ŞİİRLER 11


İlgili resim


Şiir Geceleri

Ruhları öğüten şehvetli yüzler 
Çözüldü o gece devrildi gitti 
Mâna mevt zevk safa kökü köksüzler 
Sırf yafta sözlerle savruldu gitti 

Şiir bahaneymiş âdeta meğer 
Ne bir tasa gördüm ne ölçü değer 
Çınladı masalar ürperdim yer yer 
Geceler şişeye devroldu gitti 

Peş peşe uçuştu şân pâye nişan 
Şişeden edebe var mı ulaşan 
Ve zillet etkinlik edip perişan 
Bardaklar kirli çark çevrildi gitti 

Garbın budalası dürzü ham âhmak 
Küfrün uygarlığı ki sürü laklak 
Deştim yaraları deştim muhakkak 
Sevr oldu milli ruh Sevr oldu gitti 

Ne çok şiir şâir ne çok edip var 
Hepsi âli cebbar hep destan yazar 
Kahır yazıyorum sonuna kadar 
Kahroldu Micingirt kahroldu gitti

Ömer Ekinci Micingirt



Şiir Hakk’ı Haykıran!

Şiir benden de ürkek ve benden de avâre 
Şiir bazen ben gibi sessiz benimle ağlar 
Şiirle dolaşırım, alır götürür yâre 
Şiir matem bürünür bazen karalar bağlar 

Şiir biten bir ömür arar geçtiğim yollar 
Şiir zulme gözyaşı coşar arşa ulaşır 
Şiir verenin sesi O'na uzanır kollar 
Şiir beni alt etmiş genlerimde dolaşır 

Şiir kelâmın süsü sessiz gecenin sesi 
Şiir nazlı bir gelin beni kalbimden vuran 
Şiir mâna yakarış, ümidin emâresi 
Şiir meçhûle mihenk şiir Hakk’ı haykıran 

08.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Şiir Tefekkürdür

Şiir söze muhtaç,kös uyaklardan, 
Cinasa mânayı terk ettik tek tek. 
Usandım beyinsiz boş ayaklardan, 
Şu sabır taşlarım, beni yiyecek. 

Şiir çırılçıplak, gün gün soyundu, 
Nerde o nâatlar, nerde mersiye? 
Şiir tiyatro mu, hangi oyundu, 
Edibi cibali eylemek niye! 

Suskun dudağımla, çok gönül kırdım, 
Siz kırıp döksem de, bana bakmayın. 
Şiire gelince, türkü çığırdım, 
Tadil-i erkân var, yatıp kalkmayın. 

Zâtı laf olanın, hüsranı bitmez, 
Bari söz söyleyin edepten ardan. 
Şuur terk-i diyar, ehli işitmez, 
Şiir tefekkürdür, hem de damardan. 

Taşlama suratlar eziyet gibi; 
Hâli hicvetmeyip sadece mırlar! 
Gam keder üzüntü acziyet gibi, 
Dehşet bir ifade “hüsrandadırlar”. 

30.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Şiir Yaz Bana

Bana şiir yaz 
Vuslâtın ritmiyle 
Isıtsın güneş gibi 
Umutlar vaat etsin 
Geleceğe yön versin 
Saadet devrini hatırlatsın 

Şiir yaz bana şiir 
Züleyhalara haykırsın sessizce 
Yusuflar duyana kadar, birer birer 
Hislerim sindire sindire 
Yeşeren soluklarla 

Teveccühe kalk 
Gecenin bir yarısı 
Ciddiyetle latifeyi unutmadan 
Emanete sadakatle 
Gözyaşını mürekkep 
Tebessümü kalem ederek 
Şiir yaz bana 

Bana şiir yaz 
İçinde elvedâ olmayan 
Mâtem söylemeyen 
Hep çileyle dopdolu 

Mûsikiler yakarak 
Takva zırhı takarak 
Sonsuzluğa bakarak 
Şiir yaz bana 
Şiir… 

10.09.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Şiir Yüzlüm

Çok mahzunsun bu günlerde 
Şiir yüzlüm bir şey söyle 
Gönlüm sensiz sürgünlerde 
Mahmur mahmur bakma öyle 

Her güzellik sende gizli 
İlham perim süt benizli 
Kör olası meltem gözlü 
Büyüleyip gitme öyle 

Gül-i rana bu ne haldir 
Dön azıcık kaşın kaldır 
Ya bana gül yada öldür 
Hilal kaşın çatma öyle 

Hasret sardı dört bir yandan 
Sevmez misin yoksa candan 
Öleceğim heyecandan 
Muhannetlik etme öyle 

11.03.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Şiirin İzi

İsyan mezarlığı sözün yelkeni 
Suskun haykırışlar taşınmaz tasla 
Lâfın gözeneği geriyor beni 
Ağlarım köhnede fâş etmem asla 

Ozanı bozkırlar beni kim anlar 
Onarılmaz çok şey falan filanlar 
Hece ilmikleri yarım kalanlar 
Beyinsiz ben’imle kömür elmasla 

Karakol gibidir şiirin izi 
Tutar kelepçeler kalplerinizi 
Yönsüz ifâdeler ateş denizi 
Yakar süründürür aşk ihtirasla 

10.11.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Şiirin Rengi

Ayıramaz olduk lâf insan eti 
İffet direğine astık zilleti 
Fetva tacirleri renk renk kanallar 
Maneviyatsızlık küfrün izzeti 

Dayanılması güç nerde nirengi 
Ne vakit kaybettik ailevi cengi 
Hayasız tufanı zevkle ananlar 
Katran püskürtüyor şiirin rengi

Ömer Ekinci Micingirt



Şiirlere Bak

Zihnim homurdanır gülümser cümle 
Ruhu kenetleyip nefse gideli 
Gerçeklerden kaçtım bütün gücümle 
Hehey yalan dünya âh gurbet eli 

Her yer mahzen gibi ben hep esaret 
Ömür tramvayı sessiz yürüyor 
Mâzi kırıntısı deli cesaret 
Gece ağarınca göğe vuruyor 

Kızgın gecelere barut gibiyim 
Sanki aradığım öksüze yatak 
Köprü altlarına gardaş gibiyim 
Acılar çiğnenmiş şiirlere bak

Ömer Ekinci Micingirt



Şu Ramazan

Tahsisatı fark et sokaklara bak 
Sokaklar dediysek bakma itlere 
Zamane zıtları nefse oyuncak 
Vardır de hikmeti koş vakitlere 

Ben ömrü tükettim ve sözler beni 
Hüsran ehli hâşâ cürüm işledik 
Tefekkür eyledik zor serüveni 
Rahmet ve mağfiret affı düşledik 

Ne bıraktık şu ramazan ayına 
Yanık yüreklere bir damlacık su 
Sırt çevirdik nefsin tramvayına 
Kânaât eyledik bulduk hulusu 

05.08.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Şuur

Boşluklarım tezat yüklü fırtına 
İçimdeki kırıntılar çok oldu 
İstikbâli yüklemişim sırtıma 
Yürüdükçe yalnızlıklar döküldü 

Hassas her söz tefekkürün eseri 
Kalp anlamaz yürekteki tesiri 
Kim yazacak ebediyet nesiri 
Şiir dedik şuûr yere çakıldı

Ömer Ekinci Micingirt



Şüheda

Nedense sebepsiz aradım seni 
Önce koşma yazdım sonra mersiye 
Hem kimler vurdular yürek buseni 
En derin sığındım ben ebediye 

Salmışım kendimi her halim girift 
Seninle baş başa senden habersiz 
Ayyıldız kubbeler üst üste çift çift 
Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz 

Onurlu velvele şehâdet her yer 
Ağardı dudaklar O sâda ile 
Beni de mor sükûn sararsa eğer 
Söyleyin o artık şüheda ile

Ömer Ekinci Micingirt



Şüheda

Ölüm yaşamın dibi 
Geldi gelecek her an 
Belki de uyku gibi 
Alır gider uykudan 

Ölüme ruhum fedâ 
Ölüm ne güzel varlık 
Üç güftede şüheda 
Ölüm vuslat mezarlık

Ömer Ekinci Micingirt



Tabut

Sopsoğuk ibretle hazırda bekler 
Güzeli kucaklar yer uykusunda 
Meleşir arkadan ikiz bebekler 
Yavrular nerede der uykusunda 

Gassal kazanında kaynatır suyu 
Ne bir yetim dinler ne de uykuyu 
Gelinlik kefeni örter örtüyü 
Yolculuk dehşetli ter uykusunda 

Bağır bağır bağır duyan yok ki git 
Herkes aynı tabut terazi eşit 
Fetva verir tabut ne olur işit 
Ömer’i ne zaman yer uykusunda

Ömer Ekinci Micingirt



Tahrir

Sözü dokundurur kızarım biraz 
Zulmü başarmıştır masonik kürsü 
Bakın Avrupa’ya var mı itiraz 
Darbeyi reddetti Muhammet Mursi 

Satılmış ordular tahrir zor zaman 
Yayarlar sokağa nifak anbean 
Petrol ve ötesi şeytanın eli 
İslam ülkeleri kaynayan kazan 

Küfrün maskeleri düşüyor tek tek 
Uyan be müslüman tefekkür gerek 
Mâziyi düşünün yol yok çilesiz 
Zafere varılmaz vicdan yiyerek 

04.07.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Taksim

Kan renginde musiki, Anna – Mazzan pek mutlu 
Var bu işte tuhaflık gel de sebebe şaşma 
Dalga dalga apansız, namussuzlar umutlu 
Yitirilmiş basiret kahpe bizden yanaşma 

Dört biryan kibrit çöpü cigaralar yerlerde 
Kık kıs gülüyorlar hem, fırsat geçmez bir daha 
Yeşillere büründü Molotoflu barlarda 
Çığlıklar ve bıçaklar devrim diyor sabaha 

Yürüyüşe sözüm yok Vandrej Matisak’a bak 
Zulasında Türkler var idrak tutmaz kin yine 
Belağatı sormayın kurulmuş ya intibak 
Engizisyon düşündüm Taksim senin neyine 

Oyna ateşle oyna sonra gâvuru sustur 
Hasta adam diyordu hasta adamsınız siz 
Sopalı delikanlı bu söz kime mahsustur 
İdrâkin elin ağzı ifade meymenetsiz 

10.06.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tâkvasız Üstünlük

Esfel-i safilin, eşrefi mâhluk 
Marifet iltifat halife de sen 
Ve halkın içinde Hakk’ı yaşamak 
Asla tartışılmaz yüce bir mesken 

Yücelik ne arar soy sop ve tende 
Seyreyle hikmeti ilim ve fende 
Asabiyet neyin cürüm ensende 
Âyete çarpınca düşürdün masken 

Edebe riâyet edep ar ile 
Adamlık odur ki gerçeği bile, 
Tâkvasız üstünlük zulmettir dile 
Renklerde ayrılık küfrüdür esen 

23.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tâlih

Sıra sıra atlı ve piyâdeler 
Dolaşır beynimde neyin peşinde 
Duyulur hıçkırık ve seccadeler 
Tekrar çiçek açar asrın döşünde 

Geçmişin ahengi mâziyi deler 
Sonun heyecanı beni yaralar 
Arşın gölgesi hem kimi gölgeler 
Tâlih vadisinde tek tek sıralar 

Orada ölümler orda var bâki 
Orada erenler sözünü tutmuş 
Düşündüm vallâhi yatmamışam ki 
Ömür denen yalan ruhumu yutmuş 

03.05.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tanrı

Elbette tek Tanrı Hak'tır beyninde 
Yürekten 'Allah' de silinip gitsin 
Doksan dokuz isim mevcut var dinde 
Esma-ül Hüsna hoş Tanrı'yı netsin 

Yoksa Yazar mıydı kökte yaprakta 
Dönüp bir seyreyle sırlı hikmeti 
Hep O’na rast geldik taşta toprakta 
Allah' ta gizlemiş âşk marifeti

Ömer Ekinci Micingirt



Tasalanmayın

Duâlı okşayış tatlı dem sâla 
Kul o ki yüreği Kâbe’de kala 
Doğum ve ölümler ağaç gölgesi 
Gölgesi hüzün aşk gönlü yaş ola 

Yaş ola, yâr ola liyakâtiniz 
Hep O’na koşmalı ömür atınız 
Ve gayya pazarı ölüm ertesi 
Tasalanmayın siz haydi yatınız! 

04.08.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tasavvuf

Eren var eriyen var kâlû belâdan beri 
Zannı ifşa eyleyip tez hüküm vermeyiniz 
Biliniz ki tek gerçek yaradılış haberi 
Gözsüzleri seyredip ifşâyı sermeyiniz 

Aczi bilip her daim koş Kuran-ı Kerim’e 
Bireysellik izzet mi bireyi yormayınız 
Gel bana hem izâh et tesir et içerime 
Muhabbeti hissedin hissedin sormayınız 

Tek atımlık oyunda vazedene yaklaşıp 
Ve O’nu idrak için idrâki yormayınız 
Sabra yelken açarken eşyadan uzaklaşıp 
Erenler meclisinde mertekler yarmayınız 

Çok şey var tartışılmaz tartışılmaz kardeşim 
Gerçek dostu unutup hâşâ yalvarmayınız. 
Dünüm günüm yarınım yazım güzüm son kışım 
Yöneliş hep tefekkür hedefsiz durmayınız 

Garbın doğmalarına yorulduk uya uya 
İrfân yok dimağlarda nakledip sermeyiniz 
Dirilin hakikatte yanarak duya duya 
Tasavvuf idrâk ilmi tehlike görmeyiniz

Ömer Ekinci Micingirt



Tasavvuf Tezekkür

Esası tevhittir gayrisin rettir 
İkrâm hâl ihsandır hem ibâdettir 
Ahlak ihlâs edep açık ve nettir 
Din İmân hakikat tâkva tefekkür 

Terbiye arınma marifetullah 
Huşu yâr sevgisi muhâbettulah 
Kur’ân ve sünnettir tek gâye Allah 
Allah'a giden yol kalbi tezekkür

Ömer Ekinci Micingirt



Tasavvur

Bu nasıl tasavvur ezeli alıp 
Ebedi yırtılmaz menzil sanırım 
Ben aslında boşa yürüyen kalıp 
Mânâlar çarptıkça yaralanırım 

Perdeyi arala yürü diyerek 
Aklıma almışım zaten başımdan 
Sonsuzu terk ettim sonu giyerek 
Akıyor zevâlim kör gözyaşımdan. 

Ümide yaslanmış olsam ben bile 
Her gün bir ayrı hebadasın der 
Efendim aşk ise ben nasıl köle 
Cesedim ruhumu zora sürükler

Ömer Ekinci Micingirt



Tasavvurlar

Ziyâ her zaman görünmez dıştan 
Öteli manalar görünse bile 
Renklerin ateşi türlü nakıştan 
Görmeden görünmek boşa nafile 

Geriye dönüş yok, tekrar doğma yok 
Aslına akseder üslup ak kara 
Mekândan mekâna efendi bey yok 
Tasavvurlar üstü eşsiz manzara 

13.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Taş Toprak

Ağlayamıyorsan yüreğini ser 
Bir gece göz yumma sehere değin 
İpek bir mendile gözyaşı gider 
Kaçıyor elinden son geleceğin 

Çıplak bir lâf ile beni anmadan 
Önce bir fatiha sonra okşayın 
Ruhumu vereyim hırpalanmadan 
Varlık tablosuna beni yok sayın 

Çok şey der kaşlara yağan şu karlar 
Şu kesik sakalım ölümden de ak 
Micingirt upuzun ateş yakarlar 
Betonlar merteğim taş toprak yatak 

03.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Taşa Çaldım

Bana derler neden yüzün gülmüyor 
Mevsimi gelmeden söyleyemem ki 
Kayboldu melekem gitti gelmiyor 
Neyzenin neyiyle neyleyemem ki 

Yapayalnız şiir yazdım hecesiz 
Yankılandı sabah akşam gecesiz 
Ben kimim ki büyük baş siz yüce siz 
Emeksiz benliği peyleyemem ki 

Taşa çaldım efkâr bilmez bilimi 
Lâl eylesin Hâk demezsem dilimi 
Bir başka âlem var anla hâlimi 
Çileyi gülizâr eyleyemem ki 

26.05.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Taşeron

Yine bugün iyiyim fiyakalı perişan 
derbederi sarhoşun 
hissiz sokakların asılmış 
gölgesiyim 

Azap yeşili sırlar, şiirlerde doygunluk 
mısralarım yorgun güç 
ve ben kendimden hırçın 

Kuşluk vakti koridor uykusuzluk 
ve Bayram 
kim mi Bayram “taşeron” 
elinde paçavralar parlatıyor vicdanı 
merdiven durağında 

Yüzü asfalt sıcağı ölümü emziriyor 
bakışı dokunaklı renksiz bir şiir gibi 
çökmüşlüğü topluyor 
masa aralarında tedirgin ve çekingen 
giysileri terlemiş buz tutmuş 
hayalleri 

Ateş gibi elleri 
zayıflıktan dikelmiş karınsız bölgeleri 
ve zalim bir akıntıya tutunmuş söyleniyor 
duyun ulan deyyuslar 
haksızlığı der gibi 

Okuyanlar seyirci izleyenler kör nebbaş 
imgeler çatırdıyor kelimelerim titrek 
yüreğim darağacı… 

26.05.14 Bursa 

Not: Şiiri de ismi geçen bayram okulun en çalışkan personeli ve taşeron olarak çalışıyor maaşı kirasına denk...

Ömer Ekinci Micingirt



Tavır

Gerçek ve aslolan esas niyettir 
Günahsızlık tavrı" enâniyettir 
Güç hesaplaşma mümince tavır 
Ki bundan gayrisi hikmeti rettir 

Mukâddes kitapta suç-günah nettir 
Mükellefiyetler hep emânettir 
Mutlak mahiyette vardır bir hayır 
Ve tevbe istiğfar sâmimiyettir... 

22.02.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tebessüm

Tebessüm pek marifet 
Üfül üfül gülümse 
Yudum yudum tatlansın 
Bakışınca her kimse 

Zehir eder sarayı 
Tebessümsüz bedbahlar 
Hep nefretle geceler 
Ve isyanla sabahlar 

Serp gülücük herkese 
Tebessüm ol dudakta 
Poyraz estir pür neşe 
Her köşe her sokakta 

Güzellikler salıver 
Feyiz alsın her gelen 
Eller kalksın ümitle 
Duâlara gölgelen 

Hem vücudun zekatı 
Yüze gülmek yakışır 
Kahkaha mı aman ha 
Bala şerbet katışır 

Bakışları görünce 
Gülümserdi rehberim 
Gülümserdi rengârenk 
Gül güzlü peygamberim

Ömer Ekinci Micingirt



Tecelligâh

Cennet ve Cehennem arz edim baştan 
Lütuf ve kahrının tecelligâhı 
Gerçeği kaybettim mecazi aşktan 
Leyla’nın gözyaşı belki de âhı 

İkişer hecedir zulmet ve ziyâ 
Tevbe yüz bin defa dehşet cezaya 
Duâda ustalık kader kazaya 
Bin bir kapı açar tevbe silahı 

Huzursuz adeta bir koruk tayım 
Ben bende kendimi aramaktayım 
O’nun havasıyla hoş yanmaktayım 
Ölüm bağ-bozumu var mı izâhı 

01.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tefekkür

Gökkuşağı rengârenk, izliyorken semayı 
Bir yanımı ney sardı bir yanım bağlamayı 
Efsunlandı her taraf, gözlerim sevdalandı 
Ruhum sustu ben sustum unuttum ağlamayı 

Tafra esti her taraf sanki iyi değildi 
Zaman içinde zaman, ifadeler eğildi 
Yordam bozuk yol bozuk,suç sayıldı mimarlık 
Hüzün sardı bendimi, sükûtumun sesinde 
Kucakladım nefsimi, celallendim bu defa 
Aşka geldi hücreler gafletin ensesinde 

Artık bırakın beni, beni bana bırakın 
Şerit değiştiremem gözlerimi kapayıp 
Bak yanıyor yığınlar üst üste akın akın 

Erken başladı savaş, savaş ama ne savaş 
Henüz vakit çok erken, henüz erken arkadaş 
Peylendi vefasızlık vefasızlık sözleri 
Kime ne anlatayım fal taşıydı gözleri 
Eşyaya mı takıldım, taşıyamam vebalı 
Anladım ki her şey boş belki insanlık hali 
Vardır elbet sebebi belki vardır bir hikmet 
Yol uzun dava büyük idrak etmek marifet 

Artık bırakın beni, beni bana bırakın 
Şerit değiştiremem gözlerimi kapayıp 
Vuslatımız derbeder,pençesinde firakın 

Mağrur mağrur gülemem uzatmaya ne gerek 
Izdırabım çok derin dertlerim çuval çuval 
Tokatladım kavgayı davaya baş eğerek 
Sizi size bıraktım düzenleyin karnaval

Ömer Ekinci Micingirt



Tefekkür Vesvese

Ümit-korku düşündüm 
Aldı beni vesvese 
İçim doldu sis duman 
Anlayamaz hiç kimse 

Kan ağlıyor yüreğim 
Yudum yudum ızdırap 
Kulluk yoksa ben neyim 
Nefsim bunu bir bilse 

Sessiz sessiz dinlerim 
Bak dizlerim esiyor 
Şaha kalktı genlerim 
Sığmıyorum kafese 

Kavgam zorlu ve nurlu 
Pes demem zor olsa da 
Dava büyük onurlu 
Kulluk müthiş hadise 

Çektim çektim parmaklar 
Doksan dokuz deyince 
Sanki nurdan ırmaklar 
Ve mevt oldu vesvese 

Hırıltıya ne gerek 
Ölümsüzlük libası 
Takva ile giyerek 
Duyuralım herkese 

Tat veriyor cefası 
Ki pahası biçilmez 
Cemâlullah safası 
Hadi gardaş gülümse

01.09.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tehditkâr

İnsanlar görüyorum, alaborada huşu 
Çiftliğine çömelmiş eteksiz devekuşu 

Sözleri tık boş kutu, Marx'ın görünmez yüzü 
Karşı ki mahallenin, önde giden öküzü 

Desem ki biyolojik izâhatı zor olur 
Kadehler izdivaçlar, kimler kime yâr olur 

Ve yığın gergedanlar, boynuz boynuzu deler 
Züleyha'ya lâf eder, yüzyıllık fahişeler 

Tehditkâr hayasızlık,sefil kulelerde caz 
Sokak küfrü kusmakta,sahibi karışamaz

Ömer Ekinci Micingirt



Tejgere

Gülüşlerim ateşten özlemlerim bembeyaz 
Kaç mevsimi düşlerim kaç mevsimim kayıpta 
Asfaltın ortasında sürükler beni poyraz 
Neden acep kaçarlar sesi duyumsayıp da 

Ölümsüzlük yok ise ölü netsin mezârı 
Matemlerle dökülür taş duvarın huzuru 
Hangi babayiğitler görünmezin göznuru 
Onsuz ölmek olur mu kokusunu duyup ta 

Gözlerim göçmen kuşu yüzümü göçe vurdum 
Sonsuzluğa yaslanıp ufuklarda uyurdum 
Yenilgiler toplayıp garip hayaller kurdum 
Bir çukura atınız tejgereye koyup ta

Ömer Ekinci Micingirt



Tek

Kim kavuştu 
Kim çeltikten çıkardı 
Kim tanrılar icat etti 
Sonsuzluk vapuruna kim öfke kustu 

Ve kim heykeller dikti ruhunun ortasına 
Kimliksiz şuursuz ve fütursuzca 
Kim varlığın ve hiçliğin iskelesine 
Kemen attı boylu boyunca 
Usta ellerde yandı pişti 
Tevbe yangınıyla 

Kim sabır taşlarını kaldırım 
Gözyaşlarıyla elele 
Hoşgörü caddesine yürüdü 
İzzet deryasına yelken açtı 
Kim zillet bataklığına koştu 
Kim sağır kim kör 
Kim hükümlü kim hür 

“Ehad” ve“Samed” 
Affet beni 
Affet … 

12.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tek Millet

Gam keder üzüntü bahtı öksüzün 
Gariplere mahsus gözyaşı vardır 
Merhameti olmaz manen köksüzün 
Izdırap kederin sırdaşı vardır 

Vahdete ermekse gerçek saadet 
Seni eğlendiren âlem illettir 
Neyin nerededir düşün hayal et 
Bilmem duydunuz mu şirk tek millettir 

22.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tekâmül

Ülkem çoğalıyor yumruğu iri 
Umut kımıldıyor kulak ver sese 
Dört yanı cehennem mason zinciri 
Yürürüm hışımla etmem vesvese 

Dağlarım kin tütmüş siyon izleri 
Yüzü Nemrut gibi ustura kızgın 
Bir başka bu asrın düzenbazları 
İzâhta kusursuz gerçekte azgın 

Sebebi biz belki idrâkine aç 
Mutlaka şüphesiz birçok şeyde ham 
Biz olmak güzeldir biz bize muhtaç 
Tekâmüle açık daha ne yazsam

Ömer Ekinci Micingirt



Telafer Gibiyim

İçimde başıboş kalabalıklar 
Bir mülteci gibi dolar boşalır 
Zihnimi tırmalar zihnen alıklar 
Telefer gibiyim hep mahpus kalır 

Vicdanın imbiği kalbe atıyor 
İster güngörmezmiş divâne deyin 
Geceler ölümü aydınlatıyor 
Toprak kucağına pervane deyin 

Artık meyledemem bugün yarına 
Güneş benden öte söndü ışıklar 
Ne Itri ses ver ahuzarıma 
Ne de gelgeç diyer gerçek âşıklar 

08.09.16 Urfa

Ömer Ekinci Micingirt



Temiz Kâğıdı

Irza angarya der şaire kâhya 
Sırtüstü yatıyor çapkın sürtükler 
Ayyaş sokakları neylesin ihyâ 
Bu tür kahpelikler ruhu dürtükler 

Şuh keskin gözleri kirli sakal tam 
Siyanür yüzlere tükürür şehvet 
Yer yer hep yazarım asla uslanmam 
Derim hidâyet ver, ya tezden mahvet 

Namussuzluk boy boy birde narası 
Susmak, namlu gibi vurdu yiğidi 
Aşk yok paramparça aşk maskarası 
Ziftten kadavrası, temiz kâğıdı 

17.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tenha Duygular

Bir kere gülümse renk renk yetecek 
Büyüle bu anı naz etme gayri 
Islak hüzün salma gam tüketecek 
İstersen sen benden söz etme gayri 

Ses ver gel arada unutma derim 
Tıpkı rüya gibi hele ellerin 
Sensizlik sarınca gurbet ellerin 
Dumanım tütüyor köz etme gayri 

Gece karamsarlık uykularım zor 
Yine meltem sardı ruhum eriyor 
Sessizce süzül sus gecelere vur 
Tenha duygularla hazzetme gayri 

02.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Teperler

İstersen gözlerim sil ışığını 
Çaresiz yüreğim esirler gibi 
Gel ıslat yüzümün kırışığını 
Perçemi hüzünden nesirler gibi 

Akan gözyaşına beni de sesle 
Suskunca çakırkeyf günbatımında 
Keklik koyakları aynı hevesle 
Nutku paramparça hilkatimin de 

Cellâtta kelepçe sevginin dili 
Sehere koşunca bilmem ne derler 
Gözlerim zift gibi zindan kandili 
Tanyeri atarken ruhum teperler 

27.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Teravih

Bu akşam teravih ötesi düğün 
Uzat kubbelere kollarını aç 
Aşkın her cilvesi renk renk gördüğün 
Şu yanan yüreğim geceye muhtaç 

Her yerde bir şenlik, ben neden hüzün 
Meçhule koşarım gece gündüzün 
Vuslat mukadder mi belki bu güzün 
Mücrim yürekleri eyler ki sertaç 

10.08.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Terhisat

Son kaç asırdan beri 
Ne oldu kim silecek 
Garbın ayak sesleri 
Ne zaman kesilecek 

Atın naralar atın 
Eyerleyin atları 
Ölümsüz terhisatın 
Fâtihân evlatları

Ömer Ekinci Micingirt



Terk

Buz kar yağmur dolu emirle taştı 
Şâirler çok şeyi mecazi aştı 
Kibrin askerleri yine sataştı 
Kim dedi, ne dedi bilmek istemem 

Baktım gözlerine terk ettim puştu 
Şirki çevrelemiş zaten kopmuştu 
Hakikat namına yalnızlık düştü 
Ölü bedenlerle olmak istemem! 

21.11.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Terk Etmez

Kalmadı fer takatim 
Cürmün dibine vardım 
En büyük liyâkatim 
İfşâ ettim yalvardım 

Çoğu görür fark etmez 
Hiçi fark etmedikçe 
Biliniz ki terk etmez 
O’nu terk etmedikçe 

04.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Teselli

Dirilişler ısıtır, göz yaşartan kışları 
Boşluğunda beynimin huzur çırpınışları 

Şuur eritiyorum hissizlik iliğinde 
Var'ı arzuluyorum arsız zindeliğinde 

Hakikatle meşgulüm başbaşa iki cümle 
Şükür pek bahtiyarım parçalı bütünümle 

Teselli öpüyorum fırtınalar düşüme 
Tevekkül büyüsüyle koşuyorum işime 

Koşusu âşk cihadın,tebliği vardır tek tek 
Ki ezelden ebede sayfa sayfa fikretmek 

Lâkin işim koşmaktır tohum atıp gayretle 
Koşar ve düşünürüm kuşanırım hayretle

Ömer Ekinci Micingirt



Tesettür

Çoğalıyor hızla tek tek 
Başörtülü mini etek 
Ne diyeyim ki süslüman 
Yaşam tarzı ve Müslüman 

“Armut sapı üzüm çöpü” 
Vaziyet tip boya küpü 
Argo küfür türü ilkler 
Model oldu “kedicikler” 

Moda bu ya türlü türlü 
Çırılçıplak tesettürlü 
İkincil ruh bozuk etler 
Ardan hırsız kıyafetler 

Dil pervazsız beden azgın 
Hakikat bu koptu dizgin 
Evli dullar yok erleri 
Ne çok deyyus fenerleri 

Şiir hece yaz belası 
Çöktü iffetin kalesi 
Gelenek mi lime lime 
Kendimedir her kelime 

Hicvim ağır açık duru 
Aşk duygusuz sevgi kuru 
Gel kardeşim gel tutuver 
Say yazmadım unutuver

Ömer Ekinci Micingirt



Teslim

Yürüyorum ayakta 
Zirveden basitliğe 
Beni gör çoğa bak da 
Kaçır gizle dörtlüğe 

Sen fazlalık ben artık 
Biz nasıl bir yaratık 
İzân irfan kör ettik 
Bu sığar mı mertliğe 

Ve arşsız gölge var mı 
Tevbesiz bölge var mı 
Aşk bilgeyi yakar mı 
Sığındım cömertliğe 

Us idrake göredir 
Yakarışlar yâredir 
Ölümsüzlük neredir 
Vermeğin namertliğe 

Teslim oldum ben fakat 
Olmasa da liyâkat 
Affet Allah’ım Affet 
Acı nankör dertliye 

12.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Teslim Ol

Göreni görmemek perde arkası 
Akıl var belki de idrâktan noksan 
Çok şeyi üşütür aklın parkası 
Organların yüktür seyirde yoksan 

Ne çok hikmet saklı bir damla kanda 
Kiminde bir zulmet kiminde nurdur 
Ötesi cürümler kalır arkanda 
Teslim ol verene ölümün durdur 

08.10.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Testi Paramparça

Hicranla iniler gönül sancağım 
Bilmem bu garipten ne istedin sen 
Sütunu yakuttan gül açacağım 
Testi paramparça yeis dedin sen 

Taşa çaldın hırsla dost sergisini 
Nasıl anlatayım hem hangisini 
Mozart’la değiştin aşk türküsünü 
Şuursuz şaire reis dedin sen 

Ne kadar sevmiştim nurlu ismini 
Davama asmıştım kardeş resmini 
Ben havale ettim diğer kısmını 
Benimle oynadın bahis dedin sen 

Hançerin ağulu ağır bu yara 
Hayal edemezdim geçti ne çare 
Sözlerin çilesiz Ömer biçare 
Keşke görmeseydim ne istedin sen 

02.01. 2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tevbe

Çok gözyaşı gerek senin için yâr 
Sıdk ve ihlâs ile eyle tövbekâr 
Ölüm sarhoşluğu o gün gelmeden 
Birkaç damla yaş ver birde istiğfâr 

İçimdeki feryat haktır kalemim 
Kurbanı olurum gâvs-ı âlemin 
Tebliği olayım kutlu çilemin 
Âh be ağlayışlar Şuayb ağlar 

İhlâsla kalbime yazsam İsmini 
Yok eyle “keşke”yle eski resmimi 
Tevbe pınarından tattır cismimi 
Rahmet bulutların yağmurların var

Ömer Ekinci Micingirt



Tevbelerim

Emretti doğ dedi biz doğuverdik 
Kör melûn aldattı Âdem dedemi 
Hiçliği sırtlayıp defteri dürdük 
Göz göre pişmanlık say ifâdemi 

İmtihan pek ağır işte bu yüzden 
Benimle birlikte sen gel ağla yâr 
Kendimden kaçarım gece gündüzden 
Nedâmet adına tevbelerim var 

27.02.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tevekkül

Muttakilerden olmak aşk odunda yanmaktır 
Kaçınıp yasağından sevabını ummaktır 
Vekil tek destek olan O rahmete güvenip 
Muhkem tevekkül ile yaslanıp dayanmaktır 

İfrat ile tefriti tevazuyla zilleti 
Ayırt etmek tevekkül enâniyet illeti 
Zikir fikir şükürle kibrin küfrünü yenip 
Tevekkül korumaktır masivadan milleti 

Guven kalbin gıdası azığıdır barıdır 
Sükunet ve tevazu muminliğin varıdır 
Şiirin her demine zikir yazmalı edip 
Cennetin bahçeleri zikir halkalarıdır 

Ve Hakk'a itimattır O'nunla iktifadır 
Arzuları hak yolda nispetince ifadır 
Ölü elinde meyyit hamalın elinde ip 
Hasta olan her nefse rızık sebep şifadır... 

19.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tezgâhlar

Özgürlüğüm büyük hürdük eskiden 
Köydeki dağların saflığıydı kar 
Kervânlar doyardı çinko testiden 
Şimdi açık büfe doymaz canâvar 

Ne varsa unuttuk veyahut astık 
Kundağın höllüğü vardı şifâda 
Bütün cürümleri kâğıda bastık 
Çok şeyi şöhrete sattık bu defa 

Öpüşler hız yapar izle yürek deş 
Çocuğu fırlattı gitti karşıdan 
Tezgâhlar dörtnala kızmayın kardeş 
Çığlık gümbürtüsü gelir çarşıdan 

09.06.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tezgâhlar

İhtiyar kervansaray ve kuş konmuş çınara 
Bir şey var şuracıkta tam dilimin ucunda 
Asfalt ben akşamüstü iç dökerim ak kara 
Mâziyi düşünürüm hayallerin burcunda 

Kurtarılmış mekânlar ilişkiler gizlenmiş 
Dostluk şuh paketleri baldır bulaşmış aşka 
Fildişi göğüsleri şarapla temizlenmiş 
Başköşede hergele raksı çalar bambaşka 

Hicvederim direnir mahşer bir nefes beyim 
Kim kurdu tezgâhları yanıma gel dön bir bak 
Çözülmüş pusatsızı desem geberteceğim 
Dizginsiz pazarlıklar ürkek ceylan ve tuzak 

Uzaktan keman sesi geceyi eşiyorum 
Sözleri tütsülüyor diyorum ki davar mı 
Galiba yok aklımı teperek yaşıyorum 
Davar değil eşekler başka izâhı var mı 

Söz yok kurşun işlemez fahişeler şeddeli 
Gönüllü müfrezeler hemen dibinde meğer 
İfâdeler cehennem ödenir mi bedeli 
Aşk yok şehvet upuzun lût kavmine eşdeğer

Ömer Ekinci Micingirt



Tinerci

Dinleyin ahali dinle başbakan 
Tinerci taht kurdu benim ülkemde 
Bu nasıl eğitim nerdedir bakan 
Çeteler kolordu benim ülkemde 

Cam fanus gösterir mafyayı yiğit 
Teşvikler diziden adeta öğüt 
Utanmaz acanslar yakarlar ağıt 
Basiret kör oldu benim ülkemde 

Herkes bana neci bulaşmaz ite 
Her koyun diyerek gidiyor öte 
Bağıra bağıra verdiğim nota 
Susmuşlar lal yurdu benim ülkemde 

Konuşun susmayın getirin dile 
Diziler eğitti bilmem ne ile 
Şişirmiş karnını içer nargile 
Nefesi bu yordu benim ülkemde 

23.08.2005

Ömer Ekinci Micingirt



Titreyen Kalp

Tefekkürde fen olmalı 
Ne yaparsan en olmalı 
Salih âmel azâmetli 
Titreyen kalp sen olmalı 

Hodgamsız irfân olmalı 
Her durakta han olmalı 
Namaz ezân ve kametli 
Titreyen kalp sen olmalı 

Şöhret afet, şân olmalı 
Tebliğ için cân olmalı 
Güzel ahlak merhametli 
Titreyen kalp sen olmalı 

Hafızanda din olmalı 
Zulme karşı kin olmalı 
Maskesiz ve hâysiyetli 
Titreyen kalp sen olmalı

Ömer Ekinci Micingirt



Tohum

Temmuza zemheri ektiğim güzlük 
Toprağın karnında tohum izleri 
Yeşeren her iklim aşk ölümsüzlük 
Görene göz kırpar kalbin gözleri 

Görene göz kırpmak gözde ne güzel 
Perdeleri açar salar sohbete 
Erbâb-ı sevdalar ebed ve ezel 
Küfrün mevsiminde koşar rahmete 

03.09.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tophane

Erguvan kokuyor ses versin diye
Yeşil’den aşağı Tophane'ye var 
Dünü düşünürüm birkaç saniye 
Derin ah çekerim göğsümde huzur 

Nere baksam aşk, aşk kadar çoksun 
Çoklukta hiçliği bilirim amma 
Nasıl anlatsam ki artık sen yoksun 
Sen sönmeyen bahar, sen bir muamma 

Issız günlerdeyim Micingirt ağla 
Hikmetten suâl mi sebebi vardır 
Türbeleri taştan kubbeler tuğla 
Ölümsüz bir diyâr, anlatmak zordur 

06.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Toprak Yığınız

Mezarım çevirin ot gevenlerden 
Bir ardıç bir söğüt birazda yaprak 
Savurun küllerim merdivenlerden 
Zamana sürüyüp az ağlayarak 

Ölümsüzlük vuslat ayrılık dünden 
Günbegün aklımı aklım öteler 
Kefenim mor olsun koyunyününden 
Helvamı yiyorken pişsin keteler 

Bizim köyde mezar uzun ince sal 
Öldü ne yazık ki yok Halis usta 
Bu şehirde ölüm cin peri masal 
Uhrevi kaygı yok tutulan yasta 

Dağ taş aşk verirdi ruhuma huzur 
Her sabah yeni bir aşktı umutlar 
Kekik kokularım ben buhur buhur 
Tek tek ölüyordu güneş bulutlar 

Hayat bir imtihan ümit korku hür 
İnsan pıhtıları ölümsüz sanki 
Kirli çoklukları hiçime vurur 
Cellat gibi ruhum görün o anki 

İstemem mozaik istemem mermer 
Toprağı yığınız biraz engebe 
Üstünde siz olun altında Ömer 
Cürmümü toplayın verin sebebe

Ömer Ekinci Micingirt



Tozlu Dosya

Gözyaşlarım taş duvar 
ifâdem mahpushane 
şiirlerim ölümcül 
heceler benden 
rüsva 

Koşarım tramvaysız 
rüyalar uzun bacak 
gecelerim ruhsatsız 
peşimde aşk hışımı 
burnum da 
ter kokusu 

Tütsüler koparıyor 
yazgılar eğiriyorum 
yer yer pusatsız 

ve zihnim ve zihnim 
tozlu dosya 

07.03.03 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Trajedi

Korkunç sefaletin yaşayış tarzı 
Mahluk akbabalar azgın katırlar 
Tekerrür ettikçe hatırlar ırzı 
Domuz kortejinde köpekler hırlar 

Vahşet çığlık ölüm aldı garibi 
Döküldüm ağladım sessizce yine 
Asrın vicdanları cin çarpmış gibi 
Gençlik yaban oldu ebeveynine 

Sokaklar mezbaha cellatlar seri 
Koptu zembereği çekirdek güyâ 
Yaşayanı ayyaş gezen serseri 
Cinnet trajedi bakın aynaya

Ömer Ekinci Micingirt



Tuğlalar

Rüya gibi halim gecelerim mor 
Süzülüyorum 

Donakalılır ruhum renklerimi gör 
Eziliyorum 

Senle bir acayıp sensizlikten zor 
Sızılıyorum 

Bambaşka musiki, belki beyaz nur 
Yazılıyorum 

Düştükçe tuğlalar ömrü bana sor 
Azalıyorum 

Zamanın hazzıyla fecir geliyor 
Bozuluyorum 

29.12.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Turnusol

Sen ben o sır ifşâ döküverdiler 
Fitnenin önünde çöküverdiler 
İfâde bulanık izân kör kuyu 
Ruhlara eblehlik ekiverdiler 

Üç hilâl-altı ok-ak’ı verdiler 
Birlik kavramını yıkıverdiler 
Hırs ene şirk gıybet şeytanın huyu 
Nifâk silahını çekiverdiler 

Ve gözü köreltip bakıverdiler 
Lâkin zıvanadan çıkıverdiler 
İmtihâh çok şedit tutmaz dürtüyü 
Bütün gemileri yakıverdiler 

20.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tut Elimden

Gözyaşlarım ateşinde yeşerir 
Mecnun gibi boş dağlara ağlarım 
Ateş söner dört biryana dem verir 
Yokluğunu yokluğuma bağlarım 

Muhabbetin merhem olur yarama 
Engebeler engebeyi öteler 
Çile varsa büyük vuslat var ama 
Yokuş biraz aşılmıyor tepeler 

Gözlerimi gözlerinle boya can 
Ve diz çöküp yakınına varmışım 
Bu aç ruhum güzelliğe doya can 
Sensizliğin kollarında durmuşum 

Son şafakta markatına al beni 
Korkarım ki başka köye koyarlar 
Tut elimden efkârıma sal beni 
Sen almazsan sensizlikte yuyarlar 

17.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tutulacak

Ürkek şiirlerim karmaşık duâ 
Kurak mısralara yağmur bulacak 
Artık kar yağmıyor bak Uludağ’a 
Yüreğim yanacak gün tutulacak 

Leylâk kokuyordu girdim bir bağa 
Kelebek misâli kondum yaprağa 
Sığınmışım Veysel gibi toprağa 
Yüreğim yanacak gün tutulacak 

19.11.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Tutuldum

Hüzünle değiştim gülüşlerimi, 
Bir seher vaktiydi ben beni buldum. 
Tasaya boyadım mor düşlerimi, 
Aczimi geceye serdim kurtuldum. 
Hüzünle değiştim gülüşlerimi, 
Bir seher vaktiydi ben beni buldum. 

Bir kaşık bir nazar ruh ve beden tok, 
İhsanın böylesi başka yerde yok, 
Sancılı sözlerim delisi pek çok, 
Kapandım “keşke”ye durdum kul oldum 
Bir kaşık bir nazar ruh ve beden tok, 
İhsanın böylesi başka yerde yok, 

Dahası emanet değmez harama, 
O eşsiz çeşmeden koy matarama, 
Firdevs’i iklimi görmek zor amma; 
Dirilten güzeli gördüm tutuldum. 
Dahası emanet değmez harama, 
O eşsiz çeşmeden koy matarama,

Ömer Ekinci Micingirt



Türk Polisi

Kale gibi cesâret adalet ve şecaat 
Yiğitlik var geninde pek yaman Türk polisi 
Bakışları huzurdur huzur bulur kâinat 
Dalga dalga rengârenk kahraman Türk polisi 

Üfül üfül sokaklar müşkül ondan sorulur 
Yerler gece ürperir karanlıklar gerilir 
Nerde apansız vahşet yetiş polis görülür 
Çakmak gibi yetişir her zaman Türk polisi 

O gazidir o şehit o şehâdet diyârı 
Merhâmet fedâisi vefanın yadigârı 
O çelikten kubbedir o Âsım'ın çınarı 
Yaralı sinelere can derman Türk polisi 

Ölümcül zemheriler derken polis yetişir 
Mazlum için savaşır vatan için çatışır 
Namussuzun züppenin etekleri tutuşur 
Vicdanın hür sesiyle pek yaman Türk polisi 

Şiârıdır eşitlik hak hukuk hakkâniyet 
Kırılır prangalar lüzum görürse şâyet 
Mâzisi kahramanlık bağımsızlık hürriyet 
Vatan sesi duyunca cana cân Türk polisi 

Ta Aras’tan Tuna’ya Kafkaslardan Hazar’a 
İnançla azmederek huzur katar huzura 
Kızıyorum satılmış gazeteci yazara 
Nerde hâin geberse ve hemen Türk Polisi 

Özgürlük karakteri milli ruhun ocağı 
Güven huzur müjdeler şefkat tüter sancağı 
O şefkat süvarisi kimsesizler kucağı 
Çakmak gibi yetişir anbean Türk polisi 

Türk polisi ülkede emniyettir emniyet 
Onda vardır sadâkat onda vardır hamiyet 
Polis biziz polis siz polis varsa hürriyet 
Yaralı gönüllere tercüman Türk polisi 

Sakın ha sahtekârlar sahipsizdir sanmayın 
Adam gibi yaşayın adam gibi dinleyin 
Son pişmanlık faydasız sonra hayıflanmayın 
Müşkülleri çözmede hep uzman Türk polisi 

Dağ gibi irâdesi, Yunus gibi yüreği 
“Ya İstiklâl Ya Ölüm” bükülemez bileği 
Hilâlımın çatısı bayrağımın direği 
Yiğitlik tarlasında ak harman Türk polis 

O Dadaş’tır Yörük’tür o bizdendir sıradan 
O Efe’dir Efe hey o Seymen Ankara’dan 
O Köroğlu o Ferhat nasip etmiş Yaradan 
Yaralı gönüllere tercüman Türk polisi 

Güvencemiz Micingirt kanunlar ve yasalar 
Barış için silahlar beşer için masalar 
Özgürlük tellâlları bize de uğrasalar 
Vatan için sevdalı hür vicdan Türk polisi 

23.01.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Türk Yazı

Kimsiniz siz yetkiniz ne nesin sen 
Bilir misin ruh halini neyin var 
Boşa mıdır dehşetli çark cehennem 
Nifak ektin öfke biçtin canavar 

Anlatayım ne izzetsin ne arsın 
Salyalaşıp sürünürsün yerlerde 
Yetti artık bu günler çok azarsın 
Hak aranmaz fuhuş yayan barlarda 

Sahipsiz mi zannettiniz bu yerler 
Akıl ermez fetvalar ve laklaklar 
Köksüz sözler irfan bilmez nankörler 
"Türk Yazı" ne hâdi ordan alçaklar! 

06.06.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Türkistan

Soyumun kokusu eser serinden, 
Güneşi batmayan şehir Türkistan 
El açıp öpseydim eşiklerinden, 
Cennetten fışkıran nehir Türkistan… 

Firdevs’i Rudeki ünlü Farabi, 
Kadizade Rumi İbn-i Arabî, 
Yusuf Has Hacip’i renk renk türabi, 
Sonsuza hülyâlı şiir Türkistan... 

Evlad-ı Resulün Pir-i Türkistan, 
Kusam bin Abbas’ın nuru Türkistan, 
Divani lugati’n yeri Türkistan, 
Semerkand aksanlı şair Türkistan. 

Hece mana vatan müthiş ifade 
Turan bölgesinde pir Vahapzade 
Sessizce terk etti böyleymiş vade 
Her taşı Bahtiyar şehir Türkistan 

Muhammedi ışık tarihe inat, 
Gönül sultanları sana emanet, 
Ey Hiva! Ey Yesi! Buhara Taşkent, 
Dört mevsim gül kokan bayır Türkistan. 

28.01.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Türkiyem

Hep aşka koşuyor ceddim ve zaman 
Mâziyle bezenmiş sokak kahraman 
Hakk'ın sesi 
Türkiye’m 

Efsunlu iklimi büyülü harman 
Tevhidin sırrına yaslanan cihan 
Var bestesi 
Türkiye’m 

Doğu batı güney kuzey ürüşan 
Al yazmalı mevsim iklim zernişan 
Bir secdesi 
Türkiye’m 

Sen ne güzel Fatih Yavuz Emir Han 
Sarpa sardı ilim edep vecd divan 
Sır perdesi 
Türkiye’m 

Edirne Erzincan Sinop Ardahan 
Bu vatan bu vatan eşsiz bu vatan 
Aşk kürsüsü 
Türkiye’m 

Bakü Beyrut Yemen Bosna Filistin 
Kafkas Ural Sina Doğu Türkistan 
Her zerresi 
Türkiye’m 

Süvarisi Hızır mevziler Lokman 
Cepheden cepheye dağlar tercuman 
Cennet hissi 
Türkiye’m 

Ben neyim ben âsım ben hep Alparslan 
Türkiyem eşsiz aşk pâye şân nişân 
Ve ertesi 
Türkiye’m

Ömer Ekinci Micingirt



Tütsüler

Loş tapınaklarda kutsanan sözler 
Adeta belirsiz kafakağıdı 
Mâzi mevt törenler oynaşan kızlar 
Matem konçertosu kurmuş ağıtı 

Epeyce düşündüm uzak pek dinden 
Sözü gergeflerleyip sesiz derinden 
Sarıklı duvarlar dehşet Karun’dan 
Küfrü mühürlemiş asrın tağutu 

Ne çok tağutlar var boynunda yular 
Şirk ile bezeli köhne duygular 
Yok artık tersine akar mı sular 
İdrâk tütsülemiş vermiş öğütü

Ömer Ekinci Micingirt



Tüy Gibi

Elemli eyledin ney gibi bizi 
Seni anlatamam ifade çok zor 
Rengine gizle gel yâr ikimizi 
Ölümsüz renklerin soldurmadan ver 

Gözlerin yaş senin hüznün gizi var 
Sevinç gözyaşların kime yağacak 
Olmuşum tüy gibi vuslat izi var 
Ayaz yüreğime güneş doğacak 

11.03.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ufukta

Ümitten ziyade düştü peşime 
Endişe helezon ezelden beri 
Keyfin yamacında hüznün işi ne 
Beynimde dolaşır duygu çemberi 

Dâva yürü diyor yüküm pek ağır 
Mazim pak sırtımda yüreğim zar zar 
Bağırdım rüyada bağır ha bağır 
Bak yine nedense esmiyor rüzgâr 

Şairin gülüşü çileli diyor 
Düşündüm düşündüm sükût peyledim 
Kalbim ürperirken şafak giriyor 
Döndüm Alparslan'a selâm eyledim

Ömer Ekinci Micingirt



Uhte

Suskun ırmakları anlatabilsem özgürlüğe koşan 
prangalar adına cehennemin 
dehlizlerini hatırlatarak…

Ömer Ekinci Micingirt



Ulu Cami

Avlusuna girdim abdest alınca 
Sinem çalkalandı seher vaktinde 
Bakıştık imamla vecde gelince 
Gece dalgalandı seher vaktinde 

Duydum Emir Sultan ön safta durmuş 
Alnı seccadede Mekke’yi görmüş 
Nice kahramanlar vuslata ermiş 
Sevdalar bilendi seher vaktinde. 

Kimler geldi geçti kimler secdede 
Aklım firar etti gitti ecdata 
Seni anlatamaz şiir söz kıta 
Devlet belgelendi seher vaktinde 

Çilenin verâsı Molla Fenari, 
Somuncu ilk imam aşk erenleri 
Üftâde müezzin sarstı tekbiri 
Bursa hatmelendi seher vaktinde 

Süleyman Çelebi gönül imamı 
Hızır aşk içi içe, sımsıcak cami 
Yıldırım Beyazıt, Emir Sultanı 
Tevhit sergilendi seher vaktinde 

Ulu cami konuş, konuş tarihten 
Gidelim mâziye fecirde gel sen 
Ah Ulu Cami ah derdimi bilsen 
Cihan halkalandı seher vaktinde 

Bir muştu dolaştı her şey ayandı 
Nice suvariler nura boyandı 
Hislerim izâhsız kül oldu yandı 
Hasatlar elendi seher vaktinde 

Uhrevi bakış sen, duruşun ulu 
Osmanlı sendedir ihtişâm dolu 
Öttürdün bülbülü güldürdün gülü 
Ömer duygulandı seher vaktinde 

04 08 2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ulu Divan

Yüzümüzü yakarışa açalım 
Takdir O’nun müstehakı verecek 
Ulu Divan tek varışa açalım 
Güz yürekler nevbaharı görecek 

Karakışı deviriyor mor dağlar 
Sokakları ne meltemler saracak 
Kaç asırdır ak yürekler kan ağlar 
Silkindik ya ol mührünü vuracak 

Sürdüm atı mahyalaşan diyâra 
İhtimal ki tez zamanda varacak 
Sahipsiz mi hak ve batıl ak kara 
Kitap gibi yaprak yaprak soracak 

Beklenen gün yakın, uzak diyemem 
Sanma daha birkaç asır sürecek 
Zihnim delik deşik mızrak diyemem 
Mızrak değil beni cürmüm gerecek 

Hiçbir yere benzetemem o günü 
Zârif ruhum çok hâyaller kuracak 
Bekliyorum artık sonsuz sükûnu 
Korkuyorum titrek kalbim duracak 

30.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Uludağ

Ferhat’ın sağdıcı dağlardır madem; 
Sendedir yüreğim sende iradem. 
Gelinlik giyersin Şirin’e inat, 
Sevdaya bulandı, zâr zâr ifadem. 

Yeşille ayırdım moru karadan, 
Ne güzel yaratmış seni yaratan. 
Mazinin kolları sende Uludağ, 
Bağrında yatanlar seni aratan. 

Gözyaşı güzeldir hârında derim 
Muzdarip ruhuma ahenk isterim 
Suskun derelerin yamacım öper 
Seninle çevrili sevinç kederim. 

30.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Umre

Tevhid vuslat ziyâret 
Mukâddes yol işaret 
Muâzzam bir ibâdet 
Sa’y âşk, râm olmak emre 
Ölmeden ölmek umre 

İhyâ olmak bir olmak 
Teskin olup var olmak 
Lütfûna mazhar olmak 
Teslim olmak mimara 
Ölmeden ölmek umre 

Mansıp yoktur mikat var 
İhrâm mânevi rüzgâr 
Lebbeyk bütün şarkılar 
Kâbe dört mevsim cemre 
Ölmeden ölmek umre 

Kısmet belki seneye 
Ubudiyet haneye 
Huzuru şahaneye 
Ve kalpleri tamire 
Ölmeden ölmek umre 

Telbiye recâ müjde 
Kabul Mevlâ’ya secde 
Mekke geliyor vecde 
Ömür katıyor ömre 
Ölmeden ölmek umre 

Arza yükselir alın 
Hidâyeti kulların 
Zemzem yeri suların 
Mâbûd-u bilmek ümre 
Ölmeden ölmek umre

Ömer Ekinci Micingirt



Unutalım mı

Sömürge uşaklarının 
ahlâksız çocukları 
midye renginde suratlar 
denizde kız çevirirken 
memed dağ başlarında 
toprak kokluyor 
vatan soluyordu 

Kurt kuş tarlalar çakallar 
gümüş rengi buğdaylar 
ve er meydanı harmanlar 
velhasıl ağırbaşlıydı 
onbeşlik delikanlılar 

Unutalım mı şimdi 
gökyüzüne cemrelere 
çatlak parmakların 
asaletini gâvur dağlarına 
kodlamasını,memed 
toprak kokluyor 
vatan soluyordu 

05.09.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Unutamadım

Toptaş’a uyanıyorum 
soğanlı’nın elleri göğsümde 
kar kuşanıyorum 
sıcacık tezek gibi 

Moskof kasketini düşürmüş 
şehitlerden kaçarken 
ve ben kabir başında 

Ah fatma kadın 
hiç seni unutamadım 
birde nene hatunu 

Rüyalarım şiir sessizliği 
mısralarım anne 
çığlığı…

Ömer Ekinci Micingirt



Unutmuş Gibi

akşam bir günü daha atıyor 
tasasız önyargısız 
ve alnından öperek 

bense zaman tarlasında 
hırs yarışında 
ölü gömleğini çıkarmış 
kaçıyorum kendimden 

akşam dingin ben yorgun 
gece zifiri 

bağırıyorum güneşe 
haykırıyorum tutup 
yiğitliğin yakasından 

ölümsüzlük coğrafyasını 
unutmuş gibiyim 
unutmuş 
gibi… 

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Unuttum

Büyüklüğüm yaman, idrâken açım, 
Yüreğim renkleri kibrin cümbüşü! 
İnsanlığa ait renge muhtacım, 
Menzile koşmaktır er yürüyüşü. 

Hem böyle süremez ölünceye dek; 
Benlikle yürümek şeytanının işi… 
Ruhumu dövüyor kafamda dibek, 
Duanıza katın bu çilekeşi. 

Taklit tekâmülüm yakıcı tandır, 
Takdiri unutup; tedbirden tuttum. 
Şüpheniz olmasın bu yol hüsrandır, 
Akıbeti azap günü unuttum. 

29.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Unutur muyum

Ne kadar konuşsam utanırım az 
Peşinden içimde sessizlik olur 
Alaca-karanlık çökünce biraz 
Derinliği meçhul hissizlik olur 

Suskular utkular brütler netler 
Bendeki serüven şeyi niyetler 
Her şeyin sahibi vakti saatler 
Unutur muyum hiç yüzsüzlük olur

Ömer Ekinci Micingirt



Unuturum

Büyük ellerimde hasret içerim 
aşklar döşerim hayaller denizine 
hatıra coşkuları gözlerimi çoğaltır 
acılar yeşertirim 

Derin köprüler kurarım 
seherin libasına 
ellerim küçülür ahşapsız 
sokaklarda 

Kalabalıklara karışır 
Unuturum kendimi unutur kalırım 
Gözyaşlarımla 
Bir başıma 

29.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Urfa

Ayak sesi aşk hârıdır 
İbrahim'ce güldür Urfa 
Peygamberler diyârıdır 
Kaç bin yıllık ildir Urfa 

Hece vezin şiir orda 
Ova oba nehir orda 
Külâh kubbe şehir orda 
Medeniyet yoldur Urfa 

Halfeti siyahın gülü 
Tektek dağı ne örgülü 
Yavuklunun yâre tülü 
Savaşan'a gel der Urfa 

Zürriyetim yoktur yâdı 
Balıklı göl kem icadı 
Halil’ür-Rahmandır adı 
Nemrut yakan göldür Urfa 

Binekli Kızlar Sarayı 
Görün Bazda Mağarayı 
Balık istemez parayı 
Kör gönülle çöldür Urfa 

Gümrük Handa desti Urfa 
Şuayip'in dostu Urfa 
Ve Eyüp'ün postu Urfa 
Sığınacak eldir Urfa 

Nahit taşlı dükkanları 
Kesme desen divanları 
Çarşıları ve hanları 
Nakıl nakış şaldır Urfa 

Gazel kazan Bedih divân 
Hak ve Batıl ve hüsn-ü zân 
Mûsâ İsâ Nursî Harran 
Ehl-i kemal hâldir Urfa 

Gecelere dem yeridir 
Zikir şükür cem yeridir 
Şüphesiz erdem yeridir 
Bereketi boldur Urfa 

Şiir kalem çoğum azım 
Duyabilse âh kalp gözüm 
Fırat gibi alınyazım 
Ak Basra'ya güldür Urfa 

Mezarlar aşk vuruldum ben 
Düşündükçe duruldum ben 
Gönderine kuruldum ben 
Bayrağımda aldır Urfa 

Yazdım kısa beste beste 
Urfa lokman ruhum hasta 
Diyebilsem son nefeste 
Şehâdetle öldür Urfa 

29.10.16 - Şanlıurfa

Ömer Ekinci Micingirt



Usandım

İffet kazanı taştı 
Güzel seni dost sandım 
Aşk hizana ulaştı 
Yaza yaza usandım 

Hayâ eder büyükler 
Utançtan ağlayarak 
Zor taşınır bu yükler 
Yaş döküp çağlayarak 

Bilmem ki kimin âhı 
Figan arşa ulaştı 
Nikâhsızlık silahı 
Her köşeme bulaştı 

Ve kelamlar desteksiz 
İzâhattan yoruldum 
Baldır bacak eteksiz 
Öldüm öldüm dirildim 

Sokaklarda bunaldım 
Taşır mı be hür vicdan 
Şaşırdım kalakaldım 
Kahırdan suizândan. 

Bir tufan ki arkadaş 
Gerçek mi yoksa serap 
Rutubet mi gözüm yaş 
Helak eyleme ya rab 

Ne demeli Ekinci 
Hedef karmakarışık 
Ne ırkçıyım ne dinci 
Ben Allah’la barışık 

28.04.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Utanıyorum

Ağlamamız sahte isyan eder yaş 
Kibriya’ya bakıp utanıyorum 
Yavrular ölüyor mevt yavaş yavaş 
Zıvanadan çıkıp utanıyorum 

Önünde tabutun kamera açık 
Hain eşkıyaya şehit der kaçık 
Kıpkızıl bayrağı şöhretten uçuk 
Ciğerimi yakıp utanıyorum 

2005 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Uyan

Kaos dolu arşivler bilinç kaybından beri 
Adam gördü zindanlar kavga notalı türkü 
Bir devin yelesini kapmıştı hâin çünkü 
Gürültü yok kaygı yok neydi gaflet çemberi 

Meyhanesiz deliler ütopya bol hep bizden 
Kudretliler feriştah felsefe doludizgin 
Söz kusmuştu satıra küfrün dansı yeni din 
Mâzi hep darağacı yeni doğduk bu yüzden 

Dağılma toparlanma diri uykuya yatan 
Asılmışlar asanlar zevkiyle öldürenler 
Uğursuz serseriler ağlayanlar gülenler 
Uyan boşboğaz millet uyan be adam utan 

01.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Uyan Micingirt

Sahte sâmimiyet renklerimi yer 
Aklıma hükmedip gel sırtıma bin 
Zorlu serüveni yazmaksa hüner 
Yazıyorum işte avun ve sevin 

Ensemizde tufan ki inancım tüm 
Tenhâ vakitlere yaptığım yorum 
Merhametsiz vehim acı tebessüm 
Düşündüm kendimce ne bekliyorum 

Neslin ruhunu gör sokağa bak ta 
Mantık alev alev ben gibi haydût 
İzzet ayakaltı zillet tabakta 
Bozmuşuz âhengi her bir köşe put 

Ben benden kaçarım gölgem sağımda 
İfâdem pek bozuk cürmeder her an 
Ve aşktan habersiz aşk dudağımda 
Korkarım vuslatım olur ya virân 

Milletçe el ele gelin beraber 
Bismillâh yazalım hemen her yana 
Çile bürünelim gözyaşı yer yer 
Ezelden ebede bütün cihâna 

Rüya mı benim ki anlat gel hele 
Enkazı anlatmaz derin vaazlar 
Milli bir ruh gerek darb-ı mesele 
Yobaz der yaftalar gider gammazlar 

Yüreğimle yazdım biraz acele 
Geçmişle iç içe çok sözlerim var 
Uyuma Micingirt, uyan kalk hele 
Semâvi ülkeye esiyor rüzgâr 

18.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Uyandır

Alnında akıtma aşk şaha kalktı 
Yokuşun dibin de asâ var gibi 
Kişnedi yokuşa,nara bıraktı 
Bir beyaz efsane asırlar gibi 

Tıpkı bir süvari silah belinde 
Yüzünü çevirir gözleri buğu 
Hakk’ın emaresi nakşı alnında 
Uyansın uyuyan, vurun yumruğu 

Şahlan be bu gemi batmasın gardaş 
Küfrü çekip duran zincir kırılsın 
Uyandır maziyi yatmasın gardaş 
Nesli ceditlerin mührü vurulsun 

27.09.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Uyandırmayın

Zaman kımıldanır dokunur mihnet, 
Sökükler arttıkça sitem salarım. 
Beynimden akanı dinle bir zahmet, 
Hüzne hep koşuyor dakikalarım. 

Çingene yanakta yaş olup aksam, 
Bulutsuz iklimler istemiyorum! 
Sokaksız metinde ben hep uyaksam, 
Söyletme, her söze söz demiyorum. 

Gâh elim ayağım gâh yüzümsünüz, 
Ben zaten köz gibi, siz yandırmayın. 
İkindi mevsimim, songüzümsünüz, 
Uykusuz masaldan uyandırmayın. 

04.04.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Uzağım

Yine gönlüm buğulu 
Gözyaşım Hadisinden 
Kalbim ağlar ağulu 
Uzağım Vadisinden 

İrade yok ezilmiş 
Su sızar çatısından 
Ölü gibi süzülmüş 
Doğusu batısından 

Hangi zeval gördüğüm 
Kıpkızıl katısından 
Dört biryanım kördüğüm 
Haber yok atisinden 

Hicran ruhum ütüler 
Yanmışım ütüsünden 
Tutsak etti kötüler 
Tutsağım kötüsünden 

Uyu Micingirt uyu 
Zevk eyle yatısından 
Yeis sardı uykuyu 
Büsbütün katisinden 

01.11.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Üç Aylar

Tebessüm çizgileri mevsime doğuyorum 
Ve kasvet rüzgârları üç ayda esmeyecek 
Kutsiyetin feyziyle kendimce yağıyorum 
Hakikatsiz tazyikler alnımı kesmeyecek 

Recep şaban ramazan,iklimin mefkuresi 
Kâinatın irşadı ve ayların sultanı 
Harikalar üfürür rahmetin yerküresi 
Ümmet kemâle erip sertaç eder fermanı

Ömer Ekinci Micingirt



Üç Harfli

Aniden döndüm durdum, 
Yutkundum ve oturdum. 

Mahşeri kalabalık, çığlıklar yükseliyor, 
Şaşkın şaşkın bakıştık, hepsi beni bekliyor, 
Ayaklarım tutuldu, adeta emekliyor, 
Meğer üç harfli bunlar. 

Uçarak yetiştiler, 
İnanın müthiştiler. 

Üç ihlâs bir fatiha, salâvatı getirdim, 
Ter bastı karanlıkta yutkunarak bitirdim, 
Celallendim bir anda, şükür ucuz kurtuldum, 
Çarpıyordu efsunlar. 

1976 Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt



Üç Nokta

Çıkmazlara koşarım kendimden kaçıverip 
Ben O’na sığınırım elleri açıverip 
Kırbaçlarım uykuyu mengene gibiyim hoş 
İnsanlar görüyorum çoğaldıkça kaybolmuş 

Ve hırsız oluyorum şahit sor ellerime 
Zamanı çalıyorum aklı evvellerime 
Arada çatıyorum asrın azmalarına 
Namussuzluk bulaştı iffetin yazmalarına 

Ağzımı bozuyorum tekrar tekrar sil baştan 
Maskeler kırıyorum gümbürtüsüz yavaştan 
Sözlerim derebeyi beni ise sessiz yayan 
Tezkereyi bekliyor üç nokta noktalayan… 

06.06.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ümit-Korku

Vazgeçilmez havf ve reca kardeşler 
Aşkın damağında ümit korku var 
Zihne düşer râhmet vecd ile beşler 
Huzur teslimiyet kalpteki rüzgâr 

Sonsuzu emzirir ağarır umut 
Ölümüne denge yürekte korku 
Diriliş yükselir muhabbetle tut 
Muhabbet akıtır ümidin arkı 

13.06.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ümmetin Kandilleri

Küfrün silemediği ışıktan süvariler 
Hakk’ın biatlileri ümmetin kandilleri 
Her asrın seslenişi ölmezler hep diriler 
Aşkın umutluları ümmetin kandilleri 

Hüsrana uğrayanı bırakmazlar yüzüstü 
Zaman içinde zaman ziyâ tasavvur üstü 
İbret aşk sükût seyir hâller hâlime esti 
Gerçeğin kutluları ümmetin kandilleri 

Onlar kutlu silsile,onlar güçlü seslenir 
Mertebeler ötesi ölümsüzlük beslenir 
Zıtları cem ederek hakikate yaslanır 
Asrın buutluları ümmetin kandilleri 

Tasavvufun bahçesi muhabbet aşk demektir 
Sermayesi hâl olup hiçliği istemektir 
Yârinin takdirine mazhar olan emektir 
Kânaât mutluları ümmettin kandilleri 

Ve aşkın ötesine gerçek aşk erenleri 
Sıdk ihâta marifet görmeden görenleri 
Müjdelemiş ebedi almadan verenlerin 
Ebed kanatlıları ümmetin kandilleri 

Semerkant’tan Yesi’ye, Kafkasya’dan Asya’ya 
Buhar’dan Taşkent’e Türkistan Avrasya’ya 
Muhyiddin A’rabi’den ta Somuncu babaya 
Çilenin atlıları ümmetin kandilleri

Ömer Ekinci Micingirt



Ürktüğüm

Her insan dünyada yüzen yolcudur 
Renk renk mümin kâfir sağcı solcudur 
Çoktan terk eylemiş usta çırağı 
Devamlı sürette karambolcudur 

İnan inanmayan bambaşka şenlik 
İlim ve siyaset her şey yârenlik 
İnsandan insana hürmet esastır 
Beni cüce etti bendeki benlik 

O’nu kalpte tutmak gaye olmalı 
Faiz alış-veriş tükeniş hâli 
Ve nefs terbiyesi zaman pek kısa 
Ecnebi çoğaldı aşk ithal malı 

Kadeh masa başı davette beyim 
Hayıra pek uzak şerre gebeyim 
Kadın erkek gibi edepten öksüz 
Sokaklar bir başka ben başka şeyim 

Anarşi cinayet çözdükçe düğüm 
Zillet yıllandırıp içtim bir güğüm 
Müslüman hor hakir inkâr diz boyu 
Günâhtan ziyâde fitne ürktüğüm 

30.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ürküyorum

Boy boy renk renk hamaklar 
Sıra sıra tek tek 
Basamaklar 

Katıksız çürüme sokak ve onlar 
Onulmaz avuntular 
Ve milyonlar 

Binlerce bakan göz ve türkü yorum 
Geçmiş ve gelecek 
Ürküyorum 

01.09.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Ürperiyorum

İffet tutuşurken zillet yeşerir 
Upuzun tükeniş yok mu ufukta 
Sözün utancından gayyalar erir 
Ölüme beş kala ağla şafakta 

Koparılmış güller ağlayan anlar 
Sükût sarkıtıyor derin hıçkırık 
Gece rüzgâr hüzün sessizlik inler 
Yolcu mecnun gibi yollar pek kırık 

Hem cennet kokusu kadın erine 
Aslında hususi bir izâhı var 
Emânet denildi kendilerine 
Yârin solukları başka ne arar 

Hüzün yağıyorum gam deriyorum 
Yorgun yüreğime suskular damlar 
Düşündükçe hepten ürperiyorum 
Ruhumu eşiyor yerli yamyamlar 

24.06.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret348060