ŞİİRLER 3



Bursa

Her taşı ihtişâm hayrandır âlem 
Keşif seyir huzur hâl makam kelâm 
Eren evliyaya hürmetle selam 
Kalbi destanlaşan ne visâller var 
Bursa bir sevdadır Bursa Şehriyâr 

Bir Lâyla Nilüfer cilveli akar 
Uludağ gerdandan Bursa’ya bakar 
Zirveye kar yağar gelinlik takar 
Alemi bulutlu minareler var 
Bursa zor sevdadır Bursa Şehriyâr 

Osmanlar Orhanlar bağrında yatar 
Yatar göğe doğru aşk ile tüter 
Bülbül güle değil yeşil’e öter 
Yeşile buutlu konakları var 
Bursa bir sevdadır Bursa şehriyâr 

Ulu câmi şahlan gözyaşını sil 
Senli mefkûreler hüzünsüz değil 
Okunur ezânlar kurtuluşa gel 
Şehadet umutlu şühedalar var 
Bursa zor sevdadır Bursa şehriyâr 

Eski dokumalar tuğra yazılı 
Erguvân bezeli inci dizili 
Şehr-i Emir Sultan Buhara eli 
Ötelere mutlu bahtiyarlar var 
Bursa bir sevdadır Bursa şehriyâr 

Gözlerim boşalır esince rüzgâr 
Mefkûre insanı ey Gâzi Hünkâr 
Hem şehrin sultanı Hüdavendigâr 
Sükûna biatli leylaları var 
Bursa zor sevdadır Bursa şehriyâr 

Düşündüm Yavuz’u Humus Halebi 
Yıldırım Beyazıt Mehmet çelebi 
Tebrizli Mevlânâ Mollâ Arabî 
Uhrevi kanatlı çelebiler var 
Bursa bir sevdadır Bursa şehriyâr 

Ses verir mekânlar bir devin sesi 
Tarihi kültürü çilehanesi 
Belki yazdıklarım bir kum tanesi 
Saltanatlı kale kapıları var 
Bursa zor sevdadır Bursa şehriyâr 

Ulubat Üftâde Çınar Kozahan 
Geyvehan Hamzabey Oylat Emirhan 
Vur tokmak davula haydi Mehterân 
Surları heybetli tepeleri var 
Bursa bir sevdadır Bursa şehriyâr 

Payitaht iklimi Bursa’ya geldim 
Tarihe büründüm mâziye daldım 
Somuncu Baba’dan nasihat aldım 
Baktım üç boyutlu ne mânalar var 
Bursa zor sevdadır Bursa şehriyâr 

Kutsi bir yadigâr renk renk ne varsa 
Edirne Hakkâri Sinop’tan Kars’a 
Eskimez mânası yer göğü sarsa 
Tekbir, beyaz atlı öncüleri var 
Bursa bir sevdadır Bursa şehriyâr 

Bursa ebediyet Micingirt adım 
Derin hecelerde huzur aradım 
Ben kutlu beldeyi anlatamadım 
Bağrında hikmetli şuâralar var 
Bursa zor sevdadır Bursa şehriyâr

Ömer Ekinci Micingirt



Bülbüller Hayâ Eder

Dava deyip saldırır asâbiyet hep sersem 
Göz kararmış bir kere kör basiret ne desem 
Akıl terki diyârda hayalleri teneke 
Bir kuru sevda ki gör sevdalara pür leke 
Mevlâna’ya laf atar Moğollarla barışık 
Üzülsem mi gülsem mi kafam karmakarışık 
Akif ‘de çok çekmişti ve yarası derindi 
Tutturmuş bir ham hayal bilmem kime yerindi. 
Bülbüller hayâ eder Şeb-i arûz dinlerken 
Göreceksin ceddini semazenle inlerken 

Mevlana’dan rengârenk cennet ararsan cennet 
Yıldızlar cezbelendi Mecusi’ye de himmet 
İnançsızlık içinde yüzerken bak sineler 
Yavrular tiner çeker ve sarsılır analar 
Peki, sen ne yaptın sen anlatsana hünerin 
Kaleminde hezeyan ne desem ben aferin 
Nasıl da gürlüyordu bıyıkları titrerken 
Ve kendimden utandım Çamlıca’ya giderken 

Mevlâna’ya eş olmuş savuruyor naneler 
Adam büyük baş olmuş hep aynı teraneler 
Duydum ruhum sarsıldı ayrılık pençesinde 
Der “Mevlâna Türk değil” Mesnevi lehçesinde 
Âkif de Arnavut’muş ki marşımın hür sesi 
O Arap ki köleyim Kâinat Efendisi 
On dört asır yaşadık Türk Arabî Farisi 
Sarıl vatana sarıl, hikâyedir gerisi! ... 

07.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Büyük Yarış

İzanı burulmuş sanki akışın, 
Sağnak sağnak, 
Yaz yağdı kışın. 

Düzen intizâmsız, zift sağar ışın, 
Sokak sokak, 
Esmer sarışın. 

Duâları buz olmuş, gör yakârışın, 
Kopuk kopuk, 
Büyük yarışın… 

04.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Büyüktür

Nedametle geçen bir ömre çattım 
Hep “ben”i görürsün şiire bak ta 
Tövbe ve peşinden çok yemin ettim 
Bazen uyurgezer bazen ayakta 

Kuyular kazıdım cürmüme tek tek 
Mesnetsiz bağırdım hırsla bir anlık 
Takvâdan soyunup nefsi giyerek 
Bilince uzandım her yer karanlık 

Kul O’nu bilmezse zavallı köle 
Marifet bahtsıza bireysel yüktür 
Samimiyet o ki uykuyu böle 
Gafletin hüsranı dehşet büyüktür

Ömer Ekinci Micingirt



Büyüler

Ay ışığı gibi kalp atışları 
Sükûtu yaydıkça çiçekler solar 
Hasret yudumlarım günbatışları 
Mahzun ıssızlıklar içime dolar 

Rahmete sığınıp kuytuya yattım 
İzahı imkânsız uykular tattım 
Çok şeyler izledim gözü kapattım 
Rüyayı büyüler birazdan gelir 

25.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Cahil

Bir ömür kokladım toprak anayı 
İlhamla sesleniş aşk niyaz olsun 
Nankörce izledim İnce mânâyı 
Yansın cürümlerim otla yoğrulsun 

Her insan mükemmel gayret hâl alır 
Kalbi dudağına görse baktığı 
Kimi zehir alır kimi bal alır 
Memba aynıdır ömür yaktığı 

İdrâk anlatılmaz cahile yekten 
Basitlik elbette nasibi değil 
Sırrı ifşa eden uzaktır renkten 
Mârifet zanneder önüne eğil 

02.05.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Can Kardeş

Bakışların iffet ile örtülü 
Mesajları ümit-korku pek müthiş 
Ne güzelde yâd ettiniz O gülü 
Edeb ile tütüyordu can kardeş 

Sevincimden kaybetmiştim kendimi 
Ötelerden ötelere bir gidiş 
Suffe gibi rastladıysam her kimi 
Zeyneplere yetiyordu can kardeş 

Sofra Halil bereketti lokması 
Ne rüyaydı ne hülyaydı ne de düş 
Hüzünlüydü salonların bakması 
Buğu buğu yutuyordu can kardeş 

Hasret verdin ayrılırken bizlere 
Sizde vefâ sizde dostluk sizde aş 
Utancımdan bakamadım yüzlere 
Ateşleri tutuyordu can kardeş 

19.07.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Canavar

Kan kokusu dişleri 
Sermaye gözyaşları 
Manşetler namussuzun 

Beslendikçe hükümran 
Irkına âh ettiren 
Sahte barış elçisi 

Ahde sıdkı kalleşlik 
Soyu epey karışık 
Küfür gibi her lâfzı 

Ne pişmanlık ne mahcup 
Kurşun gibi elçiler 
Pek rağbette canavar 

09.10.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Canfeda

Vakit rüya gibi sarar geceden 
Sürükler dörtnala sükût derdikçe 
Mahzûn bir serüven aldım heceden 
Takatim tükenir zihnim erdikçe 

Ve ömür bir yokuş yollar taş duvar 
Dört mevsim yürürüm henüz daha var 
Yaşam bir sürgün mü mahşere kadar 
Kime sığınırım sonu gördükçe 

Çalımlı yürümek bambaşka halet 
Ahvâlim hep böyle neye delâlet 
Arkada gözüm yok duy melekü’l mevt 
Hep O’na canfeda ömür verdikçe

Ömer Ekinci Micingirt



Canım Peygamber

Sensiz yer gök mahzun suskun beş kıta 
Kan yağar ümmetin avuçlarına 
Mahlûkat yaş döker sensiz hayata 
Kokun sal kalbimin ta içlerine 

Ve idrak ötesi nur sözlerinden 
Vazgeçmem vazgeçmem vazgeçmem hâşâ 
Beni de öyle say öksüzlerinden 
Kıstır yanağımdan başımı okşa 

Senli her tebessüm ebedin nuru 
Seni hissedenler şad olur ancak 
Sen çöle dökülen aşkın yağmuru 
Aşk ile o yağmur tekrar yağacak 

Gül yüzlüm sen nerde hayâlim nerde 
Gam keder üzüntü hep seni sordum 
Başını koyduğun kuru hasır da 
Cehlime bürünmüş ne soruyordum 

Taşlar ağladılar taşlara inat 
Acı yedi boğum yaş misk-i amber 
Bu garip ümmetin kime emânet 
Kavuşmak ne zaman canım peygamber

Ömer Ekinci Micingirt



Cazgır

Er o ki aşk olâ ölüm yastığı 
Uğuldar sokaklar sorulmaz niye 
Zemzemle silinir ayak bastığı 
Tıpkı bir kelebek birkaç saniye 

Aslında hep aynı yolcularız biz 
Boşluğa atıyor ağzı açık han 
Ortada bir meydan tur içindeyiz 
Kimimiz bir cazgır kimi pehlivan

Ömer Ekinci Micingirt



Cehenneme

Karışık bir anlayış kim alkışlar kim ne der 
İftirayı fırlatıp hakkı konuşur yer yer 
Hüsran ehli adeta bir acayip mahlûkat 
Şefaatle savaşır cengâver mi cengâver 

Hâli ne bilmem ama yalan ağzında meme 
Günü sözle kurtarır istersen sen dinleme 
Enâniyet örtüsü mertebesi nifak şirk 
Hep ihânet hep münkir canları cehenneme 

13.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Cellat

Dışım pek bezirgân içerim yanık 
Hâysiyet cellâdı eyledi sanık 
Tükü resim yoktur dudaklarım çöl 
Nefesim tıkandı öldüm uyanık 

Vicdan boğuluyor epeyden beri 
Yermekten korkarım yazı kaderi 
İsnatlar limansız kasırgalar bol 
Tabut kadar sevdim elem kederi 

Bahar gelse bile bitmedi kışım 
Güneşi karartıp sustum bir hışım 
Feleğin fermanı bu bendeki hál 
Bakmayın çokluğa yalnız kalmışım 

11.04.14.Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Cellât Döşendi

Mayasız fikirler doğurur mu hiç 
Ufku boğazlayan deli biriyim 
Ülkemi kemirir birkaç satlık piç 
Ve hâlâ ölmedim keskin diriyim 
Mayasız fikirler doğurur mu hiç 

Desem de anlamaz aymaz insanlar 
Yığın yığın ahmak kamyon kamyon hep 
Rozet taktı şimdi asıp kesenler 
Oldular hep vekil buna ben sebep 
Desem de anlamaz aymaz insanlar 

Köşe başlarına cellât döşendi 
Yüzleri cilâlı eller bıçaklı 
Ezansız kahpeye gerilla dendi 
Zıtlar çiftleşiyor görün üst aklı 
Köşe başlarına cellât döşendi

Ömer Ekinci Micingirt



Cemre

Nedense sebepsiz endişeler çok 
Diz çöküp baş koyup sığındım emre 
Var mı arayışta görünmez ufuk 
Güz geçti kış geçti gelmedi cemre 

Cemre bir yanış mı belki aşk ümit 
Ümidim sarp yokuş değer hem ömre 
Ruhumu hükmeden ne olur işit 
Aşkınla yak beni çevir kömüre

Ömer Ekinci Micingirt



Cennet Çiçek Açacak

Ezân ile doğmuşum 
Süvariyim atlıyım 
Karanlığı boğmuşum 
Biâtlı beratlıyım 
Hakk'a kulum ben beyim 
Berat yoksa ben neyim 

Allah’ıma imanım 
Müslüman’ım Müslüman 

Işık tutar zamana 
Gül Ahmet’im şefaat 
Kavuşmuşum imana 
Sana selâm salâvat 
Geldik âhir zamana 
Sensin gerçek aşk mâna 

Müslüman hür çocuğum 
Tespihteki boncuğum 

O’dur benim muradım 
Fark eyleyen bahtiyar 
Âdemdir diğer adım 
Gül Ahmet koku yayar 
Hak dava çile derdim 
Kalbi dudağa verdim 

Allah’ıma imanım 
Müslüman’ım Müslüman 

Mevla’nayım barışım 
Gerisi hezimettir 
Yunus Hakk’a varışım 
Erenler ganimettir 
Doğruluk ibadettir 
İmân eşsiz nimettir 

Müslüman hür çocuğum 
Tespihteki boncuğum 

Hira Bosna Sina’yım 
Şehitlerde kınayım 
Hakikatten yanayım 
Hak dinde bir daneyim 
Ömer amca mutluyum 
Şefaat umutluyum 

Allah’ıma imanım 
Müslüman’ım Müslüman 

15.7.2005

Ömer Ekinci Micingirt



Ceyhun Bakışın

Ne güzel musiki fecirde güneş 
Bitmeyen bir soluk hüzünlü yoldaş 
Hep onu düşündüm sevinç matem eş 
Ve sensiz halimle gözlerimde yaş 

Bu kadar sessizlik içimi yaktı 
Arzuhal eyledik sükut bıraktı 
Şu geçen güzel kim nereye baktı 
Pas tutmuş vefasız secde sen yetiş 

Hazan vurmuş sanki zaman gün aya 
Kasvet türküleri saldım fezaya 
Beni de al götür Emri Rızaya 
Sal ceyhun bakışın gülsün bu ayyaş 

13.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Cihanşümul

Kardeşler birliği değişmez rüyam 
Sevdam tevhid diyor kıvamında tam 
Muhteşem bir düzen ulu intizam 
Hakk’ın takdiridir Hakk’ın rızası 

Siyon çürümüşlük ümmetin varı 
Şuursuz varlıklar nefsin hünkârı 
Susmak yobazlıktır fikrin inkârı 
Dünya mezaristan ağır cezası 

Büyük tefekkürler yakarışlar hak 
Zihni gün görmemiş fetihler bırak 
İdeâller için koşacak sokak 
Mezar taşım gibi alın yazısı 

Tekrar diyorum ki bu itibarla 
Biz aynı toprağız ve aynı tarla 
Birlik diliyorum son bir ihtarla 
Olamam haçlının küçük azası 

Kapitalist sistem içimdeki gam 
Sömürü istismar hükümrandır Sam 
İstiklâl istikbal ya da intikam 
Cihanşümul derdin olmaz kazas

Ömer Ekinci Micingirt



Cinnet

Söz küçük ifşa büyük 
Vicdana dokunuş var 
Bedenimizdeki yük 
Çarmıh yüzlü canavar 

Aşkı mektepte astık 
Yaşam tutsak sefada 
Cinnet gecemde yastık 
Sır ve ifşa sofada 

Metres topla yürek deş 
Kaç can gitti ayakta 
Serzenişi kes kardeş 
Cennet varmış dayakta 

24.10.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Cuma

Bu gün yine cuma aşk perde perde 
Yâr ile hasbıhâl daha ne cuma 
Liyâkat bestesi secdede serde 
Ne büyük vasıta şahane Cuma 

Aşk arşa ulaşır salâlın sesi 
Bilal’dan teberrük notası esi 
Ebedi huzur der her bir zerresi 
Şefkatli ölçülmez yâr ana cuma 

Geçici değildir ebedi aşklar 
Yakarış cumada idrâkle başlar 
Hakkın kapısına dökülür yaşlar 
Veremem yaşımı cihâna cuma 

Cuma hakikatte İki hecedir 
Hayrettir seyirdir çokça yücedir 
İstikamet dâva örtü gecedir 
Füsûnlu tek zaman yegâne cuma 

Cumada tebessüm ek barış bitsin 
Vefasız dünyanın dertleri gitsin 
Sen gayret etmezsen cuma ne etsin 
Nâz niyâz mektuptur yârene Cuma 

Islat gözyaşınla vakit solmasın 
Bilince vuslatsız aşklar dolmasın 
Gel secde edelim iblis gülmesin 
Mevla’yla hasbıhâl bahane cuma 

Micingirt mücrim ben aciz biçare 
Cumasız dimağa, bulunmaz çare 
Duaya bürünüp yalvarsak yâre 
Canları götürür cânâna cuma

Ömer Ekinci Micingirt



Cumayı

Talihtir cumanın fideliği 
saf çöken kahramanlara 
cumayı anlatabilmek 
secde serinliğini 
cennetin diğer adını 

Gürül gürül parlaklığı 
hüznün secdelerini 
secde serinliğini duâlı öpücüklerle 
bronzdan tılsımları cumayı anlatabilmek 
cennetin diğer adını 

Cumayı anlatabilmek 
Küfrün ustalarına ağız dolusu 
rikkatle göz göze 
cennetin diğer adını… 

21.02.14 bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Cürümlerim

Hüznümün sahrası gri balkonum 
çok şeyi andırdığı sessizlik gümbürtüsü 
ve yokluğun gözleri 
öksüz bulutlar 

sağ yanımda mısranın paçavraları 
yazıp siliyorum duygu şölenlerini 
minyatür törenlerle 

karşı parkta bir muhacir karısı 
cadde boyunca höllük topluyor 
horoz seslerine aldırmadan 
gecenin beşine 

ve cinler havlıyor ezan sesi duyunca 
kuyrukları balkona değiyor 
rüzgârın uğultusunda 

uzanmış esrarın çocukları 
ipini koparmış insanlığın vicdanI 
uyanmaya başlıyor yüzüme kusarak 
sokak azgın boğa 
çıldırmış böğürüyor 
sessizce 

ben ise siniyorum karanlıkta 
ayak seslerine kulak kabartarak 
avucumda cürümlerim 

12.03.13 -Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çal Nefsi

Kimler geldi gittiler 
Nerde Nemrut Firavun 
Kimler geldi gittiler 
Ebu Cehil ve Taun 

Ve aldandı gittiler 
Sezar Hitler ve Karun 
Ve aldandı gittiler 
Mao Lenin ve Şaron 

Sarsılmadı ruhları 
İşte Sultan Süleyman 
Sarsılmadı ruhları 
Ordusu ve Alparslan 

Hak-Batıl zorlu yarış 
Ezelden berzahadır 
Hak-Batıl zorlu yarış 
Ve varış Allah’adır 

Arasat meydanında 
Aman Allah’ım aman 
Arasat meydanında 
El aman Yâr el aman 

Kalk ayağa kalk uyan 
Çal nefsi duvara çal 
Kalk ayağa kalk uyan 
Ne bu gaflet ne bu hâl 

Hadi gayret yiğidim 
Eğil şevk ile eğil 
Haydi, gayret yiğidim 
Kalk yiğitlik bu değil 

Dur nefsle yaşıyorsun 
Yok mu günah kâsende 
Dur nefsle yaşıyorsun 
Sevsen de sevmesen de 

Dün öldü bu güne bak 
Tövbe kapısı açık 
Dün öldü bu güne bak 
Gayret Ömer azıcık

Ömer Ekinci Micingirt



Çalıyor

Sokaklar yıllardır çalıyor beni 
Duymazlıklarına daralıyorum 
Kaçtıkça şehveti yalıyor beni 
Ölüme kapıyı aralıyorum 

Ve ölüm kokusu alıyor beni 
Kalabalıklara sarılıyorum 
Seçip yalpalayıp eliyor beni 
Şeytanla elleşip yoruluyorum

Ömer Ekinci Micingirt



Çamurdan

Çamurdan yapsalar mezar taşımı 
Seninle yan yana hemen iç içe 
Gözlerim çukurda dönsem başımı 
Sessizce ağlaşsak gelsen her gece 

Olur mu bilmem ki yaşlar bahtiyar 
Belki de serinden gelir tatlı ses 
Cennetten bahçemi yoksa o diyâr 
Baksana gidiyor sırayla herkes 

Millet mi uykuda ben mi serseri 
Gel haydi,gel haydi sesler duyulur 
Beşikten mezara yaktım eseri 
Vah titrek vücudum nere koyulur 

2008 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çanakkale Şehitleri

Gök kubbe altında ne müthişti harp 
Asra ateş düştü hey Çanakkale 
Nuh tufanı yer gök çıldırmıştı garp 
Yahya Çavuş coştu ey Çanakkale 

Kükredi Seyyidim bir koca ordu 
Ne dehşet imtihan vuslat diyordu 
Hû deyip mermiyi sırtına vurdu 
Aşk arşa ulaştı Hayy! Çanakkale 

Bir asude vakit ölümsüz ölüm 
Cihad-ı Ekber hem niyâz bu gülüm 
Yezitleşti Churchill kıpkızıl zalim 
Zafer destanlaştı duy Çanakkale 

Belçika Fransız İngiliz Anzak 
Biter mi haçlının kurduğu tuzak 
Apayrı diriliş sanma ki uzak 
Ruhuma üflenen mey Çanakkale 

Son kozuydu Haç’ın küstahça karar 
Ne istiyor Anzak, Yunan ne arar 
Torun gelmiş garptan dedeyi sorar 
Nereye koyarsan koy Çanakkale 

Seninle inlerim seninle varım 
Efsunlu iklimim büyülü yârim 
Seninle ölürüm senle yaşarım 
Şiirler gözyaşım sây Çanakkale 

Seni anlatmaya perde heceler 
İstiklâl ne bilir ruhsuz cüceler 
Ölüm hazzı sağar doğan geceler 
Bayrakta tüllenen ay Çanakkale 

Her lâhza içimde gencecik ahlar 
Beynimde yeşerir derin eyvahlar 
Dört mevsim dirilir o yüce rûhlar 
Şüheda çehreli köy Çanakkale 

Kabirler pembe mor Çanakkale’de 
Sur sesi vuruyor Çanakkale’de 
Mehterân yürüyor Çanakkale’de 
Bir başka düğün bu toy Çanakkale 

Sonsuzun ihyâsı,ziyâ,kâmeti 
Varlığın perdesiz istikâmeti 
Mübârek zaferin tecelliyâtı 
Diriliş türküsü ney Çanakkele 

Ses verir tabyalar anbean her gün 
Ötenin ahengi yükselen hüzün 
Sancılar bekliyor inşâllah bir gün 
Cennete uzanan şey Çanakkale 

Renk renk ırk cümbüşü rüyaları hak 
Fethin orduları dön mâziye bak 
Bayrak ezan vatan “bir”de ittifak 
Binyıllık değişmez huy Çanakkale 

Dağları zümrütten toprağı inci 
Şehâdet yoğruldu coştu akıncı 
Bu millet müjdeli millet Ekinci 
Kutlu bir asâlet soy Çanakkale 

Ey yüce iklimim cennet diyârı 
Sen ulu davanın son yadigârı 
Sen hür gönüllerin ulu çınarı 
Hey kutsî vâdi hey,hey Çanakkale! 

10.11.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çark

Fakirlere hoştur iftâr 
Bereket var bereket var 
Döndür hayra dönen çarkı 
Bayram etsin genç ihtiyar 

Tohumlayıp başak başak 
Işıltılı berrak kaşık 
Sultan ayı olsun farkı 
Gölge yolcu sırat eşik 

Önce infâk sonra hâtim 
Kendimedir sefahatim 
Arz ve ölçü ümit korku 
Cürmüm ömrüm ve saatim

Ömer Ekinci Micingirt



Çığlık Sesleri

Oyun biter koşar gelir ayetler 
Sürüklenir tek tek çığlık sesleri 
Ak ve kara ve bitmeyen saatler 
Dehşet feryat halvet aşk nefesleri 

Ümit korku düşün levh-i kalemi 
Bu gün nefsin için neler söyledin 
Bu öfke ne hırs ne doğrult kelamı 
Söyle vefa bilmez söyle neyledin 

Yaklaşıyor zeval hızla ard arda 
Kim bilir belki de sırdır bu işler 
Belki idrak eder belki ilerde 
Herkes ayrı telden ayrı teşvişler... 

22.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çıkrık

Kırıp döktüklerim şiirsel durum 
Somurtkan çehreli tüm hecelerim 
Bir banka yaslanıp ürperiyorum 
Hızıma asılı gün gecelerim 

Sessizlik içinde zaman tık tık tık 
Yosun tutar yüzüm dalar derine 
Uyku belki ölüm hayat bir çıkrık 
O halde kaçıver kaç tekbirine 

Bu şehrin efsunlu yatırları var 
İçimde minicik ümitler besler 
Göğsümde inşirâh kabımı sarar 
Ve o an kahrolur bütün hevesler 

11.08.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çınar İzleri

Ruhumda hiçliğin yokluğu gezer 
Cinler gelir mahzenleri törpüler 
Gecenin sesleri beynimi yüzer 
Entariler sokaklara serpilir 

Küfürlerim kaldı levh-i kaleme 
Zamanı mı cürümleri eşmenin… 
Dudak değdirmedim kûtsi kelâma 
Suyu akmaz yeşil gözlü çeşmenin 

Biryanım zifiri biryanım ışık 
Şairlerin ilhâmları zindandan… 
Meczup muyum kafam karmakarışık. 
Tarih yazsam hikâyesi ezândan 

Aklım köpük tıpkı, köpürürüm hem 
Gâh susarım gâh zikreder lisânım 
Çorak yüreklere eser mi meltem 
Öylesine isli paslı insanım 

Ağlatır geçmişin çınar izleri 
Kaç düveli altüst etti bir gemi 
Titretti Seyyidim tüm denizleri 
Aşk inletti sahil bilmez âlemi 

10.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çiftgül

İmgele umut verme aslında kandır beni 
Şiirler gönderdikçe gülümse yandır beni 
Sen hep bir rüyâ gibi umutlara âşina 
Gözlerine bakınca uyut uyandır beni 

Çiftgül versen kâr etmez su döküp söndür beni 
Aşkın yaktığı gibi yakamaz tandır beni 
Hayatın sarmalında ben hep yalnız başına 
Uzaklardan ses eyle pervâne döndür beni

Ömer Ekinci Micingirt



Çile

Ağardı saçlarım sessiz derinden 
Hüzünlü düşlere sar beni çilem 
Hücrelerim kopar sanki yerinden 
Sıladan sılaya ver beni çilem 

Bazen toprak oldum bazen dağ oldum 
Bazen çağdaş yurttaş bazen çağ oldum 
Bazen bağban oldum bazen bağ oldum 
Yaralı bülbüle sor beni çilem 

Çileyle yeşerir çorak sokaklar 
Çileyle tüllenir yeni şafaklar 
Çileyle yükseldi yeşil sancaklar 
Kefene çileli sar beni çilem 

01.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çilesiyiz Biz

Terki terk etmeyen, terki terk de sen, 
Eridikçe eri, getir hayy’ları. 
Nice anlar vardır seninle esen; 
Seslenişte ifşa, aşk olayları… 

Bırak sensiz akan geceler aksın, 
Varlık âleminin çilesiyiz biz. 
Çokça ihanete uğrayacaksın, 
Hiçlik gölgesinde, aşk var şüphesiz. 

28.08.11

Ömer Ekinci Micingirt



Çilesiz Bülbül

Seçtiğim kelime temas her ferde 
Tepeden tırnağa gel senin olsun 
Mağrurca öğütür hemen her yerde 
Hesapsız kitapsız el senin olsun 

Enâniyet gurur yekpâre sanma 
Mezar cürümleri susturur amma 
Her şey bittiğinde tevbe var sanma 
Sâmimi olmayan hâl senin olsun 

Zahmetsiz tepeye var mı ulaşan 
Toparlan zirveye koşana nişan 
Rahatın ağında oldun perişan 
Çilesiz bülbül yok gül senin olsun 

Sözlerin gökyüzü dilin pek geniş 
Hem neyi yürüttün adam bu ne iş 
Tohum toprak mahsul hesap tükeniş 
Hâline muhalif dil senin olsun

Ömer Ekinci Micingirt



Çobanoğlu

Dört biryan matemde, hüzünle doldum 
Yüreğim yanıyor, ey Çobanoğlu 
Aşkın renklerini ben sende gördüm 
Soldu mu renklerin hey Çobanoğlu 

Aşkın bahçesine çok çiçek verdin 
Duydum hicranların, ne idi derdin 
Mavi şafaklarda vuslat mı gördüm 
Ruhumda inleyen ney Çobanoğlu 

Nerde üç yüz gram, nerede Gürbüz 
Şölen yok matem var isminle her güz 
Ağıtlar yakılır, saz söz ve niyaz 
Şölensiz düğünsüz köy Çobanoğlu 

Ne kizir oğlu var ne at ne eğer 
Şair kervanında matem var meğer 
Masmavi gecede gelirsen eğer 
Derin ızdırabım duy Çobanoğlu 

26 03 2005 Bursa 

Büyük Ozan Çobanoğlu vefat etti.Allah Rahmet Eylesin...

Ömer Ekinci Micingirt



Çocuk

Mevla'nın emâneti 
Babanın saadeti 
Yuvanın bülbülüdür 

Annenin el emeği 
Göz nuru ve meleği 
Cennet kokan gülüdür 

Şarkılarla yürüyen 
Rahmetini arıyan 
Meleklerin elidir 

Miski amber tomurcuk 
Gözleri boncuk boncuk 
Ve bereket doludur

Ömer Ekinci Micingirt



Çocuksun

Yerlere ceylansın göklere hüma 
Sen hep büyümemiş bir çocuk gibi 
Dökül öykülere sarıl boynuma 
Gülümseyişlerin sanki yok gibi 

Selamsız sabahsız bırakıp böyle 
Bağrımı yakarsak gidersen eğer 
Söylenecekleri gitmeden söyle 
Kim bilir belki de dil kalbe değer 

Vâkit çiy damlası ömrümüz yosun 
Aşklar bir çağlayan inleyen ahdır 
Dedim ya çocuksun büyümüyorsun 
Köklü sevdaların süsü siyahtır

Ömer Ekinci Micingirt



Çok Defa

İrademi kandırdım 
Taşa çaldım çok defa 
Yüreğimi yandırdım 
Dize geldim çok defa 

Deme sakın bu ne hâl 
Hayat oyun aşk masal 
Nefs düzenbaz ben hamal 
Yükte oldum çok defa 

Çıkış noktam var mıdır 
Tevbe midir nâr mıdır 
Şu micingirt köz müdür 
Alev aldım çok defa

Ömer Ekinci Micingirt



Çok Oldu

Acı idrake vurmuş samimiyet renginde 
zavallılar teşbihi kimselerin 
bireysellik sevişir 
niye 

Sonlu rotaya durmuş 
gülüşler çapraz surat kızıl ve serin 
ye iç yat çiftleşenleri 
çok oldu 
çizileli

Ömer Ekinci Micingirt



Çok Yol Katettik

Devasa binalar yuva çekirdek 
Odalar han gibi misafiri yok 
Konforu artırdık çok ömür gerek 
Dudaklar titremez alın teri yok 

Varlığı çoğalttık ve bonkör yatan 
Sokaklar aç dolu nerde el tutan 
Dostluklar yapmacık hayırlar mâtem 
Biz nasıl yaratık yâren yâri yok 

Aklı evveller bol zihinler yitik 
Bir nesil türettik elinde tetik 
Töre gelenek mevt nerede etik 
Hele bir sor desem soran biri yok 

Kendime sitemim sor kime minnet 
Nerede insanlık nerede sünnet 
Teskere kapıda henüz var zannet 
İzan irfan idrak akil kârı yok… 

18.11.2005

Ömer Ekinci Micingirt



Çoklar

Azı aradım çokta 
Hiçi yokluğa sordum 
Çoklarım muallâkta 
Yalvardıkça yalvardım 

Ve sonra neler neler 
Ruhumu çoklar eler 
Kımıldanır cümleler 
Gördüm kendime vardım 

08.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çokluk

Kadere yapışıp sığınma ırka 
Çok şeye vesile Veysel’de hırka 
Rengârenk bölündük bilmem kaç fırka 
Nispetin oranda gayret marifet 

İner mi yaş elli olunca kırka 
Kullukta şahâdet en büyük marka 
Soyunarak bakın çevrilen çarka 
Çoklukta hiçliği gel de tarif et 

02.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Çöle Döndü

Dereler çiftleşir dağlar yeşerir 
Ağarıp kendine gelecek misin 
Teslim ol kalbine sesleniş verir 
Gölgeyi yolcuyu bilecek misin 

Bahar tartışılmaz aşk hiçbir zaman 
Yoksa hep pervazsız gülecek misin 
Sözlerin arası ateş köz duman 
Yanışlar gözyaşı alacak mısın 

Sevdalar rahmetler teslim geceler 
Yüreğin sesinde kalacak mısın 
Ozanlara mahsus derin heceler 
Hasret sessizliğim olacak mısın 

Hüznün akisleri örtülü şarkı 
Kalbime sal gitsin salacak mısın 
Lâhûti mavilik doldursa arkı 
Bekle denizine dalacak mısın 

Acılar bitirdi yorgun zekâmı 
Kuruyup benimle solacak mısın 
Sen söyle iki söz sevmek hata mı 
Bir ömür benimle kalacak mısın

Ömer Ekinci Micingirt



Çüş

Çürüyen insanlık 
ve siyahın bakracında korku salan katiller 

Kesmek var kervânında 
zehirli hançer gibi kim batıyor 
kim gerçeğe erecek 

Kimin ordusu kimin adına 
İmân adına 
çüş! .. 

25.09.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dadaş

Biz dadaşız dadaş ha sevdalıyız ağalar 
Biz vurgunuz bayrağa, cân kurban cân vatana 
Biz ciritle büyüdük, şahlanırlar çağalar 
Biz devlet-i ebediz, tabyalarda yatana 

Biz İbrahim Hakk’ıyız, mârifetli yaşarız 
Biz ki Şükrü Paşayız, Edirne’de coşarız 
Biz Alvar’lı Efe hâyy, Hak aşkıyla pişeriz 
Biz dadaşız dadaş hâ, şükrettik Yaradan’a 

Biz pek şanlı bir millet, tülleniyor sinemde 
Biz şehitlik bıraktık üç kıtada Yemen’de 
Biz Ermeni besledik, şimdi başka dümende 
Biz ölümle gardaşız! Fedâ olsun vatana 

Biz Malazgirt Mohaçız biz ne kıtalar gördük 
Dava büyük aşk büyük, gün geldi hesap sorduk 
Biz alevler içinde, Büyük Türkiye kurduk 
Biz fetihler müjdeli, hayranım o irfâna 

Biz doğunun kalesi, palandöken balası 
Bizde tarih yoğruldu, biz yiğidin alası 
Bize dadaş derler ha! mertliktir hâsılası 
Biz milli ruh sancağı, astık bütün cihâna 

2004

Ömer Ekinci Micingirt



Dakikalarım

Yaşadığım sürece içim pek rahat 
Aynaya bakınca 
İlhâm cerâhat 

Neye vasıta ki attığım tweet 
Susun seyredin 
Seyredin evet 

Gerçekte duyarsız idrâkte varım 
Korkularım kadar 
Dakikalarım… 

23.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dalkavuk

Nasıl anlatayım ben gördüğümü 
Ülkemde taht kurmuş gezer dalkavuk 
Post bıyık altın diş almış güğümü 
Hem içer hem övgü düzer dalkavuk 

Ye kürküm ye demiş Hoca Nasreddin 
Nasıl irdelemiş söylemiş o gün 
Küfürü zenginin ona toy düğün 
Hem dinler methiye yazar dalkavuk 

Baronu başkanı sever dalkavuk 
Nerde horoz görse kesilir tavuk 
Sırtında kamçısı mağlubiyet çok 
Çözülmüş toplumda azar dalkavuk 

Ve uyuz köpektir yoktur sadakat 
Bukalemun gibi rengi de sakat 
İyi gün dostluğu yiyince tokat 
Dabanı yağlayıp tozar dalkavuk 

Ömer’im çok fazla dişsiz çomarlar 
Hicap duyuyorum ne çokta hırlar 
Kemiği verdikçe pek muhkem havlar 
Siyon çöplüğüne mezar dalkavuk

Ömer Ekinci Micingirt



Dalkavuklamalar

İlk cümlesi muhteşem 
Pes bayağı dudaklar 
Sen üstadsın sen paşam 
Tafra yorum şakşaklar 

Şiir çökmüş yıkıldı 
Yaşasın kös şakaklar 
Mana ruh yok, yok oldu 
Uzun uzun kavaklar 

Alkış ruhlara sindi 
Kalem boyu tırnaklar 
Paye nişan kesindi 
Sen ben sardı sokaklar 

Şiir değil şaheser 
Deyip durmadan tıklar 
Belki aslına eser 
Vicdanını tırtıklar 

Yorum cürümden beter 
Şaş şak ağzı çanaklar 
Hepsi usta sekreter 
Yorulur mu parmaklar 

Çalım gurur savunur 
İrfan cüda kuraklar 
Alkış tutan avunur 
Göğü yakar ayaklar 

Bu ne menem akıldı 
Anlayış çöl ıraklar 
Yorumlara takıldı 
Ustalar ve çıraklar 

Söz kendime nihayet 
Beni içinde saklar 
İki mertek bir beyit 
Belki de mahşer paklar 

21.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dar Vâkit

Tasvirledim doyamadım 
Ay çehreli güneş neymiş 
Ses buğulu duyamadım 
Yüreğimde çalan ney’miş 

Akşamüstü kışa doğru 
Öpüyorum yaş gözleri 
Koşuyorum boşa doğru 
Akîk, Necef hoş gözleri 

Kaçıyorum satır satır 
Tenhâlarda içim sızlar 
Biraz sitem ve hâl hatır 
Dar vâkitte hû avazlar 

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Darağacı

Yeryüzü riyakâr gökyüzü parlak 
Beni de ziyâsız siyahlar sarmış 
Ukbâyı çok bilmem dünya toparlak 
Yuvarla yuvarla saçlar ağarmış 

Neden hep ecelim ensemde durur 
Arada terk edip unutmaz mı hiç 
Düşündükçe bazen zihnim kudurur 
Belki de tasası uhrevi sevinç 

Git git kara delik tükenmez sayı 
Kavuşmak yiğitlik tâkva tacına 
Mezar kabul etmez sızıldanmayı 
Çekerler adamı darağacına

Ömer Ekinci Micingirt



Darlanıyorum

Üzerimden geçer keder elemler 
Arsızın ağzında arlanıyorum 
Nicedir amansız dipsiz kelâmlar 
Çığlık hınç hârında narlanıyorum 

Cellâtlar fesatlar esrik kalemler 
Dikişsiz ne görsem zorlanıyorum 
Züppe şafakları kahpe âlemler 
İbret bu desem de horlanıyorum 

Satılık ilimler eşya âlimler 
Gerçeği tespitte kirleniyorum 
Uşaklar ülkeler mazlum zalimler 
Künyemiz insan ya darlanıyorum

Ömer Ekinci Micingirt



Değer

Turnaları bilen türküler bırak 
Saklamadıklarım yalnızlık sağar 
Mutsuzluk heykeli doğuran ırak 
Bulutlara doğru kuraklık yağar 

Hayaller öldüren düşü dişleyen 
Tıklamadıklarım ürüyen zağar 
Uzanır çaresiz şeri işleyen 
Gün gelir yurdumda yeniden doğar 

Bir derviş mi lazım ifşâyı yapa 
Aklamadıklarım çok şeyse eğer 
Temiz dudakları öper maşrapa 
Kütük minber mihrap göz yaşa değer

Ömer Ekinci Micingirt



Değerse

Takvayı esas tut hevasatı yık 
Ar'sız medeniyet ar'ı boğacak 
Zihinler bulanık terbiye kurak 
Âşk iffet giyerse yağmur yağacak 

Beklentiye girme fiilen tek tek 
Kalbî ruhu besle O’nu severek 
Edeb-i hakikat başka ne gerek 
Dil kalbe değerse güneş doğacak 

26.06.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Değilsen

Kardeşliği bozma hele hiç yoktan 
İnattan vazgeçip biraz eğilsen 
Nifakı ekenler biçtiler çoktan 
Vefâ hicran olur pişman değilsen 

Sevdik hep tarifi gelmez dilime 
Velhâsıl izâhsız mâni kelime 
Çok şey ertelenir öte âleme 
Hesap hüsran olur pişman değilsen 

Bu günler pek yazmak istemem ama 
Enerlerin hırçın sözlerin yama 
Elim yakandadır terse harcama 
Bir gün virân olur pişman değilsen 

Bilirsin kartallar girmez kafese 
Hasbilik satılmaz başka hevese 
Kulak versen artık yükselen sese 
Acı siren olur pişman değilsen 

Yok, yoktur bedelsiz çetinden çetin 
Duâsı olmuşsun sen ki ümmetin 
Neyin semeresi bu mu hürmetin 
Şahit Kur’an olur pişman değilsen 

29.11.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Deli

Pişmanlığın önü kin 
Şeytan nefsin çalımı 
Yüreğime indirdin 
İfşa edin hâlimi 

Basit görme söze gel 
Zannı geçip ibret al 
Mezar hesap ve hamal 
Arı soksun dilimi 

Neme lazımcı neme 
Ben yönetilmeme 
Enâniyet he deme 
İnsanlığın zulümü 

Sıhhat gelir aşk ile 
Sükût doyumsuz çile 
Tasavvuf yol vesile 
Bilim eder bilimi 

Vermek vecd fedakârlık 
Yokluk içinde varlık 
Yap nefsine hünkârlık 
Halim eder zalimi 

Seyir eren hâlidir 
Ebubekir Âlidir 
Nemrut küfrün külüdür 
Göğe savur külümü 

Ve küfre kızağım ben 
Hileyim tuzağım ben 
Gerçeğe uzağım ben 
Meczup muyum deli mi

Ömer Ekinci Micingirt



Deli Sevdam

Sokak sokak pusuda birkaç şaşkın ve sülük 
Bilmem neyin sevdası kimler var arkasında 
Mesafesi zavallı kıblesi bölücülük 
Hak özgürlük bir yafta gırtlağı yakasında 
Sokak sokak pusuda birkaç şaşkın ve sülük 
Şanlı maziye inat kıblesi bölücülük 

Cehalet asabiyet nifak tuzak vatana 
Mecus Moğol kördüğüm renklerimde Türklüğüm 
Aynı vatan aynı din kurbanım yaratana 
Omuzlarıma ateş defedip ürküttüğüm 
Cehalet asabiyet, nifak tuzak vatana 
Kardeşlikten ötürü söz verdik yaratana 

Üç kıta altı asır tüllendi deli sevdam 
Bir ulu sancak ki hep göklerde şahlanarak 
Şehadetiz vatan yok sıkıl biraz be adam 
Akdeniz’i göl ettik, davaya yaslanarak 
Üç kıta altı asır tüllendi deli sevdam 
“Devlet-i ebed müddet” utan biraz be adam 

02.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Deliyim Ben

Malazgirt’ten at oynattım 
Şahlanırım deliyim ben 
İstanbul'a çağ kapattım 
Çağ açarım deliyim ben 

Viyana’da ben var idim 
Şeyh Şamil’le mahşeridim 
Yunus sözünde eridim 
Aşkla yanan deliyim ben 

Semerkant’a ilim oldum 
Câbir oldum âlim oldum 
Yavuz idim Selim oldum 
Küpe takan deliyim ben 

Yunan beni iyi tanır 
Tarihinden kim utanır 
Çin cücesi bir şey sanır 
Set yaptıran deliyim ben 

Kosova kadim ilimdir 
Bosna zihnim sağ elimdir 
Hicâz tek istikbâlimdir 
Vahdet Kurân deliyim ben 

Müslüman’ım budur boyum 
İbrahim’i âsil soyum 
Züleyha aşk Yusuf kuyum 
İzzet saçan deliyim ben 

Gündüz gece rüyalarda 
Ak Şemsettin dualarda 
Hirâ tüten sevdalara 
O’na kurban deliyim ben 

Deliyim dedim deliyim 
Ahmet Yesevî eliyim 
Horasanlı, Kâbeliyim 
Ve Hamza’yım deliyim ben 

Ömer’im hâyy adım güzel 
Halifeden bana özel 
Hak adalet yazsın bu el 
Allah için deliyim ben

Ömer Ekinci Micingirt



Demem

Yazıyorum şuur elde 
Yorgun döşeksiz döşeksiz 
Derin ve sığ belde belde 
Vezin yüreksiz yüreksiz 

Mazgal altı nur bebeler 
Evler meleksiz meleksiz 
Zift akıtan debdebeler 
İzân eteksiz eteksiz 

Günah cürüm aşk cezbeler 
Sokak köpeksiz köpeksiz 
Mümin yerinde debeler 
İman direksiz direksiz 

Oy türbeler vay türbeler 
Çaput bağlar hû desteksiz 
Yığın yığın fors cübbeler 
Yazdım gereksiz gereksiz 

Mecnûn gibi bu cümleler 
Yazan emeksiz emeksiz 
İrâde yok hücumdalar 
Adam demek siz demek siz 

Müştekiyim satırlara 
Şiir yamaksız yamaksız 
Hürmetkârım katırlara 
Demem eşek siz eşek siz

Ömer Ekinci Micingirt



Dengelenmiş

Lekelenmiş 
Namus dudaklı sokaklar 
Mevsim zaman ve oymaklar 
Lekelenmiş 

Diş bilenmiş 
Örfe inat dine hoyrat 
Moda şimdi erkek avrat 
Diş bilenmiş 

Aşk elenmiş 
İzâhı zor, mümkün değil 
Rüsva oldu baba oğul 
Aşk elenmiş 

Dengelenmiş 
Küfrün çağı sonun dibi 
İsraf etme mürekkebi 
Dengelenmiş 

26.11.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dengemiz

Emsalsiz öğreti şuûra varış 
Batı'ya tutunan söz neyin nesi 
Hakikat tevhitle irfân yakarış 
Allah’tan korkmaktır varlık rütbesi 

Rütbeye mukabil âf ricamız ne 
Ahiret namına söz hecemiz ne 
Talep ettiğimiz ilticamız ne 
İslâm mevcudatın izzet kubbesi 

Kubbe ki irtifa husûsi yarış 
Hakkı ikâmedir cennetle barış 
Hürriyet tefekkür vuslat ayrılış 
Ebed dengemizdir "Veda Hutbesi"

Ömer Ekinci Micingirt



Deniz Feneri

Karanlığa kandil olmuş 
Soluyor deniz feneri 
Kimsesize kimse olmuş 
Oluyor deniz feneri 

Dolaşır halkın içinde 
Pür edepli bir biçimde 
Sıcaklığı var içimde 
Gülüyor deniz feneri 

Dinle mazlumun derdini 
Herkes rahata erdi mi 
Zengin fakire verdimi 
Doluyor deniz feneri 

Gönüllü yardımı seçti 
Yardım için serden geçti 
Yürekleri mekân seçti 
Biliyor deniz feneri 

Ve gönüllü çıktı yola 
Herkes güle herkes ola 
Dilsiz bile geldi dile 
Diliyor deniz feneri 

Ve Hızır’ı örnek aldık 
Mevlana’yla size geldik 
Aç olunca biz aç olduk 
Geliyor deniz feneri 

Yoksul varsa hizan Çin’de 
Paylaşmak var kutsal dinde 
Ölmeden ölüm içinde 
Ölüyor deniz feneri 

03.8.2005

Ömer Ekinci Micingirt



Derin

Gürültü patırtı kalp kafa yordu 
Yaşayış tarzımız teşhirde her ân 
Tezatlar irfansız haykırıyordu 
Burjuva dem vurur kahramanlıktan 

Uyuyamıyorum uyutmaz hayâ 
Galiba terbiye çukurdan derin 
Dökülün arşivler helâlleşmeye 
Desem de yontusu bozuk dülgerin

Ömer Ekinci Micingirt



Derin İmtiyazlı

Garba tutunarak şuur çürüttü 
Irzda hudutsuzluk çağdaşlık tuttu 
Boy boy kör düğümler çözende yoktu 
Afyon kafalılar epeyce çoktu 

Mektep tahsil Darwin şirk pek velhâsıl 
Dilde uydurukça olmuştu hâsıl 
Ecdat hafızada küllenmiş kalmış 
Kimler müstâkimdi kimler alçalmış 

Derin imtiyazlı tepinen filler 
Kime süprüntüydü züppe gafiller 
Lâkin mazimizle girmişti harbe 
Çöktü hep beraber indirdi darbe 

Fikirsiz istemler kızıllığı met 
Hayalperest zümre Lozan ganimet 
Ah be zavallılar o günler var ya 
Piyon zağarlıklar batıya parya

Ömer Ekinci Micingirt



Dertlenirim

Gürül gürül ırmaklar görseniz gelişimi 
Denizsiz tayfalarla süt beyaz yıkanmışım 
Musikili çalkantı fecre attım leşimi 
Anılarla ısınıp boz bulanık yanmışım 

Neden yaşam düz olmaz neden yok aklıselim 
Upuzun gecelerde rüyalarım ağulu 
En azından düşleri kardeşçe bölüşelim 
Ve hep garip duygular uyanışlar buğulu 

20.10.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Desen

Alev alev vicdanlar ülfet etmem alkışa 
Kimden aldım ilmimi bilir misin sen beyim 
Bırak beni çilemle melodimle baş başa 
Hülyalarım zebercet gül koklayan vahayım 

El değmedik dertlerim çek elini elleme 
Ben sevdayım ben toprak ben insanım ben insan 
Gözyaşı tek sermayem sakın riyâ belleme 
Ben Kerbela ben Bosna ben Hüseyin ben Hasan 

Mâziyle boyanmışım kendim ile yüz yüze 
Tefekkür kuşanmışım hep uhrevi desende 
Gülüşlerim kocaman tebessümle diz dize 
Ben ümitle gülerim gülemezsin desen de

Ömer Ekinci Micingirt



Desinler

Sevgilim otağım yürek ocağım 
Göğe kurşun sıkıp aşk vuracağım 
Sensiz kavgaları durduracağım 
Kimin divanesi sarhoş desinler 

Sensizlik kaygısı sardı sinemi 
Gülüşün katresi yoksa bene mi 
Ben sendeyim sende gördüm ene’mi 
Kimin pervanesi koş koş desinler 

19.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dev Cüceler

Mâziyle kavgalı kem heceleri 
Hicranla izledim zehir saçarken 
Dedesine hasım dev cüceleri 
Düşmana ne gerek torun var iken 

Bir atiye baktım bir de geriye 
Bu nasıl şaşkınlık nasıl hıyanet 
Kıpkızıl pas kalbi kibir ve riya 
Düşündüm yurdumu kime emânet 

Kırıldı kalemim kısıldı sesim 
Oturdum sessizce kendime sordum 
Bu defa çok ağır benim piyesim 
Ölüm oyuncağım ve oynuyordum 

Bir alev ki sardı beni kavurdu 
Emsali olmayan sızı bıraktı, 
Geçmişte ne imiş tehdit savurdu 
Cüssesi bozulmuş ruhu kuraktı 

Neden böyle uşak nefsin elinde 
Hayretten bihaber vicdan tarumar 
İfritin emrinde ve ikliminde 
Kaybetmiş izzeti zillette arar

Ömer Ekinci Micingirt



Deve

Binlerce yıl geçse girersin nara 
Mezar gölgesinde ıssızlık çetin 
Meyhane göbeğin bağla yulara 
Ateş kibrit suyu senin niyetin 

Köpek balıkları gibi doyunca 
Tedbiri terk eyle ayının bozu 
İçgüdünle yaşa ömür boyunca 
Nasıl izah etsem bu namussuzu 

Ancak ve sadece epey iridir 
Kendinden pek iri unutmayınız 
Hayvan cins değil yine sürüdür 
Deveyi ürkütüp korkutmayınız

Ömer Ekinci Micingirt



Devesiz Tahtırevan

Esaslardan uzağım her halimle ben hâlen 
Zarâfet hayâ iffet, murakabe gündelik 
Koşuyorum peşinde, gerçek aşka yönelik 
Sağlam bir eser var mı, zevk safa hepsi yalan 

Tercümanı olmalı şayet varsa hâl dili 
Çok şeyler yankılandı sessizliğe bağırdım 
Bitap münasebetler adam dersen ağırdım 
Şiir ile dolar mı hissiyatın zembili 

Duyuş derinlikleri,duygu kısır söz yavan 
Hamaset beyanları hangi yüzde hoş durur 
İfâdeden çapkınlar peşlerinden koşturur 
Körkütük yaşıyorum, devesiz tahtırevan

Ömer Ekinci Micingirt



Devrik Çınar

Uhrevi ikliminde Ulucami el eder 
Dibinde gececiler tepinir ateş yakar 
Görenler çok şey söyler köpek havlar el eder 
Bilirim devrik çınar senin büyük derdin var 

Gölgelerin küçülmüş ağıt halin yas işin 
Umutsuzluk çığlığı çıldırtıyor susuşun 
Yamaçlar boynu bükük delik deşik esişin 
Zamana can veriyor senle estikçe rüzgar 

Mehtabı izleyelim sırtın sırtıma yasla 
Yıkık mâziden anlat kulağıma ihlâsla 
Sevmem nevbaharları istemiyorum asla 
Nedametli haldeyim çok geç hem neye yarar 

Kim bilir niceleri gölgende gölgelendi 
Ruhum senle dinlendi kaygılarım elendi 
Mâzinin sükutunda gözyaşlarım bilendi 
Doğrul yeniden ses ver doğrul be devrik çınar

Ömer Ekinci Micingirt



Deyyus

Töreler mevt arsızlık 
Düğün flört yârsızlık 
Müslüman duyarsızlık 
Diyen ne çok deyyus var 

Defter-i amalini 
Ebediyet hâlini 
Tersiz dünya malını 
Yiyen ne çok deyyus var 

İnanç yok putu çoktur 
Hırıltı iti çoktur 
Bin bir suratı çoktur 
Beyân ne çok deyyus var 

Ahlaksız filim gibi 
Her asra zâlim gibi 
Amelsiz âlim gibi 
Çıyan ne çok deyyus var 

Tevhidedir okları 
Şaron’un çocukları 
Sözde insan hakları 
Sayan ne çok deyyus var 

Olumlu ve olumsuz 
Çelimli ve çelimsiz 
Ilımlı ve ılımsız 
Soyan ne çok deyyus var 

Hakikatin sesini 
Payına hissesini 
Yurdumun öfkesini 
Duyun ne çok deyyus var 

Fenasını düşünmez 
Anasını düşünmez 
Ve nâsını düşünmez 
Uyân ne çok deyyus var

Ömer Ekinci Micingirt



Diâspora

Bomba mayın katliâm kan ve kinden tomurcuk 
Ağu vahşet üstüne ne hayaller kurdular 
Yaşlı genci kız kızan üst üste çoluk çocuk 
Garba köle kahpeler gözyaşı doldurdular 

Mecliste el kaldıran yüzden fazla namussuz 
Bölücüyle kol kanat barış deyip durdular 
Tezgâh oyun planlar ne çok hâin onursuz 
Diâspora emrinde! .. azdılar kudurdular

Ömer Ekinci Micingirt



Dibe

sokağın dilinde sözlerin mehtâbı 
mâziden hayaller kağıttan kartallar 
sahte parıltının ilhâm karabasanlarında 
şiir fokurdatıyorum 
zamanın ritmine 

kötünün titizliği içinde kalem zonklatıyor 
pişmanlığa dönüşüyorum 
hırkalar aklıma geliyor 
gecenin çıkışıyla 

yaralıyım gardaş 
tertemiz kan akıtıyorum 
çıplak maviliklere 

uzağın uzağında uzanıyorum 
yalnızlıkla diz dize 
rüzgârla oynaşıp 
uğultu dinliyorum 

yamyamlar seyrediyorum 
şatoların koridorlarında 
şiirler yazıp buruşturup 
sokağın suratına 
fırlatıyorum 

şizofren oluyorum yer yer 
insanlığım dibe 
vuruyor 
dibe… 

21.10.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Din

Uhrevî saadet din sonsuzluktur 
Ölüm ertesinde ölür inkârlar 
Varoluş izâhı, ötesi yoktur 
Cennette buluşur itaatkârlar 

Sâlih amel lazım iman gereği 
Günah şirk ve küfür gerçeği terktir 
Düşün yılan çıyan ve engereği 
Zulmüyle haşrolan geberecektir 

Dedim geberecek üzdüm zâlimi 
Mükâfat ceza var, mizân azletmez 
Yüceler yücesi vermiş bilimi 
Dinsiz bir varlığı asla hazzetmez

Ömer Ekinci Micingirt



Dinliyorum

Bakışların dizseydim hecelerin yerine 
Hüzünlü bir edayla sabahın sularında 
Ruhumun çığlıkları aksaydı içerine 
Uyanırdı gözlerim tenha uykularında 

Kalbim ateş yağıyor irade yeksan yerle, 
Sensiz o günden beri derinden inliyorum. 
Sen yokken yıkanırım simsiyah köpüklerle 
Veda yok dönemeçte havf,reca dinliyorum

Ömer Ekinci Micingirt



Direksiz

Bütün şiirlerim inan gerçekten 
Heceler direksiz sözler direksiz 
Affı mağfiret i diledim yekten 
Duâlar direksiz nutkum direksiz 

Birden vecde geldim yumruğum sıktım 
Engelsiz hendeğe yükümü yıktım 
Flörte aşk deyip çığırdan çıktım 
Düzenim direksiz çarkım direksiz 

Neler bulanıyor kulak ver sese 
Eski dörtlüklerim duyur herkese 
Şiir sürüklüyor girdim kafese 
İrfânım direksiz terkim direksiz.

Ömer Ekinci Micingirt



Diri

Yalancı müminden küfrün korundan 
Ben değil kâinat bizar efendim 
Yozlaşan secdenin ah-û zârından 
Korkarım insanlık azar efendim 

Mevsimler sendeler aylar pervazsız 
İklim hep fırtına yazar efendim 
Aç çıplak gözsüzler nesil davasız 
Olduk diri diri mezar efendim 

Ben ne hoca müftü sûfi dervişim 
Kendimi anlatmak ne zor efendim 
Sevgi muhabbetle selam vermişim 
Garibe iltifât nazar efendim 

Üç beş cürmümüz var esas niyettir 
Densizlik insanı bozar efendim 
Şeytanın kaftanı enâniyettir 
İnsan kılığında gezer efendim 

26.09.14- Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Diriliş

Yer gök kopmuş ayakta 
İçimde bir hoşluk var 
Hilâl coşmuş bayrakta 
Ulubatlı'yı arar 

Biz ölümle söz kestik 
Yedi düvele estik 

Gâvuru sardı korku 
Getir tekbir selâmı 
Öyle kutsiyet var ki 
Tevhid sardı âlemi 

Tevhid yolun ismidir 
Dirilişin resmidir

Ömer Ekinci Micingirt



Diriliş Türküsü

Ve azgın meşale söndü sönüyor 
Soy bilmez sineler durmaz esirir 
Çileli yiğitler geri dönüyor 
Mâziye öfkeli sesler kesilir 

Sanma ki o şanlı günler görülmez 
Tuğralı sancaklar eser göklerde 
Kim demiş tekrardan mâzi dirilmez 
Tarih tekerrürde tekmil Türklerde 

Dünya patiskası aşkla biçilir 
Vuslat iklimiyle sarar herkesi 
Sabırla beklenen çağa geçilir 
İlelebet çalar Hakkın bestesi 

Diriliş türküsü gelen rengârenk 
Eski ihtişamın debdebesiyle 
Ölümsüz heyecan bu başka ahenk 
Ecdadım dirilir ben ölsem bile

Ömer Ekinci Micingirt



Divâne

Divâneler neden neşeli gelir 
Âdeta küheylân, şişeli gelir 
Peşinde koşarlar onlar sonsuzun 
Dünyası öteye döşeli gelir 
Hâşâ der, hâşâ der hâşâlı gelir 

Dünyalık aramaz, boş eli gelir 
Dâvasında yanar maşalı gelir 
Tarifi perdeli, izâhı uzun 
Yeryüzüne düşmüş düşeli gelir 
Dergâhında pişmiş pişeli gelir 

11.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Diyebilsem

Dudaklarım soğuk bu gün nedense 
Bir yol ayrımında yol beni bekler 
Bu şâir herhalde sönüyor dense 
Şiirleri sönmez sönmeyecekler 

Dilimin ucunda her sözcük vâka 
Her cana yolculuk vardır mutlaka 
Oysa diyebilsem sözlerim şâka 
Dönmüyor gidenler dönmeyecekler 

18.11.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Diyorum

Hüzam derinlikler şöhret itibâr 
Para diyorum 

Hesap ve yolculuk boş ver ne haber 
Nere diyorum 

Ne büyük ihânet sırrı ifşâ var 
Nâra diyorum 

İçimi yakıyor gölgeler yer yer 
Çıra diyorum 

Ancak ve sadece tevbe etsem dur 
Sura diyorum 

Hiçbir şey görmez gözlerimde nur 
Kara diyorum 

Rabbin seslenişi ecel geliyor 
Sıra diyorum 

Her şeye rağmen hepsi bende var 
Yâre diyorum

Ömer Ekinci Micingirt



Doğacak

Nasıl anlatsam ki mevzu çok uzun 
Düşündüm zihnimde ifade çok zor 
Korkarım dehşeti gelir Sonsuz’un 
Sokaklar zifiri, elden gidiyor 

Zulmet kazıdılar dinmez izi var 
Tıpkı tufan gibi ateş yağacak 
Belki de tersine esecek rüzgâr 
Bir sabah ülkeme güneş doğacak 

07.09.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Doğu Türkistan

yaşlı dünyanın son günleri 
asırları hep kasvet hep hüzün 
ölüm özgürlük suçu hür olmak 
yüzyılları zindan ve hicran 
sokakları kan kokan 
matemine siyahlar kuşandığım 
yaslı Türkistan 

erenleri yiğitleri devrilmiş 
teker teker 
çocuklar serpilmiş kızıl karlara 
ve sancısı içimde gerilmiş 
cesetler toprağa hasret 
yaslıyım arkadaş 
kızıl Çin pembe yalanlar 
ve analara bırakılan vahşi hatıra 
analar ağlar kızanlar ağlar 
babalarsa ağu yudumlar 
belli etmez asil kanından 
Berat Hacim Yusuf Alptekin ve niceleri 
onlar öldürdü ölümü 
ya biz 

kursaklarda kalan prangalar 
cesetlerler toprağa hasret 
dağlarına zulüm yağan Türkistan 
ve insanlığa alaylı gülümseyen 
kirli cüce adam 
yaptırır unutma bir set daha 
mutlak bir gün 
bu şehitler evladı 
duydum ki yine sürülmüş 
darağacına kaç fidan! .. 

28.01.2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Doğurtmasınlar

Acı merhaleler şer yavaş yavaş 
Periye cin tüyü eğirtmesinler 
Sokak zıvanada bambaşka telâş 
Cinâyet peşinde seğirtmesinler 

Barış zulmü seçti şuurda sırım 
Hâlin tercümesi her bir satırım 
Dumura uğramış zihin kütürüm 
Hak hukuk konuşup bağırtmasınlar 

Sabırsızlanmayın dünya hâliymiş 
Kimi kısa külot haşamalıymış 
Caniler öldürüp yaşamalıymış 
Sahipsiz geberip çağırtmasınlar 

Şeytanla benzeşti insandan yana 
Şaronlar Bayıklar aynı yan yana 
Kafalar kopardı koydu cüzdana 
Zerdüşt'e "iş-it" ler doğurtmasınlar

Ömer Ekinci Micingirt



Dost

Biliniz ki dostun cevheri sırdır 
Biraz fedakârlık ve samimiyet 
Hakiki dosaların idrâki hürdür 
Dostlara merhaba ve hayra niyet 

Dostluk kılıç gibi keskin ve ince 
Gereği fark edip tatbik etmeli 
Hemen silmemeli konu derince 
Elbet kusur olur insanlık hâli

Ömer Ekinci Micingirt



Dostlarım

Ne güzel şey dostlarım 
Hepsi ahenk hep huzur 
Onlar benim üstlerim 

Gezen canlı ayetler 
Sanki karşımda durur 
Dostlarım ve saatler 

Ve gizemli muhabbet 
Sessiz içime vurur 
Çehreler samimiyet 

Deruni bir bilmece 
Mısra gece ve rüzgâr 
Şiir dost ol bu gece 

25.02.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dostluk

Dostluk muhteşem şey var ise vefa 
Yoğrulur gam keder olur muhabbet 
Ölürüm dost için birkaç bin defa 
En büyük dostluk sır, sırra sadakat 

Hâk ise davası kal oltasında 
Umud dalga dalga akar sesinde 
Ölürsem öleyim dost bahçesinde 
Allah için sevmek dostluk şecaat 

Dost demiş Veysel’im kara topraktır 
Hal ile söylemiş sözleri haktır 
Ömer ide toprak yoğuracaktır 
Ve O’na koşmaktır dostluk mârifet 

19.01.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Döndür Allah’ım

Rahmet çağıldıyor hakikat bârı 
Meşheri bereket ayın esrârı 
Ruhları diriltir rahmet rüzgârı 
Hicapsız sokaklar ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

İslam’la sorunlu mahluklar çattı 
Bin yıllık töreyi sokağa attı 
Hadise muhalif şeyler anlattı 
Özünü bilmemek ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Fiil ve mertebe ateş köz tandır 
Utanan var mı ki gel de utandır 
Âlim ilmi satar hayli zamandır 
Bunadır sitemim ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Zihnin basireti ağıza tıpa 
Cezbe gerektirir ifşâyı yapa 
Muhatap olunsak dolsa maşrapa 
Ölüm ve ötesi ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Halimiz serüven cürüm serbest hem 
Domuzun yağından olur mu merhem 
Flörtle kutsanmış sokakta Meryem 
Kaç neslin korkusu ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Cennete müjde der hangi bayanlar 
Kalbi dudağında aşk yaşayanlar 
Ancak ve sadece Seni duyanlar 
Seni duymayanlar ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Üzüldükçe mevzi alır duyular 
Cama çıkmış fetva verir ayılar 
Öyle ister baron yüzlü dayılar 
Hüsran ve sessizlik ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Yolcular kasvetli, bulanık deniz 
Garip hislerdeyim yine bendeniz 
İnanç göç ederse kalmaz gölgemiz 
İhlâssız yöneliş ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Sadâkat sahibi eyler mi mihnet 
Kalbim temiz demek ne büyük cinnet 
Dünya ve kâinat boşa mı Cennet 
Sözlerden arınmak ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Vicdan alçaldıkça artıyor sürü 
Mâziyle kavgalı neslin her türü 
Kimin eseridir İslâm kültürü 
Varoluş gayesi ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım 

Koşun mabetlere desinler dinci 
Mümin Hakk’a varan büyük akıncı 
Vuslat urbaları giyse Ekinci 
Miraçsız hamleler ıstırap ahım 
Adımlarım sana döndür Allah’ım

Ömer Ekinci Micingirt



Dönecek Gibi

Hayretler seyirde dinecek gibi 
Mâna us ardına sinecek gibi 
Avam anlayışı kime hâkikat 
Vehmi duygularım donacak gibi 

Dil duâ yüreğe inecek gibi 
Beyazlar beyaza binecek gibi 
Her şey O’na aşktır, O’na sadakat 
Musluk aşk akıtır yanacak gibi 

Sükûtta eriyip yan ocak gibi 
Ve küfrün ateşi sönecek gibi 
Seyre çıkanlar var seyir mârifet 
Leyla’yı bekle hep dönecek gibi 

05.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dua

Duâ 

Duâ pür edeple yakarış yâre 
Çaresiz dertlere duâdır çare 
Yok, ise duamız âmel beş para 
Hakk’ın kapısına varıştır duâ 

Duâ ibadetin nuru özüdür 
Müminin tövbesi rabbe sözüdür 
Gözü yaşlıların gönül gözüdür 
Hayat ırmağına eriştir duâ 

Ezel ve ebed var düşün nolursun 
Unutma duâyı unutulursun. 
Evvel O Âhir O, O’nu bulursun 
Çokluğu hiçlikle vuruştur duâ 

Var yok olur yok var duâlar vardır 
Anneler duâdır duâlar yârdır 
Titrek yüreğime duâ bahardır 
Keşke’yi yerlere seriştir duâ 

Yöneldikçe Ona utanırım az 
Bazen şâir gibi meczupça biraz 
Hâşâ kaderine var mı itiraz 
İbadettir ciddi bir iştir duâ 

Seherde kuşatır kalbi ayetler 
Vird ve murakabe duâ niyetler 
Her şeyin şahidi vakti saatler 
Hürmetle hususi duruştur dua 

Tahsisat sesleniş huşu ve hudu 
En derûni mâna yoktur hududu 
Mücrimde gözyaşı renk renk buudu 
İnşaAllah kullukla barıştır duâ 

Kalbi dudağa koy kavrul ha kavrul 
Edebi iklimde savrul ha savrul 
Secdeden secdeye devril ha devril 
Canan ile alış-veriştir duâ 

Kundakta mermidir namluda fişek 
Takdirine ulaş tembihatı çek 
Yaş dök iki büklüm sessizce tek tek 
Serini sehere sürüştür duâ 

Duâsız kıymet yok buyurdu Hûda 
İhlâs dil dudak kalp, O’nu can feda 
Duâ aşk sonsuzluk renk renk şüheda 
Şüphesiz en büyük yarıştır duâ....

Ömer Ekinci Micingirt



Duâlar

Gözlerinle gözlerimi sıvama 
Diz çöktürür kök söktürür avama 
Kestim biçtim kabzaladım sözleri 
Sır toplayıp seyir kattım davama 

Ne gelirse doldurmuşum kovama 
Mevlana’da edep erkân bu ama 
Ölümsüzlük duâların közleri 
İnsanlığı katacağım duâma 

15.07.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dudaktan Kalplere

Issız mahyalarda yolun arşına 
Kavuşup sessizce kalabilsek âh 
Kalmak yâre muhtaç yâr var elbette 
Gerçek beklentiler bekler ahrette 
Şu başlar eğilse vecdin marşına 

Ellerim boşlukta yüreğimde nem 
Dudaktan kalplere gelebilsek âh 
Gelmek bir kerecik derin bu mevzu 
Kimler gurur taşır kimler tevâzu 
Bu öyle suâl ki dehşet cehennem

Ömer Ekinci Micingirt



Duy Mezarlık

Sadâkatte mükâfat var 
Fedakârlık fedakârlık 
Gösteriş hâ neye yarar 
Riyakârlık riyakârlık 

Basitlikle olunmuyor 
Gerçek varlık gerçek varlık 
Hisse boşa alınmıyor 
Hissedarlık hissedarlık 

Halka hizmet Hakk’a hizmet 
Hizmetkârlık hizmetkârlık 
O’na saygı O’na hürmet 
Vefakârlık vefakârlık 

Ve geçmişin telafisi 
Cengâverlik cengâverlik 
Aldım sözü sattım sus’u 
Ne pazarlık ne pazarlık 

Yazdıklarım silemedim 
Vay yazarlık vay yazarlık 
Ve ölmeden ölemedim 
Duy mezarlık duy mezarlık 

11.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Duymuyorum

yoruldum 
zaten yorgunum 
vâda ediyorum 
ağıtlarla 

uğulduyorum 
güz rüzgârı gibi 
başıboş saatlerle boğuşmak 

kırış kırış ruhum 
ninemin yüzü gibi 
ölümün kokusu öteliyor 
uğulduyorum 

hiçe koşuyor insanlık 
terse doğru 
her taraf tenha 
bense koyu kalabalık 
koşuyorum 
nereye 

İzân eğilmiş 
kafama çarpıyor 
İçim câdı kazanı 
duymuyorum 

29.09.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Duyun

Fetva şımarıklık izah müstehcen 
Katran kazanları ayın ilkleri 
Temayül artığı imtiyaz beden 
Küstah bozguncular kin ilikleri 

Gürültü patırtı çöküş gelgitler 
Sokağa salındı zincirli itler 
Ruhumu kemiren faaliyetler 
Bilirim tarihsel kahbelikleri 

Hayat tek perdelik oynayın oyun 
Alabora olur düğünün toyun 
Duyun şirk uluyan deyyuslar duyun 
Mezar pek hazzetmez eblehlikleri

Ömer Ekinci Micingirt



Düğmesiz…

Nisan hep dokunaklı soluklar güz sesi 
gözlerim yangın ifâdeler yosunlu 
ve beklentim düğmesiz 
yalnızlıklar…

Ömer Ekinci Micingirt



Düğünler

Sıra sıra ard arda 
Mozart çalıyor barda 
Vicdan tutsak kenarda 
Saklanmış gidiyorum 

Damat simsiyah koyu 
Ak-kara anne dayı 
Sattım edep hayâyı 
Paklanmış gidiyorum 

Renk şekil perde perde 
Tufan koptu içerde 
Gelin kopmuş yerlerde 
Koklanmış gidiyorum 

Tören şölen ayinler 
Besmelesiz düğünler 
Zift bürünmüş beyinler 
Yoklanmış gidiyorum 

Duyur O’nu duyan yok 
Kükre şahlan isim tak 
Bir boşluk ki çoktan çok 
Çoklanmış gidiyorum 

İffet izzet sağırdı 
Alkışlar pek ağırdı 
Masa bana bağırdı 
Teklenmiş gidiyorum 

Hem şeytana ne gerek 
Saldık tümden düm tek tek 
Çifter çifter at eşek 
Eklenmiş gidiyorum 

Damat ve maskarası 
Tepişme aşk arası 
Takı öpüş parası 
Taklanmış gidiyorum 

Sıradan birer birer 
Öpmek adetten meğer 
Şayet masumsa eğer 
Aklanmış gidiyorum 

Yığın yığın fırkalar 
İçimde bir korku var 
Papaz yok ya farkı var 
Farklanmış gidiyorum 

Şirke vuran havanlar 
Ar çatlatan tavanlar 
Kapalı paravanlar 
Kırklanmış gidiyorum 

Gelin geldi yanıma 
Dedim Ömer tanıma 
Dokunuyor kanıma 
Haklanmış gidiyorum

Ömer Ekinci Micingirt



Düğünmüş

Flörtle kutsanmış aşkın harmanı 
Hükümran memeler cürümler yârlar 
Şehvete el sallar nikâh fermanı 
Tepişme esnası kına yaparlar 

Yedi boğum hâya baktım geceye 
Kızarık öpüşler bakmaz kocaya 
Sanki savaş açmış şânı Yüce’ye 
Gayya’nın sırtına bina yaparlar 

Papaz edasıyla nikâh’ı kıyar 
Yasak bölgelere mürekkep yayar 
Gelinlik hikâye usulden giyer 
Gönüllü dansözler zinâ yaparlar 

Kahroldum yutkundum kısıldı sesim 
Modaya tav olmuş bütün bir kesim 
İfâde kan tuttu durdu nefesim 
Baktım bir hışımla ana yaparlar 

Çığlık çığlığa örf kahpenin şahı 
Sonsuzun bitişi sonun ah vahı 
Yosma nişangâhı günün sabahı 
Yuvayı şöhrete şana yaparlar 

30.09.2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Dün Dündür

Baba dedik yıllarca 
Hortumlattı hunharca 
Ne de çokmuş Yahyalar 
Bankalar ve kâhyalar 

Bezirgânın başı bu 
Hem dedemin eşi bu 
Henüz sırtımdan indi 
Yeter bir asır bindi 

Terk et diyor bacıma 
Vallah gitti gücüme 
İslam köyün neferi 
Örtü kimin eseri 

Gidin diyor gayretle 
Takip ettim hayretle 
“Dün dündür bu gün bugün” 
Çark etti yine bu gün 

Evren Paşa yâreni 
Fötre şapka treni 
Cum baba bu şaşılmaz 
“Yürümekle aşılmaz ” 

03.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret345624