
Hatırlatma
________
Dörtlük beyit özlü söz ve şiirlerimi paylaşmak için
izin istemenize gerek yoktur Micingirt yazarak paylaşabilirsiniz
"Her mısramı hâl diliyle müstefit
Eyle Mevlâ'm hâvf recâ da sabit tut"
_______________________________
Beyitler - Heybe Kitabından
Vicdan
Göğe kadar çıksa şöhretin ünün
Zerresi olamaz vicdan yükünün
Yalan
Aklettirir nüktedanı şiirler
Kizb yüklü şakalar dili zehirler
Erdem
Belâların def’ine sadaka haktır
Şerre atılan tokat güzel ahlaktır
Olmaz
Eşkıyadan padişah tuzlaktan çayır olmaz
Piyangodan sadaka haramdan hayır olmaz
Rehin
Yâ Rab kurtar akılları rehinden
Kizb ehlinin yağlı zembereğinden
Kendime
Dehşetli şer ordusu kuvvetinde çürüme
Tahribat “ben” merkezli ben peşinde yürüme
Riya
Günahkârın af tevbesi nam ündür
Riyakârın namazından üstündür
Zulüm
Vicdanlar firavun yavrular denek
Nemrutlar çoğaldı nerdesin sinek
Mizan
O gün sorulur ne yapıyordun sen
Gazze'de çocuklar katledilirken
Hadsiz
Dili 'ben' diyenin yolcudur dini
Sözü kısa kesin bilmez haddini
Pişmanlık
"Yönelişler O Tevvâb'a yol budur
Tevbe etmek affedenin lütfudur"
Gözyaşı
Siyonizm emperyalizmin çetesi
İslâm insanlığın tek reçetesi
Samimiyet
Mizân var unutmayın haddinizi biliniz
Kuşku yok ki şahittir kalbiniz ve diliniz
Akıbet
Tevbe nasip olmaz pişmanım demez
Zalimler mazlumla helalleşemez
Hak
Hakka götürmeli seni namazlık
Hakikati sevmez umursamazlık
Siyonizm
Konu ne Arap’tır ne de Filistin
Siyonizm’in kini İslâm dindir din
Uyan
"Moğol’dan dehşetli Hitlerden beter
Düşman arıyorsan Siyonizm yeter"
Zillet
“Bebek çığlıkları bendeki keder
Üç buçuk Siyonist ümmet derbeder”
Ego
Ertesi darağacı yol kısa toprak derin
Kibrin İblisi geçti ne diyeyim aferin
İzzet
Gözyaşı mazlumun derdiyle y/aksa
Ebrehe dolar mı Mescid-i Aksa
Kudüs
Mescid-i Aksa’da işgal edilmiş dinin
Ey ümmet seyret sen zulmünü Yahudi’nin
İman
Haiz olduğum yol kalbimde b/izdir
Kudüs bizim ana meselemizdir
Titre
Titre ağla aklet veyahut höykür
Filistin ölüyor mevt insanlık kör
Amel
İlmiyle amel etmeyen hocalar
Fıtrat bozar dalalette bocalar
Şiir
Hakikat çığlığı vicdan sesidir
Şiir medeniyet bercestesidir
Ene
Ne yaparsanız yapın tahammülü epey zor
Kalbi kirli insanlar ahlak dersi veriyor
Hakikat
Adl ismidir Allah'ın hak ehlinin h/aleti
Hırsa heba etmeyin y/üzmeyin adaleti
Tevazu
Mütevâzîlik ihtişamdan âlidir
Kalbin şiârı insanın kemâlidir
Aptallık
Ortamı terk edip yokmuş sayınız
Aptallar kurnazdır tartışmayınız
Ben
Hırs insana gayr-i meşru his verir
İzzet gider İblis gelir ses verir
Çöküş
Kalpler iblise mekân put boyuyor dil
Kizbin tufanları bu yetiş Ebabil
İnsan
İnsanlık pek mühim ölmez payedir
Pâye ilim talim ve terbiyedir
Feraset
Heyhat Yâr’in nehyini birkaç alkışa s/attık
Alengirli tahribat aldandık ve aldattık
Ar
Düzenbazlar gücün izinde yürür
Hak kabzeder cehenneme götürür
Arsızlık
Avurtların fücur vicdanın yırtık
Sen mısralarımın ahısın artık
Aklet
Yalan hakikati asla dilemez
Doğru kizble ifade edilemez
Şefkat
Hissiz duymazlıklar bende ki keder
Ölü hayıflanır sağlar derbeder
Vahamet
Tebliğ görevini "ben"le vurduk biz
İrşad duygusunu buruşturduk biz
Cennet
Ana saadettir cennettir ana
İhtiyar gölgesi bedel cihana
Münafık
İnsi aldatanlar insten çeğildir
İnsan suretinde insan değildir
Aşk
Yürekte işlenir yârin deseni
Sevabımda yoksan istemem seni
Emin
“Doğrunun düşmanı çok zulmettiler “Emîn”e
Dert eyleyen cennetlik gerek yoktur yemine”
Buğz
Hakikati tiksindiren yol tutuverdik
Allah için buğzetmeyi unutuverdik
Kaygı
Sonun kaygısıyla yıkandım durdum
Tıkandım tıkandım tıkandım durdum
Hüzün
Acziyeti tattıra bir ömre güzün gerek
Bakışlara tebessüm kalplere hüzün gerek
Çıplaklık
Serinliğe sefer sütunlarda ter
Sahiller örülmüş etten kaleler
Sükût
Lisana ruh olmak şiir de demdir
Anlayanın yoksa susmak erdemdir
Dalkavukluk
İsmimde adl yazar hakikat çağım
Olmadık dalkavuk olmayacağım
Hesaplaş
Mutlu kim huzur ne hele de ana
Kim Karun’a benzer kim Süleyman’a
Edebiyat
Kavramlar sarsılmış lügatler atsız
İmgelerde kalp yok mâna sebatsız
Helal
“Kul hakkına riayet” kazanç nettir
Helal nimet iktisat ganimettir
Unutma
Tevbe fayda vermez kâr etmez aman
O gün "dağlar yürütüldüğü zaman"
Dosdoğru
Menfaatten uzak İslam'sa yolun
Hür şeffaf tutarlı dosdoğru olun
Tacir
"Üzülme Allah bizimledir"
Dindar gâvurlar faşizmledir
Gayret
Okumak zahmetli akletmek çetin
Gayret ve ter ister teslimiyetin
Laf
Çok konuşan dinlemeye sağırdır
Sözcüklerin intikamı ağırdır
Akıbet
Her nefes terhise düşürülen iz
Haşir var unutmayın öleceğiz
Vefa
Vefa bu diyarda zembil diyorum
Sonra düşündükçe yoruluyorum
Arayış
Nabız ecelin sesi duy/arsızlık acıdır
Kimine darağacı kiminin miracıdır
Dua
Ya rabbim nasip et takva üstlüğü
Sıdkı doğruluğu ve dürüstlüğü
Mintan
Akıl çöle teslim gözlerimde kum
Dost nerde düşman kim seçemiyorum
Ana
Aşk ile hürmet et şefkati sarsın
Annen yaşıyorsa sen bahtiyarsın
İhlas
Hakikatten uzaksa kul nefse kâhya olur
Hükmü haktan alanın her anı ihya olur
Adalet
Kötülüğü emziren pimi çekilmiş gözler
Nesafetten bihaber haysiyetten k/öksüzler
Sıdk
Sadakati kemik sıdk kelpte olmaz
Iman ile yalan bir kalpte olmaz
Hakikat
“Şair” değil artık ben bir “asi”yim
Adl kuşanmış hakkın tabancasıyım
Mutlak
Mukadder gerçeği görecek er geç
Takılma ahmağa bir selam ver geç
Mahşer
Zalime azaptır mazluma düğün
Servetin beş para etmediği gün
Endişe
Zihne sığmazları hep sınıyorum
Batık güneşlerde ısınıyorum
Ramazan
Kur’ân kalpli ramazan rahmet esiyor ılık
Tekrar nasip mi bilmem yaklaşıyor ayrılık
İsmim
Madem medeniyet taşıyor adım
"Adl-i İlâhi"dir kaygım maksadım
Üslup
İrşad ve tebliğ gerek yüreklere değiniz
Nezâkete dönünüz "nefret ettirmeyiniz"
Çöküş
Uhrevi düsturu hırpalayan kim
Zina fâiz normalleşti nitekim
Gizli
İnfak et gösterişsiz ebediyet kârıyla
Zekât fitre sadaka vaktin itibariyle
İnfak
Önen gelir adamlığın o günde
Şefkat ve infakın büyüklüğünde
Erdem
Haysiyet bahsinde alınmayan baz
Aptallar abdalı algılayamaz
Tefekkür
Şu muhteşem kâinat irşat etmez mi günün
Kalpleri köreltmeyin biraz “farklı düşünün”
Put
Alkış avurtlarda “Buda” yüzlü put
Ne kadar alkışsa o kadar Nemrut
Gösteriş
Çöküşü inşa eder yalancının dindarı
Felsefede din tartar imansızın kantarı
Tespit
Şan şöhrete tapınıp çoğalttılar putları
Nefrete teşne oldu bu asrın nemrutları
Halet
Bize benzeyenler kapadılar önümü
Ne yazı fark ettim ne de bir gündönümü
Beyitler - Beyni Zonklatan Beyitler Kitabından
Hava reca şan şöhret ne kadar ünün
Mahkeme-i kübra ve hesap günün
Toprak yeter mezarların üstüne
Mizân bakmaz Karunların büstüne
Cehâletin hâletiyle tanıştık
Durum böyle azar azar alıştık
Sıdk doğruluk kizbe fetvalı kostüm
Fetva konuşunca ben artık sustum
İtham gasp iftira fitne tahripkâr
Dindar görünümde çok münafık var
Kabristan beşiğin p/eşidir gardaş
İnsan ölmez ölen nâşıdır gardaş
Koşar adım anırırsa kâr sayın
Eşşekleri bir araya toplayın
Duâ had bilmektir acziyet arzdır
Arz edin akledin akletmek farzdır
Kalp çölleşmiş dile vehim sürüyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor
Nefsi terbiyeye celp edip durun
Kalbi konuşturup dili susturun
Davete icabet varana Cuma
Nâz niyâz mektuptur yârene Cuma
Başı secdede ayakları caddede
Derdi sefahet pek büyüdü maddede
Kırık testiyle suya gitme
Gayret etmeden duâ etme
Cürüm büyük tevbe eyle aç elin
Ya bir virüs ya bir sinek ecelin
Bakışlar vefasız ne söylesem boş
Beni sen anlarsın ey büyük doğuş
Tevekkül teslim ve tedbir takdir hak
İsmim "hak" der hak iblislere ırak
Bir nefes kadardır vaktim çokluğum
Belki keten bezdir benim yokluğum
Hayat açık alan mezarlık perde
Kendimi aradım durdum köylerde
Secde önemli şey cennete eştir
İman gül bahçesi namaz güneştir
Ömür pek kıymetli yolculuk haktır
En büyük yolculuk güzel ahlaktır
Aptallara abdal ve ermiş derdik
Hınzırlara hızır pâyesi verdik
Kalbim temiz” pâk deriz ar edep aşınınca
Ağyâra yâr olurum ölümü düşününce
İnsanlıkta yoksun sen ihsan sende var değil
Lafzın senden bihaber ve sen sana yâr değil
Kalplerin ıslahı unutuldu hep
Kaygısız keyfilik diğer bir sebep
Madem insansın oku aklet düşün
Düşün yoksa başlamıştır çöküşün
Umut tarlasına sabır ektik biz
Ummadığın bir gün dirileceğiz
Aptallara rağmen kulluğum hür
Elhamdülillah özgür gücümdür
Âhın terazisi şakaya gelmez
Kefen kabullenmez yer razı olmaz
İlâhî musibet şüphesiz gelen
Günü hırs boğuyor şehri gökdelen
İns mi iti ihtilafın haksızlık
İhtilafın köpeği ahlaksızlık
Kale değil takva gerek yol nettir
İslâmın kalesi kur’ân sünnettir
Şefkatten nasipsiz kalbe et denir
O kalp necasettir necaset denir
Belayı görmemek en büyük bela
Kul hakkı yiyenler kul mu mesela
Gayret emrine hizadır
Huzur kadere rızadır
Lebbeyk der susarım közde tenim var
Ben yalnız değilim gözetenim var
Hakkı bilen gönül ehli hür idi
Edep ile sarsılmadan yürüdü
Duâ O’na varmaktır edeple nazın gelir
Tevbe yola girmektir ölüm ansızın gelir
Aşk mevta aşk öksüz aşk anlık fiyat
Ruh ufku kaybetmiş habersiz heyhat
Şiir nedir dedi kaç paralık
Cehlin aradığı maskaralık
Pâye hırs hengâme ve ölüm haktır
Herkes sessizlikte buluşacaktır
Pâye hırs hengâme ve ölüm haktır
Herkes sessizlikte buluşacaktır
İmhâl şuurunu kaybettiniz siz
Sükûtun gücünü bilemezsiniz
Hâk diyenler hakikate lâl oldu
Şi’r konuştu hâldaş oldu hâl oldu
Boğuşarak denk olamam dengime
Güneş geceye müptela sen kime
Bir ömür taşıyın teberrük sayın
Ahlak pek gariptir üzüp bozmayın
Garip ve yorgun dahası da var
Büyük yazarlar büyük yazarlar
Hak namına hakikati tutunuz
Kusursuzluk pâye değil putunuz
Allah'ım lütfeyle af nasip eyle
Huzuruna al tavaf nasip eyle
Meziyet edenler zikri şükrü sabrı
Müjdeden sayarlar ecel kefen kabri
Tevekkül sekinet kalplere dildir
O'na sığın “O ne güzel vekildir”
Edep mevta izzet öldü ar sızlar
Yığın yığın kamyon kamyon arsızlar
Ehl-i hakikat ol git ”bir”e sığın
İhsanın kadardır tüm insanlığın
Kulluktur mertebem irâdemse hür
Sâbit-kadem eyle eyleme mağrur
Huzur aradıkça artıyor sızım
Çokluğun ıssızlığında yalnızım
Nifaka meyledip aldatan basın
Mizanda kimseyi aldatamasın
Kin nefret zehrini salmasan keşke
Şefkat heybelesen acıdan başka
Şefkat merhamet yoksa vicdan
Sessiz olun ölmüştür insan
Parmaklar tokmağım mısralar defim
Hakikati yazmakla mükellefim
Hakikat namına sabreyle diren
O görüyor hidayete erdiren
Enkaz imgelerken alevler sardı
Şiir yazdığımı sanıyorlardı
Plan kirli yüz ifaden üçlüdür
Âh ve zaman planlardan güçlüdür
Anırıyorsunuz ağzınızda gem
Allah belanızı versin diyemem
Mahkeme-i kübra bilir misin hür
Haksızlığa karşı sükût zulümdür
Kalbi sadra indir rapteyle dili
Mısraya işlerken ahlâk danteli
İfadeye üslup dile sus düşür
Gönül kırılınca rüyalar üşür
Bu bambaşka mabed âşıkları bol
Belki de secdedir kimine futbol
Diline sahip ol had bil edep sür
Kalplerin ölümü kibrin gücüdür
Seyir lazım anlatılmaz her piyes
İçi volkan tepesi kar Erciyes
Hakikat çeşnisi sırtımdaki yük
Buğzsuz adamlarla gamsız yürüdük
Kendini değiştir ve haddini bil
Şüphesiz gün gelir olursun sefil
Kırgınlıklar çizip resmettim baba
Arsız mı çok ben mi suçlu acaba
Yâr yoluna revan olmak tek neden
Tek derdimiz takva olâ ebeden
Şiârı edibin hakikat haktır
Hakkı yazamayan kalem alçaktır
Toprak kokmalıyız berrak ilmek ilmek
Ölmeden ölmektir sadeleşebilmek
Kim ademdir kim iblisin hamalı
İrade namustur satılmamalı
Mehmet'i Mehmete düşman eden şer
Kabir kapısında bekliyor mahşer
Asır şirazesiz tuz kokuyor tuz
Şer ehli hortladı ne çok namussuz
Hakikate kul hakkıyla varılmaz
Kizb ehline fitne nedir sorulmaz
Sabrı yine ikna ettim bu hafta
Kaldım ismim ile aynı tarafta
Aczini fark edip had bilenler hür
Kalplerin ölümü kibrin gücüdür
"Hakkın hatrı âlî" yâd eyleyelim
Ve beni ben'den azad eyleyelim
"Oku aklet" terle ter ister ağız
Çalış diyor kader çalışacağız
Dilde helâl lokma erdemde enler
Namazı dosdoğru kılabilenler
İster bütün mevcudatı arif et
Gönülleri inşa etmek marifet
Ömür pek kıymetli ticaret haktır
En büyük sermaye güzel ahlaktır
Sabrın intizamıyla çok şey yamadım
Beraber ağlayacak dost bulamadım
Ruhu inşa edip kalp ile bakın
İştiyaklı bir gözyaşı bırakın
Hak hakikat kimin hükmünü sürdün
Söylesene kaç aç insan güldürdün
Şair hakkı yazmalı müstâkimin izinde
Bir damlası olmalı hakikat denizinde
Cürümler dehşet çok ileri gittin
Sen dünyayı başıboş mu zannettin
Kul hakkı mizanda pek dehşetli hak
O gün gasp edenler ziyan olacak
Aşksız sözleşmeler bulaştı aşka
Hiçbir söz kalmadı yalandan başka
Yâ ilahel alemin düşürme bizi dara
Çaresizler çâresi hâşâ sensiz ne çâre
Vallahi mizân var bu dünya yalan
Kula kul olur mu kendini bilen
İnsan için en üç temel
İman itikat ve amel
Dosdoğru ol izzet ile kabre var
Unutma ki mahkeme-i kübrâ var
Memur bey hakikat öldü diye yaz
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz
Kalp ve akıl gidiş nere soruyor
Aklettikçe dudaklarım kuruyor
Şu üç sermayeyi kaybettik tek tek
Susmak gülümsemek ve hayal etmek
Menfaatperestin ameli çürük
Akletmez toplumun temeli çürük
Hissiyat uykuda şefkat yok günde
Göz ağlar kalp ağlar âh var hüzünde
Ya Rabbi kin nifak ağızda meme
Utanma bilmeyenlerden eyleme
Zihnim kalbur gibi su elemekte
Hakkı haykırarak bestelemekte
Hakk'ın divanında pay olacaktır
Hakkı zay edenler zay olacaktır
Ağızlar paçavra daha ne olsun
Öyle bir yaşa ki bahane olsun
Ya Rab merhamet et yüzüm ak eyle
Ürpermez kalplerden hep uzak eyle
Nâra müstehaktır attığın nara
Nifak sergileyip çıktın kenara
Sabır tevekkül de alevlenen nem
Azgın sürülere dehşet cehennem
Sabır sâlih amel ulvî katidir
Sabır sabredenin asaletidir
Ya Rab koru bizi Mukdedir'sin sen
Müslüman kisveli kâfirlerinden
Mizânı unutsam ar hayâ gelir
Ruhum koşarak musallâya gelir
Evlat baba bilmez kadın erini
Yırttık mahremiyet perdelerini
Şefkati cezbeden ağlayan sesi
Kalbin duymuyorsa sen neyin nesi
O'na arz ettim O kâfidir bil
"Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"
Söz çok günden güne çoğalıyoruz
Yalan denizinde boğuluyoruz
Secdeyle düzenbazlık itikata set
Yâ Râb imanımı muhafaza et
Dilleriniz dev kalpleriniz cüce
"Kininizle geber" buyurdu yüce
Kalpte hakikat yok alınlarda ar
Allah'ı unutmuş dava diyorlar
Yön değişti sağcınız ve solcunuz
Kapitalizmin eşeği oldunuz
Yârenim vicdanım silahım kalem
Kalem sadık yoldaş Allahüâlem
"Yalan lâfz-ı kâfir" izâhat nette
Yalan alkışlarda yalan rağbette
Fikrin izzetidir putları kırmak
Edibin cihadı hakkı haykırmak
"Namaz dinin direğidir"
Ahlâk ruhu gereğidir
Vesikan riyâysa eşedse sesin
Münafıkgillerde mertebedesin
Eşeğe terbiye yiğide at gerekir
Siyasete temiz fıtrat gerekir
Kibir ehli din diyenden bizarım
Gayri o gün uzak olsun mezarım
Samimiyet bürünen gayeyi seçebilir
Felsefeyi kovanlar hikmete geçebilir
Elem acı azap adavet yalan
Üslubu bozar mı kendini bilen
"Havf ve recâ" kalb-i saffet
Tevvab sensin yâ Râbb affet
Şiirlerimle ben mezarla mertek
Şiirden şuura tefekkür gerek
Düzenin sahibi haç mı hilâl mi
Sigara haram da fâiz helal mi
Seher behşedilen sır
Yakarışla yüceltir
Ahlâk bakımından bunlardan arı
Cibâli babanın gâvurcukları
Adâlettir adım hâk alınyazım
Kârûn düzenine karşı yobazım
İnsandan sayılmaz eylese beyan
Haksızlığa karşı taraf olmayan
Ötesi yalan zulüm tek millettir
Zalimlerden medet ummak zillettir
Herkes yaptığını ergeç görecek
Mizân o gün defterleri dürecek
Yalan tağutların malum atıdır
Sözlerim ahvalin mamulatıdır
Bu dava ahlâktır bu dava paktır
Davayı dünyaya satan alçaktır
Vahdet varken ayrıştıran cahildir
İrşat hâldir tekme vurmak değildir
Aslanlar azaldı kurtlar dağıldı
Tasmalar rağbette köpek çoğaldı
İblis olursunuz hakkı yayınız
Dehşetli o günü unutmayınız
Kizb ne riyâ ne din nedir
“Aldatan Cehennemdedir”
Ya Rab feraset ver akli ruhi hür
Ahlak soluklayan kalpleri güldür
Müslüman denince şu üçünü yaz
Kibirli ukala namert olamaz
Annemle dertleştik gözlerinde nem
Dedi zalimlerin canı cehennem
Ruhu inşa edip kalp ile bakın
Başkalarını övmeyi bırakın
Yatmak felâkettir her seher nimet
İrfân ceht etmektir secde ganimet
Zihin dünyasını nefs ile ördük
Şovmenlere edip payesi verdik
Mizânı düşündüm adl yazar adım
Namaz kılıp yattım uyuyamadım
Çokluklardan hiçe vuruştur namaz
Seherlerde aşka duruştur namaz
Ubudiyet mikyasından ne anlar
Hak hak deyip kula köle olanlar
Söz söyle ki teberrüken az olsun
Gün ışısın çiçek açsın yaz olsun
Hak ihya et insan gibi kabre var
Unutma ki mahkeme-i kübrâ var
Feraset mevt taşınmıyor ağırsınız
Sürekli kör hakikate sağırsınız
Güzel ahlak son nefeste tapunuz
Rahmetle anılacak işler yapınız
Hırsızlar gaspetti alın terimi
Arsızlar hapsetti gülüşlerimi
Şifa sara rengârenk seyreylerken semayı
Büyük sınav büyük cenk yâ Rab lütfet cumayı
Geceyle ağlaşsak yakarsak yâre
Ne kadar yalnızsın âh be minare
İnşirâh ver Allah'ım Şirâzesiz bu sızı
Belâlara doymuyor namussuzu arsızı
Kuşkusuz fitnesin sabır diyorum
Elleri Rabb'ime kaldırıyorum
Câmiler kapalı bekler boş tabut
Cürmümüz pek büyük Affetsin Mâbut
Kâbe kovar ölümlüyse putunuz
Varsa şâyet beyninizi tutunuz
İslâm irşâd ister ifsadı değil
Nifak höyküreni dinleme oğul
Kulluğa sığınıp elim açarım
Kendime koşarım ben'den kaçarım
Kalbi yakarışla arz eyle yâra
Şifâ inşirâhı Rabb' inde ara
Süfyan kim insan ne fikret aklet seç
"İnsanlık hüsranda" insanlar hariç
Asrı fesat boğdu hırs güne perde
Ben yazmaktan yorgun kelimelerde
Ey azamet sahibi Biz mahlûkuz Hâlık sen
"Helak etme Allah'ım beyinsizler yüzünden"
Bütün insanlığa ulaşıp tek tek
Üzüntülerini paylaşmak gerek
Kimine âfetler selâmet kârdır
"İmtihan içinde imtihan vardır"
Ahlâkı öğütler aklet eğil der
Ve İslâm s/affettir nefret değildir
Bize merhamet et Sendedir necat
Kâbe reddediyor söze ne hâcet
Musibet imtihan hayıra hattır
“Nefsle mücâdele büyük cihattır”
Ve yerlerde sürünüyor sürümüz
Sabır tevekkül ve tefekkürümüz
Olur mu bilmem ki zulmün kazası
Galiba bu ceza asrın cezası
Kaybettik ne varsa tek kalan ezân
Secdesiz mabetler öksüz ramazan
Takvâ izzet verir ve arınızı
Şahsiyetli duruş vakarınızı
Dosdoğru ol Hakk'a eğil
"Hak hileye muhtaç değil"
Katırdan at olmaz câhilden ermiş
Abtallar kendini abd zannedermiş
Kimi aldattın sen bekliyor lahit
Hâkimin kendisi mizânda şahit
Sabır ve tevekkül bu bendeki gam
Rabbime arzeder kula sızlanmam
Dostun çok olmalı düşmanların az
Düşmanı olmayan adam sayılmaz
Değerler menfaat Kisra'cı âlem
Helâl rızk ışıldar imân meşâlem
Din imân değildir tapındığın put
Bir sineğe mağlup olmuştu Nemrut
Sabır teslimiyet sonsuzluğa el
İmân bir lutuftur imtihân bedel
Hüsn-ü edep ile dil olâ hâmi
Lâtif bir sirette ol Molla Câmî
Ene yalan riyâ reddetmiş dinim
Sen hep konuştukça ben hep hırçınım
Yâ Râb bizi secdelerle buluştur
Tez zamanda selâmete ulaştır
O gün sadıkhane kefen kalır tek
Sonsuzluğu düşün sonu görerek
Yer gök tefekküre koşar bu ayda
Bedbahtsam gafilsem körsem ne fayda
Musibet ahvâlin malüm atıdır
Üslubum çok şeyin malûmatıdır
Lezzeti ölçüsüz çalışıp hak et
Ebediyet derdin varsa infâk et
İsmim teberrüken verilen haktır
Hakkı savunmayan şâir alçaktır
Rızkı veren Allah kimse tutamaz
Allah'tan korkanı kul korkutamaz
Şu fânî dünyâda sanmayın hürsünüz
"Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz”
Mal mülke tutuştu kazandım sandı
Bir metre bez bir merteğe dayandı
Sabır örüverip hüznü yamadım
Namaz kılıp yattım uyuyamadım
Kâbe yasak cami ıssız sokak boş
Beyinler ot beyinler put ve sarhoş
Yeise yer yoktur çıksa da canım
Selâmün aleyküm güzel vatanım
Rab değil abdsın sen nedir niyetin
Kibrin kinin riyân enaniyetin
Kur'an'ın mihengiyle insanları sayalım
İtikatı zorlayıp "ilâh"laştırmayalım
Akşam teravih var sabah ezanım
Selâmün aleyküm güzel vatanım
Hak hakikat çığlığıyım kul adem
Umum mânâ ismimdedir ifadem
Duamız yok ise neylesin bizi
Rabbim salihlerden eylesin bizi
Acı merhamet et aciz abdiz biz
Sana kulluk eder Senden dileriz
Ezanla doğmuşum ezânla ölüm
Ezansız vatan mı lâl olsun dilim
Mirâcıdır namaz kulun
"Oruç tutun sıhhat bulun"
Vücut sermayeni kurtlar yiyecek
O gün önemi yok kim ne diyecek
Hayâ muhafaza Sâre adındır
İffeti dert eden kadın kadındır
Kitap yazıp kapağına gül serper
İrfân yamuk âmentüden bihaber
Din alınır satılır düşünmeyen çok ise
Şefaatçi bekleme sâlih âmel yok ise
Sağı solu avam ârif densizi
Allah için seviyorum ben sizi
İsrafsız iftarlar cihet-i tattır
İsraf fıtrat değil israf ifrattır
Müslümana bühtan kinden çıkmıştır
Kâfir diyen fasık dinden çıkmıştır
İbret almak gerek baktıkça nete
Peçe takıvermiş bütün sosyete
Dünya fâni yokluğunda farkettim
Ben hep seni düşündükçe şükrettim
Mahşeri hesapla dünlerine yan
Gücü güçsüzlere kullanmıyorsan
İki damla yaşla secde kârımız
Ezân hüzün dolu mektuplarımız
Sokaklar duyarsız şakaklar kirdir
Gücüm ve cephanem birkaç şiirdir
Kovdu koronayla kovdu yeryüzü
Sabun temizler mi bizdeki yüzü
İçimde iklimin sükûneti var
Sanki huşû giymiş bütün veralar
Gözü yaşlı anneyi ayırırsan baladan
Gazaplar katmerleşir kaçamazsın belâdan
Kin ihtiras nifak neden
Yanıkyan mı yoksa deden
Ellerim duâda ruhumda sızı
Lütfeyle Allah’ım affeyle bizi
Yeise yer yoktur çıksa da canım
Selâmün aleyküm güzel vatanım
Akşam terâvih var sabah ezânım
Selâmün aleyküm güzel vatanım
Yalan felâkettir haramdır ahtır
Hele ramazanda başka günahtır
Hakikatin sadasıdır hür
Şiir tefekkür örgüsüdür
Bilmemki olur mu oruçlar kabul
Haysiyet pek ucuz gösteriş sebil
Kovit denen görünmeyen bu böcek
Vazifesi biter bitmez gidecek
Kovit bazen Nemrutlara bir sinek
Bazen Nuh'a gemi Miraç'ta binek
Hayat nefs ile cihat ruhun nefsle savaşı
Hodgamdır sulh olunmaz ezilmelidir başı
Dilin arsızlığı kalbin pasıdır
Oruç insanlığın tutulmasıdır
Tersiz sermayeler eşeklik nala
Dilin harcı çüş demektir aptala
Alnı seccadede şefkati yoktur
Şevkat bilmeyenin alnı bozuktur
Sen her şeye kâdir bilirsin âhım
Ümmeti fesattan koru Allah'ım
Kurak gönlümüzü ölüyü sağı
Islatsın Allah'ım aşk sağanağı
Cumasız teravihsiz ve mahsun
Bırakıp nereye gidiyorsun
Hoşgeldin demeden başladı hazan
Bir daha ya kısmet şehr-i ramazan
Azap gazap mizân dinden ne anlar
Kârûn sofrasında iftar açanlar
Hangarlarda uçak cadde ıssız pist
Cami mescit mahzun binalar faşist
Ne yokuz biz ne varız
Bir nefeslik kadarız
İki damla yaş ve secde kârımız
Duâ hüzün dolu mektuplarımız
Dilde irfân sevdalarda aşk yoktu
Vicdan öldü şuur çöktü tuz koktu
Suskunluğum hakikati hitaptır
Yazdıklarım taasupsuz kitaptır
Vicdan hikmet gaye taşır mı rezil
Neredesin üstadım âh Necip Fazıl
Delâlet dehşetli batıla ehil
Edipler edepsiz alimler cahil
Ey ehli hakikat buğz mu varımız
Gayya' ya binektir sustuklarımız
Fitne tuzak riya olan aksızdır
Bazı tevbeler var olanaksızdır
Bir yanım Türkistan Hicaz bir yanım
Selamünaleyküm cennet vatanım
Ölüm ertesinde müjdeler vardır
Farkına varanlar pek bahtiyardır
Kalbim kilim gibi yaklaştı cuma
Allah bilir neler girmez uykuma
Beşikten mezara ne varsa yalan
Bir hüzünlü resim geriye kalan
Kem gözler seçemez karayı akı
Kalbin mahsulüdür bakış ahlâkı
Dil bir et parçası kem sözler sızım
Kalp ehli insanlar çoğaltmak lazım
Hak ve batıl zorbalıklar sürüyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor
Dert hüzündür dert irfandır dert taçtır
Dertsiz adam tedaviye muhtaçtır
Dindar yaşıyoruz dinden bihaber
Mizana duyarsız sondan bihaber
Kulluğu varmaktır bütün mesele
Her şey birer âyet her şey risâle
Kalplere istiğfar ve hak gerekir
Hâlleri dillere ilhak gerekir
Felsefedir yaşanmayan fikirler
Hakkı yaşatanlar hakperestirler
Hodgamlara saygı tevazu değil
Okumaz akletmez düşünmez cahil
Süfli düzen korkak basın
Korkak seni korkutmasın
İrfân ile dolmalıdır bal tasın
İrfân yoksa körkütüğe baltasın
İns kılıklı iblisleri dost sandım
Sarsıldıkça şiirlere yaslandım
İblis olursunuz “hak”sa susmayın
O’nun rahmetinden ümit kesmeyin
O gün divanında pay olacaktır
Hakkı zay edenler zay olacaktır
Kader tependedir mizân mutlak tam
Kafan taşlara vur âh almış adam
Esfeli sevmez rabbim insan erdemli varlık
Aslınıza dönünüz yetmedi mi zağarlık
Ömer yine bugün gün dağı aştı
Ömür binasından bir tuğla düştü
İblis projesi bıraktığı nam
Sinsi münafığa neylesin İslam
İşin yoksa tellallık yap çık dama
Varlığını varlıklara bağlama
İslâm adalettir mizân nedir yaz
Mizansız insanlar insan sayılmaz
Hakikatın çığlığıyım hak çünkü
Farukların Ömer'iyim ben dünkü
Beyitler - İmanometre Kitabından
Kötü kalabalık iyilik yalnız
Yalnız olun iyilikte kalınız
Kalpler Nemrut gibi vicdanlar hurda
Gazze’de şaşıyız körüz Uygur’da
Tövbe yok hırs yok kizb yok suizan da
Kandıramayacaksınız mizanda
Arsızlıklar diyârı beni yığın ediyor
Görenlerin körlüğü darmadağın ediyor
"Gayret içinde huşu
Ümmetin kurtuluşu"
Bir acayip zaman fitne günün varı
Dört biryanı sardı leş kargaları
“Bükülmeyen kolun vicdan yasıdır
Hüzün ahlâkın damıtılmasıdır”
Kişiler kutsamış övgü dizmişiz
Şerrin işgal gücü meğer bizmişiz
Sen seni toparla tevazuya er
Enâniyet mutluluğu kabzeder
" Haykır yaşa yaşat adalet farzdır
Adalet namustur adalet ırzdır"
Kınamayla kavuşmuşuz biz üne
Taş yağacak şu ümmetin böğrüne
Diller va'z ediyor ve kalpler hasta
Eller alkışmatik beyin nadas da
Heybenizde buğz yoksa tahripkâr birisiniz
İns mahlûktan aşağı iblisten irisiniz
Şer dehlizi Siyonizm’in dibisin
Sen hınzır d/ağının piramidisin
Ebed meçhul ömür acz ile doldu
Sittin sene yaşadık da ne oldu
Dil çürümüş kalp ölmüştür mevt iman
Siyonizm'e suskun ise müslüman
Siyonizm hasadı Lawrenc'in kârı
Lânete p/alet din bezirgânları
"İslâm İşbirliği" gücü kutsarken
Göçtü hakikatin vicdan mektebi
Tersiz vara dürüstlükle erilmez
Tuz kokunca ete hesap sorulmaz
Hüznü sarsa kokusundan bir yumak
Ne güzel şey düşünerek uyumak
Önce siz yaşayın sonra yayınız
"Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız"
Üstünlük taslamak köpeklerde hır
Ve ben'i terk etmek büyük cihattır
Hırs kin tuzak imhâl olur sır tutmaz
Güzel günler kalp ehlini unutmaz
Beğeniye etme bir ömrü heder
Kapitalist bakış el âlem" ne der
Biz biz diyen alınlar da "ben" izi
Doğrular mevt her yer yalan denizi
Kisra oku Kayser düşün Ömer yaz
Görgüsüzlük hiç bir kural tanımaz
Zindan sürüklenip şafak doğacak
Bulut gürleyecek yağmur yağacak
Kin öfke harında gaflete daldım
Tevbe ıslatınca kendime geldim
Duanın tesiri şifadır ama
Çürük vicdanlara lokman arama
Ağla titre hayal et kabire uzat başın
Zulme buğzu öğrenip yalnızlığa alışın
Her mısramı hâl diliyle müstefit
Eyle Mevlâm hâvf recâ da tut sabit
Mısralar cephanem imgeler forum
Asrın putlarını baltalıyorum
Yanlışlara yanlış diyemeyen dil
İblise eş olur velhasıl sefil
Yollar gayr-meşrû engelsiz adım
Günahtan kaçacak yer bulamadım
Kendin bilen insanların içi dışı aynı olur
Ezel ebed bugün yarın her görene ayna olur
Bazıları tüm şerlerle birleşir
Allah Allah diyerek kâfirleşir
Üslûp çöktü hitabette direk yok
Dile kemik ötesine gerek yok
Ey müslüman ey ümmet ellerin kanda
Gazze'li annellerin âhı yakanda
Hak bilmezi dinlemek idraklere hır gibi
Mezarlığın başında eşek anırır gibi
Gazze'de figan var aklet utan y/az
Berat bedava mı sandın düzenbaz
İştiyak içinde her herzeyi yer
Tekebbür kuşanıp iman ölçerler
Beyitler - Üslup Kitabından
Dostluk vazgeçilmezdir dostluk gayret sıdk çile
Ve dostların kötüyse akıbetin nafile
Samimî dindarlar uzaktır ara
Dünyalığı için din satanlara
Kendin bilen ne yapsın şaşaalı eşiği
Karanlığın ışığı abdal yapar âşığı
Kizb ölçüsüz sırıtıp alçaklığa yürütür
Hükmü “lâfz-ı kâfirdir” itikadı çürütür
Nesafet olmalı evvela safın
“Dosdoğru ol” buyuruyor mushafın
Sıdk sabır gayretle tevekküle er
Doğrunun sahibi Allâh-ü Ekber
Her işi rahmettir var ise hayâ
Ahirette budur geçer sermaye
Edebe mugayır it doldu site
İt demek s/övmek mi it oğlu ite
Hakikat süretim kalemim siret
İsmim ihyasıdır haksızlığa ret
Hodkâmların gönülleri kupkuru
Yoga gibi iman bozar düsturu
Çok şeye tahammül bendeki keder
Beni gözyaşlarım terbiye eder
İhlâs samimiyet sadık dost kalem
Kalem şahidimdir Allahüâlem
Medeniyet müminin iliğidir
Ben değil biz ruhun inceliğidir
İlim ahlak hayret manaya da bak
Aklını maddeye kaptıran ahmak
Hırs insana gayr-i meşru his verir
İzzet gider z/illet ile ses verir
Kendini yakala hakikate koş
Kendini bırakan ne tutarsa boş
Zevk sefahat sofrasına meylettik
Beslendikçe ruhumuzu kaybettik
Biz nerede bize tuzak kim kurdu
"Biz" diyenler riyakârlık doğurdu
Hak bilmeyen haramiye âşıktır
Dünyaya sevdalı ranta k/aşıktır
Kur’ân ve sünnetten var mı başka yol
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol"
Helâl çorba kâfi çok hayal kurma
Madem dünya fâni kalbini yorma
Geçilmiyor sokaklar ins yüzlü it sesinden
Koru Allah’ım bizi zevk safa fitnesinden
Ruhlara tat verir bir cezve şiir
Peşinden tefekkür ardından seyir
Kimseye kaptırma çalıştır beyni
Kabristanlar farklı gökyüzü aynı
Yorul terle gayret et hırsın emrine girme
Verileni Haktan bil teşekkürsüz geçirme
Alnı secdeye d/eğil kalbi secdeye vuruş
Ümmete yön verecek budur nebevi duruş
Ben’den gayrı biz diyenler kul olur
Ben’de koşan şirk yolunda pul olur
Tersiz bostanlarda ayrık ot biter
Düşünmek zor iştir gazanfer ister
İrfan geleneği maksadı eşad
Hakla münasebet Sebilürreşad
Hakkı çiğneyende v/ar olmaz
Mizân bilmezlerden yâr olamaz
Bir din yaşanıyor bir 'siz ayetsiz
Dört biryan gizli şirk söz kifayetsiz
Tabiatı ılık tebessümü ter
İnşirâh işçisi nâif yürekler
Mahlûku çok severseniz gözleriniz bozulur
Mabudu çok severseniz kalbiniz de göz olur
Zekâ şirkte şeytan inekte saman
Zekâda zenginlik ahlâk ve iman
Ölüm hüznün kapısı ecel gözümün nemi
Haşirde belli olur akıbetin önemi
Hakkı bilmeyenler pek asabidir
Helâl muttakilerin nasibidir
Güzel bakmak erdem ömrü ebettir
Ön yargı gıybetle münasebettir
Secde doğruluktur ahde vefadır
Duâ aczini arz Kur'an şifadır
Ruh yoksa çamursun işte sen busun
Havf reca pistinde koşuyor musun
Beyitler - Zelzele Kitabından
Yalan şöhret mal mülk riyâ neyiniz
Kalbim temiz deyip methetmeyiniz
Kizb nifak ve hakikat hangi yolu tuttuk biz
Erdem sıdk doğruluğu “emin” kim unuttuk biz
Kabalık küstahlık acziyet nettir
Tesanüt ölümsüz samimiyettir
Gerçeğe ses olmak elbette haktır
Kargaşa içinde erdem susmaktır
Hüzünleri şifadır çığlıkları bilenler
Mizan günü ağlarlar hazan günü gülenler
Şayet Maraş’ta yoksam ben neye yarıyorum
“Kenarı Dicle’de bir…” Ömer’i arıyorum
İş imanla bitmiyor gayret istiyor Nebi
Lâkin "hizmet hizmettir" iyilerin meşrebi
Tören ile verilmez ibretin plaketi
Deprem değil dalâlet bu asrın felâketi
Ben ben hızarını bileyen masat
Üç ayrı sirette kibir hırs haset
Şefkat dolduralım gelin sepete
Tebessümlerimiz yoldur ebede
Bana bir şiir oku hüzünden uzak olsun
İnsanlığa tebessüm şeytana tuzak olsun
Yeme kul hakkını ter gerek t/ere
Ter ile ne güzel varmak mahşere
Akletmeyen yâr yolunu bilemez
Yâr bilmeyen kendisine gelemez
Kalpteki necaseti yunmaz nehirler
Samimi bir tebessüm şerri zehirler
Beyitler / ihtiyar bebeğim Kitabından
Hüznün nefesinde faniler fâsît
Üşüyorum ana gel beni ısıt
Ey arkadaşım aklet kibri kalbinden düşür
Zamanla enaniyet iblisliğe dönüşür
Bir gün olur herkes ecel tahtına biner
"Er kişi" olarak binebilmektir hüner
Şuur nereye kaçtı hani kıblede birdik
Gazze öldü ey gafil şeytanı sevindirdik
Kızb ehli yarışırken doğrular izliyordu
Yarışı izleyenler kazanan biz diyordu
Allah yolunda cihat emridir dinin
Ümmet seyrediyor zulmünü Yahudi’nin
Ebu Ubeyde'nin ahıdır ahım
Hamaset ehlini kahret Allah'ım
Sözüm hakikattir izahatım net
Örtü tarz kuşandı horlandı iffet
Dine tuzak kurup kin tuttunuz siz
Kabrin arkasını unuttunuz siz
İsmim hak der hakikate yanım ben
Sağcı solcu değil Müslümanım ben
İster kral olun ister padişah
Vallahi mizan var âh almayın âh
Hakikat nerede biz nerde sâhi
Namazımız zâyi olur vallâhi
Düş 'ünde boşa binmek
Gayret yoksa düşünmek
Tevekkül hak sabrın sadrında durdu
Ay gün vakit yine hüzün doğurdu
Dilin çürük kalbin kirli mevt iman
Siyonizm'e suskun kalan müslüman
Vaktin bir nefes boyu tövbe kurak kalbe su
Tövbe istiğfar farzdır tövbe kulluk tapusu
İster tevekkül et ister niçin de
Her felaket bir ders taşır içinde
Her ulema hakikati vazetmez
Sükût sevmez hak demeyi hazzetmez
Dört kelime alt mısra da söz tamam
Sonsuzluğu sizin için satamam
Silsile bozuldu karıştı ağıl
Eşekler küheylan rolünde oğul
Şu gurbet rüzgârı vurdu sinemi
Gün gün yaram azdı tabip neylesin
Dünyalık ne varsa kendine hak bildi
Çok şeyi oldukça her şeyi yok oldu
Dilin ne der sen nerede nerde tin
Şu ümmetin namusudur Filistin
Statü namına cehdi sebatı
Alkıştan ibaret müktesebati
Rüyadan uyanış vakti bu âlem
Tek ciddi hakikat ölüm vesselam
Huzur-u kalp ile yolculuğa var
Dünyanın vefası bir kefen kadar
Mevt sözcüğü sarsıcı ve vecizdir
Kelimeler çok şeylerde acizdir
İmhâl nedir akletmez misin hâlâ
Nereye kadar ey yönsüz budala
Unutma her Gazzeli iman içinde emân
Haniye kadar cesur Sinvar kadar kahraman
Siyonizm'e parya kınayan ağız
Ne zaman uykudan uyanacağız
Her insan yüzükoyun gassale yaya gelmez
Ölüm haktır ve ciddi mizân şakaya gelmez
Ötesini bırak hakikati tut
Ne çok desiseler dört bir yan tağut
Zaman gerçeği taşıyan tahsildar
Diller sussa da hakikat fısıldar
Yokluğun üşütüp sardıkça hüzün
Şefkatin sarıyor okşuyor yüzün
İslâm davasının neresinde sen
Sen neredesin nerede Yemen
Ölüm yâre sefer sabreden erdir
“Allah sabredenlerle beraberdir”
Oku aklet düşün kisveye kanma
Her sakal koyanı evliya sanma
Dâvâ diyorsun yâ elinde yâsin
Yâsin riyâ sevmez korkmuyor musun
Vefasız ve kafasız duygu yok şefkat meyyit
Hüznümü tepeleyip boş ver diyor hissiz it
Benim Kâbem taştan nezâfet deyin
Saraylara inat sade yaşayın
Rahmet hazinesi aşkın fethidir
Anneler Allah’ın emanetidir
Anne sensizlik zor isyan yok hâşâ
"Şu dar-ı dünyada" düştüm ataşa
Riyâ kizb fücur kin tuzak sen busun
Ölmeyecek gibi davranıyorsun
Seyyiatı gayya istidadı kin
Kardeşi kardeşe düşman edenin
Erdem tahrip hükmü ve yalak alık
Artık pek muteber şu yalakalık
Vefa meziyettir dün de yarın da
Satılmaz işporta tezgâhlarında
Ümmet fırka fırka zulüm el ele
Gazze benim diyor ite bak hele
Zulme rıza susmak yutkunduk yuttuk
Doğu Türkistan’ı çoktan unuttuk
İnançta tavizkâr hû rafeler
Streç giydirilmiş hurafeler
Münafıklık ekip nifak derdiler
Hızır sandık hınzırdan beterdiler
Yalan tahribattır hasta kalpte haz
Allah'tan korkmayan kuldan utanmaz
Namaz yoksa iman sakat ve azdır
Varlığımın vesikası namazdır
Kalemler sihirbaz idrak dağıldı
Ehl-i Firavun'lar epey çoğaldı
İnsan o ki dosdoğru ve net olâ
İnsi aldatanlara lânet olâ
Ne ölümden ibret ne yaşamdan tat
Nedendir ey mevta gel de sen anlat
İdrak yok b/eşiğinde iyi-kötü el ele
Vicdanlar yorgun düştü adam ara rast gele
Kalbin kelepçeli zifiri isin
Sen suskunlukların birçok şeyisin
Kelemim süvari mısralar sancak
Hakkı kuşananlar anlarlar ancak
O’nu düşün tefekkür et seyre yat
Seyr ehline tercümandır kâinat
Kalp ehlinin mefkûresi hayâdır
Hayâ yoksa ibretlik hikâyedir
Edebe mugayir semiren câhil
Dayağa muhtaçtır vaaza değil
Bağrı yanık yüz görünce bana hak
Hüzünlerin doruğunda yaşamak
İmanometreyi icad edenler
İrşad ve tebliğde iblisten beter
Kalbin kime karşı merdanlık etti
Hangi putun seni gerdanlık etti
Gül kokan hüzün taşı aklet hisset ağla yan
Kalbini “ben” mahvetti haberin yok mânâdan
Kemâlât ölmez ve takva yanmaz
Terbiye gören kalpler aldanmaz
Beyitler 1 Tecelligâh Kitabından
Sükûtum çığlığım izzet v/arımla
Bırakın bu beni kaygılarımla
Hutbede okunur müjdeler ayet
Tarafgirliğiniz adilse şayet
Yâr bilenin heybesinde ar olur
Dilinde aşk bahçesinde bar olur
Hakikat konuşunca gerçeği tek tek
Hiçbir güç önüne geçemeyecek
Yalancı insanlar bu asrın belası
Hak hukuk tanımaz makam müptelas
Nankör hodgâm gaddar ben diyenden “ben”
Allah'ım Eyleme kaybedenlerden
Putçu kostümleri yük etmem dile
Jestler kahpe piyes drama hile
Hakikate tokat zulmete elsin
Uğraş yalanların mahşere kalsın
Bedeni kirleten is değil "ben"dir
Aynalara düşman olmak nedendir
Istırap verici yakıcı gayret
Yalan kin nifaktan doymadık hayret
Hızına "havf" gerek çevrilen çarkın
Emir var âyette siz “Benden korkun”
Kalp nerede duygu nedir kim etik
Ruh ölünce beden oldu kozmetik
Kizbe merkep gerçekleri yalanlar
Nefs-i emmâreye tabi olanlar
Us'suz bostanlarda ayrık ot biter
Düşünmek zor iştir emek ter ister
Ruhları coşturur bir cezve şiir
Peşinden tefekkür ızdırap seyir
Kibirmatiklerde vecd sesi olmaz
Utanması olmayanın secdesi olmaz
Yaşam hüzün acı zulüm
Adil olan bir tek ölüm
İnsanın bedeli güvendir mirim
Her selam vereni emin bilirim
Kadın erkek ayrımından uzak dur
İffetsizliğin cinsiyeti yoktur
Günün dehşetiyle toplanır ervah
Hüküm meydanında nafiledir âh
Zekâ şirkte şeytan inekte saman
En büyük zenginlik salih bir iman
Fitne varsa tesanütte gün üşür
Ben susarım şiirlerim konuşur
“Dosdoğru olunuz” küfrü kizb sayın
Kâbe’yle ribayı karıştırmayın
Gayeyi dert etmek yolculuk budur
Uyanmak hidayet ömür uykudur
Gün veda kokuyor bitişte sensiz
Sana geleceğim birgün kefensiz
Ebediyet viran nifak kizb kinde
Teselli yok Berzah ve ertesinde
Niye bu kadar hissiz niye bu kadar kaba
Kitâb-ı kebîr-i netti acaba
İster isen dünya sana eğilsin
Adil değil isen adam değilsin
Had bilmez isen şad edemezsin sen
Kendini de irşad edemezsiniz sen
Aklediniz Müslümanım dediniz
Kula değil Hakka kulluk ediniz
“İslâm nişanıdır” diyor ulemâ
Besmeleyle başlayalım kelâma
İman Kur’ân kisve sende hilesin
Hesap günü çok çetindir bilesin
Ölüm nedir kim ölümsüz kim ölür
Kimler Kisra konforuyla gömülür
Helâlleş gel mizân hesap hak var hak
Atacaklar bir çukura be ahmak
Sıdk libası giyen insanlıkta tam
Giyende saadet aşktır diğergam
Rabbim bizi indir süfli kızaktan
Halas eyle kibirmatik tuzaktan
Gamdan hikayeler kamyon kamyon çok
Yegâne tesellim "umutsuzluk yok"
Allah'ım kizb ehline tat verme
Milleti bölenlere fırsat verme
Kader Azrail'e mezar eştirir
“Kaderi ancak dua değiştirir”
Biz kimin eseri ne var ki bizim
Özgüven hikaye s/onsuz acizim
Hakikatsiz hakkı hıfzeden diller
Kuvveti kutsayan Firavungiller
Acı kan gözyaşı zulmete perde
Vicdan var mı birleşmiş milletlerde
Rahmetin sonsuzdur şüphesiz asla
Ahlâk kuşandırıp oruçla besle
İnanılmaz duyarsızlık hoş neyiz
Denetimsiz reflekslere teşneyiz
Hatimler bereket dinlemekte iyidir
Ramazan Kur’ân-ı idrak etme ayıdır
Kul hakkına bulaşmadan kabre var
Unutma ki mahkeme-i kübrâ var
El açtım dergâhına affet kulun yap
Yarını bugünden güzel eyle Yâ Rab
Hırçın aslan dağda petekte arı
Hakikatin karasevdalıları
Yalanları pişirip gerçek doğrayan en'ler
Bana tutucu diyor caddede çiftleşenler
Hiçbir açıklama gerekmez ancak
Bir musalla taşı geri kalacak
Şairde haktır imge gayrısından ıraktır
Parçalanmış vicdanın ar tarlası çoraktır
Selâm ve kelâmın menzilinde hak
Şeref ve haysiyet hak bilmezde yok
Camide tarafgir olmuşsa imam
Allah muhafaza musibet tamam
Aldanma üstüne çalınan beste
Kabri boş vermişlik hemen herkeste
Taht tâc için karaya ak demedim
Yalan söylemedim haram yemedim
Mahrem âlem gösterişe tav değil
Perdeleri çekilmeyen ev değil
Yüz karası bedavaya meylettik
Kalp karartan yalanları seyrettik
Heybesinde "hak" olmayan tarafgir
Ya dalkavuk ya ahmaktır ya münkir
Nefret sıradanlaştı kini doyurmak adet
Niyet hayırdan uzak kalp tanımaz ibadet
Bugün de dün olur düşün ağla yan
İmtihandayız her daim imtihan
Zaman belki Hakk’a yürüyen koşu
Geri kalan imtihanın yokuşu
Toplumda şu üç şey çöküşün sesi
Yalan riya gaspın normalleşmesi
Yüzsüz demokrasi münafığa saz
Hak’tan taviz verir halktan anlamaz
Üslup ve belagat şuur yetidir
Şiir hür tefekkür faaliyetidir
Gönüller okşayıp kalpleri kırma
İntikam harlayıp “adl”i ısırma
Hasatlar fırtına torbalar yırtık
Balon uçurtmaya vakit yok artık
Hakkı tanımayan sıdktan uzak dur
Sadakat değil bu kula kulluktur
Edebi irfanı rıfkı yayana
Selâm olsun nefsi yargılayana
Utancını kaybeden ne din bilir ne dava
Egosunu besleyip yatar kalkar bedava
Ben kendime her ne zaman uğrasam
Bir ses gelir “meyyit için dua” ya
Hep ben diyen tüm şerlerin piridir
Nefste alçak şeytandan da iridir
Bir mezar kazınız bembeyaz kardan
Gitmek istiyorum ben buralardan
Mizândan dem vurup haddini aşan
Hakkı gasbedenler o gün perişan
Hasat yeri hayat gayrısı elem
Ölümü unuttuk Allahuâlem
İftira gasp yalan sapanı sürdük
Gerçekle geçici dostları gördük
Din alıp din satıp din emiyor
M/izan var diyorum dinlemiyor
Öncesi ihtiras kıskançlık hırs güç
Sonrası pişmanlık eyvah keşke suç
Yaşamayıp dem vuruyorsa dinden
Gidin ibret alın cenâzesinden
Hesap günü var ama kin dinmez oldu
Üslup şakülsüz kalpler incinmez oldu
İdrak gerek şaire idrak eke
İdrak yoksa gürültü boş teneke
Kaçıncı asırın lisanıyız biz
Agora'ya meze dil telakkimiz
Haddini bilenler söze gem vurur
Hakk'ı unutanlar haktan dem vurur
Vesveseyi bırak eyleme kaza
Depresyon mu dedin haydi namaza
Tebliğler dergide süs epeyden beri
Kimler çoğalttı şu "Ebu Leheb"leri
Yalanlar kamyon kamyon taşınıyor pazara
Doğruları aradım gittim baktım mezara
Hakka istikamet hakka sevktir din
Vebalsiz günlerdir bayramın senin
"Oku" farzdır okumamak ne acı
Akletmeyen cühelanın baş tacı
Hakikatsız çok konuşanlar lâldır
Hakkı konuşmamak dini ihlâldir
Sizi size bırakalı çok oldu
Ne yapsanız çok geç artık nafile
Hayat fani madem peki biz neyiz
Unutmayın hepimiz öleceğiz
Yol ciddi imtihan olur mu n/isyan
Sadakat uhuvvet güvendir insan
Kalbinde taşırsan dünya varını
Akrepler pay eder şakaklarını
Tek yumruk ol ve dizginle atını
Ayrışırsan çağırırlar Putin'i
His dünyası nasır arda kalanlar
Çabuk ölüyorlar kalbi olanlar
İroni ince nükte edip üslup tutturur
Kelimeye takılma manayı unutturur
Vefa sadakati dostu ne anlar
Köpekleri bile Pitbul olanlar
Tarafgirlik şeytan işi tek kelâm
Allah için sevenlere bin selâm
Ahlâk yolcusuysa namazı namaz
Namaz yâr içinse kimse bozamaz
Şefkat güldestesi yok bağımızda
Muhabbeti kaldı kursağımızda
İlâhî adalet düşün ve utan
Muhasebe defterini unutan
Ümitsizlik yok haşa akledebilsem tamam
Kendimi arıyorum bulsam da anlatamam
İffeti kılıkla birleyen körler
Hahamları imam diye görürler
Bize "ben" katanlar 'biz'sizdir
Riyakâr hodgam ve yüzsüzdür
İçim hep bir ümit hep inşirah var
Allah'ın mizanı mutlak mukadder
Piyango pek millî fâiz terimiz
Tümden katmerleşti cürümlerimiz
Yol riâyet feyiz şuurdur "İkra"
Etme talebelik m/izansız fikre
Hongâmla tartışma izzeti yıkar
Bir selam ver ve geç hayattan çıkar
Bütüne bakamadık tarafgirlikti neden
Acı ses geliyordu geçtiğim her caddeden
Her devir onlardan kanun tüzükler
Bedeni bezeli ruhu bozuklar
Alçak çoğalınca yükseğe çıkıp
Günaha girmeden küfretmek lazım
İnsanlıktan dem vurup nifak kibir hırs yalar
Konuşan cenazeler yürüyen kadavralar
Asabiyet züldür hayâ dindedir
İnsanın şerefi gayretindedir
Musa’yı Yusuf'u Nuh’u düşün ân
İmân varsa imkân vardır her zaman
Din iman satana tap kardeşim tap
Boynunda bir yular beyninde girdap
Vampir Siyonizmin arması mısın
Sen Ebu Cehil jandarması mısın
Yüzüm pek telaşlı geri yan buruk
Hep bir güz gibiyim ayağı kırık
Münafığın sermayesi din olur
Yalan olur nifak olur kin olur
İsmim 'adl' yazıyor lütfeylemiş hâk
Benim işim gücüm hakkı anlatmak
Hodgam nifakmatik siyoniste kul
Şerre akademi bâtıla okul
Ne güzel hâl şefkat ile yol almak
İyi olup iyileri çoğaltmak
Şayet yoksa adalet ve fazilet
Geri kalan rezâlettir rezâlet
Zındıklar bozuyor s/af huşumuzu
Bozdurma Allah'ım duruşumuzu
Ariflerde hakikat der her vaaz
Cühelaya t/arif desem anlamaz
Ahlâkta yoksunuz varda şerre iz
Vahşi kapitalizm eşeğisiniz
Yolculuklar hakikatlere doğru
Perişan dünyadan sonsuza ç/ağrı
Gayeyi kim bilir dava ne sâhi
Âli eyle niyetimi İlâhî
Avurtlar kin nefret dahası da var
Bu kadar fısk fücur nereye kadar
Acep kimi resmeder tosuncuğun ağılı
Şato gibi insan bol içleri çöp yığılı
Sünnet Kur’an’ı lâfzıyla arzdır
Akledip uymaksa mümine farzdır
Senin acın ona keyif neşedir
Vicdan yoksa ne söylesen boşadır
Allah’ım lütfeyle fâni eyleme
Ümit kesenlerden beni eyleme
Balçıktan cesedim Âdemden huyum
Ben hep tufanlarda koşan yolcuyum
"Aklet" beş harfli ve iki hecedir
Var edenin emri mâna yücedir
Cehâlete merkep anırırsa it
Sırtına sopa vur ağzına kilit
Oku aklet çalış emri dindedir
Dindarlığın özü gayretindedir
Beyitler 2-"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından
Edep ile yıkanıp dili kalbe almaktır
Şiir O'na yakarış kapısını çalmaktır
Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır
Şâiri erdemli şiirler ölmez
Erdem ciddi iştir şakaya gelmez
Atmaya kıyamadım imge binbir köşeli
Mısralarım pek artistheceler aşk döşeli
Kardeş eti çiğneyip nice kusurlar eştim
Ve emrine muhalif uzun yıllar tepiştim
Utangaç olmalı yazan her kalem
Yusuf’u küstürdük Allahüâlem
Örtü mânevi emir ölçü vermiş diyânet
Kıstassız örtünmelerörtünmeye hıyanet
Alkış yükseldikçe değerleniyor
Nefse semer takıp eyerleniyor
Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır
Hesap saklı elbette yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde
Her göz görse göremez erendeki yanışı
Hikmet tespit sesleniş teslim dalgalanışı
Ömrümün fecri mevt avuçlarım mor
Lahitten geceler beni yoruyor…
Yaşamanın amacı önyargısız ve tektir
İdrâk zekâ hafıza hakikati bilmektir
Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki “ben”lerin hangisi hakikisi
Ulaşılmaz peşindeizdihâm ve yokuşsun
Mağrurluğun dağ gibiyinede sen çok hoşsun
İpine sarılmak kurtuluş nişan
O’nu bilmeyenin sonu perişan
Yüksek tepelerden ağlamasam da
Yüreğim dörtnala ağlar masamda
Hep aynı vadilerde çakal havlar kelp ulur
Özgürlük tellalları localardan duyulur
Kalbim temiz deyip kalbi unutan
İlâhî ahlâkı düşün ve utan
Affetmem unutamam neydi öyle o sözler
Kökümüzü boynuzlar namussuz kart köksüzler
Bir ömür tepinir "O"ndan bihaber
Tepinme son bulur sondan bihaber
Süfli keyfiyette meşakkat çoktur
"Helâl keyfe kâfi" buyurmuş haktir
Kalem satan çomarlar yiyip atıyor takla
Kral aslan olunmaz kemiği yalamakla
Doğruluk ahlakın güçlü direği
Yalanı erk etmek neyin gereği
Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki kim taşıyacak tabut denen sandığı
İrâdelerimizi yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette
Giyim kuşam sınırsız soyundukça olduk hür
Çıplaklığın renginde moda oldu tesettür
Kurtuluşa ermekte tek yol emrine niyet
Asgari kusursuzluk lekesiz sâmimiyet
Bütün mesele şirk veya biat
Mânaya dikkat der edebiyat
Dünyaya prangalı değilseniz hürsünüz
Kervanınız dünyaysa konuşan sürüsünüz
Ayna ve müşâhede elli yıl birden geçti
Bedahet derecede perişan serdengeçti
Ümmet için istikamet bir hırka
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga
Yaşam saklı elbette yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde
Başkasını kendine tercihe çalısınız
Kendine yasamakla baslar alçalışınız
Zirvede oturmaya var ise takatiniz
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz
İnsanlığın sıfatı verenlerin elisin
İnfâk etmişsen şayet inşallah ötelisin
Mâna yok defolu heceler yarım
Şiirler döktürür şaşı bakarım
Bakmayın suretime ne ağayım ne pasa
Her şey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ
Hayret yok ise eğer peki söyle sen nesin
Tefekkür seyir meğer ve seyre perdelisin
Şifâ Allah'tandır vesile doktor
Vesile yok ise şifâda yoktur
Dünya ve ahiret öfke beş güğüm
İçtikçe savruldu vah ürküttüğüm
Yaşanan şu ruhlarda ölüm azap iğreti
Epeycedir kaybettik kalbi samimiyeti
Allah’ın emâneti şefkat öğütler dinde
Hâla anlamadıysan sorun senin beyninde
Karartım her ne varsa saygı değer uykuya
Gecelerim boşluğa gündüzlerim hayhuya
Yanık bir âşık gibi tutsaydım eteğinden
Çeşmesi tadılmamış sonsuzluk peteğinden
Gereğince ürpersek çıldırasıya tekten
Ukbâ nedir unutsak beyni törpülenmekten
Öldür aşkla ölümü sonra salaya buyur
Sırala ölümleri sonra gassala duyur
Sen büyülü sevgili sen renklerin alısın
Tüm renkleri terk edip kendini aşmalısın
Söze müptelayım dilim biçare
öğrendim sükûtu ama ne çare
Kin öfke hiddet gaflete daldım
Keşke’ye büründüm kendime geldim
Aşk tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri
Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır
Zaman ödünç sınırlı beklentilerim sonsuz
Beklentiye ne gerek kefen kucaklar donsuz
Medüz’de can kan bulunmaz
Yönelmeden yön bulunmaz
Duâ çeşmesinden doya doya kan
Eşsiz mükâfattır duâ sır derman
Ben tarihe uzak tarih bana yad
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat
Kendime ben deyip geçtim hücuma
Kendimi terk edip kaçtım bu cuma
İmkânsız kim demiş şafak doğacak
Bulut gürleyecek yağmur yağacak
Ruh kalp istikâmet kulluktur gaye
Gayrısı felaket var yok hikâye
Madde mana ruh ve cesethangisiyim ben beyim
Belki de köy bucaksız yol bilmez göçebeyim…
Medeniyet züppesikime soyuyor kızı
Edep hayâ döktürüredepsizin arsızı
Mutluluk sırrını sunabilirim
Sonsuza sevgili suna bilirim
Susunuz susuzdur susuz duygular
Duygusuz sonsuza akar mı sular
Söz odur ki ihlâs ile bilene
Hâl konuşup dil söylese hile ne
İrâdelerimizi yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette
Şiir kalpli insan uysaldır ama
Ehl-i kıble ise oyun oynama
Gönülleri imar et aşk diyorsun madem sen
Aşka tuzak nedendir ne antika adam sen
İyilik ve kötülük menfi müspet haliyle
Mutlah dehşet hesap var günahı vebaliyle
Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonu dert eden kim kim hakikat ta
Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem
Kalem sadik yoldaş Allahüâlem
Ömrün şakağını ter ile ıslat
Ter ile ıslat ki öpüşsün vuslat
Eli tutmaz olur kımıldamaz erine
Soyundurur cesur der asrın kahpelerine
Çoban bile olamadım koyun güden kavallı
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı
Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihânet şu zannetmeler
Duru bir su dinlendirir tevazu
Arsızlara pek uğramaz bu mevzu
Sönük bir kuytuda içimde hüzün
Seni özlüyorum sezdirmeksizin
Kan emici gillerden gece virüs salarlar
Tükürerek yaşayıp kan emerek ölürler
Beraberken pek severdim dedemi
O gidince kaybettim ifademi
Rahmetin yağması kısmetindedir
Şefkati şükrünün nispetindedir
Cesaretle her yaşta her an ölüm giyerek
Mizânı kabullenin havf ve reca diyerek
Hırs bitmez tükenmez kimine sırat
Yaşamın son diyârı kimine berat
Dilimi biledim seherde sese
Duâlar döktürdüm hemen herkese
İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular
Kilim gibi bütün renkler hoş durdu
Dilimdeki sözcükleri coşturdu
Kusur eksik fıtratta çokta farkımız yoktur
Bir yanımız çok arsız bir yanımız çocuktur
Şiir var köpek gibi ezanlara ürüyor
Şiir var çocukluğum mis gibi üfürüyor
Ne varsa öldürdük öldürdük heyhat
Sizi de öldürdük uyan be ecdat
Gıybet dedikodu ölü etidir
Takvâ züht hiçliğin melâmetidir
Allah’ta lütuf çok gazapta çoktur
O’nun ikliminde tövbe af haktir
Büyük sularda yüzmek serdengeçti hâlidir
Sevdanın ilk adımı vuslatın istikbalidir
Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum
Gasil hane yazmayan odaya koştum
Hep sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonu dert eden kim kim hakikat ta
Izdırap ardından gözyaşım dolsun
Ben O’na muhtacım O’na hamdolsun
Ahlâkı temsil etme ve sürecindeyseniz
Ebediye götürür başınızı eğseniz
Haktır müspet milliyet bakmayınız derime
"Asâbiyet tefrika" der âyet-i kerîme
Tüm perdeler yırtıldı dünya denen odamda
Çıplaklığa büründüm elbisesiz modamda
Şiir gibi gözleri gözlerim sürüyor
Mısraların işvesi içime üfürüyor
Kadavradan yüzleri pek bir değeri yoktur
İsrail’de bir böbrek Filistin’de çocuktur
Ey Allah’ın sevgilisi ışık sema güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz
Kurban et yemek değil Mangal olur haliyle
Sevabindan ziyade vah kalır vebaliyle
Hırs bitmez tükenmez kimine sırat
Yaşamın son diyârı kimine berat
Kılavuzu köksüz haritası ham
Şehadetsiz kula neylesin İslam
Her şey O’nu anlatır her şey O’nun izinde
Sözler mercan dediler tevazu denizinde
Sırtımı dönünce arzdaki sese
Kör baktı melekem bütün herkese
Kin ekildi ülkemde tuzak bin bir köşeli
Her yer karanlık kuytu her yer mayın döşeli
Sabır üflüyorum hep şirazesiz bu sizi
Nisan paye baş tacı namussuzu hırsızı
Bir ulu sancak gibi göklerde şahlanarak
Göl ettik Akdeniz’i dâvaya yaslanarak
Adavet hırs inat paye ve nisan
Gel artık ne olur sürü perişan
Su derenin ardından çık tepeden sal
Yaş gerek gösterişsiz leyla’ya emsal
Rızka kanaat et kısmetindedir
Kanaat şükrünün nisbettindedir
Gözyaşlarım rengarenk seyreylerken semayı
Ruhum sustu ben sustum unuttum ağlamayı
Sönük bir kuytuda içimde hüzün
Seni özlüyorum sezdirmeksizin
Öyle bir şey tevazu
Doyumsuz şey bu mevzu
Ask bürünmüş dirilişi görürler
Şehit ölmez bedbaht ruhlar ölürler
Tövbe vadisinde gözyaşım kayıp
Gurur alev alev benlik acayip
Siyah beyaz rengârenk pek hoş benzeri yoktur
Mırıldanır ve titrek çünkü onlar çocuktur
Ümit beslemiyorsa zor bir durum elleme
Ümitler cüret ister var ise engelleme
Kıymeti ölçülmez şüphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle
Pusulamı O’na döndüm hoş durdu
Yaklaştıkça orkestrayı coşturdu
Cuma ufukta burak
Bu şehirde son durak
Ben mecnunum ben divane ben âdem
Madde-mânâ ismimdedir ifadem
İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular
İdrak yüceliğine ermektir gaye
Gayretin yok ise idrâk hikâye
Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim
Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim
İdrak ettim Ömer’i birde Âdem dedemi
Tefekküre isledim çileli ifademi
Samimiyet ask kokulu güldür gül
İdrâk yoksa ister ağla ister gül
Gönül vadisini aşk ile ıslat
Tohumun aşk ise hasadın vuslat
Kalbim temiz diyen ben kalbimden utan
Viraneyi köşk görür nefsi unutan
Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihanet su zannetmeler
Haset ile gıpta servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle
Halktan kaçıp eşkıyaya bırakamam bu yurdu
Halk içinde hak’la olmak marifettir buyurdu
Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum
Gasil hane yazmayan odaya koştum
Her nereye kaçsam göründü sırat
Düşündüm Kebir’i yetişti berat
Sokakların derdinde değilseniz hürsünüz
Kendinize varsanız neyi üfürürsünüz
Mevsim çapkın bulutlar da hovarda
Ben mi içtim barajlarda su varda
Ölüm seni alt etsem takva zırhı giyerek
Havf ve reca bürünüp Allah Allah diyerek
Tefekkürü yönetmek yiğitlerin halidir
“Benim dedem müftüydü” neyin istikbalidir
Kaç asırdır yaşadık sırt sırtta ve diz dize
Başka söze ne gerek biz yeteriz biz bize
Hadise muhalif yok diyor dinde
İrtica taht kurmuş senin beyninde
Durmadan üfür diyen körük müyüm ben neyim
Ask olsun nefesimde yerlerde sürüneyim
Yasarken değersiz her edip kalem
Ecelim yaklaştı Allahüâlem
Şükrün çeşmesinden doya doya kan
Ne bir musluk kalır nede bu meydan
Nefsi ifşa edip geçtim hücuma
Zulmeti terk edip kaçtım bu cuma
Olmuşum berceste O’nu severek
Üç beş lokma sevi birde sen gerek
Sabır yangınında vuslat var ama
Flört vadisinde vuslat arama
Ey Allah’in sevgilisi ışık semâ güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz
Şiir değil benim gayem bu dert beni tez boğacak
Bitti ömrüm ve sermayem ifrit doldu kucak kucak
El değmedik dertlerim çek elini elleme
Gözyaşım tek sermayem sakin riya belleme
Yalan tarih dilleniyor bu günleri yaz ilerde
Bak geçmişim tülleniyor çok yaklaştı az ilerde
Görmeden göreni görmektir biat
Edebi görmezsen vah edebiyat
Kalbim temiz tertemiz sen diyorsun madem sen
Duyarsızlık nedendir ne antika adamsın
Ne ham oldum ne yoğruldum ne pistim
Zulmet ve nur perde çektim tepiştim
Bakışları efsunlum neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun
Çoban bile olamadım koyun güden kavallı
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı
İdealsiz hayal buzlu karakış
Tomurcuk yok ne iniş var ne çıkış
Titredi hesaptan sermayesi ip
Olur mu böylesi herkese nasip
Ask tanımaz hesap kitap mantığı
Sırtlamıştır çile dolu sandığı
Kalbe inen gözyaşlarım katığım
Tartışmasız en dertli yaratığım
Hakaretti milletine tek derdi
Küfrü ile gömülerek geberdi
Güzelliğin kuru balçık
Bir gün gelir kovar gel çik
Rızka kanaat et kısmetindedir
Kısmetin şükrünün nispetindedir
Vuslattır hasrettir terhistir ölüm
İbret bahçesinde nergistir ölüm
Her şeye rağmen yetişti Cuma
Döküldü günahlar düştü avcuma
Yiğitlik kulvarında mertlik varken hile ne
Öteler ötesinde ne mutlu son gülene
Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga
Kapalı kalp gözüm akılda yarım
Her nereye baksam şaşı bakarım
Ask tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri
Ameller niyetedir henüz geç değil baylar
Geçen zamana rağmen iste geldi üç aylar
Ben neyim ki ben beser
Günah bende ben de şer
Zannın geçtinse eğer
Ne at gerek ne eğer
Hiç olmak hepe değer hiç olmuşsan velisin
İdrak etmişsen eğer sen artik ötelisin
Yiyin için tepisin yasam bu ise eğer
Yiyin için tepisin o zaman buna değer
Hayret yok ise eğer sen deliden delisin
Erenlik seyir meğer ve seyre perdelisin
Bir neslin vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da
Bakmayın siretime ne ağayım ne pasa
Her sey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ
Edep dini töredir
İdrak vicdana göredir
Ayni plan ayni oyun ayni ses
Vicdan sagir basiret kör lal herkes
İdrakten nasipsiz O’ndan bihaber
Yaşadım kendimce sondan bihaber
Gayeyi zevk edip ağlamasam da
Bir sabah tövbeyi buldum masamda
Seyrettim arkasından perdenin aval aval
Bir tarafta yas vardı bir tarafta karnaval
Başkasını kendine tercihe çalısınız
Kendine yasamakla baslar alçalışınız
Ne Darvinci ne faşist ne Yahudi ne Budist
Aklin yolu hakikat O diyor kutsi hadis
Zirvede oturmaya var ise takatiniz
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz
Kucaklarken rahatı vuslata perde düştü
Hicran derin başladı her yanım derde düştü
Sanmayın ki tevazu tevazu ağır yüktür
Herkes benden mükemmel herkes benden büyüktür
Kâinat denizinde emanet bir incisin
Teslim oldunsa O’na vallahi birincisin
Doğruluk ahlâkin güçlü direği
Yalanı erk etmek neyin gereği…
Sevdalar çözülüyor çıplaklığı giyerek
Aşka kemene vurulmuş flörte aşk diyerek
Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yasadığın kadardır
Bir ömür boyunca gaflete daldım
Tövbeye büründüm kendime geldim
Kafiyeler çilesiz kalemlerde kir
Vicdanin sedasıysa şiirdir şiir
Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti
Sokaklarda gayret yok perisan serdengeçti
Büründüm kul zirhina saha kalkti emniyet
Emniyetin tek yolu tevekkül samimiyet
Söze müptelayım dilim biçare
Ögrendim sükûtu ama ne çare
Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonsuza giden kim kim hakikatte
Ağzı zulmet saçar karnı beş güğüm
İçtikçe savruldu ruh ürküttüğüm
Ölümün hatırla ölmeden önce
Ölümsüzlük başlar ölüm görünce
Sen büyülü sevgilim sen renklerin alısın
Beni bana terk edip kendini aşmalısın
Tesadüfü tesadüf zannedenler
Tevafuka hep su-i zan edenler
Günbegün anbean karar yazdılar
Bir ömrü haneme zarar yazdılar
Çok övünen
Çok dövünen
Her şey satılır rafta
Vicdan hangi tarafta
Şu kâinat billur billur aşk sesi
Bilal gibi çağırıyor herkesi
Ölüm bizi bekliyor
Bu ölmekten daha zor
Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor
Mahrem bilmez işveler artık beni yoruyor
İdrak zekâ tecrübe hakikati bilmektir
Leyla da ki hakikat cana gidebilmektir
Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır
Sakın beni zorlama belli benim sınırım
Hep tevbeyi sırtlayıp hep O’na sığınırım
Benim kalbim çok temiz demeyin bu tuzaktır
Hırs ifşâmız pek yakın telafisi uzaktır
Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki benlerin hangisi hakikisi
Bu şehir boğuyor boğacak gibi
Ölümüm şafakta doğacak gibi
İnançteravih ezan
Şükür geldi Ramazan
Zirveyi hak eden kutlu tek mevzu
Mutlak samimiyet birde tevazu
Sendedir ilacı süphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle
Gözyaşı âkıbet derdiyle aksın
Dert edip dertliyle ağlayacaksın
Zaman saklı elbette zamanın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde
Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrâkin sırrıdır secdede miraç
Benimle hep iç içe dünya ile ecelim
Kurt görmüş kısrak gibi çığlık atar mecalim
Senin ile sensizlikhoş üslûp ne kadar zor
Mahrem bilmez sineler artık beni yoruyor
Ancak ve sadece idrak varlıktır
En büyük varlığın fedakârlıktır
Kendine yaşayan mahlûkat tektir
Çoklukta arama boşa emektir
Uçup gidiyor günler herkeste bir arayış var
Aşkın fevkindekiler yalnız hep O’nu arar
Benlik aslına varır
Kölelikten kurtarır
Terk edebildiklerimiz geriye
Terkimiz mükâfat idrâk hediye
Kalpten dudaklara birkaç bardak çay
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay
Varın ötesinde nice sırlar var
Kopar zincirini kır azar azar
Ziyneti zevk olan sevdası şirktir
Leyla’yı aramak Leyla’yı terktir
Seslenişi fark etmeyen âmâdır
Yârsiz olabilmek saçmalamadır
Her dem imrenirim ben gözü yaşlı anneme
Adeta aşk tüllenir inatla cehenneme
İdrâka göredir sevgi ve saffet
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet
Yer gök acı ses verirara ara ıhlanır
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır
Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır
Ruhumu coşturur bir cezve şiir
Peşinden tefekkür peş peşe seyir
Kaç asrın vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da
Gözlerin iffetini moda ile vurdular
İffetin gözlerine tolerans doldurdular
Gurbet hasret ak-kara ruhum ayaz gönlüm yaz
Ağla yüreğim ağla ağlaşalım gel biraz
Samimiyet atını gözyaşıyla eğerlendiriniz
İdrâkiniz zamanı zamanında değerlendiriniz
Gömdüm rûha ölümü hoca salaya buyur
Aşkı ateş yakmıyor yetiş gassala duyur
Ağla ey deli gönlüm ağla şu karşı parkta
Aşkın baharı çöktü mevsim denen plâkta
Bir Rabim var ki benim gazabından korkulur
Aczini fark edenler rahmetine gark olur
Vakit-miat ak-kara yaşam bitmekmiş meğer
Hesap kitap bitti mi çığlık çığlığa değer
Hayat eşya ve zaman beni hüzünlere sor
O gün gözümde tüter istifamlar yoruyor
Düşünüp idrâk etsem idrâk kaplasa yekten
Tefekkürü kaybetti beynim törpülenmekten
Son’u boşluğa atsam tutup da eteğinden
Ölene dek beslensem sonsuzluk peteğinden…
Geceleri terk ettim saygı değer uykuya
Yularımı kaptırdım sükût bilmez hayhuya
Karışık bir benzeyişne ölüyüm ne sağım
Su-i zanlar susunuz Affeder dayanağım
Karanlıkta boşluğayalnız köpek mi üren
Nice köpek türedi erenleri küstüren
Moda gece hırıltı yamyam ve kadın eti
Yaşanan ham ruhlarda ölüm azap iğreti
Kendine tercih onu aslında mevzu derin
Altındadır her zaman alan el verenlerin
Biliniz ki tattılar pişmanlığın hasını
ihânetle birlikte zehrin manitasını
Zamanın ötesine gizlemiş yâr sılayı
Gözleriniz kapayıp seyredin hâsılayı
Sarmışlar dört bir yanım hepsi bizden hep yerli
Kimi altından yular kimi gümüş eğerli
Yiyip içip çiftleşip ışıkta geceliyor
Hikmetinden ziyade şirk aklıma geliyor
Sabredenlerdenseniz sükût sizde fark olur
Tüm varlık teslimiyet heybetinden korkulur
Ben ve bu gün iç içe bana geçmişi getir
Pişmanlığın haşyeti yeryüzünü inletir
Daha var ötesine kim ununu elemiş
Bu bendeki rahatlık idrâki peçelemiş
Fiillerim bir yana ilmim amelim yuttu
Akıbeti unutup dirilisi kuruttu
Bu ev sanki yabancı tanımadım veledi
Ayaklarım altında yuvanı iskeleti
Terk edemediklerim boynumda kement
Fikri tüm şartlanmalar benzer element
Seslenişe koşalım getirin şu yağız atı
Özde bir yaşayalım çöl kokan hakikati
Ciğerlerimi dağlar cuntaların astığı
Hainleri yatırmaz demokrasi yastığı
Sadece gönülden aşk arıyorum
Aşk gerçek ızdırap uyarıyorum
Nikâh ne gerek diyor namussuzlar alayı
Flört kürtaj leş leşe Ertesinde balayı
Sükût ve ifşa fedakâr kimdir
Seyredebilenler seyre hâkimdir
Liyakati doğrayıp samimiyet eledim
“Zan”larıma takılıp idrâkte sendeledim
Gururun gövdesinde soyunarak yat uyu
İyide suçlamak yok haşyet yayan kuytuyu
Ecnebice kahkaha ve yerli gâvurdular
Yamyamları çoğaltıp iffeti kavurdular
İman can kafesinde iki âlemi saklar
Ve perdeye takılır tasavvuftan aksaklar
Allah için sevin aşklar aşk olur
Acı münakaşa sen-ben kaybolur
Beşik ve mezarlar ben sen o hani
Nankörler gösterin pörsümeyeni
Memur bey Micingirt öldü diye yaz
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz
Zevkin değirmeninde aşka yol yok elendik
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik
Bireysellik benliktir terk edebilmek erdem
Ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem
Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum
Zihnim ayaz kapalı buz kar çekişiyorum
Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum
Bir yerlere kaydolmuş sessizce bekliyorum
Kafam hoş yüreğim titrek ve cahil
Kapımda bekliyor sanki Azrail
Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
Okyanusta yürüyen ayaklı sürüngenler
Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa
Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim
Gözlerini kapayıpbasitlikte gizlendim
Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur
Sessizce izliyor kalabalıklar sükût kükreyince sular durulur
Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Marifet kokusunu fark edenler bahtiyar
Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez
Emâneti baltalar nefsini rendelemez
Dopdolu münakaşa beni taşıyan güğüm
Samimiyet izafi teslimiyet kördüğüm
Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin
Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat
Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime
Benim olur kâinat eli değse elime
Bir ulu sancak ki o göklerde şahlanarak
Yol ettik Akdeniz’i tevhide yaslanarak
O gün sermayeni kurtlar yiyecek
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek
Zanna göre yaşadığın din olur
Ve putların bin değil yüz bin olur
Anlat bana nerede mânâ yüklü bestemi
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi
Bireysellik adına estim yağdım gürledim
Içgüdüyle küçülüp epey ihtiyarladım
Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor
Çoğu aza terk etmiş nefsini götürüyor
Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da
Eceli bekliyorum ecelim kucağımda
Izdırabın temeli ter kokmayan yemekten
Tahsisatı fark edip vazgeçin esnemekten
Ritmin mihengidir notada esler
Pembe mor ney gibi diri nefesler
Liyakatim artıyor basitliğe varınca
Ben benden kaçıyorum karınca kararınca
Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi
Tufanın kollarında su aldı teknemizi
Rütbe itibar makam prangadır pâyeler
Şöhretin tutsağıdır hedefsiz hikâyeler
Atsız süvâri gibi erbaş oldu erine
Ölümsüzlük rengârenk daldım yine derine
Dur durak yürüyorum hep kendime hancıyım
Ve kendimden ziyade kendime yabancıyım
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla
Vermedi deyip almayan bendim
Benliğe soyundu idrâk tülbendim
Yaş kırk yedi kırk sekiz zulmet nur adım adım
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım
Enâniyet gizledim iki büklüm halime
Ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime
Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin
Gerçek ve ötesinde yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisiz kahrolsun unutkanlık
Ve ibret vesikası insanlara karınca
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca
Yaşayamıyorsan hem “kalbim temizdir” deme
Zâtını bil günahkâr od olma cehenneme
Muhabbete bürünüp ölçü teslimiyet der
Neden düşüme düşmez mademki beni sever
İslam’ın pırlanta kozasındayım
Inşallah ben hâlâ rızasındayım
Kaptırmışım kendimi şeytan ruhumu yalar
Her yaz yolumu bekler ürperten facialar
Gerçek akıl sahibi öyle damdan atlamaz
Sükûtun kavradığı vicdanlar bayatlamaz
Görenleri görünce kalb-i sadakat bürür
Iç döker bütünüyle O’na durmadan yürür
Beyniyle gereğince düşünen yürek sızlar
Düşünmeyi suç bilir beyinden yüreksizler
Korkuyorum koştukça sonu belli yarışta
Bu nasıl bir idraktir korku yok yakarışta
Beynine hükmedenler sonsuz hayrete dalar
Yürüyen canlı ayet şu çıtır karıncalar
Ferhat gibi al götür gel beni de yağız at
Yürü yâre gidelim başka söze ne hâcet
Çoklukta hiçliğin sırrına erin
Nasibi hüsrandır sır verenlerin
Şuurlu şuaralar çoğu hiçle heceler
Çokluklardan sıyrılır hiçliklerle geceler
Zirveyi tırmalayıp huyca inişe çıktım
Her şeyi hiçe sayan bacaksız kafacıktım
Görenler aynasında göremedim halimi
Nankörler deresindeçaldırın kavalımı
Çıkış noktanızı biliniz ki siz
Sonra olmayasınız sondan habersiz
Tevazuunuzun neresinde ben’iniz
Zannı değiştirmesini öğreniniz
Güneş güneşte yanmaz su kalburda elenmez
Hakk’ı inkâr etmekle gerçekler perdelenmez
Şirk iblise eş olmuş ifadeyi tırtıklar
Bilmem neyi yaratır beyinsiz yaratıklar
Farkında mısınız siz aşk dilimin ucunda
Gâh dizimin dibinde gâh nefsin avucunda
İlmin ne tedbirin ne zevkusefa ne izi
Tatminin ertesinde Vah kaplar kabrimizi
Sömürgeci ne anlar hak hukuk ve emekten
Bunca zillet yetmez mi vazgeçin beklemekten
İkrâmlar dökülür “Zât”ından kat kat
Tevbeye riayet Leyle-i Berât
Sevgiliyi terk edip gölgelerini tuttum
Kavuşma hayaliyle hep kendimi avuttum
Hak kızılııyamet fikir nemelazım
Hakikatsiz yürek cehenneme lazım
Taklit edenler değil edilen olun nette
Ve Şems gibi olunuz mevcudata hizmette
Sina çölü gibi gözlerimde nem
Yanağımdan kıstır öp beni annem
Zamanı anlayamaz zamanın antikleri
Izansız tüm zanları su-izan mantıkları…
Seviyorsan şayet gözlerimi tut
Içinde eriyip gördüğün unut
En büyük ihanet şu bendeki ben
Itiraf ilham aşk samimiyetten
Yüksek topuklu yâr terk edip ekti
Hani ya tabuta aşk binecekti
Giydirilen yüzlerde terk-i diyar nem izi
Gayeyi zevk eyledik su aldı teknemizi
Görsellikten nasipsiz şeytan ifrit cin
Görmeden dikizleriz sezdirmeksizin
Her halin ısmarlama davranışların sarhoş
Koş istikametsiz koş Azgın alevlere koş
Zamanın örtüsü ve ertesi ben
Eşref-i mahlûku halifesi ben
Seslenişin doruğu iftar ve ezan
On bir ayın ziyneti hazzı ramazan
İffet benim vuslat ben yavuklu ben eş benim
Kalbi dudaklarında ağlayan nakış benim
Hüsrana uğrama marifet ette
Gayeyi zevk etmek şirk marifette
Hele uzat nur elini ver dedem
Ver öpeyim ver sarıklı seccadem
Soyunuk vadilerde çakal havlar kelp ulur
Tepişir mahlûkatlar ta öteden duyulur
Sabrın ötesinde tevekküller var
Farkedebilenler gerçek bahtiyar
Sesleniş yudumla samimiyet tat
Kulluğu idrak et getir salâvat
Görüp düşünebilen sadece kendileri
Ve gayeden bihaber halkın efendileri
Gözlerimi kapamış gerçeğe eriyorum
Zâtını düşündükçe şükür ürperiyorum
Terk edemediklerim şirkte ısrarın izi
Gir de bak gör ne yapar akrepler kabrimizi
Ancak ve sadece indinde adın
Eşrefi mahlûkat er-geç anladın
Gecelerim hep gaflet gündüzleri atlattım
Gülüşleri manasız çok espri patlattım
İmkansızı deneyip ben ben’den kaçıyorum
Çilelere muhalif sevdayı acıyorum
Taşıyana şifadır edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur
Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun
Sonun sonu gelmeden düşün hisset uzat ver
Gözyaşıyla gizlice verebilmektir hüner
Semerkand erleri aşka durmuşlar
Ruhu körükleyipaşk dondurmuşlar
Okuyan yazan mı ben ve sazsız ozan mı ben
Alev alev her yanım kaynayan kazan mı ben
Düşündüm tek mânayı oyun ninniyi bırak
Birden aklıma geldi tabut denen kaydırak
Köpekler kol geziyor bu gün kafadan eyim
Ürdün nâralar attım nerde benim köpeğim
Ne şairim nede edip varlık O’na kulluk beyim
Aslında ben gece gündüz yük taşıyan göçebeyim
Sözlerin karadelikher sokakta izim var
Bazen gözümde şairbazen kominizimsin
Hikmetten sual olmaz ismin gibi nazımsın
Kızıpta giittin amma yinede sen bizimsin
Her yanda rahmet feyiz samimiyet var ama
Haddini bilmeyende samimiyet arama
Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun
İdrâk ve irade akli meleke sizin
Her gayret nispeti samimiyetinizin
Kişne doru kısrak şahlan ve kişne
Akıncı nerede nerde işi ne
Sâmimiyetsiz her iş delinmez duvar
Her başarıda mutlak samimiyet var
Mısraya edebi seremeyenler
Şiirle kemâle eremeyenler
İnsan asla eskimez derisi eskise de
AK alnı buruştukça yenilenir secdede
Her yer ateşten şafak her yer ozonun dibi
Sis sardı yeri göğü zift bürüdü edibi
Zihnim kalbur gibi su elemekte
Hakkı hakikatsiz bestelemekte…
Sadece almadan verenler erecektir
Ve ölmeden ölenler dirilecektir
Aklın fazlasına delisin
Gerçek hacminle perdelisin
Dağlar muhteşem direk yağmur toprağa meme
Alay eder nankörler canları cehenneme
Mağripten Maşrıka mahşer uğultusu var
Nefsin vuruşları zevk-i sefa kovalar
İnkâra teslim etme yaşam iki hecedir
Kimine sırlı oyun kimine bilmecedir
Öyle bir milletiz ki bütün tarih boyunca
Her kavmi can eyledik asâbiyet duyunca
Uslanmaz heveslerim dönüp mâziye bakın
Beni benden ziyâde hasretimle bırakın
Sadakâtim sakattır idrâk sağır izan lal
Beni bana bırakma ey Celil-i Lâyezal
Tükendim ben pişe pişe
İzzet zillet bin endişe
Zihinler kırbaç gibi arenası yuların
Yaşayan kadavrası pervazsız uykuların
Gölgeler bahçesinde hiçe gömülmüş çiçek
Hapsolan aydınlıkta mehtâbı kim seçecek
Zulmet… Benlikte yaşanan öteye veda…
Ve Nur… Takdirine rıza ulvi bir seda…
Tek hitap ve tek idrâk O’nu tefekkür her an
Tek tek hesap sormalı yatarken ruhumuzdan
Dünya tek seans oyun On’suz oynamam sette
Tekrarı telafisi var mı ki Âhirette
“Zan”ı bırak dön kendini ayıpla
Tüketirsin koca ömrü kayıpla
Sonun ilk merhalesi yokluk içinde varlık
Mal mülkle dolmayacak tek mekândır mezarlık
Hitabet sanattır sükût marifet
Öze ermemişse gel de tarif et
Gayret ve tevekkül Lâ duramayacaktır
İnşallah tersine savuramayacaktır
Hedefiniz kulluksa mecburiyetindeyseniz
Yüreğiniz dik durur şu başınızı eğseniz
Kim gafletten ayılır çorba içer her sabah
Üfül üfül yayılır Durak’daki inşirah
Gördüm ki tek sadık yârendir ana
Güftesi ses verir iki cihana…
Aşk nerede yârin kimdir sen nesin
Öze er ki sonsuzluğa eresin
Varlık bir fırıldak döndürmek sanat
Eşsiz zenginliktir gerçek kânaât
Kalbi dudaklarına sıkıca tuttur
Her devirde bir Yunus mutlak mevcuttur
Seni senden kurtarır
Yârin eline verir
“Halvet der encümen” takvâlı kul der
Takvâsız kulluğun sonu meçhûl der
İnkâr kine doyamamış kuşatılmış sanırım
Tıpkı aynen Nemrut gibi ne haydutlar tanırım
Seni kime anlatsam kim ne bilir ah ana
Öksüz yığınlar hasret şefkat pişen tavana
Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz
Öyle bir milletiz ki bütün tarih boyunca
Her kavmi bir eyledik asâbiyet duyunca
Tartışmayı bırakıp cahili ârif sayın
Aptallarla uğraşıp sebeple dalaşmayın
Yâ Rab Hâdim eyle bizi ecdada
Yüreğim Mekke’de alnım secdede
Her şeyin sermaye idrakin para
Akıbet gelmeden kendini ara
Sahibi unutmaz hayvanlar bile
Teslimiyet yoksa izâh nafile
Gücünle mesûlsün unutma sakın
Gerçekte vuslattır senin firakın
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
İnsanlıktan nasipsiz ayaklı sürüngenler
Kibir gurur dünyalıkbilmem ki ne demeli
Çokluktaki hiçliğiruhlara işlemeli
Giyim kuşam sınırsız hep beraber olduk hür
Çıplaklığın renginde moda oldu tesettür…
Hakikate muhalif güzellikler beladır
Ne fark eder kardeşim mavi yeşil elâdır
Sözüm hakikattir izahatım net
Örtü moda oldu horlandı iffet
Aklıma hükmedip kıstırdın beni
Sevi bıçağıyla kestirdin beni…
Dürtüleri bırak hakikati yaz
Gıybet ölü eti desem anlamaz
Tahsisatın hüsranı sû-i zân'ı emiştir
Büyüklerin pek çoğu sükût tembihlemiştir
Dürtü tende dikiş tutmaz bir çuldur
Pes edenin akıbeti meçhuldür…
Tahsisatı fark edip verebilirse eller
Çok belayı defeder kin nefreti engeller
Mahlûkatlar görünce mertebeleri dürdüm
Ben’i benden almayan hayalleri süpürdüm
Su döküp kefenlenir ölü başı taranmaz
Caminin bahçesinde kardeş payı aranmaz
Bilincini diriltip zihni şuûra yasla
Unutma ki şuûrsuz amel olmaz ihlâsla
Korkum hep habersiz karar yazarlar
Şiirsel ömrümü zarar yazarlar…
Aklı kullan hâl konuş isrâf etme sözü hâ
Çok lâf etmek ne olâ bakışların yanında
Ezân ve şehâdetler susmuyorsa vatandır
Kutsalları reddeden felsefe şarlatandır
Kaderde çok şeyler var oku öğren anla yaz
Kül edip yandırsan da odunlar anlayamaz
Lâfı bol olanın gâfı hâl olur
Ferâseti kabız dil ishâl olur
Yolcu âşk yolculuk şuur ve kelâm
Tedbir takdir vardır gâm yok vesselâm
Lâf uzatma yoktur ve tek
Ölümle göz göze geImek
Allah’ım hayreyle hüznüm ve cuma
Gerçek âşk nasip et zihin hurcuma
Perdeler kapanır soğulur gözler
Göreni göremez ruhen köksüzler
Ağzına gem vuramaz fakat lâkin ama der
Dili mızrak gör bilmez görenlere âmâ der
Olsan bile diyemem cehennemin dibisin
Hesabını iyi yap gitmeyecek gibisin
Rahatlığa zincirli hicap uzak gayret yok
Dirilişten dem vurur ruh mezarlık hayret yok
Gizem ve tapınaklar siyon dizinde pişti
Pâyeyle neşelenip ihânetle tepişti
Ulaşmak ne güzel takva tacına
Nefsi asmak lâzım darağacına
Mehmet’in şok gücü imândır deki
Kâlu belâdan beri böğrümüzdeki
Sanmayın ki şiir söz tebliğ irşât tek'teyim
Hodgâmlığı düşünüp tir tir büzülmekteyim
Küf kokan dergilerin dudaklarına değin
Eski toprak kalemler mavzeridir tüfeğin
Fikriyatın yokuş kaf dağı gibi
“Din sâmimiyettir”buyurdu Nebi
Haykırmak izzettir sükût bir yorum
Nerede ve nasıl unutuyorum
Küstahlıklar köpürtüp Siyonist yasalarından
Mağlubiyet nüksettir Frengin masalarından
Beyitler 3-"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından
Adamlara erdem çıplağa üstlük
Yalancı düzene yüktür dürüstlük
Aşk nerede yârin kimdir sen nesin
Öze er ki sonsuzluğa eresin
Varlık bir fırıldak döndürmek sanat
Varı vakfetmektir gerçek kânaât
Kalbi dudaklara sıkıca tuttur
Her asırda tutturanlar mevcuttur
İhlas ben'den kurtarır
Yârin eline verir
İnkâr kine doymamışdoymayacak sanırım
Firavunu aratan çok haydutlar tanırım
Seni kime anlatsam kim ne bilir ah ana
Öksüz yığınlar hasret şefkat pişen tavana
Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz
Öyle bir milletiz ki bütün tarih boyunca
Her kavmi bir eyledik asâbiyet duyunca
Tartışmayı bırakıp cahili ârif sayın
Aptallarla uğraşıpsebeple dalaşmayın
Yâ rab hâdim eyle bizi ecdada
Yüreğim Kabe'de alnım secdede
Sahibi unutmaz hayvanlar bile
Teslimiyet yoksa izâh nafile
Gücünle mesûlsün unutma sakın
Gerçekte vuslattır senin firakın
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
İnsanlıktan nasipsiz ayaklı sürüngenler
Kibir gurur dünyalıkbilmem ki ne demeli
Çokluktaki hiçliğiruhlara işlemeli
Giyim kuşam sınırsız hep beraber hürüz hür
Çıplaklığın renginde dolaşıyor tesettür
Hakikate muhalif güzellikler beladır
Ne fark eder kardeşim mavi yeşil elâdır
Sözüm hakikattir izahatım net
Örtü moda oldu horlandı iffet
Aklıma hükmedip kıstırdın beni
Sevi bıçağıyla kestirdin beni
Hâdisatı bırak hakikati yaz
Desem payandalık kızar anlamaz
Tahsisatın hüsranı sû-i zân'ı emiştir
Büyüklerin pek çoğu sükût tembihlemiştir
Dürtü tende dikiş tutmaz bir çuldur
Pes edenin akıbeti meçhuldür…
Kardeşliğin burcuna uzanabilse eller
Musibeti defeder kin nefreti engeller
Mahlûkatlar görünce mertebeleri dürdüm
Ben’i benden almayan hayalleri süpürdüm
Yıkanıp kefenlenir ölü başı taranmaz
Caminin bahçesinde kardeş payı aranmaz
Bilincini diriltip zihni şuûra yasla
Unutma ki şuûrsuz amel olmaz ihlâsla
Soyunuk sokakları hiçe sayan var ama
Giyinik çıplaklar da sâmimiyet arama
Vereni görmektir edeb hâya ar
İffet bilmeyende izzet ne arar
Yaşadığın sürece günlerine yan
Gücünü gereğince kullanmıyorsan
Halk içinde hiçlik çokluğu rettir
Hiçlik samimiyetaşk ibadettir
Vuslatın hâyaliyle sen yoksun diye sustum
Varlığımın sebebi ben hep sana mahsustum
Sıdk sahibi sır bilene açınız
Uzak durun ben diyenden kaçınız
Ne öyle yâr sevesinne beden senin olsun
Ve öyle yâr sevesinebeden senin olsun
Dostu zevk olanın yâri odudur
Bütün sermayesi dedikodudur
Görsellik perde mi neye göredir
Görmek ve görsellik farklı töredir
İmtihan pek ağır işte bu yüzden
Ben ben'den kaçarım gece gündüzden
Benimle birlikte sen gel ağla yâr
Nedâmet adına tevbelerim var…
Maksat hep O’na varmak ölüm vuslat dediler
Tasâvvuf deryasının muhabbet sularında…
Tüm aynalar görmek için var ama
Görmeleri aynalarda arama
Ferasettir bu millet vicdanın kalesidir
Asıra ışıldayan huzur şelâlesidir
Birileri izleyip cürümlerini yazsın
Tekamülü kaybeder gülüp ağlayamazsın
Şayet olabilmekse yazdığın birkaç satır
Birçok şeyi perdeler çok şeyleri aksatır
Dört gözlü nankörlerin sadece işi yorum
İhâneti gördükçe kızıp çekişiyorum
Sevildiğimi söyler sevgi samimiyet der
Neden düşüme düşmez mademki beni sever
Değerlendiriniz biraz aklınız varsa
Hakikat değişmez tüm insanlık yalvarsa
Elinde kumandası tanımadım veledi
Dizilerin emrinde yuvanı iskeleti
Her daim kalp öğütür tefekkürün memesi
Ne güzel şey çok şeyin aksettirilmemesi
İnsanlık iksiri kurtuluş yâren
İstikametlere kılavuz Kur’an
Benlikteyse şâyet ne bilsin nankör
Görmeden gösteren aynalarda var
Sâmimiyet nedir mükemmellik kim
Var’ı tanımadan yoğa eskidim…
Mânasız kafiyeler hırıltılı şarkılar
İzâhata ne gerek anırtıdan farkı var
Kıymetin gayretindir dürüst çalış diri gez
Cesedinin pahası ırkınla ölçülemez
Zevk-i safa bürünür yaşayın derdi
Ölüm geldi ağzının payını verdi
Duânın isyankâr adı
Ölüm sana yakışmadı
Varlığın pençesinde yokluğun boğum boğum
Ben beni arıyorumah peşinden koştuğum
Nur zulmette aranmaz maneviyat maddede
Sözler kafesten duvar torun nankör mad dede
Yakine yakınlık uzaklığı bil
Senin aradığın uzakta değil
Kardeş dedik kerdeşim kardeşlikte ahretsin
Her haletin riyadır demem Allah kahretsin
Dedikodu dörtnala ateş gibi ecelim
Eceli düşündükçe ihtiyarlar mecâlim
Geçmiş ve gelecek vakitlere var mı ek
Şehit şühedada adelettir ölmemek
Yaşama yakınız ölüme uzak
Konuşmak afaki suskunluk tuzak
Terk edemediklerin hırs kin nefret bir anlık
Kahrolsun dedikoduyaşasın unutkanlık
Her beyit hesaplandım brüt toplandı netle
Sözün bağı çözüldütoparladım gayretle
Fâizler ve bankalar ribâ arsıza meme
İthal koçlar türetti sahip oldu ülkeme
Hisler çok şey söyler çok şeyi tanır
Gıpta bilmeyenler ancak kıskanır
Kurak baharlara ilâçtır ısı
Vûslata vesile umut sancısı
Ah bir sıyırsaydım benlikten beni
Felâh bulacaktı ruhun düzeni…
Teslime sesleniş yaşadığım gam
Geçmişe sığmazdı çizseydi ressam
Gereğince düşün sabreyle sığın
Fırsata ihanet fırsatsızlığın
Ağabey dadaş bizde halaya deriz bibi
Eskimez ifadeler bükülemez kol gibi
Hûriyi kıskandırır yaşlı ninem eriyle
Sadakat mermer duvaraşkın köşeleriyle
Ben-sen kim hakikat ne sonsuz gerçeği tanı
Pişmanlığa bağlama beynindeki urganı
Paletleri yürütüp özür rica yazdılar
Kahpeleri oynattıdin irtica yazdılar
Ne var benliğimde “ben” benden ayrı
Sermayem yok başka cürümden gayrı
İnsan kimdir dediler insan hikmet insan sır
Gerçek insan odur ki ihsanı hatırlatır
Âşk var sûkuta evli ve benzersiz balayı
Âşkı âşka söyletmekâşıkların dileği
Aşk var yaktı külliyen gel gõr yüreğim elle
Hayırlara erdirsin Allah Azze ve Celle
Aşk var aşk süreklidir karşılıksız tek cümle
Meşakatı sırtlayıp hâl eyledim cürmümle
Aşk var yemin ederimsecde başında annem
Aşk var zulüm zevk gazapihtivâsı cehennem
Aşk var dünyevî şehvet iffet yok lânet olsun
Aşk var amel-i sâlih evlilik niyet olsun
Aşk var zikrin nizâmı Yunus’un eteğinde
Aşk var hikmet ve gayret arının peteğinde
As k var ateş gibidir çok can yakar bunu yaz
Aşk var helâl lokmadır bozulmaz bayatlamaz
Aşk var gönûl kulluğubudur doğuş sancısı
Aşk var tevbe gerekir sevdanın yalancısı
Aczini bil kim mağrur olanlari bilirsin
Bir gün nefsi terbiye bulamayabilirsin
Sonsuzluğu ararım hep varın ertesinde
Sonlu olmak ne acı mezarın ertesinde
Gerçeği hatırlayın şöhret fanıza yazın
“Kader adalet eder” fan kafanıza yazın
Çok şeyleri bıraktık geçip giden her dünde
Öncesini hatırla orjinallık kökünde
Tıpkı başaklar gibiben'in önüne baksın
Ve hesap harmanındanasıl arınacaksın
Karanlıklardayım bensen ise bensiz teksin
Neden diye haykırsambelki gizleyeceksin
Halin sitem yağmuru bakışlar dilim dilim
Gözyaşlarım çoğaldı siteminle sevgilim
Hak bâtıl ne bilirim ârif olmasam dahi
Mâdem ki ben fâniyim izahatım şifâhî
Haset ile gıpta servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle
"Gassal elinde meyyit" olabilmek ne âla
Kulluğumuz acâyıpküstah bencil ukalâ
Fikrin izzetidir fıtrata niyet
Saffet-i îman ve sâdıkıyet
Dehşet ateşleri düşünürüm hep
Beni korkutuyorben'deki meşrep
Anaya öf diyenler çok şeye maruz kalır
Fikirsiz şiirlerde söz gider arûz kalïr
Gecelerin gerdanında oynaşıyor mâsiyet
Sokakların ıslâhıkimden kime vasiyet
Yol bilen simâların ruh ve kalbi nemlidir
Çileli sevdalarda muhâbbet önemlidir
Onlar hesap gününe hûşu ile erdiler
Aşk ve ıstırapları aynı beraberdiler
Ben sen o irtica üç hece aşsak
Bizli mısralarda hep karşılaşsak
Sağırlar tekkesinde çığlık atmak mânasız
Âşk flörtler doğurdu musâllada anasız
Zilletin meşrebi dolgun ve etli
Mevzû hevâ-i nefs ehemmiyetli
Bakışları efsunlum neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun
Arada alkışlayıp epey andılar beni
Şairlerden ziyade şâir sandılar beni
İrfân ile dolmalıdır bal tasın
İrfân yoksa kör-kütüğe baltasın
Şâirler ölse de şiirler diri
Şiirler öldüyse getir tekbiri
Evrensel olmalı duâ ve niyet
Duâ mecburiyet âşk mazhâriyet
Firâvunlar Nemrutlar sonra Moğollar yıktı
Sebeplerin sebebi zevk maraz çıplaklıktı
Haysiyetli kalemler vicdanların nâsıdır
Zulmün keskin kılıcıhakkın müdafaasıdır
Adam örfe Fransızne erkek it ne dişi
Felsefeler müstehcendavranışlar fildişi
Bilene ölüm yokturperde perde göç vardır
Pişmanlık kaygı ümitsonsuzluğa geç vardır
Tüm kavgası inkâr yönü şaşıdır
İlmi anlayışı aklın kışıdır
Bazı mâhlukatlar benzersiz tektir
Yekûn sermayesi böbürlenmektir
Tâkva sahipleri kibrine tandır
Hulefâ-i Râşid ahlâkındandır
Sarstı tüm iffeti moda derinden
Aktı şöhretleri memelerinden
Tufan uyanacak kalmaz yarına
Vuracak inkârın şah-damarına
Flört ne anlamam ben bilmem beyim
Cana cân - aşka âşk yükleneceğim
Vücut şehvet tortusu biz ise hamalıyız
Aklımızdan kefeni hiç çıkarmamalıyız
Hilelere aldanıp binme şeytan atına
İnsan düşman olur mu insanın fıtratına
Yoksul yalnızlığım hüzün tuvallerim var
Âşık olmak nasip işi şairlere yâr …
İzâha ne gerek kıtmir bir ittir
İslam kurtuluştur İslam ümittir
Fitneyle başlamıştır her kalbin hârebesi
En büyük muhârebe nefsin muhârebesi
"Kıssalar güzeli " izzetten yana
Zindanlardan irfân sundu cihana
Ben olanı söyledim bir şeylerde gözüm yok
Avurtlarım dert dolu ağlamaya lüzum yok…
Günahkârın ahmağı günahını anmaktır
Tevbelerin makbulü gizli hayıflanmaktır…
Tüm insanlık tek renktir netsinler derimizi
Hakikat bahçesine açın kalplerimizi
Belirsiz günde gelir ya bir kayık ya gemi
Satar gider tufana beş paralık gövdemi
İhânet sır ifşa zân haneme kâr geçtiler
Basitliği sırtlayıp tekrar tekrar geçtiler
Nankörde ne arar çile gam keder
Duygu sevgi ölü idrâk derbeder
Ağız şıpırtatmalarfitne fücur ve kader
Hikâyenin tamamı ve kin nereye kadar
Çarmıhlar ve Pilatusderinleşiyor pusu
Öfkenin müsebbibipandora'nın kutusu
Aynen ikbâl yıldızı susmuş yazgıyı bekler
Her ne zaman ağlasa ona benzer bebekler
Vuslatın baharıydınamazı kıldığın gün
Ben senindim seninlebenle anıldığın gün
Âsi rüzgârlar gibi esip gitti gün battı
Sonrada Don Kişot'dan hikâyeler anlattı
Rüyalar kekeliyor yine yatamıyorum
Dipsiz karanlıklara söz anlatamıyorum
Bedduayla zıtlaştık hayrola kışlarımız
Ufkumu karartıyor yuh ve alkışlarımız
Mâkes bulan fikirlervicdanların sesidir
Fikirleri susturmakcehlin vesilesidir
Faşizmin iştahıdır hazinenin memesi
Çürüme doğruların çok türeyememesi
Çok şeylerim dökülür şiirleri elerim
Hâlimi ifşa eder bütün kelimelerim
Tüm münasebetlerde ölüm hakikat deriz
Yorgun ve hazırlıksız bir gün çekip gideriz
Şâirane bir hislesağa sola doğruldum
Düşündükçe kahreden duygularla yoğruldum
Kardeşlik bozuk paraithaflar hırs kindarlık
Çözülüşün sebebi haysiyetsiz dindarlık
Düzenbaz orkestrasımenfez çalar sazları
Fırtınaya pervanekalemin yobazları
Sitemim kendimekendime mirim
Rüzgâr ters esiyor ben derbederim
Ticaret pek harami tehtid alıp nefret sat
İfâdeler ihtilalmürekkepler cerahat
Zillete kovalıyor moda okşarken seni
Hazzetmiyor izzeti sattığımın düzeni
Ve kibrin cazibesienâniyet ben ben ben
Sendeki ben'sizliğin tılsımı tefekkürden
Tahakküm çılgınlığı kıvrak zekanın pası
Ruhun manivelasıerenlerin duâsı
İfâdeler ihtilal tıpkı Mao'nun sazı
Tüm renklere bürünüp kirlettiler beyazı
Koşturuyor sağımda
Dudağı dudağımda
İdrâki törpüleyipşuuru rendeledim
İhtiraslar başladıtitreyip sendeledim
İkbal hırs şöhret kinparalı yorum
Ve sükut vurdukca paralıyorum
Huzursuzluğum genişhâlde kuruntum uzun
Lânetli düşmanlıklar kâlde kuruntumuzun
Ürkütmeden besleyin sadakatli itleri
Çekin hakkı çarmığa nefretin müritleri
Noel’e kurban ettik şu köydeki culuğu
Avrupa’ya terk ettik mukaddes yolculuğu
Şişe ve medeniyet bildiğim şu pek şişmiş
Şuur şiir bir yana karın burun bitişmiş
Dürzülere çiğnetme şiirin etlerini
Zevkin piyonlarının yık keyfiyetlerini
İnsanlığa götüren istasyon da var mısın
Yoksa ürüyen köpekmeleyen davar mısın?
Jakoben her zihniyet zulmünü basmaktadır
Konuşanı linç edip susanı asmaktadır
Çatladı izân irfân kin nifâk fücur sesi
Terazi de tartılmazvicdanın mahkemesi
Çile yok zikzak çoksa pek kızmayın ham deyin
Sakat tartışmaları terk edip tamam deyin
Tarafgirliklerimiz sağ-sol aradakiler
Sonra kardeş kavgası ve mağaradakiler
Faşist zihniyetler edilemez test
Bütün şahsiyetler menfaatperest
Sürüyü kurt kaçırdı ürdükce itlerimiz
İte değil çobana bütün tenkitlerimiz
İçimdeki ürpertim yüzü kendinden huşu
Ruhumu fethetmesi içten güzel oluşu
Vuslâta talibim rüyam bu bayım
İnşallah sonsuzluk vapurundayım
Bakışları orjinal şiirsel bir ayetti
Yalnızlığı ıstırap sükûtu şikâyetti
Ecdât iştişâre dermüsbet "bir"de anlaşmak
Doğruları çarpıtmakzihnen gergedanlaşmak
Kadeh tokuşturup hıyânet süzün
Dehşet rövanşı var mutlak songüzün
Hayretlerim artıyorkaygısızlık zor
Hengâmesi burjuvatezatları oynuyor
Sefalet başlamıştır vaz geçmişse "ar"ından
Temiz el beklenemez lağım yazarlarından
Uyakta bezirgân irfanda etsiz
Şâir hiç olur mu mesuliyetsiz
Güçlüye çaldı çanlar kader kimleri eler
Kalemleri sattılar kravatlı köleler
İstikâmet bozdururimtiyazın kâmeti
Adaletle ölçülür sözün mukâvemeti
Duâ ibâdettirhâlini arzdır
O'nun rahmetini tefekkür farzdır
İnfâk ile süsleyipnimetleri has edin
Ve hayırda hırs edengıpta olur hasedin
Olmazların tarifi güneş balçık göl gemi
Vâkitleri mıhlayıp değiştirin gölgemi…
Şâirlerin tahsisatı şiirdir
Erenlerin şiirleri şuûrdur
Bağnazca makalelerpolemikten dehlizler
Tarafgir intibalar şuursuzluğu gizler
Alim cahil bilge fikir ten değil
Buğdayı su öğütür değirmen değil
Çağ açıp kıtalar fetheden ordu
Baruttan ziyâde gül kokuyordu
Kirlendi dindarlık kirlilik dizde
Sakatlık manevi terbiyemizde
Cehenneme ordu böbürlenen baş
Ateş yakacağıinsanlarlad taş
Keşke sâmimiyetgözlerdeki yaş
Ya rabbi nidâsı tevbe yakarış
Taşıyana şifadır edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur
Hüznü anlatamam tebessüm engin
Hep bana bakmaktan ben gibi rengin…
Yorgun bitkin ötesi geceler har gibiyim
Ben benden kalabalık sende de var gibiyim
Sen ürkek ceylanım hatmeli yarim
Gözlerin yakacak göz pınarlarım
Rüya biter an gelir yıldız söner def terler
Kendine gelmeyene soldan gelir defterler
Gurur kibir enenin atlısı yayanı yok
Şirkle kirlenenlerin yıkayıp yuyanı yok
Acı ve zorluklarım hikmetin aletidir
Arşın sahibinin sonsuz adaletlidir
Her şeyi sermaye eylemez para
Akıbet gelmeden kendini ara
Korkum müstâkimsiz karar yazarlar
Şiirsel ömrümü zarar yazarlar
Beyitler 4-"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından
Cadde paralı yığın deyyus fışkırır meme
İzdivaçlar süprüntü kardeşlikler mahkeme
Emperyalist uşaklar ihtilalle yoklarlar
Paranoya devşirir vehimleri çoklarlar
Mehmedimin nefesi kalbime gelen ısı
Cengâverin soluğu erdemin şırıltısı
Ruha irfan doğurtmak edipliğin ebesi
Dudakların cihadı sözün muhasebesi
“Şiirler hikmettir “bilemezsin yâr
İmgeden öteye hakikatler var
Sokak lambası gibi gece gözlerini aç
Seherler ezanlarayalnızlık sana muhtaç
Hayat onur haysiyet emek
Ebedi yaşam sonsuz demek
Kalp sesi hakikatler kuşağında usulüm
Şüphesiz sarfettiğim her heceden mes'ulüm
Dudaklardan kalplere doğrulsa dillerimiz
Sâmimiyet ışıldar gönül kandillerimiz
Fikriyat isli kazan köşe başları cadı
Vicdanı ateş aldı olduk fikir celladı
Çevre kalabalık ruhum hep tektir
Bedenim toprağa tek inecektir
Ferâset zayıflığı şöhretle azabilir
İstikâmet hükmedip inkârı yazabilir
Utancı çalkalayıp sevgiye zevk gelecek
Ailenin ar duvarı flörtle yükselecek
Câhil meclisinde tartışmak puttur
Terktir en güzeli yahut sükuttur
Hakikatte erer ehil olanlar
Ermeye kapalı cahil olanlar
Fatihayla süsleyip korkularımla girin
Sessiz sessiz okuyup yavaş yavaş indirin
Çok şeyleri kaybettik çok şey girdi araya
Çokşeyleri yamadıkkahreden manzaraya
Aşk gönüllü hamallıkkarşılıksız emektir
Bir delinin uğruna bir ömür beklemektir
Keşkelerin nispeti bugün yarın dün
Terk edebildiklerimizi düşünün
Enâniyet yapmadan yapacağın tek husus
Tevâzuyla hitap et ”hayır konuş veya sus”
Öksüze gözyaşı düşüren eller
Cürmü misvaklıyor canlı heykeller
Hissiyatta ıslan seher vakitleri yan
Kendini bulursunsessiz haykırsan
Çıplaklığı boyayan iffetin etlerine
Mihmandar oluverir hep şer kuvvetlerine
Gözdeki sekinet yakarış medet
Yaş dökse ibâdet sussa ibadet
Erkek evinin bahçıvanı beyidir
"Kadın erkeğin gelincik çiçeğidir"
Hiç zannetmiyorum söz etmek harcım
Duyuş acz sezgiler cürüm ve borcum
Şâirin heyecan hedefi tektir
Ölünce varlığı pekişecektir
Noksan bir simânın alâmetidir
Sözlerim ahvalin malumatıdır
Dile vasıfsızlık lâfızla andım
Ben ile yoruldum ben’le paslandım
Kolejlere gönderdik tahsil göre itleri
Haçı takıp oldular papazın müritleri
Aşk uğruna büyüdükçe ufalıp
Gerçek aşkı bulanlara aşk olsun
Gözyaşıyla yıkanıp dili kalbe almaktır
Kulluk yâre yakarışkapısını çalmaktır
Fâiz kimin düzenisen çalış ben yiyeyim
Asrın kisralarına bilmem ki ne diyeyim
Ömür binasından her gün bir tuğla
Düştükçe hesap yap yaptıkça ağla
Sâmimiyettir İslam kanaat vericilik
Tüm renklere hürmettirgerisi gericilik
Görmelerim imkânsız hecelerim cansızdır
İmkânsızı başarmak mutlaka imkânsızdır
Orijinal giysilerden görgü ne güzel kılık
En çirkin vasıfsızlık dini istismarcılık
Sırt sırta diz dize koşmak el ele
Tevhide kavuşmakbütün mesele
Söze değiniyorum sonsuzluk hayâliyle
Hep hayal ediyorumümidin vebâlıyla
Hasta bedenlere ilaçsa acı haplar
Sûfi kalpleredir hüzün ve ıstıraplar
Liyâkatlar yerlerde bilmem ne olur yarın
Nerde din kardeşlikler oyuncağı inkârın
Yeni dinler türedihammaddesi âyetsiz
Merak ile başlayan tahrip var nihayetsiz
Ben ben’i terk eyleyip kendime varıyorum
Kendimi değiştirip kendimi arıyorum…
Besmele hayrın başı Rabbimin remzi elif
Mânâ derin gizemli rivâyetler muhtelif
"O" na nankörlüktürkibir gurur zân
“Ya Rab ben pişmanım “müthişti o an
Bebek yapıverir keşke rumuzu
Kalbe dudağımız ve ruhumuzu
Ölüm madem kesin öleceğim net
Kime ne diyeyim her şey emânet
Nefis-perest köşeler zillet yalar zift eler
Oldu cellat korosu namussuz piyadeler
Korkak kişilerde yaratan çoktur
Yârı “bir” olanın korkusu yoktur
Her hâlin fıtratsa yalan giremez
Girse de izini kaybettiremez
Şiir ruh duruş benttir
Çok şeylere kementtir
İfşâ birçok şeye ayak bağıdır
Fitne nankörlüğün sacayağıdır
Aptalca söz etmez safa girenler
Kalbi temiz kimmiş eleştirenler
Başarının ana gücü gayrettir
Basiret ferâset ve de hayrettir
Hayâ edep ar etmez
Flört iffet üretmez
Mıhlandım tenhasına boğuştum hayat ile
Sonu takasa koydum sonsuz nihâyet ile
Hasrete gürz salladım yandı gözlerim pişti
Şiir sessizliğime görmek zihnime düştü
Cismanî ve bedenîazgınlık ve azdırma
Allahım bu milletiazgın kavim yazdırma
İnsanlık kayboluyor şâirlik neme lazım
Şâirliğe lüzum yok insan olmak tek hazzım
Mazisine muhalif epey şair var ama
Milliyetsiz şairden milli şiir arama
Bir gülün açılması vaazoku düşün yaz
İnsan insandan kaçarvaazlardan kaçamaz
Mevsim mânevi harman ara ara O'ndayım
Çukur beni bekliyor ben hâlâ balkondayım
Akrep saat hafta ay tilki-tavuk bal-ayı
Kişne şimşek es rüzgâr bu bambaşka balayı
Edebi olmayan yayadır
"İslâm'ın ahlâkı hayadır"
Edebi olmayanın ebedi yoktur
Küfrün sığınacak mâbedi yoktur
Kanaat yok mutlu etmez yazlığı
İktisat mevt mevzû şükür azlığı
Fırtına gülüşlerim Sibirya’da kış gibi
Sessizliğim ihtilâl idama bakış gibi
Şiir deseler de mısralarım harf
Belki birkaç sözcük belki bir paraf
Kalpte yağmur has bahçede gül'dünüz
Neyiniz var keyifsizce güldünüz
Hiçbir şey zâyi olmazhak yol o madem hak’tır
Mutlak tüm mazlumları tekrar kaldıracaktır
Şehitlere cehennem delilere hesap yok
Fiyâkalı kardeşim üstünlükte nesep yok
İnanç ve akideyle örf ahlaka aç olur
İmansızlık taşıyan törelerde suç olur
Hırs ve ihânetler mansıp pâyeler
Nerde mesuliyet yüksek gayeler…
Kalbi inkişaflaralınlarda nur
Ruhun inkılâbı kolektif şuur
İfrât ve tefritlerden yüz kızartan etlerden
Fahşâdan uzak eylehayvanî lezzetlerden
Sevgiyle kucakladık gürcü ermeni rumu
Bangır bangır soykırım batı'nın uçurumu
Söz söyle ki mücevherden az olsun
Gün ışısın çiçek açsınyaz olsun
Hakikat sis duman küfr-ü mutlak bir
Korkarım kardeşlik tehlikededir
Duygular ıstırapa kapıdır
Zevk safa şâirin girdabıdır
Seslenişe kör olana ter yoktur
Pusulası zevk olana yâr yoktur
Çok şeye vesile Veysel’de hırka
Tek bir'de birleştik bilmem kaç fırka
Hayâllerin iş merkezi ettendir
Gerçek olmaması adâlettendir
Ziyân olduk virânede kum gibi
Utancımdan eriyorum mum gibi
Gözyaşıyla kaynıyorsa İsrail’in kazanı
Buna sebep Müslümanlar ve krallık düzeni
Bunca ahmaklık niye mademki aciz kulsun
O’nun kapısında dur yaşam yerini bulsun
Moda ihtilâl yaptı şöhret aştı sireti
Deyyûs sokaklarında epey katır türedi
Güçlülerin cazgırlıkları çok olur
Ve gün gelir bir gecede yok olur
Ruhun fıtratı tektir insana saygı haktır
Tıpkı cennet bahçesi” İslâm güzel ahlâktır”
Hayat hep sınav yurdudurma çalış sefer et
Hastalık keder hüzün günahlara kefaret
Ahkâm kesti söz koktu hiç yandı diri diri
İmge mâna terk etti uyak yıktı şiiri
Tertemiz alınlarla haşreyle ya Rab bizi
Mağrıptan ta Maşrıka aşk eyle secdemizi
Kim yıkım rejisörü kim katletti dokuyu
Hangi rejim getirirtopraktaki kokuyu
Cehenneme ilhâktır haset nifâk kin ene
Kusurlar araştırıp ölü eti yiyene
Bütün sözler biter son aralıkta
Söz var arşı geçer zamparalıkta
Rahman Rahîm Raûf elbet var ama
“R”lere körlerde şefkat arama
Yükselişler sürekli sabır gayret yanıştır
Çokluklarla çarpışıp hiçliğe tırmanıştır
Ahkâm döktürürüm altımda halı
Vicdan yerle yeksan dilim kapalı
İlklere heves etmemruh yoksa ilki kalır
Ciddiyet ölçüsünde bir şiir belki kalır
Sessizliğinde ömrün hiçe vuruştur namaz
Secdelerde öpüşmek aşka duruştur namaz
Etkili münafıklar tapar gibi yaparlar
Tanrıları çoğaltır canlılara taparlar
Haysiyetli kalemler vicdanların nâsıdır
Zûlmün keskin kılıcı hakkın müdafaasıdır
Hayatın lezzetleri şükret ruhunu dindir
Rahmet-i İlahi’ye “şefkat aşktan keskindir”
Şakakları zonklatmak kalemlerin kârıdır
Hak hukuku var etmek vicdanın şiârıdır
Düşünmek sabırsa affetmek yârdır
Duâyı şaşırtan duâlar vardır
Oku hayretle bak göze yaş ekle
Akıbeti düşün seheri bekle…
Gayret ceht ölçektir mücadele hak
Zaferden ziyâde seferine bak
Susan kelimeler his dünyama dem
Sözün derinliği Allahu a'lem
Oruç İblise kementmümin oruçtan emin
Oruçluya kapalı kapısı cehennemin
Şükür kanaattir yetinmek azla
Tokluktan ölenler açlardan fazla
Ahlâkı temsil etme nefsi terbiyede var
Nefs musallat olmuşsa er-geç kendine yontar
Yaşat senin yoluna öldür senin için yâr
Kulluğunla taçlandır kalbim durana kadar
Sadece konuşan her vâkit dündür
Nefsine nâsihat eden üstündür
Nifâk tohumları boy verdi bir bir
Bekliyor cehennem ve mukadderdir
Kabristan acımasızçığlıklar meçhûl
Üç şeyi görüyorumöksüz yetim dul
Hedefe varılmaz fısk fücûr kinle
Sükûnet kuşanıp kendini dinle
Bir gayeye bağlanmazsan ne kabul
Her meşakkat başarıya tekâbül
Lâkırdı çok söz köksüzkoca koca adamlar
Şahsiyeti çürütmüş hesapsız ihtiramlar
Ar edep dini töredir
Ölçü imana göredir
Köpeğinden faksız görün utanın
Zihni Frenkleşmiş taraf tutanın
Derin düşünmeleri düş'e düşürmek işim
Baktım söylenenlere zannedersin dervişim
İrşatla yoğrulmak eşsiz varlıktır
Varlık ki ebedi bahtiyarlıktır
Kilidi sağlam tut kapıları ört
İstikamet birdirhak mezhepler dört
Birçok şeyi fırlat iki şeyi tut
Zevk sefa şan şöhret beşik ve tabut
Öyle büyük bir lâf ki halife dendi bize
Asabiyet kondurma kardeşlik kubbemize
Garip yolculara ıstırap zevktir
Yakıcı közlere râzı demektir
Yansımaları olsun dedi öyle bir yaz ki
Sığmaz nasıl yazayım şiirlere sığmaz ki
Mâziye sevdalıyızbarışığız atiyle
Zulmeti kazacağız Hakk'ın hakikatiyle
Ne varsa kaynaklanan hususiyetler nette
İmkân ve fırsat bilip buluşalım cennette
Kendine gel haddin bil toprak ol bahçe gibi
Güler yüz ve tatlı dil gül kokan bohça gibi
Güzel söz söylemek hak hakikattir
Ahlaklı bir zekâ bozulmaz tattır
Milletine hep neden yâd gözüyle baktınız
Mâzisine küfreden siz zâten alçaktınız
Gerçek hürriyet veren engin öğütlerle din
Ki dinsiz özgürlükler Melut altında Siccîn
Kalemim sabit kılıp dilimi koru Yâ Rab
Yazdıkça kanatlansın imânım nuru Yâ Rab
Hiçbir-şey zâyi olmaz o Rab’dır madem Hakk’tır
Düşen tüm mazlumları tekrar kaldıracaktır…
Çok şey isen şayetbir şey değilsin
Hiç ol ki birçok şey haddini bilsin
Dindarla sorunlu Dündar'la dosttu
Ve mevt çukuruna serildi postu
Secdesizde nur olamaz
Secdesizler hür olamaz
Hakikat kapısına Darvin kulpu taktınız
Darvindende öteye alçaktan alçaktınız
Edep ar dini töredir
İdrak vicdana göredir
Gel de kızma şu anıran eşeğe
Göbekleyip sığınmıştır şişeye
Şöhretin avlusunda şeytandan da çokbilmiş
Paslanmış düzenleri zaman hepsini silmiş
Namussuz düğmeli imge iliği
Şiir diye sunar müptezelliği
Duru hür kalemden beslenir şiir
Şiirler şairin haysiyetidir
Zaman ömüre leçekgece elmastan peçe
Hesap kitap tahsisat sır ve ifşa iç içe
Küçük görmelere vaktimiz yoktur
Davamız pek mubarek terakki haktır
Kendime uğrarım bir salâ duysam
Kendime koşarım ben'i bulduysam
Şiirler yazıyorum yüreğe değen
Kalp ehli yazabilsem kalp eskitmeyen
Zevk-safa ölüyoruz her gün birimiz beyim
Derdi olmayan hasta ölü dirimiz beyim
Taarruza göz yumup fıtri olmayanı sür
Örtüyü tak cilvelen adını koy tesettür
Affeyle Allah'ım vakt-i seherde
Bütün gamsızları düşür Sen derde
Tevhîd rükû Hilâle şandır
'Vatan sevgisi imandandır'
Ruhlara diriliş meydanlara ses
Şehitlik pek yüce vatan mukaddes
Aşk vatan deriz biz iki hece tek cümle
Şehâdeti sırtlayıp koşarım tüm gücümle
Gitti tüm hayatım kalanı kısmet
Kalanı fark ettim gidene nispet
İfadenin isyân adı
“Ölüm sana yakışmadı”
Şâir bir bilmezse her sözü hile
Küfrün sazı çalar her perde ile
Gideceği yol belliyse koş deme
Ümit dolu gözlere yokuş deme
Gıybet kazanında insan eti var
Hesap var mizân var yiyin o kadar
Kelâm fıkıh ahlak ehl-i sünnet bir
Kur’an-ı yaşamak vazifemizdir
Avuçlar semada secdelere var
Duâlar duâlar duâlar
Her söz medeniyet ruhta o anki
Yaz be üstad diyor katibim sanki
Hadis'siz din diyenlersiz söyleyin biz yuttuk
Şunu bilesiniz ki "İpinden sıkı" tuttuk
Batı pek haysiyetsizmedeniyet kör
Garbın hâk anlayışı sömürü terör
Kalbim kulağını aç şâkir olup kıyam et
Şükürsüzlük illettir kıyamsızlık kıyamet
Vatikan hür tefeci zulmün sözcüsü AHİM
Kiliseler hükümran kalk "Milleti İbrahim"
Gözyaşını silmeden tebessümü beğendin
Tutkuların esiri sevgiyi bilmeyendin
Hakikat vatan aşkıcan vermektir ertesi
Şehâdetin cilvesi mukadder şehit sesi
Sonsuzluğu muhâlif özgürlüğü tutturma
Her ne varsa unuttur ölümü Unutturma
Ne kadar çoğaldı üredi tek tek
Siyongiller ile leş yiyen köpek
Kartal konmaz alçak dağın üstüne
Alçaklığın altı nedir üstü ne
Âtiyi hayal et hakikatle bak
İlâhi mesajla fısıldar bayrak
Mutlu olmak için kalbi O’na sun
Gayri şeyi unut aşkın âşk olsun
İnsan medeniyet kalbî ettendir
Silip parıldatmak mürüvvettendir
Ruhun zikzak çiziyorsa kork âsım
Cürümleri saklanamaz morktasın
Gömlek atar fıtratında her yılan
Fıtrat giyer günahından sıyrılan
Yokluğun intihar sükûneti var
Sensiz boğar gibi beni buralar
Kan içtikçe kudururçokça ölümdür kârı
Peşindedir Müslüman küfrün entrikaları
Ölmek bir şey değil ölmek pek şeydir
Ölmeden ölmeyi bilmek çok şeydir
Fazileti pek büyük gün bu gündür aşure
Tevbe sunmuş Âdem’emüjdelemiş beşere
Duygu bilmez insanları bırak kaç
Veyahut sus sessiz kalmak son araç
Hesap mizân ve cezaöl ölmeden kâbre var
Kâbrin hemen ertesi Mahkeme-i Kübrâ var
Âhir zaman illeti ümmetteki sessizlik
Ve mimsiz medenilikdin imân meshepsizlik
Veren ele raf çoktur
Vermekte israf yoktur
Hakiki iki söz Kadir ve Bedir
Ne güzel lütuf-u İlâhiyedir
Bismillâh de olma münkirlere el
İsm-i a'zam oku fıtratına gel
Ruh idrâka su gibi ceset sefer tasıdır
Taşırmadan içirmek hareket mikyasıdır
Benlik postunu sarsa
Kölelikten kurtarsa
Küfretmekti milletine tek derdi
Küfrü ile gömülerek geberdi
Kültür taarruzuylacemiyet kürnetmiştir
Kapitalist eşekler köleliğe yetmiştir
Fıtratın şiddetiyle ebediyet var olur
İzahsız hissiyatlar zillete medar olur
Çok şey var ki hissiyattır yazılmaz
Hissedersin hissedenle gezilmez
Vâkit hep ısıtan hisler eliyor
İmgeler yağdırıp söz çiseliyor
Kökü kopmaz şuur var mı yâdında
Hangi kültür sürgün istidadında
Mâzinin nağmeleri tekbire çalan sazlar
Karanlık dağılıyor geçti durduramazlar
Batıda Puşt oynaşırdoğuda vicdan sızlar
Bir varil petrol için oynaşır vicdansızlar
Koşup kendini bulmak bulup taşımak niyet
İbadetle taçlanan şuurdur ubudiyet
Dünya ebedi değilsevip esir olmadık
Meşakkati sırtlayıp müteessir olmadık
Ehl-i hakikatın parıldar aklı
Muhkem bir itikat Kur'ân ahlâklı
Bir’i tutsan tutamazsın sen seni
Sen tutmazsan ecel tutar enseni
Sonun zili çaldıkça aklı aralıyorum
Derdimle rahatlıyordertsiz daralıyorum
Parâzit denilir pireye bite
İt demek vebâl mi it oğlu ite
Yanık tatlı lisânlar anlat bana bestemi
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi
Gör iblise eş olmuş ifâdeyi tırtıklar
Yaratmaktan dem vururbeyinsiz yaratıklar
Şu kâinat külliyatı âşk sesi
Hissiyata çağırıyor herkesi
Nifâk tahribattır yol tektir Hak’tan
Ümmet şaşı oldu yol şaşırmaktan
Her şey fâş oldu rafta
Vicdan hangi tarafta
Sadakat fethetmektir göz yaşartan bir gülle
Tek nüsha noktaları çözemedim virgülle
Cumâ yolculuk burak
Tâbi olmak son durak
Çağın tahribatları riyakâr ve diyetsiz
Kasıtlı ihtilâflar sanma ehemmiyetsiz
Dengedir havf recadenge yol açar
“Allah'tan korkanlar Allah'a kaçar"
Sensin cevher cevher siz
Kalamam ben cevhersiz
Ferâset müslümanın şahlanan atlarıdır
İmân dinin temeli âmel sıfatlarıdır
Yıka öp ırmak gibi bilirim çoşkulusun
Usulca buluntlandır hevenkle çoşkulu sun
Tevhid-i İlâhîye ziyâfet der minâre
Ses verir muhabbetle alır götürür yâre
Manâsına ermeden dine tahrip dediler
İnkâr ve dalâletle bir nesili yediler
Feryatlarım kuru muhâbbet buzluk
Keza susuzluğum sırf duygusuzluk
Âşk hakikattir ermekse gaye
Gayretler zevk iseaşklar hikaye
Felsefeyi havlattıkça sanat der
Hikmet ehlî felsefe saltanat der
Şuûrsuz ağıza kelime leştir
Kilit vur rezilekelimeleştir
Hâl içre sakinet kalbin pası et
Yaşasın kardeşlik geber husumet
Hikmet tefekkürde fikreyle sınâ
Düşme felsefenin fesatlığına
Fikri meziyettir sükutû dilin
Dilin ham maddesi toprağı bilin
Duâların sahibi senden ummak niyetim
Ey yokları var edenhayrolsun musibetim
Nedir bu söz sahtekâr“İkrâ” varsa kanun var
Nedir muhafazakâr tek söz Müslümanım var
Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki kim taşıyacak soğuk gözsüz sandığı
Büyük inkılaba vakfeder alın
Fıtrat kıvamında tüm duyguların
İdrak ve iradeakli meleke sizin
Her gayret nisbeti samimiyetinizin
Azgınlar ve maskeler azdıkça susuyorum
Susmanın en güzeli yazdıkça susuyorum
Her sokağın arkası gözledim doldum
Sütûnları kirlettik âşk sevmez oldum
Varın ötesinde nice sırlar var
Kopar zincirini gör azar azar
Ziyneti zevk olan sevdası şirktir
Leylayı aramak Leylayı terktir
Terazili koltuklar
Adalet yok hukuk var
İdrâka göredir sevgi ve saffet
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet
Sana hoş havf recaşüphesiz asla
Havf doldur beynimi recayla besle
Gözyaşım âkıbet derdiyle aksa
Ümmete ağlasın ağlayacaka
Secdeler bizi bekler yürü abdest alalım
Aşk bürünsün yürekler gelin namaz kılalım
Maskeler kapış kapışdüzen alçaktan alçak
Herkes ölüm tadacak toprağa yaslanacak
İfâdeyi istismar hem kepâze sözdür ulân
Besmelesiz hurafeler sözlüklere sokulan
Âşkın zirvesi âslı niyettir
Manivelası samimiyettir
Kahrım sabır rüzgârıdüşe kalka beklerim
Şerri çarmığa çeker belki gözbebeklerim
Secde niyâzlara ahlaktır neden
Ahlak sonsuzluktur ahlak ebeden
O aşktan sancak gibi hasretle yanan ocak
Göz kırpmadan cân verip cânana yaslanacak
Öl sen islam alemi öl ki ölüdür yazsın
Sen ki garba oyuncak aymazdan da aymazsın
Yığın yığın aydınlar
Yığınhepsi bu kadar
Dindar kitapsızlık garbın niyeti
Şarkın tevhitte ki müphemiyeti
Gücün avuçlarında yaşıyor fetret
Emperyalizm modaterk etti fıtrat
Teşrih teşhisler sönük İfadelerimiz çiğ
Hâl ve kâl noktasındayaptıklarımız tebliğ
İfsat şeytanidir şeytani tattır
Yalan münafıkça bir hakikattır
Uçup gidiyor günlerherkeste bir arayış var
Aşkın fevkindekiler yalnız hep O’nu arar
İkrâmlar akseder Zâtından kat kat
Tevbeye riayet Leyle-i Berât
Ancak ve sadece infâk varlıktır
En büyük varlığın fedakârlıktır
Hakikat cephesini görebilen lâl olsam
Tefekkür kırıntısı üflenen kaval olsam
Kendine yaşayan mahlûkat tektir
Çoklukta arama boşa emektir
İrfân bilmez aydınlarara ara ıhlanır
Kemalatın sancısı gönüllere mıhlanır
Allah için sevin aşklar aşk olur
Acı münakaşa sen-ben kaybolur
Beşik ve mezarlar ben sen o hani
Nankörler gösterin pörsümeyeni
Memur bey Micingirt öldü diye yaz
Kütükten düşmekle kelem yıpranmaz
Zevkin değirmeninde aşka yol yok elendik
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik
Bireysellik benliktir terk edebilmek erdem
ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem
Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum
Zihnim ayaz kapalı buz kar çekişiyorum
Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum
Bir yerlere kaydolmuş sessizce bekliyorum
Kafam hoş yüreğim titrek ve cahil
Kapımda bekliyor sanki Azrail
Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
Okyanusta yürüyen ayaklı sürüngenler
Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa
Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim
Gözlerini kapayıp basitlikte gizlendim
Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur
Sessizce izliyor kalabalıklarsükût kükreyince sular durulur
Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Cennetlik kokusunu fark edenler bahtiyar
Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez
Emâneti baltalar nefsini rendelemez
Fısk fücür münakaşa beni taşıyan güğüm
samimiyet izafiteslimiyet kördüğüm
Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin
Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat
Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime
Benim olur kâinat eli değse elime
O gün sermayeni kurtlar yiyecek
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek
Zanna göre yaşadığın din olur
Ve putların bin değil yüz bin olur
Fark edip gördünüz mü erendeki yanışı
Hikmet tespit sesleniş ulvi dalgalanışı
Bireysellik adına estim yağdım gürledim
İçgüdüyle küçülüp hiçe ihtiyarladım
Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor
Çoğu aza terk etmişnefsini götürüyor
Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da
Yaşamı bekliyorum ecelim kucağımda
Istırabın temeli ter kokmayan yemekten
Tahsisatı fark edip vazgeçin esnemekten
Ritmin mihengidir notada esler
Pembe mor ney gibi diri nefesler
Görmelerim artıyor basitliğe varınca
Ben ben'den kaçıyorum karınca kararınca
Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi
Tufanın kollarında su aldı teknemizi
Rütbe itibar makam prangadır pâyeler
Şöhretin tutsağıdır hedefsiz hikâyeler
Kendime yürüyorum ve kendime hancıyım
Yürümekten ziyade kendime yabancıyım
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla
Vermedi deyip almayan bendim
Benliğe soyundu idrâk tülbendim
Yaş kırk yedi kırk sekiz zulmet nur adım adım
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım
Enâniyet gizledim iki büklüm halime
ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime
Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin
Gerçek ve ötesinde yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisizkahrolsun unutkanlık
Ve ibret vesikası insanlara karınca
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca
Kalbim temizdir deme
Od lâzım cehenneme
Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor
Mahrem bilmez güzeller güzelliği yoruyor
Kaç neslin feryâdı durur masamda
Yağan fırtınayım ağlamasam da
Ümmet ve kavgaları aklıma düştü Kırım
Ateşim yükseldikçe sabreder sığınırım
Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrakin sırrıdır secdede miraç
Kalpten dudaklara birkaç bardak çay
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay
Ruhumu coşturan bir cezve şiir
Şiirden ziyâde hayret ve seyir
Beyhude bir sıtayışşirk yığınak kiminde
Mazluma hak aranmaz bâtılın ikliminde
Hakkın manivelası sabır ve âhtır
Sebepte semere yok veren Allah'tır
Yalnızlığım kalabalık sanki Salıpazarı var
Kalb-i selîm olanlaraehlullâhın nazarı var
Kalp var Gazze gibi kalp var velidir
Kalbi yumuşatan yârin elidir
Matemlik felsefe ışığı bol adı
Tasvirliyor ölüm sana yakışmadı
Din slogana sığmaz
Susun ağlayalım az
Derin yamaç yeşil sargıdır kabir
Yârı anmak nefse burgudur kabir
Yürekten yüreğe fikrim aklım "bir"
Diriliş başladı dirilmektedir
Terör silah kavgahedefleri biz
Büyük olacaktır kardeşliğimiz
Hâkikat şuur yaz gerisi duyum
Üslûp şu acaba okunur muyum
Edep özleyişlerim faziletin enleri
Alkış öptü patladı edibin frenleri
Susuz okyanuslar yürüyen gemi
Çokluk ıslatamaz gözdeki nemi
Tefekkür ön şartı şuurdur “İkra”
Cinâyet meyletmek kitapsız fikre
Seni izâhatta mevt âcizdir dilim
Sende kemâl buldu cevami’ul-kelim
Beşikten mezara inanan yapı
İmân sonsuzluğa açılan kapı
Mizâna giderken mevta hak almaz
Ölümsüz davalar arafta kalmaz
Hikmetsiz süsleyemez kalp mârifet evini
Felsefeyle besledik nefs emmare devini
Şiirsel bulgularım kalemimin nemidir
Şüphesiz ki yaklaşan hakikat dönemidir
Sahibi dururken iti lâf etme
Ürdüreni fark et itilâf etme
Fıtratın sıfatıyla kebâriden çık
Küstahlığı bırak olma münafık
Yığınlar kavgalar yolculuklar var
“Allah'a gitmeyen yol neye yarar”
Hissiyatımdaki meçhûl deyişler
Varın emzirdiği son bekleyişler
Pek öndeyiz teşhirde ilkesizlik ne saklar
Sanki seyret şöleni ar der ardan aksaklar
Polemik yok net sorusen teşhire et misin
Müjdelenen ana mı eşliğe namzet misin
Seslerin ötesindenice sessiz sesler var
Gömüp unutsak ta bizonlar bizi arzular
Menfaatperestlik batılda vardır
Erdem fedakârlık küfre şamardır
Gözler tıpkı cehennem dudaklarında hayâ
Şuur ötesi varlık sığmaz iki mısraya
Garbın çarmıhları ne son ne ilktir
Susup görmemezlik divâneliktir
İnsanın infâkı secdesi kârdır
Ve pahası irâdesi kadardır
Kavruk gecelerde devran eder gam
Yastık kıyam olur yorganlar ahkâm
Anarşistliği bırak "bir"likte terle
Büyük ehemmiyetli hakikatlerle
Hû bilmez kalplere hûşu çeşmesi
Tasâvvuf edebin küllîleşmesi…
Nifâktan besleniyor Firavun ’un atları
Rahatlığa giriftar bütün kemalâtları
Tâsâvvufi hûşu tevbeler vardır
Ve yâra yürüyüş nasûh kadardır
Görüp görünmeyen enler
Salih amel işleyenler
Metânet gözyaşları bulutlanıp durdular
Sevinçle bekliyorumsanma unutturdular
Kâl dilini tut ki hâl dilin aşa
Fıtratı unutup düşme ataşa
Menfaatperestin ameli çürük
Ahlaksız secdenintemeli çürük
Tek perdelik oyun bu yer yer ürperdik sette
Bâzen nefse oyuncak bâzen mutlu müsvedde
İçimdeki ateş gibi sen de yan
Hiçlik çıkışların maskaralıktan
Oyuncağa takılmam varış bir nefes beyim
Sağ-sol düşünceleri bir gün geberteceğim
Kelimeler konuşuyor hecelerim uluyorlar
Çokluktaki yalnızlıklar ipe çekip suluyorlar
Vahdet diliyoruz ârz kapısı sen
İcâbet sahibi sensin hükmeden
Hâdis imanımdır kaynak âyettir
Lâf etmek küfürdür ve cinâyettir
Arzuları bırakıp kalbin diline varın
Kendince zikri vardır bütün zihayatların
İkiyüzlü mâhiyet kaba sığmayan kelâm
Kardeş eti yiyerken bekliyor dârüsselâm
Fiil hasbi hâllerinhakikatli arzıdır
Duâ kulun niyâzı yakarışı farzıdır
Fiilde şöhretperst kâlde ihlâs okuyur
Enâniyet dürttükçe münâfıklık kokuyor
İfâdeler mahzûn ümmet perişan
Nasıl anlatayım ey büyük insan
Şâirin hasreti bu bendeki kin
Bir beyite sığmaz iki güvercin
Gözyaşlarım pek yorgun avuçlarım diridir
Şiirler benden sonra bir ömrün teşhiridir
Koşun koşun koşun secde bekliyor
Tefekkür mimarı vecde bekliyor
İnfâkın mimarı ufku âhiler
Ve nefsin askeri şu ibâhiler
Yürek burkan bakışlara diyemem ki sen inle
Suskulara hû doldurup inliyorum seninle
Fetih gerek yolcuya tez atları getirin
Tez medeni cehâlet tezatları getirin
Kafa kâğıdım Ömer âdil olsa üst adım
Hâvf-recâ imgelerim ölülerse üstadım
Nefsin kaypaklığı sendeki tapu
Zamansız kaydırırkapanır kapı
Sermayesi suizan ebleh durmadan yazar
Sessiz bahtiyarlığı bilmez yürüyen mezar
Riyakâr sığınışlar üslûp kronik silme
Şizofren dudaklarda kutsiyet beğenilme
Ey varlığa müptelâ yokluk öpüyor tek tek
Başlayınca mülâkat er meydana diyecek
Bana softa diyen ahmaksoftalıkta tam
Ömür kısa uğraşamam sükût vesselam
Tek kitaba dayan ve kendini bul
Kadere sığınıp kederden kurtul
Aç uyuyan bütün çocukları yaz
İnfâk edilmeden insan olunmaz
Küle döner hüzünlerim elerim
Ben sadece kulum derse gülerim
Kalbin letâifidirdilimizin eğesi
Fıtrata sadakattir terbiyenin gâyesi
Çölleri çiğ damlatır içimse hep vaha der
Hayallerim serapta ruhum gel Allah’a der
Acı hep imtihanım bir beyit iki satır
İmtihanın zorluğu hakikati kavratır
İzahsız dehşeti bekleyen tandır
Münafığın sermayesi yalandır
Heyulâ tarlaları ve sonra akbabalar
Şeytanın zembereği gündelik akrabalar
İnsan âciz insan âhbâzen şirkte vahadır
Şâir putları sevmez kulluğu Allah’adır
Haysiyet bilmeyen lâfta tat olmaz
Söyleyen ağıza itimat olmaz
İzdivâç kültürün oyuluşudur
Oyuğa zilletin koyuluşudur
Gerçek âşk tufanı tevhidin dili
Tek-bir-de toplanıp yakın kandili
Tasâvvuf hem edeptir amel tâkva hâyadır
Tevhid-i muâmele tasâvvufsuz yayadır
Kan sever sömürü gırtlaklar her ân
Kader hâktan yana dönüyor devrân
Cennet nedir bilmeli devlet mademki ana
Cehennemi de bilip koşa şefkatten yana
Alın secdeye değdi aklımda paralarım
Kaza üstüne kaza kendimi paralarım
Tevekkül teslimiyet hâvf ve recâ beklerim
Koyunları kurt kaptı ürdükçe köpeklerim
Gerçeğe pervâne hür bulamadım
Günahtan kaçacak yer bulamadım
Haddini bilmeyen çok şeye gebe
Var edeni düşün uyma sebebe
Zevk sefa rahatı unutan doktor
Lokman’ın varisi emsâli yoktur
Hikmetli fikirler muhabbet huya
Mademki insanız küçüklük niye
Ağlayınca görülür ağzımdaki seyrek diş
Ciddiyetsiz gülemem ve ölüm tek ciddi iş
Felsefeler imânsız İfâdeler hep mistik
Lâik yobaz ve dinci alayımız narsistik
Zihin sağır kalp kara belediyeye yürür
Vicdanını poşetler sokaklara tükürür
Edeb ve merhâmet ve erdemlilik
Bu üç haslet yoksa şahsiyet klik
Akıl işi mi? Anla düşün yaz
“Dünya için din feda olunmaz”
Oturuyordum dağın göğsünün hoşluğunda
Tarifsiz hakikatler doluydu boşluğunda
Gül yüzlü fikirleri kibre teslimat züldür
Hak görmezi görmezlik namerde tenezzüldür
Ezân ve şehâdetler susmuyorsa vatandır
Kutsalları reddeden felsefe şarlatandır
Kaderde çok şeyler var oku öğren anla yaz
Kül edip yandırsan da odunlar anlayamaz
Beyitler 5"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından
Gözyaşı çığlığım duygular sazlık
Bende hep acı var sizde arsızlık
Çağ atladık efendi kutsalları eşledik
Secdeyi tepeleyip siyaseti baş'ladık
Cemiyet zifiri su almış kumu
Zaman ölü yiyor şiir uykumu
Ruhu şöhretleyip şuur diyorsun
Vicdan zehirleyip zangırdıyorsun
İktisatı firavun mideleri raf ettik
Müsrifliği zikredip hunharca israf ettik
Kavimlerin helaki dehşetlidir pek
Nemrutların mahşeri bir topal sinek
Her nefsin ağırlığı ruhsuz ceset kadardır
Tüm asrın Neronları oğul Esed kadardır
İsmini zikredip bismillah deyin
“Yiyin için fakat isrâf etmeyin”
Gerçek dostlar kalp gibi taşıyana kuvvettir
Yaratanın lütfüdür ve eşsiz uhuvvettir
İki damla yaşla secde kârımız
Cumâ aracısız mektuplarımız
Gazabın uğultusu helva dolu put
Hileler desiseler dört bir yan tağut
Çöküşün avlusunda yer yer dağılıyorlar
Kadeh tetikledikçe yan yan yığılıyorlar
Irklar zenginliktir vâhdet terakki
İttihâd-ı İslâm yurdumun hakkı
Şahididir hakkın vicdan tek alet
İnsanlığın hür inşası adalet
O'na iltica et durağında dur
Yârini düşün istikâmet budur
İyiler ve kötülerdünya ucu delik han
Aldananı ütülerbaştan aşağı yalan
Umutsuzluk serde yok endişelenler dursun
Beraberlik servettir vahdet diyen buyursun
Hırs tamah yakıcı tandır
Kalp hastalıklarındandır
Beşik tabut öper deniz karayı
Sevgi mâsivâyı âşk mâverayı
Aynı türkülerde yaş döküp daldık
Birlik damarından köklenen daldık
İzzet ve haysiyettir haramı ret vakası
Kıstasız örtünmeler kezâ İffet vakası
Gayb hamalı erkek olur
Namussuzlar korkak olur
Zekâtsız mallar erir
Cimrilerde can verir
Küfrün kaypaklığı ârşı tartıyor
Müslüman irşatsız kâfir artıyor
Onur ve gururlu ay yüzlü rengin
Yüksek tepelerde inşirâh cengin
Dışımız gösteriş içten aymazlık
Mümine zillettir vurdumduymazlık
Hayat bir sınavsa peki ben neyim
Arsız çok vesselamüzülmekteyim
Bâzı insanlar var dilsiz varlıktır
Tevâzuları da riyakârlıktır
Ümmetin alın teri öfkem üzüntü âhım
Kahreyle hâinleri helâk eyle Allah'ım
Yokluğun intihar sükûneti var
Senle huşu giyer bütün veralar
Madem dedemiz âdem sömürmek niye
Pisikolojik sorundur tersiz sermaye
Şuur şirk kıskacında otur ağla yan
Muhafazakârlığa sığmaz Müslüman
Kastasız manasız diyemem üfür
Sessizlik pespâye alkışlar küfür
Sessiz ılık bir nazar onlar asrın havası
Ve ümmetin şuuru büyüklerin duâsı
Dünü düşünüyorum sükûtun ağırlığında
Sükûnetli ne varsa sabrımın sağırlığında
Tevekkül yeni huyum
İnanılmaz doluyum
Ne dehşetli kıssadır zenginlerden Salebe
Ver zekâtın kardeşim Esed olma Halep’e
Yumruğu sıkmışım yüreğimde köz
Mahşer- i Kübrâ'da görüşeceğiz
İflâh olmaz mısralara uydular
Fikirler cin fikir yorucuydular
Hissiyatım hissi boşluğa yürüyorum
Islaklığı ıslatıp ateş kavuruyorum
Umudunu yitirme ne kaldı ki yarına
Erdemini kaptırma hâ yalakalarına
Ramazan hoş koşturalım çek atı
Büyük cihât şahlandırsak zekâtı
Tevhid ne der didişmeye kim razı
Kan gözyaşı dedikodu enkazı
Siyonist'in kulübüne kim üye
Ara ara hıncım artar dürzüye
Alın yazıları yaşanan hâldir
Umut besteleyip yeisi kaldır
Bayrak kana âşık ter hislerine
Vuslat şühedanın terhislerine
Kendine güven O’nu unutma
Ve büyük divan sonu unutma
Birçok şey âşka settir
Ve âşk istikâmettir
Bir avuç gözyaşı okyanustan çok
Sustuklarım birgün seni vuracak
İmtihan bu ağa paşa bey demez
Münafığı mukaddesat beslemez
Yâre kavuşulmaz tevbe diyerek
Tevbede kendini görmesi gerek
El açıp gizlice vecde geliver
İster âh de oku ister siliver
Sözlerde kaypaklık büyük afettir
Hakkı dillendiren söz mükâfattır
Tutsaklığı bırakıp hodgâmlığı eleştir
Gülümse her kesime gülümse sadeleştir
Ömrünü yitirme gel tefekkür et
Ölüm ve dahası vardır nihâyet
Çomarlar oynaşta rengârenk yalak
Görmeyen duymayan bir heybe kulak
Eşsiz medeniyet taşıyor adım
"Adl-i İlâhi"dir izâh maksadım
Sabır ve sükût hâl hatıdır
Acı çekmek veli sanatıdır
Yatmalar alçaklık çalışmak haktır
Gayret insanlıkta sadık kalmaktır
Vicdan imbiğine atılan düğüm
İmanı sarsamaz daha güçlüğüm
Hazzetmem bencili bende varımda
Ben ben'le kavgada mısralarım da
Bir türkü değil bu ezân sesi
Vuzuha er eğil bu ezân sesi
Hükümleriyle aziz kaç yüz asırlık sesiz
İrfândan bozgun yedik fikriyat elbisesiz
Dürüst ol istikâmette gez
Erdem yalancıları sevmez
Dikenli tel mısralar teşhirlemiş etleri
Mahremiyet iflastaşiir kerametleri
Mevla'nın bahşettiği fıtrat vicdani durum
Bencil kayıtsızları sevmem sevemiyorum
Şirkin müsebbipleri dili hâlinden iri
Ahlâksız ve ukalâ imân bezirganları
Öpüyorum sabırla metânetteki mimi
Mahşere saklıyorum bütün öfkelerimi
Sabır ve metanet dedimse şayet
Kısasta hayat var buyurmuş âyet
Yobazlığım yerinde yazan mısraya küstüm
Nezâket olmasa da bir zamanlar dürüsttüm
Cesâret korkuyu rettir
Koşulsuz sâmimiyettir
Ben karakış sen hep lodosyüreğime es erisin
Sen hâysiyet fırtınası asâletin eserisin
Şiirler fidelerim susuzluktan kurudur
Fideleri kurutmak iblislik unsurudur
Mukaddesat slogan kirlettik niyetleri
Kardeşlik mi nerede ve hususiyetleri
İstikametsizler hikmeti ne anlar
Zihni bulanıktır felsefe yapanlar
Mutluluk sırrını sunabilirim
Yaşmağı bilenisuna bilirim
Flört hıyanettir nikâhsız eştir
Mahremiyet dokunulmaz ateştir
Bugün 'ben'imle karşılaştı ben
Biraz endişelendim kendimden
Hayat mertek boyu dünya bir yular
Boğar merkepleri boynuna dolar
Kapitalist aydınlar fikriyatla anılmaz
Arşivler karıştırın tarih asla yanılmaz
Pulluktaki toprak kokan helâl ter
Helâline gülümseyen güzeller
Hak ve batıl zorbalıklar sürüyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor
Lağımda bebekler sokakta etler
Buna âşk diyorlar it oğlu itler
Hicvi fırınlarımyer yer bilerim
Soysuzlara çarpar kafiyelerim
Sabır erişilmez sır
Sabredeni yüceltir
Dava sorumluluğu hak ve nettir
Peygamberi (as) taklitten ibarettir
Erdem nedirkim tevâzu kim ene
Kavgalarım kaypaklarlakime ne
Kurt kaparsa koyunları it hamlar
Kavga haksatesir etmez ithamlar
Koştuk âşkla o gece ölümüne hâk için
Verilen emâneti sonsuz yaşatmak için
Kaybetmek lazımdır kini nefreti
Kazanmak güzel şey insaniyeti
“Dilsiz şeytan” nedir deyiveriniz
Susup kaybettiğim şeyi veriniz
İnsanlığın tasası âşkın bağıdır erdem
Tomarlarla lâf ettim hiçe kapalı perdem
Cehâlettir yaşanmayan bilgiler
Riyakârlık ve küstahlık salgılar
Bütün varlığımı kaptırdım kine
Bilmem ki velhâsıl ıssızım yine
Anamın duâsı sarsılmaz varım
Yüzsüzlere olmaz kırgınlıklarım
Tutmak maharettir âşk yularından
Kaçmak hoş şivekâr arzularından
Sünnetsiz dindarlık nefsani tattır
“Nefsle mücâdele büyük cihattır”
Usta kalasları kaşık eder
“Tasavvuf adamı âşık eder”
Ölüm yetmez fâile
Siyonist İsrail'e
Kitap nefes gibi tefekkür her dem
Okumak irfândır yaşamak erdem
Herkes bir tuhaf duygular çorak
Islanmak için yağmur mu gerek
Evinin eşiğini varlığın kirlerini
Sevgi ile çitile neslin fikirlerini
Serden ahlak giderse amaç olur araçlar
Paravan olur dava meslek olur haraçlar
Hayır- şer konuşulan bir fâni memuruz biz
Suyla karışık toprak veyahut çamuruz biz
Hayret ve dehşet sarar kırılınca saksınız
Göz kulak ve el ayak sorgulanacaksınız
Dergâh-ı İlahînde ubudiyet tek neden
Allah’ım canım alma ebedîleşemeden
Ben ukâla kim ene
Kim ene’yse kime ne
Öyleleri var ki Habil'le Kabil
Haysiyet pahalı arsızlık sebil
Kendine koş derinleş sen hep bir’e kıyam et
Kamyon kamyon kaypaklar alameti kıyamet
Fitne fücûr gâh gösteriş gâh hile
Çok söz gerek borazancı câhile
Haysiyet yürekli insanlarda var
Korkaklar kendini yaşayamazlar
Kâinat zikreden muntazam hâle
Sahibi hükümdar her şey risâle
Alkışlar meyyite mezar eştirir
Ve nefsi büyütüp katileştirir
Öfke sabrı yordu imtihan çetin
Ömer’i olsaydım İslâmiyet’in
Hırsızlar çaldılar alın terimi
Arsızlar aldılar gülüşlerimi
Hikmet tefekkürde fikreyle sınâ
Düşme felsefenin fesatlığına
Dirilişler âhlak ile doğacak
Fersah fersah maneviyat yağacak
Mursi kadar temiz Sisi kadar kir
Makam korkakları erkek gösterir
Kapıkulu kalemler idrâk koyu vicdan ref
Şakşakçılar çoğaldınerdesin Şâir Eşref
Teşhir felâkettir utanmak nimet
İrfân ceht etmektir şuur ganimet
Şiir var şuura ayak bağıdır
Şiir var şuurun uygarlığıdır
Güzel âhlak doğruluğu temel et
“Kur'an dinle ahkâmıyla amel et”
İsyanı çarmıkla tevekkülü tat
Sığın hükmedene eyle itimat
Gözyaşı güzel şey irşada aksa
Ümmete ağlasın ağlayacaksa
İfsat şeytanidir şeytani tattır
Yalan münafıkça bir tatbikattır
İsmimi düşündüm atamam riske
İman kabul etmez bir sürü maske
Kimler var bilirim solum sağımda
Kalabalıklara karıştığımda
Fıtrat mahremiyet kıstaslar nettir
"Helâl keyfe kâfi" uymak lezzettir
Kalemim uyuşuk olsa da hürüm
Ne bir idealist ne de meşhurum
Sükûnetezân okunuyor
Tevhid risâlet dokunuyor
Bayrak birdir kardeşler seni ben’i bırakın
Dönün bakın etrafa pençesinde firakın
“Kur'an-ı Azîmüşşan” ne derse dinle
Dünya terk etse seni Mevlâ seninle
Kobrayı fareye yediren kışlar
Vaktin hıçkırığı ve çırpınışlar
İrşâd tepetaklak yaşantı sırça
Bâtıl şerde bütün hak paramparça
Tâkva ene'yi kökten rettir
Riyakâr haraket musibettir
Cepsiz cüppelere cep yaka lazım
Yakayla birlikte yalaka lâzım
Körlere hep karanlık şiirlere satırım
Kahır ve gözyaşları ahirete yatırım
Kahkaha hırlasa biz hep üşürüz
Tebessüm kıvamında gülüşürüz
O işiten bilendir tutunalım âyete
İyi iş güzel amel götürür hidâyete
Mantık şeyi çözmez mesele derin
Şey mevsimindeyiz hükmü kaderin
Kahramanmış at hırsızı Barzani
İpten kopmuş Siyonistin tarzanı
Can ruhtan ibarettirne ateştir ne nurdur
İrfân cisminde değil ruh tendeki şuurdur
Dostunu öyle seç sen olâ senle
Dili değil hâli âhlak diyenle
Beyinler çimento yollar taş duvar
Kendime yürürüm henüz daha var
İrşâd sefer irfandır tasavvuf hâl dilidir
Kalbi âşkla yeşerten aşıklar zembilidir
Geldi şöhret gitti ar
Vallahi ahiret var
Âbidlik taslayıp haddi aşmayın
Verin infâk deyip kisralaşmayın
İstiğfar et yaş dök söz ver O yâr'e
Şeytandan şerlidir nefs-i emmare
İnsanlık müsveddesi binbir türlü entrika
Sömürdükçe çöküyor çökecek Amerika
Garpla şark kavgasıötesi vardır
“Söğüt” öğütne diyoruz yıllardır
At gözlüğü takıp atlardan indik
Görmek bedel ister korkusuz dimdik
Ben ben gürültüsü zonklatır herdem
Bilmek irfân ister had bilmek erdem
İdlip sokaklarında irin dünyanın vârı
Düşündüren çağrışımkelebeğin bahârı
Kim ebediyet hangimiz hak’ta
Ben mabetteyim sen tapınakta
İrfân kemal erdem vefa emektir
Vefa Allah için sevmek demektir
Kibirli adamlar fücurdan file
Ar izzet beklemek boşa nafile
Secde sahih olmaz umuma arzdır
“İstibra” farz mıdır elbette farzdır
İrfân âhlak erdem â'sı âsım’ın
Kıblesidir benim kafatasımın
Körlemiş izânı der ki felekten
Bir gün geçirirler ince elekten
Fâil hodkâm ise falaka lazım
Yalancı düzene yalaka lazım
Tefekkür sorgulamabeyinsizlere yüktür
Tanrı'ları çoğaltın beyin sizlere yüktür
Hâkikat yazarım hayrette huyum
Nankörlük düşünmek okunur muyum
Hiçlikle var olmak eşsiz varlıktır
Varlık ki ebedi bahtiyarlıktır
Sık dişini Mehmet’im sık dişini daha var
Mekke Medine Hira ve Hak bizle o kadar
Islık çalınduyuyor mu putunuz
Duymuyorsa beyninizi tutunuz
Secdeyle teskin olur yârin ismiyle yanan
Yâradanı unutur günahlara dadanan
Örtü ifşa mıdırteşhirde heyhat
Nisâ suresinde ne diyor âyet
Ödünç teberrüken adl adım var
Sarsılmaz ölçüde inkıyadım var
Büyüklük esasen kulluğa niyet
Ve nefsi irşattır erdem haysiyet
Tasavvuf edebe gönül bağıdır
Kalp temizliğinin basamağıdır
İslâm barış vicdan hür
Geber zulmet yaşa nur
Yaratılış âşktır imtihân budur
Âşk yoksa kelâmlar dedikodudur
Sâmimiyet sevgi riyâsız tektir
Sevgi Allah için sevebilmektir
Göbekli lâf eder hamur şeker tuz
Hazır malı yiyen üç beş namussuz
Yaptırtan kim siyonist’e seni üs
Kıyametim senin için ey Kudüs
Hikmetten sual mi sabır diyorum
Yaşasın cehennem kabir diyorum
Sonsuzu kucaklayan kitap nerde sen nerde
Küfrün kızıl sancağı sarmaş dolaş evlerde
Kör etti ifritler çökertti bizi
Tevhid bilinci ve birliğimizi
Mâdem insan fâni istiğfar haktır
"Nasûh"a koşanlar kurtulacaktır
Zihinleri zonklatan üslup yordam iğreti
Azgınlıkta müceddit iç eylemiş kesreti
Vicdan taşır mısralarım ve beni
Duygularım gözyaşımın gülşeni
Cübbeler düğmesiz ve iliksizdir
Düğmesiz bankerler kişiliksizdir
Sükût kılıncını sokmadan kın'a
Vurmak lazım arsızlığın ağzına
Vahye sadakattir mukaddes belli
Slogan davalar sahte teselli
Vicdan yoksa iman tamdır denilmez
Yağ bozulsa zehir olur yenilmez
Hakikatli kalbe hayret gerekir
İnsan olmak için gayret gerekir
Hasatını haram eden kul değil
Mîzan var terazi bir meçhûl değil
Hakikate dilsiz kelime leştir
Hakikati “bir"le kelimeleştir
Dilim ne söyler ki bilmem ki hâşa
Saat mevsim ay gün düştüm ataşa
Çığırtkanlara tellal dilsizlere lâl denir
Kendini bilmeyene hem gafil hamal denir
Kula irfân gerek berrak nâif hür
Cesur ve sâmimi birâzda şuur
İrfân felsefeyle zihni eşmiştir
İmânla öpüşüp ehlileşmiştir
Mars'ın işgal ayağısiyonistin mandası
Kö-Pe islam düşmanı İnkârın payandası
Hükümran vesileler hakikate alettir
Hakikati görmemek emperyal sefalettir
Besleyedur etrafında hır iti
Kusmuklatır yedirdiğin tiriti
İlmiyle amel etmeyen hocalar
Fıtrat gider dalalette bocalar
Fikir yağma tarih baygın ölü gün
Son kaç asır tökezledik büsbütün
Yolcular ne izler elde kumanda
Sâhi bizler hangi kompartımanda
Sabır birçok şeye sabır denmeli
Cehennem çukuru kabir denmeli
Maşallah pek övülmeye alışık
Fikir bozuk ifâdeler yılışık
Şuursuz tiplere azap mezarlık
Arsıza konfordur şâir yazarlık
İnfak eyle zekatını ver ama
Gösterişte hak rızası arama
Yazarım habire gayrı kile yok
Mısra yara bere ancak hile yok
Sokaklar tımarhane sessiz feryâd ederim
Temiz duru yüzleri hasretle yâd ederim
Temiz duru yüzleri hasretle yâd ederim
Sokaklar tımarhane sessiz feryâd ederim
Hodgamlıklar irfân diye görüldü
Basiret kör oldu defter dürüldü
Herkes soysuzları görecek er geç
Aldırma körlere bir selâm ver geç
Hesaplaşma dehşet günde
“Sıkıntılar hiç hükmünde”
Dünya fâni mâdem eğlence oyun
Havf reca giyinip varlıktan soyun
Ruhumda tarifsiz infilak varda
Anlatamıyorum çok uzaklarda
O hâtemü’l enbiya onu öven haklıdır
Kâinatın serveri insanlığın aklıdır
Afâki gürültü boşuna kürek
Söylemden ziyâde yaşamak gerek
Batılı hak gösteren hakikatsiz namerde
Eyvallahım yok benim ismim âdil Ömer’de
Kimler gerçekte kardeş kimler kimlere yârdır
Kimler cennete aday muhabbete mazhardır
Karları dağlara amel niyete
Hürriyet giydirmiş ubudiyete
Sözlerim kokuşmuş yaralara tuz
Ne ara bu kadar gâvur oldunuz
Mesele kamettir
Âşk istikâmettir
Maskeli emperyalist sefaletlere hırsın
Allah’ım hepimizi gafletten uyandırsın
Mümin kemal-i hâldir lafızı huşu hudu
Dile zehirden baldır münafığın sükûtu
Mertçe savaş diyemez sırtlan girer içine
Mehmet'im dar edecek siyonistin piçine
Gâh akraba âh akraba
Baykuş gagalı akbaba
İkra japon’da beyin
Hangimiz mütedeyyin
Yâd daşt o’nu anmaktır
Hûşu âşkla yanmaktır
Sonsuz yolculuğa mezar eşiktir
Şehadet düğün toy şehit aşıktır
Çakalların bolluğunda it nedir
Kardeşleri boğduranlar fitnedir
Kardeşlik hukukunu yazın duvara asın
Secdeleri kirleten namertler okumasın
“İttihâd-ı İslâm” fikriyatı hak
Edibin cihadı hakkı haykırmak
Hakk’a itaat hayırda birlik
Ah tarafgirlik âh tarafgirlik
Zaman ahir zaman lâkin dem bu dem
Sözün hakikati “halvet der encümen”
En büyük kötülük kula yalandır
Riyâ gösterişle oyalayandır
Hakikatin var sahibi var ama
Hak bilmezde hakikati arama
Lafız düğümlenip ömür ân olur
Patiska kucaklar cân virân olur
Kabe’yi eylese milyon defa tur
Hodgâma iltifat namussuzluktur
Ödünç sövgülere ayarlı puştlar
Eşrefi mahlukat adam olmuşlar
Ahlak gerek ahlak ahlak amel'edir
Sırat-ı müstakim "din muameledir"
İltifat zillettir girmeyin kire
Tevâzu azaptır mütekâbire
Aklın yoksa tellallık yap çık dama
Varlığını varlıklara bağlama
Takliti imgeliyor bir kelime bir eser
Ne söylesen anlamaz üstüne ahkâm keser
Hecenin pırıltısı sözün tekniğinde var
Hakikatte bocalar manada boğulanlar
Çifte savurursa her bir köşeye
Eşref-i mahlûkat deme eşeğe
Küstah lakırdılar coşkulara büst
Yalan simalara dil olmaz dürüst
Kötülüğe iyilik nefse settir
İyiliğe iyilik ticarettir
Saat beni çalar kalbim kardan mum
Geçmiş zaman gibi eksik yorgunum
Sabır ve merhamet kalbin yâridır
Güzel ahlâk hakk'ın buyruklarıdır
Dilin mahşer ifâdeler ölüyor
Yalanların gözlerime doluyor
Yalan söyleyene yalaka lazım
Diline çelikten falaka lazım
Yatağıma çekildim ben geceye misafir
Şehadeti sorgular fırsat bekleyen kafir
Endişeden eser yok ribâ yığdık sahana
Höllüğümde it gezer neredesin âh ana
Sırayla teker teker
Filler sıratta çöker
Adâb ve âdetler ahlâk-ı hârem
İfsat-ı âmelim nefs-i emmarem
Merteği unutmuş akıldan farız
Yolculuk ne için biz niye varız
Beşiklere höllük tabuta terim
Ölülere mezar olmak isterim
Şafağı unutup rüyaya daldık
İyiler gittiler biz kalakaldık
Yalan tüccarları aklen yayadır
Akletmek doğruluk erdem hayadır
Yalanlara yanmaz yatsılanan mum
Mumları düşünüp düşüp uyudum
Duâya yeltenir emek ter ferim
Açtım uzaklarda kaldı ellerim
Hodgam ifadeler şeytan atıdır
Yalan münafıklık saltanatıdır
Hoşgeldin demeden elvedâ hazan
Bir daha yâ kısmet şehr-i ramazan
Boşluk garip duygu fikir sessiz han
Ölümsüzlük servet gayrisi yeksân
Emperyal bir şuur secdede dizler
Boynuzlar böğürür bizim öküzler
Kelimeler araf sebep kavuklar
Dava adamları ve dalkavuklar
Kavimlere bedel sokaklarda zül
Hayasız düzene tükür gel Eylül
Kalbî telkinlerdir dile vaazım
İnsi şeytanlara bir çift söz lazım
Lafızlara terkettik izzet iffet arları
Secdeleri titretir kutsiyet tüccarları
Tevazuu da hodgam kibirli kâin
Ben diyen adamı adam saymayın
Katran yüzlü netâmeli bed eller
Kısas gerek ödenmeli bedeller
Edip kimdir helâl nedir bilmez ter
Kalemini pazarlayan tacirler
Mısralar müşkülat imge intizar
Şiire sığmayan meçhullerim var
Beyinler ferdiyet haysiyet etten
Leşler anlayamaz mesuliyetten
“Müminler kardeştir”emri beyân ne
Seni kardeşlikten alıkoyan ne
Nifâk eker kül eler
Emperyalist köleler
Bir sevda uğruna abdest al suyla
Namaz kıl güzelleş hudu huşuyla
Bencil zihinlerde huy arsızlıktır
Vicdan çürümesi duyarsızlıktır
Yol yolcu kefen urba
Ben yorgun dünya zorba
İblis angajedir burnu iriyle
Secdeye varılmaz ene kiriyle
Gün gelir koyarlar usulünce kabre
Riyâkarı sevmez mahkeme-i kübra
Secde bahtiyarlık gözyaşına cem
Aşkın bercestesi Allahu âlem
Şâirin kaygısı hedefi tek’tir
Susmazsa hakikat pekişecektir
Gözlerimi kavuran mizan sorgularım var
Yetim yüzü görünce yüreğim anne kokar
Şeytan parıltısı dünya varlığı
Gayya'ya taş etme ihtiyarlığı
İfsat ego nobran us
Kamyon kamyon tabasbus
Hâin kaypak zihinlerde yalan tam
Don Kişot’u acımaktır intikam
Sehere gözyaşı ben geldim demek
Yâre kavuşmaktır secde beklemek
Batı emperyal urdur
Siyonizm çukurdur
Konfor sefalete zehirli sırça
Duygular egzotik his paramparça
Din iman değil basın yayın
Araştırmadan inanmayın
Sabrı damağıma ovalıyorum
Kibrini görünce çoğalıyorum
İklim kuraktı bu yaz
Ölüler ağlayamaz
Böğüreni dalkavuklar överler
Çığırtkanlar susanları severler
Kimileri cehennem odu
Fesat fitne dedikodu
Bereketi köylüye sor sus anla
Değirmeni çuvallardık tırpanla
İnanan kalp bahadır
Korkusu Allah’adır
Manayı yaldızla ama net düşün
Sen senin misin emânet düşün
Maddeci küstah maske din
Ölüm sen ne güzel şeysin
İnsanlığa tezat lafza kir
Yalanda ısrar cinayettir
Şuursuza duyur bildir
Mizân hak kader adildir
Tefekkürde ilim var havf ve raca’nın sesi
Akledenler bahtiyar seyirdir merhalesi
Yalanın yuları gayya bağıdır
Tutanlar Lezâ’dan aşağıdadır
Hadisi yok sayıp haddi aşmayın
Şato finoları zağarlaşmayın
“Emrolunduğun gibi” açık nettir
Hakikatı haykırmak yol hicrettir
Vaktin inbiğinde inliyor ney'im
Galiba ikindi gibi bir şeyim
Köpek leşi ötesi tandır
Niyet okumak sûizandır
Sen kibriyat beldesi hep kendini beğendin
Sadakate ihânet vefayı bilmeyendin
Bir acayip taarruz avuntulara niyet
Kıyasıya döküldük nerdesin mahcubiyet
Maşeri vicdan mevtse nedenini sormayın
Ruhsuzluğu terkedin bedenini sormayın
İster sağcı olun isterse de sol
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”
Galiba epeyce tefekkür gerek
Şuuru çökertik boş ver diyerek
Yürek kalp gözyaşı fıtrata niyet
Ya süfli bir dünya ya ebediyet
İfrat tefrit bir iki
Cürmün öyle iri ki
Dört şeyi fırlatıp iki şeyi tut
Zevk sefa şan şöhret beşik ve tabut
Vahyolunana uy dil kalbe yetsin
Unutma micingirt sen bir âyetsin
Şerefsize şeref şer’i perdeler
Vicdanı çatlatır hakkı gölgeler
Hak yolcusuyuz madem
Yürü “nazar ber kadem”
Ahlaklı düşünün aklediniz az
Her secdeye varan namaz kılamaz
Azap günü gelmeden buğzu bâri biliniz
Tevbe etmeye yetmez hâliniz ve diliniz
Neden dağınıklık kahreden soru
Allah'ım ümmeti toparla koru
Mehtâbı izlemek hüzne yeter de
Beni ben diyenler düşürdü derde
Geceme dökülür rengi hilâlin
Siyahı olsaydım köle Bilal’in
Kutlu bir yolculuk gerek fıtraten
Hakikat uğruna sefer der-vatan
Beyitler 6 - " hakikatın gözyaşları" Kitabından
Çokluktan al götür beni bacağım
Yalnızlıklarımda çoğalacağım
Kahrım büyük boğazımda azamam
Şehit varken âşk şiiri yazamam
İklim bozuk ihsan az
Alçaklara kar yağmaz
Hısımlar hasmoldu evler cenk yeri
Vicdanlar taş duvar cüzdanlar deri
“İttihâd-ı İslâm” fikriyatı hak
Edibin izzeti hakkı haykırmak
Samimiyet maskeli emperyalist sazsınız
Telaffuzlar namustur siz anlayamazsınız
Şiir bir medeniyet mâna aşka vurumdur
Hecelerim ipine bağlılık şuurumdur
Göğe kadar çıksa şöhretin ünün
Zerresi olamaz vicdan yükünün
Temizlen ölmeden mıh gibi duru
Tevbeyle yıkanır insan onuru
Din kisveli palyaço dilinden düşmez Hira
Bavulu müstemleke yalan dolan iftira
Samimiyet islâm ertesi hâldir
Salih amel şatafatta masaldır
Küheylan olur mu katırın hamı
Adam olunmadan dava adamı
Hâinleri fâş eyle yalancıları duyur
Şuursuzluk dizboyu yâ rab merhamet buyur
Hızır libasıyla lâf eder hem de
Hınzırın kibri der "benim sayemde"
Çoğa ihlâs mideye az gerekir
Ruha huşu kalbe namaz gerekir
Mağfiret dolu sahan
Sıkıntı ve imtihan
Mevsim çöl kokmuyor esmiyor rüzgâr
Gülde tomurcuk yok bülbülde de zar
Seyir bahçesinde nice sırlar var
Görün körlüğünü gör azar azar
Tevekkül yeni huyum
Sükûnetler doluyum
Yığın yığın mert var ama
Yalancıdan mert arama
Şuur ancak adaletle yuyulur
Yusuf desem teselliler duyulur
Ömür binasından yine bir tuğla
Düştü duy Micingirt Ömer ol ağla
Secdeler kirleten riyakâr yaşlar
Bütün kötülükler yalanla başlar
Sağ sol nedir secdeleri beşleyin
Tevbe edip salih amel işleyin
Dehşetli o günde gayya'ya damlar
Kendini görmeyen ruhsuz hodgamlar
O Müntekim vakit yakın mühlet az
Benim Rabbim hiçbir şeyi unutmaz
Lafızlar fahişe nerede hicap
Hızır zannettiğim hınzır mı acep
Yüzün görsem rüyamda elin sürsen başıma
Eşya mânâ bürünür neler girmez düşüme
Arasa terketsem kirlenir Hazar
Vefasız sürüler yürüyen mezar
Altından nal ister ipekten döşek
Çayır benim diyor anıran eşek
Berzah haşir sırat ana hamdolsun
Cehennemi yaratana hamdolsun
Senden ne kalacak anılacak şey
Kibir hırs yalan utanılacak şey
İbret vesikası belkıs'ın tahtı
Kimi ibret aldı kimi küstahtı
O zat-ı rahîmdir vaadi haktır
Kömür ile elmas ayrılacaktır
İbret al ey âhmak kafanı kaldır
Kimler cehenneme odundur daldır
Kibredenleri sevmez kibir hastalıktır hem
Büyüklük taslayanlar pek şedittir cehennem
Hıncın çeperleri kancıklığa ram
Gözler ölü dişi kefenler haram
Ünvan yok herkese ölümü andım
Öfkelerim durdu şükre boyandım
Sükûtta ihânet verdiğin hasar
Çok konuşuyorsun insan bi susar
İfşâ eyle el-Âlîm rüsvay ola ben’leri
Maslahatı nefs olan haktan görünenleri
Yaralarım düşse dile eririm
Acıyı demlemek erdem mi mirim
Davanın sahibi Allah de câhil
Sahibi Allah’sa sahipsiz değil
Sıratı müstakim lisanımda dem
Riyâ denen bataklığa giremem
Derdi olmalıdır en önde vicdan
Dostlarını iyi seçmeli insan
Hangi âyet bu sendeki kin
"Lekum dînukum veliye dîn"
Ümmet Nuh tufanı ya şaşi gerek
Veyahut daha çok Necaşi gerek
Ahlak sirayettir gözdeki yaşa
İns odur hâl ile irşâda koşa
Lütfeyle sevindir şimdi bu gece
Muhtaçlığım sana yâ Rab sadece
Babıali sofrasına yağ aldı
Acılara tuz basanlar çoğaldı
Dile âhlak gerek söz para etmez
Kurak vicdanlara su dere yetmez
Kalemim hakikat yazdıkça hürüm
Ne bir dalkavuğum ne de meşhurum
Hakikatle dağlar aştık
Yalanlara yenik düştük
Ruhumuzu sarsıyor kin ihtiras hırs aklı
İfadeler materyal dudaklar tumturaklı
Tebessüm mevt gülümsemek dilde gam
Kelâm kezzap âşk şiiri yazamam
Ürenler emperyal üretim seri
"Ene" zekatladık tencereleri
Riyâkar amele sahi ret vardır
Surata çarpılan âhiret vardır
Noel İslam dışı bana ne deyin
Âyet “kâfirleri dost edinmeyin”
Yalanların fethin olacak
Hesap günü çetin olacak
Ey iman edenler bocalıyorum
Ahvali gördükçe kocalıyorum
Hakikat nicedir ne yapsın yâni
Şuura kapalı nefsin insanı
Önce bir vicdanın sonra da düş’ün olsun
Allaha giden yol bir ömür düşün olsun
Zevk safadan beridir
"Dünya hüzün yeridir"
Sabret ifşâ hakikata uyacak
Ve hakîkat son noktayı koyacak
Biri vicdan nedir şuuru sorsun
Böbürleniyor ve böğ/ürüyorsun
Dosdoğru ol ertesinde şunu yaz
Hiçbir tuzak müsebbibi unutmaz
Binekler pahalı binenler ucuz
Kediler çaresiz köpekler kuduz
Kendine varmakla âşk giyer ilim
Gel bugün seninle hicret edelim
Erdem püskürtülmüş vicdanlar yırtık
Kaçtım ben kendimden yalnızım artık
Varlık keşmekeşi kalbi debeler
Nefsi kalabalık bencil tövbeler
Hepimiz öleceğiz nasipse toprak mezar
Kimileri cehennem kimine cennet yazar
Şerefin yalanda güneşte buzun
Utancı götürdü duygusuzluğun
Şuur emperyala sapan sürüyor
Köpek anırıyor eşek ürüyor
Sabır ve tahammül çok şeye niyet
Almadan vermektir varda emniyet
Egonun şehvetidir izleri ben ben’lerin
Yolculuğu gayya'dır utancı gidenlerin
Kusursuzluk yok aklet düşün az
Yüzü temiz olan maske taşımaz
Haykır hakikatı bahane nedir
Sükût haysiyete mezbahanedir
Bir mavi sessizliktir şiirler
Duyguları yıkar teneşirler
Kötümserlik yığıp gözyaşı sattın
Maskeleri indir yeter aldattın
Hakikate körler hicran taşırlar
Hakkı haykıranlar vicdan taşırlar
Kur’an ne hikâye hâşa ne fasıl
Kur'an'ın gayesi ahlak velhâsıl
O isterse yakın olur uzaklar
İfşa olur desiseler tuzaklar
“İslam güzel ahlaktır” takva kulun zaferi
İzzetin affın haktır kulun eyle Ömer'i
Beyitler 7 - Asrın Hissiyatı Kitabından
Okuyun akledin gayret edin az
Hızır arayanlar huzur bulamaz
Eşeğe terbiye fesada ret gerekir
Ve insana temiz fıtrat gerekir
Hırs ve saldırganlık fıtratı rettir
Bencil sessizlikler şer felakettir
Kol gezer gösteriş riya aymazlık
Zulmette zillettir vurdumduymazlık
Dilde helâl lokma alınlarda ter
Namazı dosdoğru kılabilenler
Haktır hakikattir nefsi va'z etmez
Hodgam meşrepliler şiir hazzetmez
Hayır ve şer ikisinden birisin
Fısk'ı seydersen şer tacirisin
Yalanlar pörsüdü dile sus getir
Vallâhi hesap var ölüm tek satır
Haktır hakikattir nefsi va'z etmez
Hodgam meşrepliler şiir hazzetmez
Fikrin izzetidir putları kırmak
Edibin şiârı hakkı haykırmak
Görenlerden eyle lütfûn ile yâr
Şu âlem ki zeval gören bahtiyar
İblis kimdir türevini soranlar
Tanrıları çok olanlar zor anlar
Tedbir ve takdiri çizmiş mimarım
Hakîm-i Rahîm'i düşün Ömer’im
Salavat getir menziline gir
“Kişi sevdiğiyle beraberdir”
Bu günü hesapla dünlerine yan
Gücü güçsüzlere kullanmıyorsan
Peygamberi meşrep hür
Merhamet yol üsluptur
Feryatlara sağır hodgam ne anlar
Buğzu taşıyamaz dilsiz şeytanlar
Çözülecek kirli düğüm
Müslümanım ve güçlüğüm
Ümmet kin tufanı ya şaşı gerek
Veyahut her eve Necaşi gerek
Ortalık nifak kokuyor
Dağ dere kibir akıyor
Yiyin için tepişin yaşam bu ise eğer
Yiyin için tepişin o zaman buna değer
Gizlenivermişler postlara tek tek
Cehennem var yâ hem şükretmek gerek
Kulluğun Allah’sa vicdanın hürdür
Yok şayet dünyaysa nefsini ürdür
Sanma seni yaşatacak hilendir
"Allah işitendir Allah bilendir"
Dantelli yastıklar uykuya süstü
Lambalar gaz fitil insan dürüstü
Sabret aklet düşün yaz
Hiçbir şey gizli kalmaz
Nâz niyâz mektuptur yârene cuma
Duâ çiçeğidir cânana cuma
Acıdan beslenir bazı enikler
Oyuncaklarıdır cephanelikler
İnşirah duâ da ruhumda sızı
Lütfeyle Allah’ım affeyle bizi
İslâm ciddiyettir er oğlu ere
Erliğin mihengi meşveret şûra
Tavâfı karışık bir hacısın sen
Musibet Allah'tan aracısın sen
Vallâhi ölüm var bir nefes ırak
Bu kadar yalana kine ne gerek
İbadettir göz nurudur teriniz
Terinizdir sizin karakteriniz
Kizb ehli korkaktır korkusu çoktur
"Dosdoğru" olana endişe yoktur
Fıtratın alnına fısk tutturdular
Gülümsememizi unutturdular
Eşrefi mahlûkat her insan değil
Kimi ins'ten öte kimi pek câhil
Aklet "ben"i sevmez benim imanım
Gaflet ben daha iyi Müslümanım
Oku aklet düşün tevekkül sabret
Tanrıları bırak bir tek O'nu Rab et
Yalandan doğru derilmez
Soysuza asâlet sorulmaz
Edep nerenizde ahlak neyiniz
Fıtratı çiğneyip çemkirmeyiniz
Lezzet payitahtı ağızda damak
Dilin hakikati hakkı susmamak
Şuur tarlasını hergetmiş Henri
Ben Allah diyorum o ise Tanrı
Görün kalp vicdanı görmemek âhtır
Görmeyin gafiller gören Allah’tır
Küstah bakışlarım beşliyor bazen
Kalbim ben kafam ölüm ve mizân
Bir damlacık gözyaşın yoksa kendini ara
"Ürpermeyen gönüller" mertek olmaz mezara
Kalemim pek keskin vicdani hürüm
Ne akılsız avam ne de meşhurum
Ahlâk dinin temeli eşref eder beşeri
Zina fâiz ırkçılık kavimlerin mahşeri
Hakkın hammaddesi haramı rettir
Ahlaksız her toplum şer musibettir
Benim Allah'ım vardır deyin
"Gevşemeyin hüzünlenmeyin"
Müslümanız hem madem kin nefretten beriyiz
Uhuvvet süvarisi sulh sükûnet eriyiz
Dili hakka bağla sımsıkı sıktır
Hakkı unutkanlık münafıklıktır
Kahpe düzen her köşede bir izm var
Nerde vahşet orda Siyonizm var
Geceme dökülür rengi hilâlin
Siyahı olsaydım köle Bilâl’in
Vecdin giysisidir seher parkası
Sıdkın âşk hâlidir Veys'in hırkası
Bütün Şaronların dehşeti kabir
Kabrin mahşeridir mazlumda sabır
Şerre döner dürtüleri tetikler
Müsebbibi şerrin alkışmatikler
Başka şey demeyin feleğe hele
Şimdi vakit insan vakti rastgele
Ya râb lütfet helâlinden bir hurma
İftarlarım kul hakkıyla açtırma
Asrın istilası bühtan fısk şer var
Çetin bir imtihan şükür mahşer var
Ölüler ağlamaz yalancı gülmez
Şöhret müptelası erdemi bilmez
Hakikat harlarım dil ucu yarım
Şuur ambargosu haykırışlarım
Âh üslup kim kıydı sana kim
Boğulduk nefretten nitekim
Sabır kulun Hira’sıdır
“Oruç sabrın yarısıdır”
Hakkın hizmetkârı halkının malı
Şâir mısra mısra ahlâk yapmalı
Gülde tomurcuk yok bülbülde de zâr
Vücudum yanıyor estikçe rüzgâr
Secdeli hodgamlar itikata set
Yâr Rab imanımı muhafaza et
Şâir söz pazarı haline koştu
Vardı siyaset ishaline düştü
Din ahlâktır din adalet din emek
Ne güzeldir yaşayarak dinlemek
Yalan felâkettir haramdır ahtır
Hele ramazanda başka günahtır
İfratın merhalesi felaketlere kuyu
Yeter artık gel gayrı neredesin sağduyu
Şükür umutsuzlukları rettir
Tevekkül tükenmeyen servettir
Yalan bazen İblis bazen bir ittir
Yalansız yaşamak âşk keramettir
Futbol her eve put fetvabaz Terim
Taşları yağmadı henüz göklerin
Yalağı görünce kelpler azarlar
Azgınlarla dolu bütün mezarlar
Ben ezanla doğdum ezanla gülüm
Ezansız vatan mı lâl olsun dilim
Helâl coğrafyası alın terinden
Öperim nasırlı pak ellerinden
Müjdelenmiş övülmüşsün özelsin
Ey şehidim sen ne kadar güzelsin
Ubudiyet mikyasından ne anlar
Rabbe değil kula köle olanlar
Hangi dinde şu bizde ki anane
Diyemem ki bayram varmış bana ne
İffet fıtrat uymak haktır
Edepsize rahmet yoktur
Siyonist beslemeler davacı tende ilik
Alçaklıklar zirvede kahrola taklitçilik
Şiir şuurhanem yalnızlık payım
Bozkır tenhalığı konforundayım
Büyüklüğün mikyasından ne anlar
Tekebbür deresinde boğulanlar
Şu şöyleydi diyemem dile zulüm var
Ölü eti yiyemem mâdem ölüm var
Dünya yolcu yol rüya birkaç lokma birkaç tur
Hayatta iken ölmek insanlara mahsustur
Ahlâktır ahittir ahde vefâ din
Ahlâkla birlikte Kur'an öğretin
Sadist mahluklara dünya bir yular
Tepiştikçe boğar boynuna dolar
Akletmek zor iştir fıtrat hâlidir
Uyartır cezasız kalmamalıdır()
Doğruluk bir ordu yıkılmaz hattır
Akletmek savaştır harptır cihattır
Şehâdet giyindi ölmedi Mursi
Sefil coğrafyaya hakikat dersi
İstikâmet haktır gayriyi tutma
Mizânı hıfzeyle O’nu unutma
Oku aklet haykır yaz hak söz susuza ırmak
Susanda namus olmaz zor sanattır haykırmak
Rızık alın teri el emeğidir
Fâiz câhiliye geleneğidir
Kul hakkı ihânet silinmeyen suç
Bir ömür ciddiyet süresiz oruç
Ya Rab beni nihayetsiz nâs eyle
Hâl dilimi hakikate ses eyle
Diş tutmuyor bilediğin testeren
Hayırı şer şerri hayır gösteren
İblis emâresi kalpteki "ben"ler
Şeytanın ins yüzü kibirlenenler
Ne göklerde kartal ne balda arı
Hakkı nakşetmektir gerçek başarı
O’na hürmetsizlik alınlara kir
Kalbin ölümüne yeter kin kibir
Hüsn-ü kabul görür fısk-i baniler
Seccade kirleten ins zebaniler
Ata semer vurduk eşeğe eğer
Hızır zannetmiştik hınzırmış meğer
Vicdanı yitirmiş gelmiş her gelen
Günü hırs boğuyor şehri gökdelen
Haktan yana "tarafkirlik" hak
Gayrisi gayyadır muhakkak
Başıboş mu fay hatları gel hele
Ne olâ ki hışma geldi zelzele
Baykuşlara bülbül nergislere gül
Musibetperestler gül diyorlar gül
İffet yoksa tesettürde âr olmaz
Her leylâdan saadetli yâr olmaz
Sokak bana vicdan nerde soruyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor
O var tasalanma ne diyor âyet
"Yaratan yolunu gösterir elbet"
Cennet ebedi âlem vaktin pahası yoktur
Ölüm kabir mahşer var tekrar dahası yoktur
Dudaklarım ateş yanışı demdir
Olsam da mustarip sükût merhemdir
Kemiği fazladır kuduran itin
Temsil maskesidir zekâ ifritin
Neden dağınıklık kahreden soru
Allah’ım ümmeti toparla koru
Hodgam nedir kim tevâzu kim ene
Kavgalarım kaypaklarla kime ne
İnsanlık namına kaçarım "ins"ten
İnsanlık yürüyen taştan kabristan
Az konuşmak aşka niyettir
Çok okumak medeniyettir
İhkakı hak elzem fikriyatı hak
Şairin izzeti hakkı haykırmak
Samimiyet aşktır aşkın tuğudur
Secdenin riyasız yolculuğudur
Alışkanlıklara feryadım va'zım
Vicdanı zonklatan şairler lazım
Sizin yolunuzdan sapıyorum
Şükür ben Allah'a tapıyorum
Nâz niyâz mektuptur yârene cuma
Vuslat çiçeğidir varana cuma
Dili bozuk yüzü maske elde saz
Vatan aşktır hamasete katılmaz
"Ben" diyenlerin kalbi et kalır
Mansıplar gider musibet kalır
Küs değilim size kırgında değil
Mizana bıraktım mizân var cahil
Ehl-i dalâletin sırtında eyer
Hızır zannetmişiz hınzırmış meğer
Yularlı avurtlar s/övgüye nefer
Ahlak secdede mi günde beş sefer
İnsan kimdir dava nedir ne anlar
Urba için ukbasını satanlar
Ağzın bozuk hayalin yok düş'ün az
Perdeyi aç oku aklet düşün az
Namazın erkânı ahlaktan geçer
Ahlaksızda namaz çok şeye duçar
Fıtratına ram ol hakikati seç
İzzet hakikattir kazanır er geç
Hak demezse âlimler fitne ehli beladır
Tağutlara borazan yalana müpteladır
Nemelâzımcılık kabul etmez din
Ömer’i olunuz İslâmiyet’in
Dilin hak diyorsa insansın varsın
Ahlâkının büyüklüğü kadarsın
Hukuk her cana vardır
Reddeden canavardır
Kezibe boyanır gerçeği saklar
Merhameti boğazlıyan alçaklar
Mahşere koşuyoruz hızla
Gücüm yorgunluğumdan fazla
Siyaset iş edildi
İlham iğdiş edildi
Ne gönül bıraktı ne temiz vaha
Bize şivan düştü size kahkaha
Yalanlar ifşalar duy beni bala
Ehven-i şer artık şere müptela
Tebessüm mevt mısralarım dile gam
Arsızlara aşk şiiri yazamam
Hakikat buğz dolu methiye değil
Susanlar insandan sayılmaz oğul
Bütün köşe bucak kin ıstırap gam
Tek gerçek teselli sabır ve zaman
Maşanın ucusun yeter artık dur
“Allah dostlarına ye's korku yoktur”
Ehl-i riyakârsınız büyük divana
“Sizin dininiz size benimki bana”
İslam irşad ister ifsadı değil
Nifak kayıranı dinleme oğul
Tevekkül sabır va’z cevapsız sorum
Sabrın sadırında düşünüyorum
Serde ahlâk yoksa ibadet sahte
Akledip görmemek ihanet ahte
Doğru konuş vicdan yor
Dava demek çok zordur
Hakkı va'zeyleyip batılı tuttun
Ey efendi bizi ne çok uyuttun
Teri toprak kokar kalemim pulluk
Kulun kokuşudur kullara kulluk
Büyüklük tevazu kulluğa niyet
Nefsini irşattır erdem haysiyet
Cerbezeyi bırak düşün ağla yan
Bu gidiş nereye sen nasıl insan
Hayat tefrikasız hedefe varış
Ahlaklı cesur ve adil bir duruş
Ol derse oluverir şanındandır O’na has
Her şey O'nun mülküdür afâkidir ihtiras
Şuur kin kıskacında otur ağla yan
Muhafazakârlığa sığma Müslüman
Rızka kefil helâl pişe
O var madem yok endişe
Ölüm ertesinde müjdeler vardır
Farkına varanlar pek bahtiyardır
Kampüste bir başka şu ezan sesi
Sevdaya salıyor hemen herkesi
Zinalar birliktelik evlilikler suç
Menfezler cenin dolu kıyı bucak piç
Her şey pişmanlıktır oku aklet ve seç
“İnsan hüsrandadır” salih amel hariç
Edipler edep bilmez maarifte kaygı yok
Zerre miktarı duygu bir atımlık saygı yok
Anlamsız çokluklaradır salığım
Yalnızlıklar dostum kalabalığım
Şehitlerim haykırıyor âh ne gam
Kahrım büyük ötesini yazamam
Sabır ve metanet dedimse şayet
Kısasta hayat var buyurmuş âyet
Hakikatli kalbe hayret gerekir
İnsan olmak için gayret gerekir
Lânet okuyacak mezar taşınız
Yaşattıklarınızı yaşıyasınız
Din kisveli palyaço dilinden düşmez Hira
Avurdu müstemleke yalan dolan iftira
Ölçüsünü almak için bir insana makam verin
Erteleyip beklemeden yürüyüşü nasıl görün
Ben ben gürültüsü zonklatır herdem
Bilmek irfân ister had bilmek erdem
Hak yazmayan kalemin satılığı katidir
Her kim olursa olsun sahibinin itidir
İsmimi düşündüm atamam riske
İman kabul etmez amelde maske
Vicdanın makesi zulmeti terktir
Zulmüyle haşrolan geberecektir
Adavet hırs inat paye ve nişan
Kardeşlik mevt oldu gayri perişan
O kadar çirkin ki bu devir oğul
Ne Müslüman belli ne gâvur oğul
Günler uzadıkça büyüdü sızım
Öldüm gurbetinde ben hep cansızım
Hep acı hep imtihan bir beyit iki satır
İmtihanın zorluğu hakikati kavratır
Beygirin mekânı ahır otluktur
Câhile tevâzu donkişotluktur
Kavganız hep doğruluksa tutunuz
Doğru yoksa çoğalmıştır putunuz
Katedral da değil çalınan çanlar
Bölük bölük en ön safta şeytanlar
Alın teri suskun para borsada
Helal para artık karaborsada
Ocağı dağıla tuzak kuranların
Evde hanımlığı unutturanların
Kâbe ağlaşıyor bu hâl nicedir
Virüsü yaratan şanı yücedir
Madem insan fâni istiğfar haktır
Nasûh'a koşanlar kurtulacaktır
İnsanlık nerede her taraf ağıl
Dehşet sabr birikti O bizle oğul
“İslam güzel ahlaktır” takva kulun zaferi
İzzetin affın haktır kulun eyle Ömer'i
Dünya debeliyor virüs ağında
Zulmün doruğunda şirk batağında
Camiler secdesiz bürünmüş kara
Mahsun Kâbem saldın beni efkâra
Ellere su gerek alınlara âr
Kalplerin ihyâsı tevbe istiğfar
Tedbire uymazsan akıbet harap
Ferâset lütfeyle aklettir yâ Rab
Gün bugün dem bu dem an bu andır
Hesap mizân gerçek dünya yalandır
Sabır zorluk değil kemiren beni
Ahlâkî çöküşün suskun düzeni
Sabreyle mihnet etme vesilesi erzak var
Gayret eyle şükreyle seni bilen Rezzâk var
Bir damla kan pıhtısıüç beş nefes bir cenin
Kibir gurur gösteriş canı çıka 'hep ben'in
Musibet ilâhi dertlenmek gerek
Dert yoksa duâlar boşuna kürek
Kul hakkı zehirdir zehirden baldır
Hesabı pek dehşet tevbe hayaldır
Kalpten kalbe inlemeli ağuşlar
O tevvaptır günahları bağışlar
Vicdanlara izzet zihne ter lazım
Kizbi yok edecek bir sefer lazım
Ezelden ebede eğri ve doğru
Hâl ile hûş olur doğruya çağrı
Marifet odur ki helâllik almak
Tevbeyle ebedi uyuyakalmak
Bir mezar kazınız bembeyaz kardan
Gitmek istiyorum ben buralardan
Güce dayanınız güç veren güce
O çok merhametli ve O pek yüce
Akletmeyen adam mı sığır türü mandadır
Adamlık hakikatte hakikat imandadır
Beyitler 8 - Tufan Yığıntıları Kitabından
Secde önemli şey cennete eştir
İman gül bahçesi namaz güneştir
İstisnai olsa da ismime ram olurum
Necaşi' yi düşünür dertlenir gam olurum
Her kuşun uçuşu göklerdeki haz
Hüznün şarkısını herkes duyamaz
Zillettir hem oku aklet düşün az
Ehl-i iman alkışmatik olamaz
Ömür ölüm yaşam arası hamak
Ölümden beterdir anlaşılmamak
Hakikat yanınca yalanlar söner
İmhâl tamamlanır ve devran döner
Nefsi hesaba çek unutma akti
Bâki olmayana sarf etme vakti
Düşecek mutlaka âhın harından
Dünya mazlumların omuzlarından
Tarafkirlik haset kin nifak izi
Ya Râfi affeyle toparla bizi
Sarsılmaz yenilmez süre verir az
Hakikat yalanlara mağlup olmaz
Asır şirazesiz Siyonizm şer
Ümmet nerde peki öldü dediler
Mütevazı zihinlerin vaazı
Tebliğde hilimdir hâlde kalp izi
Akledip anladım sabretmek nedir
İmhal var ihmal yok iman böyledir
Tevekkül et gayretsiz kalma
"Sakın ümitsizlerden olma"
İlahî adalet fâş eder serin
Müsebbibisin sen musibetlerin
İsrail devlet değil bir çetedir
Siyonizme Erbakan reçetedir
Bismillah der al ibreti bak taşa
Yeis nedir ümitsizlik kim hâşâ
Her ne varsa yalan yalancı hazan
Bir ölüm gerçektir bir de hak mizân
Bu seneki bayram Kudüs'e hazan
Bir daha ya kısmet şehr-i ramazan
Hasat beklenemez âhın barından
Telef olan vicdan tarlalarından
Nimetlerin şükrünü bilmeyenler
Nimet gider namertlere baş eğer
Seni insan kılan hâl ile va'zın
Helâl lokma yoksa yalan namazın
Hakikate akletmeden varılmaz
Kizb ehline niçin neden sorulmaz
Kalbi harap eyler alkış düşkünü
Kibre mekân eder gönül köşkünü
Fikir alında ter sükût gayrettir
Düşünmeyen beyin çomara ettir
Dini va'z ediyor "O"ndan bihaber
Akıbeti meçhul sondan bihaber
Rezzâk seninledir mutlak ve kesin
"Kısmete râzı ol rahat edesin"
Kuruluşu soykırım Kan gözyaşı nefret kin
Haddine mi söz etmek sömürgeci devletin
O öyle bir yâr ki seninle her ân
Geceyi durdurup sabahı kuran
Emrini şükrünü unuttuk Nasr'ın
Kıyametindeyiz galiba asrın
İnsan irâde de ahlâklıysa hür
Şefkat zalimlerden daha güçlüdür
İhlâs zühd takvâ ile kimi irşad ettik biz
Nakarat vaizlerle pek yorulduk hepimiz
Faniler merasimi güven ama nesine
Ebedi düşünenler koştu sıdk ülkesine
Öksüzler onları hep anacaktır
İnfâk neferleri kazanacaktır
Herkes mutlak müstehaka varacak
Tağutları o gün kim kurtaracak
Duâ had bilmek acziyeti arzdır
Arz edin akledin akletmek farzdır
Vallâhi mizân var hesap var tek tek
Mahşer var dehşetli söze ne gerek
Dile irşâd gerek haset kin değil
İslâm çarçur edilecek din değil
Musibette sabır zafere gebe
Tevekkül eyleyip acı sebebe
Gerçeğe körelmek kıyamı rettir
Hakikati perdelemek zillettir
Ahlâk öldü kizb zirvede sıdk düştü
Reddiyeler methiyeye dönüştü
Riyâsız niyetler ihlâsa radar
İman zenginliğin infakın kadar
Sevr'de gözyaşı Mina'da taş olun
"Tevbe edenlerle arkadaş olun"
Hüsran mutlak ihmal yoktur imhal var
Helak eder hınzırları yakalar
Soytarılar sokak sokak dağıldı
Dağıldıkça çomarlaşıp çoğaldı
Hakikat müminin vicdan sesidir
Haykırmak imanın derecesidir
Asra sükût gerek alınlara ar
Aptallar abdallara aptal diyorlar
Hodgamlıktır kizb ehlinin fıtratı
"İhkak-ı hak" diyargamlık empati
Koru bizi ya Râb el-Hafız'sın Sen
Şer ehli cühelanın fitnesinden
Hak mizânın vecde gelen sesidir
Buğz imanda kalma meselesidir
Fitne varsa tesanütte gün üşür
Ben susarım şiirlerim konuşur
Aşk seherlerde alnı göğe değen
Sekinetle kalbinden gülümseyen
Hakperest olanın tarafını tut
Hakkı bilmeyeni taşımaz tabut
Kizb ehlinin tuzakları çok olur
Nihayeti kendi düşer yok olur
Tefekkür yap seher vakti çık dama
Hiçlik varken çokluklara ağlama
Nobran ifade sadistlik salar
"Parayı veren düdüğü çalar"
Batıla parya olan hâk demekle hâk olmaz
“Mü’min aynı delikten iki defa sokulmaz”
Kul hakkı dehşetli zehirden baldır
Helâllik olmayan tevbe hayaldır
Aklederim şükür fikriyatım hür
Duygularım hakikat öyküsüdür
Meşakkatte huzur var ve terlidir
Alçalmak için yatmak yeterlidir
İnanan inkârcı öğretmen vaaz
Ar yoksa fark etmez her türü yobaz
Meddahlığı sorulacaktır yarın
Mahşer de kula köle olanların
Hayâ imana atılan ilmektir
Tek derdim müslüman kalabilmektir
Neden bu kadar hırs mağrurluk neden
Akıbeti soğuk tabut değer mi
Deme ehl-i müfritleri unut geç
Âlemlerin rabbi unutur mu hiç
Utanma duygusu edep ar harab
Bizi azgınlardan eyleme ya Rab
Varlıkta yokuz biz yoklukta varız
Frenk sözcükleri avurtlarımız
Bereket ribasız terdir pullukta
Özgürlük kemâle erer kullukta
Defteri dert eyle yazanı bekle
Rahat arıyorsan mizânı bekle
Cühelanın irfanına sözüm yok
Ariflerin susmasında yoruldum
Kalpten kalbe inlemeli ağuşlar
O tevvaptır rahmetiyle bağışlar
Yaratılış aşk aşk kalbin odudur
Aşk yoksa kelâmlar dedikodudur
İsmi gibi adil olâ bu beden
Adl ismine vakfeyle ebeden
Derin suskulardır bendeki feryat
Göçtü hakikatın vicdan mektebi
Kalp ehlini dinlendirir tevâzu
Kalp bilmeze pek uğramaz bu mevzu
Ölüm vardır madem varı dert etme
Erdem varsa itibarı dert etme
Neden bu kadar çok dalkavuk sorum
Ahir zaman ahir zaman diyorum
Zillet olur kinpereste gül sunma
Kizbmatiğe hüsn-ü zanda bulunma
"Cuma mesajları" yazma ara ver
Öksüzü sevindir güldür para ver
Hakkı yaşayalım hakkı yayalım
İnşAllah akledip aldanmayalım
İnsanlar arayın samimi kalpten yana
Sesinizi duyunca gözleri buğulana
Aklet hayra çevir adavet dünün
Bu gidiş nereye biraz düşünün
Kizb üreten hınzırlıklar çok ama
Yalanların doğrulara yamama
Mısralarım vicdan sesi izâh tam
İnsanım ben dalkavukluk yapamam
Dışkıda vızıldar petekte bekler
Arı kılığına girmiş sinekler
Zulmete kardeştir haddini aşan
Meyil gösteren de o gün perişan
Acırım durmadan acırım size
Kin nefret sürdünüz gözlerinize
Meylinde bulunmaz nifak kin yalan
Mümin odur vahyi kalbine alan
"Hak feda edilmez" esması Hak'tır
Hakkı bilmeyenler zay olacaktır
Kalpler merhametsiz anarşist madem
Kalp ehli bulmalı araya âdem
Serde ahlâk yoksa dilde kan olur
Düşük meşrepliler saldırgan olur
Hak mı fiillerin düsturun nasın
Merhametin yoksa karanlıktasın
Ahlâk imandandır hiçlik marifet
Hodgama hiçliği gel de tarif et
Yumruk isen tahakküme ersin sen
Mizân kaygın varsa mutebersin sen
Yüreğimi arz ederim her Cuma
Şuursuzluk katmam mutsuzluğuma
Hakkı vaaz ediyor batılla yatan
Göbeği dizinde emeksiz yutan
Avurtlar Bolşevik dahası da var
Ne kadar kör sağır kalabalıklar
Nuh peygamber nerde nerede İsa
Oyun tek perdedir ölüm çok kısa
Şiir şuur ister ruhun sesidir
Kültür medeniyet meselesidir
O günü bekliyor dehşetle mahşer
Zalimler mazlumlar şehit ve leşler
Ölüm mizân yeri hâk diyor âyet
Müslümansın madem biraz ciddiyet
Şiârı şairin hakikat haktır
Hakkı yazamayan şair alçaktır
Ömür yok ki tekrar kazası ola
Şiirlerim Hakk'ın rızası ola
Efkâr çöreklenir girer uykuma
Ruhum teskin olur gelince Cuma
Hakikat biriktir oku aklet sez
Kimse senin cennetini düşünmez
Et ve kemik hepsi ruh varsa varım
Ben’imin parçası önyargılarım
Tepeleri makber dereleri mim
Bu günlerde Sarıkamış gibiyim
Ahlâk edep vicdan ilim irfân fen
En büyük meselem lekesiz kefen
Hakikattır adl adım haksızlığa yatmadım
Tek sermayem güvendir kimseyi aldatmadım
Sen hâk çarşısında batıla hansın
Kahraman rolünde bir figüransın
Ahlakta üftâde kalp ile bakmak
Zaferdir ardında hoşluk bırakmak
Sabır ve metânet var ise şâyet
İmhâl var ihmâl yok buyurmuş âyet
Yoksulluk gözlere fışkıran gamdır
Aç varsa tok yatmak şehre haramdır
Feryat etme kadere hürmet et sabret
Musibetler ikazdır sonrası rahmet
Dosdoğru ol siz biz neyin nesidir
Adl kalemler hakikat kölesidir
Hayat ve ruh her şey ödünç biline
Madem muvakkattir koş menziline
Putçu bedenleri getirmem dile
Bir kahpe piyes ne yazsam nafile
Ne siz usandınız ne de ben
İnadımız takva olâ ebeden
Adl yazar adıma adl eşsiz paha
Kelâm da şiârım İbn-i Revâhâ
Şiirler seferim mânâlar sancak
Kime anlatayım kim anlayacak
Bütün kötülükler tek hece "ben"dir
Hak bilmezlerin hadsizliğindendir
Kandın bedbaht adam şakiye kandın
Sen fâni âlemi bâki mi sandın
Helâli gasp ribâ isyana yurttur
İmânı kemiren şirk başlı kurttur
İnsanlığın tefrikası ırkçılık
Ve takiye çifte standartçılık
Şefkat harlamalı müminin bağrı
Hâl ile hûş olur ahlâka çağrı
Şiirle anılmak istemem ancak
Hâl ile çağlarsa müjdeli sancak
Binekler pahalı binenler ucuz
Sokaklar çomaksız köpekler kuduz
Kur’an’ da dört esas birisi haktır
Mizân dehşetle tamamlayacaktır
Sabrın intizamıyla çok şey yamadım
Beraber ağlayacak dost bulamadım
Edep taşıyamaz ruh yoksa yüzü
Susar ifşa etmem kokuşan tuzu
Müslümanım ve insanım izâh tam
Teşne olup dalkavukluk yapamam
Aklı kinle dili kizble doludur
Dâva diyor dâva ahlâk yoludur
Edep ile vecde vara başınız
Tevbe edin aşka kavuşasınız
Din taciri çoğalır akletmeyen çok ise
Şefaatçi bekleme sâlih âmel yok ise
Varsa şayet cadde sokağında aç
Tüm varlığın ateş insanlığın hiç
Üç şeyi boğuyor cehâlet
Merhâmet muhâbbet mârifet
Putçu bedenleri getirmem dile
Kahpe bir piyes ne yazsam nafile
İrşâd nedir tebliğ kime ey hünkâr
"Emri bil marufnehyi anil münker"
Kalp ehlidirler takdire şayanlar
Hakkı telkin edip ve yaşayanlar
İnsan kalabilmek ne büyük sanat
Dünya kime huzur kime saltanat
Bir mezar kazınız bembeyaz kardan
Gitmek istiyorum bu diyarlardan
Sarıkamış mısralarım kime gam
Kalbim donar aşk şiiri yazamam
Nifak dolu avurtları kin damlar
Sonsuzluğu satar süfli adamlar
Ölüm zulüm virüs ibretler vardır
Farkına varanlar pek bahtiyardır
Ey hakikat sahibi Ayırma hâk izinden
"Helak etme Allah'ım beyinsizler yüzünden"
Seni mümin sandı bilen namazın
Helâl lokma yoksa yalan namazın
Ahın gücü ağır yazan ne yazsın
Feryadı mizanda kaldıramazsın
Cennete giremez secdede ölse
İnsanlar şerrinden emin değilse
Sefahat meddeci asrın atıdır
Sözlerim ahvalin malumatıdır
Lisanın ziyneti edep ar hayâ
Haya yoksa boşa gitme Hira'ya
Zalim beşeriyet dünya kin sesi
Kapadı Beyt'ini kovdu herkesi
İsmime münhasır kemâlden azım
Kalbiyle konuşan adamlar lâzım
Hakk'ın divanında pay olacaktır
Hakkı zay edenler zay olacaktır
Zalime nasihat boşa çabadır
Zulmete hamile kine gebedir
Öyle anlar var ki ne yazılsa az
Unutmamak lazım unutulamaz
Dile vicdan gerek alınlara âr
Kalplerin ihyası tevbe istiğfar
Cumâ libasını giyemeyenler
Harama haramdır diyemeyenler
Faize kâr deyip kirlenen emek
Milli piyangoya millidir demek
Ya Rab beni ismim gibi ad eyle
Hakkı söylet affeyle azad eyle
Gün göremez fısk höykürten her kimse
Gönül bezer gam giderir er kimse
Ölümü düşünmek ihlâs erdemdir
Tefekkür etmeyen zalimlerdendir
İfrat tefrit menfi ahlâksız sazsın
İllet ve gafletten kurtulamazsın
Basirette kısır ruhtan alıklar
Ne kadar da sağır kalabalıklar
Kursağında kizb bol unuttun dünü
Kimse görmez senin gerçek yüzünü
Hâle aksetmeli kuldaki hayâ
Hayâsı olmayan tapar paraya
Ebabil taşlarıdır mazlumların bileği
Dehşet ile çağırır o gün azap meleği
Gerçeği tahrifat öyle ânlar var
Kahraman kisveli kaltabanlar var
Ne maziyi bildik ne atî dedik
Hâlden anlamayıp empati dedik
İnsan çok uzakta insanlığa yan
Yaşamak soluk mu susun o zaman
Metânet güzel şey tevekkül yada
Sabırla geçiyor izi kalsa da
Tuzak cürüm kin ve nifak aldat gez
Hâşâ Kahhâr hiçbir şeyi unutmaz”
Kalemim hak yazar hakikatte hür
Dayanağım Allah o basîr şükür
Vicdan yoksa geri kalan gazeldir
Hayat güzel insanlarla güzeldir
Kıyamet gününü düşün müslüman
Kardeş eti yemek işin müslüman
Melüllenme o hafidir
Allah kuluna kâfidir
Serde ahlâksızlık siyonist ağız
Sabrı gardaş ettik kazanacağız
Adalet bilmeyen düzen canidir
Mizân o gün baki herşey fanidir
Acı bir hakikat ağla kavrul yan
Mezara gideni yok arkasından
İster atlı deyin isterse yaya
Döneceğim ayrıldığım noktaya
Kitap ve sünnet tebliğdir hakka
Hakkı bilenlerin hakkıdır Mekke
Bırakın mensubiyeti er olun
Kur'ân "Doğrularla beraber olun"
Zonklat şuurunu oku aklet yaz
Hakk'ın müdafası ribayla olmaz
Hâlini ihya et ruhun sükût boyasın
Dilin temiz tut ki güzel sözler duyasın
Ölçüm yapıyoruz dilde yok sütre
Elimizde birer imanometre
Tevhid elbisesi giyemeyenler
Harama haramdır diyemeyenler
Çok azını yazıp yattım
Her şeyi içime attım
Vicdan zembereği bozulmuşken tam
Seyran edip aşk şiiri yazamam
Takvalar horlandı taklalar arttı
Taklacılar Firavun'u arattı
Şiir yazıyorsam dinmez acım var
Benim hâk demeye ihtiyacım var
Vicdanlar pespaye suskunluklar gam
Ölüm var çok şükür ölüm vesselam
Sen düşemezsin sorun da bu yâ
Yusuf’un düştüğü şanslı kuyuya
İman kabul etmez yalan tuzak kin
Cürümler od olur o gün "yevmiddin"
İsmim Ömer denmiş ad günüm kasım
İslam adalet der varsa ihlasım
Nasihatin hâlde olâ her anın
İhtiyacı kâl değildir dünyanın
Akleden kendinde kendini arar
Susmak terletirken düşünmek yorar
Hodbin hissedemez hikmeti pirim
Ben hep üzülürüm vicdanı hürüm
Methiye övgü ne tapan tapana
Kudüs’ü siyonist başkent yapana
Şikâyetçi olur el kol bacak ten
Allah'a havale edilenlerden
Kini cilâlayıp şerri boyuyor
Sükût ediyorum Allah duyuyor
Allah’ın rahmeti gazabı haktır
Merhamet erleri kazanacaktır
Selâm verip gitti bir mevlid yine
Omuzlarına yük aşk yüreğine
Herşey satılır rafta
İnsan hangi tarafta
Parameşrep sefahatta şâd olmaz
Tanrılara giden yol irşâd olmaz
İrşat tebliğ nedir akleyleyin az
Bâtıl şivelerle hâk savunulmaz
Dünya madem yalan peki sen nesin
Hakikatten yana hangi yerdesin
Kizb ehli çehrede izzet ar olmaz
Hodgamın sözüne itibar olmaz
Ahlaksız yol tutulmaz
Din yaşanır satılmaz
Hissiyatsız ruhlar derine inmez
Müphem manalar hükmünde silinmez
Yolumuzu felak eyle Allah'ım
Zalimleri helak eyle Allah'ım
Arsız söz dinlemez gayri tez güler
Ahlâkı olanın yüzü az güler
Kinin kizbin pek çoktur
Mizân var kaçış yoktur
Namaz çarpacak namaz
Ey yalandan usanmaz
İnsan bir yolcudur başlangıç beşik
Kimi insan gibi yürür kimisi eşek
Ahlâk varsa ahlâk muteber namaz
Ahlâk yoksa namaz kalbe uğramaz