BEYİTLER





Düş'e Düşen Beyitler


Şiir

Edep ile yıkanıp, dili kalbe almaktır
Şiir O'na yakarış kapısını çalmaktır

Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır, 
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır.

Erdem

Şâiri erdemli şiirler ölmez
Erdem ciddi iştir şakaya gelmez

Heceler

Atmaya kıyamadım, imge binbir köşeli
Mısralarım pek artist,heceler aşk döşeli

Gıybet

Kardeş eti çiğneyip nice kusurlar eştim
Ve emrine muhalif uzun yıllar tepiştim

Kalem

Utangaç olmalı yazan her kalem
Yusuf’u küstürdük Allahüâlem

Örtü

Örtü mânevi emir, ölçü vermiş diyânet; 
Kıstassız örtünmeler,örtünmeye hıyanet

Nefs

Alkış yükseldikçe değerleniyor.
Nefse semer takıp eyerleniyor!

Kafiye

Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır,
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır!

Ertesi

Hesap saklı elbette, yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor, ölümün ertesinde

Görmek

Her göz görse göremez erendeki yanışı
Hikmet tespit sesleniş teslim dalgalanışı

Yolcu

Ömrümün fecri mevt, avuçlarım mor
Lahitten geceler, beni yoruyor…

Hakikat

Yaşamanın amacı önyargısız ve tektir
İdrâk zekâ hafıza, hakikati bilmektir

Ben

Benimle ben iç içe, benlik ve ben ikisi
Bu bende ki “ben”lerin hangisi hakikisi

Micingirt

Aşk

Ulaşılmaz peşinde,izdihâm ve yokuşsun
Mağrurluğun dağ gibi,yinede sen çok hoşsun

O

İpine sarılmak kurtuluş nişan
O’nu bilmeyenin sonu perişan

Yaş

Yüksek tepelerden ağlamasam da
Yüreğim dörtnala ağlar masamda

Loca

Hep aynı vadilerde çakal havlar kelp ulur
Özgürlük tellalları, localardan duyulur

Utan

Kalbim temiz deyip kalbi unutan
İlâhî ahlâkı düşün ve utan

Kök

Affetmem unutamam, neydi öyle o sözler; 
Kökümüzü boynuzlar namussuz kart köksüzler.

Bihaber

Bir ömür tepinir, "O"ndan bihaber
Tepinme son bulur, sondan bihaber

Keyfiyet

Süfli keyfiyette meşakkat çoktur
"Helâl keyfe kâfi" buyurmuş haktir

Olunmaz

Kalem satan çomarlar yiyip atıyor takla; 
Kral aslan olunmaz kemiği yalamakla!

Ahlak

Doğruluk, ahlakın güçlü direği 
Yalanı erk etmek neyin gereği

Soru

Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki, kim taşıyacak tabut denen sandığı

Şems Gibi

İrâdelerimizi, yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette

Tesettür

Giyim kuşam sınırsız soyundukça olduk hür 
Çıplaklığın renginde, moda oldu tesettür

Niyet

Kurtuluşa ermekte tek yol emrine niyet
Asgari kusursuzluk, lekesiz sâmimiyet

Mâna

Bütün mesele şirk veya biat 
Mânaya dikkat der edebiyat

Gaye

Dünyaya prangalı, değilseniz hürsünüz
Kervanınız dünyaysa konuşan sürüsünüz

Elli

Ayna ve müşâhede, elli yıl birden geçti
Bedahet derecede perişan serdengeçti

Hırka

Ümmet için istikamet bir hırka 
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga

Yaşam saklı elbette, yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor, ölümün ertesinde

Menfi

Başkasını kendine tercihe çalısınız
Kendine yasamakla baslar alçalışınız

Güç

Zirvede oturmaya var ise takatiniz 
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz

İnfâk

İnsanlığın sıfatı, verenlerin elisin
İnfâk etmişsen şayet inşallah ötelisin

Görmek

Mâna yok defolu, heceler yarım
Şiirler döktürür şaşı bakarım

O

Bakmayın suretime, ne ağayım ne pasa
Her şey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ

Seyir

Hayret yok ise eğer peki söyle sen nesin 
Tefekkür seyir meğer ve seyre perdelisin

Vesile

Şifâ Allah'tandır vesile doktor
Vesile yok ise; şifâda yoktur

Tespit

Dünya ve ahiret, öfke beş güğüm
İçtikçe savruldu, vah ürküttüğüm

Samimiyet

Yaşanan şu ruhlarda; ölüm azap iğreti
Epeycedir kaybettik, kalbi samimiyeti

Kadın

Allah’ın emâneti, şefkat öğütler dinde
Hâla anlamadıysan, sorun senin beyninde

Ziyan

Karartım her ne varsa, saygı değer uykuya
Gecelerim boşluğa gündüzlerim hayhuya

Son

Yanık bir âşık gibi, tutsaydım eteğinden
Çeşmesi tadılmamış, sonsuzluk peteğinden

Tek

Gereğince ürpersek; çıldırasıya tekten
Ukbâ nedir unutsak, beyni törpülenmekten

Gassal

Öldür aşkla ölümü, sonra salaya buyur
Sırala ölümleri, sonra gassala duyur

Sen

Sen büyülü sevgili, sen renklerin alısın
Tüm renkleri terk edip kendini aşmalısın

Sükût

Söze müptelayım dilim biçare
öğrendim sükûtu ama ne çare

Keşke

Kin öfke hiddet, gaflete daldım
Keşke’ye büründüm kendime geldim

Aşk

Aşk tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri

Hamd

Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır 
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır

Son

Zaman ödünç sınırlı, beklentilerim sonsuz
Beklentiye ne gerek, kefen kucaklar donsuz

Yön

Medüz’de can, kan bulunmaz
Yönelmeden yön bulunmaz

Duâ

Duâ çeşmesinden doya doya kan
Eşsiz mükâfattır, duâ sır derman

Ecdat

Ben tarihe uzak tarih bana yad
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat

Ben

Kendime ben deyip geçtim hücuma
Kendimi terk edip kaçtım bu cuma

Diriliş

İmkânsız kim demiş şafak doğacak
Bulut gürleyecek, yağmur yağacak

Gaye

Ruh kalp istikâmet kulluktur gaye
Gayrısı felaket, var yok hikâye

Hangisi

Madde mana ruh ve ceset,hangisiyim ben beyim
Belki de köy bucaksız, yol bilmez göçebeyim…

Kime

Medeniyet züppesi,kime soyuyor kızı
Edep hayâ döktürür,edepsizin arsızı

Suna

Mutluluk sırrını sunabilirim
Sonsuza sevgili suna bilirim

Duygu

Susunuz susuzdur susuz duygular
Duygusuz sonsuza akar mı sular

Hâl

Söz odur ki, ihlâs ile bilene
Hâl konuşup dil söylese hile ne

Şems Gibi

İrâdelerimizi, yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette

Sakın

Şiir kalpli insan uysaldır ama 
Ehl-i kıble ise, oyun oynama

Flört

Gönülleri imar et, aşk diyorsun madem sen 
Aşka tuzak nedendir, ne antika adam sen

Hesap

İyilik ve kötülük, menfi müspet haliyle 
Mutlah dehşet hesap var, günahı vebaliyle

Hakikat

Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta 
Sonu dert eden kim, kim hakikat ta

Kalem

Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem
Kalem sadik yoldaş Allahüâlem

Ter

Ömrün şakağını ter ile ıslat 
Ter ile ıslat ki öpüşsün vuslat

Cesur

Eli tutmaz olur, kımıldamaz erine
Soyundurur cesur der, asrın kahpelerine

Ben

Çoban bile olamadım, koyun güden kavallı 
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı

Zân

Takılmış zannına cahil sineler 
Gerçeğe ihânet şu zannetmeler

Tevazu

Duru bir su, dinlendirir tevazu 
Arsızlara pek uğramaz bu mevzu

Efendim

Sönük bir kuytuda içimde hüzün
Seni özlüyorum sezdirmeksizin

Yarasalar

Kan emici gillerden gece virüs salarlar
Tükürerek yaşayıp, kan emerek ölürler

His

Beraberken pek severdim dedemi
O gidince, kaybettim ifademi

Kısmet

Rahmetin yağması kısmetindedir 
Şefkati şükrünün nispetindedir

Mizân

Cesaretle her yaşta, her an ölüm giyerek
Mizânı kabullenin, havf ve reca diyerek

Bakış

Hırs bitmez tükenmez, kimine sırat
Yaşamın son diyârı, kimine berat

Ses

Dilimi biledim seherde sese 
Duâlar döktürdüm hemen herkese

Duygu

İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular

Ülkem

Kilim gibi bütün renkler hoş durdu 
Dilimdeki sözcükleri coşturdu

Fark

Kusur eksik fıtratta, çokta farkımız yoktur
Bir yanımız çok arsız bir yanımız çocuktur

Şiir

Şiir var köpek gibi, ezanlara ürüyor
Şiir var çocukluğum mis gibi üfürüyor

Uyan

Ne varsa öldürdük, öldürdük heyhat
Sizi de öldürdük, uyan be ecdat

Gıybet dedikodu ölü etidir
Takvâ züht hiçliğin melâmetidir

Korku

Allah’ta lütuf çok gazapta çoktur
O’nun ikliminde tövbe af haktir

Serdengeçti

Büyük sularda yüzmek serdengeçti hâlidir 
Sevdanın ilk adımı, vuslatın istikbalidir...

Kaçış

Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum 
Gasil hane yazmayan odaya koştum

Kim

Hep sonsuz yolculuk hep aynı hatta 
Sonu dert eden kim, kim hakikat ta

O’na

Izdırap ardından gözyaşım dolsun 
Ben O’na muhtacım O’na hamdolsun

Secde

Ahlâkı temsil etme ve sürecindeyseniz; 
Ebediye götürür, başınızı eğseniz!

Milliyet

Haktır müspet milliyet bakmayınız derime 
"Asâbiyet tefrika" der âyet-i kerîme

Moda

Tüm perdeler yırtıldı dünya denen odamda
Çıplaklığa büründüm elbisesiz modamda

İşve

Şiir gibi gözleri gözlerim sürüyor
Mısraların işvesi içime üfürüyor

Çocuk

Kadavradan yüzleri pek bir değeri yoktur, 
İsrail’de bir böbrek Filistin’de çocuktur!

Efendim

Ey Allah’ın sevgilisi ışık sema güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz

Kurban

Kurban et yemek değil! Mangal olur haliyle, 
Sevabindan ziyade, vah kalır vebaliyle.

Bakış

Hırs bitmez tükenmez, kimine sırat
Yaşamın son diyârı, kimine berat

İslam

Kılavuzu köksüz haritası ham
Şehadetsiz kula neylesin İslam

Tevazu

Her şey O’nu anlatır her şey O’nun izinde, 
Sözler mercan dediler tevazu denizinde.

Ses

Sırtımı dönünce arzdaki sese, 
Kör baktı melekem bütün herkese.

Babıâli

Kin ekildi ülkemde, tuzak bin bir köşeli, 
Her yer karanlık kuytu her yer mayın döşeli.

Şiraze

Sabır üflüyorum hep, şirazesiz bu sizi 
Nisan paye baş tacı, namussuzu hırsızı

Dava

Bir ulu sancak gibi göklerde şahlanarak 
Göl ettik Akdeniz’i dâvaya yaslanarak

Perişan

Adavet hırs inat paye ve nisan
Gel artık ne olur sürü perişan

Yas

Su derenin ardından çık tepeden sal 
Yaş gerek gösterişsiz leyla’ya emsal

Şükür

Rızka kanaat et kısmetindedir 
Kanaat şükrünün nisbettindedir

Gözyaşı

Gözyaşlarım rengarenk seyreylerken semayı 
Ruhum sustu ben sustum unuttum ağlamayı

Özlem

Sönük bir kuytuda içimde hüzün, 
Seni özlüyorum sezdirmeksizin.

Tevazu

Öyle bir şey tevazu 
Doyumsuz şey bu mevzu

Şehit

Ask bürünmüş dirilişi görürler 
Şehit ölmez bedbaht ruhlar ölürler

Gözyaşı

Tövbe vadisinde gözyaşım kayıp
Gurur alev alev benlik acayip

Çocuk

Siyah beyaz rengârenk pek hoş benzeri yoktur 
Mırıldanır ve titrek çünkü onlar çocuktur

Şayet

Ümit beslemiyorsa, zor bir durum elleme
Ümitler cüret ister, var ise engelleme

Oruç

Kıymeti ölçülmez şüphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle

Namaz

Pusulamı O’na döndüm hoş durdu
Yaklaştıkça orkestrayı coşturdu

Cuma

Cuma ufukta burak
Bu şehirde son durak

Ben

Ben mecnunum ben divane ben âdem
Madde-mânâ ismimdedir ifadem

Duygu

İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular

Gayret

İdrak yüceliğine ermektir gaye
Gayretin yok ise idrâk hikâye

Kadın

Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim
Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim

İdrak

İdrak ettim Ömer’i birde Âdem dedemi
Tefekküre isledim çileli ifademi

Samimiyet

Samimiyet ask kokulu güldür gül 
İdrâk yoksa ister ağla ister gül

Gönül

Gönül vadisini aşk ile ıslat
Tohumun aşk ise hasadın vuslat

Mevki

Yasasın payeler şiltler nişanlar
Yasasın zillette yüzüp kosanlar!

Utan

Kalbim temiz diyen ben kalbimden utan
Viraneyi köşk görür nefsi unutan

Zan

Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihanet su zannetmeler

Asla

Haset ile gıpta, servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle

İnziva

Halktan kaçıp eşkıyaya bırakamam bu yurdu 
Halk içinde hak’la olmak marifettir buyurdu

Kaçış

Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum 
Gasil hane yazmayan odaya koştum

Berat

Her nereye kaçsam göründü sırat
Düşündüm Kebir’i yetişti berat

Benlik

Sokakların derdinde değilseniz hürsünüz 
Kendinize varsanız neyi üfürürsünüz

İsraf

Mevsim çapkın bulutlar da hovarda,
Ben mi içtim barajlarda su varda.

Ölüm

Ölüm seni alt etsem takva zırhı giyerek, 
Havf ve reca bürünüp Allah Allah diyerek.

Müftüymüs!

Tefekkürü yönetmek yiğitlerin halidir 
“Benim dedem müftüydü” neyin istikbalidir!

Birlik

Kaç asırdır yaşadık sırt sırtta ve diz dize
Başka söze ne gerek biz yeteriz biz bize

Hadis

Hadise muhalif yok diyor dinde,
İrtica taht kurmuş senin beyninde.

Ask

Durmadan üfür diyen körük müyüm ben neyim, 
Ask olsun nefesimde yerlerde sürüneyim.

Kıymet

Yasarken değersiz her edip kalem
Ecelim yaklaştı Allahüâlem

Şükür

Şükrün çeşmesinden doya doya kan
Ne bir musluk kalır nede bu meydan

Cuma

Nefsi ifşa edip geçtim hücuma,
Zulmeti terk edip kaçtım bu cuma.

Sevi

Olmuşum berceste O’nu severek, 
Üç beş lokma sevi birde sen gerek.

Vuslat

Sabır yangınında vuslat var ama 
Flört vadisinde vuslat arama

Efendim

Ey Allah’in sevgilisi ışık semâ güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz

Şiir

Şiir değil benim gayem, bu dert beni tez boğacak
Bitti ömrüm ve sermayem, ifrit doldu kucak kucak

Sermaye

El değmedik dertlerim çek elini elleme,
Gözyaşım tek sermayem sakin riya belleme.

Mazi

Yalan tarih dilleniyor bu günleri yaz ilerde 
Bak geçmişim tülleniyor çok yaklaştı az ilerde

Edebiyat

Görmeden göreni görmektir biat, 
Edebi görmezsen vah edebiyat.

Kalp

Kalbim temiz tertemiz sen diyorsun madem sen, 
Duyarsızlık nedendir ne antika adamsın.

Perde

Ne ham oldum ne yoğruldum ne pistim, 
Zulmet ve nur perde çektim tepiştim.

Unuttun

Bakışları efsunlum neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun

Nefs

Çoban bile olamadım koyun güden kavallı 
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı

Ideal

İdealsiz hayal buzlu karakış
Tomurcuk yok ne iniş var ne çıkış

Hamal

Titredi hesaptan sermayesi ip, 
Olur mu böylesi herkese nasip.

Ask

Ask tanımaz hesap kitap mantığı, 
Sırtlamıştır çile dolu sandığı.

Dert

Kalbe inen gözyaşlarım katığım
Tartışmasız en dertli yaratığım

Hazin

Hakaretti milletine tek derdi, 
Küfrü ile gömülerek geberdi.

Balçık

Güzelliğin kuru balçık, 
Bir gün gelir kovar gel çik.

Nasip

Rızka kanaat et kısmetindedir 
Kısmetin şükrünün nispetindedir

Ölüm

Vuslattır hasrettir terhistir ölüm
İbret bahçesinde nergistir ölüm

Cuma

Her şeye rağmen yetişti Cuma
Döküldü günahlar düştü avcuma.

Hile

Yiğitlik kulvarında mertlik varken hile ne 
Öteler ötesinde ne mutlu son gülene.

Kasırga

Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka 
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga

Görmek

Kapalı kalp gözüm akılda yarım 
Her nereye baksam şaşı bakarım

Ask

Ask tefekkür beyindedir tesiri 
Beden onun emir kulu esiri

Niyet 
Ameller niyetedir henüz geç değil baylar
Geçen zamana rağmen iste geldi üç aylar

Beser

Ben neyim ki ben beser, 
Günah bende ben de şer.

Zan 
Zannın geçtinse eğer 
Ne at gerek ne eğer

Hiç Olmak

Hiç olmak hepe değer hiç olmuşsan velisin
İdrak etmişsen eğer sen artik ötelisin

Yasam

Yiyin için tepisin yasam bu ise eğer, 
Yiyin için tepisin o zaman buna değer.

Hayret

Hayret yok ise eğer sen deliden delisin
Erenlik seyir meğer ve seyre perdelisin

Gençlik

Bir neslin vebali durur masamda, 
Gözyaşım ağladı ağlamasam da.

O

Bakmayın siretime ne ağayım ne pasa, 
Her sey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ

Edep

Edep dini töredir 
İdrak vicdana göredir.

Basiret

Ayni plan ayni oyun ayni ses, 
Vicdan sagir basiret kör lal herkes.

Bihaber

İdrakten nasipsiz, O’ndan bihaber, 
Yaşadım kendimce sondan bihaber.

Gaye

Gayeyi zevk edip ağlamasam da,
Bir sabah tövbeyi buldum masamda.

Perde

Seyrettim arkasından perdenin aval aval, 
Bir tarafta yas vardı bir tarafta karnaval.

Benlik

Başkasını kendine tercihe çalısınız, 
Kendine yasamakla baslar alçalışınız.

Hakikat

Ne Darvinci ne faşist ne Yahudi ne Budist, 
Aklin yolu hakikat O diyor kutsi hadis

Liyâkat 
Zirvede oturmaya var ise takatiniz, 
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz.

Zevk-Sefa

Kucaklarken rahatı vuslata perde düştü, 
Hicran derin başladı her yanım derde düştü.

Tevazu

Sanmayın ki tevazu, tevazu ağır yüktür, 
Herkes benden mükemmel herkes benden büyüktür.

Teslimiyet

Kâinat denizinde emanet bir incisin, 
Teslim oldunsa O’na vallahi birincisin.

Ahlak

Doğruluk ahlâkin güçlü direği, 
Yalanı erk etmek neyin gereği…

Flört

Sevdalar çözülüyor çıplaklığı giyerek, 
Aşka kemene vurulmuş flörte aşk diyerek.

Hırs

Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yasadığın kadardır.

Tövbe

Bir ömür boyunca gaflete daldım, 
Tövbeye büründüm kendime geldim.

Siir

Kafiyeler çilesiz kalemlerde kir 
Vicdanin sedasıysa şiirdir şiir.

Serdengeçti

Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti,
Sokaklarda gayret yok perisan serdengeçti.

Emniyet

Büründüm kul zirhina saha kalkti emniyet,
Emniyetin tek yolu tevekkül samimiyet.

Söz

Söze müptelayım dilim biçare, 
Ögrendim sükûtu ama ne çare.

Hakikat

Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta 
Sonsuza giden kim, kim hakikatte.

Sarhoş
Ağzı zulmet saçar karnı beş güğüm, 
İçtikçe savruldu ruh ürküttüğüm.

Hatırla

Ölümün hatırla ölmeden önce, 
Ölümsüzlük başlar ölüm görünce.

Ben

Sen büyülü sevgilim sen renklerin alısın, 
Beni bana terk edip kendini aşmalısın.

Tesadüf

Tesadüfü tesadüf zannedenler
Tevafuka hep su-i zan edenler.

Ömür

Günbegün anbean karar yazdılar
Bir ömrü haneme zarar yazdılar

Övünme

Çok övünen 
Çok dövünen

Vicdan

Her şey satılır rafta 
Vicdan hangi tarafta

Kâinat

Şu kâinat billur billur aşk sesi
Bilal gibi çağırıyor herkesi

Ölüm

Ölüm bizi bekliyor,
Bu ölmekten daha zor.

İffet

Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez işveler artık beni yoruyor

Basiret

İdrak, zekâ, tecrübe hakikati bilmektir 
Leyla da ki hakikat cana gidebilmektir.

Kafiye

Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır

On’a

Sakın beni zorlama belli benim sınırım
Hep tevbeyi sırtlayıp hep O’na sığınırım

Tuzak

Benim kalbim çok temiz demeyin bu tuzaktır
Hırs ifşâmız pek yakın telafisi uzaktır

Ben

Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki benlerin hangisi hakikisi

Şehir

Bu şehir boğuyor boğacak gibi
Ölümüm şafakta doğacak gibi

Ramazan

İnanç,teravih ezan
Şükür geldi Ramazan

Tevazu

Zirveyi hak eden kutlu tek mevzu 
Mutlak samimiyet birde TEVAZU

Oruç

Sendedir ilacı süphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle

Dert

Gözyaşı âkıbet derdiyle aksın 
Dert edip dertliyle ağlayacaksın

Ölümsüzlük

Zaman saklı elbette, zamanın kertesinde 
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde

Miraç

Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrâkin sırrıdır secdede miraç

İç İçe

Benimle hep iç içe dünya ile ecelim,
Kurt görmüş kısrak gibi çığlık atar mecalim.

Üslûp

Senin ile sensizlik,hoş üslûp ne kadar zor, 
Mahrem bilmez sineler artık beni yoruyor.

Fedakârlık

Ancak ve sadece idrak varlıktır, 
En büyük varlığın fedakârlıktır.

Benlik

Kendine yaşayan mahlûkat tektir, 
Çoklukta arama boşa emektir.

Arayış

Uçup gidiyor günler, herkeste bir arayış var; 
Aşkın fevkindekiler, yalnız hep O’nu arar.

Benlik

Benlik aslına varır,
Kölelikten kurtarır

Terk

Terk edebildiklerimiz geriye,
Terkimiz mükâfat idrâk hediye.

Kalp

Kalpten dudaklara birkaç bardak çay, 
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay!

İdrak

Varın ötesinde nice sırlar var,
Kopar zincirini kır azar azar.

Zevk

Ziyneti zevk olan sevdası şirktir, 
Leyla’yı aramak Leyla’yı terktir.

Sesleniş

Seslenişi fark etmeyen âmâdır! 
Yârsiz olabilmek saçmalamadır.

Anne

Her dem imrenirim ben, gözü yaşlı anneme,
Adeta aşk tüllenir, inatla cehenneme.

Affet

İdrâka göredir sevgi ve saffet,
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet!

Sancı

Yer gök acı ses verir,ara ara ıhlanır,
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır.

Göz

Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır.

Seyir

Ruhumu coşturur bir cezve şiir, 
Peşinden tefekkür peş peşe seyir.

Ben

Kaç asrın vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da

Tolerans

Gözlerin iffetini, moda ile vurdular 
İffetin gözlerine, tolerans doldurdular

Ağla

Gurbet, hasret, ak-kara, ruhum ayaz gönlüm yaz
Ağla yüreğim ağla, ağlaşalım gel biraz

İdrâk

Samimiyet atını gözyaşıyla eğerlendiriniz
İdrâkiniz zamanı zamanında değerlendiriniz

Ölüm

Gömdüm rûha ölümü hoca salaya buyur
Aşkı ateş yakmıyor, yetiş gassala duyur

Ağla

Ağla ey deli gönlüm, ağla şu karşı parkta
Aşkın baharı çöktü, mevsim denen plâkta

Bir

Bir Rabim var ki benim, gazabından korkulur,
Aczini fark edenler, rahmetine gark olur.

Hesap

Vakit-miat, ak-kara yaşam bitmekmiş meğer
Hesap kitap bitti mi çığlık çığlığa değer

O Gün

Hayat eşya ve zaman, beni hüzünlere sor; 
O gün gözümde tüter, istifamlar yoruyor...

İdrâk

Düşünüp idrâk etsem; idrâk kaplasa yekten,
Tefekkürü kaybetti, beynim törpülenmekten.

Son
Son’u boşluğa atsam, tutup da eteğinden; 
Ölene dek beslensem sonsuzluk peteğinden…

Zaman

Geceleri terk ettim, saygı değer uykuya,
Yularımı kaptırdım, sükût bilmez hayhuya.

Af

Karışık bir benzeyiş,ne ölüyüm ne sağım,
Su-i zanlar susunuz! Affeder dayanağım!

Nice

Karanlıkta boşluğa,yalnız köpek mi üren! 
Nice köpek türedi erenleri küstüren.

İğreti

Moda gece hırıltı, yamyam ve kadın eti
Yaşanan ham ruhlarda; ölüm azap iğreti

Tercih

Kendine tercih onu aslında mevzu derin,
Altındadır her zaman alan el verenlerin.

İhânet

Biliniz ki tattılar pişmanlığın hasını,
ihânetle birlikte zehrin manitasını.

Hâsıla

Zamanın ötesine gizlemiş yâr sılayı 
Gözleriniz kapayıp; seyredin hâsılayı

Yerli

Sarmışlar dört bir yanım, hepsi bizden hep yerli
Kimi altından yular, kimi gümüş eğerli

Şirk

Yiyip içip çiftleşip ışıkta geceliyor
Hikmetinden ziyade şirk aklıma geliyor

Teslimiyet

Sabredenlerdenseniz sükût sizde fark olur; 
Tüm varlık teslimiyet heybetinden korkulur.

Hesap

Ben ve bu gün iç içe, bana geçmişi getir; 
Pişmanlığın haşyeti, yeryüzünü inletir.

İdrâk

Daha var ötesine kim ununu elemiş! 
Bu bendeki rahatlık idrâki peçelemiş.

İlim-Amel

Fiillerim bir yana ilmim amelim yuttu,
Akıbeti unutup dirilisi kuruttu.

Aile

Bu ev sanki yabancı tanımadım veledi! 
Ayaklarım altında, yuvanı iskeleti.

Tabu

Terk edemediklerim boynumda kement,
Fikri tüm şartlanmalar benzer element.

Hakikat

Seslenişe koşalım getirin şu yağız atı,
Özde bir yaşayalım çöl kokan hakikati.

Demokrasi

Ciğerlerimi dağlar cuntaların astığı; 
Hainleri yatırmaz demokrasi yastığı!

Izdırap

Sadece gönülden aşk arıyorum; 
Aşk gerçek ızdırap uyarıyorum!

Balayı

Nikâh ne gerek diyor namussuzlar alayı; 
Flört kürtaj leş leşe! Ertesinde balayı.

Fedakâr

Sükût ve ifşa, fedakâr kimdir,
Seyredebilenler, seyre hâkimdir.

Zan

Liyakati doğrayıp samimiyet eledim,
“Zan”larıma takılıp; idrâkte sendeledim.

Hüsran

Gururun gövdesinde soyunarak yat uyu,
İyide suçlamak yok haşyet yayan kuytuyu.

Moda

Ecnebice kahkaha ve yerli gâvurdular; 
Yamyamları çoğaltıp iffeti kavurdular!

Tasavvuf

İman can kafesinde iki âlemi saklar; 
Ve perdeye takılır tasavvuftan aksaklar.

Aşk

Allah için sevin aşklar aşk olur, 
Acı münakaşa, sen-ben kaybolur.

Sonuç

Beşik ve mezarlar ben sen o hani; 
Nankörler gösterin, pörsümeyeni!

Bekleyiş

Memur bey Micingirt öldü diye yaz; 
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz.

Tespit

Zevkin değirmeninde, aşka yol yok elendik; 
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik!

Perde

Bireysellik benliktir, terk edebilmek erdem; 
Ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem.

Basiret

Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum; 
Zihnim ayaz kapalı, buz kar çekişiyorum.

Arayış

Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum,
Bir yerlere kaydolmuş, sessizce bekliyorum.

Sanki

Kafam hoş, yüreğim titrek ve cahil; 
Kapımda bekliyor sanki Azrail.

Ağla

Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık; 
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık!

Sürüngenler

İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler; 
Okyanusta yürüyen, ayaklı sürüngenler.

Afrika

Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa,
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa!

Zevkusefa

Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim 
Gözlerini kapayıp,basitlikte gizlendim

Bâb-ı Âli

Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur, 
Sessizce izliyor kalabalıklar sükût kükreyince sular durulur!

Ana

Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Marifet kokusunu fark edenler bahtiyar

Rende

Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez; 
Emâneti baltalar nefsini rendelemez!

Kördüğüm

Dopdolu münakaşa beni taşıyan güğüm,
Samimiyet izafi teslimiyet kördüğüm!

Nerde

Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin,
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin!

Dünya

Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat,
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat.

Lime Lime

Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime,
Benim olur kâinat eli değse elime!

Dava

Bir ulu sancak ki o göklerde şahlanarak 
Yol ettik Akdeniz’i tevhide yaslanarak

Terk-i Terk

O gün sermayeni kurtlar yiyecek! 
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek.

Put

Zanna göre yaşadığın din olur; 
Ve putların bin değil yüz bin olur!

Anlat!

Anlat bana nerede mânâ yüklü bestemi 
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi

Ömür

Bireysellik adına estim yağdım gürledim,
Içgüdüyle küçülüp boşa ihtiyarladım!

Nefs

Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor,
Çoğu aza terk etmiş, nefsini götürüyor.

Henüz

Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da; 
Yaşamı bekliyorum ecelim kucağımda.

Faiz

Izdırabın temeli ter kokmayan yemekten; 
Tahsisatı fark edip, vazgeçin esnemekten.

Ney Gibi

Ritmin mihengidir notada esler,
Pembe mor ney gibi diri nefesler.

Kaçıyorum

Liyakatim artıyor basitliğe varınca 
Ben benden kaçıyorum karınca kararınca

Su Aldı

Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi; 
Tufanın kollarında su aldı teknemizi!

Pâye

Rütbe itibar makam, prangadır pâyeler, 
Şöhretin tutsağıdır, hedefsiz hikâyeler!

Nene Hatun

Atsız süvâri gibi erbaş oldu erine, 
Ölümsüzlük rengârenk daldım yine derine.

Yabancı

Dur durak yürüyorum, hep kendime hancıyım 
Ve kendimden ziyade, kendime yabancıyım!

Ömür Binası

Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla,
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla!

Ben

Vermedi deyip almayan bendim, 
Benliğe soyundu idrâk tülbendim!

Ödünç

Yaş kırk yedi kırk sekiz, zulmet nur adım adım,
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım.

Keşke

Enâniyet gizledim iki büklüm halime; 
Ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime!

Efendim

Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin,
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin.

Unutkanlık

Gerçek ve ötesinde, yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisiz, kahrolsun unutkanlık

Karınca

Ve ibret vesikası insanlara karınca,
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca!

Kalbim Temiz

Yaşayamıyorsan hem “kalbim temizdir” deme,
Zâtını bil günahkâr, od olma cehenneme!

Neden

Muhabbete bürünüp, ölçü teslimiyet der; 
Neden düşüme düşmez, mademki beni sever.

Hâlâ

İslam’ın pırlanta kozasındayım; 
Inşallah ben hâlâ rızasındayım!

Facia

Kaptırmışım kendimi şeytan ruhumu yalar,
Her yaz yolumu bekler ürperten facialar!

Bayatlamaz

Gerçek akıl sahibi öyle damdan atlamaz; 
Sükûtun kavradığı vicdanlar bayatlamaz!

Görenler

Görenleri görünce kalb-i sadakat bürür,
Iç döker bütünüyle O’na durmadan yürür.

Yüreksizler

Beyniyle gereğince düşünen yürek sızlar, 
Düşünmeyi suç bilir beyinden yüreksizler.

Yakarış

Korkuyorum koştukça sonu belli yarışta
Bu nasıl bir idraktir korku yok yakarışta!

İbret

Beynine hükmedenler sonsuz hayrete dalar; 
Yürüyen canlı ayet şu çıtır karıncalar!

Yağız At

Ferhat gibi al götür gel beni de yağız at; 
Yürü yâre gidelim başka söze ne hâcet!

İfşa

Çoklukta hiçliğin sırrına erin; 
Nasibi hüsrandır sır verenlerin!

Şuaralar

Şuurlu şuaralar çoğu hiçle heceler; 
Çokluklardan sıyrılır hiçliklerle geceler!

Şöhret

Zirveyi tırmalayıp huyca inişe çıktım,
Her şeyi hiçe sayan bacaksız kafacıktım!

Nankör

Görenler aynasında göremedim halimi; 
Nankörler deresinde,çaldırın kavalımı.

Son

Çıkış noktanızı biliniz ki siz; 
Sonra olmayasınız sondan habersiz!

Ben-Zan

Tevazuunuzun neresinde ben’iniz,
Zannı değiştirmesini öğreniniz.

İnkâr

Güneş güneşte yanmaz su kalburda elenmez; 
Hakk’ı inkâr etmekle gerçekler perdelenmez!

Yaratmak

Şirk, iblise eş olmuş ifadeyi tırtıklar; 
Bilmem neyi yaratır(!) beyinsiz yaratıklar!

Aşk

Farkında mısınız siz aşk dilimin ucunda; 
Gâh dizimin dibinde gâh nefsin avucunda!

Kabir

İlmin ne tedbirin ne, zevkusefa ne izi; 
Tatminin ertesinde, Vah kaplar kabrimizi!

Avrupa Birliği!

Sömürgeci ne anlar, hak hukuk ve emekten; 
Bunca zillet yetmez mi vazgeçin beklemekten! Ö

Leyle-i Berât

İkrâmlar dökülür “Zât”ından kat kat; 
Tevbeye riayet Leyle-i Berât!

Avuttum

Sevgiliyi terk edip gölgelerini tuttum; 
Kavuşma hayaliyle hep kendimi avuttum!

Nemelazım

Nasipsiz buyuruyor hakikat nemelazım; 
Hakikatsiz yürekler taş cehenneme lazım!

Şems Gibi

Taklit edenler değil edilen olun nette; 
Ve Şems gibi olunuz mevcudata hizmette.

Annem

Sina çölü gibi gözlerimde nem; 
Yanağımdan kıstır öp beni annem!

Su-i zan

Zamanı anlayamaz zamanın antikleri; 
Izansız tüm zanları, su-izan mantıkları…

Unut

Seviyorsan şayet gözlerimi tut,
Içinde eriyip gördüğün unut!

Samimiyet

En büyük ihanet şu bendeki ben; 
Itiraf ilham aşk samimiyetten!

Nefs

Yüksek topuklu yâr terk edip ekti; 
Hani ya tabuta aşk binecekti!

Zevk

Giydirilen yüzlerde terk-i diyar nem izi; 
Gayeyi zevk eyledik su aldı teknemizi!

Dikizleriz

Görsellikten nasipsiz şeytan ifrit cin,
Görmeden dikizleriz sezdirmeksizin.

Koş!

Her halin ısmarlama davranışların sarhoş; 
Koş istikametsiz koş! Azgın alevlere koş.

İnsan

Zamanın örtüsü ve ertesi ben; 
Eşref-i mahlûku halifesi ben!

Ramazan

Seslenişin doruğu iftar ve ezan; 
On bir ayın ziyneti hazzı ramazan

Kadın

İffet benim vuslat ben yavuklu ben eş benim; 
Kalbi dudaklarında ağlayan nakış benim!

Marifet

Hüsrana uğrama marifet ette; 
Gayeyi zevk etmek şirk marifette!

Dedem

Hele uzat nur elini ver dedem; 
Ver öpeyim ver sarıklı seccadem!

Mahlûkatlar

Soyunuk vadilerde çakal havlar kelp ulur; 
Tepişir mahlûkatlar ta öteden duyulur!

Aşk

Sabrın ötesinde fedakârlık var; 
Aşka sabredenler gerçek bahtiyar!

Salâvat

Sesleniş yudumla samimiyet tat; 
Kulluğu idrak et getir salâvat!

Efendiler!

Görüp düşünebilen sadece kendileri 
Ve gayeden bihaber, halkın efendileri(!)

Eriyorum(!)

Gözlerimi kapamış gerçeğe eriyorum(!) 
Zâtını düşündükçe şükür ürperiyorum!

Bak Gör

Terk edemediklerim şirkte ısrarın izi, 
Gir de bak gör ne yapar akrepler kabrimizi!

İnsan

Ancak ve sadece indinde adın,
Eşrefi mahlûkat er-geç anladın.

Mânasız

Gecelerim hep gaflet, gündüzleri atlattım,
Gülüşleri manasız, çok espri patlattım!

Ben

İmkansızı deneyip ben ben’den kaçıyorum,
Çilelere muhalif sevdayı acıyorum.

Edep

Taşıyana şifadır, edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur

Afrika

Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun; 
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!

Gizlilik

Sonun sonu gelmeden düşün hisset uzat ver; 
Gözyaşıyla gizlice verebilmektir hüner!

Seyr u Sülûk

Semerkand erleri aşka durmuşlar; 
Ruhu körükleyip, kalp dondurmuşlar.

Micingirt

Okuyan yazan mı ben ve sazsız ozan mı ben
Alev alev her yanım; kaynayan kazan mı ben.

Kaydırak

Düşündüm tek mânayı, oyun ninniyi bırak; 
Birden aklıma geldi, tabut denen kaydırak!

Sen Ne Güzel

Her güzel sana yanık, sen kevser, misk-i amber; 
Sana kim olmaz meftûn, sen ne güzel Peygamber(sav) !

Köpekler kol geziyor, bu gün kafadan eyim; 
Ürdün nâralar attım, nerde benim köpeğim!

Göçebeyim

Ne şairim nede edip; varlık O’na kulluk beyim.
Aslında ben gece gündüz, yük taşıyan göçebeyim!

Kominizimsin

Sözlerin karadelik,her sokakta izim var, 
Bazen gözümde şair,bazen kominizimsin!

Nazımsın

Hikmetten sual olmaz, ismin gibi nazımsın, 
Kızıpta giittin amma, yinede sen bizimsin.

Milli Şef

Yok ki vadedilen kutlu miraslar,yakıp çekip gitti gitti elendi. 
Nerede milli şef ve ihtiraslar; belkide vicdanda kelepçelendi!

Had

Her yanda rahmet feyiz samimiyet var ama; 
Haddini bilmeyende samimiyet arama

Afrika

Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun; 
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!

Samimiyet

İdrâk ve irade, akli meleke sizin,
Her gayret nispeti, samimiyetinizin...

Kişne

Kişne doru kısrak şahlan ve kişne; 
Akıncı nerede, nerde işi ne!

Sâmimiyet

Sâmimiyetsiz her iş delinmez duvar 
Her başarıda, mutlak samimiyet var

Şiir

Mısraya edebi seremeyenler, 
Şiirle kemâle eremeyenler.

İnsan
İnsan asla eskimez, derisi eskise de; 
AK alnı buruştukça yenilenir secdede.

Edip

Her yer ateşten şafak, her yer ozonun dibi; 
Sis sardı yeri göğü, zift bürüdü edibi.

Şaşkın

Zihnim kalbur gibi su elemekte, 
Hakkı hakikatsiz bestelemekte…

İnfâk

Sadece, almadan verenler erecektir 
Ve ölmeden ölenler dirilecektir.

Akıl

Aklın fazlasına delisin, 
Gerçek hacminle perdelisin.

Ne Demeli

Dağlar muhteşem direk yağmur toprağa meme; 
Alay eder nankörler canları cehenneme!

Uğultu

Mağripten Maşrıka mahşer uğultusu var; 
Nefsin vuruşları, zevk-i sefa kovalar! 
Yöneliş

İnkâra teslim etme, yaşam iki hecedir,
Kimine sırlı oyun, kimine bilmecedir.

Asâbiyet

Öyle bir milletiz ki, bütün tarih boyunca; 
Her kavmi can eyledik, asâbiyet duyunca!

Bırakın

Uslanmaz heveslerim dönüp mâziye bakın; 
Beni benden ziyâde, hasretimle bırakın!

Lâyezal

Sadakâtim sakattır, idrâk sağır izan lal; 
Beni bana bırakma, ey Celil-i Lâyezal!

Endişe

Tükendim ben pişe pişe; 
İzzet, zillet bin endişe!

Gaflet

Zihinler kırbaç gibi, arenası yuların.
Yaşayan kadavrası pervazsız uykuların!

Kim

Gölgeler bahçesinde, hiçe gömülmüş çiçek; 
Hapsolan aydınlıkta, mehtâbı kim seçecek!

Zulmet Ve Nur

Zulmet… Benlikte yaşanan öteye veda…
Ve Nur… Takdirine rıza ulvi bir seda…

Tek

Tek hitap ve tek idrâk O’nu tefekkür her an; 
Tek tek hesap sormalı yatarken ruhumuzdan!

Oyun

Dünya tek seans oyun, On’suz oynamam sette; 
Tekrarı, telafisi var mı ki Âhirette!

İhânet

“Zan”ı bırak dön kendini ayıpla; 
Tüketirsin koca ömrü kayıpla!

Mezarlık

Sonun ilk merhalesi, yokluk içinde varlık; 
Mal mülkle dolmayacak tek mekândır mezarlık!

Hitabet

Hitabet sanattır sükût marifet, 
Öze ermemişse gel de tarif et

Gayret ve tevekkül, Lâ duramayacaktır; 
İnşallah tersine savuramayacaktır!

Secde

Hedefiniz kulluksa, mecburiyetindeyseniz; 
Yüreğiniz dik durur, şu başınızı eğseniz!

Durak

Kim gafletten ayılır, çorba içer her sabah; 
Üfül üfül yayılır, Durak’daki inşirah!

Ana

Gördüm ki tek sadık yârendir ana
Güftesi ses verir iki cihana…

Nesin

Aşk nerede yârin kimdir sen nesin,
Öze er ki sonsuzluğa eresin!

Kânaât

Varlık bir fırıldak döndürmek sanat; 
Eşsiz zenginliktir gerçek kânaât!

Kalp

Kalbi dudaklarına sıkıca tuttur,
Her devirde bir Yunus mutlak mevcuttur!

Ihlâs

Seni senden kurtarır, 
Yârin eline verir...

Takvâ

“Halvet der encümen” takvâlı kul der; 
Takvâsız kulluğun sonu meçhûl der!

Tıpkı

İnkâr kine doyamamış, kuşatılmış sanırım; 
Tıpkı aynen Nemrut gibi, ne haydutlar tanırım!

Ah

Seni kime anlatsam, kim ne bilir ah ana! 
Öksüz yığınlar hasret, şefkat pişen tavana.

Secde...

Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz; 
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz!

Asâbiyet

Öyle bir milletiz ki, bütün tarih boyunca; 
Her kavmi bir eyledik, asâbiyet duyunca!

Tartışma

Tartışmayı bırakıp, cahili ârif sayın; 
Aptallarla uğraşıp, sebeple dalaşmayın!

Yâ Rab!

Yâ Rab! Hâdim eyle bizi ecdada; 
Yüreğim Mekke’de alnım secdede!

Akıbet

Her şeyin sermaye idrakin para 
Akıbet gelmeden kendini ara! ..

Nafile

Sahibi unutmaz hayvanlar bile,
Teslimiyet yoksa izâh nafile...

Mesûl

Gücünle mesûlsün unutma sakın,
Gerçekte vuslattır senin firakın...

Sürüngenler

İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler; 
İnsanlıktan nasipsiz ayaklı sürüngenler!

İşlemeli

Kibir gurur dünyalık,bilmem ki ne demeli; 
Çokluktaki hiçliği,ruhlara işlemeli...

Tesettür

Giyim kuşam sınırsız hep beraber olduk hür,
Çıplaklığın renginde moda oldu tesettür…

Güzellik

Hakikate muhalif güzellikler beladır
Ne fark eder kardeşim mavi yeşil elâdır

Ömer Ekinci Micingirt

İffet

Sözüm hakikattir izahatım net; 
Örtü moda oldu horlandı iffet!

Ö.E.Micingirt

Beni

Aklıma hükmedip kıstırdın beni
Sevi bıçağıyla kestirdin beni…

Ahmak

Dürtüleri bırak hakikati yaz
Gıybet ölü eti desem anlamaz

Ö.E.Micingirt

Sükût

Tahsisatın hüsranı sû-i zân'ı emiştir
Büyüklerin pek çoğu sükût tembihlemiştir

İrâde

Dürtü tende dikiş tutmaz bir çuldur; 
Pes edenin akıbeti meçhuldür…

Veren El

Tahsisatı fark edip verebilirse eller
Çok belayı defeder, kin nefreti engeller

Mertebe

Mahlûkatlar görünce mertebeleri dürdüm
Ben’i benden almayan hayalleri süpürdüm

Helâllik

Su döküp kefenlenir ölü başı taranmaz
Caminin bahçesinde kardeş payı aranmaz

Şuûr

Bilincini diriltip zihni şuûra yasla
Unutma ki şuûrsuz amel olmaz ihlâsla

Endişe

Korkum hep habersiz karar yazarlar
Şiirsel ömrümü zarar yazarlar…

İktisatı Firâvun mideleri raf ettik,
Müsrifliği zikredip hunharca israf ettik.

Birçok kavmin helâki ,dehşetiyle pek;
Ve Nemrut’un mahşeri bir topal sinek.

Her nefsin ağırlığı ruhsuz ceset kadardır,
Tüm asrın Neronları oğul Esed kadardır!

İsmini zikredip;veren O deyin.
“Yiyin, için fakat isrâf etmeyin”.

Gerçek dostlar kalp gibi taşıyana kuvvettir,
Ve Hakk’ın bir lütfudur, varlığı uhuvvettir.

İki damla yaşla secde kârımız,
Cumâ aracısız mektuplarımız.

Nefs azgın bir ejdarha tâkva şeref şandır şan,
Mârifet Hakk’ı bilmek, sünnet erkândır erkân.

Gazabın uğultusu, helva dolu put,
Hileler desiseler dört bir yan tağut.

Çöküşün avlusunda yer yer dağılıyorlar,
Kadeh tetikledikçe, yan yan yığılıyorlar.

Irklar zenginliktir vâhdet terakki,
İttihâd-ı İslâm, yurdumun hakkı.

Şahididir hakkın vicdan tek alet,
İnsanlığın hür inşası adalet.

O'na iltica et, durağında dur
Yârini düşün istikâmet budur,

İyiler ve kötüler,dünya ucu delik han,
Aldananı ütüler,baştan aşağı yalan.

Umutsuzluk serde yok endişelenler dursun,
Beraberlik servettir vahdet diyen buyursun.

Hırs tamah yakıcı tandır,
Kalp hastalıklarındandır.

Beşik tabut öper deniz karayı,
Sevgi mâsivâyı âşk mâverayı .

Aynı türkülerde yaş döküp daldık,
Birlik damarından köklenen daldık.

İzzet ve haysiyettir haramı ret vakası
Kıstasız örtünmeler, kezâ İffet vakası

Gayb hamalı erkek olur,
Namussuzlar korkak olur.

Zekâtsız mallar erir,
Cimrilerde can verir.

Küfrün kaypaklığı, ârşı tartıyor,
Müslüman irşatsız kâfir artıyor.

Onur ve gururlu ay yüzlü rengin,
Yüksek tepelerde inşirâh cengin.

Dışımız gösteriş, içten aymazlık;
Mümine zillettir vurdumduymazlık.

Hayat bir sınavsa; peki ben neyim,
Arsız çok vesselam,üzülmekteyim.

Bâzı insanlar var dilsiz varlıktır.
Tevâzuları da riyakârlıktır!..

Ümmetin alın teri öfkem üzüntü âhım,
Kahreyle hâinleri, helâk eyle Allah'ım !

Yokluğun intihar, sükûneti var,
Senle huşu giyer bütün veralar.

Madem dedemiz âdem sömürmek niye,
Pisikolojik sorundur, tersiz sermaye!

Şuur şirk kıskacında , otur ağla yan,
Muhafazakârlığa sığmaz Müslüman.

Kastasız manasız diyemem üfür
Sessizlik pespâye alkışlar küfür

Sessiz ılık bir nazar onlar asrın havası
Ve ümmetin şuuru , büyüklerin duâsı

Dünü düşünüyorum sükûtun ağırlığında.
Sükûnetli ne varsa ,sabrımın sağırlığında.

Tevekkül yeni huyum,
İnanılmaz doluyum.

Ne dehşetli kıssadır zenginlerden Salebe,
Ver zekâtın kardeşim, Esed olma Halep’e.

Yumruğu sıkmışım yüreğimde köz
Mahşer- i Kübrâ'da görüşeceğiz

İflâh olmaz mısralara uydular
Fikirler cin fikir, yorucuydular

Hissiyatım hissi boşluğa yürüyorum,
Islaklığı ıslatıp; ateş kavuruyorum.

Umudunu yitirme ne kaldı ki yarına,
Erdemini kaptırma hâ, yalakalarına.

Ramazan hoş koşturalım çek atı,
Büyük cihât, şahlandırsak zekâtı.

Tevhid ne der didişmeye kim razı,
Kan gözyaşı, dedikodu enkazı!

Siyonist'in kulübüne kim üye,
Ara ara hıncım artar dürzüye.

Alın yazıları , yaşanan hâldir;
Umut besteleyip yeisi kaldır.

Bayrak kana âşık ter hislerine,
Vuslat, şühedanın terhislerine.

Kendine güven, O’nu unutma,
Ve büyük divan sonu unutma.

Birçok şey âşka settir;
Ve âşk istikâmettir.

Bir avuç gözyaşı okyanustan çok,
Sustuklarım birgün seni vuracak!

İmtihan bu ağa paşa bey demez, 
Münafığı mukaddesat beslemez .

Yâre kavuşulmaz tevbe diyerek,
Tevbede kendini görmesi gerek .

El açıp gizlice vecde geliver,
İster âh de oku, ister siliver.

Sözlerde kaypaklık büyük afettir, 
Hakkı dillendiren söz mükâfattır.

Tutsaklığı bırakıp; hodgâmlığı eleştir;
Gülümse her kesime gülümse sadeleştir.

Ömrünü yitirme gel tefekkür et,
Ölüm ve dahası vardır nihâyet.

Çomarlar doymuyor, rengârenk yalak,
Görmüyor duymuyor bir heybe kulak.

Eşsiz medeniyet taşıyor adım,
"Adl-i İlâhi"dir izâh maksadım.

Sabır ve sükût hâl hatıdır,
Acı çekmek veli sanatıdır.

Yatmalar alçaklık, çalışmak haktır
Gayret insanlıkta sadık kalmaktır

Vicdan imbiğine atılan düğüm ,
İmanı sarsamaz daha güçlüğüm.

Hazzetmem bencili bende varımda;
Ben, ben'le kavgada mısralarım da.

Bir türkü değil; bu ezân sesi,
Vuzuha er eğil bu ezân sesi.

Hükümleriyle aziz, kaç yüz asırlık sesiz,
İrfândan bozgun yedik fikriyat elbisesiz .

Dürüst ol, istikâmette gez,
Erdem, yalancıları sevmez.

Dikenli tel mısralar, teşhirlemiş etleri,
Mahremiyet iflasta,şiir kerametleri .

Mevla'nın bahşettiği fıtrat vicdani durum,
Bencil kayıtsızları sevmem, sevemiyorum.

Şirkin müsebbipleri dili hâlinden iri,
Ahlâksız ve ukalâ imân bezirganları.

Öpüyorum sabırla , metânetteki mimi,
Mahşere saklıyorum bütün öfkelerimi.

Sabır ve metanet dedimse şayet,
Kısasta hayat var buyurmuş âyet!

Yobazlığım yerinde, yazan mısraya küstüm.
Nezâket olmasa da bir zamanlar dürüsttüm.

Cesâret korkuyu rettir
Koşulsuz sâmimiyettir.

Ben karakış sen hep lodos,yüreğime es erisin,
Sen hâysiyet fırtınası, asâletin eserisin.

Şiirler fidelerim susuzluktan kurudur,
Fideleri kurutmak, iblislik unsurudur.

Mukaddesat slogan, kirlettik niyetleri;
Kardeşlik mi nerede ve hususiyetleri!

İstikametsizler, hikmeti ne anlar,
Zihni bulanıktır felsefe yapanlar.

Mutluluk sırrını sunabilirim,
Yaşmağı bileni,suna bilirim .

Flört hıyanettir , nikâhsız eştir,
Mahremiyet dokunulmaz ateştir.

Bugün 'ben'imle karşılaştı ben;
Biraz endişelendim kendimden.

Hayat mertek boyu dünya bir yular,
Boğar merkepleri, boynuna dolar.

Kapitalist aydınlar fikriyatla anılmaz;
Arşivler karıştırın tarih asla yanılmaz.

Pulluktaki toprak kokan helâl ter;
Helâline gülümseyen güzeller.

Hak ve batıl, zorbalıklar sürüyor, 
Düşündükçe dudaklarım kuruyor.

Lağımda bebekler sokakta etler;
Buna âşk diyorlar, it oğlu itler!

Hicvi fırınlarım,yer yer bilerim;
Soysuzlara çarpar kafiyelerim.

Sabır, erişilmez sır,
Sabredeni yüceltir.

Dava sorumluluğu hak ve nettir,
Peygamberi (as) taklitten ibarettir.

Erdem nedir,kim tevâzu kim ene;
Kavgalarım kaypaklarla,kime ne!

Kurt kaparsa koyunları, it hamlar,
Kavga haksa,tesir etmez ithamlar.

Koştuk âşkla o gece ölümüne hâk için,
Verilen emâneti sonsuz yaşatmak için.

Kaybetmek lazımdır kini nefreti,
Kazanmak güzel şey insaniyeti.

“Dilsiz şeytan” nedir deyiveriniz
Susup kaybettiğim şeyi veriniz

İnsanlığın tasası, âşkın bağıdır erdem; 
Tomarlarla lâf ettim hiçe kapalı perdem.

Cehâlettir yaşanmayan bilgiler;
Riyakârlık ve küstahlık salgılar.

Bütün varlığımı kaptırdım kine;
Bilmem ki velhâsıl ıssızım yine.

Anamın duâsı sarsılmaz varım,
Yüzsüzlere değil, kırgınlıklarım.

Tutmak maharettir âşk yularından,
Kaçmak hoş şivekâr arzularından.

Sünnetsiz dindarlık nefsani tattır
“Nefsle mücâdele büyük cihattır”

Usta kalasları kaşık eder,
“Tasavvuf adamı âşık eder”

Ölüm yetmez fâile
Siyonist İsrail'e!..

Kitap nefes gibi, tefekkür her dem
Okumak irfândır, yaşamak erdem

Herkes bir tuhaf duygular çorak,
Islanmak için yağmur mu gerek.

Evinin eşiğini varlığın kirlerini,
Sevgi ile çitile neslin fikirlerini.

Serden ahlak giderse; amaç olur araçlar,
Paravan olur dava, meslek olur haraçlar.

Hayır- şer konuşulan, bir fâni memuruz biz,
Suyla karışık toprak veyahut çamuruz biz,

Hayret ve dehşet sarar kırılınca saksınız; 
Göz kulak ve el ayak, sorgulanacaksınız!

Dergâh-ı İlahînde ubudiyet tek neden,
Allah’ım canım alma ebedîleşemeden.

Ben ukâla, kim ene, 
Kim ene’yse kime ne.

Öyleleri var ki, Habil'le Kabil,
Haysiyet pahalı arsızlık sebil.

Kendine koş derinleş, sen hep bir’e kıyam et; 
Kamyon kamyon kaypaklar, alameti kıyamet!

Fitne fücûr gâh gösteriş gâh hile,
Çok söz gerek borazancı câhile!

Haysiyet yürekli insanlarda var ;
Korkaklar kendini yaşayamazlar!

Kâinat zikreden muntazam hâle,
Sahibi hükümdar, her şey risâle.

Alkışlar meyyite mezar eştirir,
Ve nefsi tırmalar katileştirir.

Öfke sabrı yordu imtihan çetin,
Ömer’i olsaydım İslâmiyet’in !

Hırsızlar çaldılar alın terimi;
Arsızlar, aldılar gülüşlerimi!

Hikmet tefekkürde fikreyle sınâ, 
Düşme felsefenin fesatlığına!

Dirilişler âhlak ile doğacak;
Fersah fersah maneviyat yağacak.

Mursi kadar temiz, Sisi kadar kir,
Makam korkakları erkek gösterir.

Kapıkulu kalemler idrâk koyu vicdan ref,
Şakşakçılar çoğaldı,nerdesin Şâir Eşref.

Teşhir felâkettir, utanmak nimet,
İrfân ceht etmektir şuur ganimet.

Şiir var şuura ayak bağıdır,
Şiir var şuurun uygarlığıdır.

Güzel âhlak doğruluğu temel et
“Kur'an dinle ahkâmıyla amel et”

İsyanı çarmıkla tevekkülü tat,
Sığın hükmedene eyle itimat.