ŞİİR VE ŞÂİR

 Hoş Geldiniz ...

 Vector feather old writing tool with black ink

Şiir'e Şiir                   

Vicdanin hür sesi duygunun hası 
Nağmenin cilvesi kelamın süsü 
Şairin nefesi ufku akisi 
Rüzgârı çemeni gülüdür şiir 

Şiir iffet ile dilden akmalı 
Dinletisi hak aşkıyla yakmalı 
Her mısrası kalp gözüyle bakmalı 
İrfanlı sinenin dilidir şiir 

Hak demezse şiir mısrayla filan 
Dilsize dil ola yapıla plan 
Mazlumu dertliyi hafife alan 
Yalandır, yalanla doludur şiir 

Gönül nağmeleri onda hislenir 
Müzik güfte beste ondan beslenir 
Leyla Mecnununa ondan seslenir 
Aşığın maşuka hâlidir şiir 

Şiir bambaşka renk şiir gözde yaş 
İkbâli kucaklar hep yavaş yavaş 
Bazen de içimde emsalsiz savaş 
Haykıran sükûnun koludur şiir 

Duygu aşk güzellik, edep ar hayâ 
Eser beste beste yıldıza aya 
İfâde odur ki kardeşlik yaya 
Bayrağımın rengi, alıdır şiir 

Şiir bir millete efsunlu ayna 
İdrak temelidir bütünleş kayna 
Gökte gökkuşağı yerde aleyna 
Bizim Mevlana’nın yoludur şiir 

Ömerim şiirde vuslat aradım 
Şiir bahanedir haktır muradım 
Şiir bahçesine daldım karıdım 
Bestesi Hak ise uludur şiir 

_______Vicdanın sesiyse şiirdir şiir...

Ömer Ekinci Micingirt

Şâir'e Şiir

Şâir var zevk sefa kendine kuldur
Şâir var her dâim dikene güldür
Şâir var gurura benliğe dildir
Şâir var hep veren hep veren eldir 
Şâir var minâre kubbe hilâldir

Şâir var muhakkak daim mesûldür
Şâir var bir ömür samimi hâldir
Şâir var pek yalnız yokluğu boldur
Şâir var bey paşa ve ilm-i kâldır
Şâir var ölçü yok haddini bildir

Şâir var sû-izân pahası züldür
Şâir var ibret al kafanı kaldır
Şâir var cehennem odundur daldır
Şâir var git geldir haram helâldir
Şâir var bir ömür vakti zevaldir

Şâir var ye iç yat yediği yaldır
Şâir var gâyesiz günahkâr maldır
Şâir var hüsranda nefse hamaldır
Şâir var idrâk yok verimsiz çöldür
Şâir var hayvandır eşeğe naldır

Şâir var Serdengeç âşk arzuhâldir
Şâir var pek Necip ümmete çuldur
Şâir var Nazım’dır izmihlâldir
Şâir var hep devrim hep ihtilâldir
Şâir var sürekli emri ihlâldir

Şâir var gerçek yok ömrü hayâldir
Şâir var mahlûkat, ismini kaldır
Şâir var boş elek doldur ha doldur
Şâir var yetim der yetimi güldür
Şâir var ben gibi konuşan lâldır

Şâir var tanıma tepinen fildir
Şâir var şuûr yok derin mahfildir 
Şâir var bir kıta bir ülke ildir
Şâir var Cahit’tir sürgün Cemal’dir
Şâir var hâl makam idrâk kemâldir

Şâir var soyunuk irfanda duldur
Şâir var teslim der teslim makbuldür
Şâir var gelenek töre usuldür
Şâir var şüphesiz fikri asildir
Şâir var tefekkür fasıl fasıldır

Şâir var bilinmez gizli abdâldır
Şâir var bayraktır bayrakta aldır
Şâir var Nasûhi yol ilmihaldir
Şâir var gıpta et sûfidir baldır
Şâir var öldür der ölümü öldür

Şâir var tek derdi sorgu suâldir
Şâir var beş vakit önde evveldir
Şâir var Bin Sabit belki Bilâl’dır
Şâir var Mevlâna, Âkif, İkbâl’dır
Şâir var istiklâl ve istikbâldir

Ömer Ekinci Micingirt

 ______________________________________________________

Şair Nabi,Sultan 4. Mehmet döneminde hacca gitmek üzere bir kısım devlet erkanı ile birlikte yola çıkar.Kafile Medine-i Münevvereye yaklaşmıştır.Vakit gecedir,Rasulullah (s.a.v) efendimize bir an önce ulaşmak özlemi ile Nabi nin gözüne uyku girmemiştir.Fakat kafiledeki bir paşa hem de ayaklarını kıbleye doğru uzatmış ,uyumaktadır.Şair nabi'yi ağlatan şiir...
Hz Peygamberin (s.a.v) beldesinde edebe aykırı böyle bir gaflet halini bir türlü hazmedemeyen ve çok üzülen Nabi,içinden gelen bir ilhamla kasidesini bir anda irticalen söyleyiverir.Kafile şafak vakti Medine-i Münevvereye girmektedir.Ravzayı mutahharanın minarelerinden sabah ezanı okunmaktadır.Müezzin,ezanın ardından Türkçe bir kaside okymaya başlar.
Nabi dikkat eder,okunan, kendi kasidesidir.Hemen minarenin kapısına koşar.Müezzine, allah aşkına,okuduğun bu kasideyi nereden öğrendin?Müezzin şöyle cevap verir:
Bu gece rüyamda Efendimiz (s.a.v) i gördüm.Bana dedi ki ; ya müezzin kalk yatma ! benim ümmetimden bana aşık bir zat benim kabrimi ziyarete geliyor.Muhabbetinden benim için şu kasideyi söylemiştir.İşte bu cümlelerle minareden onu istikbal et ; buyurdu.
Bende hemen kalktım abdest aldım; Peyganberimizin iltifatına mashar olan aşık acaba kimdir diye düşünerek minareye koştum.Öğretildiği gibi okudum.Nabi ,Rasulullah benim için ümmetimden mi dedi ? diyerek sevincinden oracığa bayılıp düşer.İşte o kaside:

SAKIN TERK-İ EDEPTEN

Sakın terk-i edepten kuuy-i mahbub-i hudadır bu
Nazargahı ilahidir,makamı Mustafadır bu
Felekte mah-i nev babusselamın sine-çakıdır bu
Bunun kandili cevza matla-i zıyadır
Habibi kibriyanın habgahıdır fazilette
Tefevvuk-kerde-i arşı cenabı kibriyadır bu

Bu hakin pertevinden oldu deycur-i adem zail
Amadan açtı mevcudat düşçeşmin tutuyadır bu
Murat-ı edep şartıyla gir Nabi bu dergaha
Metafı kutsiyandır cilvegahı enbiyadır bu

AÇIKLAMASI:

Burası Allahın sevgilisinin beldesidir.Cenabı hakkın nazar buyurduğu ravza-i nebidir.Bu gökteki yeni ay babusselam kapısının yüreği yanık aşığıdır.Ayın kandili cevza yıldızı bile ışığının nurunu ondan almaktadır.Burası,Allah (cc) sevgilisinin ebedi istirahat gahının türbesinin bulunduğu yerdir.Ve fazilet bakımından cenabı hakkın arşının bile üstündedir.Bu toprağın ziyasından yokluğun karanlıkları ortadan kalktı,bütün yaratılmışların görmeyen gözleri açıldı.Çünkü bu toprak gözlere şifa veren sürmedir.Bu dergaha edep ölçülerini gözeterek gir.Çünkü burası meleklerin tavaf ettiği ve peygamberlerin tecelli ettiği bir yerdir

Ve Şiir

Vâkit bir kör kuyu geçeni yordu 
Kalanlar kelâmsız haykırıyordu 

İki şeyden biri ölüm var her an 
Bıktım şu netteki kahramanlıktan 

Doğurmayan ana tutmayan mâya 
Gerek var mı dedi selamlaşmaya 

Ne kadar şuursuz olduk diyorum 
Galiba kızsam da alışıyorum 

Mâna gülünç şeymiş şiir kaç para 
Teşhir beyitlerim feryat ve nâra 

Ve şiir dediğin sonsuza derin 
Sonun gülücüğü yontan dülgerin 

05.12.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

 

Hecenin Çığlığı

Şiirde aslolan ifâde gücü 
Mihrabı belirsiz savruk his değil 
Manasız her hece tek tip görgücü 
Şiir idrâk etmek ihtiras değil

Hedefsiz tek şiir şiire zarar
Kendince kendini şiirde arar 
Haberi yok amma ayarsızlık var 
Şiir münacaat, örf miras değil

Uyak âhenk seyir maksadı seçin
Nerede ne zaman ne için niçin 
Şiir baş kaldıra gerçek âşk için 
Bâdeyi içiren maşuk, tas değil

Şiir mavi yeşil belki renksiz mor 
Şiir benden beter ben şiirden zor 
Kaçtıkça arkamdan tam gün koşuyor 
Üç mısra eklemek şi’r tahmis değil

Nazım yok ölçü yok, yok adet oldu 
Kametsiz sözcükler ibâdet oldu 
Niyet ve fikirler istimdat oldu 
Lütufla gelir bu, ihtisas değil

Suskun saat gibi zamana esir
Hep beni kahretti gayretsiz nesir 
Azıcık kurcala kimler müessir
Bir sürü cümleler müesses değil

Şiir ses, aşk sesi gözyaşı erir
Hep ahenk hep ahenk, renge renk verir 
Dirilir duygular tekrar yeşerir 
Dört mevsim oynanır son piyes değil

Sükût ve temâşa, tarifsiz henüz 
Çağıl çağıl renk renk masmavi eşsiz 
Şiire gözyaşı eklense sessiz 
Leyla’nın gözyaşı şiir ses değil

Bakış duyuş ilham ve edebiyat
Şiir akşamları kime emanet 
Tıpkı iklim gibi pek çok ihânet 
Hecenin çığlığı bana has değil

Ömer Ekinci Micingirt

 İletişim : micingirt@hotmail.com   


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret348060