BEYİTLER

Hatırlatma
________


Dörtlük beyit özlü söz ve şiirlerimi paylaşmak için
izin  istemenize  gerek  yoktur  Micingirt  yazarak  paylaşabilirsiniz

"Her mısramı hâl diliyle müstefit

Eyle Mevlâ'm hâvf recâ da sabit tut"


_______________________________

Beyitler - Heybe Kitabından


Vicdan

Göğe kadar çıksa şöhretin ünün
Zerresi olamaz vicdan yükünün

Yalan

Aklettirir nüktedanı şiirler
Kizb yüklü şakalar dili zehirler

Erdem

Belâların def’ine sadaka haktır
Şerre atılan tokat güzel ahlaktır

Olmaz

Eşkıyadan padişah tuzlaktan çayır olmaz
Piyangodan sadaka haramdan hayır olmaz

Rehin

Yâ Rab kurtar akılları rehinden
Kizb ehlinin yağlı zembereğinden

Kendime

Dehşetli şer ordusu kuvvetinde çürüme
Tahribat “ben” merkezli ben peşinde yürüme

Riya

Günahkârın af tevbesi nam ündür
Riyakârın namazından üstündür

Zulüm

Vicdanlar firavun yavrular denek
Nemrutlar çoğaldı nerdesin sinek

Mizan

O gün sorulur ne yapıyordun sen
Gazze'de çocuklar katledilirken

Hadsiz

Dili 'ben' diyenin yolcudur dini
Sözü kısa kesin bilmez haddini

Pişmanlık

"Yönelişler O Tevvâb'a yol budur
Tevbe etmek affedenin lütfudur"

Gözyaşı

Siyonizm emperyalizmin çetesi
İslâm insanlığın tek reçetesi

Samimiyet

Mizân var unutmayın haddinizi biliniz
Kuşku yok ki şahittir kalbiniz ve diliniz

Akıbet

Tevbe nasip olmaz pişmanım demez
Zalimler mazlumla helalleşemez

Hak

Hakka götürmeli seni namazlık
Hakikati sevmez umursamazlık

Siyonizm

Konu ne Arap’tır ne de Filistin
Siyonizm’in kini İslâm dindir din

Uyan

"Moğol’dan dehşetli Hitlerden beter
Düşman arıyorsan Siyonizm yeter"

Zillet

“Bebek çığlıkları bendeki keder
Üç buçuk Siyonist ümmet derbeder”

Ego

Ertesi darağacı yol kısa toprak derin
Kibrin İblisi geçti ne diyeyim aferin

İzzet

Gözyaşı mazlumun derdiyle y/aksa
Ebrehe dolar mı Mescid-i Aksa

Kudüs

Mescid-i Aksa’da işgal edilmiş dinin
Ey ümmet seyret sen zulmünü Yahudi’nin

İman

Haiz olduğum yol kalbimde b/izdir
Kudüs bizim ana meselemizdir

Titre

Titre ağla aklet veyahut höykür
Filistin ölüyor mevt insanlık kör

Amel

İlmiyle amel etmeyen hocalar
Fıtrat bozar dalalette bocalar

Şiir

Hakikat çığlığı vicdan sesidir
Şiir medeniyet bercestesidir

Ene

Ne yaparsanız yapın tahammülü epey zor
Kalbi kirli insanlar ahlak dersi veriyor

Hakikat

Adl ismidir Allah'ın hak ehlinin h/aleti
Hırsa heba etmeyin y/üzmeyin adaleti

Tevazu

Mütevâzîlik ihtişamdan âlidir
Kalbin şiârı insanın kemâlidir

Aptallık

Ortamı terk edip yokmuş sayınız
Aptallar kurnazdır tartışmayınız

Ben

Hırs insana gayr-i meşru his verir
İzzet gider İblis gelir ses verir

Çöküş

Kalpler iblise mekân put boyuyor dil
Kizbin tufanları bu yetiş Ebabil

İnsan

İnsanlık pek mühim ölmez payedir
Pâye ilim talim ve terbiyedir

Feraset

Heyhat Yâr’in nehyini birkaç alkışa s/attık
Alengirli tahribat aldandık ve aldattık
Ar

Düzenbazlar gücün izinde yürür
Hak kabzeder cehenneme götürür

Arsızlık

Avurtların fücur vicdanın yırtık
Sen mısralarımın ahısın artık

Aklet

Yalan hakikati asla dilemez
Doğru kizble ifade edilemez

Şefkat

Hissiz duymazlıklar bende ki keder
Ölü hayıflanır sağlar derbeder

Vahamet

Tebliğ görevini "ben"le vurduk biz
İrşad duygusunu buruşturduk biz

Cennet

Ana saadettir cennettir ana
İhtiyar gölgesi bedel cihana

Münafık

İnsi aldatanlar insten çeğildir
İnsan suretinde insan değildir

Aşk

Yürekte işlenir yârin deseni
Sevabımda yoksan istemem seni

Emin

“Doğrunun düşmanı çok zulmettiler “Emîn”e
Dert eyleyen cennetlik gerek yoktur yemine”

Buğz

Hakikati tiksindiren yol tutuverdik
Allah için buğzetmeyi unutuverdik

Kaygı

Sonun kaygısıyla yıkandım durdum
Tıkandım tıkandım tıkandım durdum

Hüzün

Acziyeti tattıra bir ömre güzün gerek
Bakışlara tebessüm kalplere hüzün gerek

Çıplaklık

Serinliğe sefer sütunlarda ter
Sahiller örülmüş etten kaleler

Sükût

Lisana ruh olmak şiir de demdir
Anlayanın yoksa susmak erdemdir

Dalkavukluk

İsmimde adl yazar hakikat çağım
Olmadık dalkavuk olmayacağım

Hesaplaş

Mutlu kim huzur ne hele de ana
Kim Karun’a benzer kim Süleyman’a

Edebiyat

Kavramlar sarsılmış lügatler atsız
İmgelerde kalp yok mâna sebatsız

Helal

“Kul hakkına riayet” kazanç nettir
Helal nimet iktisat ganimettir

Unutma

Tevbe fayda vermez kâr etmez aman
O gün "dağlar yürütüldüğü zaman"

Dosdoğru

Menfaatten uzak İslam'sa yolun
Hür şeffaf tutarlı dosdoğru olun

Tacir

"Üzülme Allah bizimledir"
Dindar gâvurlar faşizmledir
Gayret

Okumak zahmetli akletmek çetin
Gayret ve ter ister teslimiyetin

Laf

Çok konuşan dinlemeye sağırdır
Sözcüklerin intikamı ağırdır

Akıbet

Her nefes terhise düşürülen iz
Haşir var unutmayın öleceğiz

Vefa

Vefa bu diyarda zembil diyorum
Sonra düşündükçe yoruluyorum

Arayış

Nabız ecelin sesi duy/arsızlık acıdır
Kimine darağacı kiminin miracıdır

Dua

Ya rabbim nasip et takva üstlüğü
Sıdkı doğruluğu ve dürüstlüğü

Mintan

Akıl çöle teslim gözlerimde kum
Dost nerde düşman kim seçemiyorum

Ana

Aşk ile hürmet et şefkati sarsın
Annen yaşıyorsa sen bahtiyarsın

İhlas

Hakikatten uzaksa kul nefse kâhya olur
Hükmü haktan alanın her anı ihya olur

Adalet

Kötülüğü emziren pimi çekilmiş gözler
Nesafetten bihaber haysiyetten k/öksüzler

Sıdk

Sadakati kemik sıdk kelpte olmaz
Iman ile yalan bir kalpte olmaz

Hakikat

“Şair” değil artık ben bir “asi”yim
Adl kuşanmış hakkın tabancasıyım

Mutlak

Mukadder gerçeği görecek er geç
Takılma ahmağa bir selam ver geç

Mahşer

Zalime azaptır mazluma düğün
Servetin beş para etmediği gün

Endişe

Zihne sığmazları hep sınıyorum
Batık güneşlerde ısınıyorum

Ramazan

Kur’ân kalpli ramazan rahmet esiyor ılık
Tekrar nasip mi bilmem yaklaşıyor ayrılık

İsmim

Madem medeniyet taşıyor adım
"Adl-i İlâhi"dir kaygım maksadım

Üslup

İrşad ve tebliğ gerek yüreklere değiniz
Nezâkete dönünüz "nefret ettirmeyiniz"

Çöküş

Uhrevi düsturu hırpalayan kim
Zina fâiz normalleşti nitekim

Gizli

İnfak et gösterişsiz ebediyet kârıyla
Zekât fitre sadaka vaktin itibariyle

İnfak

Önen gelir adamlığın o günde
Şefkat ve infakın büyüklüğünde

Erdem

Haysiyet bahsinde alınmayan baz
Aptallar abdalı algılayamaz

Tefekkür

Şu muhteşem kâinat irşat etmez mi günün
Kalpleri köreltmeyin biraz “farklı düşünün”

Put

Alkış avurtlarda “Buda” yüzlü put
Ne kadar alkışsa o kadar Nemrut

Gösteriş

Çöküşü inşa eder yalancının dindarı
Felsefede din tartar imansızın kantarı

Tespit

Şan şöhrete tapınıp çoğalttılar putları
Nefrete teşne oldu bu asrın nemrutları

Halet

Bize benzeyenler kapadılar önümü
Ne yazı fark ettim ne de bir gündönümü

Beyitler - Beyni Zonklatan Beyitler Kitabından

Hava reca şan şöhret ne kadar ünün
Mahkeme-i kübra ve hesap günün

Toprak yeter mezarların üstüne
Mizân bakmaz Karunların büstüne

Cehâletin hâletiyle tanıştık
Durum böyle azar azar alıştık

Sıdk doğruluk kizbe fetvalı kostüm
Fetva konuşunca ben artık sustum

İtham gasp iftira fitne tahripkâr
Dindar görünümde çok münafık var

Kabristan beşiğin p/eşidir gardaş
İnsan ölmez ölen nâşıdır gardaş

Koşar adım anırırsa kâr sayın
Eşşekleri bir araya toplayın

Duâ had bilmektir acziyet arzdır
Arz edin akledin akletmek farzdır

Kalp çölleşmiş dile vehim sürüyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor

Nefsi terbiyeye celp edip durun
Kalbi konuşturup dili susturun

Davete icabet varana Cuma
Nâz niyâz mektuptur yârene Cuma

Başı secdede ayakları caddede
Derdi sefahet pek büyüdü maddede

Kırık testiyle suya gitme
Gayret etmeden duâ etme

Cürüm büyük tevbe eyle aç elin
Ya bir virüs ya bir sinek ecelin

Bakışlar vefasız ne söylesem boş
Beni sen anlarsın ey büyük doğuş

Tevekkül teslim ve tedbir takdir hak
İsmim "hak" der hak iblislere ırak

Bir nefes kadardır vaktim çokluğum
Belki keten bezdir benim yokluğum

Hayat açık alan mezarlık perde
Kendimi aradım durdum köylerde

Secde önemli şey cennete eştir
İman gül bahçesi namaz güneştir

Ömür pek kıymetli yolculuk haktır
En büyük yolculuk güzel ahlaktır

Aptallara abdal ve ermiş derdik
Hınzırlara hızır pâyesi verdik

Kalbim temiz” pâk deriz ar edep aşınınca
Ağyâra yâr olurum ölümü düşününce

İnsanlıkta yoksun sen ihsan sende var değil
Lafzın senden bihaber ve sen sana yâr değil

Kalplerin ıslahı unutuldu hep
Kaygısız keyfilik diğer bir sebep

Madem insansın oku aklet düşün
Düşün yoksa başlamıştır çöküşün

Umut tarlasına sabır ektik biz
Ummadığın bir gün dirileceğiz

Aptallara rağmen kulluğum hür
Elhamdülillah özgür gücümdür

Âhın terazisi şakaya gelmez
Kefen kabullenmez yer razı olmaz

İlâhî musibet şüphesiz gelen
Günü hırs boğuyor şehri gökdelen

İns mi iti ihtilafın haksızlık
İhtilafın köpeği ahlaksızlık

Kale değil takva gerek yol nettir
İslâmın kalesi kur’ân sünnettir

Şefkatten nasipsiz kalbe et denir
O kalp necasettir necaset denir

Belayı görmemek en büyük bela
Kul hakkı yiyenler kul mu mesela

Gayret emrine hizadır
Huzur kadere rızadır

Lebbeyk der susarım közde tenim var
Ben yalnız değilim gözetenim var

Hakkı bilen gönül ehli hür idi
Edep ile sarsılmadan yürüdü

Duâ O’na varmaktır edeple nazın gelir
Tevbe yola girmektir ölüm ansızın gelir

Aşk mevta aşk öksüz aşk anlık fiyat
Ruh ufku kaybetmiş habersiz heyhat

Şiir nedir dedi kaç paralık
Cehlin aradığı maskaralık

Pâye hırs hengâme ve ölüm haktır
Herkes sessizlikte buluşacaktır

Pâye hırs hengâme ve ölüm haktır
Herkes sessizlikte buluşacaktır

İmhâl şuurunu kaybettiniz siz
Sükûtun gücünü bilemezsiniz

Hâk diyenler hakikate lâl oldu
Şi’r konuştu hâldaş oldu hâl oldu

Boğuşarak denk olamam dengime
Güneş geceye müptela sen kime

Bir ömür taşıyın teberrük sayın
Ahlak pek gariptir üzüp bozmayın

Garip ve yorgun dahası da var
Büyük yazarlar büyük yazarlar

Hak namına hakikati tutunuz
Kusursuzluk pâye değil putunuz

Allah'ım lütfeyle af nasip eyle
Huzuruna al tavaf nasip eyle

Meziyet edenler zikri şükrü sabrı
Müjdeden sayarlar ecel kefen kabri

Tevekkül sekinet kalplere dildir
O'na sığın “O ne güzel vekildir”

Edep mevta izzet öldü ar sızlar
Yığın yığın kamyon kamyon arsızlar

Ehl-i hakikat ol git ”bir”e sığın
İhsanın kadardır tüm insanlığın

Kulluktur mertebem irâdemse hür
Sâbit-kadem eyle eyleme mağrur

Huzur aradıkça artıyor sızım
Çokluğun ıssızlığında yalnızım

Nifaka meyledip aldatan basın
Mizanda kimseyi aldatamasın

Kin nefret zehrini salmasan keşke
Şefkat heybelesen acıdan başka

Şefkat merhamet yoksa vicdan
Sessiz olun ölmüştür insan

Parmaklar tokmağım mısralar defim
Hakikati yazmakla mükellefim

Hakikat namına sabreyle diren
O görüyor hidayete erdiren

Enkaz imgelerken alevler sardı
Şiir yazdığımı sanıyorlardı

Plan kirli yüz ifaden üçlüdür
Âh ve zaman planlardan güçlüdür

Anırıyorsunuz ağzınızda gem
Allah belanızı versin diyemem

Mahkeme-i kübra bilir misin hür
Haksızlığa karşı sükût zulümdür

Kalbi sadra indir rapteyle dili
Mısraya işlerken ahlâk danteli

İfadeye üslup dile sus düşür
Gönül kırılınca rüyalar üşür

Bu bambaşka mabed âşıkları bol
Belki de secdedir kimine futbol

Diline sahip ol had bil edep sür
Kalplerin ölümü kibrin gücüdür

Seyir lazım anlatılmaz her piyes
İçi volkan tepesi kar Erciyes

Hakikat çeşnisi sırtımdaki yük
Buğzsuz adamlarla gamsız yürüdük

Kendini değiştir ve haddini bil
Şüphesiz gün gelir olursun sefil

Kırgınlıklar çizip resmettim baba
Arsız mı çok ben mi suçlu acaba

Yâr yoluna revan olmak tek neden
Tek derdimiz takva olâ ebeden

Şiârı edibin hakikat haktır
Hakkı yazamayan kalem alçaktır

Toprak kokmalıyız berrak ilmek ilmek
Ölmeden ölmektir sadeleşebilmek

Kim ademdir kim iblisin hamalı
İrade namustur satılmamalı

Mehmet'i Mehmete düşman eden şer
Kabir kapısında bekliyor mahşer

Asır şirazesiz tuz kokuyor tuz
Şer ehli hortladı ne çok namussuz

Hakikate kul hakkıyla varılmaz
Kizb ehline fitne nedir sorulmaz

Sabrı yine ikna ettim bu hafta
Kaldım ismim ile aynı tarafta

Aczini fark edip had bilenler hür
Kalplerin ölümü kibrin gücüdür

"Hakkın hatrı âlî" yâd eyleyelim
Ve beni ben'den azad eyleyelim

"Oku aklet" terle ter ister ağız
Çalış diyor kader çalışacağız

Dilde helâl lokma erdemde enler
Namazı dosdoğru kılabilenler

İster bütün mevcudatı arif et
Gönülleri inşa etmek marifet

Ömür pek kıymetli ticaret haktır
En büyük sermaye güzel ahlaktır

Sabrın intizamıyla çok şey yamadım
Beraber ağlayacak dost bulamadım

Ruhu inşa edip kalp ile bakın
İştiyaklı bir gözyaşı bırakın

Hak hakikat kimin hükmünü sürdün
Söylesene kaç aç insan güldürdün

Şair hakkı yazmalı müstâkimin izinde
Bir damlası olmalı hakikat denizinde

Cürümler dehşet çok ileri gittin
Sen dünyayı başıboş mu zannettin

Kul hakkı mizanda pek dehşetli hak
O gün gasp edenler ziyan olacak

Aşksız sözleşmeler bulaştı aşka
Hiçbir söz kalmadı yalandan başka

Yâ ilahel alemin düşürme bizi dara
Çaresizler çâresi hâşâ sensiz ne çâre

Vallahi mizân var bu dünya yalan
Kula kul olur mu kendini bilen

İnsan için en üç temel
İman itikat ve amel

Dosdoğru ol izzet ile kabre var
Unutma ki mahkeme-i kübrâ var

Memur bey hakikat öldü diye yaz
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz

Kalp ve akıl gidiş nere soruyor
Aklettikçe dudaklarım kuruyor

Şu üç sermayeyi kaybettik tek tek
Susmak gülümsemek ve hayal etmek

Menfaatperestin ameli çürük
Akletmez toplumun temeli çürük

Hissiyat uykuda şefkat yok günde
Göz ağlar kalp ağlar âh var hüzünde

Ya Rabbi kin nifak ağızda meme
Utanma bilmeyenlerden eyleme

Zihnim kalbur gibi su elemekte
Hakkı haykırarak bestelemekte

Hakk'ın divanında pay olacaktır
Hakkı zay edenler zay olacaktır

Ağızlar paçavra daha ne olsun
Öyle bir yaşa ki bahane olsun

Ya Rab merhamet et yüzüm ak eyle
Ürpermez kalplerden hep uzak eyle

Nâra müstehaktır attığın nara
Nifak sergileyip çıktın kenara

Sabır tevekkül de alevlenen nem
Azgın sürülere dehşet cehennem

Sabır sâlih amel ulvî katidir
Sabır sabredenin asaletidir

Ya Rab koru bizi Mukdedir'sin sen
Müslüman kisveli kâfirlerinden

Mizânı unutsam ar hayâ gelir
Ruhum koşarak musallâya gelir

Evlat baba bilmez kadın erini
Yırttık mahremiyet perdelerini

Şefkati cezbeden ağlayan sesi
Kalbin duymuyorsa sen neyin nesi

O'na arz ettim O kâfidir bil
"Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"

Söz çok günden güne çoğalıyoruz
Yalan denizinde boğuluyoruz

Secdeyle düzenbazlık itikata set
Yâ Râb imanımı muhafaza et

Dilleriniz dev kalpleriniz cüce
"Kininizle geber" buyurdu yüce

Kalpte hakikat yok alınlarda ar
Allah'ı unutmuş dava diyorlar

Yön değişti sağcınız ve solcunuz
Kapitalizmin eşeği oldunuz

Yârenim vicdanım silahım kalem
Kalem sadık yoldaş Allahüâlem

"Yalan lâfz-ı kâfir" izâhat nette
Yalan alkışlarda yalan rağbette

Fikrin izzetidir putları kırmak
Edibin cihadı hakkı haykırmak

"Namaz dinin direğidir"
Ahlâk ruhu gereğidir

Vesikan riyâysa eşedse sesin
Münafıkgillerde mertebedesin

Eşeğe terbiye yiğide at gerekir
Siyasete temiz fıtrat gerekir

Kibir ehli din diyenden bizarım
Gayri o gün uzak olsun mezarım

Samimiyet bürünen gayeyi seçebilir
Felsefeyi kovanlar hikmete geçebilir

Elem acı azap adavet yalan
Üslubu bozar mı kendini bilen

"Havf ve recâ" kalb-i saffet
Tevvab sensin yâ Râbb affet

Şiirlerimle ben mezarla mertek
Şiirden şuura tefekkür gerek

Düzenin sahibi haç mı hilâl mi
Sigara haram da fâiz helal mi

Seher behşedilen sır
Yakarışla yüceltir

Ahlâk bakımından bunlardan arı
Cibâli babanın gâvurcukları

Adâlettir adım hâk alınyazım
Kârûn düzenine karşı yobazım

İnsandan sayılmaz eylese beyan
Haksızlığa karşı taraf olmayan

Ötesi yalan zulüm tek millettir
Zalimlerden medet ummak zillettir

Herkes yaptığını ergeç görecek
Mizân o gün defterleri dürecek

Yalan tağutların malum atıdır
Sözlerim ahvalin mamulatıdır

Bu dava ahlâktır bu dava paktır
Davayı dünyaya satan alçaktır

Vahdet varken ayrıştıran cahildir
İrşat hâldir tekme vurmak değildir

Aslanlar azaldı kurtlar dağıldı
Tasmalar rağbette köpek çoğaldı

İblis olursunuz hakkı yayınız
Dehşetli o günü unutmayınız

Kizb ne riyâ ne din nedir
“Aldatan Cehennemdedir”

Ya Rab feraset ver akli ruhi hür
Ahlak soluklayan kalpleri güldür

Müslüman denince şu üçünü yaz
Kibirli ukala namert olamaz

Annemle dertleştik gözlerinde nem
Dedi zalimlerin canı cehennem

Ruhu inşa edip kalp ile bakın
Başkalarını övmeyi bırakın

Yatmak felâkettir her seher nimet
‪İrfân ceht etmektir secde ganimet

Zihin dünyasını nefs ile ördük
Şovmenlere edip payesi verdik

Mizânı düşündüm adl yazar adım
Namaz kılıp yattım uyuyamadım

Çokluklardan hiçe vuruştur namaz
Seherlerde aşka duruştur namaz

Ubudiyet mikyasından ne anlar
Hak hak deyip kula köle olanlar

Söz söyle ki teberrüken az olsun
Gün ışısın çiçek açsın yaz olsun

Hak ihya et insan gibi kabre var
Unutma ki mahkeme-i kübrâ var

Feraset mevt taşınmıyor ağırsınız
Sürekli kör hakikate sağırsınız

Güzel ahlak son nefeste tapunuz
Rahmetle anılacak işler yapınız

Hırsızlar gaspetti alın terimi
Arsızlar hapsetti gülüşlerimi

Şifa sara rengârenk seyreylerken semayı
‪Büyük sınav büyük cenk yâ Rab lütfet cumayı

Geceyle ağlaşsak yakarsak yâre
Ne kadar yalnızsın âh be minare

İnşirâh ver Allah'ım Şirâzesiz bu sızı
Belâlara doymuyor namussuzu arsızı

Kuşkusuz fitnesin sabır diyorum
Elleri Rabb'ime kaldırıyorum

Câmiler kapalı bekler boş tabut
Cürmümüz pek büyük Affetsin Mâbut

Kâbe kovar ölümlüyse putunuz
Varsa şâyet beyninizi tutunuz

İslâm irşâd ister ifsadı değil
Nifak höyküreni dinleme oğul

Kulluğa sığınıp elim açarım
Kendime koşarım ben'den kaçarım

Kalbi yakarışla arz eyle yâra
Şifâ inşirâhı Rabb' inde ara

Süfyan kim insan ne fikret aklet seç
"İnsanlık hüsranda" insanlar hariç

Asrı fesat boğdu hırs güne perde
Ben yazmaktan yorgun kelimelerde

Ey azamet sahibi Biz mahlûkuz Hâlık sen
"Helak etme Allah'ım beyinsizler yüzünden"

Bütün insanlığa ulaşıp tek tek
Üzüntülerini paylaşmak gerek

Kimine âfetler selâmet kârdır
"İmtihan içinde imtihan vardır"

Ahlâkı öğütler aklet eğil der
Ve İslâm s/affettir nefret değildir

Bize merhamet et Sendedir necat
Kâbe reddediyor söze ne hâcet

Musibet imtihan hayıra hattır
“Nefsle mücâdele büyük cihattır”

Ve yerlerde sürünüyor sürümüz
Sabır tevekkül ve tefekkürümüz

Olur mu bilmem ki zulmün kazası
Galiba bu ceza asrın cezası

Kaybettik ne varsa tek kalan ezân
Secdesiz mabetler öksüz ramazan

Takvâ izzet verir ve arınızı
Şahsiyetli duruş vakarınızı

Dosdoğru ol Hakk'a eğil
"Hak hileye muhtaç değil"

Katırdan at olmaz câhilden ermiş
Abtallar kendini abd zannedermiş

Kimi aldattın sen bekliyor lahit
Hâkimin kendisi mizânda şahit

Sabır ve tevekkül bu bendeki gam
Rabbime arzeder kula sızlanmam

Dostun çok olmalı düşmanların az
Düşmanı olmayan adam sayılmaz

Değerler menfaat Kisra'cı âlem
Helâl rızk ışıldar imân meşâlem

Din imân değildir tapındığın put
Bir sineğe mağlup olmuştu Nemrut

Sabır teslimiyet sonsuzluğa el
İmân bir lutuftur imtihân bedel

Hüsn-ü edep ile dil olâ hâmi
Lâtif bir sirette ol Molla Câmî

Ene yalan riyâ reddetmiş dinim
Sen hep konuştukça ben hep hırçınım

Yâ Râb bizi secdelerle buluştur
Tez zamanda selâmete ulaştır

O gün sadıkhane kefen kalır tek
Sonsuzluğu düşün sonu görerek

Yer gök tefekküre koşar bu ayda
Bedbahtsam gafilsem körsem ne fayda

Musibet ahvâlin malüm atıdır
Üslubum çok şeyin malûmatıdır

Lezzeti ölçüsüz çalışıp hak et
Ebediyet derdin varsa infâk et

İsmim teberrüken verilen haktır
Hakkı savunmayan şâir alçaktır

Rızkı veren Allah kimse tutamaz
Allah'tan korkanı kul korkutamaz

Şu fânî dünyâda sanmayın hürsünüz
"Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz”

Mal mülke tutuştu kazandım sandı
Bir metre bez bir merteğe dayandı

Sabır örüverip hüznü yamadım
Namaz kılıp yattım uyuyamadım

Kâbe yasak cami ıssız sokak boş
Beyinler ot beyinler put ve sarhoş

Yeise yer yoktur çıksa da canım
Selâmün aleyküm güzel vatanım

Rab değil abdsın sen nedir niyetin
Kibrin kinin riyân enaniyetin

Kur'an'ın mihengiyle insanları sayalım
İtikatı zorlayıp "ilâh"laştırmayalım

Akşam teravih var sabah ezanım
Selâmün aleyküm güzel vatanım

Hak hakikat çığlığıyım kul adem
Umum mânâ ismimdedir ifadem

Duamız yok ise neylesin bizi
Rabbim salihlerden eylesin bizi

Acı merhamet et aciz abdiz biz
Sana kulluk eder Senden dileriz

Ezanla doğmuşum ezânla ölüm
Ezansız vatan mı lâl olsun dilim

Mirâcıdır namaz kulun
"Oruç tutun sıhhat bulun"

Vücut sermayeni kurtlar yiyecek
O gün önemi yok kim ne diyecek

Hayâ muhafaza Sâre adındır
İffeti dert eden kadın kadındır

Kitap yazıp kapağına gül serper
İrfân yamuk âmentüden bihaber

Din alınır satılır düşünmeyen çok ise
Şefaatçi bekleme sâlih âmel yok ise

Sağı solu avam ârif densizi
Allah için seviyorum ben sizi

İsrafsız iftarlar cihet-i tattır
İsraf fıtrat değil israf ifrattır

Müslümana bühtan kinden çıkmıştır
Kâfir diyen fasık dinden çıkmıştır

İbret almak gerek baktıkça nete
Peçe takıvermiş bütün sosyete

Dünya fâni yokluğunda farkettim
Ben hep seni düşündükçe şükrettim

Mahşeri hesapla dünlerine yan
Gücü güçsüzlere kullanmıyorsan

İki damla yaşla secde kârımız
Ezân hüzün dolu mektuplarımız

Sokaklar duyarsız şakaklar kirdir
Gücüm ve cephanem birkaç şiirdir

Kovdu koronayla kovdu yeryüzü
Sabun temizler mi bizdeki yüzü

İçimde iklimin sükûneti var
Sanki huşû giymiş bütün veralar

Gözü yaşlı anneyi ayırırsan baladan
Gazaplar katmerleşir kaçamazsın belâdan

‪Kin ihtiras nifak neden
‪Yanıkyan mı yoksa deden

Ellerim duâda ruhumda sızı
Lütfeyle Allah’ım affeyle bizi

Yeise yer yoktur çıksa da canım
Selâmün aleyküm güzel vatanım

Akşam terâvih var sabah ezânım
Selâmün aleyküm güzel vatanım

Yalan felâkettir haramdır ahtır
Hele ramazanda başka günahtır

Hakikatin sadasıdır hür
Şiir tefekkür örgüsüdür

Bilmemki olur mu oruçlar kabul
Haysiyet pek ucuz gösteriş sebil

Kovit denen görünmeyen bu böcek
Vazifesi biter bitmez gidecek

Kovit bazen Nemrutlara bir sinek
Bazen Nuh'a gemi Miraç'ta binek

Hayat nefs ile cihat ruhun nefsle savaşı
Hodgamdır sulh olunmaz ezilmelidir başı

Dilin arsızlığı kalbin pasıdır
Oruç insanlığın tutulmasıdır

Tersiz sermayeler eşeklik nala
Dilin harcı çüş demektir aptala

Alnı seccadede şefkati yoktur
Şevkat bilmeyenin alnı bozuktur

Sen her şeye kâdir bilirsin âhım
Ümmeti fesattan koru Allah'ım

Kurak gönlümüzü ölüyü sağı
Islatsın Allah'ım aşk sağanağı

Cumasız teravihsiz ve mahsun
Bırakıp nereye gidiyorsun

Hoşgeldin demeden başladı hazan
Bir daha ya kısmet şehr-i ramazan

Azap gazap mizân dinden ne anlar
Kârûn sofrasında iftar açanlar

Hangarlarda uçak cadde ıssız pist
Cami mescit mahzun binalar faşist

Ne yokuz biz ne varız
Bir nefeslik kadarız

İki damla yaş ve secde kârımız
Duâ hüzün dolu mektuplarımız

Dilde irfân sevdalarda aşk yoktu
Vicdan öldü şuur çöktü tuz koktu

Suskunluğum hakikati hitaptır
Yazdıklarım taasupsuz kitaptır

Vicdan hikmet gaye taşır mı rezil
Neredesin üstadım âh Necip Fazıl

Delâlet dehşetli batıla ehil
Edipler edepsiz alimler cahil

Ey ehli hakikat buğz mu varımız
Gayya' ya binektir sustuklarımız

Fitne tuzak riya olan aksızdır
Bazı tevbeler var olanaksızdır

Bir yanım Türkistan Hicaz bir yanım
Selamünaleyküm cennet vatanım

Ölüm ertesinde müjdeler vardır
Farkına varanlar pek bahtiyardır

Kalbim kilim gibi yaklaştı cuma
Allah bilir neler girmez uykuma

Beşikten mezara ne varsa yalan
Bir hüzünlü resim geriye kalan

Kem gözler seçemez karayı akı
Kalbin mahsulüdür bakış ahlâkı

Dil bir et parçası kem sözler sızım
Kalp ehli insanlar çoğaltmak lazım

Hak ve batıl zorbalıklar sürüyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor

Dert hüzündür dert irfandır dert taçtır
Dertsiz adam tedaviye muhtaçtır

Dindar yaşıyoruz dinden bihaber
Mizana duyarsız sondan bihaber

Kulluğu varmaktır bütün mesele
Her şey birer âyet her şey risâle

Kalplere istiğfar ve hak gerekir
Hâlleri dillere ilhak gerekir

Felsefedir yaşanmayan fikirler
Hakkı yaşatanlar hakperestirler

Hodgamlara saygı tevazu değil
Okumaz akletmez düşünmez cahil

Süfli düzen korkak basın
Korkak seni korkutmasın

İrfân ile dolmalıdır bal tasın
İrfân yoksa körkütüğe baltasın

İns kılıklı iblisleri dost sandım
Sarsıldıkça şiirlere yaslandım

İblis olursunuz “hak”sa susmayın
O’nun rahmetinden ümit kesmeyin

O gün divanında pay olacaktır
Hakkı zay edenler zay olacaktır

Kader tependedir mizân mutlak tam
Kafan taşlara vur âh almış adam

Esfeli sevmez rabbim insan erdemli varlık
Aslınıza dönünüz yetmedi mi zağarlık

Ömer yine bugün gün dağı aştı
Ömür binasından bir tuğla düştü

İblis projesi bıraktığı nam
Sinsi münafığa neylesin İslam

İşin yoksa tellallık yap çık dama
Varlığını varlıklara bağlama

İslâm adalettir mizân nedir yaz
Mizansız insanlar insan sayılmaz

Hakikatın çığlığıyım hak çünkü
Farukların Ömer'iyim ben dünkü

Beyitler - İmanometre Kitabından

Kötü kalabalık iyilik yalnız
Yalnız olun iyilikte kalınız

Kalpler Nemrut gibi vicdanlar hurda
Gazze’de şaşıyız körüz Uygur’da

Tövbe yok hırs yok kizb yok suizan da
Kandıramayacaksınız mizanda

Arsızlıklar diyârı beni yığın ediyor
Görenlerin körlüğü darmadağın ediyor

"Gayret içinde huşu
Ümmetin kurtuluşu"

Bir acayip zaman fitne günün varı
Dört biryanı sardı leş kargaları

“Bükülmeyen kolun vicdan yasıdır
Hüzün ahlâkın damıtılmasıdır”

Kişiler kutsamış övgü dizmişiz
Şerrin işgal gücü meğer bizmişiz

Sen seni toparla tevazuya er
Enâniyet mutluluğu kabzeder

" Haykır yaşa yaşat adalet farzdır
Adalet namustur adalet ırzdır"

Kınamayla kavuşmuşuz biz üne
Taş yağacak şu ümmetin böğrüne

Diller va'z ediyor ve kalpler hasta
Eller alkışmatik beyin nadas da

Heybenizde buğz yoksa tahripkâr birisiniz
İns mahlûktan aşağı iblisten irisiniz

Şer dehlizi Siyonizm’in dibisin
Sen hınzır d/ağının piramidisin

Ebed meçhul ömür acz ile doldu
Sittin sene yaşadık da ne oldu

Dil çürümüş kalp ölmüştür mevt iman
Siyonizm'e suskun ise müslüman

Siyonizm hasadı Lawrenc'in kârı
Lânete p/alet din bezirgânları

"İslâm İşbirliği" gücü kutsarken
Göçtü hakikatin vicdan mektebi

Tersiz vara dürüstlükle erilmez
Tuz kokunca ete hesap sorulmaz

Hüznü sarsa kokusundan bir yumak
Ne güzel şey düşünerek uyumak

Önce siz yaşayın sonra yayınız
"Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız"

Üstünlük taslamak köpeklerde hır
Ve ben'i terk etmek büyük cihattır

Hırs kin tuzak imhâl olur sır tutmaz
Güzel günler kalp ehlini unutmaz

Beğeniye etme bir ömrü heder
Kapitalist bakış el âlem" ne der

Biz biz diyen alınlar da "ben" izi
Doğrular mevt her yer yalan denizi

Kisra oku Kayser düşün Ömer yaz
Görgüsüzlük hiç bir kural tanımaz

Zindan sürüklenip şafak doğacak
Bulut gürleyecek yağmur yağacak

Kin öfke harında gaflete daldım
Tevbe ıslatınca kendime geldim

Duanın tesiri şifadır ama
Çürük vicdanlara lokman arama

Ağla titre hayal et kabire uzat başın
Zulme buğzu öğrenip yalnızlığa alışın

Her mısramı hâl diliyle müstefit
Eyle Mevlâm hâvf recâ da tut sabit

Mısralar cephanem imgeler forum
Asrın putlarını baltalıyorum

Yanlışlara yanlış diyemeyen dil
İblise eş olur velhasıl sefil

Yollar gayr-meşrû  engelsiz adım
Günahtan kaçacak yer bulamadım

Kendin bilen insanların içi dışı aynı olur
Ezel ebed bugün yarın her görene ayna olur

Bazıları tüm şerlerle birleşir
Allah Allah diyerek kâfirleşir

Üslûp çöktü hitabette direk yok
Dile kemik ötesine gerek yok

Ey müslüman ey ümmet ellerin kanda
Gazze'li annellerin âhı yakanda

Hak bilmezi dinlemek idraklere hır gibi
Mezarlığın başında eşek anırır gibi

Gazze'de figan var aklet utan y/az
Berat bedava mı sandın düzenbaz

İştiyak içinde her herzeyi yer
Tekebbür kuşanıp iman ölçerler

Beyitler - Üslup Kitabından

Dostluk vazgeçilmezdir dostluk gayret sıdk çile
Ve dostların kötüyse akıbetin nafile

Samimî dindarlar uzaktır ara
Dünyalığı için din satanlara

Kendin bilen ne yapsın şaşaalı eşiği
Karanlığın ışığı abdal yapar âşığı

Kizb ölçüsüz sırıtıp alçaklığa yürütür
Hükmü “lâfz-ı kâfirdir” itikadı çürütür

Nesafet olmalı evvela safın
“Dosdoğru ol” buyuruyor mushafın

Sıdk sabır gayretle tevekküle er
Doğrunun sahibi Allâh-ü Ekber

Her işi rahmettir var ise hayâ
Ahirette budur geçer sermaye

Edebe mugayır it doldu site
İt demek s/övmek mi it oğlu ite

Hakikat süretim kalemim siret
İsmim ihyasıdır haksızlığa ret

Hodkâmların gönülleri kupkuru
Yoga gibi iman bozar düsturu

Çok şeye tahammül bendeki keder
Beni gözyaşlarım terbiye eder

İhlâs samimiyet sadık dost kalem
Kalem şahidimdir Allahüâlem

Medeniyet müminin iliğidir
Ben değil biz ruhun inceliğidir

İlim ahlak hayret manaya da bak
Aklını maddeye kaptıran ahmak

Hırs insana gayr-i meşru his verir
İzzet gider z/illet ile ses verir

Kendini yakala hakikate koş
Kendini bırakan ne tutarsa boş

Zevk sefahat sofrasına meylettik
Beslendikçe ruhumuzu kaybettik

Biz nerede bize tuzak kim kurdu
"Biz" diyenler riyakârlık doğurdu

Hak bilmeyen haramiye âşıktır
Dünyaya sevdalı ranta k/aşıktır

Kur’ân ve sünnetten var mı başka yol
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol"

Helâl çorba kâfi çok hayal kurma
Madem dünya fâni kalbini yorma

Geçilmiyor sokaklar ins yüzlü it sesinden
Koru Allah’ım bizi zevk safa fitnesinden

Ruhlara tat verir bir cezve şiir
Peşinden tefekkür ardından seyir

Kimseye kaptırma çalıştır beyni
Kabristanlar farklı gökyüzü aynı

Yorul terle gayret et hırsın emrine girme
Verileni Haktan bil teşekkürsüz geçirme

Alnı secdeye d/eğil kalbi secdeye vuruş
Ümmete yön verecek budur nebevi duruş

Ben’den gayrı biz diyenler kul olur
Ben’de koşan şirk yolunda pul olur

Tersiz bostanlarda ayrık ot biter
Düşünmek zor iştir gazanfer ister

İrfan geleneği maksadı eşad
Hakla münasebet Sebilürreşad

Hakkı çiğneyende v/ar olmaz
Mizân bilmezlerden yâr olamaz

Bir din yaşanıyor bir 'siz ayetsiz
Dört biryan gizli şirk söz kifayetsiz

Tabiatı ılık tebessümü ter
İnşirâh işçisi nâif yürekler

Mahlûku çok severseniz gözleriniz bozulur
Mabudu çok severseniz kalbiniz de göz olur

Zekâ şirkte şeytan inekte saman
Zekâda zenginlik ahlâk ve iman

Ölüm hüznün kapısı ecel gözümün nemi
Haşirde belli olur akıbetin önemi

Hakkı bilmeyenler pek asabidir
Helâl muttakilerin nasibidir

Güzel bakmak erdem ömrü ebettir
Ön yargı gıybetle münasebettir

Secde doğruluktur ahde vefadır
Duâ aczini arz Kur'an şifadır

Ruh yoksa çamursun işte sen busun
Havf reca pistinde koşuyor musun

Beyitler - Zelzele Kitabından

Yalan şöhret mal mülk riyâ neyiniz
Kalbim temiz deyip methetmeyiniz

Kizb nifak ve hakikat hangi yolu tuttuk biz
Erdem sıdk doğruluğu “emin” kim unuttuk biz

Kabalık küstahlık acziyet nettir
Tesanüt ölümsüz samimiyettir

Gerçeğe ses olmak elbette haktır
Kargaşa içinde erdem susmaktır

Hüzünleri şifadır çığlıkları bilenler
Mizan günü ağlarlar hazan günü gülenler

Şayet Maraş’ta yoksam ben neye yarıyorum
“Kenarı Dicle’de bir…” Ömer’i arıyorum

İş imanla bitmiyor gayret istiyor Nebi
Lâkin "hizmet hizmettir" iyilerin meşrebi

Tören ile verilmez ibretin plaketi
Deprem değil dalâlet bu asrın felâketi

Ben ben hızarını bileyen masat
Üç ayrı sirette kibir hırs haset

Şefkat dolduralım gelin sepete
Tebessümlerimiz yoldur ebede

Bana bir şiir oku hüzünden uzak olsun
İnsanlığa tebessüm şeytana tuzak olsun

Yeme kul hakkını ter gerek t/ere
Ter ile ne güzel varmak mahşere

Akletmeyen yâr yolunu bilemez
Yâr bilmeyen kendisine gelemez

Kalpteki necaseti yunmaz nehirler
Samimi bir tebessüm şerri zehirler

Beyitler / ihtiyar bebeğim Kitabından

Hüznün nefesinde faniler fâsît
Üşüyorum ana gel beni ısıt

Ey arkadaşım aklet kibri kalbinden düşür
Zamanla enaniyet iblisliğe dönüşür

Bir gün olur herkes ecel tahtına biner
"Er kişi" olarak binebilmektir hüner

Şuur nereye kaçtı hani kıblede birdik
Gazze öldü ey gafil şeytanı sevindirdik

Kızb ehli yarışırken doğrular izliyordu
Yarışı izleyenler kazanan biz diyordu

Allah yolunda cihat emridir dinin
Ümmet seyrediyor zulmünü Yahudi’nin

Ebu Ubeyde'nin ahıdır ahım
Hamaset ehlini kahret Allah'ım

Sözüm hakikattir izahatım net
Örtü tarz kuşandı horlandı iffet

Dine tuzak kurup kin tuttunuz siz
Kabrin arkasını unuttunuz siz

İsmim hak der hakikate yanım ben
Sağcı solcu değil Müslümanım ben

İster kral olun ister padişah
Vallahi mizan var âh almayın âh

Hakikat nerede biz nerde sâhi
Namazımız zâyi olur vallâhi

 

Düş 'ünde boşa binmek
Gayret yoksa düşünmek

Tevekkül hak sabrın sadrında durdu
Ay gün vakit yine hüzün doğurdu

Dilin çürük kalbin kirli mevt iman
Siyonizm'e suskun kalan müslüman

Vaktin bir nefes boyu tövbe kurak kalbe su
Tövbe istiğfar farzdır tövbe kulluk tapusu

İster tevekkül et ister niçin de
Her felaket bir ders taşır içinde

Her ulema hakikati vazetmez
Sükût sevmez hak demeyi hazzetmez

Dört kelime alt mısra da söz tamam
Sonsuzluğu sizin için satamam

Silsile bozuldu karıştı ağıl
Eşekler küheylan rolünde oğul

Şu gurbet rüzgârı vurdu sinemi
Gün gün yaram azdı tabip neylesin

Dünyalık ne varsa kendine hak bildi
Çok şeyi oldukça her şeyi yok oldu

Dilin ne der sen nerede nerde tin
Şu ümmetin namusudur Filistin

Statü namına cehdi sebatı
Alkıştan ibaret müktesebati

Rüyadan uyanış vakti bu âlem
Tek ciddi hakikat ölüm vesselam

Huzur-u kalp ile yolculuğa var
Dünyanın vefası bir kefen kadar

Mevt sözcüğü sarsıcı ve vecizdir
Kelimeler çok şeylerde acizdir

İmhâl nedir akletmez misin hâlâ
Nereye kadar ey yönsüz budala

Unutma her Gazzeli iman içinde emân
Haniye kadar cesur Sinvar kadar kahraman

Siyonizm'e parya kınayan ağız
Ne zaman uykudan uyanacağız

Her insan yüzükoyun gassale yaya gelmez
Ölüm haktır ve ciddi mizân şakaya gelmez

Ötesini bırak hakikati tut
Ne çok desiseler dört bir yan tağut

Zaman gerçeği taşıyan tahsildar
Diller sussa da hakikat fısıldar

Yokluğun üşütüp sardıkça hüzün
Şefkatin sarıyor okşuyor yüzün

İslâm davasının neresinde sen
Sen neredesin nerede Yemen

Ölüm yâre sefer sabreden erdir
“Allah sabredenlerle beraberdir”

Oku aklet düşün kisveye kanma
Her sakal koyanı evliya sanma

Dâvâ diyorsun yâ elinde yâsin
Yâsin riyâ sevmez korkmuyor musun

Vefasız ve kafasız duygu yok şefkat meyyit
Hüznümü tepeleyip boş ver diyor hissiz it

Benim Kâbem taştan nezâfet deyin
Saraylara inat sade yaşayın

Rahmet hazinesi aşkın fethidir
Anneler Allah’ın emanetidir

Anne sensizlik zor isyan yok hâşâ
"Şu dar-ı dünyada" düştüm ataşa

Riyâ kizb fücur kin tuzak sen busun
Ölmeyecek gibi davranıyorsun

Seyyiatı gayya istidadı kin
Kardeşi kardeşe düşman edenin

Erdem tahrip hükmü ve yalak alık
Artık pek muteber şu yalakalık

Vefa meziyettir dün de yarın da
Satılmaz işporta tezgâhlarında

Ümmet fırka fırka zulüm el ele
Gazze benim diyor ite bak hele

Zulme rıza susmak yutkunduk yuttuk
Doğu Türkistan’ı çoktan unuttuk

İnançta tavizkâr hû rafeler
Streç giydirilmiş hurafeler

Münafıklık ekip nifak derdiler
Hızır sandık hınzırdan beterdiler

Yalan tahribattır hasta kalpte haz
Allah'tan korkmayan kuldan utanmaz

Namaz yoksa iman sakat ve azdır
Varlığımın vesikası namazdır

Kalemler sihirbaz idrak dağıldı
Ehl-i Firavun'lar epey çoğaldı

İnsan o ki dosdoğru ve net olâ
İnsi aldatanlara lânet olâ

Ne ölümden ibret ne yaşamdan tat
Nedendir ey mevta gel de sen anlat

İdrak yok b/eşiğinde iyi-kötü el ele
Vicdanlar yorgun düştü adam ara rast gele

Kalbin kelepçeli zifiri isin
Sen suskunlukların birçok şeyisin

Kelemim süvari mısralar sancak
Hakkı kuşananlar anlarlar ancak

O’nu düşün tefekkür et seyre yat
Seyr ehline tercümandır kâinat

Kalp ehlinin mefkûresi hayâdır
Hayâ yoksa ibretlik hikâyedir

Edebe mugayir semiren câhil
Dayağa muhtaçtır vaaza değil

Bağrı yanık yüz görünce bana hak
Hüzünlerin doruğunda yaşamak

İmanometreyi icad edenler
İrşad ve tebliğde iblisten beter

Kalbin kime karşı merdanlık etti
Hangi putun seni gerdanlık etti

Gül kokan hüzün taşı aklet hisset ağla yan
Kalbini “ben” mahvetti haberin yok mânâdan

Kemâlât ölmez ve takva yanmaz
Terbiye gören kalpler aldanmaz

Beyitler 1 Tecelligâh Kitabından

Sükûtum çığlığım izzet v/arımla
Bırakın bu beni kaygılarımla

Hutbede okunur müjdeler ayet
Tarafgirliğiniz adilse şayet

Yâr bilenin heybesinde ar olur
Dilinde aşk bahçesinde bar olur

Hakikat konuşunca gerçeği tek tek
Hiçbir güç önüne geçemeyecek

Yalancı insanlar bu asrın belası
Hak hukuk tanımaz makam müptelas

Nankör hodgâm gaddar ben diyenden “ben”
Allah'ım Eyleme kaybedenlerden

Putçu kostümleri yük etmem dile
Jestler kahpe piyes drama hile

Hakikate tokat zulmete elsin
Uğraş yalanların mahşere kalsın

Bedeni kirleten is değil "ben"dir
Aynalara düşman olmak nedendir

Istırap verici yakıcı gayret
Yalan kin nifaktan doymadık hayret

Hızına "havf" gerek çevrilen çarkın
Emir var âyette siz “Benden korkun”

Kalp nerede duygu nedir kim etik
Ruh ölünce beden oldu kozmetik

Kizbe merkep gerçekleri yalanlar
Nefs-i emmâreye tabi olanlar

Us'suz bostanlarda ayrık ot biter
Düşünmek zor iştir emek ter ister

Ruhları coşturur bir cezve şiir
Peşinden tefekkür ızdırap seyir

Kibirmatiklerde vecd sesi olmaz
Utanması olmayanın secdesi olmaz

Yaşam hüzün acı zulüm
Adil olan bir tek ölüm

İnsanın bedeli güvendir mirim
Her selam vereni emin bilirim

Kadın erkek ayrımından uzak dur
İffetsizliğin cinsiyeti yoktur

Günün dehşetiyle toplanır ervah
Hüküm meydanında nafiledir âh

Zekâ şirkte şeytan inekte saman
En büyük zenginlik salih bir iman

Fitne varsa tesanütte gün üşür
Ben susarım şiirlerim konuşur

“Dosdoğru olunuz” küfrü kizb sayın
Kâbe’yle ribayı karıştırmayın

Gayeyi dert etmek yolculuk budur
Uyanmak hidayet ömür uykudur

Gün veda kokuyor bitişte sensiz
Sana geleceğim birgün kefensiz

Ebediyet viran nifak kizb kinde
Teselli yok Berzah ve ertesinde

Niye bu kadar hissiz niye bu kadar kaba
Kitâb-ı kebîr-i netti acaba

İster isen dünya sana eğilsin
Adil değil isen adam değilsin

Had bilmez isen şad edemezsin sen
Kendini de irşad edemezsiniz sen

Aklediniz Müslümanım dediniz
Kula değil Hakka kulluk ediniz

“İslâm nişanıdır” diyor ulemâ
Besmeleyle başlayalım kelâma

İman Kur’ân kisve sende hilesin
Hesap günü çok çetindir bilesin

Ölüm nedir kim ölümsüz kim ölür
Kimler Kisra konforuyla gömülür

Helâlleş gel mizân hesap hak var hak
Atacaklar bir çukura be ahmak

Sıdk libası giyen insanlıkta tam
Giyende saadet aşktır diğergam

Rabbim bizi indir süfli kızaktan
Halas eyle kibirmatik tuzaktan

Gamdan hikayeler kamyon kamyon çok
Yegâne tesellim "umutsuzluk yok"

Allah'ım kizb ehline tat verme
Milleti bölenlere fırsat verme

Kader Azrail'e mezar eştirir
“Kaderi ancak dua değiştirir”

Biz kimin eseri ne var ki bizim
Özgüven hikaye s/onsuz acizim

Hakikatsiz hakkı hıfzeden diller
Kuvveti kutsayan Firavungiller

Acı kan gözyaşı zulmete perde
Vicdan var mı birleşmiş milletlerde

Rahmetin sonsuzdur şüphesiz asla
Ahlâk kuşandırıp oruçla besle

İnanılmaz duyarsızlık hoş neyiz
Denetimsiz reflekslere teşneyiz

Hatimler bereket dinlemekte iyidir
Ramazan Kur’ân-ı idrak etme ayıdır

Kul hakkına bulaşmadan kabre var
Unutma ki mahkeme-i kübrâ var

El açtım dergâhına affet kulun yap
Yarını bugünden güzel eyle Yâ Rab

Hırçın aslan dağda petekte arı
Hakikatin karasevdalıları

Yalanları pişirip gerçek doğrayan en'ler
Bana tutucu diyor caddede çiftleşenler

Hiçbir açıklama gerekmez ancak
Bir musalla taşı geri kalacak

Şairde haktır imge gayrısından ıraktır
Parçalanmış vicdanın ar tarlası çoraktır

Selâm ve kelâmın menzilinde hak
Şeref ve haysiyet hak bilmezde yok

Camide tarafgir olmuşsa imam
Allah muhafaza musibet tamam

Aldanma üstüne çalınan beste
Kabri boş vermişlik hemen herkeste

Taht tâc için karaya ak demedim
Yalan söylemedim haram yemedim

Mahrem âlem gösterişe tav değil
Perdeleri çekilmeyen ev değil

Yüz karası bedavaya meylettik
Kalp karartan yalanları seyrettik

Heybesinde "hak" olmayan tarafgir
Ya dalkavuk ya ahmaktır ya münkir

Nefret sıradanlaştı kini doyurmak adet
Niyet hayırdan uzak kalp tanımaz ibadet

Bugün de dün olur düşün ağla yan
İmtihandayız her daim imtihan

Zaman belki Hakk’a yürüyen koşu
Geri kalan imtihanın yokuşu

Toplumda şu üç şey çöküşün sesi
Yalan riya gaspın normalleşmesi

Yüzsüz demokrasi münafığa saz
Hak’tan taviz verir halktan anlamaz

Üslup ve belagat şuur yetidir
Şiir hür tefekkür faaliyetidir

Gönüller okşayıp kalpleri kırma
İntikam harlayıp “adl”i ısırma

Hasatlar fırtına torbalar yırtık
Balon uçurtmaya vakit yok artık

Hakkı tanımayan sıdktan uzak dur
Sadakat değil bu kula kulluktur

Edebi irfanı rıfkı yayana
Selâm olsun nefsi yargılayana

Utancını kaybeden ne din bilir ne dava
Egosunu besleyip yatar kalkar bedava

Ben kendime her ne zaman uğrasam
Bir ses gelir “meyyit için dua” ya

Hep ben diyen tüm şerlerin piridir
Nefste alçak şeytandan da iridir

Bir mezar kazınız bembeyaz kardan
Gitmek istiyorum ben buralardan

Mizândan dem vurup haddini aşan
Hakkı gasbedenler o gün perişan

Hasat yeri hayat gayrısı elem
Ölümü unuttuk Allahuâlem

İftira gasp yalan sapanı sürdük
Gerçekle geçici dostları gördük

Din alıp din satıp din emiyor
M/izan var diyorum dinlemiyor

Öncesi ihtiras kıskançlık hırs güç
Sonrası pişmanlık eyvah keşke suç

Yaşamayıp dem vuruyorsa dinden
Gidin ibret alın cenâzesinden

Hesap günü var ama kin dinmez oldu
Üslup şakülsüz kalpler incinmez oldu

İdrak gerek şaire idrak eke
İdrak yoksa gürültü boş teneke

Kaçıncı asırın lisanıyız biz
Agora'ya meze dil telakkimiz

Haddini bilenler söze gem vurur
Hakk'ı unutanlar haktan dem vurur

Vesveseyi bırak eyleme kaza
Depresyon mu dedin haydi namaza

Tebliğler dergide süs epeyden beri
Kimler çoğalttı şu "Ebu Leheb"leri

Yalanlar kamyon kamyon taşınıyor pazara
Doğruları aradım gittim baktım mezara

Hakka istikamet hakka sevktir din
Vebalsiz günlerdir bayramın senin

"Oku" farzdır okumamak ne acı
Akletmeyen cühelanın baş tacı

Hakikatsız çok konuşanlar lâldır
Hakkı konuşmamak dini ihlâldir

Sizi size bırakalı çok oldu
Ne yapsanız çok geç artık nafile

Hayat fani madem peki biz neyiz
Unutmayın hepimiz öleceğiz

Yol ciddi imtihan olur mu n/isyan
Sadakat uhuvvet güvendir insan

Kalbinde taşırsan dünya varını
Akrepler pay eder şakaklarını

Tek yumruk ol ve dizginle atını
Ayrışırsan çağırırlar Putin'i

His dünyası nasır arda kalanlar
Çabuk ölüyorlar kalbi olanlar

İroni ince nükte edip üslup tutturur
Kelimeye takılma manayı unutturur

Vefa sadakati dostu ne anlar
Köpekleri bile Pitbul olanlar

Tarafgirlik şeytan işi tek kelâm
Allah için sevenlere bin selâm

Ahlâk yolcusuysa namazı namaz
Namaz yâr içinse kimse bozamaz

Şefkat güldestesi yok bağımızda
Muhabbeti kaldı kursağımızda

İlâhî adalet düşün ve utan
Muhasebe defterini unutan

Ümitsizlik yok haşa akledebilsem tamam
Kendimi arıyorum bulsam da anlatamam

İffeti kılıkla birleyen körler
Hahamları imam diye görürler

Bize "ben" katanlar 'biz'sizdir
Riyakâr hodgam ve yüzsüzdür

İçim hep bir ümit hep inşirah var
Allah'ın mizanı mutlak mukadder

Piyango pek millî fâiz terimiz
Tümden katmerleşti cürümlerimiz

Yol riâyet feyiz şuurdur "İkra"
Etme talebelik m/izansız fikre

Hongâmla tartışma izzeti yıkar
Bir selam ver ve geç hayattan çıkar

Bütüne bakamadık tarafgirlikti neden
Acı ses geliyordu geçtiğim her caddeden

Her devir onlardan kanun tüzükler
Bedeni bezeli ruhu bozuklar

Alçak çoğalınca yükseğe çıkıp
Günaha girmeden küfretmek lazım

İnsanlıktan dem vurup nifak kibir hırs yalar
Konuşan cenazeler yürüyen kadavralar

Asabiyet züldür hayâ dindedir
İnsanın şerefi gayretindedir

Musa’yı Yusuf'u Nuh’u düşün ân
İmân varsa imkân vardır her zaman

Din iman satana tap kardeşim tap
Boynunda bir yular beyninde girdap

Vampir Siyonizmin arması mısın
Sen Ebu Cehil jandarması mısın

Yüzüm pek telaşlı geri yan buruk
Hep bir güz gibiyim ayağı kırık

Münafığın sermayesi din olur
Yalan olur nifak olur kin olur

İsmim 'adl' yazıyor lütfeylemiş hâk
Benim işim gücüm hakkı anlatmak

Hodgam nifakmatik siyoniste kul
Şerre akademi bâtıla okul

Ne güzel hâl şefkat ile yol almak
İyi olup iyileri çoğaltmak

Şayet yoksa adalet ve fazilet
Geri kalan rezâlettir rezâlet

Zındıklar bozuyor s/af huşumuzu
Bozdurma Allah'ım duruşumuzu

Ariflerde hakikat der her vaaz
Cühelaya t/arif desem anlamaz

Ahlâkta yoksunuz varda şerre iz
Vahşi kapitalizm eşeğisiniz

Yolculuklar hakikatlere doğru
Perişan dünyadan sonsuza ç/ağrı

Gayeyi kim bilir dava ne sâhi
Âli eyle niyetimi İlâhî

Avurtlar kin nefret dahası da var
Bu kadar fısk fücur nereye kadar

Acep kimi resmeder tosuncuğun ağılı
Şato gibi insan bol içleri çöp yığılı

Sünnet Kur’an’ı lâfzıyla arzdır
Akledip uymaksa mümine farzdır

Senin acın ona keyif neşedir
Vicdan yoksa ne söylesen boşadır

Allah’ım lütfeyle fâni eyleme
Ümit kesenlerden beni eyleme

Balçıktan cesedim Âdemden huyum
Ben hep tufanlarda koşan yolcuyum

"Aklet" beş harfli ve iki hecedir
Var edenin emri mâna yücedir

Cehâlete merkep anırırsa it
Sırtına sopa vur ağzına kilit

Oku aklet çalış emri dindedir
Dindarlığın özü gayretindedir

Beyitler 2-"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından


Edep ile yıkanıp dili kalbe almaktır
Şiir O'na yakarış kapısını çalmaktır

Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır

Şâiri erdemli şiirler ölmez
Erdem ciddi iştir şakaya gelmez

Atmaya kıyamadım imge binbir köşeli
Mısralarım pek artistheceler aşk döşeli

Kardeş eti çiğneyip nice kusurlar eştim
Ve emrine muhalif uzun yıllar tepiştim

Utangaç olmalı yazan her kalem
Yusuf’u küstürdük Allahüâlem

Örtü mânevi emir ölçü vermiş diyânet
Kıstassız örtünmelerörtünmeye hıyanet

Alkış yükseldikçe değerleniyor
Nefse semer takıp eyerleniyor

Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır

Hesap saklı elbette yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde

Her göz görse göremez erendeki yanışı
Hikmet tespit sesleniş teslim dalgalanışı

Ömrümün fecri mevt avuçlarım mor
Lahitten geceler beni yoruyor…

Yaşamanın amacı önyargısız ve tektir
İdrâk zekâ hafıza hakikati bilmektir

Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki “ben”lerin hangisi hakikisi

Ulaşılmaz peşindeizdihâm ve yokuşsun
Mağrurluğun dağ gibiyinede sen çok hoşsun

İpine sarılmak kurtuluş nişan
O’nu bilmeyenin sonu perişan

Yüksek tepelerden ağlamasam da
Yüreğim dörtnala ağlar masamda

Hep aynı vadilerde çakal havlar kelp ulur
Özgürlük tellalları localardan duyulur

Kalbim temiz deyip kalbi unutan
İlâhî ahlâkı düşün ve utan

Affetmem unutamam neydi öyle o sözler
Kökümüzü boynuzlar namussuz kart köksüzler

Bir ömür tepinir "O"ndan bihaber
Tepinme son bulur sondan bihaber

Süfli keyfiyette meşakkat çoktur
"Helâl keyfe kâfi" buyurmuş haktir

Kalem satan çomarlar yiyip atıyor takla
Kral aslan olunmaz kemiği yalamakla

Doğruluk ahlakın güçlü direği
Yalanı erk etmek neyin gereği

Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki kim taşıyacak tabut denen sandığı

İrâdelerimizi yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette

Giyim kuşam sınırsız soyundukça olduk hür
Çıplaklığın renginde moda oldu tesettür

Kurtuluşa ermekte tek yol emrine niyet
Asgari kusursuzluk lekesiz sâmimiyet

Bütün mesele şirk veya biat
Mânaya dikkat der edebiyat

Dünyaya prangalı değilseniz hürsünüz
Kervanınız dünyaysa konuşan sürüsünüz

Ayna ve müşâhede elli yıl birden geçti
Bedahet derecede perişan serdengeçti

Ümmet için istikamet bir hırka
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga

Yaşam saklı elbette yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde

Başkasını kendine tercihe çalısınız
Kendine yasamakla baslar alçalışınız

Zirvede oturmaya var ise takatiniz
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz

İnsanlığın sıfatı verenlerin elisin
İnfâk etmişsen şayet inşallah ötelisin

Mâna yok defolu heceler yarım
Şiirler döktürür şaşı bakarım

Bakmayın suretime ne ağayım ne pasa
Her şey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ

Hayret yok ise eğer peki söyle sen nesin
Tefekkür seyir meğer ve seyre perdelisin

Şifâ Allah'tandır vesile doktor
Vesile yok ise şifâda yoktur

Dünya ve ahiret öfke beş güğüm
İçtikçe savruldu vah ürküttüğüm

Yaşanan şu ruhlarda ölüm azap iğreti
Epeycedir kaybettik kalbi samimiyeti

Allah’ın emâneti şefkat öğütler dinde
Hâla anlamadıysan sorun senin beyninde

Karartım her ne varsa saygı değer uykuya
Gecelerim boşluğa gündüzlerim hayhuya

Yanık bir âşık gibi tutsaydım eteğinden
Çeşmesi tadılmamış sonsuzluk peteğinden

Gereğince ürpersek çıldırasıya tekten
Ukbâ nedir unutsak beyni törpülenmekten

Öldür aşkla ölümü sonra salaya buyur
Sırala ölümleri sonra gassala duyur

Sen büyülü sevgili sen renklerin alısın
Tüm renkleri terk edip kendini aşmalısın

Söze müptelayım dilim biçare
öğrendim sükûtu ama ne çare

Kin öfke hiddet gaflete daldım
Keşke’ye büründüm kendime geldim

Aşk tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri

Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır

Zaman ödünç sınırlı beklentilerim sonsuz
Beklentiye ne gerek kefen kucaklar donsuz

Medüz’de can kan bulunmaz
Yönelmeden yön bulunmaz

Duâ çeşmesinden doya doya kan
Eşsiz mükâfattır duâ sır derman

Ben tarihe uzak tarih bana yad
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat

Kendime ben deyip geçtim hücuma
Kendimi terk edip kaçtım bu cuma

İmkânsız kim demiş şafak doğacak
Bulut gürleyecek yağmur yağacak

Ruh kalp istikâmet kulluktur gaye
Gayrısı felaket var yok hikâye

Madde mana ruh ve cesethangisiyim ben beyim
Belki de köy bucaksız yol bilmez göçebeyim…

Medeniyet züppesikime soyuyor kızı
Edep hayâ döktürüredepsizin arsızı

Mutluluk sırrını sunabilirim
Sonsuza sevgili suna bilirim

Susunuz susuzdur susuz duygular
Duygusuz sonsuza akar mı sular

Söz odur ki ihlâs ile bilene
Hâl konuşup dil söylese hile ne

İrâdelerimizi yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette

Şiir kalpli insan uysaldır ama
Ehl-i kıble ise oyun oynama

Gönülleri imar et aşk diyorsun madem sen
Aşka tuzak nedendir ne antika adam sen

İyilik ve kötülük menfi müspet haliyle
Mutlah dehşet hesap var günahı vebaliyle

Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonu dert eden kim kim hakikat ta

Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem
Kalem sadik yoldaş Allahüâlem

Ömrün şakağını ter ile ıslat
Ter ile ıslat ki öpüşsün vuslat

Eli tutmaz olur kımıldamaz erine
Soyundurur cesur der asrın kahpelerine

Çoban bile olamadım koyun güden kavallı
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı

Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihânet şu zannetmeler

Duru bir su dinlendirir tevazu
Arsızlara pek uğramaz bu mevzu

Sönük bir kuytuda içimde hüzün
Seni özlüyorum sezdirmeksizin

Kan emici gillerden gece virüs salarlar
Tükürerek yaşayıp kan emerek ölürler

Beraberken pek severdim dedemi
O gidince kaybettim ifademi

Rahmetin yağması kısmetindedir
Şefkati şükrünün nispetindedir

Cesaretle her yaşta her an ölüm giyerek
Mizânı kabullenin havf ve reca diyerek

Hırs bitmez tükenmez kimine sırat
Yaşamın son diyârı kimine berat

Dilimi biledim seherde sese
Duâlar döktürdüm hemen herkese

İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular

Kilim gibi bütün renkler hoş durdu
Dilimdeki sözcükleri coşturdu

Kusur eksik fıtratta çokta farkımız yoktur
Bir yanımız çok arsız bir yanımız çocuktur

Şiir var köpek gibi ezanlara ürüyor
Şiir var çocukluğum mis gibi üfürüyor

Ne varsa öldürdük öldürdük heyhat
Sizi de öldürdük uyan be ecdat

Gıybet dedikodu ölü etidir
Takvâ züht hiçliğin melâmetidir

Allah’ta lütuf çok gazapta çoktur
O’nun ikliminde tövbe af haktir

Büyük sularda yüzmek serdengeçti hâlidir
Sevdanın ilk adımı vuslatın istikbalidir

Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum
Gasil hane yazmayan odaya koştum

Hep sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonu dert eden kim kim hakikat ta

Izdırap ardından gözyaşım dolsun
Ben O’na muhtacım O’na hamdolsun

Ahlâkı temsil etme ve sürecindeyseniz
Ebediye götürür başınızı eğseniz

Haktır müspet milliyet bakmayınız derime
"Asâbiyet tefrika" der âyet-i kerîme

Tüm perdeler yırtıldı dünya denen odamda
Çıplaklığa büründüm elbisesiz modamda

Şiir gibi gözleri gözlerim sürüyor
Mısraların işvesi içime üfürüyor

Kadavradan yüzleri pek bir değeri yoktur
İsrail’de bir böbrek Filistin’de çocuktur

Ey Allah’ın sevgilisi ışık sema güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz

Kurban et yemek değil Mangal olur haliyle
Sevabindan ziyade vah kalır vebaliyle

Hırs bitmez tükenmez kimine sırat
Yaşamın son diyârı kimine berat

Kılavuzu köksüz haritası ham
Şehadetsiz kula neylesin İslam

Her şey O’nu anlatır her şey O’nun izinde
Sözler mercan dediler tevazu denizinde

Sırtımı dönünce arzdaki sese
Kör baktı melekem bütün herkese

Kin ekildi ülkemde tuzak bin bir köşeli
Her yer karanlık kuytu her yer mayın döşeli

Sabır üflüyorum hep şirazesiz bu sizi
Nisan paye baş tacı namussuzu hırsızı

Bir ulu sancak gibi göklerde şahlanarak
Göl ettik Akdeniz’i dâvaya yaslanarak

Adavet hırs inat paye ve nisan
Gel artık ne olur sürü perişan

Su derenin ardından çık tepeden sal
Yaş gerek gösterişsiz leyla’ya emsal

Rızka kanaat et kısmetindedir
Kanaat şükrünün nisbettindedir

Gözyaşlarım rengarenk seyreylerken semayı
Ruhum sustu ben sustum unuttum ağlamayı

Sönük bir kuytuda içimde hüzün
Seni özlüyorum sezdirmeksizin

Öyle bir şey tevazu
Doyumsuz şey bu mevzu

Ask bürünmüş dirilişi görürler
Şehit ölmez bedbaht ruhlar ölürler

Tövbe vadisinde gözyaşım kayıp
Gurur alev alev benlik acayip

Siyah beyaz rengârenk pek hoş benzeri yoktur
Mırıldanır ve titrek çünkü onlar çocuktur

Ümit beslemiyorsa zor bir durum elleme
Ümitler cüret ister var ise engelleme

Kıymeti ölçülmez şüphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle

Pusulamı O’na döndüm hoş durdu
Yaklaştıkça orkestrayı coşturdu

Cuma ufukta burak
Bu şehirde son durak

Ben mecnunum ben divane ben âdem
Madde-mânâ ismimdedir ifadem

İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular

İdrak yüceliğine ermektir gaye
Gayretin yok ise idrâk hikâye

Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim
Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim

İdrak ettim Ömer’i birde Âdem dedemi
Tefekküre isledim çileli ifademi

Samimiyet ask kokulu güldür gül
İdrâk yoksa ister ağla ister gül

Gönül vadisini aşk ile ıslat
Tohumun aşk ise hasadın vuslat

Kalbim temiz diyen ben kalbimden utan
Viraneyi köşk görür nefsi unutan

Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihanet su zannetmeler

Haset ile gıpta servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle

Halktan kaçıp eşkıyaya bırakamam bu yurdu
Halk içinde hak’la olmak marifettir buyurdu

Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum
Gasil hane yazmayan odaya koştum

Her nereye kaçsam göründü sırat
Düşündüm Kebir’i yetişti berat

Sokakların derdinde değilseniz hürsünüz
Kendinize varsanız neyi üfürürsünüz

Mevsim çapkın bulutlar da hovarda
Ben mi içtim barajlarda su varda

Ölüm seni alt etsem takva zırhı giyerek
Havf ve reca bürünüp Allah Allah diyerek

Tefekkürü yönetmek yiğitlerin halidir
“Benim dedem müftüydü” neyin istikbalidir

Kaç asırdır yaşadık sırt sırtta ve diz dize
Başka söze ne gerek biz yeteriz biz bize

Hadise muhalif yok diyor dinde
İrtica taht kurmuş senin beyninde

Durmadan üfür diyen körük müyüm ben neyim
Ask olsun nefesimde yerlerde sürüneyim

Yasarken değersiz her edip kalem
Ecelim yaklaştı Allahüâlem

Şükrün çeşmesinden doya doya kan
Ne bir musluk kalır nede bu meydan

Nefsi ifşa edip geçtim hücuma
Zulmeti terk edip kaçtım bu cuma

Olmuşum berceste O’nu severek
Üç beş lokma sevi birde sen gerek

Sabır yangınında vuslat var ama
Flört vadisinde vuslat arama

Ey Allah’in sevgilisi ışık semâ güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz

Şiir değil benim gayem bu dert beni tez boğacak
Bitti ömrüm ve sermayem ifrit doldu kucak kucak

El değmedik dertlerim çek elini elleme
Gözyaşım tek sermayem sakin riya belleme

Yalan tarih dilleniyor bu günleri yaz ilerde
Bak geçmişim tülleniyor çok yaklaştı az ilerde

Görmeden göreni görmektir biat
Edebi görmezsen vah edebiyat

Kalbim temiz tertemiz sen diyorsun madem sen
Duyarsızlık nedendir ne antika adamsın

Ne ham oldum ne yoğruldum ne pistim
Zulmet ve nur perde çektim tepiştim

Bakışları efsunlum neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun

Çoban bile olamadım koyun güden kavallı
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı

İdealsiz hayal buzlu karakış
Tomurcuk yok ne iniş var ne çıkış

Titredi hesaptan sermayesi ip
Olur mu böylesi herkese nasip

Ask tanımaz hesap kitap mantığı
Sırtlamıştır çile dolu sandığı

Kalbe inen gözyaşlarım katığım
Tartışmasız en dertli yaratığım

Hakaretti milletine tek derdi
Küfrü ile gömülerek geberdi

Güzelliğin kuru balçık
Bir gün gelir kovar gel çik

Rızka kanaat et kısmetindedir
Kısmetin şükrünün nispetindedir

Vuslattır hasrettir terhistir ölüm
İbret bahçesinde nergistir ölüm

Her şeye rağmen yetişti Cuma
Döküldü günahlar düştü avcuma

Yiğitlik kulvarında mertlik varken hile ne
Öteler ötesinde ne mutlu son gülene

Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga

Kapalı kalp gözüm akılda yarım
Her nereye baksam şaşı bakarım

Ask tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri

Ameller niyetedir henüz geç değil baylar
Geçen zamana rağmen iste geldi üç aylar

Ben neyim ki ben beser
Günah bende ben de şer

Zannın geçtinse eğer
Ne at gerek ne eğer

Hiç olmak hepe değer hiç olmuşsan velisin
İdrak etmişsen eğer sen artik ötelisin

Yiyin için tepisin yasam bu ise eğer
Yiyin için tepisin o zaman buna değer

Hayret yok ise eğer sen deliden delisin
Erenlik seyir meğer ve seyre perdelisin

Bir neslin vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da

Bakmayın siretime ne ağayım ne pasa
Her sey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ

Edep dini töredir
İdrak vicdana göredir

Ayni plan ayni oyun ayni ses
Vicdan sagir basiret kör lal herkes

İdrakten nasipsiz O’ndan bihaber
Yaşadım kendimce sondan bihaber

Gayeyi zevk edip ağlamasam da
Bir sabah tövbeyi buldum masamda

Seyrettim arkasından perdenin aval aval
Bir tarafta yas vardı bir tarafta karnaval

Başkasını kendine tercihe çalısınız
Kendine yasamakla baslar alçalışınız

Ne Darvinci ne faşist ne Yahudi ne Budist
Aklin yolu hakikat O diyor kutsi hadis

Zirvede oturmaya var ise takatiniz
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz

Kucaklarken rahatı vuslata perde düştü
Hicran derin başladı her yanım derde düştü

Sanmayın ki tevazu tevazu ağır yüktür
Herkes benden mükemmel herkes benden büyüktür

Kâinat denizinde emanet bir incisin
Teslim oldunsa O’na vallahi birincisin

Doğruluk ahlâkin güçlü direği
Yalanı erk etmek neyin gereği…

Sevdalar çözülüyor çıplaklığı giyerek
Aşka kemene vurulmuş flörte aşk diyerek

Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yasadığın kadardır

Bir ömür boyunca gaflete daldım
Tövbeye büründüm kendime geldim

Kafiyeler çilesiz kalemlerde kir
Vicdanin sedasıysa şiirdir şiir

Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti
Sokaklarda gayret yok perisan serdengeçti

Büründüm kul zirhina saha kalkti emniyet
Emniyetin tek yolu tevekkül samimiyet

Söze müptelayım dilim biçare
Ögrendim sükûtu ama ne çare

Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonsuza giden kim kim hakikatte

Ağzı zulmet saçar karnı beş güğüm
İçtikçe savruldu ruh ürküttüğüm

Ölümün hatırla ölmeden önce
Ölümsüzlük başlar ölüm görünce

Sen büyülü sevgilim sen renklerin alısın
Beni bana terk edip kendini aşmalısın

Tesadüfü tesadüf zannedenler
Tevafuka hep su-i zan edenler

Günbegün anbean karar yazdılar
Bir ömrü haneme zarar yazdılar

Çok övünen
Çok dövünen

Her şey satılır rafta
Vicdan hangi tarafta

Şu kâinat billur billur aşk sesi
Bilal gibi çağırıyor herkesi

Ölüm bizi bekliyor
Bu ölmekten daha zor

Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor
Mahrem bilmez işveler artık beni yoruyor

İdrak zekâ tecrübe hakikati bilmektir
Leyla da ki hakikat cana gidebilmektir

Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır

Sakın beni zorlama belli benim sınırım
Hep tevbeyi sırtlayıp hep O’na sığınırım

Benim kalbim çok temiz demeyin bu tuzaktır
Hırs ifşâmız pek yakın telafisi uzaktır

Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki benlerin hangisi hakikisi

Bu şehir boğuyor boğacak gibi
Ölümüm şafakta doğacak gibi

İnançteravih ezan
Şükür geldi Ramazan

Zirveyi hak eden kutlu tek mevzu
Mutlak samimiyet birde tevazu

Sendedir ilacı süphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle

Gözyaşı âkıbet derdiyle aksın
Dert edip dertliyle ağlayacaksın

Zaman saklı elbette zamanın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde

Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrâkin sırrıdır secdede miraç

Benimle hep iç içe dünya ile ecelim
Kurt görmüş kısrak gibi çığlık atar mecalim

Senin ile sensizlikhoş üslûp ne kadar zor
Mahrem bilmez sineler artık beni yoruyor

Ancak ve sadece idrak varlıktır
En büyük varlığın fedakârlıktır

Kendine yaşayan mahlûkat tektir
Çoklukta arama boşa emektir

Uçup gidiyor günler herkeste bir arayış var
Aşkın fevkindekiler yalnız hep O’nu arar

Benlik aslına varır
Kölelikten kurtarır

Terk edebildiklerimiz geriye
Terkimiz mükâfat idrâk hediye

Kalpten dudaklara birkaç bardak çay
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay

Varın ötesinde nice sırlar var
Kopar zincirini kır azar azar

Ziyneti zevk olan sevdası şirktir
Leyla’yı aramak Leyla’yı terktir

Seslenişi fark etmeyen âmâdır
Yârsiz olabilmek saçmalamadır

Her dem imrenirim ben gözü yaşlı anneme
Adeta aşk tüllenir inatla cehenneme

İdrâka göredir sevgi ve saffet
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet

Yer gök acı ses verirara ara ıhlanır
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır

Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır

Ruhumu coşturur bir cezve şiir
Peşinden tefekkür peş peşe seyir

Kaç asrın vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da

Gözlerin iffetini moda ile vurdular
İffetin gözlerine tolerans doldurdular

Gurbet hasret ak-kara ruhum ayaz gönlüm yaz
Ağla yüreğim ağla ağlaşalım gel biraz

Samimiyet atını gözyaşıyla eğerlendiriniz
İdrâkiniz zamanı zamanında değerlendiriniz

Gömdüm rûha ölümü hoca salaya buyur
Aşkı ateş yakmıyor yetiş gassala duyur

Ağla ey deli gönlüm ağla şu karşı parkta
Aşkın baharı çöktü mevsim denen plâkta

Bir Rabim var ki benim gazabından korkulur
Aczini fark edenler rahmetine gark olur

Vakit-miat ak-kara yaşam bitmekmiş meğer
Hesap kitap bitti mi çığlık çığlığa değer

Hayat eşya ve zaman beni hüzünlere sor
O gün gözümde tüter istifamlar yoruyor

Düşünüp idrâk etsem idrâk kaplasa yekten
Tefekkürü kaybetti beynim törpülenmekten

Son’u boşluğa atsam tutup da eteğinden
Ölene dek beslensem sonsuzluk peteğinden…

Geceleri terk ettim saygı değer uykuya
Yularımı kaptırdım sükût bilmez hayhuya

Karışık bir benzeyişne ölüyüm ne sağım
Su-i zanlar susunuz Affeder dayanağım

Karanlıkta boşluğayalnız köpek mi üren
Nice köpek türedi erenleri küstüren

Moda gece hırıltı yamyam ve kadın eti
Yaşanan ham ruhlarda ölüm azap iğreti

Kendine tercih onu aslında mevzu derin
Altındadır her zaman alan el verenlerin

Biliniz ki tattılar pişmanlığın hasını
ihânetle birlikte zehrin manitasını

Zamanın ötesine gizlemiş yâr sılayı
Gözleriniz kapayıp seyredin hâsılayı

Sarmışlar dört bir yanım hepsi bizden hep yerli
Kimi altından yular kimi gümüş eğerli

Yiyip içip çiftleşip ışıkta geceliyor
Hikmetinden ziyade şirk aklıma geliyor

Sabredenlerdenseniz sükût sizde fark olur
Tüm varlık teslimiyet heybetinden korkulur

Ben ve bu gün iç içe bana geçmişi getir
Pişmanlığın haşyeti yeryüzünü inletir

Daha var ötesine kim ununu elemiş
Bu bendeki rahatlık idrâki peçelemiş

Fiillerim bir yana ilmim amelim yuttu
Akıbeti unutup dirilisi kuruttu

Bu ev sanki yabancı tanımadım veledi
Ayaklarım altında yuvanı iskeleti

Terk edemediklerim boynumda kement
Fikri tüm şartlanmalar benzer element

Seslenişe koşalım getirin şu yağız atı
Özde bir yaşayalım çöl kokan hakikati

Ciğerlerimi dağlar cuntaların astığı
Hainleri yatırmaz demokrasi yastığı

Sadece gönülden aşk arıyorum
Aşk gerçek ızdırap uyarıyorum

Nikâh ne gerek diyor namussuzlar alayı
Flört kürtaj leş leşe Ertesinde balayı

Sükût ve ifşa fedakâr kimdir
Seyredebilenler seyre hâkimdir

Liyakati doğrayıp samimiyet eledim
“Zan”larıma takılıp idrâkte sendeledim

Gururun gövdesinde soyunarak yat uyu
İyide suçlamak yok haşyet yayan kuytuyu

Ecnebice kahkaha ve yerli gâvurdular
Yamyamları çoğaltıp iffeti kavurdular

İman can kafesinde iki âlemi saklar
Ve perdeye takılır tasavvuftan aksaklar

Allah için sevin aşklar aşk olur
Acı münakaşa sen-ben kaybolur

Beşik ve mezarlar ben sen o hani
Nankörler gösterin pörsümeyeni

Memur bey Micingirt öldü diye yaz
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz

Zevkin değirmeninde aşka yol yok elendik
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik

Bireysellik benliktir terk edebilmek erdem
Ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem

Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum
Zihnim ayaz kapalı buz kar çekişiyorum

Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum
Bir yerlere kaydolmuş sessizce bekliyorum

Kafam hoş yüreğim titrek ve cahil
Kapımda bekliyor sanki Azrail

Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık

İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
Okyanusta yürüyen ayaklı sürüngenler

Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa

Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim
Gözlerini kapayıpbasitlikte gizlendim

Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur
Sessizce izliyor kalabalıklar sükût kükreyince sular durulur

Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Marifet kokusunu fark edenler bahtiyar

Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez
Emâneti baltalar nefsini rendelemez

Dopdolu münakaşa beni taşıyan güğüm
Samimiyet izafi teslimiyet kördüğüm

Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin

Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat

Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime
Benim olur kâinat eli değse elime

Bir ulu sancak ki o göklerde şahlanarak
Yol ettik Akdeniz’i tevhide yaslanarak

O gün sermayeni kurtlar yiyecek
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek

Zanna göre yaşadığın din olur
Ve putların bin değil yüz bin olur

Anlat bana nerede mânâ yüklü bestemi
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi

Bireysellik adına estim yağdım gürledim
Içgüdüyle küçülüp epey ihtiyarladım

Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor
Çoğu aza terk etmiş nefsini götürüyor

Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da
Eceli bekliyorum ecelim kucağımda

Izdırabın temeli ter kokmayan yemekten
Tahsisatı fark edip vazgeçin esnemekten

Ritmin mihengidir notada esler
Pembe mor ney gibi diri nefesler

Liyakatim artıyor basitliğe varınca
Ben benden kaçıyorum karınca kararınca

Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi
Tufanın kollarında su aldı teknemizi

Rütbe itibar makam prangadır pâyeler
Şöhretin tutsağıdır hedefsiz hikâyeler

Atsız süvâri gibi erbaş oldu erine
Ölümsüzlük rengârenk daldım yine derine

Dur durak yürüyorum hep kendime hancıyım
Ve kendimden ziyade kendime yabancıyım

Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla

Vermedi deyip almayan bendim
Benliğe soyundu idrâk tülbendim

Yaş kırk yedi kırk sekiz zulmet nur adım adım
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım

Enâniyet gizledim iki büklüm halime
Ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime

Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin

Gerçek ve ötesinde yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisiz kahrolsun unutkanlık

Ve ibret vesikası insanlara karınca
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca

Yaşayamıyorsan hem “kalbim temizdir” deme
Zâtını bil günahkâr od olma cehenneme

Muhabbete bürünüp ölçü teslimiyet der
Neden düşüme düşmez mademki beni sever

İslam’ın pırlanta kozasındayım
Inşallah ben hâlâ rızasındayım

Kaptırmışım kendimi şeytan ruhumu yalar
Her yaz yolumu bekler ürperten facialar

Gerçek akıl sahibi öyle damdan atlamaz
Sükûtun kavradığı vicdanlar bayatlamaz

Görenleri görünce kalb-i sadakat bürür
Iç döker bütünüyle O’na durmadan yürür

Beyniyle gereğince düşünen yürek sızlar
Düşünmeyi suç bilir beyinden yüreksizler

Korkuyorum koştukça sonu belli yarışta
Bu nasıl bir idraktir korku yok yakarışta

Beynine hükmedenler sonsuz hayrete dalar
Yürüyen canlı ayet şu çıtır karıncalar

Ferhat gibi al götür gel beni de yağız at
Yürü yâre gidelim başka söze ne hâcet

Çoklukta hiçliğin sırrına erin
Nasibi hüsrandır sır verenlerin

Şuurlu şuaralar çoğu hiçle heceler
Çokluklardan sıyrılır hiçliklerle geceler

Zirveyi tırmalayıp huyca inişe çıktım
Her şeyi hiçe sayan bacaksız kafacıktım

Görenler aynasında göremedim halimi
Nankörler deresindeçaldırın kavalımı

Çıkış noktanızı biliniz ki siz
Sonra olmayasınız sondan habersiz

Tevazuunuzun neresinde ben’iniz
Zannı değiştirmesini öğreniniz

Güneş güneşte yanmaz su kalburda elenmez
Hakk’ı inkâr etmekle gerçekler perdelenmez

Şirk iblise eş olmuş ifadeyi tırtıklar
Bilmem neyi yaratır beyinsiz yaratıklar

Farkında mısınız siz aşk dilimin ucunda
Gâh dizimin dibinde gâh nefsin avucunda

İlmin ne tedbirin ne zevkusefa ne izi
Tatminin ertesinde Vah kaplar kabrimizi

Sömürgeci ne anlar hak hukuk ve emekten
Bunca zillet yetmez mi vazgeçin beklemekten

İkrâmlar dökülür “Zât”ından kat kat
Tevbeye riayet Leyle-i Berât

Sevgiliyi terk edip gölgelerini tuttum
Kavuşma hayaliyle hep kendimi avuttum

Hak kızılııyamet fikir nemelazım
Hakikatsiz yürek cehenneme lazım

Taklit edenler değil edilen olun nette
Ve Şems gibi olunuz mevcudata hizmette

Sina çölü gibi gözlerimde nem
Yanağımdan kıstır öp beni annem

Zamanı anlayamaz zamanın antikleri
Izansız tüm zanları su-izan mantıkları…

Seviyorsan şayet gözlerimi tut
Içinde eriyip gördüğün unut

En büyük ihanet şu bendeki ben
Itiraf ilham aşk samimiyetten

Yüksek topuklu yâr terk edip ekti
Hani ya tabuta aşk binecekti

Giydirilen yüzlerde terk-i diyar nem izi
Gayeyi zevk eyledik su aldı teknemizi

Görsellikten nasipsiz şeytan ifrit cin
Görmeden dikizleriz sezdirmeksizin

Her halin ısmarlama davranışların sarhoş
Koş istikametsiz koş Azgın alevlere koş

Zamanın örtüsü ve ertesi ben
Eşref-i mahlûku halifesi ben

Seslenişin doruğu iftar ve ezan
On bir ayın ziyneti hazzı ramazan

İffet benim vuslat ben yavuklu ben eş benim
Kalbi dudaklarında ağlayan nakış benim

Hüsrana uğrama marifet ette
Gayeyi zevk etmek şirk marifette

Hele uzat nur elini ver dedem
Ver öpeyim ver sarıklı seccadem

Soyunuk vadilerde çakal havlar kelp ulur
Tepişir mahlûkatlar ta öteden duyulur

Sabrın ötesinde tevekküller var
Farkedebilenler gerçek bahtiyar

Sesleniş yudumla samimiyet tat
Kulluğu idrak et getir salâvat

Görüp düşünebilen sadece kendileri
Ve gayeden bihaber halkın efendileri

Gözlerimi kapamış gerçeğe eriyorum
Zâtını düşündükçe şükür ürperiyorum

Terk edemediklerim şirkte ısrarın izi
Gir de bak gör ne yapar akrepler kabrimizi

Ancak ve sadece indinde adın
Eşrefi mahlûkat er-geç anladın

Gecelerim hep gaflet gündüzleri atlattım
Gülüşleri manasız çok espri patlattım

İmkansızı deneyip ben ben’den kaçıyorum
Çilelere muhalif sevdayı acıyorum

Taşıyana şifadır edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur

Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun

Sonun sonu gelmeden düşün hisset uzat ver
Gözyaşıyla gizlice verebilmektir hüner

Semerkand erleri aşka durmuşlar
Ruhu körükleyipaşk dondurmuşlar

Okuyan yazan mı ben ve sazsız ozan mı ben
Alev alev her yanım kaynayan kazan mı ben

Düşündüm tek mânayı oyun ninniyi bırak
Birden aklıma geldi tabut denen kaydırak

Köpekler kol geziyor bu gün kafadan eyim
Ürdün nâralar attım nerde benim köpeğim

Ne şairim nede edip varlık O’na kulluk beyim
Aslında ben gece gündüz yük taşıyan göçebeyim

Sözlerin karadelikher sokakta izim var
Bazen gözümde şairbazen kominizimsin

Hikmetten sual olmaz ismin gibi nazımsın
Kızıpta giittin amma yinede sen bizimsin

Her yanda rahmet feyiz samimiyet var ama
Haddini bilmeyende samimiyet arama

Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun

İdrâk ve irade akli meleke sizin
Her gayret nispeti samimiyetinizin

Kişne doru kısrak şahlan ve kişne
Akıncı nerede nerde işi ne

Sâmimiyetsiz her iş delinmez duvar
Her başarıda mutlak samimiyet var

Mısraya edebi seremeyenler
Şiirle kemâle eremeyenler

İnsan asla eskimez derisi eskise de
AK alnı buruştukça yenilenir secdede

Her yer ateşten şafak her yer ozonun dibi
Sis sardı yeri göğü zift bürüdü edibi

Zihnim kalbur gibi su elemekte
Hakkı hakikatsiz bestelemekte…

Sadece almadan verenler erecektir
Ve ölmeden ölenler dirilecektir

Aklın fazlasına delisin
Gerçek hacminle perdelisin

Dağlar muhteşem direk yağmur toprağa meme
Alay eder nankörler canları cehenneme

Mağripten Maşrıka mahşer uğultusu var
Nefsin vuruşları zevk-i sefa kovalar

İnkâra teslim etme yaşam iki hecedir
Kimine sırlı oyun kimine bilmecedir

Öyle bir milletiz ki bütün tarih boyunca
Her kavmi can eyledik asâbiyet duyunca

Uslanmaz heveslerim dönüp mâziye bakın
Beni benden ziyâde hasretimle bırakın

Sadakâtim sakattır idrâk sağır izan lal
Beni bana bırakma ey Celil-i Lâyezal

Tükendim ben pişe pişe
İzzet zillet bin endişe

Zihinler kırbaç gibi arenası yuların
Yaşayan kadavrası pervazsız uykuların

Gölgeler bahçesinde hiçe gömülmüş çiçek
Hapsolan aydınlıkta mehtâbı kim seçecek

Zulmet… Benlikte yaşanan öteye veda…
Ve Nur… Takdirine rıza ulvi bir seda…

Tek hitap ve tek idrâk O’nu tefekkür her an
Tek tek hesap sormalı yatarken ruhumuzdan

Dünya tek seans oyun On’suz oynamam sette
Tekrarı telafisi var mı ki Âhirette

“Zan”ı bırak dön kendini ayıpla
Tüketirsin koca ömrü kayıpla

Sonun ilk merhalesi yokluk içinde varlık
Mal mülkle dolmayacak tek mekândır mezarlık

Hitabet sanattır sükût marifet
Öze ermemişse gel de tarif et

Gayret ve tevekkül Lâ duramayacaktır
İnşallah tersine savuramayacaktır

Hedefiniz kulluksa mecburiyetindeyseniz
Yüreğiniz dik durur şu başınızı eğseniz

Kim gafletten ayılır çorba içer her sabah
Üfül üfül yayılır Durak’daki inşirah

Gördüm ki tek sadık yârendir ana
Güftesi ses verir iki cihana…

Aşk nerede yârin kimdir sen nesin
Öze er ki sonsuzluğa eresin

Varlık bir fırıldak döndürmek sanat
Eşsiz zenginliktir gerçek kânaât

Kalbi dudaklarına sıkıca tuttur
Her devirde bir Yunus mutlak mevcuttur

Seni senden kurtarır
Yârin eline verir

“Halvet der encümen” takvâlı kul der
Takvâsız kulluğun sonu meçhûl der

İnkâr kine doyamamış kuşatılmış sanırım
Tıpkı aynen Nemrut gibi ne haydutlar tanırım

Seni kime anlatsam kim ne bilir ah ana
Öksüz yığınlar hasret şefkat pişen tavana

Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz

Öyle bir milletiz ki bütün tarih boyunca
Her kavmi bir eyledik asâbiyet duyunca

Tartışmayı bırakıp cahili ârif sayın
Aptallarla uğraşıp sebeple dalaşmayın

Yâ Rab Hâdim eyle bizi ecdada
Yüreğim Mekke’de alnım secdede

Her şeyin sermaye idrakin para
Akıbet gelmeden kendini ara

Sahibi unutmaz hayvanlar bile
Teslimiyet yoksa izâh nafile

Gücünle mesûlsün unutma sakın
Gerçekte vuslattır senin firakın

İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
İnsanlıktan nasipsiz ayaklı sürüngenler

Kibir gurur dünyalıkbilmem ki ne demeli
Çokluktaki hiçliğiruhlara işlemeli

Giyim kuşam sınırsız hep beraber olduk hür
Çıplaklığın renginde moda oldu tesettür…

Hakikate muhalif güzellikler beladır
Ne fark eder kardeşim mavi yeşil elâdır

Sözüm hakikattir izahatım net
Örtü moda oldu horlandı iffet

Aklıma hükmedip kıstırdın beni
Sevi bıçağıyla kestirdin beni…

Dürtüleri bırak hakikati yaz
Gıybet ölü eti desem anlamaz

Tahsisatın hüsranı sû-i zân'ı emiştir
Büyüklerin pek çoğu sükût tembihlemiştir

Dürtü tende dikiş tutmaz bir çuldur
Pes edenin akıbeti meçhuldür…

Tahsisatı fark edip verebilirse eller
Çok belayı defeder kin nefreti engeller

Mahlûkatlar görünce mertebeleri dürdüm
Ben’i benden almayan hayalleri süpürdüm

Su döküp kefenlenir ölü başı taranmaz
Caminin bahçesinde kardeş payı aranmaz

Bilincini diriltip zihni şuûra yasla
Unutma ki şuûrsuz amel olmaz ihlâsla

Korkum hep habersiz karar yazarlar
Şiirsel ömrümü zarar yazarlar…

Aklı kullan hâl konuş isrâf etme sözü hâ
Çok lâf etmek ne olâ bakışların yanında

Ezân ve şehâdetler susmuyorsa vatandır
Kutsalları reddeden felsefe şarlatandır

Kaderde çok şeyler var oku öğren anla yaz
Kül edip yandırsan da odunlar anlayamaz

Lâfı bol olanın gâfı hâl olur
Ferâseti kabız dil ishâl olur

Yolcu âşk yolculuk şuur ve kelâm
Tedbir takdir vardır gâm yok vesselâm

Lâf uzatma yoktur ve tek
Ölümle göz göze geImek

Allah’ım hayreyle hüznüm ve cuma
Gerçek âşk nasip et zihin hurcuma

Perdeler kapanır soğulur gözler
Göreni göremez ruhen köksüzler

Ağzına gem vuramaz fakat lâkin ama der
Dili mızrak gör bilmez görenlere âmâ der

Olsan bile diyemem cehennemin dibisin
Hesabını iyi yap gitmeyecek gibisin

Rahatlığa zincirli hicap uzak gayret yok
Dirilişten dem vurur ruh mezarlık hayret yok

Gizem ve tapınaklar siyon dizinde pişti
Pâyeyle neşelenip ihânetle tepişti

Ulaşmak ne güzel takva tacına
Nefsi asmak lâzım darağacına

Mehmet’in şok gücü imândır deki
Kâlu belâdan beri böğrümüzdeki

Sanmayın ki şiir söz tebliğ irşât tek'teyim
Hodgâmlığı düşünüp tir tir büzülmekteyim

Küf kokan dergilerin dudaklarına değin
Eski toprak kalemler mavzeridir tüfeğin

Fikriyatın yokuş kaf dağı gibi
“Din sâmimiyettir”buyurdu Nebi

Haykırmak izzettir sükût bir yorum
Nerede ve nasıl unutuyorum

Küstahlıklar köpürtüp Siyonist yasalarından
Mağlubiyet nüksettir Frengin masalarından

Beyitler 3-"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından

Adamlara erdem çıplağa üstlük
Yalancı düzene yüktür dürüstlük

Aşk nerede yârin kimdir sen nesin
Öze er ki sonsuzluğa eresin

Varlık bir fırıldak döndürmek sanat
Varı vakfetmektir gerçek kânaât

Kalbi dudaklara sıkıca tuttur
Her asırda tutturanlar mevcuttur

İhlas ben'den kurtarır
Yârin eline verir

İnkâr kine doymamışdoymayacak sanırım
Firavunu aratan çok haydutlar tanırım

Seni kime anlatsam kim ne bilir ah ana
Öksüz yığınlar hasret şefkat pişen tavana

Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz

Öyle bir milletiz ki bütün tarih boyunca
Her kavmi bir eyledik asâbiyet duyunca

Tartışmayı bırakıp cahili ârif sayın
Aptallarla uğraşıpsebeple dalaşmayın

Yâ rab hâdim eyle bizi ecdada
Yüreğim Kabe'de alnım secdede

Sahibi unutmaz hayvanlar bile
Teslimiyet yoksa izâh nafile

Gücünle mesûlsün unutma sakın
Gerçekte vuslattır senin firakın

İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
İnsanlıktan nasipsiz ayaklı sürüngenler

Kibir gurur dünyalıkbilmem ki ne demeli
Çokluktaki hiçliğiruhlara işlemeli

Giyim kuşam sınırsız hep beraber hürüz hür
Çıplaklığın renginde dolaşıyor tesettür

Hakikate muhalif güzellikler beladır
Ne fark eder kardeşim mavi yeşil elâdır

Sözüm hakikattir izahatım net
Örtü moda oldu horlandı iffet

Aklıma hükmedip kıstırdın beni
Sevi bıçağıyla kestirdin beni

Hâdisatı bırak hakikati yaz
Desem payandalık kızar anlamaz

Tahsisatın hüsranı sû-i zân'ı emiştir
Büyüklerin pek çoğu sükût tembihlemiştir

Dürtü tende dikiş tutmaz bir çuldur
Pes edenin akıbeti meçhuldür…

Kardeşliğin burcuna uzanabilse eller
Musibeti defeder kin nefreti engeller

Mahlûkatlar görünce mertebeleri dürdüm
Ben’i benden almayan hayalleri süpürdüm

Yıkanıp kefenlenir ölü başı taranmaz
Caminin bahçesinde kardeş payı aranmaz

Bilincini diriltip zihni şuûra yasla
Unutma ki şuûrsuz amel olmaz ihlâsla

Soyunuk sokakları hiçe sayan var ama
Giyinik çıplaklar da sâmimiyet arama

Vereni görmektir edeb hâya ar
İffet bilmeyende izzet ne arar

Yaşadığın sürece günlerine yan
Gücünü gereğince kullanmıyorsan

Halk içinde hiçlik çokluğu rettir
Hiçlik samimiyetaşk ibadettir

Vuslatın hâyaliyle sen yoksun diye sustum
Varlığımın sebebi ben hep sana mahsustum

Sıdk sahibi sır bilene açınız
Uzak durun ben diyenden kaçınız

Ne öyle yâr sevesinne beden senin olsun
Ve öyle yâr sevesinebeden senin olsun

Dostu zevk olanın yâri odudur
Bütün sermayesi dedikodudur

Görsellik perde mi neye göredir
Görmek ve görsellik farklı töredir

İmtihan pek ağır işte bu yüzden
Ben ben'den kaçarım gece gündüzden

Benimle birlikte sen gel ağla yâr
Nedâmet adına tevbelerim var…

Maksat hep O’na varmak ölüm vuslat dediler
Tasâvvuf deryasının muhabbet sularında…

Tüm aynalar görmek için var ama
Görmeleri aynalarda arama

Ferasettir bu millet vicdanın kalesidir
Asıra ışıldayan huzur şelâlesidir

Birileri izleyip cürümlerini yazsın
Tekamülü kaybeder gülüp ağlayamazsın

Şayet olabilmekse yazdığın birkaç satır
Birçok şeyi perdeler çok şeyleri aksatır

Dört gözlü nankörlerin sadece işi yorum
İhâneti gördükçe kızıp çekişiyorum

Sevildiğimi söyler sevgi samimiyet der
Neden düşüme düşmez mademki beni sever

Değerlendiriniz biraz aklınız varsa
Hakikat değişmez tüm insanlık yalvarsa

Elinde kumandası tanımadım veledi
Dizilerin emrinde yuvanı iskeleti

Her daim kalp öğütür tefekkürün memesi
Ne güzel şey çok şeyin aksettirilmemesi

İnsanlık iksiri kurtuluş yâren
İstikametlere kılavuz Kur’an

Benlikteyse şâyet ne bilsin nankör
Görmeden gösteren aynalarda var

Sâmimiyet nedir mükemmellik kim
Var’ı tanımadan yoğa eskidim…

Mânasız kafiyeler hırıltılı şarkılar
İzâhata ne gerek anırtıdan farkı var

Kıymetin gayretindir dürüst çalış diri gez
Cesedinin pahası ırkınla ölçülemez

Zevk-i safa bürünür yaşayın derdi
Ölüm geldi ağzının payını verdi

Duânın isyankâr adı
Ölüm sana yakışmadı

Varlığın pençesinde yokluğun boğum boğum
Ben beni arıyorumah peşinden koştuğum

Nur zulmette aranmaz maneviyat maddede
Sözler kafesten duvar torun nankör mad dede

Yakine yakınlık uzaklığı bil
Senin aradığın uzakta değil

Kardeş dedik kerdeşim kardeşlikte ahretsin
Her haletin riyadır demem Allah kahretsin

Dedikodu dörtnala ateş gibi ecelim
Eceli düşündükçe ihtiyarlar mecâlim

Geçmiş ve gelecek vakitlere var mı ek
Şehit şühedada adelettir ölmemek

Yaşama yakınız ölüme uzak
Konuşmak afaki suskunluk tuzak

Terk edemediklerin hırs kin nefret bir anlık
Kahrolsun dedikoduyaşasın unutkanlık

Her beyit hesaplandım brüt toplandı netle
Sözün bağı çözüldütoparladım gayretle

Fâizler ve bankalar ribâ arsıza meme
İthal koçlar türetti sahip oldu ülkeme

Hisler çok şey söyler çok şeyi tanır
Gıpta bilmeyenler ancak kıskanır

Kurak baharlara ilâçtır ısı
Vûslata vesile umut sancısı

Ah bir sıyırsaydım benlikten beni
Felâh bulacaktı ruhun düzeni…

Teslime sesleniş yaşadığım gam
Geçmişe sığmazdı çizseydi ressam

Gereğince düşün sabreyle sığın
Fırsata ihanet fırsatsızlığın

Ağabey dadaş bizde halaya deriz bibi
Eskimez ifadeler bükülemez kol gibi

Hûriyi kıskandırır yaşlı ninem eriyle
Sadakat mermer duvaraşkın köşeleriyle

Ben-sen kim hakikat ne sonsuz gerçeği tanı
Pişmanlığa bağlama beynindeki urganı

Paletleri yürütüp özür rica yazdılar
Kahpeleri oynattıdin irtica yazdılar

Ne var benliğimde “ben” benden ayrı
Sermayem yok başka cürümden gayrı

İnsan kimdir dediler insan hikmet insan sır
Gerçek insan odur ki ihsanı hatırlatır

Âşk var sûkuta evli ve benzersiz balayı
Âşkı âşka söyletmekâşıkların dileği

Aşk var yaktı külliyen gel gõr yüreğim elle
Hayırlara erdirsin Allah Azze ve Celle

Aşk var aşk süreklidir karşılıksız tek cümle
Meşakatı sırtlayıp hâl eyledim cürmümle

Aşk var yemin ederimsecde başında annem
Aşk var zulüm zevk gazapihtivâsı cehennem

Aşk var dünyevî şehvet iffet yok lânet olsun
Aşk var amel-i sâlih evlilik niyet olsun

Aşk var zikrin nizâmı Yunus’un eteğinde
Aşk var hikmet ve gayret arının peteğinde

As k var ateş gibidir çok can yakar bunu yaz
Aşk var helâl lokmadır bozulmaz bayatlamaz

Aşk var gönûl kulluğubudur doğuş sancısı
Aşk var tevbe gerekir sevdanın yalancısı

Aczini bil kim mağrur olanlari bilirsin
Bir gün nefsi terbiye bulamayabilirsin

Sonsuzluğu ararım hep varın ertesinde
Sonlu olmak ne acı mezarın ertesinde

Gerçeği hatırlayın şöhret fanıza yazın
“Kader adalet eder” fan kafanıza yazın

Çok şeyleri bıraktık geçip giden her dünde
Öncesini hatırla orjinallık kökünde

Tıpkı başaklar gibiben'in önüne baksın
Ve hesap harmanındanasıl arınacaksın

Karanlıklardayım bensen ise bensiz teksin
Neden diye haykırsambelki gizleyeceksin

Halin sitem yağmuru bakışlar dilim dilim
Gözyaşlarım çoğaldı siteminle sevgilim

Hak bâtıl ne bilirim ârif olmasam dahi
Mâdem ki ben fâniyim izahatım şifâhî

Haset ile gıpta servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle

"Gassal elinde meyyit" olabilmek ne âla
Kulluğumuz acâyıpküstah bencil ukalâ

Fikrin izzetidir fıtrata niyet
Saffet-i îman ve sâdıkıyet

Dehşet ateşleri düşünürüm hep
Beni korkutuyorben'deki meşrep

Anaya öf diyenler çok şeye maruz kalır
Fikirsiz şiirlerde söz gider arûz kalïr

Gecelerin gerdanında oynaşıyor mâsiyet
Sokakların ıslâhıkimden kime vasiyet

Yol bilen simâların ruh ve kalbi nemlidir
Çileli sevdalarda muhâbbet önemlidir

Onlar hesap gününe hûşu ile erdiler
Aşk ve ıstırapları aynı beraberdiler

Ben sen o irtica üç hece aşsak
Bizli mısralarda hep karşılaşsak

Sağırlar tekkesinde çığlık atmak mânasız
Âşk flörtler doğurdu musâllada anasız

Zilletin meşrebi dolgun ve etli
Mevzû hevâ-i nefs ehemmiyetli

Bakışları efsunlum neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun

Arada alkışlayıp epey andılar beni
Şairlerden ziyade şâir sandılar beni

İrfân ile dolmalıdır bal tasın
İrfân yoksa kör-kütüğe baltasın

Şâirler ölse de şiirler diri
Şiirler öldüyse getir tekbiri

Evrensel olmalı duâ ve niyet
Duâ mecburiyet âşk mazhâriyet

Firâvunlar Nemrutlar sonra Moğollar yıktı
Sebeplerin sebebi zevk maraz çıplaklıktı

Haysiyetli kalemler vicdanların nâsıdır
Zulmün keskin kılıcıhakkın müdafaasıdır

Adam örfe Fransızne erkek it ne dişi
Felsefeler müstehcendavranışlar fildişi

Bilene ölüm yokturperde perde göç vardır
Pişmanlık kaygı ümitsonsuzluğa geç vardır

Tüm kavgası inkâr yönü şaşıdır
İlmi anlayışı aklın kışıdır

Bazı mâhlukatlar benzersiz tektir
Yekûn sermayesi böbürlenmektir

Tâkva sahipleri kibrine tandır
Hulefâ-i Râşid ahlâkındandır

Sarstı tüm iffeti moda derinden
Aktı şöhretleri memelerinden

Tufan uyanacak kalmaz yarına
Vuracak inkârın şah-damarına

Flört ne anlamam ben bilmem beyim
Cana cân - aşka âşk yükleneceğim

Vücut şehvet tortusu biz ise hamalıyız
Aklımızdan kefeni hiç çıkarmamalıyız

Hilelere aldanıp binme şeytan atına
İnsan düşman olur mu insanın fıtratına

Yoksul yalnızlığım hüzün tuvallerim var
Âşık olmak nasip işi şairlere yâr …

İzâha ne gerek kıtmir bir ittir
İslam kurtuluştur İslam ümittir

Fitneyle başlamıştır her kalbin hârebesi
En büyük muhârebe nefsin muhârebesi

"Kıssalar güzeli " izzetten yana
Zindanlardan irfân sundu cihana

Ben olanı söyledim bir şeylerde gözüm yok
Avurtlarım dert dolu ağlamaya lüzum yok…

Günahkârın ahmağı günahını anmaktır
Tevbelerin makbulü gizli hayıflanmaktır…

Tüm insanlık tek renktir netsinler derimizi
Hakikat bahçesine açın kalplerimizi

Belirsiz günde gelir ya bir kayık ya gemi
Satar gider tufana beş paralık gövdemi

İhânet sır ifşa zân haneme kâr geçtiler
Basitliği sırtlayıp tekrar tekrar geçtiler

Nankörde ne arar çile gam keder
Duygu sevgi ölü idrâk derbeder

Ağız şıpırtatmalarfitne fücur ve kader
Hikâyenin tamamı ve kin nereye kadar

Çarmıhlar ve Pilatusderinleşiyor pusu
Öfkenin müsebbibipandora'nın kutusu

Aynen ikbâl yıldızı susmuş yazgıyı bekler
Her ne zaman ağlasa ona benzer bebekler

Vuslatın baharıydınamazı kıldığın gün
Ben senindim seninlebenle anıldığın gün

Âsi rüzgârlar gibi esip gitti gün battı
Sonrada Don Kişot'dan hikâyeler anlattı

Rüyalar kekeliyor yine yatamıyorum
Dipsiz karanlıklara söz anlatamıyorum

Bedduayla zıtlaştık hayrola kışlarımız
Ufkumu karartıyor yuh ve alkışlarımız

Mâkes bulan fikirlervicdanların sesidir
Fikirleri susturmakcehlin vesilesidir

Faşizmin iştahıdır hazinenin memesi
Çürüme doğruların çok türeyememesi

Çok şeylerim dökülür şiirleri elerim
Hâlimi ifşa eder bütün kelimelerim

Tüm münasebetlerde ölüm hakikat deriz
Yorgun ve hazırlıksız bir gün çekip gideriz

Şâirane bir hislesağa sola doğruldum
Düşündükçe kahreden duygularla yoğruldum

Kardeşlik bozuk paraithaflar hırs kindarlık
Çözülüşün sebebi haysiyetsiz dindarlık

Düzenbaz orkestrasımenfez çalar sazları
Fırtınaya pervanekalemin yobazları

Sitemim kendimekendime mirim
Rüzgâr ters esiyor ben derbederim

Ticaret pek harami tehtid alıp nefret sat
İfâdeler ihtilalmürekkepler cerahat

Zillete kovalıyor moda okşarken seni
Hazzetmiyor izzeti sattığımın düzeni

Ve kibrin cazibesienâniyet ben ben ben
Sendeki ben'sizliğin tılsımı tefekkürden

Tahakküm çılgınlığı kıvrak zekanın pası
Ruhun manivelasıerenlerin duâsı

İfâdeler ihtilal tıpkı Mao'nun sazı
Tüm renklere bürünüp kirlettiler beyazı

Koşturuyor sağımda
Dudağı dudağımda

İdrâki törpüleyipşuuru rendeledim
İhtiraslar başladıtitreyip sendeledim

İkbal hırs şöhret kinparalı yorum
Ve sükut vurdukca paralıyorum

Huzursuzluğum genişhâlde kuruntum uzun
Lânetli düşmanlıklar kâlde kuruntumuzun

Ürkütmeden besleyin sadakatli itleri
Çekin hakkı çarmığa nefretin müritleri

Noel’e kurban ettik şu köydeki culuğu
Avrupa’ya terk ettik mukaddes yolculuğu

Şişe ve medeniyet bildiğim şu pek şişmiş
Şuur şiir bir yana karın burun bitişmiş

Dürzülere çiğnetme şiirin etlerini
Zevkin piyonlarının yık keyfiyetlerini

İnsanlığa götüren istasyon da var mısın
Yoksa ürüyen köpekmeleyen davar mısın?

Jakoben her zihniyet zulmünü basmaktadır
Konuşanı linç edip susanı asmaktadır

Çatladı izân irfân kin nifâk fücur sesi
Terazi de tartılmazvicdanın mahkemesi

Çile yok zikzak çoksa pek kızmayın ham deyin
Sakat tartışmaları terk edip tamam deyin

Tarafgirliklerimiz sağ-sol aradakiler
Sonra kardeş kavgası ve mağaradakiler

Faşist zihniyetler edilemez test
Bütün şahsiyetler menfaatperest

Sürüyü kurt kaçırdı ürdükce itlerimiz
İte değil çobana bütün tenkitlerimiz

İçimdeki ürpertim yüzü kendinden huşu
Ruhumu fethetmesi içten güzel oluşu

Vuslâta talibim rüyam bu bayım
İnşallah sonsuzluk vapurundayım

Bakışları orjinal şiirsel bir ayetti
Yalnızlığı ıstırap sükûtu şikâyetti

Ecdât iştişâre dermüsbet "bir"de anlaşmak
Doğruları çarpıtmakzihnen gergedanlaşmak

Kadeh tokuşturup hıyânet süzün
Dehşet rövanşı var mutlak songüzün

Hayretlerim artıyorkaygısızlık zor
Hengâmesi burjuvatezatları oynuyor

Sefalet başlamıştır vaz geçmişse "ar"ından
Temiz el beklenemez lağım yazarlarından

Uyakta bezirgân irfanda etsiz
Şâir hiç olur mu mesuliyetsiz

Güçlüye çaldı çanlar kader kimleri eler
Kalemleri sattılar kravatlı köleler

İstikâmet bozdururimtiyazın kâmeti
Adaletle ölçülür sözün mukâvemeti

Duâ ibâdettirhâlini arzdır
O'nun rahmetini tefekkür farzdır

İnfâk ile süsleyipnimetleri has edin
Ve hayırda hırs edengıpta olur hasedin

Olmazların tarifi güneş balçık göl gemi
Vâkitleri mıhlayıp değiştirin gölgemi…

Şâirlerin tahsisatı şiirdir
Erenlerin şiirleri şuûrdur

Bağnazca makalelerpolemikten dehlizler
Tarafgir intibalar şuursuzluğu gizler

Alim cahil bilge fikir ten değil
Buğdayı su öğütür değirmen değil

Çağ açıp kıtalar fetheden ordu
Baruttan ziyâde gül kokuyordu

Kirlendi dindarlık kirlilik dizde
Sakatlık manevi terbiyemizde

Cehenneme ordu böbürlenen baş
Ateş yakacağıinsanlarlad taş

Keşke sâmimiyetgözlerdeki yaş
Ya rabbi nidâsı tevbe yakarış

Taşıyana şifadır edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur

Hüznü anlatamam tebessüm engin
Hep bana bakmaktan ben gibi rengin…

Yorgun bitkin ötesi geceler har gibiyim
Ben benden kalabalık sende de var gibiyim

Sen ürkek ceylanım hatmeli yarim
Gözlerin yakacak göz pınarlarım

Rüya biter an gelir yıldız söner def terler
Kendine gelmeyene soldan gelir defterler

Gurur kibir enenin atlısı yayanı yok
Şirkle kirlenenlerin yıkayıp yuyanı yok

Acı ve zorluklarım hikmetin aletidir
Arşın sahibinin sonsuz adaletlidir

Her şeyi sermaye eylemez para
Akıbet gelmeden kendini ara

Korkum müstâkimsiz karar yazarlar
Şiirsel ömrümü zarar yazarlar

Beyitler 4-"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından


Cadde paralı yığın deyyus fışkırır meme
İzdivaçlar süprüntü kardeşlikler mahkeme

Emperyalist uşaklar ihtilalle yoklarlar
Paranoya devşirir vehimleri çoklarlar

Mehmedimin nefesi kalbime gelen ısı
Cengâverin soluğu erdemin şırıltısı

Ruha irfan doğurtmak edipliğin ebesi
Dudakların cihadı sözün muhasebesi

“Şiirler hikmettir “bilemezsin yâr
İmgeden öteye hakikatler var

Sokak lambası gibi gece gözlerini aç
Seherler ezanlarayalnızlık sana muhtaç

Hayat onur haysiyet emek
Ebedi yaşam sonsuz demek

Kalp sesi hakikatler kuşağında usulüm
Şüphesiz sarfettiğim her heceden mes'ulüm

Dudaklardan kalplere doğrulsa dillerimiz
Sâmimiyet ışıldar gönül kandillerimiz

Fikriyat isli kazan köşe başları cadı
Vicdanı ateş aldı olduk fikir celladı

Çevre kalabalık ruhum hep tektir
Bedenim toprağa tek inecektir

Ferâset zayıflığı şöhretle azabilir
İstikâmet hükmedip inkârı yazabilir

Utancı çalkalayıp sevgiye zevk gelecek
Ailenin ar duvarı flörtle yükselecek

Câhil meclisinde tartışmak puttur
Terktir en güzeli yahut sükuttur

Hakikatte erer ehil olanlar
Ermeye kapalı cahil olanlar

Fatihayla süsleyip korkularımla girin
Sessiz sessiz okuyup yavaş yavaş indirin

Çok şeyleri kaybettik çok şey girdi araya
Çokşeyleri yamadıkkahreden manzaraya

Aşk gönüllü hamallıkkarşılıksız emektir
Bir delinin uğruna bir ömür beklemektir

Keşkelerin nispeti bugün yarın dün
Terk edebildiklerimizi düşünün

Enâniyet yapmadan yapacağın tek husus
Tevâzuyla hitap et ”hayır konuş veya sus”

Öksüze gözyaşı düşüren eller
Cürmü misvaklıyor canlı heykeller

Hissiyatta ıslan seher vakitleri yan
Kendini bulursunsessiz haykırsan

Çıplaklığı boyayan iffetin etlerine
Mihmandar oluverir hep şer kuvvetlerine

Gözdeki sekinet yakarış medet
Yaş dökse ibâdet sussa ibadet

Erkek evinin bahçıvanı beyidir
"Kadın erkeğin gelincik çiçeğidir"

Hiç zannetmiyorum söz etmek harcım
Duyuş acz sezgiler cürüm ve borcum

Şâirin heyecan hedefi tektir
Ölünce varlığı pekişecektir

Noksan bir simânın alâmetidir
Sözlerim ahvalin malumatıdır

Dile vasıfsızlık lâfızla andım
Ben ile yoruldum ben’le paslandım

Kolejlere gönderdik tahsil göre itleri
Haçı takıp oldular papazın müritleri

Aşk uğruna büyüdükçe ufalıp
Gerçek aşkı bulanlara aşk olsun

Gözyaşıyla yıkanıp dili kalbe almaktır
Kulluk yâre yakarışkapısını çalmaktır

Fâiz kimin düzenisen çalış ben yiyeyim
Asrın kisralarına bilmem ki ne diyeyim

Ömür binasından her gün bir tuğla
Düştükçe hesap yap yaptıkça ağla

Sâmimiyettir İslam kanaat vericilik
Tüm renklere hürmettirgerisi gericilik

Görmelerim imkânsız hecelerim cansızdır
İmkânsızı başarmak mutlaka imkânsızdır

Orijinal giysilerden görgü ne güzel kılık
En çirkin vasıfsızlık dini istismarcılık

Sırt sırta diz dize koşmak el ele
Tevhide kavuşmakbütün mesele

Söze değiniyorum sonsuzluk hayâliyle
Hep hayal ediyorumümidin vebâlıyla

Hasta bedenlere ilaçsa acı haplar
Sûfi kalpleredir hüzün ve ıstıraplar

Liyâkatlar yerlerde bilmem ne olur yarın
Nerde din kardeşlikler oyuncağı inkârın

Yeni dinler türedihammaddesi âyetsiz
Merak ile başlayan tahrip var nihayetsiz

Ben ben’i terk eyleyip kendime varıyorum
Kendimi değiştirip kendimi arıyorum…

Besmele hayrın başı Rabbimin remzi elif
Mânâ derin gizemli rivâyetler muhtelif

"O" na nankörlüktürkibir gurur zân
“Ya Rab ben pişmanım “müthişti o an

Bebek yapıverir keşke rumuzu
Kalbe dudağımız ve ruhumuzu

Ölüm madem kesin öleceğim net
Kime ne diyeyim her şey emânet

Nefis-perest köşeler zillet yalar zift eler
Oldu cellat korosu namussuz piyadeler

Korkak kişilerde yaratan çoktur
Yârı “bir” olanın korkusu yoktur

Her hâlin fıtratsa yalan giremez
Girse de izini kaybettiremez

Şiir ruh duruş benttir
Çok şeylere kementtir

İfşâ birçok şeye ayak bağıdır
Fitne nankörlüğün sacayağıdır

Aptalca söz etmez safa girenler
Kalbi temiz kimmiş eleştirenler

Başarının ana gücü gayrettir
Basiret ferâset ve de hayrettir

Hayâ edep ar etmez
Flört iffet üretmez

Mıhlandım tenhasına boğuştum hayat ile
Sonu takasa koydum sonsuz nihâyet ile

Hasrete gürz salladım yandı gözlerim pişti
Şiir sessizliğime görmek zihnime düştü

Cismanî ve bedenîazgınlık ve azdırma
Allahım bu milletiazgın kavim yazdırma

İnsanlık kayboluyor şâirlik neme lazım
Şâirliğe lüzum yok insan olmak tek hazzım

Mazisine muhalif epey şair var ama
Milliyetsiz şairden milli şiir arama

Bir gülün açılması vaazoku düşün yaz
İnsan insandan kaçarvaazlardan kaçamaz

Mevsim mânevi harman ara ara O'ndayım
Çukur beni bekliyor ben hâlâ balkondayım

Akrep saat hafta ay tilki-tavuk bal-ayı
Kişne şimşek es rüzgâr bu bambaşka balayı

Edebi olmayan yayadır
"İslâm'ın ahlâkı hayadır"

Edebi olmayanın ebedi yoktur
Küfrün sığınacak mâbedi yoktur

Kanaat yok mutlu etmez yazlığı
İktisat mevt mevzû şükür azlığı

Fırtına gülüşlerim Sibirya’da kış gibi
Sessizliğim ihtilâl idama bakış gibi

Şiir deseler de mısralarım harf
Belki birkaç sözcük belki bir paraf

Kalpte yağmur has bahçede gül'dünüz
Neyiniz var keyifsizce güldünüz

Hiçbir şey zâyi olmazhak yol o madem hak’tır
Mutlak tüm mazlumları tekrar kaldıracaktır

Şehitlere cehennem delilere hesap yok
Fiyâkalı kardeşim üstünlükte nesep yok

İnanç ve akideyle örf ahlaka aç olur
İmansızlık taşıyan törelerde suç olur

Hırs ve ihânetler mansıp pâyeler
Nerde mesuliyet yüksek gayeler…

Kalbi inkişaflaralınlarda nur
Ruhun inkılâbı kolektif şuur

İfrât ve tefritlerden yüz kızartan etlerden
Fahşâdan uzak eylehayvanî lezzetlerden

Sevgiyle kucakladık gürcü ermeni rumu
Bangır bangır soykırım batı'nın uçurumu

Söz söyle ki mücevherden az olsun
Gün ışısın çiçek açsınyaz olsun

Hakikat sis duman küfr-ü mutlak bir
Korkarım kardeşlik tehlikededir

Duygular ıstırapa kapıdır
Zevk safa şâirin girdabıdır

Seslenişe kör olana ter yoktur
Pusulası zevk olana yâr yoktur

Çok şeye vesile Veysel’de hırka
Tek bir'de birleştik bilmem kaç fırka

Hayâllerin iş merkezi ettendir
Gerçek olmaması adâlettendir

Ziyân olduk virânede kum gibi
Utancımdan eriyorum mum gibi

Gözyaşıyla kaynıyorsa İsrail’in kazanı
Buna sebep Müslümanlar ve krallık düzeni

Bunca ahmaklık niye mademki aciz kulsun
O’nun kapısında dur yaşam yerini bulsun

Moda ihtilâl yaptı şöhret aştı sireti
Deyyûs sokaklarında epey katır türedi

Güçlülerin cazgırlıkları çok olur
Ve gün gelir bir gecede yok olur

Ruhun fıtratı tektir insana saygı haktır
Tıpkı cennet bahçesi” İslâm güzel ahlâktır”

Hayat hep sınav yurdudurma çalış sefer et
Hastalık keder hüzün günahlara kefaret

Ahkâm kesti söz koktu hiç yandı diri diri
İmge mâna terk etti uyak yıktı şiiri

Tertemiz alınlarla haşreyle ya Rab bizi
Mağrıptan ta Maşrıka aşk eyle secdemizi

Kim yıkım rejisörü kim katletti dokuyu
Hangi rejim getirirtopraktaki kokuyu

Cehenneme ilhâktır haset nifâk kin ene
Kusurlar araştırıp ölü eti yiyene

Bütün sözler biter son aralıkta
Söz var arşı geçer zamparalıkta

Rahman Rahîm Raûf elbet var ama
“R”lere körlerde şefkat arama

Yükselişler sürekli sabır gayret yanıştır
Çokluklarla çarpışıp hiçliğe tırmanıştır

Ahkâm döktürürüm altımda halı
Vicdan yerle yeksan dilim kapalı

İlklere heves etmemruh yoksa ilki kalır
Ciddiyet ölçüsünde bir şiir belki kalır

Sessizliğinde ömrün hiçe vuruştur namaz
Secdelerde öpüşmek aşka duruştur namaz

Etkili münafıklar tapar gibi yaparlar
Tanrıları çoğaltır canlılara taparlar

Haysiyetli kalemler vicdanların nâsıdır
Zûlmün keskin kılıcı hakkın müdafaasıdır

Hayatın lezzetleri şükret ruhunu dindir
Rahmet-i İlahi’ye “şefkat aşktan keskindir”

Şakakları zonklatmak kalemlerin kârıdır
Hak hukuku var etmek vicdanın şiârıdır

Düşünmek sabırsa affetmek yârdır
Duâyı şaşırtan duâlar vardır

Oku hayretle bak göze yaş ekle
Akıbeti düşün seheri bekle…

Gayret ceht ölçektir mücadele hak
Zaferden ziyâde seferine bak

Susan kelimeler his dünyama dem
Sözün derinliği Allahu a'lem

Oruç İblise kementmümin oruçtan emin
Oruçluya kapalı kapısı cehennemin

Şükür kanaattir yetinmek azla
Tokluktan ölenler açlardan fazla

Ahlâkı temsil etme nefsi terbiyede var
Nefs musallat olmuşsa er-geç kendine yontar

Yaşat senin yoluna öldür senin için yâr
Kulluğunla taçlandır kalbim durana kadar

Sadece konuşan her vâkit dündür
Nefsine nâsihat eden üstündür

Nifâk tohumları boy verdi bir bir
Bekliyor cehennem ve mukadderdir

Kabristan acımasızçığlıklar meçhûl
Üç şeyi görüyorumöksüz yetim dul

Hedefe varılmaz fısk fücûr kinle
Sükûnet kuşanıp kendini dinle

Bir gayeye bağlanmazsan ne kabul
Her meşakkat başarıya tekâbül

Lâkırdı çok söz köksüzkoca koca adamlar
Şahsiyeti çürütmüş hesapsız ihtiramlar

Ar edep dini töredir
Ölçü imana göredir

Köpeğinden faksız görün utanın
Zihni Frenkleşmiş taraf tutanın

Derin düşünmeleri düş'e düşürmek işim
Baktım söylenenlere zannedersin dervişim

İrşatla yoğrulmak eşsiz varlıktır
Varlık ki ebedi bahtiyarlıktır

Kilidi sağlam tut kapıları ört
İstikamet birdirhak mezhepler dört

Birçok şeyi fırlat iki şeyi tut
Zevk sefa şan şöhret beşik ve tabut

Öyle büyük bir lâf ki halife dendi bize
Asabiyet kondurma kardeşlik kubbemize

Garip yolculara ıstırap zevktir
Yakıcı közlere râzı demektir

Yansımaları olsun dedi öyle bir yaz ki
Sığmaz nasıl yazayım şiirlere sığmaz ki

Mâziye sevdalıyızbarışığız atiyle
Zulmeti kazacağız Hakk'ın hakikatiyle

Ne varsa kaynaklanan hususiyetler nette
İmkân ve fırsat bilip buluşalım cennette

Kendine gel haddin bil toprak ol bahçe gibi
Güler yüz ve tatlı dil gül kokan bohça gibi

Güzel söz söylemek hak hakikattir
Ahlaklı bir zekâ bozulmaz tattır

Milletine hep neden yâd gözüyle baktınız
Mâzisine küfreden siz zâten alçaktınız

Gerçek hürriyet veren engin öğütlerle din
Ki dinsiz özgürlükler Melut altında Siccîn

Kalemim sabit kılıp dilimi koru Yâ Rab
Yazdıkça kanatlansın imânım nuru Yâ Rab

Hiçbir-şey zâyi olmaz o Rab’dır madem Hakk’tır
Düşen tüm mazlumları tekrar kaldıracaktır…

Çok şey isen şayetbir şey değilsin
Hiç ol ki birçok şey haddini bilsin

Dindarla sorunlu Dündar'la dosttu
Ve mevt çukuruna serildi postu

Secdesizde nur olamaz
Secdesizler hür olamaz

Hakikat kapısına Darvin kulpu taktınız
Darvindende öteye alçaktan alçaktınız

Edep ar dini töredir
İdrak vicdana göredir

Gel de kızma şu anıran eşeğe
Göbekleyip sığınmıştır şişeye

Şöhretin avlusunda şeytandan da çokbilmiş
Paslanmış düzenleri zaman hepsini silmiş

Namussuz düğmeli imge iliği
Şiir diye sunar müptezelliği

Duru hür kalemden beslenir şiir
Şiirler şairin haysiyetidir

Zaman ömüre leçekgece elmastan peçe
Hesap kitap tahsisat sır ve ifşa iç içe

Küçük görmelere vaktimiz yoktur
Davamız pek mubarek terakki haktır

Kendime uğrarım bir salâ duysam
Kendime koşarım ben'i bulduysam

Şiirler yazıyorum yüreğe değen
Kalp ehli yazabilsem kalp eskitmeyen

Zevk-safa ölüyoruz her gün birimiz beyim
Derdi olmayan hasta ölü dirimiz beyim

Taarruza göz yumup fıtri olmayanı sür
Örtüyü tak cilvelen adını koy tesettür

Affeyle Allah'ım vakt-i seherde
Bütün gamsızları düşür Sen derde

Tevhîd rükû Hilâle şandır
'Vatan sevgisi imandandır'

Ruhlara diriliş meydanlara ses
Şehitlik pek yüce vatan mukaddes

Aşk vatan deriz biz iki hece tek cümle
Şehâdeti sırtlayıp koşarım tüm gücümle

Gitti tüm hayatım kalanı kısmet
Kalanı fark ettim gidene nispet

İfadenin isyân adı
“Ölüm sana yakışmadı”

Şâir bir bilmezse her sözü hile
Küfrün sazı çalar her perde ile

Gideceği yol belliyse koş deme
Ümit dolu gözlere yokuş deme

Gıybet kazanında insan eti var
Hesap var mizân var yiyin o kadar

Kelâm fıkıh ahlak ehl-i sünnet bir
Kur’an-ı yaşamak vazifemizdir

Avuçlar semada secdelere var
Duâlar duâlar duâlar

Her söz medeniyet ruhta o anki
Yaz be üstad diyor katibim sanki

Hadis'siz din diyenlersiz söyleyin biz yuttuk
Şunu bilesiniz ki "İpinden sıkı" tuttuk

Batı pek haysiyetsizmedeniyet kör
Garbın hâk anlayışı sömürü terör

Kalbim kulağını aç şâkir olup kıyam et
Şükürsüzlük illettir kıyamsızlık kıyamet

Vatikan hür tefeci zulmün sözcüsü AHİM
Kiliseler hükümran kalk "Milleti İbrahim"

Gözyaşını silmeden tebessümü beğendin
Tutkuların esiri sevgiyi bilmeyendin

Hakikat vatan aşkıcan vermektir ertesi
Şehâdetin cilvesi mukadder şehit sesi

Sonsuzluğu muhâlif özgürlüğü tutturma
Her ne varsa unuttur ölümü Unutturma

Ne kadar çoğaldı üredi tek tek
Siyongiller ile leş yiyen köpek

Kartal konmaz alçak dağın üstüne
Alçaklığın altı nedir üstü ne

Âtiyi hayal et hakikatle bak
İlâhi mesajla fısıldar bayrak

Mutlu olmak için kalbi O’na sun
Gayri şeyi unut aşkın âşk olsun

İnsan medeniyet kalbî ettendir
Silip parıldatmak mürüvvettendir

Ruhun zikzak çiziyorsa kork âsım
Cürümleri saklanamaz morktasın

Gömlek atar fıtratında her yılan
Fıtrat giyer günahından sıyrılan

Yokluğun intihar sükûneti var
Sensiz boğar gibi beni buralar

Kan içtikçe kudururçokça ölümdür kârı
Peşindedir Müslüman küfrün entrikaları

Ölmek bir şey değil ölmek pek şeydir
Ölmeden ölmeyi bilmek çok şeydir

Fazileti pek büyük gün bu gündür aşure
Tevbe sunmuş Âdem’emüjdelemiş beşere

Duygu bilmez insanları bırak kaç
Veyahut sus sessiz kalmak son araç

Hesap mizân ve cezaöl ölmeden kâbre var
Kâbrin hemen ertesi Mahkeme-i Kübrâ var

Âhir zaman illeti ümmetteki sessizlik
Ve mimsiz medenilikdin imân meshepsizlik

Veren ele raf çoktur
Vermekte israf yoktur

Hakiki iki söz Kadir ve Bedir
Ne güzel lütuf-u İlâhiyedir

Bismillâh de olma münkirlere el
İsm-i a'zam oku fıtratına gel

Ruh idrâka su gibi ceset sefer tasıdır
Taşırmadan içirmek hareket mikyasıdır

Benlik postunu sarsa
Kölelikten kurtarsa

Küfretmekti milletine tek derdi
Küfrü ile gömülerek geberdi

Kültür taarruzuylacemiyet kürnetmiştir
Kapitalist eşekler köleliğe yetmiştir

Fıtratın şiddetiyle ebediyet var olur
İzahsız hissiyatlar zillete medar olur

Çok şey var ki hissiyattır yazılmaz
Hissedersin hissedenle gezilmez

Vâkit hep ısıtan hisler eliyor
İmgeler yağdırıp söz çiseliyor

Kökü kopmaz şuur var mı yâdında
Hangi kültür sürgün istidadında

Mâzinin nağmeleri tekbire çalan sazlar
Karanlık dağılıyor geçti durduramazlar

Batıda Puşt oynaşırdoğuda vicdan sızlar
Bir varil petrol için oynaşır vicdansızlar

Koşup kendini bulmak bulup taşımak niyet
İbadetle taçlanan şuurdur ubudiyet

Dünya ebedi değilsevip esir olmadık
Meşakkati sırtlayıp müteessir olmadık

Ehl-i hakikatın parıldar aklı
Muhkem bir itikat Kur'ân ahlâklı

Bir’i tutsan tutamazsın sen seni
Sen tutmazsan ecel tutar enseni

Sonun zili çaldıkça aklı aralıyorum
Derdimle rahatlıyordertsiz daralıyorum

Parâzit denilir pireye bite
İt demek vebâl mi it oğlu ite

Yanık tatlı lisânlar anlat bana bestemi
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi

Gör iblise eş olmuş ifâdeyi tırtıklar
Yaratmaktan dem vururbeyinsiz yaratıklar

Şu kâinat külliyatı âşk sesi
Hissiyata çağırıyor herkesi

Nifâk tahribattır yol tektir Hak’tan
Ümmet şaşı oldu yol şaşırmaktan

Her şey fâş oldu rafta
Vicdan hangi tarafta

Sadakat fethetmektir göz yaşartan bir gülle
Tek nüsha noktaları çözemedim virgülle

Cumâ yolculuk burak
Tâbi olmak son durak

Çağın tahribatları riyakâr ve diyetsiz
Kasıtlı ihtilâflar sanma ehemmiyetsiz

Dengedir havf recadenge yol açar
“Allah'tan korkanlar Allah'a kaçar"

Sensin cevher cevher siz
Kalamam ben cevhersiz

Ferâset müslümanın şahlanan atlarıdır
İmân dinin temeli âmel sıfatlarıdır

Yıka öp ırmak gibi bilirim çoşkulusun
Usulca buluntlandır hevenkle çoşkulu sun

Tevhid-i İlâhîye ziyâfet der minâre
Ses verir muhabbetle alır götürür yâre

Manâsına ermeden dine tahrip dediler
İnkâr ve dalâletle bir nesili yediler

Feryatlarım kuru muhâbbet buzluk
Keza susuzluğum sırf duygusuzluk

Âşk hakikattir ermekse gaye
Gayretler zevk iseaşklar hikaye

Felsefeyi havlattıkça sanat der
Hikmet ehlî felsefe saltanat der

Şuûrsuz ağıza kelime leştir
Kilit vur rezilekelimeleştir

Hâl içre sakinet kalbin pası et
Yaşasın kardeşlik geber husumet

Hikmet tefekkürde fikreyle sınâ
Düşme felsefenin fesatlığına

Fikri meziyettir sükutû dilin
Dilin ham maddesi toprağı bilin

Duâların sahibi senden ummak niyetim
Ey yokları var edenhayrolsun musibetim

Nedir bu söz sahtekâr“İkrâ” varsa kanun var
Nedir muhafazakâr tek söz Müslümanım var

Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki kim taşıyacak soğuk gözsüz sandığı

Büyük inkılaba vakfeder alın
Fıtrat kıvamında tüm duyguların

İdrak ve iradeakli meleke sizin
Her gayret nisbeti samimiyetinizin

Azgınlar ve maskeler azdıkça susuyorum
Susmanın en güzeli yazdıkça susuyorum

Her sokağın arkası gözledim doldum
Sütûnları kirlettik âşk sevmez oldum

Varın ötesinde nice sırlar var
Kopar zincirini gör azar azar

Ziyneti zevk olan sevdası şirktir
Leylayı aramak Leylayı terktir

Terazili koltuklar
Adalet yok hukuk var

İdrâka göredir sevgi ve saffet
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet

Sana hoş havf recaşüphesiz asla
Havf doldur beynimi recayla besle

Gözyaşım âkıbet derdiyle aksa
Ümmete ağlasın ağlayacaka

Secdeler bizi bekler yürü abdest alalım
Aşk bürünsün yürekler gelin namaz kılalım

Maskeler kapış kapışdüzen alçaktan alçak
Herkes ölüm tadacak toprağa yaslanacak

İfâdeyi istismar hem kepâze sözdür ulân
Besmelesiz hurafeler sözlüklere sokulan

Âşkın zirvesi âslı niyettir
Manivelası samimiyettir

Kahrım sabır rüzgârıdüşe kalka beklerim
Şerri çarmığa çeker belki gözbebeklerim

Secde niyâzlara ahlaktır neden
Ahlak sonsuzluktur ahlak ebeden

O aşktan sancak gibi hasretle yanan ocak
Göz kırpmadan cân verip cânana yaslanacak

Öl sen islam alemi öl ki ölüdür yazsın
Sen ki garba oyuncak aymazdan da aymazsın

Yığın yığın aydınlar
Yığınhepsi bu kadar

Dindar kitapsızlık garbın niyeti
Şarkın tevhitte ki müphemiyeti

Gücün avuçlarında yaşıyor fetret
Emperyalizm modaterk etti fıtrat

Teşrih teşhisler sönük İfadelerimiz çiğ
Hâl ve kâl noktasındayaptıklarımız tebliğ

İfsat şeytanidir şeytani tattır
Yalan münafıkça bir hakikattır

Uçup gidiyor günlerherkeste bir arayış var
Aşkın fevkindekiler yalnız hep O’nu arar

İkrâmlar akseder Zâtından kat kat
Tevbeye riayet Leyle-i Berât

Ancak ve sadece infâk varlıktır
En büyük varlığın fedakârlıktır

Hakikat cephesini görebilen lâl olsam
Tefekkür kırıntısı üflenen kaval olsam

Kendine yaşayan mahlûkat tektir
Çoklukta arama boşa emektir

İrfân bilmez aydınlarara ara ıhlanır
Kemalatın sancısı gönüllere mıhlanır

Allah için sevin aşklar aşk olur
Acı münakaşa sen-ben kaybolur

Beşik ve mezarlar ben sen o hani
Nankörler gösterin pörsümeyeni

Memur bey Micingirt öldü diye yaz
Kütükten düşmekle kelem yıpranmaz

Zevkin değirmeninde aşka yol yok elendik
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik

Bireysellik benliktir terk edebilmek erdem
ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem

Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum
Zihnim ayaz kapalı buz kar çekişiyorum

Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum
Bir yerlere kaydolmuş sessizce bekliyorum

Kafam hoş yüreğim titrek ve cahil
Kapımda bekliyor sanki Azrail

Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık

İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler
Okyanusta yürüyen ayaklı sürüngenler

Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa

Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim
Gözlerini kapayıp basitlikte gizlendim

Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur
Sessizce izliyor kalabalıklarsükût kükreyince sular durulur

Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Cennetlik kokusunu fark edenler bahtiyar

Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez
Emâneti baltalar nefsini rendelemez

Fısk fücür münakaşa beni taşıyan güğüm
samimiyet izafiteslimiyet kördüğüm

Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin
Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat

Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime
Benim olur kâinat eli değse elime

O gün sermayeni kurtlar yiyecek
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek

Zanna göre yaşadığın din olur
Ve putların bin değil yüz bin olur

Fark edip gördünüz mü erendeki yanışı
Hikmet tespit sesleniş ulvi dalgalanışı

Bireysellik adına estim yağdım gürledim
İçgüdüyle küçülüp hiçe ihtiyarladım

Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor
Çoğu aza terk etmişnefsini götürüyor

Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da
Yaşamı bekliyorum ecelim kucağımda

Istırabın temeli ter kokmayan yemekten
Tahsisatı fark edip vazgeçin esnemekten

Ritmin mihengidir notada esler
Pembe mor ney gibi diri nefesler

Görmelerim artıyor basitliğe varınca
Ben ben'den kaçıyorum karınca kararınca

Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi
Tufanın kollarında su aldı teknemizi

Rütbe itibar makam prangadır pâyeler
Şöhretin tutsağıdır hedefsiz hikâyeler

Kendime yürüyorum ve kendime hancıyım
Yürümekten ziyade kendime yabancıyım

Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla

Vermedi deyip almayan bendim
Benliğe soyundu idrâk tülbendim

Yaş kırk yedi kırk sekiz zulmet nur adım adım
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım

Enâniyet gizledim iki büklüm halime
ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime

Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin

Gerçek ve ötesinde yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisizkahrolsun unutkanlık

Ve ibret vesikası insanlara karınca
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca

Kalbim temizdir deme
Od lâzım cehenneme

Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor
Mahrem bilmez güzeller güzelliği yoruyor

Kaç neslin feryâdı durur masamda
Yağan fırtınayım ağlamasam da

Ümmet ve kavgaları aklıma düştü Kırım
Ateşim yükseldikçe sabreder sığınırım

Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrakin sırrıdır secdede miraç

Kalpten dudaklara birkaç bardak çay
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay

Ruhumu coşturan bir cezve şiir
Şiirden ziyâde hayret ve seyir

Beyhude bir sıtayışşirk yığınak kiminde
Mazluma hak aranmaz bâtılın ikliminde

Hakkın manivelası sabır ve âhtır
Sebepte semere yok veren Allah'tır

Yalnızlığım kalabalık sanki Salıpazarı var
Kalb-i selîm olanlaraehlullâhın nazarı var

Kalp var Gazze gibi kalp var velidir
Kalbi yumuşatan yârin elidir

Matemlik felsefe ışığı bol adı
Tasvirliyor ölüm sana yakışmadı

Din slogana sığmaz
Susun ağlayalım az

Derin yamaç yeşil sargıdır kabir
Yârı anmak nefse burgudur kabir

Yürekten yüreğe fikrim aklım "bir"
Diriliş başladı dirilmektedir

Terör silah kavgahedefleri biz
Büyük olacaktır kardeşliğimiz

Hâkikat şuur yaz gerisi duyum
Üslûp şu acaba okunur muyum

Edep özleyişlerim faziletin enleri
Alkış öptü patladı edibin frenleri

Susuz okyanuslar yürüyen gemi
Çokluk ıslatamaz gözdeki nemi

Tefekkür ön şartı şuurdur “İkra”
Cinâyet meyletmek kitapsız fikre

Seni izâhatta mevt âcizdir dilim
Sende kemâl buldu cevami’ul-kelim

Beşikten mezara inanan yapı
İmân sonsuzluğa açılan kapı

Mizâna giderken mevta hak almaz
Ölümsüz davalar arafta kalmaz

Hikmetsiz süsleyemez kalp mârifet evini
Felsefeyle besledik nefs emmare devini

Şiirsel bulgularım kalemimin nemidir
Şüphesiz ki yaklaşan hakikat dönemidir

Sahibi dururken iti lâf etme
Ürdüreni fark et itilâf etme

Fıtratın sıfatıyla kebâriden çık
Küstahlığı bırak olma münafık

Yığınlar kavgalar yolculuklar var
“Allah'a gitmeyen yol neye yarar”

Hissiyatımdaki meçhûl deyişler
Varın emzirdiği son bekleyişler

Pek öndeyiz teşhirde ilkesizlik ne saklar
Sanki seyret şöleni ar der ardan aksaklar

Polemik yok net sorusen teşhire et misin
Müjdelenen ana mı eşliğe namzet misin

Seslerin ötesindenice sessiz sesler var
Gömüp unutsak ta bizonlar bizi arzular

Menfaatperestlik batılda vardır
Erdem fedakârlık küfre şamardır

Gözler tıpkı cehennem dudaklarında hayâ
Şuur ötesi varlık sığmaz iki mısraya

Garbın çarmıhları ne son ne ilktir
Susup görmemezlik divâneliktir

İnsanın infâkı secdesi kârdır
Ve pahası irâdesi kadardır

Kavruk gecelerde devran eder gam
Yastık kıyam olur yorganlar ahkâm

Anarşistliği bırak "bir"likte terle
Büyük ehemmiyetli hakikatlerle

Hû bilmez kalplere hûşu çeşmesi
Tasâvvuf edebin küllîleşmesi…

Nifâktan besleniyor Firavun ’un atları
Rahatlığa giriftar bütün kemalâtları

Tâsâvvufi hûşu tevbeler vardır
Ve yâra yürüyüş nasûh kadardır

Görüp görünmeyen enler
Salih amel işleyenler

Metânet gözyaşları bulutlanıp durdular
Sevinçle bekliyorumsanma unutturdular

Kâl dilini tut ki hâl dilin aşa
Fıtratı unutup düşme ataşa

Menfaatperestin ameli çürük
Ahlaksız secdenintemeli çürük

Tek perdelik oyun bu yer yer ürperdik sette
Bâzen nefse oyuncak bâzen mutlu müsvedde

İçimdeki ateş gibi sen de yan
Hiçlik çıkışların maskaralıktan

Oyuncağa takılmam varış bir nefes beyim
Sağ-sol düşünceleri bir gün geberteceğim

Kelimeler konuşuyor hecelerim uluyorlar
Çokluktaki yalnızlıklar ipe çekip suluyorlar

Vahdet diliyoruz ârz kapısı sen
İcâbet sahibi sensin hükmeden

Hâdis imanımdır kaynak âyettir
Lâf etmek küfürdür ve cinâyettir

Arzuları bırakıp kalbin diline varın
Kendince zikri vardır bütün zihayatların

İkiyüzlü mâhiyet kaba sığmayan kelâm
Kardeş eti yiyerken bekliyor dârüsselâm

Fiil hasbi hâllerinhakikatli arzıdır
Duâ kulun niyâzı yakarışı farzıdır

Fiilde şöhretperst kâlde ihlâs okuyur
Enâniyet dürttükçe münâfıklık kokuyor

İfâdeler mahzûn ümmet perişan
Nasıl anlatayım ey büyük insan

Şâirin hasreti bu bendeki kin
Bir beyite sığmaz iki güvercin

Gözyaşlarım pek yorgun avuçlarım diridir
Şiirler benden sonra bir ömrün teşhiridir

Koşun koşun koşun secde bekliyor
Tefekkür mimarı vecde bekliyor

İnfâkın mimarı ufku âhiler
Ve nefsin askeri şu ibâhiler

Yürek burkan bakışlara diyemem ki sen inle
Suskulara hû doldurup inliyorum seninle

Fetih gerek yolcuya tez atları getirin
Tez medeni cehâlet tezatları getirin

Kafa kâğıdım Ömer âdil olsa üst adım
Hâvf-recâ imgelerim ölülerse üstadım

Nefsin kaypaklığı sendeki tapu
Zamansız kaydırırkapanır kapı

Sermayesi suizan ebleh durmadan yazar
Sessiz bahtiyarlığı bilmez yürüyen mezar

Riyakâr sığınışlar üslûp kronik silme
Şizofren dudaklarda kutsiyet beğenilme

Ey varlığa müptelâ yokluk öpüyor tek tek
Başlayınca mülâkat er meydana diyecek

Bana softa diyen ahmaksoftalıkta tam
Ömür kısa uğraşamam sükût vesselam

Tek kitaba dayan ve kendini bul
Kadere sığınıp kederden kurtul

Aç uyuyan bütün çocukları yaz
İnfâk edilmeden insan olunmaz

Küle döner hüzünlerim elerim
Ben sadece kulum derse gülerim

Kalbin letâifidirdilimizin eğesi
Fıtrata sadakattir terbiyenin gâyesi

Çölleri çiğ damlatır içimse hep vaha der
Hayallerim serapta ruhum gel Allah’a der

Acı hep imtihanım bir beyit iki satır
İmtihanın zorluğu hakikati kavratır

İzahsız dehşeti bekleyen tandır
Münafığın sermayesi yalandır

Heyulâ tarlaları ve sonra akbabalar
Şeytanın zembereği gündelik akrabalar

İnsan âciz insan âhbâzen şirkte vahadır
Şâir putları sevmez kulluğu Allah’adır

Haysiyet bilmeyen lâfta tat olmaz
Söyleyen ağıza itimat olmaz

İzdivâç kültürün oyuluşudur
Oyuğa zilletin koyuluşudur

Gerçek âşk tufanı tevhidin dili
Tek-bir-de toplanıp yakın kandili

Tasâvvuf hem edeptir amel tâkva hâyadır
Tevhid-i muâmele tasâvvufsuz yayadır

Kan sever sömürü gırtlaklar her ân
Kader hâktan yana dönüyor devrân

Cennet nedir bilmeli devlet mademki ana
Cehennemi de bilip koşa şefkatten yana

Alın secdeye değdi aklımda paralarım
Kaza üstüne kaza kendimi paralarım

Tevekkül teslimiyet hâvf ve recâ beklerim
Koyunları kurt kaptı ürdükçe köpeklerim

Gerçeğe pervâne hür bulamadım
Günahtan kaçacak yer bulamadım

Haddini bilmeyen çok şeye gebe
Var edeni düşün uyma sebebe

Zevk sefa rahatı unutan doktor
Lokman’ın varisi emsâli yoktur

Hikmetli fikirler muhabbet huya
Mademki insanız küçüklük niye

Ağlayınca görülür ağzımdaki seyrek diş
Ciddiyetsiz gülemem ve ölüm tek ciddi iş

Felsefeler imânsız İfâdeler hep mistik
Lâik yobaz ve dinci alayımız narsistik

Zihin sağır kalp kara belediyeye yürür
Vicdanını poşetler sokaklara tükürür

Edeb ve merhâmet ve erdemlilik
Bu üç haslet yoksa şahsiyet klik

Akıl işi mi? Anla düşün yaz
“Dünya için din feda olunmaz”

Oturuyordum dağın göğsünün hoşluğunda
Tarifsiz hakikatler doluydu boşluğunda

Gül yüzlü fikirleri kibre teslimat züldür
Hak görmezi görmezlik namerde tenezzüldür

Ezân ve şehâdetler susmuyorsa vatandır
Kutsalları reddeden felsefe şarlatandır

Kaderde çok şeyler var oku öğren anla yaz
Kül edip yandırsan da odunlar anlayamaz

Beyitler 5"sonsuzluk telaşı" 2018 Kitabından

Gözyaşı çığlığım duygular sazlık
Bende hep acı var sizde arsızlık

Çağ atladık efendi kutsalları eşledik
Secdeyi tepeleyip siyaseti baş'ladık

Cemiyet zifiri su almış kumu
Zaman ölü yiyor şiir uykumu

Ruhu şöhretleyip şuur diyorsun
Vicdan zehirleyip zangırdıyorsun

İktisatı firavun mideleri raf ettik
Müsrifliği zikredip hunharca israf ettik

Kavimlerin helaki dehşetlidir pek
Nemrutların mahşeri bir topal sinek

Her nefsin ağırlığı ruhsuz ceset kadardır
Tüm asrın Neronları oğul Esed kadardır

İsmini zikredip bismillah deyin
“Yiyin için fakat isrâf etmeyin”

Gerçek dostlar kalp gibi taşıyana kuvvettir
Yaratanın lütfüdür ve eşsiz uhuvvettir

İki damla yaşla secde kârımız
Cumâ aracısız mektuplarımız

Gazabın uğultusu helva dolu put
Hileler desiseler dört bir yan tağut

Çöküşün avlusunda yer yer dağılıyorlar
Kadeh tetikledikçe yan yan yığılıyorlar

Irklar zenginliktir vâhdet terakki
İttihâd-ı İslâm yurdumun hakkı

Şahididir hakkın vicdan tek alet
İnsanlığın hür inşası adalet

O'na iltica et durağında dur
Yârini düşün istikâmet budur

İyiler ve kötülerdünya ucu delik han
Aldananı ütülerbaştan aşağı yalan

Umutsuzluk serde yok endişelenler dursun
Beraberlik servettir vahdet diyen buyursun

Hırs tamah yakıcı tandır
Kalp hastalıklarındandır

Beşik tabut öper deniz karayı
Sevgi mâsivâyı âşk mâverayı

Aynı türkülerde yaş döküp daldık
Birlik damarından köklenen daldık

İzzet ve haysiyettir haramı ret vakası
Kıstasız örtünmeler kezâ İffet vakası

Gayb hamalı erkek olur
Namussuzlar korkak olur

Zekâtsız mallar erir
Cimrilerde can verir

Küfrün kaypaklığı ârşı tartıyor
Müslüman irşatsız kâfir artıyor

Onur ve gururlu ay yüzlü rengin
Yüksek tepelerde inşirâh cengin

Dışımız gösteriş içten aymazlık
Mümine zillettir vurdumduymazlık

Hayat bir sınavsa peki ben neyim
Arsız çok vesselamüzülmekteyim

Bâzı insanlar var dilsiz varlıktır
Tevâzuları da riyakârlıktır

Ümmetin alın teri öfkem üzüntü âhım
Kahreyle hâinleri helâk eyle Allah'ım

Yokluğun intihar sükûneti var
Senle huşu giyer bütün veralar

Madem dedemiz âdem sömürmek niye
Pisikolojik sorundur tersiz sermaye

Şuur şirk kıskacında  otur ağla yan
Muhafazakârlığa sığmaz Müslüman

Kastasız manasız diyemem üfür
Sessizlik pespâye alkışlar küfür

Sessiz ılık bir nazar onlar asrın havası
Ve ümmetin şuuru  büyüklerin duâsı

Dünü düşünüyorum sükûtun ağırlığında
Sükûnetli ne varsa sabrımın sağırlığında

Tevekkül yeni huyum
İnanılmaz doluyum

Ne dehşetli kıssadır zenginlerden Salebe
Ver zekâtın kardeşim Esed olma Halep’e

Yumruğu sıkmışım yüreğimde köz
Mahşer- i Kübrâ'da görüşeceğiz

İflâh olmaz mısralara uydular
Fikirler cin fikir yorucuydular

Hissiyatım hissi boşluğa yürüyorum
Islaklığı ıslatıp ateş kavuruyorum

Umudunu yitirme ne kaldı ki yarına
Erdemini kaptırma hâ yalakalarına

Ramazan hoş koşturalım çek atı
Büyük cihât şahlandırsak zekâtı

Tevhid ne der didişmeye kim razı
Kan gözyaşı dedikodu enkazı

Siyonist'in kulübüne kim üye
Ara ara hıncım artar dürzüye

Alın yazıları  yaşanan hâldir
Umut besteleyip yeisi kaldır

Bayrak kana âşık ter hislerine
Vuslat şühedanın terhislerine

Kendine güven O’nu unutma
Ve büyük divan sonu unutma

Birçok şey âşka settir
Ve âşk istikâmettir

Bir avuç gözyaşı okyanustan çok
Sustuklarım birgün seni vuracak

İmtihan bu ağa paşa bey demez
Münafığı mukaddesat beslemez

Yâre kavuşulmaz tevbe diyerek
Tevbede kendini görmesi gerek

El açıp gizlice vecde geliver
İster âh de oku ister siliver

Sözlerde kaypaklık büyük afettir
Hakkı dillendiren söz mükâfattır

Tutsaklığı bırakıp hodgâmlığı eleştir
Gülümse her kesime gülümse sadeleştir

Ömrünü yitirme gel tefekkür et
Ölüm ve dahası vardır nihâyet

Çomarlar oynaşta rengârenk yalak
Görmeyen duymayan bir heybe kulak

Eşsiz medeniyet taşıyor adım
"Adl-i İlâhi"dir izâh maksadım

Sabır ve sükût hâl hatıdır
Acı çekmek veli sanatıdır

Yatmalar alçaklık çalışmak haktır
Gayret insanlıkta sadık kalmaktır

Vicdan imbiğine atılan düğüm
İmanı sarsamaz daha güçlüğüm

Hazzetmem bencili bende varımda
Ben ben'le kavgada mısralarım da

Bir türkü değil bu ezân sesi
Vuzuha er eğil bu ezân sesi

Hükümleriyle aziz kaç yüz asırlık sesiz
İrfândan bozgun yedik fikriyat elbisesiz

Dürüst ol istikâmette gez
Erdem yalancıları sevmez

Dikenli tel mısralar teşhirlemiş etleri
Mahremiyet iflastaşiir kerametleri

Mevla'nın bahşettiği fıtrat vicdani durum
Bencil kayıtsızları sevmem sevemiyorum

Şirkin müsebbipleri dili hâlinden iri
Ahlâksız ve ukalâ imân bezirganları

Öpüyorum sabırla  metânetteki mimi
Mahşere saklıyorum bütün öfkelerimi

Sabır ve metanet dedimse şayet
Kısasta hayat var buyurmuş âyet

Yobazlığım yerinde yazan mısraya küstüm
Nezâket olmasa da bir zamanlar dürüsttüm

Cesâret korkuyu rettir
Koşulsuz sâmimiyettir

Ben karakış sen hep lodosyüreğime es erisin
Sen hâysiyet fırtınası asâletin eserisin

Şiirler fidelerim susuzluktan kurudur
Fideleri kurutmak iblislik unsurudur

Mukaddesat slogan kirlettik niyetleri
Kardeşlik mi nerede ve hususiyetleri

İstikametsizler hikmeti ne anlar
Zihni bulanıktır felsefe yapanlar

Mutluluk sırrını sunabilirim
Yaşmağı bilenisuna bilirim

Flört hıyanettir  nikâhsız eştir
Mahremiyet dokunulmaz ateştir

Bugün 'ben'imle karşılaştı ben
Biraz endişelendim kendimden

Hayat mertek boyu dünya bir yular
Boğar merkepleri boynuna dolar

Kapitalist aydınlar fikriyatla anılmaz
Arşivler karıştırın tarih asla yanılmaz

Pulluktaki toprak kokan helâl ter
Helâline gülümseyen güzeller

Hak ve batıl zorbalıklar sürüyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor

Lağımda bebekler sokakta etler
Buna âşk diyorlar it oğlu itler

Hicvi fırınlarımyer yer bilerim
Soysuzlara çarpar kafiyelerim

Sabır erişilmez sır
Sabredeni yüceltir

Dava sorumluluğu hak ve nettir
Peygamberi (as) taklitten ibarettir

Erdem nedirkim tevâzu kim ene
Kavgalarım kaypaklarlakime ne

Kurt kaparsa koyunları it hamlar
Kavga haksatesir etmez ithamlar

Koştuk âşkla o gece ölümüne hâk için
Verilen emâneti sonsuz yaşatmak için

Kaybetmek lazımdır kini nefreti
Kazanmak güzel şey insaniyeti

“Dilsiz şeytan” nedir deyiveriniz
Susup kaybettiğim şeyi veriniz

İnsanlığın tasası âşkın bağıdır erdem
Tomarlarla lâf ettim hiçe kapalı perdem

Cehâlettir yaşanmayan bilgiler
Riyakârlık ve küstahlık salgılar

Bütün varlığımı kaptırdım kine
Bilmem ki velhâsıl ıssızım yine

Anamın duâsı sarsılmaz varım
Yüzsüzlere olmaz kırgınlıklarım

Tutmak maharettir âşk yularından
Kaçmak hoş şivekâr arzularından

Sünnetsiz dindarlık nefsani tattır
“Nefsle mücâdele büyük cihattır”

Usta kalasları kaşık eder
“Tasavvuf adamı âşık eder”

Ölüm yetmez fâile
Siyonist İsrail'e

Kitap nefes gibi tefekkür her dem
Okumak irfândır yaşamak erdem

Herkes bir tuhaf duygular çorak
Islanmak için yağmur mu gerek

Evinin eşiğini varlığın kirlerini
Sevgi ile çitile neslin fikirlerini

Serden ahlak giderse amaç olur araçlar
Paravan olur dava meslek olur haraçlar

Hayır- şer konuşulan bir fâni memuruz biz
Suyla karışık toprak veyahut çamuruz biz

Hayret ve dehşet sarar kırılınca saksınız
Göz kulak ve el ayak sorgulanacaksınız

Dergâh-ı İlahînde ubudiyet tek neden
Allah’ım canım alma ebedîleşemeden

Ben ukâla kim ene
Kim ene’yse kime ne

Öyleleri var ki Habil'le Kabil
Haysiyet pahalı arsızlık sebil

Kendine koş derinleş sen hep bir’e kıyam et
Kamyon kamyon kaypaklar alameti kıyamet

Fitne fücûr gâh gösteriş gâh hile
Çok söz gerek borazancı câhile

Haysiyet yürekli insanlarda var
Korkaklar kendini yaşayamazlar

Kâinat zikreden muntazam hâle
Sahibi hükümdar her şey risâle

Alkışlar meyyite mezar eştirir
Ve nefsi büyütüp katileştirir

Öfke sabrı yordu imtihan çetin
Ömer’i olsaydım İslâmiyet’in

Hırsızlar çaldılar alın terimi
Arsızlar aldılar gülüşlerimi

Hikmet tefekkürde fikreyle sınâ
Düşme felsefenin fesatlığına

Dirilişler âhlak ile doğacak
Fersah fersah maneviyat yağacak

Mursi kadar temiz Sisi kadar kir
Makam korkakları erkek gösterir

Kapıkulu kalemler idrâk koyu vicdan ref
Şakşakçılar çoğaldınerdesin Şâir Eşref

Teşhir felâkettir utanmak nimet
İrfân ceht etmektir şuur ganimet

Şiir var şuura ayak bağıdır
Şiir var şuurun uygarlığıdır

Güzel âhlak doğruluğu temel et
“Kur'an dinle ahkâmıyla amel et”

İsyanı çarmıkla tevekkülü tat
Sığın hükmedene eyle itimat

Gözyaşı güzel şey irşada aksa
Ümmete ağlasın ağlayacaksa

İfsat şeytanidir şeytani tattır
Yalan münafıkça bir tatbikattır

İsmimi düşündüm atamam riske
İman kabul etmez bir sürü maske

Kimler var bilirim solum sağımda
Kalabalıklara karıştığımda

Fıtrat mahremiyet kıstaslar nettir
"Helâl keyfe kâfi" uymak lezzettir

Kalemim uyuşuk olsa da hürüm
Ne bir idealist ne de meşhurum

Sükûnetezân okunuyor
Tevhid risâlet dokunuyor

Bayrak birdir kardeşler seni ben’i bırakın
Dönün bakın etrafa pençesinde firakın

“Kur'an-ı Azîmüşşan” ne derse dinle
Dünya terk etse seni Mevlâ seninle

Kobrayı fareye yediren kışlar
Vaktin hıçkırığı ve çırpınışlar

İrşâd tepetaklak yaşantı sırça
Bâtıl şerde bütün hak paramparça

Tâkva ene'yi kökten rettir
Riyakâr haraket musibettir

Cepsiz cüppelere cep yaka lazım
Yakayla birlikte yalaka lâzım

Körlere hep karanlık şiirlere satırım
Kahır ve gözyaşları ahirete yatırım

Kahkaha hırlasa biz hep üşürüz
Tebessüm kıvamında gülüşürüz

O işiten bilendir tutunalım âyete
İyi iş güzel amel götürür hidâyete

Mantık şeyi çözmez mesele derin
Şey mevsimindeyiz hükmü kaderin

Kahramanmış at hırsızı Barzani
İpten kopmuş Siyonistin tarzanı

Can ruhtan ibarettirne ateştir ne nurdur
İrfân cisminde değil ruh tendeki şuurdur

Dostunu öyle seç sen olâ senle
Dili değil hâli âhlak diyenle

Beyinler çimento yollar taş duvar
Kendime yürürüm henüz daha var

İrşâd sefer irfandır tasavvuf hâl dilidir
Kalbi âşkla yeşerten aşıklar zembilidir

Geldi şöhret gitti ar
Vallahi ahiret var

Âbidlik taslayıp haddi aşmayın
Verin infâk deyip kisralaşmayın

İstiğfar et yaş dök söz ver O yâr'e
Şeytandan şerlidir nefs-i emmare

İnsanlık müsveddesi binbir türlü entrika
Sömürdükçe çöküyor çökecek Amerika

Garpla şark kavgasıötesi vardır
“Söğüt” öğütne diyoruz yıllardır

At gözlüğü takıp atlardan indik
Görmek bedel ister korkusuz dimdik

Ben ben gürültüsü zonklatır herdem
Bilmek irfân ister had bilmek erdem

İdlip sokaklarında irin dünyanın vârı
Düşündüren çağrışımkelebeğin bahârı

Kim ebediyet hangimiz hak’ta
Ben mabetteyim sen tapınakta

İrfân kemal erdem vefa emektir
Vefa Allah için sevmek demektir

Kibirli adamlar fücurdan file
Ar izzet beklemek boşa nafile

Secde sahih olmaz umuma arzdır
“İstibra” farz mıdır elbette farzdır

İrfân âhlak erdem â'sı âsım’ın
Kıblesidir benim kafatasımın

Körlemiş izânı der ki felekten
Bir gün geçirirler ince elekten

Fâil hodkâm ise falaka lazım
Yalancı düzene yalaka lazım

Tefekkür sorgulamabeyinsizlere yüktür
Tanrı'ları çoğaltın  beyin sizlere yüktür

Hâkikat yazarım  hayrette huyum
Nankörlük düşünmek okunur muyum

Hiçlikle var olmak eşsiz varlıktır
Varlık ki ebedi bahtiyarlıktır

Sık dişini Mehmet’im sık dişini daha var
Mekke Medine Hira ve Hak bizle o kadar

Islık çalınduyuyor mu putunuz
Duymuyorsa beyninizi tutunuz

Secdeyle teskin olur yârin ismiyle yanan
Yâradanı unutur günahlara dadanan

Örtü ifşa mıdırteşhirde heyhat
Nisâ suresinde ne diyor âyet

Ödünç teberrüken adl adım var
Sarsılmaz ölçüde inkıyadım var

Büyüklük esasen kulluğa niyet
Ve nefsi irşattır erdem haysiyet

Tasavvuf edebe gönül bağıdır
Kalp temizliğinin basamağıdır

İslâm barış vicdan hür
Geber zulmet yaşa nur

Yaratılış âşktır imtihân budur
Âşk yoksa kelâmlar dedikodudur

Sâmimiyet sevgi riyâsız tektir
Sevgi Allah için sevebilmektir

Göbekli lâf eder hamur şeker tuz
Hazır malı yiyen üç beş namussuz

Yaptırtan kim siyonist’e seni üs
Kıyametim senin için ey Kudüs

Hikmetten sual mi sabır diyorum
Yaşasın cehennem kabir diyorum

Sonsuzu kucaklayan kitap nerde sen nerde
Küfrün kızıl sancağı sarmaş dolaş evlerde

Kör etti ifritler çökertti bizi
Tevhid bilinci ve birliğimizi

Mâdem insan fâni istiğfar haktır
"Nasûh"a koşanlar kurtulacaktır

Zihinleri zonklatan üslup yordam iğreti
Azgınlıkta müceddit iç eylemiş kesreti

Vicdan taşır mısralarım ve beni
Duygularım gözyaşımın gülşeni

Cübbeler düğmesiz ve iliksizdir
Düğmesiz bankerler kişiliksizdir

Sükût kılıncını sokmadan kın'a
Vurmak lazım arsızlığın ağzına

Vahye sadakattir mukaddes belli
Slogan davalar sahte teselli

Vicdan yoksa iman tamdır denilmez
Yağ bozulsa zehir olur yenilmez

Hakikatli kalbe hayret gerekir
İnsan olmak için gayret gerekir

Hasatını haram eden kul değil
Mîzan var terazi bir meçhûl değil

Hakikate dilsiz kelime leştir
Hakikati “bir"le kelimeleştir

Dilim ne söyler ki bilmem ki hâşa
Saat mevsim ay gün düştüm ataşa

Çığırtkanlara tellal dilsizlere lâl denir
Kendini bilmeyene hem gafil hamal denir

Kula irfân gerek berrak nâif hür
Cesur ve sâmimi birâzda şuur

İrfân felsefeyle zihni eşmiştir
İmânla öpüşüp ehlileşmiştir

Mars'ın işgal ayağısiyonistin mandası
Kö-Pe islam düşmanı İnkârın payandası

Hükümran vesileler hakikate alettir
Hakikati görmemek emperyal sefalettir

Besleyedur etrafında hır iti
Kusmuklatır yedirdiğin tiriti

İlmiyle amel etmeyen hocalar
Fıtrat gider dalalette bocalar

Fikir yağma tarih baygın ölü gün
Son kaç asır tökezledik büsbütün

Yolcular ne izler elde kumanda
Sâhi bizler hangi kompartımanda

Sabır birçok şeye sabır denmeli
Cehennem çukuru kabir denmeli

Maşallah pek övülmeye alışık
Fikir bozuk ifâdeler yılışık

Şuursuz tiplere azap mezarlık
Arsıza konfordur şâir yazarlık

İnfak eyle zekatını ver ama
Gösterişte hak rızası arama

Yazarım habire gayrı kile yok
Mısra yara bere ancak hile yok

Sokaklar tımarhane sessiz feryâd ederim
Temiz duru yüzleri hasretle yâd ederim

Temiz duru yüzleri  hasretle yâd ederim
Sokaklar tımarhane sessiz feryâd ederim

Hodgamlıklar irfân diye görüldü
Basiret kör oldu defter dürüldü

Herkes soysuzları görecek er geç
Aldırma körlere bir selâm ver geç

Hesaplaşma dehşet günde
“Sıkıntılar hiç hükmünde”

Dünya fâni mâdem eğlence oyun
Havf reca giyinip varlıktan soyun

Ruhumda tarifsiz infilak varda
Anlatamıyorum çok uzaklarda

O hâtemü’l enbiya onu öven haklıdır
Kâinatın serveri insanlığın aklıdır

Afâki gürültü boşuna kürek
Söylemden ziyâde yaşamak gerek

Batılı hak gösteren hakikatsiz namerde
Eyvallahım yok benim ismim âdil Ömer’de

Kimler gerçekte kardeş kimler kimlere yârdır
Kimler cennete aday muhabbete mazhardır

Karları dağlara amel niyete
Hürriyet giydirmiş ubudiyete

Sözlerim kokuşmuş yaralara tuz
Ne ara bu kadar gâvur oldunuz

Mesele kamettir
Âşk istikâmettir

Maskeli emperyalist sefaletlere hırsın
Allah’ım hepimizi gafletten uyandırsın

Mümin kemal-i hâldir lafızı huşu hudu
Dile zehirden baldır münafığın sükûtu

Mertçe savaş diyemez sırtlan girer içine
Mehmet'im dar edecek siyonistin piçine

Gâh akraba âh akraba
Baykuş gagalı akbaba

İkra  japon’da beyin
Hangimiz mütedeyyin

Yâd daşt o’nu anmaktır
Hûşu âşkla yanmaktır

Sonsuz yolculuğa mezar eşiktir
Şehadet düğün toy şehit aşıktır

Çakalların bolluğunda it nedir
Kardeşleri boğduranlar fitnedir

Kardeşlik hukukunu yazın duvara asın
Secdeleri kirleten namertler okumasın

“İttihâd-ı İslâm” fikriyatı hak
Edibin cihadı hakkı haykırmak

Hakk’a itaat hayırda birlik
Ah tarafgirlik âh tarafgirlik

Zaman ahir zaman lâkin dem bu dem
Sözün hakikati “halvet der encümen”

En büyük kötülük kula yalandır
Riyâ gösterişle oyalayandır

Hakikatin var sahibi var ama
Hak bilmezde hakikati arama

Lafız düğümlenip ömür ân olur
Patiska kucaklar cân virân olur

Kabe’yi eylese milyon defa tur
Hodgâma iltifat namussuzluktur

Ödünç sövgülere ayarlı puştlar
Eşrefi mahlukat adam olmuşlar

Ahlak gerek ahlak ahlak amel'edir
Sırat-ı müstakim "din muameledir"

İltifat zillettir girmeyin kire
Tevâzu azaptır mütekâbire

Aklın yoksa tellallık yap çık dama
Varlığını varlıklara bağlama

Takliti imgeliyor bir kelime bir eser
Ne söylesen anlamaz üstüne ahkâm keser

Hecenin pırıltısı sözün tekniğinde var
Hakikatte bocalar manada boğulanlar

Çifte savurursa her bir köşeye
Eşref-i mahlûkat deme eşeğe

Küstah lakırdılar coşkulara büst
Yalan simalara dil olmaz dürüst

Kötülüğe iyilik nefse settir
İyiliğe iyilik ticarettir

Saat beni çalar kalbim kardan mum
Geçmiş zaman gibi eksik yorgunum

Sabır ve merhamet kalbin yâridır
Güzel ahlâk hakk'ın buyruklarıdır

Dilin mahşer ifâdeler ölüyor
Yalanların gözlerime doluyor

Yalan söyleyene yalaka lazım
Diline çelikten falaka lazım

Yatağıma çekildim ben geceye misafir
Şehadeti sorgular fırsat bekleyen kafir

Endişeden eser yok ribâ yığdık sahana
Höllüğümde it gezer neredesin âh ana

Sırayla teker teker
Filler sıratta çöker

Adâb ve âdetler ahlâk-ı hârem
İfsat-ı âmelim nefs-i emmarem

Merteği unutmuş akıldan farız
Yolculuk ne için biz niye varız

Beşiklere höllük tabuta terim
Ölülere mezar olmak isterim

Şafağı unutup rüyaya daldık
İyiler gittiler biz kalakaldık

Yalan tüccarları aklen yayadır
Akletmek doğruluk erdem hayadır

Yalanlara yanmaz yatsılanan mum
Mumları düşünüp düşüp uyudum

Duâya yeltenir emek ter ferim
Açtım uzaklarda kaldı ellerim

Hodgam ifadeler şeytan atıdır
Yalan münafıklık saltanatıdır

Hoşgeldin demeden elvedâ hazan
Bir daha yâ kısmet şehr-i ramazan

Boşluk garip duygu fikir sessiz han
Ölümsüzlük servet gayrisi yeksân

Emperyal bir şuur secdede dizler
Boynuzlar böğürür bizim öküzler

Kelimeler araf sebep kavuklar
Dava adamları ve dalkavuklar

Kavimlere bedel sokaklarda zül
Hayasız düzene tükür gel Eylül

Kalbî telkinlerdir dile vaazım
İnsi şeytanlara bir çift söz lazım

Lafızlara terkettik izzet iffet arları
Secdeleri titretir kutsiyet tüccarları

Tevazuu da hodgam kibirli kâin
Ben diyen adamı adam saymayın

Katran yüzlü netâmeli bed eller
Kısas gerek ödenmeli bedeller

Edip kimdir helâl nedir bilmez ter
Kalemini pazarlayan tacirler

Mısralar müşkülat imge intizar
Şiire sığmayan meçhullerim var

Beyinler ferdiyet haysiyet etten
Leşler anlayamaz mesuliyetten

“Müminler kardeştir”emri beyân ne
Seni kardeşlikten alıkoyan ne

Nifâk eker kül eler
Emperyalist köleler

Bir sevda uğruna abdest al suyla
Namaz kıl güzelleş hudu huşuyla

Bencil zihinlerde huy arsızlıktır
Vicdan çürümesi duyarsızlıktır

Yol yolcu kefen urba
Ben yorgun dünya zorba

İblis angajedir burnu iriyle
Secdeye varılmaz ene kiriyle

Gün gelir koyarlar usulünce kabre
Riyâkarı sevmez mahkeme-i kübra

Secde bahtiyarlık gözyaşına cem
Aşkın bercestesi Allahu âlem

Şâirin kaygısı hedefi tek’tir
Susmazsa hakikat pekişecektir

Gözlerimi kavuran mizan sorgularım var
Yetim yüzü görünce yüreğim anne kokar

Şeytan parıltısı dünya varlığı
Gayya'ya taş etme ihtiyarlığı

İfsat ego nobran us
Kamyon kamyon tabasbus

Hâin kaypak zihinlerde yalan tam
Don Kişot’u acımaktır intikam

Sehere gözyaşı ben geldim demek
Yâre kavuşmaktır secde beklemek

Batı emperyal urdur
Siyonizm çukurdur

Konfor sefalete zehirli sırça
Duygular egzotik his paramparça

Din iman değil basın yayın
Araştırmadan inanmayın

Sabrı damağıma ovalıyorum
Kibrini görünce çoğalıyorum

İklim kuraktı bu yaz
Ölüler ağlayamaz

Böğüreni dalkavuklar överler
Çığırtkanlar susanları severler

Kimileri cehennem odu
Fesat fitne dedikodu

Bereketi köylüye sor sus anla
Değirmeni çuvallardık tırpanla

İnanan kalp bahadır
Korkusu Allah’adır

Manayı yaldızla ama net düşün
Sen senin misin emânet düşün

Maddeci küstah maske din
Ölüm sen ne güzel şeysin

İnsanlığa tezat lafza kir
Yalanda ısrar cinayettir

Şuursuza duyur bildir
Mizân hak kader adildir

Tefekkürde ilim var havf ve raca’nın sesi
Akledenler bahtiyar seyirdir merhalesi

Yalanın yuları gayya bağıdır
Tutanlar Lezâ’dan aşağıdadır

Hadisi yok sayıp haddi aşmayın
Şato finoları zağarlaşmayın

“Emrolunduğun gibi” açık nettir
Hakikatı haykırmak yol hicrettir

Vaktin inbiğinde inliyor ney'im
Galiba ikindi gibi bir şeyim

Köpek leşi ötesi tandır
Niyet okumak sûizandır

Sen kibriyat beldesi hep kendini beğendin
Sadakate ihânet vefayı bilmeyendin

Bir acayip taarruz avuntulara niyet
Kıyasıya döküldük nerdesin mahcubiyet

Maşeri vicdan mevtse nedenini sormayın
Ruhsuzluğu terkedin bedenini sormayın

İster sağcı olun isterse de sol
‪“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”

Galiba epeyce tefekkür gerek
Şuuru çökertik boş ver diyerek

Yürek kalp gözyaşı fıtrata niyet
Ya süfli bir dünya ya ebediyet

İfrat tefrit bir iki
Cürmün öyle iri ki

Dört şeyi fırlatıp iki şeyi tut
Zevk sefa şan şöhret beşik ve tabut

Vahyolunana uy dil kalbe yetsin
Unutma micingirt sen bir âyetsin

Şerefsize şeref şer’i perdeler
Vicdanı çatlatır hakkı gölgeler

Hak yolcusuyuz madem
Yürü “nazar ber kadem”

Ahlaklı düşünün aklediniz az
Her secdeye varan namaz kılamaz

Azap günü gelmeden buğzu bâri biliniz
Tevbe etmeye yetmez hâliniz ve diliniz

Neden dağınıklık kahreden soru
Allah'ım ümmeti toparla koru

Mehtâbı izlemek hüzne yeter de
Beni ben diyenler düşürdü derde

Geceme dökülür rengi hilâlin
Siyahı olsaydım köle Bilal’in

Kutlu bir yolculuk gerek fıtraten
Hakikat uğruna sefer der-vatan

Beyitler 6 - " hakikatın gözyaşları" Kitabından

Çokluktan al götür beni bacağım
Yalnızlıklarımda çoğalacağım

Kahrım büyük boğazımda azamam
Şehit varken âşk şiiri yazamam

İklim bozuk ihsan az
Alçaklara kar yağmaz

Hısımlar hasmoldu evler cenk yeri
Vicdanlar taş duvar cüzdanlar deri

“İttihâd-ı İslâm” fikriyatı hak
Edibin izzeti hakkı haykırmak

Samimiyet maskeli emperyalist sazsınız
Telaffuzlar namustur siz anlayamazsınız

Şiir bir medeniyet mâna aşka vurumdur
Hecelerim ipine bağlılık şuurumdur

Göğe kadar çıksa şöhretin ünün
Zerresi olamaz vicdan yükünün

Temizlen ölmeden mıh gibi duru
Tevbeyle yıkanır insan onuru

Din kisveli palyaço dilinden düşmez Hira
Bavulu müstemleke yalan dolan iftira

Samimiyet islâm ertesi hâldir
Salih amel şatafatta masaldır

Küheylan olur mu katırın hamı
Adam olunmadan dava adamı

Hâinleri fâş eyle yalancıları duyur
Şuursuzluk dizboyu yâ rab merhamet buyur

Hızır libasıyla lâf eder hem de
Hınzırın kibri der "benim sayemde"

Çoğa ihlâs mideye az gerekir
Ruha huşu kalbe namaz gerekir

Mağfiret dolu sahan
Sıkıntı ve imtihan

Mevsim çöl kokmuyor esmiyor rüzgâr
Gülde tomurcuk yok bülbülde de zar

Seyir bahçesinde nice sırlar var
Görün körlüğünü gör azar azar

Tevekkül yeni huyum
Sükûnetler doluyum

Yığın yığın mert var ama
Yalancıdan mert arama

Şuur ancak adaletle yuyulur
Yusuf desem teselliler duyulur

Ömür binasından yine bir tuğla
Düştü duy Micingirt Ömer ol ağla

Secdeler kirleten riyakâr yaşlar
Bütün kötülükler yalanla başlar

Sağ sol nedir secdeleri beşleyin
Tevbe edip salih amel işleyin

Dehşetli o günde gayya'ya damlar
Kendini görmeyen ruhsuz hodgamlar

O Müntekim vakit yakın mühlet az
Benim Rabbim hiçbir şeyi unutmaz

Lafızlar fahişe nerede hicap
Hızır zannettiğim hınzır mı acep

Yüzün görsem rüyamda elin sürsen başıma
Eşya mânâ bürünür neler girmez düşüme

Arasa terketsem kirlenir Hazar
Vefasız sürüler yürüyen mezar

Altından nal ister ipekten döşek
Çayır benim diyor anıran eşek

Berzah haşir sırat ana hamdolsun
Cehennemi yaratana hamdolsun

Senden ne kalacak anılacak şey
Kibir hırs yalan utanılacak şey

İbret vesikası belkıs'ın tahtı
Kimi ibret aldı kimi küstahtı

O zat-ı rahîmdir vaadi haktır
Kömür ile elmas ayrılacaktır

İbret al ey âhmak kafanı kaldır
Kimler cehenneme odundur daldır

Kibredenleri sevmez kibir hastalıktır hem
Büyüklük taslayanlar pek şedittir cehennem

Hıncın çeperleri kancıklığa ram
Gözler ölü dişi kefenler haram

Ünvan yok herkese ölümü andım
Öfkelerim durdu şükre boyandım

Sükûtta ihânet verdiğin hasar
Çok konuşuyorsun insan bi susar

İfşâ eyle el-Âlîm rüsvay ola ben’leri
Maslahatı nefs olan haktan görünenleri

Yaralarım düşse dile eririm
Acıyı demlemek erdem mi mirim

Davanın sahibi Allah de câhil
Sahibi Allah’sa sahipsiz değil

Sıratı müstakim lisanımda dem
Riyâ denen bataklığa giremem

Derdi olmalıdır en önde vicdan
Dostlarını iyi seçmeli insan

Hangi âyet bu sendeki kin
"Lekum dînukum veliye dîn"

Ümmet Nuh tufanı ya şaşi gerek
Veyahut daha çok Necaşi gerek

Ahlak sirayettir gözdeki yaşa
İns odur hâl ile irşâda koşa

Lütfeyle sevindir şimdi bu gece
Muhtaçlığım sana yâ Rab sadece

Babıali sofrasına yağ aldı
Acılara tuz basanlar çoğaldı

Dile âhlak gerek söz para etmez
Kurak vicdanlara su dere yetmez

Kalemim hakikat yazdıkça hürüm
Ne bir dalkavuğum ne de meşhurum

Hakikatle dağlar aştık
Yalanlara yenik düştük

Ruhumuzu sarsıyor kin ihtiras hırs aklı
İfadeler materyal dudaklar tumturaklı

Tebessüm mevt gülümsemek dilde gam
Kelâm kezzap âşk şiiri yazamam

Ürenler emperyal üretim seri
"Ene" zekatladık tencereleri

Riyâkar amele sahi ret vardır
Surata çarpılan âhiret vardır

Noel İslam dışı bana ne deyin
Âyet “kâfirleri dost edinmeyin”

Yalanların fethin olacak
Hesap günü çetin olacak

‪Ey iman edenler bocalıyorum
‪Ahvali gördükçe kocalıyorum

Hakikat nicedir ne yapsın yâni
Şuura kapalı nefsin insanı

Önce bir vicdanın sonra da düş’ün olsun
Allaha giden yol bir ömür düşün olsun

Zevk safadan beridir
"Dünya hüzün yeridir"

Sabret ifşâ hakikata uyacak
Ve hakîkat son noktayı koyacak

Biri vicdan nedir şuuru sorsun
Böbürleniyor ve böğ/ürüyorsun

Dosdoğru ol ertesinde şunu yaz
Hiçbir tuzak müsebbibi unutmaz

Binekler pahalı binenler ucuz
Kediler çaresiz köpekler kuduz

Kendine varmakla âşk giyer ilim
Gel bugün seninle hicret edelim

Erdem püskürtülmüş vicdanlar yırtık
Kaçtım ben kendimden yalnızım artık

Varlık keşmekeşi kalbi debeler
Nefsi kalabalık bencil tövbeler

Hepimiz öleceğiz nasipse toprak mezar
Kimileri cehennem kimine cennet yazar

Şerefin yalanda güneşte buzun
Utancı götürdü duygusuzluğun

Şuur emperyala sapan sürüyor
Köpek anırıyor eşek ürüyor

Sabır ve tahammül çok şeye niyet
Almadan vermektir varda emniyet

Egonun şehvetidir izleri ben ben’lerin
Yolculuğu gayya'dır utancı gidenlerin

Kusursuzluk yok aklet düşün az
Yüzü temiz olan maske taşımaz

Haykır hakikatı bahane nedir
Sükût haysiyete mezbahanedir

Bir mavi sessizliktir şiirler
Duyguları yıkar teneşirler

‪Kötümserlik yığıp gözyaşı sattın
‪Maskeleri indir yeter aldattın

Hakikate körler hicran taşırlar
Hakkı haykıranlar vicdan taşırlar

Kur’an ne hikâye hâşa ne fasıl
Kur'an'ın gayesi ahlak velhâsıl

O isterse yakın olur uzaklar
İfşa olur desiseler tuzaklar

“İslam güzel ahlaktır” takva kulun zaferi
İzzetin affın haktır kulun eyle Ömer'i

Beyitler 7 - Asrın Hissiyatı Kitabından


Okuyun akledin gayret edin az
Hızır arayanlar huzur bulamaz

Eşeğe terbiye fesada ret gerekir
Ve insana temiz fıtrat gerekir

Hırs ve saldırganlık fıtratı rettir
Bencil sessizlikler şer felakettir

Kol gezer gösteriş riya aymazlık
Zulmette zillettir vurdumduymazlık

Dilde helâl lokma alınlarda ter
Namazı dosdoğru kılabilenler

Haktır hakikattir nefsi va'z etmez
Hodgam meşrepliler şiir hazzetmez

Hayır ve şer ikisinden birisin
Fısk'ı seydersen şer tacirisin

Yalanlar pörsüdü dile sus getir
Vallâhi hesap var ölüm tek satır

Haktır hakikattir nefsi va'z etmez
Hodgam meşrepliler şiir hazzetmez

Fikrin izzetidir putları kırmak
Edibin şiârı hakkı haykırmak

Görenlerden eyle lütfûn ile yâr
Şu âlem ki zeval gören bahtiyar

İblis kimdir türevini soranlar
Tanrıları çok olanlar zor anlar

Tedbir ve takdiri çizmiş mimarım
Hakîm-i Rahîm'i düşün Ömer’im

Salavat getir menziline gir
“Kişi sevdiğiyle beraberdir”

Bu günü hesapla dünlerine yan
Gücü güçsüzlere kullanmıyorsan

Peygamberi meşrep hür
Merhamet yol üsluptur

Feryatlara sağır hodgam ne anlar
Buğzu taşıyamaz dilsiz şeytanlar

Çözülecek kirli düğüm
Müslümanım ve güçlüğüm

Ümmet kin tufanı ya şaşı gerek
Veyahut her eve Necaşi gerek

Ortalık nifak kokuyor
Dağ dere kibir akıyor

Yiyin için tepişin yaşam bu ise eğer
Yiyin için tepişin o zaman buna değer

Gizlenivermişler postlara tek tek
Cehennem var yâ hem şükretmek gerek

Kulluğun Allah’sa vicdanın hürdür
Yok şayet dünyaysa nefsini ürdür

Sanma seni yaşatacak hilendir
"Allah işitendir Allah bilendir"

Dantelli yastıklar uykuya süstü
Lambalar gaz fitil insan dürüstü

Sabret aklet düşün yaz
Hiçbir şey gizli kalmaz

Nâz niyâz mektuptur yârene cuma
Duâ çiçeğidir cânana cuma

Acıdan beslenir bazı enikler
Oyuncaklarıdır cephanelikler

İnşirah duâ da ruhumda sızı
Lütfeyle Allah’ım affeyle bizi

İslâm ciddiyettir er oğlu ere
Erliğin mihengi meşveret şûra

Tavâfı karışık bir hacısın sen
Musibet Allah'tan aracısın sen

Vallâhi ölüm var bir nefes ırak
Bu kadar yalana kine ne gerek

İbadettir göz nurudur teriniz
Terinizdir sizin karakteriniz

Kizb ehli korkaktır korkusu çoktur
"Dosdoğru" olana endişe yoktur

Fıtratın alnına fısk tutturdular
Gülümsememizi unutturdular

Eşrefi mahlûkat her insan değil
Kimi ins'ten öte kimi pek câhil

Aklet "ben"i sevmez benim imanım
Gaflet ben daha iyi Müslümanım

Oku aklet düşün tevekkül sabret
Tanrıları bırak bir tek O'nu Rab et

Yalandan doğru derilmez
Soysuza asâlet sorulmaz

Edep nerenizde ahlak neyiniz
Fıtratı çiğneyip çemkirmeyiniz

Lezzet payitahtı ağızda damak
Dilin hakikati hakkı susmamak

Şuur tarlasını hergetmiş Henri
Ben Allah diyorum o ise Tanrı

Görün kalp vicdanı görmemek âhtır
Görmeyin gafiller gören Allah’tır

Küstah bakışlarım beşliyor bazen
Kalbim ben kafam ölüm ve mizân

Bir damlacık gözyaşın yoksa kendini ara
"Ürpermeyen gönüller" mertek olmaz mezara

Kalemim pek keskin vicdani hürüm
Ne akılsız avam ne de meşhurum

Ahlâk dinin temeli eşref eder beşeri
Zina fâiz ırkçılık kavimlerin mahşeri

Hakkın hammaddesi haramı rettir
Ahlaksız her toplum şer musibettir

Benim Allah'ım vardır deyin
"Gevşemeyin hüzünlenmeyin"

Müslümanız hem madem kin nefretten beriyiz
Uhuvvet süvarisi sulh sükûnet eriyiz

Dili hakka bağla sımsıkı sıktır
Hakkı unutkanlık münafıklıktır

Kahpe düzen her köşede bir izm var
Nerde vahşet orda Siyonizm var

Geceme dökülür rengi hilâlin
Siyahı olsaydım köle Bilâl’in

Vecdin giysisidir seher parkası
Sıdkın âşk hâlidir Veys'in hırkası

Bütün Şaronların dehşeti kabir
Kabrin mahşeridir mazlumda sabır

Şerre döner dürtüleri tetikler
Müsebbibi şerrin alkışmatikler

Başka şey demeyin feleğe hele
Şimdi vakit insan vakti rastgele

Ya râb lütfet helâlinden bir hurma
İftarlarım kul hakkıyla açtırma

Asrın istilası bühtan fısk şer var
Çetin bir imtihan şükür mahşer var

Ölüler ağlamaz yalancı gülmez
Şöhret müptelası erdemi bilmez

Hakikat harlarım dil ucu yarım
Şuur ambargosu haykırışlarım

Âh üslup kim kıydı sana kim
Boğulduk nefretten nitekim

Sabır kulun Hira’sıdır
“Oruç sabrın yarısıdır”

Hakkın hizmetkârı halkının malı
Şâir mısra mısra ahlâk yapmalı

Gülde tomurcuk yok bülbülde de zâr
Vücudum yanıyor estikçe rüzgâr

Secdeli hodgamlar itikata set
Yâr Rab imanımı muhafaza et

Şâir söz pazarı haline koştu
Vardı siyaset ishaline düştü

Din ahlâktır din adalet din emek
Ne güzeldir yaşayarak dinlemek

Yalan felâkettir haramdır ahtır
Hele ramazanda başka günahtır

İfratın merhalesi felaketlere kuyu
Yeter artık gel gayrı neredesin sağduyu

Şükür umutsuzlukları rettir
Tevekkül tükenmeyen servettir

Yalan bazen İblis bazen bir ittir
Yalansız yaşamak âşk keramettir

Futbol her eve put fetvabaz Terim
Taşları yağmadı henüz göklerin

Yalağı görünce kelpler azarlar
Azgınlarla dolu bütün mezarlar

Ben ezanla doğdum ezanla gülüm
Ezansız vatan mı lâl olsun dilim

Helâl coğrafyası alın terinden
Öperim nasırlı pak ellerinden

‪Müjdelenmiş övülmüşsün özelsin
‪Ey şehidim sen ne kadar güzelsin

Ubudiyet mikyasından ne anlar
Rabbe değil kula köle olanlar

Hangi dinde şu bizde ki anane
Diyemem ki bayram varmış bana ne

İffet fıtrat uymak haktır
Edepsize rahmet yoktur

Siyonist beslemeler davacı tende ilik
Alçaklıklar zirvede kahrola taklitçilik

Şiir şuurhanem yalnızlık payım
Bozkır tenhalığı konforundayım

Büyüklüğün mikyasından ne anlar
Tekebbür deresinde boğulanlar

Şu şöyleydi diyemem dile zulüm var
Ölü eti yiyemem mâdem ölüm var

Dünya yolcu yol rüya birkaç lokma birkaç tur
Hayatta iken ölmek insanlara mahsustur

Ahlâktır ahittir ahde vefâ din
Ahlâkla birlikte Kur'an öğretin

Sadist mahluklara dünya bir yular
Tepiştikçe boğar boynuna dolar

Akletmek zor iştir fıtrat hâlidir
Uyartır cezasız kalmamalıdır()

‪Doğruluk bir ordu yıkılmaz hattır
‪Akletmek savaştır harptır cihattır

Şehâdet giyindi ölmedi Mursi
Sefil coğrafyaya hakikat dersi

İstikâmet haktır gayriyi tutma
Mizânı hıfzeyle O’nu unutma

Oku aklet haykır yaz hak söz susuza ırmak
Susanda namus olmaz zor sanattır haykırmak

Rızık alın teri el emeğidir
Fâiz câhiliye geleneğidir

Kul hakkı ihânet silinmeyen suç
Bir ömür ciddiyet süresiz oruç

Ya Rab beni nihayetsiz nâs eyle
Hâl dilimi hakikate ses eyle

Diş tutmuyor bilediğin testeren
Hayırı şer şerri hayır gösteren

İblis emâresi kalpteki "ben"ler
Şeytanın ins yüzü kibirlenenler

Ne göklerde kartal ne balda arı
Hakkı nakşetmektir gerçek başarı

O’na hürmetsizlik alınlara kir
Kalbin ölümüne yeter kin kibir

Hüsn-ü kabul görür fısk-i baniler
Seccade kirleten ins zebaniler

Ata semer vurduk eşeğe eğer
Hızır zannetmiştik hınzırmış meğer

Vicdanı yitirmiş gelmiş her gelen
Günü hırs boğuyor şehri gökdelen

Haktan yana "tarafkirlik" hak
Gayrisi gayyadır muhakkak

Başıboş mu fay hatları gel hele
Ne olâ ki hışma geldi zelzele

Baykuşlara bülbül nergislere gül
Musibetperestler gül diyorlar gül

İffet yoksa tesettürde âr olmaz
Her leylâdan saadetli yâr olmaz

Sokak bana vicdan nerde soruyor
Düşündükçe dudaklarım kuruyor

O var tasalanma ne diyor âyet
"Yaratan yolunu gösterir elbet"

Cennet ebedi âlem vaktin pahası yoktur
Ölüm kabir mahşer var tekrar dahası yoktur

Dudaklarım ateş yanışı demdir
Olsam da mustarip sükût merhemdir

Kemiği fazladır kuduran itin
Temsil maskesidir zekâ ifritin

Neden dağınıklık kahreden soru
Allah’ım ümmeti toparla koru

Hodgam nedir kim tevâzu kim ene
Kavgalarım kaypaklarla kime ne

İnsanlık namına kaçarım "ins"ten
İnsanlık yürüyen taştan kabristan

Az konuşmak aşka niyettir
Çok okumak medeniyettir

İhkakı hak elzem fikriyatı hak
Şairin izzeti hakkı haykırmak

Samimiyet aşktır aşkın tuğudur
Secdenin riyasız yolculuğudur

Alışkanlıklara feryadım va'zım
Vicdanı zonklatan şairler lazım

Sizin yolunuzdan sapıyorum
Şükür ben Allah'a tapıyorum

Nâz niyâz mektuptur yârene cuma
Vuslat çiçeğidir varana cuma

Dili bozuk yüzü maske elde saz
Vatan aşktır hamasete katılmaz

"Ben" diyenlerin kalbi et kalır
Mansıplar gider musibet kalır

Küs değilim size kırgında değil
Mizana bıraktım mizân var cahil

Ehl-i dalâletin sırtında eyer
Hızır zannetmişiz hınzırmış meğer

Yularlı avurtlar s/övgüye nefer
Ahlak secdede mi günde beş sefer

İnsan kimdir dava nedir ne anlar
Urba için ukbasını satanlar

Ağzın bozuk hayalin yok düş'ün az
Perdeyi aç oku aklet düşün az

Namazın erkânı ahlaktan geçer
Ahlaksızda namaz çok şeye duçar

Fıtratına ram ol hakikati seç
İzzet hakikattir kazanır er geç

Hak demezse âlimler fitne ehli beladır
Tağutlara borazan yalana müpteladır

Nemelâzımcılık kabul etmez din
Ömer’i olunuz İslâmiyet’in

Dilin hak diyorsa insansın varsın
Ahlâkının büyüklüğü kadarsın

Hukuk her cana vardır
Reddeden canavardır

Kezibe boyanır gerçeği saklar
Merhameti boğazlıyan alçaklar

Mahşere koşuyoruz hızla
Gücüm yorgunluğumdan fazla

Siyaset iş edildi
İlham iğdiş edildi

Ne gönül bıraktı ne temiz vaha
Bize şivan düştü size kahkaha

Yalanlar ifşalar duy beni bala
Ehven-i şer artık şere müptela

Tebessüm mevt mısralarım dile gam
Arsızlara aşk şiiri yazamam

Hakikat buğz dolu methiye değil
Susanlar insandan sayılmaz oğul

Bütün köşe bucak kin ıstırap gam
Tek gerçek teselli sabır ve zaman

Maşanın ucusun yeter artık dur
“Allah dostlarına ye's korku yoktur”

Ehl-i riyakârsınız büyük divana
“Sizin dininiz size benimki bana”

İslam irşad ister ifsadı değil
Nifak kayıranı dinleme oğul

‪Tevekkül sabır va’z cevapsız sorum
‪Sabrın sadırında düşünüyorum

Serde ahlâk yoksa ibadet sahte
Akledip görmemek ihanet ahte

Doğru konuş vicdan yor
Dava demek çok zordur

Hakkı va'zeyleyip batılı tuttun
Ey efendi bizi ne çok uyuttun

Teri toprak kokar kalemim pulluk
Kulun kokuşudur kullara kulluk

Büyüklük tevazu kulluğa niyet
Nefsini irşattır erdem haysiyet

Cerbezeyi bırak düşün ağla yan
Bu gidiş nereye sen nasıl insan

Hayat tefrikasız hedefe varış
Ahlaklı cesur ve adil bir duruş

Ol derse oluverir şanındandır O’na has
Her şey O'nun mülküdür afâkidir ihtiras

Şuur kin kıskacında otur ağla yan
Muhafazakârlığa sığma Müslüman

Rızka kefil helâl pişe
O var madem yok endişe

Ölüm ertesinde müjdeler vardır
Farkına varanlar pek bahtiyardır

Kampüste bir başka şu ezan sesi
Sevdaya salıyor hemen herkesi

Zinalar birliktelik evlilikler suç
Menfezler cenin dolu kıyı bucak piç

Her şey pişmanlıktır oku aklet ve seç
“İnsan hüsrandadır” salih amel hariç

Edipler edep bilmez maarifte kaygı yok
Zerre miktarı duygu bir atımlık saygı yok

Anlamsız çokluklaradır salığım
Yalnızlıklar dostum kalabalığım

Şehitlerim haykırıyor âh ne gam
Kahrım büyük ötesini yazamam

Sabır ve metanet dedimse şayet
Kısasta hayat var buyurmuş âyet

Hakikatli kalbe hayret gerekir
İnsan olmak için gayret gerekir

Lânet okuyacak mezar taşınız
Yaşattıklarınızı yaşıyasınız

Din kisveli palyaço dilinden düşmez Hira
Avurdu müstemleke yalan dolan iftira

Ölçüsünü almak için bir insana makam verin
Erteleyip beklemeden yürüyüşü nasıl görün

Ben ben gürültüsü zonklatır herdem
Bilmek irfân ister had bilmek erdem

Hak yazmayan kalemin satılığı katidir
Her kim olursa olsun sahibinin itidir

İsmimi düşündüm atamam riske
İman kabul etmez amelde maske

Vicdanın makesi zulmeti terktir
Zulmüyle haşrolan geberecektir

Adavet hırs inat paye ve nişan
Kardeşlik mevt oldu gayri perişan

O kadar çirkin ki bu devir oğul
Ne Müslüman belli ne gâvur oğul

Günler uzadıkça büyüdü sızım
Öldüm gurbetinde ben hep cansızım

Hep acı hep imtihan bir beyit iki satır
İmtihanın zorluğu hakikati kavratır

Beygirin mekânı ahır otluktur
Câhile tevâzu donkişotluktur

Kavganız hep doğruluksa tutunuz
Doğru yoksa çoğalmıştır putunuz

Katedral da değil çalınan çanlar
Bölük bölük en ön safta şeytanlar

Alın teri suskun para borsada
Helal para artık karaborsada

Ocağı dağıla tuzak kuranların
Evde hanımlığı unutturanların

Kâbe ağlaşıyor bu hâl nicedir
Virüsü yaratan şanı yücedir

Madem insan fâni istiğfar haktır
Nasûh'a koşanlar kurtulacaktır

İnsanlık nerede her taraf ağıl
Dehşet sabr birikti O bizle oğul

“İslam güzel ahlaktır” takva kulun zaferi
İzzetin affın haktır kulun eyle Ömer'i

Dünya debeliyor virüs ağında
Zulmün doruğunda şirk batağında

Camiler secdesiz bürünmüş kara
Mahsun Kâbem saldın beni efkâra

Ellere su gerek alınlara âr
Kalplerin ihyâsı tevbe istiğfar

Tedbire uymazsan akıbet harap
Ferâset lütfeyle aklettir yâ Rab

Gün bugün dem bu dem an bu andır
Hesap mizân gerçek dünya yalandır

Sabır zorluk değil kemiren beni
Ahlâkî çöküşün suskun düzeni

Sabreyle mihnet etme vesilesi erzak var
Gayret eyle şükreyle seni bilen Rezzâk var

Bir damla kan pıhtısıüç beş nefes bir cenin
Kibir gurur gösteriş canı çıka 'hep ben'in

Musibet ilâhi dertlenmek gerek
Dert yoksa duâlar boşuna kürek

Kul hakkı zehirdir zehirden baldır
Hesabı pek dehşet tevbe hayaldır

Kalpten kalbe inlemeli ağuşlar
O tevvaptır günahları bağışlar

Vicdanlara izzet zihne ter lazım
Kizbi yok edecek bir sefer lazım

Ezelden ebede eğri ve doğru
Hâl ile hûş olur doğruya çağrı

Marifet odur ki helâllik almak
Tevbeyle ebedi uyuyakalmak

Bir mezar kazınız bembeyaz kardan
Gitmek istiyorum ben buralardan

Güce dayanınız güç veren güce
O çok merhametli ve O pek yüce

Akletmeyen adam mı sığır türü mandadır
Adamlık hakikatte hakikat imandadır

Beyitler 8 - Tufan Yığıntıları Kitabından

Secde önemli şey cennete eştir
İman gül bahçesi namaz güneştir

İstisnai olsa da ismime ram olurum
Necaşi' yi düşünür dertlenir gam olurum

Her kuşun uçuşu göklerdeki haz
Hüznün şarkısını herkes duyamaz

Zillettir hem oku aklet düşün az
Ehl-i iman alkışmatik olamaz

Ömür ölüm yaşam arası hamak
Ölümden beterdir anlaşılmamak

Hakikat yanınca yalanlar söner
İmhâl tamamlanır ve devran döner

Nefsi hesaba çek unutma akti
Bâki olmayana sarf etme vakti

Düşecek mutlaka âhın harından
Dünya mazlumların omuzlarından

Tarafkirlik haset kin nifak izi
Ya Râfi affeyle toparla bizi

Sarsılmaz yenilmez süre verir az
Hakikat yalanlara mağlup olmaz

Asır şirazesiz Siyonizm şer
Ümmet nerde peki öldü dediler

Mütevazı zihinlerin vaazı
Tebliğde hilimdir hâlde kalp izi

Akledip anladım sabretmek nedir
İmhal var ihmal yok iman böyledir

Tevekkül et gayretsiz kalma
"Sakın ümitsizlerden olma"

İlahî adalet fâş eder serin
Müsebbibisin sen musibetlerin

İsrail devlet değil bir çetedir
Siyonizme Erbakan reçetedir

Bismillah der al ibreti bak taşa
Yeis nedir ümitsizlik kim hâşâ

Her ne varsa yalan yalancı hazan
Bir ölüm gerçektir bir de hak mizân

Bu seneki bayram Kudüs'e hazan
Bir daha ya kısmet şehr-i ramazan

Hasat beklenemez âhın barından
Telef olan vicdan tarlalarından

Nimetlerin şükrünü bilmeyenler
Nimet gider namertlere baş eğer

Seni insan kılan hâl ile va'zın
Helâl lokma yoksa yalan namazın

Hakikate akletmeden varılmaz
Kizb ehline niçin neden sorulmaz

Kalbi harap eyler alkış düşkünü
Kibre mekân eder gönül köşkünü

Fikir alında ter sükût gayrettir
Düşünmeyen beyin çomara ettir

Dini va'z ediyor "O"ndan bihaber
Akıbeti meçhul sondan bihaber

Rezzâk seninledir mutlak ve kesin
"Kısmete râzı ol rahat edesin"

Kuruluşu soykırım Kan gözyaşı nefret kin
Haddine mi söz etmek sömürgeci devletin

O öyle bir yâr ki seninle her ân
Geceyi durdurup sabahı kuran

Emrini şükrünü unuttuk Nasr'ın
Kıyametindeyiz galiba asrın

İnsan irâde de ahlâklıysa hür
Şefkat zalimlerden daha güçlüdür

İhlâs zühd takvâ ile kimi irşad ettik biz
Nakarat vaizlerle pek yorulduk hepimiz

Faniler merasimi güven ama nesine
Ebedi düşünenler koştu sıdk ülkesine

Öksüzler onları hep anacaktır
İnfâk neferleri kazanacaktır

Herkes mutlak müstehaka varacak
Tağutları o gün kim kurtaracak

Duâ had bilmek acziyeti arzdır
Arz edin akledin akletmek farzdır

Vallâhi mizân var hesap var tek tek
Mahşer var dehşetli söze ne gerek

Dile irşâd gerek haset kin değil
İslâm çarçur edilecek din değil

Musibette sabır zafere gebe
Tevekkül eyleyip acı sebebe

Gerçeğe körelmek kıyamı rettir
Hakikati perdelemek zillettir

Ahlâk öldü kizb zirvede sıdk düştü
Reddiyeler methiyeye dönüştü

Riyâsız niyetler ihlâsa radar
İman zenginliğin infakın kadar

Sevr'de gözyaşı Mina'da taş olun
"Tevbe edenlerle arkadaş olun"

Hüsran mutlak ihmal yoktur imhal var
Helak eder hınzırları yakalar

Soytarılar sokak sokak dağıldı
Dağıldıkça çomarlaşıp çoğaldı

Hakikat müminin vicdan sesidir
Haykırmak imanın derecesidir

Asra sükût gerek alınlara ar
Aptallar abdallara aptal diyorlar

Hodgamlıktır kizb ehlinin fıtratı
"İhkak-ı hak" diyargamlık empati

Koru bizi ya Râb el-Hafız'sın Sen
Şer ehli cühelanın fitnesinden

Hak mizânın vecde gelen sesidir
Buğz imanda kalma meselesidir

Fitne varsa tesanütte gün üşür
Ben susarım şiirlerim konuşur

Aşk seherlerde alnı göğe değen
Sekinetle kalbinden gülümseyen

Hakperest olanın tarafını tut
Hakkı bilmeyeni taşımaz tabut

Kizb ehlinin tuzakları çok olur
Nihayeti kendi düşer yok olur

Tefekkür yap seher vakti çık dama
Hiçlik varken çokluklara ağlama

Nobran ifade sadistlik salar
"Parayı veren düdüğü çalar"

Batıla parya olan hâk demekle hâk olmaz
“Mü’min aynı delikten iki defa sokulmaz”

Kul hakkı dehşetli zehirden baldır
Helâllik olmayan tevbe hayaldır

Aklederim şükür fikriyatım hür
Duygularım hakikat öyküsüdür

Meşakkatte huzur var ve terlidir
Alçalmak için yatmak yeterlidir

İnanan inkârcı öğretmen vaaz
Ar yoksa fark etmez her türü yobaz

Meddahlığı sorulacaktır yarın
Mahşer de kula köle olanların

Hayâ imana atılan ilmektir
Tek derdim müslüman kalabilmektir

Neden bu kadar hırs mağrurluk neden
Akıbeti soğuk tabut değer mi

Deme ehl-i müfritleri unut geç
Âlemlerin rabbi unutur mu hiç

Utanma duygusu edep ar harab
Bizi azgınlardan eyleme ya Rab

Varlıkta yokuz biz yoklukta varız
Frenk sözcükleri avurtlarımız

Bereket ribasız terdir pullukta
Özgürlük kemâle erer kullukta

Defteri dert eyle yazanı bekle
Rahat arıyorsan mizânı bekle

Cühelanın irfanına sözüm yok
Ariflerin susmasında yoruldum

Kalpten kalbe inlemeli ağuşlar
O tevvaptır rahmetiyle bağışlar

Yaratılış aşk aşk kalbin odudur
Aşk yoksa kelâmlar dedikodudur

İsmi gibi adil olâ bu beden
Adl ismine vakfeyle ebeden

Derin suskulardır bendeki feryat
Göçtü hakikatın vicdan mektebi

Kalp ehlini dinlendirir tevâzu
Kalp bilmeze pek uğramaz bu mevzu

Ölüm vardır madem varı dert etme
Erdem varsa itibarı dert etme

Neden bu kadar çok dalkavuk sorum
Ahir zaman ahir zaman diyorum

Zillet olur kinpereste gül sunma
Kizbmatiğe hüsn-ü zanda bulunma

"Cuma mesajları" yazma ara ver
Öksüzü sevindir güldür para ver

Hakkı yaşayalım hakkı yayalım
İnşAllah akledip aldanmayalım

İnsanlar arayın samimi kalpten yana
Sesinizi duyunca gözleri buğulana

Aklet hayra çevir adavet dünün
Bu gidiş nereye biraz düşünün

Kizb üreten hınzırlıklar çok ama
Yalanların doğrulara yamama

Mısralarım vicdan sesi izâh tam
İnsanım ben dalkavukluk yapamam

Dışkıda vızıldar petekte bekler
Arı kılığına girmiş sinekler

Zulmete kardeştir haddini aşan
Meyil gösteren de o gün perişan

Acırım durmadan acırım size
Kin nefret sürdünüz gözlerinize

Meylinde bulunmaz nifak kin yalan
Mümin odur vahyi kalbine alan

"Hak feda edilmez" esması Hak'tır
Hakkı bilmeyenler zay olacaktır

Kalpler merhametsiz anarşist madem
Kalp ehli bulmalı araya âdem

Serde ahlâk yoksa dilde kan olur
Düşük meşrepliler saldırgan olur

Hak mı fiillerin düsturun nasın
Merhametin yoksa karanlıktasın

Ahlâk imandandır hiçlik marifet
Hodgama hiçliği gel de tarif et

Yumruk isen tahakküme ersin sen
Mizân kaygın varsa mutebersin sen

Yüreğimi arz ederim her Cuma
Şuursuzluk katmam mutsuzluğuma

Hakkı vaaz ediyor batılla yatan
‪Göbeği dizinde emeksiz yutan

Avurtlar Bolşevik dahası da var
Ne kadar kör sağır kalabalıklar

Nuh peygamber nerde nerede İsa
Oyun tek perdedir ölüm çok kısa

Şiir şuur ister ruhun sesidir
Kültür medeniyet meselesidir

O günü bekliyor dehşetle mahşer
Zalimler mazlumlar şehit ve leşler

Ölüm mizân yeri hâk diyor âyet
Müslümansın madem biraz ciddiyet

Şiârı şairin hakikat haktır
Hakkı yazamayan şair alçaktır

Ömür yok ki tekrar kazası ola
Şiirlerim Hakk'ın rızası ola

Efkâr çöreklenir girer uykuma
Ruhum teskin olur gelince Cuma

Hakikat biriktir oku aklet sez
Kimse senin cennetini düşünmez

Et ve kemik hepsi ruh varsa varım
Ben’imin parçası önyargılarım

Tepeleri makber dereleri mim
Bu günlerde Sarıkamış gibiyim

Ahlâk edep vicdan ilim irfân fen
En büyük meselem lekesiz kefen

Hakikattır adl adım haksızlığa yatmadım
Tek sermayem güvendir kimseyi aldatmadım

Sen hâk çarşısında batıla hansın
Kahraman rolünde bir figüransın

Ahlakta üftâde kalp ile bakmak
Zaferdir ardında hoşluk bırakmak

Sabır ve metânet var ise şâyet
İmhâl var ihmâl yok buyurmuş âyet

Yoksulluk gözlere fışkıran gamdır
Aç varsa tok yatmak şehre haramdır

Feryat etme kadere hürmet et sabret
Musibetler ikazdır sonrası rahmet

Dosdoğru ol siz biz neyin nesidir
Adl kalemler hakikat kölesidir

Hayat ve ruh her şey ödünç biline
Madem muvakkattir koş menziline

Putçu bedenleri getirmem dile
Bir kahpe piyes ne yazsam nafile

Ne siz usandınız ne de ben
İnadımız takva olâ ebeden

Adl yazar adıma adl eşsiz paha
Kelâm da şiârım İbn-i Revâhâ

Şiirler seferim mânâlar sancak
Kime anlatayım kim anlayacak

Bütün kötülükler tek hece "ben"dir
Hak bilmezlerin hadsizliğindendir

Kandın bedbaht adam şakiye kandın
Sen fâni âlemi bâki mi sandın

Helâli gasp ribâ isyana yurttur
İmânı kemiren şirk başlı kurttur

İnsanlığın tefrikası ırkçılık
Ve takiye çifte standartçılık

Şefkat harlamalı müminin bağrı
Hâl ile hûş olur ahlâka çağrı

Şiirle anılmak istemem ancak
Hâl ile çağlarsa müjdeli sancak

Binekler pahalı binenler ucuz
Sokaklar çomaksız köpekler kuduz

Kur’an’ da dört esas birisi haktır
Mizân dehşetle tamamlayacaktır

Sabrın intizamıyla çok şey yamadım
Beraber ağlayacak dost bulamadım

Edep taşıyamaz ruh yoksa yüzü
Susar ifşa etmem kokuşan tuzu

Müslümanım ve insanım izâh tam
Teşne olup dalkavukluk yapamam

Aklı kinle dili kizble doludur
Dâva diyor dâva ahlâk yoludur

Edep ile vecde vara başınız
Tevbe edin aşka kavuşasınız

Din taciri çoğalır akletmeyen çok ise
Şefaatçi bekleme sâlih âmel yok ise

Varsa şayet cadde sokağında aç
Tüm varlığın ateş insanlığın hiç

Üç şeyi boğuyor cehâlet
Merhâmet muhâbbet mârifet

Putçu bedenleri getirmem dile
Kahpe bir piyes ne yazsam nafile

İrşâd nedir tebliğ kime ey hünkâr
"Emri bil marufnehyi anil münker"

Kalp ehlidirler takdire şayanlar
Hakkı telkin edip ve yaşayanlar

İnsan kalabilmek ne büyük sanat
Dünya kime huzur kime saltanat

Bir mezar kazınız bembeyaz kardan
Gitmek istiyorum bu diyarlardan

Sarıkamış mısralarım kime gam
Kalbim donar aşk şiiri yazamam

Nifak dolu avurtları kin damlar
Sonsuzluğu satar süfli adamlar

Ölüm zulüm virüs ibretler vardır
Farkına varanlar pek bahtiyardır

Ey hakikat sahibi Ayırma hâk izinden
"Helak etme Allah'ım beyinsizler yüzünden"

Seni mümin sandı bilen namazın
Helâl lokma yoksa yalan namazın

Ahın gücü ağır yazan ne yazsın
Feryadı mizanda kaldıramazsın

Cennete giremez secdede ölse
İnsanlar şerrinden emin değilse

Sefahat meddeci asrın atıdır
Sözlerim ahvalin malumatıdır

Lisanın ziyneti edep ar hayâ
Haya yoksa boşa gitme Hira'ya

Zalim beşeriyet dünya kin sesi
Kapadı Beyt'ini kovdu herkesi

İsmime münhasır kemâlden azım
Kalbiyle konuşan adamlar lâzım

Hakk'ın divanında pay olacaktır
Hakkı zay edenler zay olacaktır

Zalime nasihat boşa çabadır
Zulmete hamile kine gebedir

Öyle anlar var ki ne yazılsa az
Unutmamak lazım unutulamaz

Dile vicdan gerek alınlara âr
Kalplerin ihyası tevbe istiğfar

Cumâ libasını giyemeyenler
Harama haramdır diyemeyenler

Faize kâr deyip kirlenen emek
Milli piyangoya millidir demek

Ya Rab beni ismim gibi ad eyle
Hakkı söylet affeyle azad eyle

Gün göremez fısk höykürten her kimse
Gönül bezer gam giderir er kimse

Ölümü düşünmek ihlâs erdemdir
Tefekkür etmeyen zalimlerdendir

İfrat tefrit menfi ahlâksız sazsın
İllet ve gafletten kurtulamazsın

Basirette kısır ruhtan alıklar
Ne kadar da sağır kalabalıklar

Kursağında kizb bol unuttun dünü
Kimse görmez senin gerçek yüzünü

Hâle aksetmeli kuldaki hayâ
Hayâsı olmayan tapar paraya

Ebabil taşlarıdır mazlumların bileği
Dehşet ile çağırır o gün azap meleği

Gerçeği tahrifat öyle ânlar var
Kahraman kisveli kaltabanlar var

Ne maziyi bildik ne atî dedik
Hâlden anlamayıp empati dedik

İnsan çok uzakta insanlığa yan
Yaşamak soluk mu susun o zaman

Metânet güzel şey tevekkül yada
Sabırla geçiyor izi kalsa da

Tuzak cürüm kin ve nifak aldat gez
Hâşâ Kahhâr hiçbir şeyi unutmaz”

Kalemim hak yazar hakikatte hür
Dayanağım Allah o basîr şükür

Vicdan yoksa geri kalan gazeldir
Hayat güzel insanlarla güzeldir

Kıyamet gününü düşün müslüman
Kardeş eti yemek işin müslüman

Melüllenme o hafidir
Allah kuluna kâfidir

Serde ahlâksızlık siyonist ağız
Sabrı gardaş ettik kazanacağız

Adalet bilmeyen düzen canidir
Mizân o gün baki herşey fanidir

Acı bir hakikat ağla kavrul yan
Mezara gideni yok arkasından

İster atlı deyin isterse yaya
Döneceğim ayrıldığım noktaya

Kitap ve sünnet tebliğdir hakka
Hakkı bilenlerin hakkıdır Mekke

Bırakın mensubiyeti er olun
Kur'ân "Doğrularla beraber olun"

Zonklat şuurunu oku aklet yaz
Hakk'ın müdafası ribayla olmaz

Hâlini ihya et ruhun sükût boyasın
Dilin temiz tut ki güzel sözler duyasın

Ölçüm yapıyoruz dilde yok sütre
Elimizde birer imanometre

Tevhid elbisesi giyemeyenler
Harama haramdır diyemeyenler

Çok azını yazıp yattım
Her şeyi içime attım

Vicdan zembereği bozulmuşken tam
Seyran edip aşk şiiri yazamam

Takvalar horlandı taklalar arttı
Taklacılar Firavun'u arattı

Şiir yazıyorsam dinmez acım var
Benim hâk demeye ihtiyacım var

Vicdanlar pespaye suskunluklar gam
Ölüm var çok şükür ölüm vesselam

Sen düşemezsin sorun da bu yâ
Yusuf’un düştüğü şanslı kuyuya

İman kabul etmez yalan tuzak kin
Cürümler od olur o gün "yevmiddin"

İsmim Ömer denmiş ad günüm kasım
İslam adalet der varsa ihlasım

Nasihatin hâlde olâ her anın
İhtiyacı kâl değildir dünyanın

Akleden kendinde kendini arar
Susmak terletirken düşünmek yorar

Hodbin hissedemez hikmeti pirim
Ben hep üzülürüm vicdanı hürüm

Methiye övgü ne tapan tapana
Kudüs’ü siyonist başkent yapana

Şikâyetçi olur el kol bacak ten
Allah'a havale edilenlerden

Kini cilâlayıp şerri boyuyor
Sükût ediyorum Allah duyuyor

Allah’ın rahmeti gazabı haktır
Merhamet erleri kazanacaktır

Selâm verip gitti bir mevlid yine
Omuzlarına yük aşk yüreğine

Herşey satılır rafta
İnsan hangi tarafta

Parameşrep sefahatta şâd olmaz
Tanrılara giden yol irşâd olmaz

İrşat tebliğ nedir akleyleyin az
Bâtıl şivelerle hâk savunulmaz

Dünya madem yalan peki sen nesin
Hakikatten yana hangi yerdesin

Kizb ehli çehrede izzet ar olmaz
Hodgamın sözüne itibar olmaz

Ahlaksız yol tutulmaz
Din yaşanır satılmaz

Hissiyatsız ruhlar derine inmez
Müphem manalar hükmünde silinmez

Yolumuzu felak eyle Allah'ım
Zalimleri helak eyle Allah'ım

Arsız söz dinlemez gayri tez güler
Ahlâkı olanın yüzü az güler

Kinin kizbin pek çoktur
Mizân var kaçış yoktur

Namaz çarpacak namaz
Ey yalandan usanmaz

İnsan bir yolcudur başlangıç beşik
Kimi insan gibi yürür kimisi eşek

Ahlâk varsa ahlâk muteber namaz
Ahlâk yoksa namaz kalbe uğramaz

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz