YALNIZIM

YALANCI KALABALIKLARDA 
________________________________________________________
.

_____________________________________________________________________
.

Ama Yalnızım

 

Kalabalıklar içinde nasıl yansızlaştığını hiç acı acı yudumluyor musunuz? Toplumdaki asık yüzlerin çokluğunu fark ettiniz mi. Ardı arkası kesilmeyen ölüm gasp trafik kazası hapis çete… Peki, bu yalnız kalabalıkta ömrün nasıl ışık hızında tükendiğin farkında mısınız? Ben unutuyorum bazen kendimi ve savruluyorum adeta bir lodosa kapılan teneke parçası gibi gürültü çıkara çıkara. Farkında bile değilim muhteşem senfoni ve ihtişamlı orkestranın verdiği nağmeden. Sadece hüzünleniyorum dörtlüklere gizlenerek

 

Sar beni sıkıca sar sadık dostum

Çileli davamın dermanı hüzün

Dövündüm yıllarca yaş döktüm sustum

İhlâssız duamın gümanı hüzün

 

Dökülüyorum yaprak yaprak düşündükçe kavruluyorum. Ne bir taş olabiliyorum bir sokak çocuğunun sığınacağı yuvanın temeline, nede bir damla yaş olabiliyorum merhametin kucağında. Dökülüyorum sessizce kavruluyorum.

 

Çürüdüm kavruldum sessiz derinden

Söküldü ciğerim koptu yerinden

Sonsuzluk bestesi eser serinden

Bu garip avamın âmânı hüzün

 

Şakağımda husumet kaçıyorum kendimden. Nereye ve ne zamana dek sürecek? İki yüzlü bir koşturmaca ki hedefi belirsiz sanki ...Ya siz,siz neler düşündünüz ?Bu anlattıklarınızda yokum tuzum kuru diyorsanız eyvallah.

 

O günü beklerim o gün nevbahar

Sultanlık o günde o gün var bahar

Kupkuru sapsarı çehrem sonbahar

Ve eşsiz davamın zamanı hüzün...

 

Sessiz yığınların yalnızlığı ,kuru kalabalıkların arsızlı,kalemşorların tutarsızlığını ve Anadolu kokan mert yüreklerin sahipsizliğini hiç fark ettiniz mi?  

  

Ama Yalnızım

Yalnızlık taht kurmuş ufkum kapkara
Ümitsiz değilim ama yalnızım
Dertlerim depreşti yazdım dağlara
Poyrazla katmışım kuma yalnızım

Kaybettik dostluğu yetim değerler 
Kadir kıymet ne ki kasvet yayarlar 
Makama rütbeye boyun eğerler
Çıldırmış çıkmışım dama yalnızım

Kalabalık külden yaban ıssızım 
Dostluklar mevt olmuş bense sessizim
Karakış sokakta yavrular bizim
Acıklı bakıştık ama yalnızım

Çöplükler aç dolu toplum çok rahat
Ben suçlu ben güçlü benim kabahat
Ecel kervanımda sayıyor saat
Kimi aç kimi tok deme yalnızım

Ömer her halimiz gösteriş tüter
Namaz kılar ceset namazsız yatar 
Hücreler isyanda, yeter be yeter
Kendime sitemim kime yalnızım

Ömer Ekinci Micingirt


__________________________________

.

Ne Kadar

Ne kadar samimisin 
Ne kadar hazır 
Ne kadar gözlerin nemli 
Ne kadar emânete sadık 
Ne kadar sevginin kaynağına vakıfsın 
Ne kadar gözyaşların yeşerttin 
Ne kadar huzur yudumladın teslimiyet çeşmesinden 
Ne kadar cesaretin var 
Ne kadar korkaksın 
Ne kadar derununda sır birikti 
Ne kadar sırrı fâş ettin, muhâbbet fidelerini kuruttun 
Ne kadar zulanda kin biriktirdin 
Ne kadar aptalsın ne kadar avam 
Ne kadar yol kat ettin, ebedi hüsrana düşünerek 
Ne kadar palyaçolar gibi maske taşıdın 
Ne kadar yârine ve yarına koştun 
Ne Kadar

Ne kadar yalnızsın ne kadar kalabalık 
Ne kadar ıstırabın izleri var alnında 
Ne kadar gönül/vicdan tınını inlettin 
Ne kadar ilhâm deryasında yüzdürüldün 
Ne kadar sükûtu kovaladın arsız sokaklarda 
Ne kadar yürüdün orjinal seherlere 
Ne kadar âşk liyâkat var huy bestelerinde 
Ne kadar yorgun bitkin mahzun Mecnûn divânesin 
Ne kadar yeşil, ne kadar kırmızısın 
Ne kadar başını koydun ümmetin toprağına 
Ne kadar

Ne kadar kulaklarında Gazze’nin çığlıkları 
Ne kadar Mursi ne kadar Sisi oldun kanlı sokaklara
Ne kadar kara iklimin elmas yüzlü çocuklarıyla ağlaştın 
Ne kadar nefes nefese hû çektin inançsızlık şöleninde 
Ne kadar derbeder ne kadar belirsizsin ne kadar renksiz 
Ne kadar sen senle hemdem olup gökkuşağı yüreğini ıslattı 
Ne kadar havf ve recâ işaretleri izleyerek beklenen ufka yürüdün 
Ne kadar gerçeğin musikisine mâtem tutup hissiyatın renklerini aksettirdin 
Ne kadar

Ne kadar nefsin rüzgârında savruldun 
Ne kadar büyük terhisi düşleyip gıpta ettin 
Ne kadar yitirdiklerini bir Fatiha uzunluğunda öptün 
Ne kadar şehit mezarlarında yetim çocukların titrek gözlerine fer oldun 
Ne kadar uyudun ve ne zaman uyanacaksın Micingirt 
Ne kadar ve ne zaman!

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------

İstemem

Yelken açtım yalnızlığa kederden 
Hüzünlüyüm başka soru istemem 
Sevinç tasa belki yazı kaderden 
Gül kokmayan pembe moru istemem

İzzet nerde kelimeler pek arsız 
Müntesipler ıstırapsız duyarsız 
Saat bozuk yelkovanlar ayarsız
Dudak büken şaşı körü istemem

Gözyaşlarım tek sermayem tâatim 
Mecnun gibi vâhta geçti sıhhatim 
Sarsılıyor bir nefeslik hayatim 
Şâirlikmiş alın geri istemem

İstemen ben fakat lâkin amalı
Sokağım ben yırtık sırtı yamalı
Câmi önü kovalıyor hamalı
Sağır vicdan dilsiz sürü istemem

Dost bağına pür edeple girilir 
Tevazuuyla rızasına erilir 
Riyâ haset gösterişler sorulur 
Kulluk yeter başka yeri istemem

Ömer Ekinci Micingirt

.

_________________________
.

   İletişim : micingirt@hotmail.com                     


Yorumlar - Yorum Yaz