenin kalk kucağından

Ver elin öpeyim biraz acele

Ne zaman ayrıldın ev ocağından

Her yatan yolcuyu taşlara sordum

Geçmişle iç içe öyle bir gece

Bu yeşil armoni yarış diyordum

Ne bir yarış vardı nede derece

Mecnunun çığlığı geldi derinden

Kendimle baş başa içimde tufan

Mezara taşınmış evler yerinden

Ve hasret boğacak zannettim o an

Köyüme gittiğimde herkesi mezarda buldum.

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O Yalansa Oyalan

Ömür kısa yol uzun

O yalansa oyalan

Kimler gitti bu güzün

Ne deden var ne halan

O yalansa oyalan

Merhametle buyurmuş

İbretli ifâdeler

Kuran ile duyurmuş

Oynasın irâdeler

O yalansa oyalan

Dünya geniş nimet bol

Gezin tozun yiyiniz

Peki sonuç ne sonuç

Güvenceniz neyiniz

O yalansa oyalan

Dönün vicdana bakın

Bizi niye yarattı

Boşuna mı yer gök su

Boşuna mı donattı

O yalansa oyalan

Bırakalım yeisi

Gayret zahmet kârımız

Bak semâvat ehline

İnsanlık şiârımız

O yalansa oyalan

Gelin canlarım gelin

Varsa iman kurtulduk

On dört asır evveldi

Güller gülünü bulduk

O yalansa oyalan

Ömer dünya toz duman

Oyun zorlu dar zaman

On’u dinle o’na bak

Yarın yârdır “o zaman”

O yalansa oyalan

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O Yönde

Her poyraz esince dumanım tüter

Tüysüzün hakkını gasp eder tüylü

Velhasıl ölüm var cehennem yeter

O gün belli olur soysuzla soylu

Ülke benim deyip yan gelip yatar

Epeyce fazlalar çoklar bir hayli

Helali olsa da harama katar

Şeytanla iç içe o yönde meyli

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O’nu

Kulak verin bu sese

Ben deliyi kim dinler

Ne der âyet hadise

Tepeme geldi cinler

Musiki hoş velhasıl

Yayacağım her yana

Ruhum yine muttasıl

Olmuşum bir divâne

Samimiyet çıkar yol

Gafil gönlüm uyansın

İster ağla ister gül

Yansın yüreğim yansın

Ahmak birde ne dese

Hadi çabucak göster

Sinemde bir hendese

Zihnim titriyor yer yer

Ayak bastım kırk beşe

Lâkin yetmişe denktir

Dostlar gitti peş peşe

Bilmem bu nasıl cenktir

Zaman içimde zâr zâr

Sonu hayırlı olsun

Mevcudat sonu arar

Bozulanlar bozulsun

Her şey 0’nu heceler

Dağ taş böcek karınca

Gece O’nla geceler

Şafaklar kararınca

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O’nun Acizi

Her ne kadarda cürmüm büyük olsa da

Sanma ki ufukta görünmez ışık

Çığlık çığlık içim uzak kalsa da

Ben O’nun âcizi O’nla barışık

Belki de kim bilir ne sırlar vardır

O’nun huzuruna yoklar var olur

Merhameti sonsuz O yüce yârdır

Kendini bilmeyen kime yâr olur

Yıka gözlerini rengini bulur

Nice muhâlifler akıldan âmâ

Kalbi susuşlarda sesler duyulur

Ömrü tefekkürden başka harcama

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Obur

Zulümdür şeker

 inkâr edemez kimse

yeşile muhtaç olduğumuz

ve yemenin başıboşluğu

yıkayamaz kirleri

yakın bir zamanda

ömür kokusu

herkesten uzak

uzaktan ziyâde

tatlı hadiseler

yemeden söyleyeyim

azrail’e  ağır gelmez

hiçbir kilo

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Okşa

Ah annecik âh anam

Öldürecek bu sancı

Sarıl nurlu bir tanem

Öp zor günüm ilacı

Gözyaşın çiğ tanesi

Duânın çığlık sesi

Sabrın çilehanesi

Bakışların ne acı

Gün ateş-i sûzan der

Tevekkül say kaç eder

Oğulcuğun derbeder

Okşa başımın tacı

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Oku

Yoktan var etmiştir var eder yoku

Doyuran giydiren açı ve toku

Bilenle bilmeyen bir olur mu hiç

Yaratan vadeden adıyla oku

Ve ilk beş ayeti iqra diyor Hak

Oku öğren yaşa ey ehl-i vifak

Rububiyet odur Vahdâniyet O

Hayırda rekâbet dinde ittifak

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Olamadım

Taşar avurtlarım yavelerdeyim

Bu güzde çekildi hâl olamadım

Ben hâla önceki havalardayım

Yalnızlara nefes dil olamadım

Hasret dokunaklı dokur yaramı

Dizlerim taşımaz kiri haramı

İstemem ben renksiz arzu merâmı

Mazluma uzanan el olamadım

Tefekküre daldım ruhum gerildi

Gafletten uyandım mühlet verildi

İdrâk aynasında nefsim görüldü

Yanan yüreklerde kül olamadım.

Serin bir poyrazda yazdım hecemi

Diriliş kokusu sardı gecemi

Keşkeye büründüm oldum acemi

Kalbi dile verip lâl olamadım

30.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Oldu

Ben ben’le oynaşır uğuldar bile

Sessiz gecelerle hâl çığlık oldu

Vurgun efkârlarla geldim ne hâle

Hoyrat mangasında bol çığlık oldu

Karlı yamaçlarım tüter gözümde

Anılar tepemde aklım dizimde

Ne varlık ne yokluk peşin sözümde

Yolculuklarımda kâl çığlık oldu

Bir beden olmalı gündelik aldım

Hüznü katleyleyip neşveye daldım

Pörsümüş ömrümle bir ömür çaldım

Sağnak iklimlerim çöl çığlık oldu

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ombudsman

İhtirasın sonu yok coşar gürler eserdi

Her eylemi ihânet ombudsmanlık tek derdi

Hamiyeti geçmişti arkasında cemiyet

Fötr şapkalı bu şaşkın bu ülkeye ne verdi

Zorluyor bu aralar bir şeyler mi verilsin

Banka hortum ve koltuk düşündükçe gerildi

Vicdanında irfan yok gerililikçe gerilsin

İrtica der çark etti hortladı ve dirildi

Hep ben olmak istiyor yine büyük birader

Öyle ister cemiyet cemiyetin her ferdi

Üstadların üstadı bu defa çok derbeder

Kap şapkayı  kaçarken kardeş kardeşi yerdi

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


O'na Hamdolsun

Sanal reâlite yaşadığımız

İdrâk etsem keşke bir ömür boyu

İkbâl yok hep pâye taşıdığımız

Hudutsuz sancıyla yıksam hay huyu

Yazık oldu yazık yorgunluğuma

Anladım ki artık tekrarı çok zor

Belki bu tefekkür olgunluğuma

Belki tek vesile içimdeki kor

Günâhı yakar mı derin kıvılcım

Istırap ardından gözyaşım dolsun

Sebebim olur mu bendeki vehim

Ben O’na muhtacım O’na hamdolsun

16.06.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Onbeş Temmuz

İşgal fitne küfür darbe

Siyonist’le bir oldular

Tank demedik girdik harbe

Tasmalılar kör oldular

Usûl usûl ârz edeyim

Fasıl fasıl ârz edeyim

Bilmem nasıl ârz edeyim

Yeksan ile yer oldular

Ömer Osman der Hasan'da

Tevhid izi var masamda

Takiyeyi görmesem de

Şantaj kurup nur oldular

İzâhat zor us duruyor

İncirlikte üs kuruyor

Kimin iti kuduruyor

Ateş düştü kor oldular

Müslümana tuzak Nato

Vatikan sinsi pilato

Puşta yalvarıyor Feto

Dolar oldu kur oldular

Adam değil taş olsaydı

Firâvuna baş olsaydı

Kendine ataş olsaydı

Milletime kir oldular

Hoca dedik sattı yurdu

Paraleli kustu ordu

Tayyip baba ferman verdi

İnlerinde nâr oldular

Erdi tezden gazabına

Müstahaktır azabına

Amerikan kezzabına

Rüzgâr oldu per oldular

Üs takıl var çok şey var da

Kutsal vatan kalmaz darda

Hâin çoktur bu diyârda

Ve şeytana yâr oldular

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ondört Şubat

Ar sokağa taşındı buz kar yağmur kışındı

Valentine düşündü yaşasın on dört şubat

Siz resmedin ben çekim, sevgili kim seven kim

Mihenk kaydı nitekim köşesin on dört şubat

Renk renk mumlar yakarak zıvanadan çıkarak

Prangalar takarak koşasın on dört şubat

Nefsin azgın görgüsü gerçek şehvet dürtüsü

Meşke teşvik sergisi döşesin on dört şubat

Sevgiliymiş nedeni tatbikatta medeni

Konuşturmayın beni maşasın on dört şubat

Kısrak gibi yetişir mahremiyet tutuşur

Edep yoğur ar pişir pişesin on dört şubat

İffet ateş yanan kor danış vicdanlara sor

On dört şubat geliyor neşesin on dört şubat

Vahşi batının eli akıyor zillet seli

Para puldur temeli poşasın on dört şubat

Zina tavana vurdu mazgal doldu su durdu

Sevgililer kudurdu paşasın on dört şubat

Dipsiz kuyu gir eşin Aras paklamaz leşin

Hovardaca gidişin şişesin on dört şubat

Aşk şuûrdur dön bir bak huy şartlanma ve nifak

Kaybol kirli ittifak şaşasın on dört şubat

Soyun der adı cüret biraz utan be ar et

Bu mu aşka sadakat şaşısın on dört şubat

Hayat ölüm yaş elli zillet sardı besbelli

Şiir acı teselli aşasın on dört şubat

Kaybettiğim aşk meğer ne ölçü var ne değer

Sevi bu ise eğer düşesin on dört şubat

Oku öğren yaz sende hitabıma kız sende

İzân sende göz sende yaşasın on dört şubat

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Orkestra Sesleri

Üfül üfül sahur buğulu sisler

Bulutlarda yattım sanki bu gece

Burcu burcu esti lâle nergisler

Sonsuzluğu tattım sanki bu gece

Sessizlik yayıldı hû perde perde

Sükûte boyanmış gül bahçelerde

Davulcu sesleri hemen her yerde

Ötelere gittim sanki bu gece

Kurbağa çekirge öten dostlarım

Fareler pireler yatan dostlarım

İpek böcekleri keten dostlarım

Sırça köşkte yattım sanki bu gece

Ne bir riyâ vardı ne bir gösteriş

İlâhi bir koro uhrevi yarış

Orkestra müthişti coştu yalvarış

Aşkla hemdem ettim sanki bu gece

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Osman Gazi

Tophane’de

Ruh tüllenir

Perde perde

Tophane'de

Altı asır

Dile kolay

Kutlu ve sır

Altı asır

Ve heybetli

Sedef markat

Pek himmetli

Ve heybetli

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Oynayın Millet

Bir başka tasada şâir bestekâr

Merhaba şöhret

Çevremi yeniden sardı gam efkâr

Oynayın millet

Vâdi alev alev ateş boran kar

Erenler himmet

İklim değişiyor mevsim sitemkâr

Vallahi hayret

Kıpkızıl isyanlar nereye akar

Tufanı seyret

Bu kanlı iklim beni de yakar

Belki bir müddet

Gece bana bakar gün bana bakar

Gayret ha gayret

Yeryüzü matemde şen şakrak inkâr

Allah’ım Affet

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ozanım

Ozan enis olur biraz da vâkur

Muhkem kafiyeler süslü yalan var

Sözde ârif ama edep tam takır

Yarayı kaşıyıp horozlanan var

Eşsiz küfürleri düşündün mü hiç

Şakağın taş gibi yüreğin kerpiç

Oy verene ahmak kazanana piç

İzan terk-i diyâr susun olan var

Ne bir töre kaldı ne bir gelenek

Ne bir arı kaldı ne de bir petek

Taşlama bu mudur bu da ne demek

Her sözün başında kesin ulan var

Cumhura saygıdır sabırda gayret

Toleransın vasfı makam-ı hayret

Birliği idrak et renkleri seyret

Asabiyet nifak, falan filan var

Tutmuşsun yalanın şuh eteğinden

Biraz hisse alsan ağa beyinden

Korkarım tevbesiz öleceğinden

Çok geç değil dostum vakit hâlen var

Sazına sözüm yok say Fazıl’a denk

Bıyıkların pazu yüzün rengârenk

Soğuk tabut gelir kapanır kepenk

Karanlık vadide çıyan yılan var

Mârifet ne sende ne kırık sazda

Hiçlikte vuslat var çokluk yok az da

Sövmeyi terk eyle düşün birazda

Zamanın fevkini seni bilen var

Ülküler değişti zamanla gel ki

Güvercin mevt gibi Kurt oldu Tilki

Gerçeği fark edip susarsın belki

Senin de ben gibi büyük çilen var

Bu nasıl bir kavga kaynayan kazan

Her şeyin kaplamış bühtan suizan

Dava ne mübarek oldun borazan

Encamı belirsiz bin bir hilen var

Sen nasıl bir millet sen nasıl ozan

Garaz kin üretti övdüğün düzen

Namaza davettir okunan ezan

Vecde çağırıyor yüce ilan var

Mâzimiz pek şanlı alnımız diktir

Vatan ezan bayrak şükür ki tektir

___________________________________________


Gözyaşı derceyle mâna biriktir

O’nun kapısında nice gülen var

Nerde şair yazar nerde maarif

Benimki belki de arife tarif

Ne diyor mübarek Hadis-i Şerif

“Şiirde hikmet var” öğüt alan var

Sabrın imbiğinden geçirip tek tek

Yine de sen yaz hep ölünceye dek

İdrak ve hâl varken söze ne gerek

Hakk’ın kapısında büyük plan var

24.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Öğretmen

"Kırk yıl köle" oldu her harf başına

Soylu sevdaların harı öğretmen

Sevgiyi yoğurdu kattı aşına

Ahlak diyarının ar'ı öğretmen

Tâze dokunuşlar eser yeşerir

İlimle ışıldar mum gibi erir

Irmak gibi akar mahsülü verir

Çorak toprakların karı öğretmen

İrfân ziyâsıyla gülümser yüzü

Bir uçtan bir uca bütün yeryüzü

Kardeşlik doğurur gece gündüzü

Yer ve gökyüzünün hürü öğretmen

Sükutu ikbâldir sözleri haktır

Gerçek fedakârlık üstüne yoktur

Şefkata hastadır dertliye doktor

İlhâm peteğidir arı öğretmen

Kuşatır yayılır sihirli sesi

Mürekkep kokusu sarar herkesi

Ufkun terennümü sabrın bestesi

İdrâk harmanının piri öğretmen

Öğretmen hissiyat öğretmenlik haz

İzandan sıyrılan bunu anlamaz

Sıradağlar gibi oku öğren yaz

İlmin yolculuğu kârı öğretmen

Kadrini bilirim câhile inâd

Onunla yükseliş onunla âbâd

O bahar şarkısı söze ne hacet

Şefkat bahçesinin moru öğretmen

Eğitimin hazzı bilginin hârı

Gönülden gönüle sevgi diyârı

Gâh halay horondur gâh ata barı

Ülkümün türküsü teri öğretmen

Yürekleri közlü emekleri ter

Bülbül gibi şakır gül gibi biter

Uygarlık yoluna başka ne ister

Alın teri gözüm nuru öğretmen

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ölene Kadar

Görenler hep ayakta

Kör kapıya anahtar

Uslanma yok dayakta

Önce hesap sonra nâr

Biz ecelle söz kestik

Ben sen o deyip estik

Ta ki gelene yastık

Olduk uslu canavar

Had bilmezlik nedendir

Giydirilen bedendir

Görsellik şüphedendir

Şirk şüphe neye yarar

Terki terk eyle terki

Ve gerçek dostun derki

Duasız neyin var ki

Dua iksir duâ yâr

Avam hâlin ismidir

Sır ve sabır hasmıdır

Bilincidir resmidir

Unutma ki ben’de var

Kendin bilen kelâmı

Bu dünyayı âlemi

Hak haykıran kalemi

Kim unutur kim arar

İfâde şiirimi

Haddimi şuurumu

Çokluğumu varımı

Yaksam ölene kadar

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ölesin Ayrılık

Düşlerim kış oldu hasret çekmekten

Belâsın ayrılık duyuyor musun

Vuslâtı unuttum sâbır ekmekten

Hilesin ayrılık duyuyor musun

Su gibi çağlayıp yel gibi estin

Dağları belleyip zamanı kestin

Mecâlsiz soluğa bir kısıksestin

N’olasın ayrılık,duyuyor musun

Uykuyu giydirip geceyi soydun

Zamanı tarayıp mevsimi oydun

Hangi teneşire ölümü koydun

Salâsın ayrılık duyuyor musun

Bulutlar duygulu yıldızlar sessiz

Bülbüle çile yok notalar essiz

Etrafta çokluklar tasasız hissiz

Çilesin ayrılık duyuyor musun

Aşk sen ihânet sen işkencede sen

Sözün her kuşağı her hecede sen

Yürüdüğümsün hep her gecede sen

Bilesin ayrılık duyuyor musun

Susman ateş Nemrut konuşman belâ

Gözlerim ağzımda yaşarım hâlâ

Ayrılık gizemi  râhmete ala

Ölesin ayrılık duyuyor musun

Kim bilir ayrılık aşkın fermânı

Derdi halk eyleyen verir dermanı

Ve sonun başında vuslât harmanı

Olasın ayrılık duyuyor musun

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ölü Aşk

Sahip çıkmadın ki münevverine

Şâirler sahipsiz şiir desteksiz

Nesepsiz düşünce geçti yerine

Kelimeler erkek kelam eteksiz

İrfân müteşâir mâna tarumar

Ne bir kaygı gördüm nede çile var

Nefesim tükendi yürüdü rüzgâr

Ve lambalar sönük köyler köpeksiz

Ölü aşkı mı desek öldüren ikrâr

Öteki ruh hâli tuvalde efkâr

Aşk ve çelişkiler sonu yok tekrar

Sürüler çobansız arı peteksiz

12.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ölüm

Sanduka içinde tükenişler var

Son demin bağrında yazgılar ağlar

Ecelle yoğrulmuş vuslatı arar

Vuslattır terhistir hasrettir ölüm

Sarsılış tükeniş nusrettir ölüm

Ölümün kokusu yalnızlıkta var

Hüznün yaprakları bambaşka diyâr

Nereye kaçayım tabut ben efkâr

Vuslattır terhistir hasrettir ölüm

Tını ağlaması kesrettir ölüm

Musâlla kanatıp kazanları yak

Döndüm susuşlara baktım korkarak

Ben başka söylerim başka el ayak

Vuslattır terhistir hasrettir ölüm

Hüznün gölgeleri ismettir ölüm

Derin kuyulara cürümler girdi

Hesap ve ürperti ruhumu gerdi

Gövdemi elleyip toprağa verdi

Kimine  terhistir hasrettir ölüm

Vuslattır vuslattır vuslattır ölüm

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ölümsüzlük

Benlik çokluğa yoldur

Hacmi yok aklın boldur

Yiyip içip çiftleşip

Aşk boşalt flört doldur

Gaye ve zevk ne kadar

Bu ne hüsran ne hâldir

Kemâl idrâk dertleşip

Emre yönel vebâldir

İniş çıkış ve düzlük

Kalbe takılmaz gözlük

Öteyle giriftleşip

Ölmektir ölümsüzlük

29.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ölümsüzlük Şöleni

Çam kokulu yamaçlar bu baharda dirildi

Bulut tıpkı cam gibi güneşse kemik tarak

Börtü böcek oynaştı hüzünler devşirildi

Mevsimin kasığında ruhumu damıtarak

Akışın dürbününde duygu sarar gül işler

Gözyaşlarım yüzümü mezar toprağı sular

Kelepçeyle bekliyor beni hep bekleyişler

Sanki hüzne adanmış içimdeki kuşkular

Kimseciler anlamaz karakış hep yazımız

Rençperliğim tek mevsim korku kaplar gölgemi

Bilmem neyin çelengi dalgalandırdığımız

Belki gelir kuşatır ölümsüzlük şöleni

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ömer’den Ömer’e

İpe sapa gelmez bazı sözleri

Hikmetin sırrına verdim Ömer’i

Şirkin halkasına sabit izleri

Melunla diz dize gördüm Ömer’i

Ne çok hayranları âh be adaşım

"Kim görmüş" duyunca zonkladı başım

Firavunun başı demem kardeşim

Küfürle göz göze gördüm Ömer’i

Ayyaş rubailer ölçü mana tam

Namert mi mert midir şu bizim Hayyam

Hicvin haysiyeti bahisten gayem

İsyanla haz hazza gördüm Ömer'i

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ömür

Bekleyişin sayfasına bakmadan

Boşa koştum hakikatsiz bir ömür

Nursuz tersiz kazanılan lokmadan

Ve yiyorum tasrifâtsız bir ömür

Nerde hepsi bu âlemde yok kalan

Yalnızlıkta imân yoldaş tek kalan

Ömer nerde deryasına takılan

Gidiyorum pek hesapsız bir ömür

04.01.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Ömür Tek

Çıkmak istenmez beşik

Yavan dünyaya âşık

Geri dönülmez eşik

Ömür

Oyun, belki bir devir

Duygu paketle çevir

Çetelerde kenevir

Ömür

Lâkin vefa ahdedir

Yaşamayan sahdedir

Acep gerçekte nedir

Ömür

Hesap kitap ve tuzak

Yol yok mezara uzak...

Kandil yaktıran kızak

Ömür

Tektir, tek sefer tası

Aşkın öbür yakası

Yaşamın fiyakası

Ömür

03.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Öpeceğim Ölümü

Lânetlenen kavimleri arattın

Nerde vahşet bestesinde sen varsın

Kan üstüne mekân kurdun yer ettin

Her vahşetin zerresinde sen varsın

Yaram ağır sarsıntılar derince

Kin büründüm bebekleri görünce

Sorulacak Allah fırsat verince

Zalimlerin listesinde sen varsın

Taşa çaldım sessizliği hilimi

Gözlerime ilikledim zulümü

Düğün bayram öpeceğim ölümü

Ölüm nedir ötesinde sen varsın

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Öpmüşüm Gözlerini

Yosun gibi serin

ve ıslak mimikleri tedirgin

öyle güzel ki bakışı

Hoşluklara koşturuyor görünce

körpe beden sessizliği

seher yeli tıpkı saçları

yüzü dupduru yağmur bulutu

öyle güzel ki bakışı

Yokluğu tutsak gibi

gözyaşları inci gülüşü toy düğün

hele elleri, elleri şehit tüter

öyle güzel ki bakışı

Öpmüşüm gözlerini

bağrında âşk elenmiş

âh canım memleketim

öyle güzel ki bakışı

öyle güzel ki

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Öpülmez ki

Anasız mor mamalar yüreğime mıhlanır

Şuurun suç ortağı, salık veriyor yer yer

Maskeli kahramanlar saldı beni derine

Sefalet coşkularda beyitlerin yeri ne

Dizginlenmez kinlerim içimde eşkin durur

Ölüm teşhir masası âhengini sürdürür

Acılar okşatırım gözü yaşlı anneme

Sabırla âşk döktürür inatla cehenneme

Ana duâ mimarı zihni sevgiliyle hür

Hayat bir yudum nefes birazcıkta tefekkür

Boş veriniz siz beni az ilerde son nokta

Tevekkül asâleti hem varlıkta hem yokta

Sökülmez yalnızlıklar, isyan yok sessizlik hem

İçimde bir yangın var, öpülmez ki öpemem

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Örf

Düşündüm yemekleri isimler baldır bacak

Zihni başından kopuk gövdesizler aradım

Besmelesiz ağızla örfümle oynayacak

Soysuzları fâş edip tüysüzleri taradım

“Dilberdudağı” diyor katır gördüm birini

Sonra ”hanımgöbeği” üryan sarmış kirini

Şamar namus pazarlık köle etmiş yârini

“Kadınbudu” nasıl söz utandım ve kızardım

Hançer gibi karanlık, rızk böyle mi hilkâten

Çok şey var yazmıyorum ediplere hürmeten

Cellat gibiyim şuan, ırz nedir hakikatten

Örfümü soyuyorlar haydutlar adım adım

05.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Örseledim

Bekleyişlerim diz dize

Sabır yaydım sus eledim

Âşksız gidilmez sonsuza

Şiirleri örseledim

Zekâ irfân gayret azim

“Gören göz aradım” görün

Diyemezsin neme lâzım

Hakkı vardır tefekkürün

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________________


Örseletme

Zarâfetin ritmi zemzem leçeği

Ört saçları çaput ruhlar deremez

Toprak kokar ar'dan libas gerçeği

Er bilmeyen aşklar, âşka eremez

Dağ kokulu yürek verse cengini

Kalp fokurdar hissedince dengini

Örseleten gürültüye rengini

Kâfi gelmez vuslatına varamaz

Ömer Ekinci Micingirt