KÂİNATIN EFENDİSİ




Kâinatın Efendisine

_________________________________________________


Hatemü’l-Enbiyâ Efendimizin (a.s.m.) ölümünden sonra
âlemi islamın ağız tatı bozulmuştur...
Allah cc sünnetinden ve şefaatinden mahrum kılmasın inşAllah

Efendim

Vuslatım sen hasret sen tutunacak dalım sen
İklimlerin mânası ağız tadım balım sen
Sözlere sığdıramam sen eşsiz saadetim 
Hâvf recâ sonsuzluğum umut istikbâlim sen

Ömer Ekinci Micingirt


Gittikten Sonra

Senden uzak kaldı Veysin çölleri 
Sahra çoban oldu gittikten sonra 
Vâiz! Tez anlat tez, gayri hâlleri 
Bize bir hâl oldu gittikten sonra 

Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç 
Tekrar gel ne olur, kucağını aç 
Secdeden secdeye ağlaşır mirac 
Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra 

Her şeyde başkalık, gül dalında kan, 
Sensizlik içinde mâna ve zaman 
O günü özlüyor işte şu meydan 
Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra 

Seni hissedenler sessiz gülizâr 
Sana söyleyecek sanki yüzüm var 
Ey ebedî güzel ikliminde yâr 
Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra 

Zihinler bulanık, ifade boğuk 
Mısralar sancı ye’s, heceler eğik 
El açıp koşsam da soluklar soğuk 
Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra 

Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât! 
Raks eder sokaklar iffete inat 
Yangına müptela sensiz her hayat 
Edep pâyimal oldu, gittikten sonra 

Ümmet olabilmek âdemin şanı 
Kölelik zapt etti bütün cihanı 
Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı 
Kul kula kul oldu, gittikten sonra 

Muâsır medenî hep diri diri 
Tabuta devrettik, mihrab tekbiri 
İhlâsta cüceyiz, isyanda iri 
Sekerât bol oldu, gittikten sonra 

Faran yamaçları sabâ bezenmiş 
Yer göğe kasveti terk edip sinmiş 
Dağın uğultusu vadiye inmiş 
Dünya sefil oldu, gittikten sonra 

Cehâlet düzine belâdan belâ 
Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ 
Paslanmış düşünce sürüyor hâlâ 
Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra 

Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum 
Bütün benliğimle coştum yalvardım 
Yılları yıllara ekleyip durdum 
Yok, meçhul oldu, gittikten sonra 

Şu renksiz vakitler hep seni arar 
Ürperten dehşetli sahneler kalkar 
Gazze’de Keşmir’de kan gözyaşı var 
İdamlık yol oldu, gittikten sonra 

Göçmen kuşlar gibi sıralanırım 
Aklıma düşünce paralanırım 
Hüznünü duyunca yaralanırım 
Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra 

Senli tepelerde aradığım kent 
Sensizlik ötesi bir acı kement 
Bir kerecik daha n’olur teşrif et 
Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra 

Derin bir tahayyül meftunu yakar 
Seni anlatamam acizim ben yâr 
Hoş yürek sesleri belki de efkâr, 
Ney hasbihal oldu gittikten sonra 

Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın 
Mekke’de Uhud’ta, Sîna’da varsın 
Revâhanın hüznü beni de sarsın 
Hissiyat lal oldu gittikten sonra 

İki ayrı âlem ve ben çileli, 
Fecri vuslât sardı seni bileli, 
Dirilten bahar yok vâkit hileli, 
Sükût bülbül oldu gittikten sonra 

İdrâk kemâl bulur seni överek 
Senli vâhalarda can can diyerek, 
Bana gülüm gerek bana sen gerek. 
Aşk arzuhâl oldu, gittikten sonra...

Ömer Ekinci Micingirt

_____________________________

Öyle Özlüyorum ki

Acılarım gözümde saklanmışlar kendince 
Sessiz sessiz bekleyip öyle özlüyorum ki 
Gecelerim terk etti gündüzler de gidince 
Zamanı itekleyip öyle özlüyorum ki

Sokak garip dağınık inliyorum kederden 
Melalimi sormayın ümit varım ben yârdan 
Hislerim pek karmaşa belki yazı kaderden 
Sabrımı yedekleyip öyle özlüyorum ki

Avuçlasam zamanı her dem etsem temasa 
Yapayalnız gizlice el ele ve başbaşa 
Benim olur kâinat yedi kat baştanbaşa 
Takatsiz emekleyip öyle özlüyorum ki

Sen gittin ya efendim ümmetin pare pare 
Gözyaşı öbek öbek mahzun mazlum biçare 
Alemlerin sultanı sen şefaat sen çare 
Bir teselli bekleyip öyle özlüyorum ki

Sevdalarım rengârenk koşturdum adım adım 
Yara bere her yanım arsa çıktı feryadım 
Belki de son bu gece Micingirt çok ağladım 
Yaşıma yaş ekleyip öyle özlüyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt

____________________________________

Seni Düşündüm

Bir ağır yolculuk azgın sularda 
Yüzerken sultanım seni düşündüm 
Şeref ver rüyama gel uykularda 
Sendedir gümanım seni düşündüm

Hüznün bestesiyle yolun gözlerim
Kurudu gözyaşım soldu gözlerim 
Kokunla bezenen terin özlerim
Kavruldu her yanım seni düşündüm

Mecnundan beter ki benim hikâyem 
Karıştı hicrana gitti sermayem 
Bir tatlı hoş sâda en büyük gayem 
Verene kurbanım seni düşündüm

Ömer Ekinci Micingirt

_____________________________



Gül Yüzlüm

Yüzün görsem rüyamda elin sürsen başıma 
Mücrim yüzüm nurlanır kurtulurum kasvetten 
Gözüm gönlüm açılır neler girmez düşüme 
Cemaline kurbanım yakma beni hasretten

Ömer Ekinci Micingirt


_____________________________


Sen Varsın

Bozuldu sen gideli kâinatın dokusu
Alev alev sokaklar kalpler kırık gözler yaş
Ne gül açar ne gonca ne de gülün kokusu
Tekrar dikildi putlar tekrar yanıyor ateş

Dayanılmaz özlemin yok mu bunun ilacı 
Ah be olup bitenler, gizli gizli hislendim
Onca yüz bin seneler sensiz olmak ne acı
Esvapları düşünüp gözyaşıma yaslandım

Sanki boş kadavrayım her halim çözülüyor
Ümitsizlik mi desem hâşâ değil yok canım
Su dövdüğüm günlerim galiba süzülüyor
Hoş benimki vesvese sen varsın ki sultanım

Ömer Ekinci Micingirt

_____________________________

Kimim Var

Sen ümidim sen yolum sen şefaat kapısı
Hüznü senden öğrendim taşa çaldım yeisi
Kâinatın baş tacı âlemlerin reisi
Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Medar-ı iftiharı kâinatın ey nebi
Yaşamımın gayesi varlığımın sebebi
Ammar’ı sümeyye’yi düşündüm de zeynep’i
Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Kaç asırdır bu hasret asırlardır sensizim
Tahammülüm tükendi ruhum darda yol uzun
Nasıl girdaptayım yâr kurtar beni sonsuzun
Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Ne aliyim ne ömer ne de dostun bilal’im
Hesaplarım çok ağır tuzaktadır hilâlim
Senden başka kimim var gülümse ki gülelim
Gül yüzüme gül yüzlüm sen bana gülmez misin

Ömer Ekinci Micingirt

_____________________________


Keyfi Gelsin

Şefkat ırmağından akıver
kardeşlik türküsü söyle
gidemesen de el salla o hüzün diyârlarına
el salla mektup yaz koş
koş ki keyfi gelsin

S/onsuzluk gurbetine imgeleri hasret düşür
vuslatın farkına var bir âh çek derinden
ya da çevir yokluklara bütün olanaklarını
sakın erteleme el salla, ısıt ruhunu ağlat üşüt
merhamete koş emrindeyim izindeyim efendim de
onun olmadığı gölgeleri gölge sayma
her sabah onun ismiyle karış
baş döndüren musikili ahenge
o\’nu düşün, yetimini düşün
o\’nu düşünmek ne güzel, ne güzel gülleri ne güzel öyle
gülüşlerini ona sakla en güzel şeylerini
ona sun ona arz et, ona arz etki
keyfi gelsin

Sofrada onu hatırla, az ye az konuş şükre koş
yetimler çarşısını dolaş, unut senden kalan ne varsa unut
onu hatırla onu kokla öğrenci ol ona
defterini göster öğrenciliğini fark ettir
hep erken kalk çok erken
onsuzluğun ıstırabını yudumla
bekle onu hep bekle gelir bir sabah kim bilir
sonra tekrardan bir âh çek, âh efendim âh de
mahzun mazlum gözlerle yaş dök
iki damla belki iki damla yaş vesile olur
düşürür senide sevda ırmağına
hiç düşündün mü ona ilticayı
düşün düşünki
keyfi gelsin

Şiirleri öp ona yazılan bütün şiirleri
boynunu bükerek, nefsi tokatla küfrü bozguna uğrat
cürmün heykellerin yık temizlen
yıkan tıpkı bir bebek gibi çığlık at
dupduru samimi pirüpak çığlık at ki
keyfi gelsin

Varlık gözlüğünü çıkarmayı dene
hiçliğe koş hiçliğin tutsağı ol
kandil akşamlarına koş, yıka gözlerini
benlik yelkenini indir sonuna kadar
ıslak bir seccade bırak ardın sıra
iklimin çatlak kıvrımlarına yağmur ol yanan yüreklere
gözkapaklarını kapama seherlerde
yeşersin buharlaşsın ezân sesiyle
göğsün sol yanına hû hû saliseleri vursun
şefkat zembereğine vursun ki
keyfi gelsin

Sevdalan aşkı onda tat sevin ağla onsuz vakitlere
o olmasaydı aşk olur muydu bulut gürler
su şakır mıydı, söyle he şakır mıydı
âşk onun adı,ona aşık ol aşkı onda tat
ona aşık ol ki aşkın âşk olsun
aşkın âşk olsun ki
aşkın keyfi gelsin

Kâinatı kucakla, seslenişi gözle
idrâkince uykusuz kal gözlerinde kan yüreğinde yan
emânete sahip çık,sözünde dur, ahdini bozma
pervâne ol, mecnun ol, kul ol 
merhamet ol ,şefkat ol ümmet ol
ümmet ol ki keyfi gelsin
kâinatın efendisi
“merhâmet abidesinin”...

Ömer Ekinci Micingirt

__________________________________


Yetiş Efendim

Gönüller susamış aklım kördüğüm
Duygular figanda yetiş Efendim
Gaflette kalp gözü yoktur gördüğüm
Hasretim cemalin müthiş Efendim

Dünya sensiz kuyu bacası dardır
İnsanlık çıldırdı tahammül zordur
Davada zorlandık ümmetin hordur
Vicdanlar yanıyor ateş Efendim

Gözlerim sis duman yaralı yürek
Namazlar suç olmuş devrilmiş direk
İslam kabul ama namazsız gerek
Nemrutlar çoğaldı yetiş Efendim

Güller sensiz mahzun bülbül divane
Sokaklar çapkınca ruhlar virane
Cami ağlaşırken oynar meyhane
Bülbüllere yasak ötüş Efendim

Ömer Ekinci Micingirt

_______________________________

Yandığım

Nur yağdırıp karanlığı alt ettin 
Gül yüzlü kokular bandığımsın sen

Çölü vahşileri af irşat ettin 
Göz nurum inancım kandığımsın sen

Mekândan mekâna yollar kat ettin 
Tevhit dâva miraç andığımsın sen

Şefaati ümmetine vaat ettin 
Tevbem hüznüm ümit sandığımsın sen

Aşk yağdırdın âşıkları şâd ettin 
Kavgam aşkım duâm yandığımsın sen

Ömer Ekinci Micingirt

__________________________________


Canım Peygamber 

Sensiz yer gök mahzun suskun beş kıta 
Kan yağar ümmetin avuçlarına 
Mahlûkat yaş döker sensiz hayata 
Kokun sal kalbimin ta içlerine 

Ve idrak ötesi nur sözlerinden 
Vazgeçmem vazgeçmem vazgeçmem hâşâ 
Beni de öyle say öksüzlerinden 
Kıstır yanağımdan başımı okşa 

Senli her tebessüm ebedin nuru 
Seni hissedenler şad olur ancak 
Sen çöle dökülen aşkın yağmuru 
Aşk ile o yağmur tekrar yağacak 

Gül yüzlüm sen nerde hayâlim nerde 
Gam keder üzüntü hep seni sordum 
Başını koyduğun kuru hasır da 
Cehlime bürünmüş ne soruyordum 

Taşlar ağladılar taşlara inat 
Acı yedi boğum yaş misk-i amber 
Bu garip ümmetin kime emânet 
Kavuşmak ne zaman canım peygamber

Ömer Ekinci Micingirt

____________________________________

Keşke

Yüzünü ar ile iktifa edip 
Kalbi arı-duru, kaptırma kire
Hayrete gerek yok edeptir edip
Müsvedde sözleri yayma kültüre

Ruhu iğdiş eden çarşıları bil
Erdemsiz kavgalar kavgaya engel
Keşke’yi fark etmek ip’ine çengel 
Sımsıkı bağla ki yâr’e götüre

Ömer Ekinci Micingir

_____________________________


Kurban

Sen izâhsız bir sevda hak renklerin alısın
Hakikat numinesi azamette âlisin
İçime düşen meltem kurbanlar sana meftun
Sen kutlu bir silsile sen balların balısın

Ömer Ekinci Micingirt

____________________________________


Aşkıyla Sarhoşum

Dalga dalga mehtap baktım yüzüne
Bu gün ben bir hoşum deyme keyfime
Tılsımlı tebessüm daldım hüzüne
Aşkıyla sarhoşum deyme keyfime

Nakış nakış ruhum nazar bitince
Son buldu seherde horoz ötünce
Çorbalar dualı kaşık atınca
İçmişim bir hoşum deyme keyfime

Edep büklüm büklüm vefa yerinde 
Şeytan esir olmuş yok içlerinde 
Çaylarda demlenmiş içtim serinde
Ruhumla doymuşum deyme keyfime

Bu nasıl güzellik gelgelli töre 
Sahabe bakışlı ermişler sırra 
İstikbal burdadır burda tek çare 
Âşıklar bulmuşum deyme keyfime

Bu dünya fanidir faniler duyun 
Köpükten saltanat sırlı bir oyun 
Kadem bastım sırra değişti huyum 
Ölmeden ölmüşüm deyme keyfime

Mahşer uğultusu gelmez gülmeye 
Öldürdüm ölümü geldim ölmeye 
Yeterki kul hakkı Ömer gelmeye 
Helâllık almışım deyme keyfime 

Ömer Ekinci Micingirt

İstiğfar

İçimde bir hoşluk çekip gitmeye
Markat olan yere geliyor musun
Hangi ecel yeter ömrü itmeye
Markat olan yere geliyor musun

İstiğfar mağfiret çıkış yoludur 
Sonsuza başlangıç bakış yoludur
Küfrün sancağını yıkış yoludur 
Markat olan yere geliyor musun

Aşktır nedâmettir dönüş emektir
Geçmişi telafi keşke demektir
O\’na geldim deyip ve yönelmektir
Markat olan yere geliyor musun

İbadet kemâlat ilâhi sırdır
Her adım terbiye iman aşk nurdur
İrşat tebliğ davet emrinde vardır
Markat olan yere geliyor musun

Şüphesiz ki çokşey kaldı içimde
Nice dirilişler öldü içimde
Kim bilir istiğfar n’oldu içimde
Markat olan yere geliyor musun

Ömer Ekinci Micingirt

_________________________________


Gözleri vurdu

Kavradı ruhumu feryadım durdu 
Emsali olmayan sızı bıraktı 
Kırgın bakışıyla gözleri vurdu 
Ah deyip içlendim içimi yaktı

Uhrevi buğulu çocuk yüreği 
Yanan yüreğimde sürprizler saklar
Belki bu yanmalar aşkın gereği 
Şiir tulû eder sözü yasaklar

Beni hep o sarar susku rengârenk 
Seherin bağrında yer gök uyanır 
Nasıl anlatayım bu başka ahenk 
Bilmem titrek kalbim nasıl dayanır

Ömer Ekinci Micingirt


______________________________________


Evladı Resul

Ben bir veli gördüm pek yüce soyu 
Zafer her bakışı vâkur heybetli 
Yaratana âşık mârifet huyu
Asrın asâleti zamanın kutbu

İrfan kemal giyer o hep gülünce 
Tefekkür taçlanır hatme olunca 
Cezbeler uçuşur nazar gelince 
Asrın asâleti zamanın kutbu

Evlad-ı Resul o eşsiz emânet 
Mukaddes kelâmı sırra giden hat
Dilden kalbe akar sıdk âşk sadakat 
Asrın asâleti zamanın kutbu

Nakış nakış irşat hemen her yerde
Nefis aynadadır yırtılır perde 
Keşke yudumlanır âşk verir derde 
Asrın asâleti zamanın kutbu

Ömer Ekinci Micingirt
_______________________________

Gerekir

Halk için hak için aşk için yaşa
Hisli yüreklere izzet gerekir
Bir baştan bir başa gardaş gardaşa
Birleşip bir olmak bizzat gerekir

Ben değil bizlerin huzuru olur
Hiçliğe varanın Hızır’ı olur
Kem gözden uzak dur nâzarı olur
Kula o yakışır azat gerekir

Su gibi sözlerim döküverdim hep
Mâsiva önüne çöküverdim hep 
Mısra’ya cürmümü ekiverdim hep 
Bir nebze izâha tezat gerekir

Dünü zâyi ettik bugüne varım 
Epeyce karanlık zararım kârım 
Dörtlüklere vuran bir tövbekârım
Keşke çorbasına lezzet gerekir

Şiir çobanıyım çıkmışım dağa 
Şâir denilir mi bilmem ahmağa
Sığınmışım Bilal yüzlü toprağa 
Ben\’i benden alan bir zat gerekir

Ömer Ekinci Micingirt 

________________________________

Sultanım

Aklı irâdeyi attım da geldim 
Cürümler önüme geldi sultanım 
Gâm keder üzüntü sattım da geldim 
“Keşke”ler yârenim oldu sultanım

“Veliyyen murşidâ” sevginin bendi 
Semerkand ereni Şâh Nâkşıbendi 
Siz ümmete ışık, ümmetin dini 
Seyyid Abdulkadir Gâvs-i Geylani

Ümmet sizinledir kovsanız bile 
Bu hayat bir hâyal belki aşk çile 
Hakikat hâl ile gelmiştir dile 
Nazar aşk bambaşka hâldi sultanım

Sizle idrâk ettik yüce divânı 
Gönüller sultanı Şeyh Gücdevani 
Kulluğun ziyneti gözyaşı şanı 
Gönüller sultanı İmam Rabbani

Dirilten deryâya daldık sizinle 
Çilenin zevkini aldık sizinle 
Aşk ile hizâya geldik sizinle 
Sofiler Şems’ini buldu sultanım

Vereni görmekte zikreden beyin 
Hikmet ehli sizler ârifi billah 
Marifet yiğidi Halid Zülcenaheyn 
Teslim abidesi Seyyyit Abdullah

İrem bahçesi hû dirilten bahar 
Keşke nidâları peşinden rüzgâr 
Küfrün gayyâları hâşâ ne arar 
Rahmet bulutları saldı sultanım

Aşk bir yanıştır hay varır Allah\’a 
Tevbeler kulluğa çağrı nidâsı 
İcâzet aşığı Şeyh Seyyid Taha 
Sultan Sibgatullah Seyyit Arvasi

Gayrisi aslında şeytana secde 
Çöl kokan yüreğim gelmiştir vecde 
Siz hakka giden yol tövbe var hac’da 
Hüznün deryasına daldı sultanım

Doldur sofi çayı oku ilahi 
Hâl makama göre yönel fıtrâta 
Şeyh Abdurahman-i işitir Tâhi 
Şeyh Fetullah rehber hak hakikate

Gerçek bu ben beni arayamadım 
Bilmem ki ömrümü nere yamadım 
Kendimi kendimden koruyamadım 
Şefkat nazarıyla güldü sultanım

Tasavvuf yol töre teslimiyet din 
Başkası aslında bir yalan handır 
Muhabbet ırmağı Şeyh Diyauddin 
Lütûftur Haznevi bize ihsândır

Lütûflar ihsana emeğe gelir 
Kimisi çorbayı yemeğe gelir 
Kimisi pişmanım demeye gelir 
Âh, yine gözlerim doldu sultanım

Makâm-ı Rabbâni, cedd-i pâki hem 
Cezbeler uçuşur aşk çeşit çeşit
Gavs-ı Azam Seyyit Şeyh Abdulhâkim 
İrşat fedaisi Muhammed Raşit

Yaş döküp diz çöküp hisleniyorum 
Semâvi bahçede besleniyorum 
Senli hatmelere yaslanıyorum 
Gözüm yollarında kaldı Sultanım

Sır ifşâ zân cürüm sizlere ayan
Gavs-ı Sâni Seyyit Abdulbaki cân 
Cân sultanım can yoluna kurban
Siz yokken kâinat çöldü Sultanım
Hak geldi ve batıl öldü Sultanım

___________________________________

Kapındayım

Vuslat takdirine ermekse şâyet 
Yaşam süresince dosta itaat
Vefa fedakârlık ölümsüz sanat 
Keşke biriktirdim sultanım himmet
Bütün varlığımla yolundayım hem
Geldim kapındayım cürmüm ve heybem

Büyülü bu meydan efsunlu adet 
Evler aşk meclisi sevda ibâdet 
Bu nasıl bir yanış bu ne celâlet
Âşıklar elçiler ezel ve ebed 
Bütün varlığımla yolundayım hem
İşte kapındayım cürmüm ve heybem

Gözyaşı ırmağı renk renk icabet 
Vuslat yolcuğu başlar mı kısmet 
Teslimde aksağım sultanım affet 
Sendedir her desen sendedir saffet 
Bütün varlığımla yolundayım hem
Geldim kapındayım cürmüm ve heybem

Gözlerim avluda âhengi mabet 
Cezbe nağmeleri hu hu şehâdet 
Gölgene yaslanan her can selamet 
İster halvet eyle ister selam et 
Bütün varlığımla yolundayım hem
İşte kapındayım cürmüm ve heybem

Evlad-ı resul siz, siz nurlu ümmet 
Sizde o pak kalpler sizde mürüvvet 
Sizlerin sükûtu derin muhâbbet 
Sizde sıdk sadâkat sizde kerâmet 
Bütün varlığımla yolundayım hem
Geldim kapındayım cürmüm ve heybem

Cezbeler hıçkırık sükûtlar naat 
Tövbeler gözyaşı hatmeler rahmet 
Sohbete geçilir başlar sahavet 
Ey asrın güzeli sultanım heyhat 
Bütün varlığımla yolundayım hem
İşte kapındayım cürmüm ve heybem

Ömer Ekinci Micingirt

______________________________

Kurbanım

Yolculuğum bir daha
Kurbanım nefesine
Çıkabilsem sabaha
Meftun oldum sesine

Kalpler aşkla dirilir
Fikriyatlar durulur
Sana gelen hür olur
Ökçe olsam mesine

Durak durak can durak
Semerkanda son durak
Geldim nefsi yırtarak
Keşke derecesine

Ömer Ekinci Micingirt

__________________________________

Hizmet Nimettir

Coşkun sular gibi koşun bu sese 
Yediden yetmişe yayın herkese

Zerreden kürreye yol perde perde
Her yanda güzellik ahenk her yerde

Gözyaşı ateşle koş zirvelere 
Ezelden ebede yürü o yere

Muştu bestesini çal beste beste
Nefsi boğazlayın kalsın kafeste

Uhrevi tebessüm ve ulu seda 
Pervaz ede ede gelir şüheda

Oba ova dere vadi gül çiçek 
Tekrar dirilecek şafak sökecek

Bu yerde şenlik var niyâz hizmettir 
Cihana duyurmuş “Hizmet Nimettir”

Ömer Ekinci Micingirt

_____________________________________

Semerkant

İrfân çimenleri âşkla uslanır
Susuz dimağlara zemzem semerkant
Zihni aydınlatır şuur süslenir 
Manâdan manaya anlam semerkand

Tevhid inkişâfı tecelligâhı 
Kulluğun menzili mecnunun âhı
Mânevi miracın yön kıblegâhı
Muhabettullah âşk ilhâm semerkant

Tefekkür mertebe ubudiyet var 
İhsan denge hâli mihenge düşer
Ve nihayetinde hayra döner şer
Ölmeden ölünen mekân semerkant

Hatme vird tefekkür kefen teneşir 
Cömertlik saadet hayrata beşir
Yetime ekmeği suyu ulaşır 
Çöl kalplere huşu yayan semerkant

Vuslatın harmanı keşke’nin eli 
Seferler arası sefer döşeli 
Münacaat niyâz hû işlemeli
Zikir kesret kemâl diyen semerkant

Ehlibeyt irfânı yolun güzeli 
Edeple örülü sükût bezeli
Firdevsi bakışa nazar yazılı 
Mârifet urbası giyen semerkand

Gâzel ilâhiler cezbe iniler 
Nakış nakış gâzel şiir maniler 
Dinleyin kurbanlar alın fâniler 
Sonsuza sevdalı yerden semerkand

Ömer Ekinci Micingirt

______________________________


Müthişti

Ne zaman tövbeyle yüz yüze gelsem 
Henüz erken diyor bu küflü zaman

Nereye döndümse günah sesleri
Bilmem ki gelir mi hüzünlü irfan

Mecnuna dönmüştüm kervan ayarsız
Dört yanım karanlık kuytu sis duman

Bayıra yaklaştım vakit ikindi 
Tövbeye sarıldım eğildi zaman

Ayrılık vaktiydi mor poyraz eser 
“Ya Rab ben pişmanım “müthişti o an

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________

Pişmanım

sofralar 
lezzetin çorbaları çorbanın sofraları
tabakları yârenlik yüreklere çarpıyor 
İçim içime sığmıyor

tevbeler keşkeler kurbanlar 
buhara tomurcukları 
hiçin iksif fısıltıları
mırıldanışlar ve
cezbeler

ölünün dirilişi 
her düvelden diz çökmüş 
göz göze gelme umudu 
ve artık buğulu gözler
yenilenmeler seherin
doğuşuyla

nasıl tarif edebilirim ki 
nasıl anlatabilirim 
acizim efendim

heybetini şefkatini celaletini
nasıl anlatabilirim ki
seni sevmek seni görmek
ne güzel efendim 
ne güzel öyle

Ömer Ekinci Micingirt

_______________________________

Tut Elimden

Gözyaşlarım ateşinde yeşerir
Mecnun gibi boş dağlara ağlarım
Dilim ucu dört bir yana dem verir
Yokluğunu yokluğuma bağlarım

Gülüşlerin merhem olur yarama 
Engebeler engebeyi öteler
Samimiyet büyük vuslat var ama
Yokuş biraz aşılmıyor tepeler

Gözlerimi gözlerinle boya can
Vakit çöküp yakınına varmışım
Bu aç ruhum güzelliğe doya can
Sensizliğin kollarında durmuşum

Son şafakta nazarına al beni
Korkarım ki başka köye koyarlar
Tut elimden efkârıma sal beni
Sen almazsan sensizlikte yuyarlar

Ömer Ekinci Micingirt

___________________________________

Sensizlik

Gövdem alev ateş yürekten yufka 
Gözlerin nazârı uyuyan zaman
Muhabbeti vurur görünmez ufka
Öperim keşkeyi başka yazamam

Dönen uçurtmalar gibi kelebek
Cürümler ufalar cezbenin sesi 
Deli haykırışı duyulur tek tek
Katmerli meçhuller âşk silsilesi

Ömer Ekinci Micingirt

__________________________________

Tevbe

Çok gözyaşı gerek senin için yâr
Sıdk ve ihlâs ile eyle tövbekâr
Ölüm sarhoşluğu o gün gelmeden
Birkaç damla yaş ver birde istiğfâr

İçimdeki feryat haktır kalemim 
Kurbanı olurum gâvs-ı âlemin 
Tebliği olayım kutlu çilemin 
Âh be ağlayışlar Şuayb ağlar

İhlâsla kalbime yazsam İsmini 
Yok eyle “keşke”yle eski resmimi 
Tevbe pınarından tattır cismimi
Rahmet bulutların yağmurların var

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Tutuldum 

Hüzünle değiştim gülüşlerimi
Bir seher vaktiydi ben beni buldum
Tasaya boyadım mor düşlerimi
Aczimi geceye serdim kurtuldum
Hüzünle değiştim gülüşlerimi
Bir seher vaktiydi ben beni buldum

Bir kaşık bir nazar ruh ve beden tok
İhsanın böylesi başka yerde yok
Sancılı sözlerim delisi pek çok
Kapandım “keşke”ye durdum kul oldum 
Bir kaşık bir nazar ruh ve beden tok
İhsanın böylesi başka yerde yok

Dahası emanet değmez harama
O eşsiz çeşmeden koy matarama
Firdevs’i iklimi görmek zor amma
Dirilten güzeli gördüm tutuldum
Dahası emanet değmez harama
O eşsiz çeşmeden koy matarama

Ömer Ekinci Micingirt 

__________________________________

Köye

Zamansızlık gelip çatmadan ölüm 
Gelin güller açan köye gidelim
Yastık battaniye yekpâre talim
Taşta çorba içen köye gidelim

Kimbilir kim gider kimlerin nesi
Kurtuluş kervanı verenin sesi
Ümmetine dertli âşk silsilesi
Ebediyet saçan köye gidelim

Minbere yaslanmış güzel der namaz
Cezbeder çeker hû kalpsiz anlamaz
Şaşmayanı yanık iklim pek ayaz 
Buhara\’dan geçen köye gidelim

Ömer Ekinci Micingirt

__________________________________________________________

Ömer Ekinci Micingirt - İstabul Aliağaoğlu My City Hotel- 2012

Şair-Yazar Ömer Ekinci Micingirt’e Anlamlı Ödül

Geleneksel Uluslar arası Şiir Yarışmalarının sonucu belli oldu.. 1.450 başvurunun olduğu yarışmaya, yurt içinden olduğu kadar yurt dışından da katılımların gerçekleştiği yarışmaya Almanya, Azerbaycan, ABD, Avustralya, Kosova, İngiltere, Endonezya, Ukrayna, Mısır, İsviçre, Bulgaristan ve Haiti’nin de katılımlar gerçekleşti.“NAAT” Konulu Şiir Yarışması jürisi, 09.03.2012 Cuma günü Ümraniye Belediyesi’nde toplanmıştır. Jüri üyeleri, yapılan değerlendirme sonucunda, katılımcıların ismi geçen Şair Ömer Ekinci Micingirt’e Kainatın Efendisi isimli eserleriyle ilk üçe girmiş olup 1000 bin tl ödül ve plaket verilmesine oy birliği ile karar vermişlerdir.
Ümraniye Belediyesi Kültür Müdürlüğü

TÖREN 13 HAZİRAN ÜMRANİYE BELEDİYESİ VE DAHA SONRA AĞAOĞLU MY CİTY OTELDE GERÇEKLEŞTİ.
.
 
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ve Ödül Töreni toplu resim 
13 Haziran 2012 İstanbul


 
Ödül Töreni - Şair Ömer Ekinci Micingirt - İşadamı Ali Ağaoğlu
 13 Haziran 2012 İstanbul
.


.



İletişim : micingirt@hotmail.com

Yorumlar - Yorum Yaz