ŞİİRLER 1


Adalet

Adâlet hak ulvi dem 
Mazluma kurbanım ben 
Şüheda dolu heybem 
Zâlime külhanım ben 

Kulluktur tek gümânım 
Amentüdür imanım 
Çıban olsa her yanım 
Yine de lokmanım ben 

Ki köleyim Bilal’im 
Al bayrakta hilâlim 
Haddimizi bilelim 
Nefsime sultanım ben 

Üç kıtaya hükmettim 
Gönülleri fethettim 
Hoşgörüyü derç ettim 
Tarihe Osman’ım ben 

Vesileye aldırmam 
Kör şeytanı güldürmem 
Karıncayı öldürmem 
Yaşatan dermanım ben 

Köroğlu’yum dağlarda 
Mevlana’yla ard arda 
Barbaros’um sularda 
Yunusa mekânım ben 

Taşırım tüm her rengi 
Tattım ulu âhengi 
Tevâzudur mihengi 
Zümrütten harmanım ben 

Mefkûremiz rızâdır 
Helalinden azadır 
Ben dedimse bizedir 
Baş değil tabanım ben 

Hecelere büründüm 
Şiirlerde göründüm 
Ömerlere yerindim 
Aliye kurbanım ben 

Çeçenleri görünce 
Filistinli ölünce 
Yavrularım sorunca 
Kanayan vicdanım ben 

İbrahim'i ecdadım 
Hep kendimi aradım 
Yaralıyım üstadım 
Gül yüze hayranım ben

Ömer Ekinci Micingirt



Adım

Bir güz günü doğdum aylardan kasım 
İbrahim’i soyum, neslimse âsım 
İzâh zor derince varsa ihlâsım 
Adâlet ismimde hakkın izi var 

Dört yanım şüheda kefenleri kar 
Çile bulutları bendeki bahar 
Ötenin şevkiyle esiyor rüzgâr 
Estikçe yeşerir şehit sesi var 

Mâzim pek muhteşem renk verdi ırka 
Bendeki tutkular Veysel’de hırka 
Hilâlde buluştuk bilmem kaç fırka 
Üslûbum hislidir yer yer sitemkâr 

27.06.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Afakî Hareketler

Günahkâr varlığım sokakta etler 
Gayesi zevk olan canavarlar var 
Sus adam afakî der hareketler 
Sürü tekâmülü ne davarlar var 

Kendime ithafken ben heceleri 
Yazarım gerçeği hep ayan beyân 
Modayla boyadım pencereleri 
Yanlışta süvari izânda yayan 

Şu bendeki “ben”ler hep beni kollar 
Ölüm ötesini satayım diye 
Muhabbet bahçesi samimi yollar 
Tasavvuf ilmine düşmanlık niye

Ömer Ekinci Micingirt



Afedersiniz

Karanlık gecede tepişip yata 
Kahpelik zerk ede bütün hayata 
Namus ar bilmeyen her bir gavata 
Künyesiz itlere başka deyim 

Boyayıp bıyığı şişer yatarlar 
Sokak ortasına işer yatarlar 
Lağım çukuruna düşer yatarlar 
Yürüyen putlara başka ne deyim 

Mısra mısra ağu hışımlanır bak 
Hicvetsem günahkâr bağırsam yasak 
Mağlup mu mahcup mu artık olmasak 
Üryan gelgitlere başka ne deyim

Ömer Ekinci Micingirt



Affet

Cürüm ifrat yükselirim 
Günahlarım çok Allah’ım 
İhsanın bol af bilirim 
Affet yüzüm yok Allah’ım 

Hasadımı sele verdim 
Gönlüm buruk ağır derdim 
Cemâlini hayal kurdum, 
Hayallerim pak Allah’ım 

Usul usul arz edeyim 
Fasıl fasıl arz edeyim 
Bilmem nasıl arz edeyim 
Kabahatim çok Allah’ım 

Kulluğuna varmasam da 
Sermayem yaş var masamda 
Kalp gözüyle görmesem de 
Kalbim inler Hak Allah’ım 

Şeytanlar çok biçareyim 
Hicran dolu kalp sarayım 
Eşiğinde yalvarayım 
Pişmanlığım pek Allah’ım 

Filistin’de taş olsaydım 
Çeçen ya da baş olsaydım 
Mazluma gardaş olsaydım 
Kardeşlerim tek Allah’ım 

Merhametin Gazabını 
Affın geçti Azabını 
İnançsızlık kezzabını 
Vatanımdan sök Allah’ım 

Duygularım ahu zarda 
Nefsim azgın ruhum darda 
Tufan oldu bu diyârda 
Divanına çek Allahım 

Kul Ömer’i hep aradım 
Fersah fersah adım adım 
Cemâlullah tek muradım 
Aşkın ile yak Allah’ım 

04.09.06 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Affet Allah'ım

“Iraklı Nur’un mektubuna ithâf” 

Bir başka ızdırap var 
Bir başka vahşet Irak’ta 
Titrek yaralı bir ceylan gibi 
Geceye düştü Iraklı Nur 
Kimsesiz ve çaresiz 

Ne kadar da mahzun 
Bir yanda kanayan yüreğim 
Bir yanda İslam-ı âlem 
Umursamaz ve sağır 

Bir başka çığlık var 
Bir başka çığlık yürekler 
Bu yıl bu gece utanç 
Uzat feryadını 
Son kez yüreğime idrâkime 
Uzansın ki yankılansın 
Sen temizsin biz utanç 

Bir başka hüzün var bir başka kin 
Acılar sardı dört bir yanımı... 
Umutlarım kavruldu 
Başka bahara mı 
Hey hat! 

Gelecek senin yüreğinde tutuşacak 
Kazılı olacak mezar taşıma 
Kin ve petrol 
Bir başka hesap var 
Bambaşka hesap 
Affet bizi Allah’ım 
Affet bizi 
Affet.... 

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağabey

Müstakim davranış anbean her gün 
Ötenin âhengi sendeki abi 
Bende yaklaşırım inşâllah bir gün 
Sen hep tevazûsun ben hep asâbi 

Darılma gücenme tüm heceleri 
Yazarım gerçeği sımsıkı ipi 
Şiire açmışım pencereleri 
Sevmezsin bilirim methetme gibi 

İnce kalplisin hem zalime demir 
Kardeşlik şuûru nimettir tâbi 
Ahlaki temsilde hoştur Özdemir 
Fıtrat ne gâye ne, bilir hesabı 

18.02.15 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağırdı Piyesim

Köprüler yıkıldı döndüm geriye 
Her yanım virane her yanım talan 
Nefsime saplandı kibir ve riya 
Ağırdı piyesim yoktu bir bilen 

Leyla’yı aradım düştüm çöllere 
Bülbüle rastladım küskün güllere 
Beni de attılar malum ellere 
Her yanım gözyaşı her yanım nalan 

Ruhum uğulduyor azgın sularda 
Mecalim kalmadı darbe ard arda 
Allahım Ömer i bırakma darda 
Sermayem heybemde gözyaşı kalan 

14.11.07 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağladı

Yüreğim nigârdır susmuş dedim de 
Çevirdi yüzünü güldü ağladı 
Tasvirler izâha küsmüş dedim de 
Unuttu gülmeyi daldı ağladı 

Bilmezleri sardım hasret bezine 
Sabrı çekiyorum vaktin benzine 
Benim gibi hüzün geldi yüzüne 
Aklımdan geçeni saldı ağladı 

İlan-ı aşk hiçlik aşk bahçesinde 
Yalnızlık birikir yâr bohçasında 
Sessiz bir yorgunluk var lehçesinde 
Peşimden namazı kıldı ağladı 

Titreyen elleri saklıdır giz’de 
Mevsimler tükendi gitti bu yazda 
Sevenler ölmezmiş duydum vaazda 
Her gece uykumu böldü ağladı 

05.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağladım

Yaşın koydum hecelerin yerine 
Bir kelebek ömrü uçtu ağladım 
Gönül verdim beni yakan soruna 
Gözlerin gözüme geçti ağladım 

Benim yaşım mavi yeşil sende çok 
Hep seni aradım giden gelen yok 
İster oku ister bırak ister yak 
Gizlerin gizime geçti ağladım 

Seninle şiirden kubbeler kurduk 
Hakikat ruhuyla pek kafa yorduk 
El ele yan yana âhenkle durduk 
Nazların nâzıma geçti ağladım 

Ne yazdım ben ne yazdığım bilinmez 
Seni yazdım dört dörtlüğe silinmez 
Sessiz sevdalarla Leylâ olunmaz 
Sözlerin sözüme geçti ağladım

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlama Arkadaş

Yırtılır o fiyakan 
Ne taht kalır ne de taş 
Yaştır günahı yakan 
Dol ağlama arkadaş 

“Çok ağlayın az gülün” 
Sermayedir gözde yaş 
Buyurmadı mı gülüm 
Bil ağlama arkadaş 

Düşün kütüğü düşün 
Ne hayaldi ne de düş 
Doğru ise gidişin, 
Gül ağlama arkadaş 

Yaşlar dostum yaşlar yâr 
Dünya fani can gardaş 
Gözyaşıdır nevbahar 
Dal ağlama arkadaş 

Dertlilerin derdine 
Yürek değil sanki taş 
Hazan düşmüş yurduna 
Gel ağlama arkadaş 

Kan akar oluk oluk 
Ağlama sen kuraklaş 
Bu ne vicdan ne soluk 
Sil ağlama arkadaş 

Korkmaz mısın dönüşten 
Gel hele biraz yaklaş 
Uyanmadıysan düşten 
Kal ağlama arkadaş 

Arşa yükseldi namı 
Ağlardı Ömer adaş 
Sen neyin sadrazamı 
Bul ağlama arkadaş 

Gözyaşımla al beni 
Kefene yavaş yavaş 
Ak yaşlara sal beni 
Sal ağlama arkadaş 

08.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlama Demeyin

Müjde mi aldım 
Gelişini mi gördüm kokusunu mu aldım 
Niye ağlamayayım ki hem buyurmadı mı 
“Çok ağlayın az gülün” 

Cemiyet hissiz edep terki diyâr 
Evlat ecdat tanımaz sokak kıpkızıl ve duyarsız 
Emâre yok tefekkürden 
Çılgınlık ortada bana ağlama demeyin 
Niye ağlamayayım 

Bu gün kandil kutlu gün nesepsizlere sözüm yok 
Ya diğerleri nasıl anlatayım bir geceliğine 
Gam yok iffet yok sanki yoktur hakikat 
Feryadıma âmin de Affeder belki bu geceliğine 
Bu gecenin aşkına imanım tamdır 
Amelim sakat olsa da 
Bu gece kutlu doğum hayy 

Diz çökmüş yıldızlar bak iblis sus pus 
Ağlayacağım ruhum titreyene dilim kalbime 
Dostun cemalini görene kadar 
Gül mü açtı bülbül mü öttü yanan yüreğime 
Ağlamadı mı adalet abidesi 
Ya Ali 

Niye ağlamayayım ki niye 
Takva gemisine mi bindim 
Istırap derin sanki tufanı Nuh’un 
Haykıracağım Hasanlara Alilere 
Ayşelere 

Çağlasın gözyaşınız çağlasın 
Çağlasın ki belki buyurur Gül çehreli yetimlerin babası 
Şefaat eder şefaat abidesi 
Şefaate layık olmasakta 

2003 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlamak

Sular gibi köpürüp 
Yığınları süpürüp 
Gelmek için ağlamak 

İfadesiz şey gibi 
Kara sevda ney gibi 
Çalmak için ağlamak 

Sağanak sağanak hep 
Rüzgâr buluta sebep 
Olmak için ağlamak 

Ağlamanın surları 
Mutluluk yağmurları 
Salmak için ağlamak 

Yaş gözün cazibesi 
Belki Leyla’nın sesi 
Silmek için ağlamak 

Sandukalar pembe mor 
Beni gözyaşı vurur 
Ölmek için ağlamak 

Gâh gönülden pek kırık 
Gâh dirilten hıçkırık 
Gülmek için ağlamak 

Yaş duada son nokta 
Yok, vardadır var yokta 
Bulmak için ağlamak 

Yaş, arsıza engebe 
Yaş var vuslata gebe 
Bilmek için ağlamak … 

21.03.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlamak İstiyorum

Aşkın ile 
Sevdalanmak yanmak 
Aşk pınarından içebilmek parlayan nuru 
çağlayan muhabbeti doğan ihlası gördükçe 

seni seviyorum diyebilmek 
haykırmak aşk ile 
ağlamak istiyorum 
ağlamak 

Sevdası isli gönlümden 
nice sevdalı gönlün hasretine yandığı 
tüm şiiri kasideyi münâcatı 
sana arz eden postacı olmak 

her teşrifinizde gözlerine bakabilmek 
kurtuluş iksirim haykırmak aşk ile 
ağlamak istiyorum 
ağlamak…

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlamayın Arkamdan

kanatlarım ağır ağır düşerken 
ümit korku can havliyle pür edep 
ölüm korkusu ve kokusu 
yüzüm sapsarı 
elinizi elime dokundurun yavaşça ve yasinle 
baş yastıkta nasipse 
usul usul sönerken azar azar sessizce 
ağlamayın peşimden hem size ne oluyor 
vefamı dediniz hadi ordan 
merteklerdir dostlarım 
yapayalnız kar beyaz 
tipi boran olsada namazıma geliniz 
mezara olmasa da 
… 
ağlamayın sakın ha toprağımı atarken 
rahmetliyi severdim yok yok daha dün konuşmuştuk 
duyunca çok şaşırdım istemem ben 
istemem boş lakırdı 
sessiz sessiz derinden bir fatiha sal yeter 
şeyhülislam çağırın mahallede var mıki 
lakin yapayalnızım sitemim zorumdandır 
bir elimde cürümler diğerini sormayın 
günahlar günahlar günahlar 
… 
tövbem var gözyaşımla tek hasadım bu işte 
gözyaşıma sığındım tövbeyi siper ettim 
yaşım var abi yaşım yedi düvele bedel 
hem size ne oluyor ağlamayın peşimden 
dönün bakın çevreme komşularım ölüler 
sizin komşular kimdir vah yaşayan ölüler 
yıkayın bir solukta içerden pazarlıksız 
yetiş hoca efendi tez yetiş 
helallik al ne olur 
helal olsun helal olsun helal olsun 
istemem çiçekleri susturun alkışları 
ben fatiha isterim titreyerek damardan 
hem masrafta bedava 
kalakaldım baş başa merteklerin altında 
… 
aman Allah’ım aman başladı zor zemheri 
çözüldü prangalar korkularla iç içe 
ıslandı kefen bezim 
siz helvamı yiyorken 
ben amelle yüz yüze çaresiz ve endişeli 
… 
ve bir yiğit yetişti Semerkand illerinden 
kocaman elleriyle sihirli gözleriyle 
sardı beni bir neşe esrarlı bakışıyla 
derken dilim açıldı kefenim büyülendi 
ümidim şaha kalktı suspus oldu endişe 
kurtuldum gariplikten her taraf gül bahçesi 
susun artık terk edin mezarımı sessizce 
ben fatiha isterim okuyun bir solukta 
ayrılırken ne olur ağlamayın peşimden 
ağlamayın... 

07 09 2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlar Hatice

Gözyaşım yüzümü yıkayana dek 
Hüznüme bürünüp ağlayamadım 
Viran oldu her yan üst üste tek tek 
Cürmümden arınıp ağlayamadım. 

Boğazda bakıştık yıkıldım gece 
Elinde mendiller bekler Hatice 
Al dedim kendime kocaman cüce 
Hatçeye sarınıp ağlayamadım 

Ürperdim utandım yüzü rengârenk 
Ağlama sus amca mendil diyerek 
Bu nasıl bir dünya bu nasıl yürek 
Geceye sürünüp ağlayamadım 

İdrak aşk hoşgörü konuş hey şair 
Para pul şöhret şan sanat vesair 
Bana da bir hesap sorar bu şiir 
Ben ben’den korunup ağlayamadım 

18.06.2006 İstanbul

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlarım

Şehit anası vatanında yâd olmuş 
Rüzgâr gibi eser eser ağlarım 
Yönetenler dilsiz sanki lal olmuş 
Sineme köz basar basar ağlarım 

Adam aydın güya bilmez soyunu 
Başını aç diyor kimin oyunu 
Kınıyorum sessiz basın yayını 
Erzurum’da susar susar ağlarım 

Sokaklarım dertli vatan çileli 
Hainler kol gezer bildim bileli 
Beni verem etti şu gurbet eli 
Boğazımı kısar kısar ağlarım 

Mısralar dokurum sabır yazarım 
Oyun derin hain kimdir sezerim 
Şehittir Erzurum şehit yazarım 
Yarama köz basar basar ağlarım

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlatma Meni

Sitemim sanadır gönlümün gülü 
O mahmur bakışla bekletme beni 
Vefasız tabut sen bense bir ölü 
Sarılıp sessizce ağlatma beni 

Bir tatlı tebessüm gösterip gel çık 
Belki de sevdamız vuslata açık 
Leyla gelin olmaz sevdalar uçuk 
Büyülü dönüşte dağlatma beni 

Vefa ne vücutta nede tendedir 
Bir ucu tabutta biraz bendedir 
Salayım kendimi yâr kefendedir 
Öpmeden kefene bağlatma beni 

23.07.08 Bursa 

............................................................ 

Ağlatma Meni 

Sitemim senedir, könlümün gülü, 
O süzgün baxışla gözletme meni. 
Sen vefasız tabut, mense bir ölü, 
Sarılıb sessizce ağlatma meni. 

Bir şirin tebessüm göster de gel çıx, 
Belke de sevdamız vüsala açıq, 
Leyla gelin olmaz, sevdalar uçuq, 
Füsunkar dönüşle dağlatma meni. 

Vefa ne vücudda, ne bedendedir, 
Bir ucu tabutda, bir az mendedir, 
Ferz et ki, yarını sen kefenledin, 
Öpmeden kefene bağlatma meni. 

Azeri lehçesine çeviren Yazar Xalide Efendiyeva Hanımefendiye teşekkürler... 

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlatmam Seni

Acı gün dileyip gözyaşı versen 
Versen de ben artık ağlatmam seni 
Tarumar eylesen çulumu sersen 
Sersen de ben artık ağlatmam seni 

Yüreğimde yeşer hüznün ver ya da 
Hazan çiçeklerim gitmesin yâda 
Senden başka kimin var ki dünyada 
Dersen de ben artık ağlatmam seni 

Gün dönümü saça düşen ağlarım 
Duygu sardı yine yürek dağlarım 
Mevsim hazan sorma niçin ağlarım 
Sorsan da ben artık ağlatmam seni 

Bende keder sende sevinç neşe var 
Yaşım daha hele elli beşe var 
Yorma beni güneş doğar kışa var 
Yorsan da ben artık ağlatmam seni 

Senle ben sevmişim giz’li çilemi 
Çilelerde saklı aşkın kelamı 
Fırlatıp başıma vursan kalemi 
Vursan da ben artık ağlatmam seni 

Bendeki sessizlik huzurun sesi 
Sükûtu heceler hece ötesi 
Gelsen doluverse vuslat teknesi 
Dursan da ben artık ağlatmam seni 

06.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlayacaksın

Gerçek hislerinle terki derince 
Şekli ifşa edip ağlayacaksın 
Kalb-i dudaklara zannın sorunca 
Farkı fark eyleyip ağlayacaksın 

Klasik ya her şey, rüya düş idi 
Görmez gayyaları zihnim üşüdü 
Mânasız ifade neyin çeşidi 
Sözü itekleyip ağlayacaksın 

Eşarbı süs etme mor saçlarına 
Nankörlük engebe miraçlarına 
Şiir yorumlarsın sertaçlarına 
Keşke zikreyleyip ağlayacaksın… 

Şey olmak her şey mi, ve gelip gider 
Gayesi ney olan ney çalıp gider 
Hevası hep olan aldanıp gider 
Zaafın yoklayıp ağlayacaksın 

Şak şak olsun arzu emel niyetin 
Ebedi ömrü mü vermek diyetin 
Varlığın yokluğun hüsnüniyetin 
Bir gün terk eyleyip ağlayacaksın 

05.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlayamadım

Sina çöllerinden hüzün çiçeğim 
Hasretle koklayıp ağlayamadım 
Modaya dönüşen nurlu leçeğim 
İffetle saklayıp ağlayamadım 

Yalnızlık her gecem his var havada 
Hazan var semada yurtta yuvada 
İhlâssız melodi aşk yok duâda 
Yaş döküp bekleyip ağlayamadım 

Yaşasın payeler şiltler nişanlar 
Yaşasın duygusuz kaygısız canlar 
Yaşasın finolu tasmalı hanlar 
Meşki itekleyip ağlayamadım 

Ağlarım gülerim deme kime ne 
Her yer tımarhane her yer divâne 
Gönül sarayımı ettim virane 
Göz yaşa ekleyip ağlayamadım 

19.06.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağlez Yazdılar

Hasret dudağında hudutsuz hârım 
Yazdıkça derinden kem söz yazdılar 
Rüyayı kuşattı hüznüm efkârım 
Gece yamacıma Ağlez yazdılar 

Hem dünya oyunsa geldik oyuna 
Çile mevsimine aşkın köyüne 
Uzandım tenhâya boylu boyuna 
Bakıp gözlerime öksüz yazdılar 

Ruhumu tütsüler köyün dumanı 
İhtiyâr söğütü kotan yamanı 
Asfaltta koşarım hasat zamanı 
Mecnun’u unutup gürbüz yazdılar 

Hiçe sürüklenip irkiliyorum 
Sessiz gecelere dökülüyorum 
Bu bendeki közü ben biliyorum 
Ruhum frengili sessiz yazdılar 

Ve bir düş içinde bol ettim azı 
Ağlez’e kalır mı ömrün birazı 
Ömer’in şiiri Kenan’ın sazı 
Gurbet türküsünü bizsiz yazdılar 

07.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ağzı Bozuk

Ağzı bozuk hicran çıkar dert çıkar 
Attı tuttu palavradan devirdi 
Kurcaladım dedim belki mert çıkar 
Üç beş günde her dümeni çevirdi 

Ne diyeyim arsız nursuz köksüze 
Kızıl bayrak gizli gizli diz dize 
Kızmıyorum Moğol türü öküze 
Gırtlağından daha neler savurdu 

Bu dörtlükte lakin sana değmezdi 
Hezeyan çok hiç bir dine sığmazdı 
Ana bilse böyle sülük doğmazdı 
Türk değil de hâşa sanki gâvurdu 

Nerde edep nerde izzet tarumar 
İnsan değil bu mahlûkat ne arar 
Vatan millet palavra hep, hep firar 
Sus arkadaş sus dedikçe kudurdu 

26.01.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Âh

Hırpalanıyorum hatipler duya 
“Kur'an edebiyat değil”, Aliya 

Bir yanım mehteran bir yanımda ney 
Azarbaycan yetim sensiz Elçibey 

Kafkasya Çeçen'ya bir yaralı dev 
Bir gün elbet döner şehit Dudâyev 

Türkistan yaslıdır kan biter ekin 
Cihâdın öz adı Yusuf Alptekin 

Rütbeye bakmıyor sâmimiyet din 
“Fırıldak olma der”alperen Muhsin 

Küfrün karanlığı, masonik kürsü 
Zindanlar Yusuf’u Muhammed Mursi 

Dinmeyen gözyaşım Gâzze harabat 
Âh Mescid-i Aksa, âh be Arafat

Ömer Ekinci Micingirt



Ah Gerek

İmge mâna el ele 
Koşarım hâr almaya 
Reyhan yüzlüm gel hele 
Âh gerek daralmaya 

Koşuşlarım meçhûl yâr 
Dokunan hisler arar 
Ben yağmurum sen rüzgâr 
Âh gerek daralmaya 

Hisseder bir şey demem 
Sen hep gözlerimde nem 
Haklı olmak istemem 
Âh gerek daralmaya 

İsmin emri okumak 
Yüreklere dokumak 
Başın eğip bana bak 
Âh gerek daralmaya

Ömer Ekinci Micingirt



Ah Ülkem

Ah ülkem ah ülkem yakın pek yakın 
Ufukta atlılar, ufukta ülkem 
Ah ülkem can ülkem zordur firâkın 
O müjde belki de afakta ülkem 

Şu şehir şu ova yorgun günlerde 
Yaşayan vefasız yazan vefasız 
Ah ülkem can ülkem şehirler nerde 
Dört bir yan sarp yokuş düzen vefasız 

Öz sahibin mahsun ak geçmişim hor 
Kör ola kalemler cemiyet hissiz 
Geliyor beklenen nesil geliyor 
İklim hep müsâit ülkem hep sessiz 

28.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ahenk

Gençlik süslü hiledir 
Ölüme hamiledir 
Ölmez denen varlıklar 
Nurlu ihtiyarlıklar 

Gezişleri duâ nur 
Ne sevimli bir huzur 
Efsunlu buğu buğu 
Şu anamın soluğu 

Duygulandım bin bir renk 
Babamda aynı âhenk 
Gam kasavet unuttum 
Öptüm elinden tuttum

Ömer Ekinci Micingirt



Ahir

Eskiler arıyorum çavdar ekmeği tadı 
Belleği tazeleyen vefa kokan nefesi 
Çarşılara sığmayan karda kardelen sesi 
İçinde bulunduğum hafıza bırakmadı 

Ne geçmişi tanırım yeni yetmeler gibi 
Nede günü yaşarım şu gönüllü sürgünde 
Sönüverdi ateşim boşluktayım bugünde 
Nerde kaldı insanlık âhir zamanın dibi 

14.10.14 Bursa 
Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt



Ahlak

Yaldızlıdır hilekârın eşiği 
Pek zinakâr günahkârın aşığı 
Hâk fazilet kitapsız da ne arar 
Gül yeşertmez Mecusi'nin beşiği 

Ve çukur yok cehaletten aşağı 
Erdemsizlik hürriyetin düşüğü 
En zor üç şey izzet edep sıdk ta var 
Ne buyurmuş insanlığın ışığı

Ömer Ekinci Micingirt



Ahlâk

Hâl ile v'âzı tattır 
Şöhret zehirden meme 
Tâkva büyük sanattır 
Affet ve küçümseme 

Yaşamak için yemek 
Uyku su gibi haktır 
Erdem ben yok biz demek 
"İslâm güzel ahlâktır"

Ömer Ekinci Micingirt



Ahu Bakışlı

Zülfünün altından sevdamız aksın 
Biraz işve dolsun sarsın büyülü 
Sineme yaslayıp uyuyacaksın 
Yeniden dirilir belki bu ölü 

Saçların su gibi yakut gümüşten 
Ahu bakışların sanki ateşten 
Ne olur ayıltma beni bu düşten 
İnsani yakıyor atlas kakülü 

25.08.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ahvâl

Nefsini beğenip yüksek görmesi 
Noksan bir simanın alâmetidir 
Mütevâzı olup nefsi yermesi 
Takvâ züht hiçliğin melâmetidir 

Kötü huylu sözün dile varması 
Gıybet sofrasına ölü etidir 
Ne acıdır kulun kulu kırması 
Sözlerim ahvâlin malumatıdır 

05.03.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ahvâlin

Rüzgâra denizler bana sen gerek 
Azgına tutsaklık urganı kalın 
Gitmek istiyorsan bakma gülerek 
Dilinin ucunda hep hoşçakalın 

Umutsuzlukların umutlar deler 
Sesler ve korkular birde perdeler 
Ve sevinçlerimiz sâhi nerdeler 
Sahtekârlıklar açık ve yalın 

Yer yer derunuma kalleşlikler tam 
Yerleşmek isterken reddeder kanmam 
Bir ömür hep seni yazsam uslanmam 
Alın dörtlükleri mahremsiz alın 

Yıllardır koşarım mısra arası 
Yalnızlık salıyor fecrin narası 
Yarenin güzeli yürek yarası 
Ölümden farksızdır ölümsüz hâlin 

Yazdıklarım boğuk vakit hep gece 
Saatler ihtiyar zamansız hece 
Zihnimi tırmalar derin düşünce 
Ruhumun çığlığı senin ahvâlin 

25.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Akıbet

Avamım ben samimi ve özümde naçarım 
Hikmetini hissedip ellerimi açarım 
Aynalarla gülüşen belki de bir ahmağım 
Görmeleri terk etmiş sebeplere kaçarım 

Hangi vasıta kapar işitenin ağzını 
Tasavvufta farkını zıtların vaazını 
Duyan gören ve bilen kılavuzu tokmağım 
Muhabbet aşk tutarsın akıbetin nabzını

Ömer Ekinci Micingirt



Akıl

Gerdan kırıp raks eyledik 
Hakkı akla hapseyledik 
Ne söz verdik ne söyledik 
Niçin böyle arsızız biz 

Akıl akılın kapanı 
Kuranla akılı tanı 
Görür Hakkı ve tapanı 
Kuransızsak yârsızız biz

Ömer Ekinci Micingirt



Al Teberrük

Sana sevdalıdır gerçek âşıklar 
Vuslat orduları ismini anar 
Yıldız hilâl güneş yer gök ışıklar 
Sana mecnûn olmuş seninle yanar 

Aşkım sen toprağa girinceye dek 
Sen al teberrüksün mâziden kalan 
Yüce zirvelere es gerilerek 
Dalgalan dalgalan sen hep dalgalan

Ömer Ekinci Micingirt



Alak

Durmadan anbean dolar boşalır 
Sihirli yalnızlık sarar herkesi 
Bir mekân bir başka mekânı alır 
Kesilir ötede ağıtın sesi 

Sükûtu zorluyor ürperten sesler 
Gel artık seyreyle bu hıçkırığı 
Yan yana dizilir cansız kafesler 
Kafes canı görmez canda çarığı 

Makam rütbe şöhret her şey son nokta 
Dört biryan akıyor dönüş yerine 
Kuşkusuz bu dönüş öğüt “alak” ta 
Zaman mekân insan,yârdan yârene

Ömer Ekinci Micingirt



Aldanış

Kendi kendime payem 
Başarı diliyorum 
Ömrüm kemirir gayem 
Benden kaçar hikâyem 

Ağır başlıyım gayrı 
Bu söze gülüyorum 
Şerre eş tuttum hayrı 
Söz başka der, hâl ayrı 

28.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Alev Topu

Boş beleş bir yığın ağızlarda gem 
Yummuş dudakları yönsüz yollarda 
Ne kadar çoğaldı ar bilmez sersem 
Çöküş merasimi boy boy ard arda 
Boş beleş bir yığın ağızlarda gem 

Hâyâ dökülüyor çığlık çığlığa 
Adını yazayım âh be yok oluş 
Nesil alev topu feryadım çağa 
Ne çok şey türedi acımasız boş 
Hâyâ dökülüyor çığlık çığlığa

Ömer Ekinci Micingirt



Alın Yazım

Sırrına ermek hâlâ ateş pahası 
Sessizliğe vuruyorum heceleri 
Sitemli şiirler yazıyorum sana 
Netametli zamanlarda 
Sitemi sevmezsin biliyorum 
Bir parça tahammül sakla sabır taşında 
Sen sabra muhtaç ben sana 
Sükûtunda gizli ıstırabım 
Istırabımı dindiren şarkılar 
Şarkılarla birlikte 
Ölümü besteliyorum 
Elâ maviliklerde 
Sen kadınım 
Eşim yoldaşım 
Bitimsiz 
Sevdamsın 

Bırak baş döndüren kuşkuları 
Hakk’a yaslan ayna ol bana 
Ayna olduğun gün 
Gör nasıl bağıracağım 
Alaca karanlıklara 
Geçmişin münakaşasına girmeden 
Çöle suya toprağa 
Yüreğin ıslanana kadar 
Yağacağım sevgiyi cem ederek 
Sen kalbim 
karım,varım 
Yârimsin 

Sen ebedi pırlantam 
Sen pırlanta ben taşsam 
Suç benim mi? 
Vasıtayı terk vesileden çark edemem 
Sen has bahçenin ziyneti 
Sadakatin baharı 
Bense iradenin gözyaşları 
Sen gözyaşlarım 
Çığlıklarım 
Leylamsın 

Benim iklimimde ihanet yok 
Kin yok,zan yok 
Hazan var, zâr zâr 
Ağla Züleyha gibi 
Benim tahsisatım gözyaşlarım 
Yağarım pak toprağa, çisil çisil dopdolu 
Ben de filizlenir iki büklüm rüyalar 
Neden ben unuturum hep 
Teberrük rüyaları 

Sen derun-i rüyam, gözleri mühürlüm 
Dinmeyen sızım, eskimez kavgam 
Sen ambarda eleğim 
Sırtımda yeleğim 
Firdevs’te meleğim 
Elim ayağım yüzüm 
Bahar kışım yazım 
Ümidim öfkem çoğum azım 
Alın yazımsın sen 
Alın Yazım! 

16.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Allah'ım

Hakikat yolunda zorda milletim 
Zamansız afetten kolla Allah’ım 
Vatanıma dirlik hususiyetim 
Riyakâr niyetten kolla Allah’ım 

Aczimiz pek derin zihnimiz virân 
Kirlendi bakışlar tozlandı Kurân 
Sendedir kurtuluş sendedir derman 
Ümmeti zulmetten kolla Allah’ım 

Her halim sis duman her halim kahır 
Hissiyat kör olmuş vicdanlar sağır 
Sabır ver Allah’ım derdim çok ağır 
İmânsız adetten kolla Allah’ım 

Hıncım birikiyor ağır bedeli 
Ocaklar yakıyor maşanın eli 
Basın locaları hâin döşeli 
Mehmet’i Mehmet’ten kolla Allah’ım 

Sendedir saltanat Sendedir kudret 
Sendedir hidâyet Sendedir hikmet 
Sendedir büyüklük Sendedir vâhdet 
İslâm’ı töhmetten kolla Allah’ım 

Ya Rahmân affeyle imanım tamdır 
Suâl mi hikmetten hâşâ nizâmdır 
Benimki bilmem ki ne menem gamdır 
Ömer’i cinnetten kolla Allah’ım

Ömer Ekinci Micingirt



Allah'ım Yakma

Ne çok hakikati var soğuk terin 
Tüketir bir soluk bütün fıtratı 
Bitiş son macera sonu kaderin 
Var mıdır bilmem ki kulluk sıfatı 

Dâvet salâsının ezgisinde ben 
Yüreğim tir tir benzer serçeye 
Susmuş bekliyordur o soğuk mesken 
Belki acır beni alır bahçeye 

Bana pek apansız size sıradan 
Nasıl anlatsam ki o büyük günü 
Ürkek koyun gibi kaçar sürüden 
Kapar gözlerimi ruhun sürgünü 

Her yanım ney sesi bu nasıl beste 
Gelip uyandırsa ne olur biri 
Bilinmeyenler var çıkan nefeste 
Komşuya angarya ölüm zinciri 

Yüzüm kar beyazı yavrular üzgün 
Kimseyi kimsesiz yetim bırakmaz 
Cürmüm pek çoksa da imanım düzgün 
Kulum der affeder inşâllah yakmaz 

_________________'Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.' (Tirmizî) 

28.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Allah De

Zevki sefa bir yana 
Gel Allah de Allah de 
Kalbin bağla Yezdan’a 
Dil Allah de Allah de 

Şereflensin nefesin 
Arşa çıksın nur sesin 
Dilsiz misin sen nesin 
Lâl Allah de Allah de 

Kuşlar hu hu ötüşür 
Güller yanar tutuşur 
Sesin arşa yetişir 
Bil Allah de Allah de 

Yer gök zikirle inler 
Allah derler tüm dinler 
Kör şeytanı kim dinler 
Gül Allah de Allah de 

Zaman gelip geçmeden 
İmam boyun ölçmeden 
Bu diyardan göçmeden 
Öl Allah de Allah de 

Hayat oyun bilmece 
Belki de son bu gece 
Kulluk müthiş derece 
Kal Allah de Allah de 

Dalma Ömer uykuya 
Dağa semaya suya 
Gelmeden sonsuz rüya 
Dal Allah de Allah de 

Gel Allah de Allah de 
Kul Allah de ya Allah 

11.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Allahuekber Dağı

O benim mahremim duvaklı gelin, 
Karlı dağ dediler beyaz örtülü. 
Zifaf yok hüznü var aşksız güzelin, 
Kırağı bezeli hâlâ kâkülü… 

Başladı velvele kırıldı testi, 
Dermansız ağıtlar içime esti, 
Dereler mübarek dağ mukaddesti, 
Rüyama dokundu şehidin eli. 

Zirveyi birazdan tipi tepecek, 
Hep beni doksanlık ayaz öpecek, 
Ve beyaz cazibe aşkı serpecek, 
Adeta bir Leyla dünya güzeli. 

01.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ama Yalnızım

Yalnızlık taht kurmuş ufkum kapkara 
Ümitsiz değilim ama yalnızım 
Dertlerim depreşti yazdım dağlara 
Poyrazla katmışım kuma yalnızım 

Kaybettik dostluğu yetim değerler 
Kadir kıymet ne ki kasvet yayarlar 
Makama rütbeye boyun eğerler 
Çıldırmış çıkmışım dama yalnızım 

Kalabalık külden yaban ıssızım 
Dostluklar mevt olmuş bense sessizim 
Karakış sokakta yavrular bizim 
Acıklı bakıştık ama yalnızım 

Çöplükler aç dolu toplum çok rahat 
Ben suçlu ben güçlü benim kabahat 
Ecel kervanımda sayıyor saat 
Kimi aç kimi tok deme yalnızım 

Ömer her halimiz gösteriş tüter 
Namaz kılar ceset namazsız yatar 
Hücreler isyanda, yeter be yeter 
Kendime sitemim kime yalnızım

Ömer Ekinci Micingirt



Ana

Bir şiir yazdım ana bir de seni düşündüm 
Uzun barak havası, aşkın kalbini delen 
Çığlık yaka yakaya, bağırdıkça bağırdım 
Ben neden böyle ana, neden böyle ben hâlen 
Bir şiir yazdım ana birde seni düşündüm 
Çığlık yaka yakaya, bağırdıkça bağırdım 

Hangi karanlıklarda, kirli yüzler hoş durur 
Körlerin aynasında oldum atsız kahraman 
Şu şâir sokağına şiir beni koşturur 
Oysa elimde kalan bir çürük tahtırevan 
Hangi karanlıklarda, kirli yüzler hoş durur 
Şu şâir sokağına şiir beni koşturur 

Hem bana bakma öyle, sözlerin tutuyorum 
Vezin yıkık söz bozuk, yürüyorum kendimce 
Ana, ömrüne gurban, sanma unutuyorum 
Yaşmağın öpüyorum hayalime gelince 
Hem bana bakma öyle, sözlerin tutuyorum 
Ana, ömrüne gurban, sanma unutuyorum…

Ömer Ekinci Micingirt



Ana

Sen yuvamsın sen duamsın sen nefes 
Nur yüzü yaşmaklım gelişen kurban 
Sen yârımsın sen varımsın sen herkes 
Hüzünle yaşını silişen kurban 

Sen vatansın sen bayraksın sen toprak 
Sen poyrazsın sen güneşsin sen mehtap 
Sen seccadem sen imamsın sen mihrap 
Şevk ile namazı kılışan kurban 

Sen sevgilim sen leylamsın sen bebek 
Sende cennet üfül üfül rengârenk 
Sen Firdevs’in sen hurisin sen melek 
Tefekkür kuşanıp dalışan kurban 

Sen zikirsin sen şükürsün sen huzur 
Sen ümitsin sen duamsın sen de nur 
Sen nezaket sen iffetsin sen sürur 
Şefkatin rengine gülüşen kurban 

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ana Sen

Hıçkırıklarımın sebebi sensin 
Bendeki leyla sen aslı’da sensin 
Kapıldım poyraza ne dense densin 
Yemyeşil yayla sen süslü de sensin 

Sen hem şefkat suyu dağda türkümsün 
İdrakte pervazım şuûr hırkamsın 
Kokun cennet tadı ziynet farkımsın 
Ölümsüz sevda sen yaslı da sensin 

Seninle her zaman senin hiçinde 
Körkütük gibiyim başka biçimde 
Kaybetmek tek korkum azap içimde 
En büyük paha sen misli de sensin 

Bendeki ağrılar sende hep yara 
Cennet gölge oldu senli dallara 
Uzat ayakların vuslattır yâr’e 
Mis kokan hüzün sen hislide sensin 

Duâ ötesini kimse bilemez 
Senli yazgılarım sensiz gülemez 
Aşkım sen sevgi sen sensiz olamaz 
En nezih ahenk sen faslı da sensin

Ömer Ekinci Micingirt



Anadolum

Asırlarca çağ bilmeze çağ açtın 
Üç kıtada nemrutlarla savaştın 

Şeref verdin insanlığa şan verdin 
Şehit oldun cephelere can verdin 

Dertlilere mazlumlara dost oldun 
Toprak oldun yastık oldun post oldun 

Zalimlere rüyasında dert verdin 
Esir düştü yuva verdin yurt verdin 

Satılmış pusuda içerden vurur 
Vatan ekmeğini yiyen kudurur 

Manşetler yol vermez büyük resime 
Haykırışlar Kürt Türk bütün kesime 

Kalk yiğidim kalk gör sâlan okunur 
Bu yatışın vicdanıma dokunur 

27.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Anam

Yetiş hüsnü niyetle 
Her can muhtaç anaya 
Kucakladım ümitle 
Sığındım o manaya 

“Ana gibi yar olmaz” 
Niçin, sonsuz aşk gerek 
Onsuz cennet verilmez 
Üç beş göz yaş dökerek 

Hoş eyle der Yaradan 
El ele ve diz dize 
Cürmüm çıkar karadan 
Bırakma nefsimize 

Anam yüzü masmavi 
Renk renk Firdevs bestesi 
Yürüyen bu semavi 
Bizim köşkün kubbesi 

19.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Anladım

Hikmet basitliği alt eden sırdı 
Benimki sadece ifşa gerçekte 
Seyre yelken açan zannı ısırdı 
Hakikat yudumla tespihi çekte 

Tefekkür var iken benlikte niye 
Sahip olduğumu satan deliyim 
“Tek” gerçeğe rağmen koştum fâniye 
Velhasıl anladım ben perdeliyim 

31.10.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Anlatamadım

Kendini savurur boşluğa doğru 
Alıp götürüyor hep mutsuzluğa 
Gözlerim kupkuru içimde ağrı 
Beni de düşürdü umutsuzluğa 

Vuslata örülmüş ölüm kıskacı 
Yüzüme yokluğun gizini sürer 
Kuşkulu hislerin yoktur ilacı 
Yer yer acısını bana da verir 

İdrâki atlatıp yürekten geçti 
Ruhumu çiğniyor hep adım adım 
Kahır yudumlattı hareler saçtı 
Baktım gözlerine anlatamadım 

06.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Anlatıyorum

Bir şubat gecesi ben ayaktayım 
Alevden döşeğe yatmak olur mu 
Bendeki yitiği aramaktayım 
Teberrük hülyalar satmak olur mu 

Hiç kimse duymasın sakın ha dostlar 
Azrail dikildi aynı saatte 
Mezarı gösterdi banada yer var 
Dehşet hışımıyla hemen alt katta 

Sağa dönüyorum kan ter içinde 
Taşınmaz yükleri taşımak ne zor 
Bu gün efkârlıyım başka biçimde 
Ruhum gökyüzünde kafam dönüyor 

Sus hele aslanım dönme ne demek 
Değirmen misali yer gök dönüyor 
Kâinat içinde var mı dönmemek. 
Şubattan mı acep zihnim donuyor 

Gör pencere derin çok şey öğütler 
Hüzün yamacına yaş atıyorım 
Çiğ düşmüş düşlerde yanar söğütler 
Ben beni hep böyle anlatıyorum 

02.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Anne

Islak solukların vuslat muştusu 
Eser burcu burcu öp beni anne 
İffet deryasından nergis kokusu 
Şükür sağnak sağnak öp beni anne 
Vuslat kokusunun şuh ahengiyle 
Ölümsüz güftenin ana rengiyle 

Sen bebek bakışlım sen solmayan gül 
Sende cennet anne buyurdu Resul 
Düşündüm sabrını bu ne tahammül 
Sabır üfül üfül öp beni anne 
Belki de bir mücrim bahtı karayım 
Azıcık nefeslen yüzüm süreyim 

Her seher yüzünde nur hilallenir 
Efkârlı nağmende şefkat tüllenir 
Fecir şaha kalkar sema güllenir 
Zikir perde perde öp beni anne 
Duan fersah fersah gelir dengiyle 
Annelik hakkıyla kul mihengiyle 

Ruhumun bahçesi gönlümün gülü 
Hakkın emaneti sevdamın tülü 
Yaşmağı zümrütten vefa örtülü 
Tekbir beste beste öp beni anne 
Titrek bakışınla dur yalvarayım 
Bin sırtıma anne O’na varayım

Ömer Ekinci Micingirt



Anne Yâr

Hep alnın beş olsun dediyse annem 
Değmeyin keyfime efsun boyu hem 
Kimse ulaşamaz ondaki aşka 
Anne zor sevdadır anne bambaşka 

Amelin eş olsun dediyse annem 
Vuslattaki sevda çaylardaki dem 
Melekler düşemez ondaki aşka 
Anne mor sevdadır anne bambaşka 

Gözünde yaş olsun dediyse annem 
Duâ fısıltısı kırışıklar nem 
İdrâk yetişemez ondaki aşka 
Anne nur sevdadır anne bambaşka 

Helâl'ı hoş olsun dediyse annem 
Duydum duyanlara yoktur cehennem 
Mecnun Leylâ denmez ondaki aşka 
Anne yâr sevdadır anne bambaşka 

26.08.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Anzaklar

Toplanmış tüm erkân dinliyor ayin 
Ve utanıyorum 
Anzak Avustralya ve basın yayın 
Anlatamıyorum 

Çanakkale uyan uyan şehidim 
Ben yatamıyorum 
Dost imiş Anzaklar heyhat yiğidim 
Unutamıyorum 

Dostluğa sözüm yok ve de mukadder 
Anlatamıyorum 
Ayine hoşgörü zikir derbeder
Hazmedemiyorum

Kutladı hür basın şevkle rengârenk 
Anlatamıyorum 
Boşuna mı Seyit boşuna mı cenk 
Ve utanıyorum... 

26.04.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ar

Sükûtu âşk olanın gülüşleri mor olur 
Rahmetinde ıslanır hiçliklerde var olur 
Ötelere uzanır ince zârif bembeyaz 
Çilekeş yüreklere yâren olur yâr olur 

İffet izzet sessizlik gözlerinde ar olur 
Ne saltanat ne şöhret hep eşsiz vakar olur 
Ve aşklarda yıkanıp gizli gizli şiir yaz 
Ruhun tenden sökülür senden kalan bâr olur 

10.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ara Sokaklar

Aşk vuslat endişe, O’nda inâyet 
Sonu fark edelim gelin beraber 
Kadın çocuk makam şu taşlar âyet 
Her mevsim ayrı bir ayeti saklar 

Ahşaptan bir mezar dibinde toprak 
Tabut gıcırtısı solan her yaprak 
Edebi gözetmek ben’i bırakmak 
Her taraf hâl yükü sözü yasaklar 

Kurma saatler mevt ve kırık ayna 
Müjdeyi aldınsa raks edip oyna 
Kayna isli kazan azimle kayna 
Ateş mesaj tevbe su beni paklar 

Hissettim adeta malum şöleni 
Benimki belki de gel gel töreni 
Mecâlsiz seyrettim yârı yâreni 
Kabre koşuyordu ara sokaklar

Ömer Ekinci Micingirt



Aradığım Kent

Hangi tepelerde aradığım kent 
Sessizce koşanlar fevkinde amma 
İçimde hafakan hissimde kement 
Her şey O’na ayan her şey muamma 

Ses verir arada gelir sahibi 
Minare gibi hoş şu bizim dağlar 
Sıladan sılaya çarpacak gibi 
Kerem yüzlü sarhoş şu bizim dağlar. 

Hele de miğferi ayaz tutuşur 
Galiba kavradım apayrı mana 
Ruhu alev alev gönlü hep üşür 
Kimin ikliminde gece yan yana… 

19.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ararım

Çevirir yüzümü her sabah erken 
Sütunu vefadan surlar ararım 
Bir sonsuz yolcu ki daha var derken 
Yârene götüren yarlar ararım 

Katıştım çığlıkla aralarına 
Bugünü kaybettim belki yarına 
Atın cesedimi aşkın harına 
Bağrımı dağlayan pirler ararım 

İfritin ağında benim canlarım 
Ve küfrün çoğunda benim canlarım 
Nefsin kucağında benim canlarım 
Tokmağı öteden mirler ararım 

Sevgiyi yol ettim kendime göre, 
Sabırdan dağ yaptım şefkatten dere 
Edepten gelenek barıştan töre 
Furkan’dan yâdigar yerler ararım 

Bin yıllık saatim fark ettim bugün 
Ömer’i Ömer’e terk ettim bugün 
Az kaldı menzile erk ettim bugün 
Cemâle götüren erler ararım 

19.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aras’tan Hazar’a

Çok uzak ve amansız 
Vardım sılâya vardım 
Hasret sardı zamansız 
Döndüm döndüm yalvardım 

Köyüm hüzün ben sarsık 
Hasret güftesiz artık 
İklim değişir sık sık 
Güz gibiyim sarardım 

Hem bir deli biçâre 
Avareden avare 
Hep Aras’tan Hazar’a 
Micingirt ’ten akardım 

22.07.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Arıza

Benlik varsa ilhâmların tekdüze 
Yaşadığın ihânettir gündüze 
Yanlış ata oynuyorsun kardeşim 
Teslim ol ki konuşalım yüzyüze 

Unutmaki basamaktır kış yaza 
İşaretle izâh gerek ahraza 
Zulmet ve nur ötesi ne kardeşim 
Enâniyet alevleri közköze 

Liyâkatın eşsiz olsun faraza 
Tatbikatta amel yoksa kim rızâ 
Tefekkürün yöneliş mi kardeşim 
Hadsiz görmek hâkikatte arıza 

25.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Arkadaşım Bedo

Hasankale’den geldi girdi rüyama 
Aslanlar memleketi ve cesur gözlü Bedo 
Pasin ovasından kale dibinden 
Erenler diyarından 

Haberini dadaşlardan aldım 
Kayaların tepesinden kaleden 
Uçsuz bucaksız Pasin ovası ve 
Balık burcunda bir yiğit bizim Bedo 
Bazen Teyo dayı adeta bazen İbrahim Hakkı esintisi 

Hayatını emekliye ve Hacca kurgu etmiş 
Fotokopi odasından soyutluyor zamanını bizim Bedo 
Düşüncesi hak amacı Hak 

Alvar’lı Efenin halkasından kopmuş gelmiş 
Bir başka oluyor hac deyince ufuklara doğru yanı başımda 
Benliğini yok ediyor 
kara deliğin diğer tarafına 

Ve bir mecnun gibi müminliğin doruğuna eriyor 
Her an yanı başımda Eğitim’de her zaman 
Haksızlığa tahammülü yok bizim Bedo’nun 
Onun için sevdik biz birbirimizi 
Arkadaşım Bedo… 

Bedreddin Aygül Bey gardaşıma... 

25.10.2004 - Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Asabi

Sokaklar çilesiz ruhlar kaygısız 
Dilim isyan demez ama asabi 
Dede ganyan oynar torun saygısız 
Haram yiyor yavru, meme asabi 

Var mıdır istikbal bir akıl verin 
Benim ki vehimmiş, gerçeği serin 
Sorarsa var eden hesap ne derim 
Şu Boğaz Harbinde ‘’Şama’’ asabi 

Nefse uşak olmuş bu mu özgürlük 
Horlanır hoşgörü niyeymiş birlik 
Taht kurmuş adeta şahlanır kirlik 
Meydan okur nefsim, dine asabi. 

Doğruluk karışmış yalan sisinde 
Rezillik revaçta kirli basında, 
Vampirler kan içer, her defasında, 
Bir sorun Ömer’e, kime asabi.

Ömer Ekinci Micingirt



Asabiyet

Aslımı sormayın geldik cennetten 
Havva anam Âdem babam bir de ben 

Aynı balçık aynı toprak aynı ten 
Ruhlar aynı rengârenktir her beden 

Kimi zenci kimi beyaz kisveden 
Layık görmüş öyle çizmiş resmeden 

Kavim kavim halk etmiştir yaratan 
Mayamız ne asâbiyet nereden 

Aynı toprak aynı bayrak aynı din 
Sonsuzluk takvada takva var eden

Ömer Ekinci Micingirt



Asfaltta Bulmadık

Sır hikmet gizlemiş hemen her derde 
Şifa koşar gelir yatağa kadar 
Merhâmet, muhâbbet aşk çilelerde 
Beşiğe mezara kundağa kadar 

İçimde esiyor bir serin rüzgâr 
Öp beni sar yatır toprağa kadar 
Unutma toprağın bekleyeni var 
Nefsin direttiği durağa kadar 

Kafama vuruyor yorgun saatler 
Binmeden bindiğim kızağa kadar 
Kalbim çalkalanır kalbimle yer yer 
Üstüme ört götür bayrağa kadar 

Çok şey sığdırmışım ben güyâ sık sık 
Lâftan giydirilen sarığa kadar 
Var-yok küllerime şaşkın karışık 
Çift çubuk fiyaka çarığa kadar 

Asfaltta bulmadık hâşâ bu dini 
Keşke dökmüşüm şafağa kadar 
Had bilmez sözleri bildir haddini 
Umudu sürükle sokağa kadar 

31.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Asla

yüreğime bıraktığı her bir parçayı 
ve hüzün esintilerini 
tamamlamaya çalışıyorum 
tamamlayamamak 
korkusuyla 

şiirin tenha yollarında 
sükûtu kovalarken 
sensizlik esintisi gelir 

sıyrılırım kendimden 
yalnızlığı beslerim 
beslemekten öte 
hecelerim 

sonra koca bedenimle 
nâzik duygulara bürünür 
salarım boşluğa 
hayalleri 

seher virdini izler 
kalabalıklara karışırım 
hiçbir şey olmamış gibi 

ruh ve gelgitleri 
hiçbir şey sinmiyor içime 
hiçbir şey 

01.02.13

Ömer Ekinci Micingirt



Aşağı Micingirt

Şeremet içimde bir aci hüzün 
Selahattin çayırı gobut şorak adalar hani 
Hani Micingirt beni bir gün arayacaktın 
Ne Apponun torunları tanır ne de Selim 
Çok efkârlıyım Micingirt çok 

Soğanlı yaylasında ayran içtin mi arkadaş 
Yalınayak karakış Akbaba’da koyun güttün mü 
Zigavi, Karaköse’nin karlı dağlarını 
Süzdün mü kale’nin üstünden 
Ya tarih kokan mağaralarda kümbette 
Ceneviz’i Saltuk’luyu Osmanlı’yı 

Micingirt suskun Selçuklu’dan beri suskun 
Kalesi kümbeti tarihiyle suskun 
Mezar olacak mı son demime açıp kucağını 
Günbatımı da siz hiç Semih’i Appo’yu 
Hacı emmimi düşündünüz mü 
Kabristanın soğuk kalbinde 

Zigav bir başka akıyormuş Aras’a doğru 
Kanni, Haydarkomi Arabayolu sizden ne haber 
Cengemağara sen ne dersin kartol haşladığım çaynikle 
Şimdi ne Hakkı dayı ne Emihan amca nede tüccar İhsan dayı 

Değirmenler yetim Hacı Fikret yok Hacı Hadis yok 
Ne Bursa’da ararım artık ne de hayal kurarım 
Buluşuruz belki esrarlı melodiyle mezarın öte kıyısında 

Yukarı Micingirt’i düşledim kar ortasında milliye dökülüp 
Topkaya’yı İslamsor’la beraber Altınbulak 
Matem eser yüreğim amcalar yok 
Köylüler yok hasret çile yalnızlık 
Çermesu karataş keklikler ağlez kurunlar 

Hey Micingirt hey koca çınar sen yadigâr 
Sen tarihsin tarih kokan yamaçlarınla 
Özlediğimsin sevdalımsın 
Ve ben başka hasretteyim bambaşka hasret 
Bir diyâr-i vatanda ve çok uzaklarda… 

Micingirt 

Mevsimler başıboş paslı saatler 
Ve derin ıstırap verdi Micingirt 
Aklıma her lahza geliyor yer yer 
Amansız hasrete sardı Micingirt 

Hacı Behzat emmim bahtına küsmüş 
Hanımı dert yükü sararmış susmuş 
Titriyor elleri yorgunluk basmış 
Yürekten bakışıp durdu Micingirt 

Haci Hadis amcam özledim seni 
Ne değirmen kaldı nede kefeni 
Appoyu düşündüm sus dedi fâni 
Bu gurbetlik beni yordu Micingirt 

Babam muhtar oldu hizmete koştu 
Hizmet nimet deyip yollara düştü 
Bursa’ya gelince yandı tutuştu 
Hicrandı ayrılık zordu Micingirt 

Çatlıyor yüreğim ataş köz nârda 
Köylüleri gördüm geçen sahurda 
Duygularım harap düşlerim hurda 
Hasretlik bir devri vurdu Micingirt 

Ömer’in şiiri ozanın sazı 
Ne kışı yaşıyor ne sever yazı 
Oğlu imam olmuş yok Hacı Gazi 
Nerde Hacı Gazi sordu Micingirt 

Sarıkamış ilçem Micingirt köyüm 
Ovalar akrabam mevsimler dayım 
Çok özledim dostlar kınama beyim 
Her dağın bir adı vardı Micingirt 

Amme Hafız amca efsunlu sesi 
Bilal’den yadigâr onun bestesi 
Okur büyülerdi bütün herkesi 
Kalp gözü açıktı nurdu Micingirt 

Bu deli gönlümün son sedasıdır 
Hasreti figanı ve sevdasıdır 
Micingirt vefanın ifadesidir 
Yarama kaplanan kordu Micingirt 

Tarihtir Micingirt tarih kalesi 
Evelik kuşburnu yemlik lalesi 
Bir gece rastladı ayı balası 
Yankısı şafağı yardı Micingirt 

Soğanlı yaylası meşe çıralı 
Şehitler dizili sıra sıralı 
Esker emmim geldi bağrı yaralı 
Yorgun ayrılıklar ördü Micingirt 

Ömer’im anladım bu dünya fâni 
Köylüler toplandı herkes yabani 
Sokaklar ahbaplar tanımaz beni 
Gurbetin gözleri kördü Micingirt 

2003 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşık Reyhânî

Yılların yükünü almış sırtına 
Gördüm ki dermansız Âşık Reyhanî 
Sözü okyanustur sazı fırtına 
Şimdi pek amansız Âşık Reyhanî

Yaşlanmış Reyhanî duruşu çile 
Emekleri rüya sazı nafile 
Özlemiş Zeynel i saz geldi dile 
Yatıyor gümansız Âşık Reyhanî 

Saza bakar bakar şiir seslenir 
Hanımı dertlenir üstat hislenir 
Sus hanım diyerek saza yaslanır 
Gülleri çemensiz Âşık Reyhanî 

Reyhanî gurbette yaban ellerde 
Acısı depreşmiş gezer dillerde 
Merhamet mevt olmuş zalim ellerde 
Yaşıyor harmansız Âşık Reyhanî 

Nerede Ekinci nerede vefa 
Reyhanî dermansız vallah bu defa 
Sinemde ızdırap taht kurmuş cefa 
Bacası dumansız Âşık Reyhanî 

01.02.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Âşıklar

Hep hayâl ederim,ümitlenirim 
Büyük neticeye, kilitlenirim 
Yaratılış âşktır imtihân budur 
Âşk yoksa kelâmlar dedikodudur 

Mecazı âşk ise kökü gaflettir 
İhlâssız ıstırap sonsuza settir 
Gel gör âşıkların âşkında ısın 
Yusuf'un aşkının farkında mısın 

14.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Âşikâre

Teslim olur isen başın selamet 
Terk etmek ihânet nefse bedeni 
Kin nefret hiçe say dua selam et 
Çile duygu ilham tek’tir nedeni 

Pusulamız tek mi hem birdir ilah 
Tefekkür yudumlar gerçeği gören 
İzaha ne hacet getir bismillah 
Başka kapı var mı sonsuz gösteren 

Mısralarım yanık hecelerim kül 
Kendimce eserim inceden ince 
Yüz sürer delalet biraz tevekkül 
Belki uyanırım vakti gelince 

Pişmanlık ufukta duymazlık niye 
İçimde ürperti ne deriz yâre 
Ölümsüzlük varsa yazın methiye 
Yastığımda ağla gel âşikâre

Ömer Ekinci Micingirt



Aşinaydın

Tıpkı ağlamak şiir 
Mısraları buğulu 
Şair aşka can verir 
Ziyâ üslûp dopdolu 

Şiir şuurmuş meğer 
Şuur içinde şuur 
Ritim soysuzsa eğer 
Ruhumu kemiriyor 

Kuşan, imgeler varken 
Ses gelir gözün aydın 
Anla aşkı emerken 
Cânân’a aşinaydın 

16.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Âşk

Beynimi çiziyor gecenin izi 
Katiyyen terk etmez sabaha kadar 
Uğultuyla alır ifâdemizi 
Beklenen âşk sanki titretir yer yer 

Rahmetin eşiği âşk var daha ne 
Hakiki aşklarda aşklar bahane 
Aşkla ağlamıştı Behlül-i Dane 
Aşkın gözlerinden öptün mü şâir 

Aşkla parıldarlar bütün ışıklar 
Teveccühe durur coşar âşıklar 
Zaman irfân ihyâ, kırışıklıklar 
Kayıp bir adresten müjdeler verir 

Ben’i unutturur efkârlar eser 
Bâzen benden uzak bazen beraber 
Öyle bir hâldir ki nefesim keser 
Suretini sarar yakar kavurur 

17.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Acı Izdırap

Bir zamanlar rüzgâr olup estin de 
Hasretle savrulan "keşke" ne oldu 
Gözyaşlarım desem gönül testinde 
Bilmem ki o tulû aşka ne oldu 

Sessizce geriye bir dönüp bakın 
Geçti artık tafra nazı bırakın 
Hiçliğin sesiyle al kına yakın 
Tesbihtekii zümrüt köşke ne oldu 

.Hüznun suskusuyla sürdün mü devran 
Öteye sevdalı dost gibi davran 
Sevdaya boyansun ruhtaki eyvan 
Aşk acı ızdırap başka ne oldu 

04.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Ateştir

Aşk mecazi dön O’na bak 
Sema yıldız ister aya 
İşaret var ona mutlak 
Gerek var mı iftiraya 

Çokluğu geç hiçlik ile 
Düşündün mü büyük çile 
Aşk ateştir alma dile 
İntihar bu dur nereye 

Sap ve saman zihnin ağıl 
Kendine gel biraz eğil 
İnsansın sen hayvan değil 
Giremezsin hem mereğe 

İyi kötü bekâ fenâ 
Nefs musâllat her insana 
Tevazû iç kana kana 
Vecd miraçtır er yüreğe 

Mal mülk mevki şeytan taşa 
İsyan etme tevbe hâşa 
Gel nefsinle gir savaşa 
Halife ol yerküreye 

01.04.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Diliyorum

İçimde fırtına yer gök inledi 
Naz akşamlarıydı gözlerin tül tül 
Yorgunum bu günler gam perçinledi 
Çağır kaygıları şiire dökül 

Ruhum yıkıldıkça saklanıp sına 
Vefasız kentlerin şivesi aksın 
Saklanıp uzaklaş koşarcasına 
Yoksam da sesimi hep duyacaksın 

Bütün yalnızlığım suskunluğum sen 
Katıksız tertemiz sözler var amma 
Yine dalıp gittim boş ver istersen 
Yalan bakışlara asla aldanma 

Ne çok yokuş çıktım altında karın 
Öksüz çocuk gibi bekledim seni 
Peşinden koşturdum ağır kumarın 
Yüzyıllar beklerim gitsen gelmeni 

Ben senle arındım tasadan kirden 
Ne güzel yokuşun sırtını oğmak 
Uzattım elleri diledim bir’den 
Düşündüm zor değil yeniden doğmak 

Gözleri mühürlüm sitemkâr yârim 
Taptaze baharım doyumsuz şarkım 
Azgın rüzgârlarda senle eserim 
Her daim tertemiz dupduru arkım 

Sensiz ölüyüm de kucakla yine 
Düşleri kamaştır sabahlara dek 
Zamanı itekle hemen peşine 
Koruman olayım elimde değnek 

Açıp kapıları çözsek düğümü 
Kalpsizin birisin sus biliyorum 
Bilsen gözlerinde hep öldüğümü 
Hissettir azıcık aşk diliyorum 

23.05.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Gemisi

Olmuyor artık deme, 
Ufukta,yavaş yavaş. 
Tek çizgisiz hengâme, 
Hakikat kalpten savaş. 

Ağla inle yan her gün, 
Mateme kat gölgemi. 
Ben tevekkül sen hüzün, 
Aşk gemisi bu gemi… 

11.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Gerek

Aşk açmış ellerini eşyadan elenerek 
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman 
Aşk büyülü asuman her bahçeye aşk gerek 
Aşk ölümsüz taht elbet aşk evlad-ı fatihan 
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman 
Aşk açmış ellerini eşyadan elenerek 
Aşk Leyla’nın ötesi Leyla değil aşk gerek 

Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu 
Bülbül neymiş gülde kim yolcu kimmiş ey zahit 
Çözülüş aşk iç içe üç beş yükseliyordu. 
Aşka kement vurulmaz her an iklim müsait 
Bülbül neymiş gülde kim yolcu kimmiş ey zahit 
Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu. 
İçimdeki o mâna müthiş yükseliyordu 

Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı 
Gerekirse her gece sessizce ağlayarak 
Bahar böcek çiçek taş yer gök ve yıkık köşkü 
Bahtsızlara anlatsın tekrar şaha kalkarak 
Gerekirse her gece sessizce, ağlayarak 
Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı 
El değmemiş besteyle sihirli müthiş köşkü 

16.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk İle

Zarif bir esinti hep ne kadar vakur 
Sanki birçok türkü içime yüklü 
Lalezar yüreği bakışları nur 
Nazarı ruhumda köklü mü köklü 

Tebessüm okşuyor aşk ile tek tek 
Vuslat dedikleri bu olsa gerek 
Hâl ile hisseder besbelli gerçek 
Manzara rengârenk nizam ahenkli 

15.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk mı Desem

Eli çocuk gibi değdi elime 
Vuslatı sevinci şevki hesap et 
Gönlümün arzusu tek bir kelime 
Aşk mı desem buna belki aşk ebet 

Salmışım kendimi koşarım yokta 
Sevda çiçeklerim birde kelebek 
Acaba yakın mı meçhul son nokta 
Sahilsiz korolar kayboldu tek tek 

Bendeki sevdalar hem kimin sesi 
İçimde sakladım ben bu duyguyu 
Toplayın başıma gelsin herkesi 
Bağrını bağrıma açmadan kuyu 

21.10.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Nedir

Kimine bir mızrak kimine oktur 
Gerçek târifini bilende yoktur 
Hasrette hastadır vuslatta doktor 
Göreni görmeden göremezsiniz 
Aşk seyir izâhı epeyce çoktur 

16.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Olsun

Anlatabilecek kafamda nice 
Dörtlükler sakladım beyitler ile 
Hep seni beklerim sensiz gizlice 
Markat’lı beldede seyitler ile 

Sana emin dedi bahtsızlar bile 
Yaş döktü hoş kütük dile gelince 
Sokakta kahkaha bense hep çile 
Yer-gök dirilirdi yüzün gülünce 

Sözlerin mâbedim özlemin mihrap 
Bilâl’in olayım ömür boyunca 
Yandığım âşk olsun âşk olsun yâ rab 
Yandıkça yanayım ismin duyunca

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Sunmak

Israrla koşuyorum ona binmek isterim 
Ümit korku hararet tartışılmaz diyorum 
Benliğimi çiğneyip aşkı sunmak isterim 
O dehşetli diyârı duyunca tekliyorum 

Gecenin ışığından gündüzün karasından 
Yakarışı düşünür söz veririm anneme 
Bana tembihat gelir duânın verâsından 
Ölmeyi bilmiyorsan ölüm ötesi deme 

13.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Var

Aşk tarifsiz dediler; aşklar hikmet aşklar sır 
Gerçek aşklar odur ki, Leylayı hatırlatır 

Aşk var sûkuta evli ve benzersiz balayı 
Aşkı aşka söyletmek,aşıkların dileği 

Aşk var aşk süreklidir, karşılıksız tek cümle 
Meşakatı sırtlayıp hâl eyletir cürmünle 

Aşk var yemin ederim,secde başında annem 
Aşk var zulüm zevk gazap,ihtivâsı cehennem 

Aşk var dünyevî şehvet iffet yok lânet olsun 
Aşk var amel-i sâlih, evlilik niyet olsun 

Aşk var zikrin nizamı Yunusun eteğinde 
Aşk var hikmet ve gayret arının peteğinde 

Aşk var ateş gibidir,çok can yakar bunu yaz 
Aşk var helâl lokmadır, bozulmaz bayatlamaz 

Aşk var gönûl kulluğu, budur doğuş sancısı 
Aşk var tevbe gerekir sevdanın yalancısı 

Aşk var yakar külliyen, gel gõr yüreği elle 
Hayırlara erdirsin, Allah Azze ve Celle

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Yaralasın

Huzur sevgi nefret birde tevâzu 
Tefekkür gerçeğin sessiz avazı 
Bende ki yanışı fark edemedim 
Çok şeyi idrâktir belki bu mevzu 

Ömrü ziyan ettim say sıralasın 
Şöhret varlık riya acz karalasın 
Aşkı neden hep ben terk edemedim 
Beni Leyla değil aşk yaralasın 

22.03 12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşk Yarımadası

Neyzenin mekânı ufku nefesi 
Kültürler vadisi Bodruma geldik 
Kaleden ses verir Halil Efesi 
Mazinin sedası Bodruma geldik 

Üçbin yıllık tarih aşk ilham aldık 
Kültür yudumladık kültür soluduk 
Bitez Gündoğanda birlikte olduk 
Şairler adası Bodruma geldik 

Dört bucak rengârenk gece gündüzü 
Gelinlik giyinmiş baharı-güzü 
Mecnununun sevdası Leylanın sözü 
Aşk yarımadası Bodruma geldik 

12.04.2008 Bodrum

Ömer Ekinci Micingirt



Aşka Koşan

Ağlamaklı hâlim özlemim neye 
Sen nerelerdesin senin hüznün var 
Olmuşum pranga mahpushaneye 
Yüreğim virane derin sızın var 

Yeşerir kururum söyle neyim ben 
Unutmuş gülmeyi meşgaleyim ben 
Madem aşka koşan divaneyim ben 
Hele gel haber ver bana sözün var 

Firavun sokaklar kızıl karası 
Mavzer gibi tıpkı hasret yarası 
Gözlerin gözlerim meçhul sonrası 
Ne zaman uyansam yokluk izin var 

31.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkı Helâl

Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk 
Sevda besler çile tüter sonsuz aşk 
Ar kalmadı düğünlerde toylarda 
Mecnûn gibi yanar mı hiç donsuz aşk 
Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk 

Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk 
Hiç olur mu hissiyatsız cansız aşk 
“Bir” kalmadı en cezbeli aylarda 
İstikâmet müstakimdir yansız aşk 
Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk 

Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk 
Tutsağıdır her zilletin dinsiz aşk 
Sır kalmadı aşk denilen şeylerde 
Boş hırıltı O'na rağmen Onsuz aşk 
Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk 

23.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkı Huzur

umutlarım gürül gürül 
eskittim kuşkuları 
elma şekeri çocukluğum 
keşke şerbeti sürdüm dilime 
ve hasadım taşlı tarla 
aşk kaçmış gözlerime 

gecelerin zifrine ne destanlar sakladım 
koşuyorum sabır taşlarını dökerek 
öfkem cehennem 
yeşillerim kar altında mevsim uzun 
sözlerim utangaç gözbebeklerim ustura 
yüreğim gecekondu 
ya yürüyüşüm yürüyüşümü sormayın 
çakırkeyf sarhoş yaş gözlerim 
gözlerime aşk kaçmış 

vuslat sokağına nedamet toprağı sığdırmışım 
avuç dolusu acı küfeler boyu hüzün 
gam keder fedakârlık zaman bakış 
hasret şarkıları söylüyorum 
tespite vasıta benim bahçenin 
yediverenleri 
huzursuzluğum kaç bahardır 
mısralarım dargın ve yorgun 
ve eskidim 
neredesin aşk-ı huzur 

aşk mavisi dörtlükler şiirlerim pek artist 
cümlelerim sihirli hecelerim tabutluk 
sahifeler ayışığı yazdıklarım muâllakta 
gözlerime aşk kaçmış 
aşk kaçmış gözlerime 

08.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkım Ağır

Ezelden sevdim derdimi 
Beşikten mezara kadar 
Nefsim azgın gem vurdumu 
Söz düşer bizara kadar. 

Aşkım ağır ruhum dalar 
Ben mecnunum yâr leylalar 
Sihirlidir bu sevdalar 
Götürür nazara kadar 

Nefis sırtlan dikkat derim 
Çalın taşa Huda kerim 
Tabut gelir ben binerim 
Rahat yok huzura kadar 

Esiyorum üfül üfül 
Allak pullak titrek sefil 
Hem acemi hem de ehil 
Arayış Hızır’a kadar. 

Yılan soksun bu dilimi 
Zillet etti son halimi 
Kimse bilmez melâlimi 
Avamdan vezire kadar 

Hak Teâla hayreylesin 
Ömer aşkla seyreylesin 
Hâl söylesin dil dinlesin 
Susarım mezara kadar 

12.12.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkım Sen

Hıçkırıklarımın sebebi sensin 
Bendeki Leyla sen, Aslı’da sensin 
Kapıldım poyraza, ne dense densin 
Yemyeşil yayla sen, süslü de sensin 

Sen hem şefkat suyu dağda türkümsün 
İdrakte pervazım, şuûr hırkamsın 
Kokun kekik tadı ziynet farkımsın 
Ölümsüz sevda sen yaslı da sensin 

Seninle her zaman senin hiçinde 
Körkütük gibiyim başka biçimde 
Kaybetmek tek korkum, azap içimde 
Biçilmez paha sen misli de sensin 

Bendeki ağrılar sende hep yara 
Cennet gölge oldu senli dallara 
Uzat ayakların vuslattır yâr’e 
Mis kokan oya sen, mislide sensin 

Duâ, ötesini kimse bilemez 
Senli yazgılarım,sensiz gülemez 
Aşkım sen sevgi sen sensiz olamaz 
En nezih ana sen faslı da sensin

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkın İlacı

Hikmet, ötelerden yemin var asra 
Dolaş sahraları düşündükçe yan 
Seni arıyorum gözlerimde kan 
Yeşerir yazdıkça seni her mısra 
Ölümün deresi sensiz bu cihan 

Yer yer netâmetli ama huluslu 
Varoşlar bilirim usta duacı 
Sabır taşlarıdır aşkın ilacı 
Zihnim berrak gözler bulanık puslu 
Kendime hükmedip susmak ne acı 

17.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşkıyla Sarhoşum

Dalga dalga mehtap baktım yüzüne 
Bu gün ben bir hoşum değme keyfime 
Tılsımlı tebessüm daldım hüznüne 
Aşkıyla sarhoşum değme keyfime 

Nakış nakış ruhum nazar bitince 
Son buldu seherde horoz ötünce 
Çorbalar dualı kaşık atınca 
İçmişim bir hoşum değme keyfime 

Edep büklüm büklüm vefa yerinde 
Şeytan esir olmuş yok içlerinde 
Çaylarda demlenmiş içtim serinde 
Ruhumla doymuşum değme keyfime 

Bu nasıl güzellik bu nasıl töre 
Sahâbe caddesi ermişler sırra 
Yüzün dön usulca koş gel o yâre 
Âşıklar bulmuşum değme keyfime 

Bu dünya fânidir faniler duyun 
Köpükten saltanat sırlı bir oyun 
Kadem bastım sırra değişti huyum 
Ölmeden ölmüşüm değme keyfime 

Mahşer uğultusu gelmez gülmeye 
Unuttum ölümü geldim ölmeye 
Yeter ki kul hakkı Ömer gelmeye 
Helallik almışım değme keyfime 

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşklar Vesile

Kaderin ziyneti seçtiğim sensin 
Ömrünü ömrüme biçtiğim sensin 
Ve çölde su gibi içtiğim sensin 
Acıyan hislerim senle tatlanır 
Istırap yüklenip kaçtığım sensin 

Aşka gider yollar kalk senin ile 
Duygular yeşerdi rüyalar bile 
Vuslatı ben değil Allah’dan dile 
Ölümsüzlük başlar aşk kanatlanır 
Gâye O’na gitmek aşklar vesile 

15.08.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşklarımız

Gürül gürül marifet 
Ariftir aşklarımız 
Yudum yudum zarafet 
Zariftir aşklarımız 

Anadolu’m bağrıdır 
Kıblesi hep doğrudur 
Leylalara çağrıdır 
Tariftir aşklarımız 

Dünya-ukba kâresi 
Sihirlidir yöresi 
Milli ruhtur töresi 
Ma’riftir aşklarımız 

Neşvesi var Ömerde 
Lokman olur her derde 
Orkestra hoş bu yerde 
Girifttir aşklarımız 

24.07.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Aşure

Tövbelerin kabulü 
Rahmet mağfiret gülü 
Davet edin her kulu 
Duyurun tüm beşere 
Dostlar bu gün aşure 

Davud’un tövbesini 
İdris’in rütbesini 
Musa’nın su sesini 
Duyurun tüm beşere 
Dostlar bu gün aşure 

Nemrut ateş yığını 
Yunusun balığını 
Firavun kılığını 
Duyurun tüm beşere 
Dostlar bu gün aşure 

Aşure âşk sanatı 
İnfâk ikram kanadı 
Süleyman saltanatı 
Duyurun tüm beşere 
Dostlar bu gün aşure 

Pişir dağıt hoş ikram 
Bereketi bir yıl tam 
Süfyân Sevrî anlatan 
Duyurun tüm beşere 
Dostlar bu gün aşure 

Sadaka ver oruç tut 
Yetim doyur ve unut 
Bütün sene kefâret 
Duyurun tüm beşere 
Dostlar bu gün aşure

Ömer Ekinci Micingirt



Ateist

İzâhatım kısa sebebi çoktur 
Şirkte ısrar edip idrâkte yoksun 
Oyun çetin oyun tekrar ı yoktur 
Zıtları görürsün gerçeğe baksan 

Empatiyle epey derin düşündüm 
Ölümsüzlük yoktur sizin oyunda 
Düşününce ezel ebed kuşandım 
Düşünmemek kurda koşan koyunda 

Sizleri severim yemin yok inan 
Sırtını yaklaştır sırtıma yasla 
Ve aynı düşünmek ebedi hüsran 
Dostluklar eyvallah kardeşlik asla! 

16.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam26
Toplam Ziyaret350740